WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Mayıs 2026

VERGİ USUL KANUNUNUN YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMIŞ HÜKÜMLERİ

Mevzuat No: 213
Mülga Mevzuat
R.G. Tarihi: 10.01.1961
R.G. Sayısı: 10705

Mevzuat İçeriği

599

 

 

VERGİ USUL KANUNUNUN YÜRÜRLÜKTEN

KALDIRILMIŞ HÜKÜMLERİ

 

          Kanun Numarası           : 213

          Kabul Tarihi                 : 4/1/1961

          Yayımlandığı R.Gazete : Tarih: 10/1/1961 Sayı: 10703 - 10705

          Yayımlandığı Düstur     : Tertip : 4 Cilt : 1 Sayfa: 1037

 

             1– 15/2/1963 tarih ve 189 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri:(Madde numarası: 297)

             Madde 297 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Ticari sermayeye dahil olsun veya olmasın, bilümum binalarla arazi, vergi değerleri ile değerlenir.

             2 – 19/2/1963 tarih ve 205 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 40,46, 49, 72, 73, 83, 84, 85, 89, 177, 213, 243, 245, 277, 384, Geçici 5)

             Madde 40 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Götürü ücretler, götürü ticaret ve serbest meslek kazançları, her il merkezindeki takdir komisyonu tarafından il ve ilçe merkezindeki belediye, ticaret ve sanayi odası, özel kanunlara göre kurulmuş meslek teşekkülleri ile varsa İş ve İşçi Bulma Kurumu şubelerinden ve takdir komisyonunca lüzum görülen hallerde diğer daire, kurum ve teşekküllerden mütalaa alındıktan sonra aşağıdakiusul dairesinde o ilin gerek merkez, gerek bağlı ilçeleri için ayrı ayrı olmak üzere yıllık olarak tesbit olunur:

             1 – Götürü ücretler, götürü ticaret ve serbest meslek kazançları iş ve hizmet nevi ve grupları itibariyle her iş ve hizmet nevi ve grubu için üç derece üzerinden takdir edilir.

             2 – Takdir komisyonunun bu kararları, uygulanacağı ilk mali yıldan en az iki ay önce takdirin ilgili bulunduğu il veya ilçe merkezindeki belediyelere, Ticaret ve Sanayi Odalarına ve varsa takdir olunan götürü matrahların iş ve hizmet nevi itibariyle taallük ettiği meslek ve sanat teşekkülüne ve ilin en büyük maliye memuruna imza karşılığında verilir.

             Madde 46 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Zirai kazanç ölçüleri, Zirai Kazanç Merkez Komisyonu tarafından hazırlanacak yönetmelik esasları dairesinde zirai kazanç il komisyonlarınca takdir ve tesbit olunur. 

             Zirai kazanç ölçülerinin takdir ve tesbitinde:

             a) Zirai faaliyetlere tesir eden tabii ve iktisadi şartlar bakımlarından önemli farklar gösteren bölgeler ayrılır.


600

 

             b) Çeşitli ziraat nevileri ile çeşitli ziraat makina ve aletleri ayrı ayrı,vasıf ve şartlar bakımından birbirine uygunluk ve yakınlık gösterenler belli gruplar içinde birleştirilmek suretiyle nazara alınır.

             c) Zirai işletmelerin bölgeleri itibariyle özellikleri ve ortalama verim kabiliyetleri göz önünde tutulur.

             d) Ortalama satış fiyatının tesbitinde, Hükümetçe tayin olunan ve takdir sırasında yürürlükte bulunan fiyatlar, Hükümetçe fiyat tayin olunmıyan mahsuller için takdirin yapıldığı yıldan önce gelen son takvim yılı içindeki mahalli toptan piyasa fiyatı esas tutulur. Fiyatın temevvüç ettiği hallerde ortalamasına itibar olunur.

             Özellik gösteren ziraat nevilerinde Maliye ve Tarım Bakanlıklarınca bu ziraat çeşitlerinin mahiyetlerine uygun olarak müştereken tayin olunacak diğer esaslar nazarı itibara alınır.

             Madde 49 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Zirai kazanç ölçüleri üç yıl için tesbit olunur. Şu kadar ki, ölçülerin tesbitine esas olan unsurlarda önemli değişiklikler vuku bulduğu Maliye ve Tarım Bakanlıklarınca müştereken kararlaştırıldığı takdirde uygulama süresibir yıldan aşağı olmamak üzere kısaltılabilir.

             Zirai kazançlar Merkez Komisyonu her yıl, Maliye Bakanlığının daveti üzerine toplanarak ölçülerde değişiklik yapılmasına lüzum olup olmadığını kararlaştırır.

             Madde 72 – fıkra bir – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Takdir komisyonu, mahallin en büyük mal memurunun veyahut tevkil edeceği memurun başkanlığı altında ilgili vergi dairesinin yetkili bir memurundan ve seçilmiş iki üyeden kurulur.

             Madde 73 fıkra bir – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Üyeler, tüccarlar için ticaret odasınca diğer sanat ve meslek erbabı için bunların mensup oldukları mesleki teşekküllerce kendi üyeleri arasından veya hariçten seçilir.  Bu teşekküller, takdir komisyonu başkanının yazılı talebi üzerine en geç bir ay içinde iki asıl ve iki de yedek üye seçmeye mecburdurlar.Bu mecburiyet zamanında yerine getirilmezse üyeler mahallin en büyük mülkiye amiri tarafından seçilir.

             Madde 83 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Zirai kazançlar il komisyonu valinin başkanlığında defterdar, gelir müdürü, ziraat müdürü, veteriner müdürü, il merkezindeki Ziraat Bankası şubesi müdürü ve seçilmiş üç üyeden kurulur. Ormancılığa ilişkin konuların görüşülmesinde komisyona veteriner müdürü yerine orman işletme müdürü veya tevkil edeceği bir temsilci katılır.

             Ziraat, veteriner ve orman müdürleri toplantı tarihinden önce gerekli incelemeleri yaparak neticelerini komisyona bildirirler.

             Orman ve Ziraat Bankası şube müdürlerinin taaddüt ettiği il merkezlerinde aralarından biri komisyona katılır.

             Madde 84 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Zirai kazançlar il komisyonunun seçilmiş üyelerinden ikisi il ziraat odası biri il ticaret odası tarafından kendi üyeleri arasından veya dışardan seçilir.


601

 

             Bu odalar valinin yazılı tebliğ üzerine en geç bir ay içinde komisyon üye– lerini ve onların bir misli yedek üyeyi seçerek adlarını valiye bildirmeye mecburdurlar.

             Üyeler bu süre içinde seçilip bildirilmedikleri takdirde vali tarafından seçilir.

             Ziraat ve ticaret odaları bulunmıyan yerlerde bunların seçeceği üyeler,aynı esaslar dairesinde belediyelerce seçilir.

             Madde 85 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Zirai kazançlar merkez komisyonu Maliye Bakanlığı Müsteşarının Başkanlığında Gelirler Genel Müdürü, Tarım Bakanlığından üç, Ticaret ve Gümrük ve Tekel Bakanlıklariyle Yüksek Murakabe Heyeti, İstatistik, Devlet Üretme Çiftlikleri, Devlet Su İşleri, Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası, Toprak  Mahsulleri Ofisive Et ve Balık Kurumu Genel Müdürlüklerinden ve Ziraat Odaları Birliğinden birer temsilciden ve Ankara Üniversitesi Ziraat, Veteriner, Orman, Siyasal Bilgiler ve Hukuk Fakülteleri Profesörler Kurullarınca seçilen profesör veya doçentten kurulur.

             Madde 89 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Bu kısımda yazılı komisyonlar tam mürettepleri ile toplanır ve mutlak ekseriyetle karar verir. Reyler müsavi olursa başkanın bulunduğu taraf ekseriyet sayılır.

             Madde 177 bent (1,2,3) – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             1 – Satın aldıkları malları olduğu gibi veya işledikten sonra satan ve yıllık alımlarının tutarı 200.000 lirayı veya satışlarının tutarı 220.000 lirayı aşanlar;

             2 – Birinci bentte yazılı olanların dışındaki işlerle uğraşıp da bir yıl içinde elde ettikleri gayrisafi iş hasılatı 40.000 lirayı aşanlar;

             3 – 1 ve 2 numaralı bentlerde yazılı işlerin memzucen yapılması halinde 2 numaralı bentte yazılı iş hasılatının beş katı ile yıllık satış tutarının toplamı 200.000 lirayı aşanlar;

             Madde 213 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Çiftçi işletme defteri, zirai işletme hesabını ihtiva eden tek ve basit bir defterdir Bu defterin sol tarafına giderler, sağ tarafına da hasılat kaydolunur.

             1 – Gider kısmına:Zirai kazancın elde edilmesi ve işletmenin idame ettirilmesi için yapılan genel giderler ve işletme ile ilgili diğer bütün giderler ve bu giderler dolayısiyle borçlanılan paralar ve 214 üncü maddeye göre ayrılan amortismanlar;

             2 – Hasılat kısmına: Satılan mahsuller ve hayvanlar ve sair ürünler karşılığında tahsil olunan paralar ile tahakkuk eden alacaklar, ziraat makina ve aletleriyle başka çiftçilere yapılan hizmetler karşılığı alınan paralar ve işletme ile ilgili sigorta tazminatları ve diğer bütün hasılat,

             Kaydolunur.

             Gider ve hasılat kayıtlarının en az aşağıdaki bilgileri ihtiva etmesi lazımdır.

             1 – Sıra numarası,

             2 – Kayıt tarihi,

             3 – İşlemin nev'i,

             4 – Meblağ.


602

 

             Madde 243 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Gelir Vergisi Kanunu ile tayin edilen zirai işletme büyüklüğü ölçülerinin üstünde bulunan çiftçiler, zirai faaliyetlerinin (Gezginci hayvancılıkta kışlıklarının) bulundukları köy ve mahallelerin muhtarlıklarına müracaatla orada beyana açık bulundurulacak olan ekim ve sayım defterine aşağıdaki bilgileri yazdırırlar:

             a) 1 – Çifçinin soyadı ve adı;

             2 – Çifçinin ikametgah adresi;

             3 – Zirai işletmesinin (Gezginci hayvancılıkta kışlak) bulunduğu yer;

             b) Ekime ait bilgiler. Geçen yılın Ekim ayı sonundan beyanın yapıldığı yılın Kasım ayı başına kadar:

             1 – Ekilen arazinin genişliği,

             2 – Ekimin nev'i.

             c) Beyana takaddüm eden vergilendirme dönemi içindeki satışların tutarı.

             1 – Satılan malın cinsi,

             2 – Satılan malın miktarı,

             3 – Satış bedeli tutarı.

             Hayvancılıkta (b) bendindeki bilgiler yerine beslenen hayvanların cins ve miktarları yazdırılır.

             Ekim ve hayvancılıktan başka zirai faaliyette bulunanlar yukarıki bilgiler yerine o faaliyetlerin mahiyetilerine uygun olarak Maliye ve Tarım Bakanlıklarınca müştereken belli edilecek bilgileri yazdırırlar.

             Adi ortaklıklarda beyanın ortaklardan, biri tarafından yapılması kafidir.Bu takdirde diğer ortakların ad ve soyadlariyle ikametgah adresleri ve ortaklıktaki hisseleri de beyanda bulunan ortak tarafından deftere yazdırılır.

             Ekim ve sayım beyanı yılda bir defa ve Kasım ayında yapılır. Ekim ve hayvancılıktan maada zirai faaliyetlerde beyan zamanı Maliye ve Tarım Bakanlıklarınca müştereken belli edilir.

              Ekim ve sayım beyanları sözlü veya yazılı olura sözlü beyanlar, beyanı yapanlar tarafından imza veya mühürle tasdik edilir.

             Defterler iki nüsha olarak tanzim ve ikinci nüsha beyan süresinin sonundan itibaren onbeş gün içinde ilgili vergi dairesine makbuz karşılığında teslim edilir.

             Kayıt işlerini kendi imkanlariyle tekemmül ettiremiyecek durumda olan muhtarlıklara valiliklerce gerekli yardımda bulunulur.

             Maliye Bakanlığı iklim şartları bakımından özellik gösteren illerde bu maddede yazılı beyan süresini daha öne alabilir.

             Madde 245 fıkra bir – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Muhtar ve ihtiyar heyetleri 243 üncü madde hükümlerine göre yapılan beyanların (Bu maddenin c bendindeki beyan hariç) doğruluğunu tahkik ederler.

             Madde 277 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Satmak, üretmek, sütünden veya diğer mahsullerinden istifade etmek gibi maksatlarla yetiştirilen veya satın alınan hayvanlar, cinsleri ve yaşları nazara alınmak suretiyle gruplandırılır ve Maliye ve Tarım Bakanlıklarınca bu gruplara mütenazıran hazırlanan ortalama maliyet cetvellerinde tesbit edilen kıymetlere göre değerlendirilir.


603

 

             Kıymetleri bu suretle tesbit edilmemiş olan hayvanlar emsal bedelleri üzerinden değerlendirilir.

             Madde 384 fıkra bir – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             İtiraz komisyonu re'sen veya taraflardan birinin talebi üzerine lüzum görürse fenni ihtisasa taallük etmiyen işlerde başkan veya üyeleri arasından belli edeceği bir zat, fenni ihtisasa taallük eden işlerde bu zatın naipliği altında tarafsız bilirkişi marifetiyle arazi ve binaları gözden geçirmek, mükellefin defter ve vesikalarını incelemek ve her türlü tetkikatı yaptırmak,lüzum gördüğü kimseleri, çağırıp izahat veya yazı ile malümat almak veya mükelleften gayri üçüncü şahısların defter ve vesikalarını tetkik etmek veya ettirmek suretiyle incelemeleri derinleştirir ve gerekirse yeni deliller istiyebilir. İlgililerin sözlü izahatı zapta geçirilerek sahiplerine imzalattırılır.

             Geçici Madde 5 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Bu kanunun mer'iyete girdiği tarihte veya mütaakıp yıllarda ticari veyazirai kazançları dolayısiyle yeniden Gelir Vergisi mükellefiyetine gireceklerin amortismana tabi iktisadi kıymetleri maliyet bedeli, maliyet bedeli bilinmiyorsa bizzat kendilerince alış tarihindeki rayice göre takdir olunacak emsal bedeli de değerlenir. Şu kadar ki, bu kıymetlerin alış tarihleri ile mükellefiyete giriş tarihi arasındaki yıllara ait amortismanlar tutarı bu değerlerden düşülür.

             Alış emsal bedelinin fazla hesaplandığının tesbiti halinde bundan dolayı mükellef adına ceza kesilmez.

             3 – 26/6/1964 tarih ve 485 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 42,43,92,279,280,294,354)

             Madde 42 fıkra bir – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Ortalama kar hadleri Maliye Bakanlığınca emtia ve iş nevilerine göre hazırlanacak cetveller üzerine il merkezindeki ticaret odalarınca bunların bulunmadığı il merkezlerinde belediyelerce seçilecek dört kişi ile o il defterdarının ve mazereti halinde tevkil edeceği bir maliye memurunun başkanlığında kurulan özel bir komisyon tarafından ilçe itibariyle gayrisafi kazanca göre ayrı ayrı tayin olunur.

             Madde 43 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Maliye Bakanlığı yaptığı incelemeler sonunda nispetsiz veya hatalı gördüğü ortalama kar hadlerinin 42 nci maddede yazılı usule göre yeniden tesbit edilmesini ticaret odalarından veya belediyelerden ister. İkinci tesbite dekanaat etmediği takdirde son karara karşı Danıştay'a müracaat edebilir.Danıştay bu müracaatları tercihan inceleyerek karara bağlar.

              Madde 92 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Bu kısımda yazılı komisyonların (Zirai kazançlar merkez komisyonu hariç) seçilmiş üyelerine komisyonlardaki görevleri dolayısiyle, mahalli defterdarlığın teklifi üzerine Maliye Bakanlığınca tayin olunacak miktarda ücret verilir.

             Zirai kazançlar merkez komisyonu üyelerine komisyondaki çalışmaları dolayısiyle verilecek ücretin miktarı Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulu karariyle tayin olunur.


604

 

             Madde 279 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Türk borsalarında kayıtlı olan Türk ve yabancı esham ve tahvilat borsa rayici ile; borsada kayıtlı olmıyan esham, tahvilat alış bedeli ile değerlenir.

             Borsa rayicinin takarrüründe muvazaa olduğu anlaşılır ise bu rayiç yerine alış bedeli esas olur.

             Madde 280 fıkra bir – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Yabancı paralar borsa rayici ile değerlenir. 279 uncu maddenin son fıkrası hükmü yabancı paraların değerlenmesinde de uygulanır.

             Madde 294 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Ticari sermayeye dahil olsun olmasın bütün esham ve tahvilatın ve yabancı paraların ve yabancı paralar üzerinden tanzim edilmiş alacak ve borç senetlerinin değerlenmesinde ikinci bölümün hükümleri uygulanır.

             Madde 354 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Veraset ve İntikal Vergisi beyannamelerini kanuni süresinin bitmesini takipeden günden başlıyarak 15 gün içinde verenlere, 25 liradan az olmamak şartiyle verginin % 2 si, daha sonra verenlere 50 liradan az olmamak şartiyle verginin% 5 i tutarında usulsüzlük cezası kesilir.

             4 – 1/7/1964 tarih ve 488 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 112, 220, 356)

             Madde 112 bent (4) – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             4 – Sermayelerini tezyid eden şirketler, sermayenin artırılan miktarına ait Damga Resmini, tezyit kararının tescil ve ilanı tarihinden itibaren üç ayiçinde öderler.

             Madde 220 bent (5) – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             5 – Damga resmi defteri:

             Madde 356 bent (2 ve 4) – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             2 – Gerçek ve tüzel ,kişiler tarafından resmi dairelere verilen her nevi dilekçe, istifanamelerle layiha, muhtıra, beyanname ve ihbarnamelerin ve bu mahiyette resmi makamlara çekilen telgrafnamelerin mühürlü ve imzalı nüshalarını pulsuz veya pulu noksan olduğu takdirde resmi ifa edilmeden veya pulu tamamlatılmadan kabul edilmez ve muameleye konulmaz. Bu evrakı resmi ifa edilmeden veya noksan tamamlanmadan kabul eden ve muameleye koyanlar adına her kağıt için elli kuruş ceza kesilir.

             Bu gibi evrak posta ile gönderilmiş olduğu takdirde durumu ve resim ve cezaile mükellef olanlar bir tutanakla tesbit edilerek keyfiyet pulsuz veya noksan pullu kağıt üzerine şerh edildikten sonra muameleye konulur. Buna riayet etmeden muameleye koyanlar hakkında yukarıki fıkrada yazılı ceza hükmü uygulanır.

             4 – Damga resminin defter ve kayıt nizamı ile muhafaza ve ibraz ödevlerine ait usulsüzlüklerde de 352 nci madde hükmü uygulanır.

             5 – 29/7/1970 tarih ve 1318 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmiş veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 297)

             Madde 297 – (15/2/1963 tarih ve 189 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Ticari sermayeye dahil olsun olmasın bilümum binalarla arazi vergi değeri ile değerlenir.


605

 

             Veraset ve İntikal Vergisi tatbikatında işbu gayrimenkuller mükellefler tarafından tayin ve beyanname ile bildirilecek rayiç değerleriyle değerlenir. Mükellefler tarafından tayin ve beyan olunacak rayiç değerler, bu malların fiilen getirmekte bulundukları veya kiraya verildikleri takdirde getirebilecekleri yıllık kiranın on katından az olamaz. Beyan edilen değerin bu miktardan azolduğunun tesbiti veya beyanın kanuni süre içinde yapılmaması hallerinde rayiç değer 72 nci maddede yazılı Takdir Komisyonu tarafından tayin edilir.

             Mükellefler, Veraset ve İntikal Vergisi beyannamelerini zamanında vermek şartiyle, rayiç değerin doğrudan doğruya Takdir Komisyonunca tayinini de istiyebilirler.

             Beyanın kanuni süre içinde yapılmaması hali hariç, rayiç değerin komisyonca tayini hallerinde mükellefe ceza uygulanmaz.

             6 – 29/7/1970 tarih ve 1319 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 50,51, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 77, 78)

             Madde 50 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Tahrir usulü, gayrimenkullerden alınan vergilere ait matrahların bu kanuna göre kurulan komisyonlarca tahmin ve tesbit edilmesidir. Tahrir usulü, birlik itibariyle yapılan "genel tahrir" ile "tadilat" ı ihtiva eder. Bu tahrirlere dayanılarak tasarruf iddia olunamaz.

             Madde 51 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Genel tahrir, bir ilçe dahilindeki bütün binaların veya bütün arazinin yazılarak binalarda gayrisafi iratların, arazide kıymetlerin yeniden tahmin edilmesidir.

             Madde 53 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Tahrir muameleleri "tahrir varakası" üzerinde tesbit edilir. Tahrir varakası, bina ve arazi için tahmin olunan irat ve kıymetlerin zaptına mahsus vesikadır. Tahsis varakası, genel tahrir veya tadilatı yapan komisyon tarafından tan– zim edilerek imzalanır.

             Madde 54 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Tahrir varakasına ne gibi bilgiler yazılacağı Maliye Bakanlığınca tayin olunur. Maliye Bakanlığı, arazi tahrir ve tadilat işlemlerinde tahrir varakası kullanılmamasına veya tahrir varakasının tahrir cetveliyle birleştirilerek birleşik tahrir varaka ve cetveli kullanılmasına karar verebilir. Bu cetvellere yazılacak bilgiler de Maliye Bakanlığınca tayin olunur.

             Madde 55 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Tahrir varakaları tahrir veya tadilat komisyonları tarafından aşağıdaki süreler içinde ve imza karşılığında vergi dairesine verilir. 1. Genel tahrirlerde ve mevzii tadilatta bir mahalle veya köye ait tahrir varakaları, bunların tahrir veya tadilat işlemlerinin bittiği tarihi takib eden beş gün içinde,

             2. Diğer tadilatta, her gayrimenkule ait tahrir varakası tadilat işleminin bittiği günü takip eden beş gün içinde.


606

 

             Genel tahrirler ile mevzii tadilatta tahrir veya tadilat komisyonları tarafından mahalle veya köy itibariyle düzenlenen tahrir cetvelleri de tahrirvarakalarına bağlanır.

             Madde 56 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Bu kanuna göre yapılacak genel tahrirler, her on yılda bir tekrar edilebilir. Ancak iki genel tahrir arasındaki süre on beş yıldan fazla uzatılamaz. Herhangi bir ilçede genel tahrir yapılmasına Maliye Bakanlığı karar verir.

             Tahrir kararı, ilçe merkezinde çıkan gazetelerle, gazete çıkmıyan yerlerde mütat vasıtalarla ilan edilir.

             Tahrir muamelelerine kararın ilanından en az on beş gün geçtikten sonra başlanır.

             Madde 57 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Tahrir komisyonları kurulur kurulmaz, mahallin en büyük mülkiye memuru ile en büyük mal memuru müştereken bir çalışma planı tanzim ederler ve bu planda "tahrir mıntakalarını" ve "tahrir sırasını" gösterirler. Her tahrir mıntakasına bir komisyon tarafından bir yıl içinde tahriri mümkün olacak mahalle ve köy ayrılır.

             Madde 58 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Her tahrir mıntakasında tahrire başlanmazdan en az beş gün evvel, tahrir komisyonu başkanı tahririn hangi gün başlıyacağını şehir ve kasabalarda belediye başkanına, köylerde ihtiyar meclisine yazı ile bildirir.

             Bu ihbar belediye başkanı veya ihtiyar meclisi tarafından gazete çıkan yerlerde gazetelerle neşredilmek, lazım gelen yerlere ilanlar asılmak suretiyle ve ayrıca mütat vasıtalarla, duyurulacak şekilde köy, çarşı ve mahallerde halka derhal ilan edilir.

             Madde 59 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Genel tahrirde her ilçe bir birliktir.

             Madde 60 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Genel tahrir veya mevzii tadilat işlemi bittikten sonra tahrir varakaları esas tutularak mahalle veya köyün tahrir cetveli tanzim ve komisyonu teşkiledenler tarafından imza olunur.

             Tahrir cetveline ne gibi bilgilerin yazılacağı Maliye Bakanlığınca tayin edilir.

             Madde 61 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)B

             Bir birliğin genel tahrir neticeleri, itiraz incelemelerinin bitmesini takib eden mali yıldan başlıyarak uygulanır.

             62 nci madde gereğince yapılan genel tahrir neticeleri, tahrir kayıtlarının yandığı veya sair sebeplerle mahvolduğu tarihin rastladığı mali yıla ait  ödenmemiş taksitlere ve itiraz incelemelerinin bittiği mali yıl sonuna kadar geçen yılların vergilerine de şamil olmak üzere itiraz incelemelerinin bittiği yılıtakip eden mali yıldan başlıyarak uygulanır.


607

 

             Madde 62 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Tahrir kayıtları yanan veya sair sebeplerle mahvolan yerlerde on yıl beklenmeksizin yeniden tahrir yapılır.

             Madde 77 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Binaların ve arazinin genel tahriri üçer kişilik "Tahrir komisyonları" tarafından yapılır. Bu komisyonlar valilerce tayin olunan bir zatın başkanlığı altında iki seçilmiş üyeden kurulur.

             Her ilçede, ilçenin büyüklüğüne göre, lüzumu kadar "Tahrir komisyonu" kurulur.

             Valiler, tahrir komisyonlarına sıfat ve yetkilerini gösteren birer vesika verirler. Komisyonlar gittikleri yerde bu vesikayı gezilip görülecek bina veya arazinin mutasarrıflarına veya bunları işgal edenlere göstermeye mecburdurlar.

             Madde 78 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Tahrir komisyonlarının üyeleri aşağıdaki şekilde seçilir:

             1. Üyelerden biri tahriri yapılacak ilçenin bağlı bulunduğu il genel meclisince genel meclis üyeleri dışından ve ilçe halkından seçilir. 62 nci maddede yazılı sebeplerle yapılacak tahrirlerde, il genel meclisi toplantı halinde değilse, bu üyenin aynı suretle il daimi encümenince seçilmesi caizdir.

             2. Belediye sınırları içindeki yerlerin tahriri için ikinci üyeyi belediye meclisleri kendi üyeleri veya diğer hemşehriler arasından seçer.

             3. Köylerde yapılan tahrirlerde köy ihtiyar meclisi tarafından kendi üyesi arasından veya köy halkından seçilecek bir zat ikinci üye olarak tahrir komisyonuna girer.

             Tahrir komisyonlarına girecek üyeler sayısınca ayrıca ve aynı usul daire–sinde yedek üye de seçilir.

             İl genel meclisleri ile belediye meclisleri asıl ve yedek üyeleri genel tahrir kararının ilanından başlıyarak en geç bir ay içinde seçmeye ve bunların adlarını en büyük mülkiye memuruna bildirmeye mecburdurlar.

             7 – 30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 3, 5, 29, 30, 42, 43, 46, 72, 73, 75, 83, 84, 87, 89, 90, 92, 104, 107, 127, 134, 171, 172, 173, 177, 193, 219, 230, 231, 233, 235, 236, 237, 240, 247, 255, 257, 268, 270, 272, 275, 297, 298, 323, 328, 331, 334, 335, 336, 337, 338, 339, 340, 343, 344, 345, 346, 347, 348, 349, 352, 353, 354, 355, 357, 358, 359, 360, 361, 367, 368, 369, 370, 371, 374, 376, 389, 392, 406, Usulsüzlük cezalarına ait cetvel)

             Madde 3 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Bu kanunda kullanılan "Vergi Kanunu" tabiri, işbu kanun ile bu kanun hükümlerine tabi vergi, resim ve harç kanunlarını ifade eder.

             Madde 5 – fıkra iki – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Bu yasak, yukarıda yazılı kimseler, bu görevlerinden ayrılsalar dahi devam eder.

             Fıkra üç – (26/6/1964 tarih ve 485 sayılı Kanunun hükmüdür.)

            Ancak, vergi güvenliğini sağlamak amaciyle Gelir Vergisi mükelleflerinin yıllık Gelir Vergisi, (Mahsuptan evvelki vergisi), sermaye şirketlerinin Kurumlar Vergisi beyannameleri üzerinden tarh olunan Gelir ve Kurumlar Vergileri ilemükelleflerin adları ve unvanları, bağlı oldukları vergi dairelerince beyannamelerin veril diği yıl içinde dairenin münasip yerlerine asılacak cetvellerde açıklanmakla beraber ayrıca kitap halinde veya Resmi Gazete ile yayınlanır. Mükellefin bağlı bulunduğu teşekkül varsa, bu ilan orada da yapılır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

608

 

             Madde 29 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             İkmalen vergi tarhı, her ne şekilde olursa olsun, bir vergi tarh edildikten sonra bu vergiye mütaallik olarak, meydana çıkan ve maddi delillere veya kanuni ölçülere dayanılarak miktarı tesbit olunan bir matrah veya matrah farkı üzerinden alınacak verginin tarh edilmesidir,

             Madde 30 fıkra bir ve iki – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Re'sen vergi tarhı,vergi matrahının tamamen veya kısmen maddi delillere dayanılarak tesbitine imkan bulunmıyan hallerde, takdir komisyonları tarafından takdir edilecek matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunmasıdır. Aşağıdaki hallerin her hangi birinin bulunması halinde, maddi delillerin mevcut olmadığı kabul edilir:

             Madde 42 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             (26/6/1964 tarih ve 485 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Ortalama kar hadleri; Maliye Bakanlığınca emtia ve iş nevilerine göre hazırlanacak cetveller üzerine, tüccarlar için il merkezindeki ticaret odalarınca, esnaf ve sanatkarlar için kanunla kurulan esnaf dernekleri birliğince, birlikleri yoksa esnaf ve sanatkar teşekküllerince; odaların,birlik ve teşekküllerin bulunmadığı yerlerde il merkezlerindeki belediyelerce seçilecek dört kişi ile o il defterdarının ve mazereti halinde tevkil edeceğibir maliye memurunun başkanlığında kurulan özel bir komisyon tarafından ilçeler itibariyle gayrisafi kazanca göre ayrı ayrı tayin olunur. Şu kadar ki, merkez ilçesi dışındaki mükelleflere ait ortalama kar hadlerinin tesbitinde, il merkezinden seçilmiş olan üyelerden ikisinin yerine o ilçelerde aynı mahiyetteki teşekküller tarafından seçilmiş olan iki üye toplantılara katılır.

             Ortalama kar hadlerinin tayininde nazara alınacak esaslar Maliye Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikle belirtilir.

             Komisyon, defterdarın yazılı isteği tarihinden başlıyarak üç ay içinde takdir işini tamamlar, lüzum görülen yerlerde ve hallerde bu süre Maliye Bakanlığınca bir yıla kadar uzatılabilir.

             Madde 43 fıkra yedi – (26/6/1964 tarih ve 485 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Ortalama Kar Hadleri Merkez Komisyonu, Maliye Bakanlığı Müsteşarının başkanlığında Gelirler Genel Müdürü veya bunların tevkil edeceği kimseler ile Türkiye Ticaret Odaları, Sanayi Odaları ve Ticaret Borsaları Birliğinin üç temsilcisinden kurulur.

             Madde 46, fıkra altı ve yedi – (19/2/1963 tarih ve 205 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Ancak zirai kazançlar il komisyonlarınca verilen ısrar kararları uygun görülmediği takdirde, uygun görülmiyen ölçüler yerine merkez komisyonunca toplantıda mevcut üyelerin ittifakiyle re'sen ve nihai olarak yeni ölçüler tayin ve tesbit olunur.

             Kara ve su avcılığında 45 inci maddede yazılı ölçülerden 2 numaralı bentteki ölçünün tesbiti ile iktifa olunur. Bu ölçü % 70 (Dahil) nisbetinden az olmamak üzere, zirai kazançlar merkez komisyonu tarafından re'sen tesbit olunur.


609

 

             Madde 72 fıkra bir – (19/2/1963 tarih ve 205 sayılı kanunun hükmüdür.)

             Takdir komisyonu, mahallin en büyük mal memurunun veyahut tevkil edeceği memurun başkanlığı altında ilgili vergi dairesinin yetkili bir memurundan ve seçilmiş üç üyeden kurulur.

             Madde 73 fıkra bir – (19/2/1963 tarih ve 205 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Üyeler tüccarlar için ticaret odasınca diğer sanat ve meslek erbabı için bunların mensup oldukları mesleki teşekküllerce kendi üyeleri arasından veya hariçten seçilir. Bu teşekküller, Takdir Komisyonu Başkanının yazılı talebi üzerine en geç bir ay içinde üç asil ve üç yedek üye seçmeye mecburdurlar. Bu mecburiyet zamanında yerine getirilmezse üyeler mahallin en büyük mülkiye amiri tarafından seçilir.

             Madde 75 fıkra 2 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Servet takdiri ile görevli komisyonlar bilirkişiye müracaat edebilirler. Sınai ve edebi mülkiyet haklarını, imtiyazları, madenleri, mücevheratı, eski eserleri ve sanat eserlerini değerlemede bilirkişiye müracaat etmek mecburidir.

             Madde 83 – (19/2/1963 tarih ve 205 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Zirai kazançlar il komisyonu valinin başkanlığında defterdar, gelir müdürü, ziraat müdürü, veteriner müdürü, il merkezindeki Ziraat Bankası şube müdürü ve seçilmiş dört üyeden kurulur. Ormancılığa ilişkin konuların görüşülmesinde komisyona veteriner müdürü yerine orman işletme müdürü veya tevkil edeceği bir temsilci katılır.

             Madde 84 fıkra bir – (19/2/1963 tarih ve 205 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Zirai kazançlar il komisyonunun seçilmiş üyelerinden ikisi mahalli çiftçi birlikleri, biri il ziraat odası ve biri de il ticaret odası tarafından mıntıka çiftçileri arasından seçilir.

             Madde 87 fıkra bir – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Takdir, tahrir, tadilat ve zirai kazançlar il komisyonlarına, memurların dışında, seçilecek kimselerde aşağıdaki vasıflar aranır:

             Bent (5,6,7,) – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             5. Takdir komisyonlarına seçileceklerde ayrıca 30 yaşını bitirmiş olmak;

             6. Tahrir, tadilat ve zirai kazançlar il komisyonlarına seçileceklerde ayrıca mensup olduğu şehir veya kasabanın iktisadi şartlarına ve iktisadi şartlarına ve emlak ve ziraat işlerine vukufu olmak ve yirmi beş yaşını bitirmiş bulunmak;

             7. Arazi tahrirlerinde ayrıca çiftçi olmak.

             Madde 89 – (19/2/1963 tarih ve 205 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Bu kısımda yazılı takdir, tahrir ve tadilat komisyonları tam mürettepleriyle toplanır ve mutlak ekseriyetle karar verirler.

             Zirai kazançlar il ve merkez komisyonları müretteplerinin beşte üçü ile toplanabilir ve mürettep üye sayısının ekseriyetiyle karar verirler.

             Bu kısımda yazılı komisyonlarda reylerin müsavatı halinde başkanın bulunduğu taraf ekseriyet sayılır.


610

 

             Madde 90 fıkra dört – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Tahrir komisyonunun başkanı hastalık gibi mücbir bir sebeple veya mezuniyetle görevine devam edemiyecek olursa yerine valiler tarafından bir başkan vekili tayin olunur.

             Madde 92 – (26/6/1964 tarih ve 485 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Bu kısımda yazılı komisyonlarla ortalama kar hadlerini tesbit eden özel komisyonların (Zirai Kazançlar Merkez Komisyonu ile Ortalama Kar Hadleri Merkez Komisyonu hariç) Başkan ve üyeleri ile Gelir Vergisi Kanununun 111 inci maddesinde yazılı komisyonun seçilmiş üyesine bu komisyonlardaki görevleri dolayısiyle, mahalli defterdarlığın teklifi üzerine Maliye Bakanlığınca tayin olunacak miktarda ücret verilir.

             Şu kadar ki, bu komisyonların seçim yoliyle gelmiyen üyelerine verilecek ücret miktarı, her toplantı günü için seçilmiş üyelere verilen miktarı aşmamak kaydiyle aylık tutarı 200 lirayı geçemez.

             Zirai Kazançlar Merkez Komisyonu ile Ortalama Kar Hadleri Merkez Komisyonu Başkan ve üyelerine, bu komisyonlardaki çalışmaları dolayisiyle verilecek ücreti Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulu karariyle tayin olunur.

             Madde 104 bent (3) – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             3. İstanbul belediye sınırları dışındaki yerlerde ilan yoliyle yapılan tebliğin konusu on bin lirayı aşan bir vergiye veya vergi cezasına taallük ettiği takdirde ilan ayrıca  Ankara ve İstanbul'da çıkan birer gazete ile yayınlanır.

             Madde 107 fıkra bir – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Posta ile tebliğ yapılması müşkül veya faydasız görülen hal ve yerlerde veyahut özel veya acele hallerde, Maliye Bakanlığı tebliğleri Posta yerine memur vasıtasiyle yaptırmaya yetkilidir.

             Madde 127 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Yoklamadan maksat; mükellefleri ve mükellefiyetle ilgili maddi olayları, kayıtları ve mevzuları araştırmak ve tesbit etmektir.

             Madde 134 fıkra bir – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Vergi incelemesinden maksat; defter, hesap ve kayıtlara dayanılarak ödenmesi lazım gelen vergilerin doğruluğunu araştırmak, tesbit etmek ve sağlamaktır.

             Madde 171 bent (5) – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             5. Mükellefin hesap ve kayıtlarının yardımiyle üçüncü şahısların vergi karşısındaki durumlarını kontrol etmek ve incelemek.

             Madde 172 fıkra bir, bent (4) – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             4. Dernek ve tesislere ve vakıflara ait iktisadi işletmeler;

             Madde 172 fıkra iki – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             İktisadi kamu müesseseleriyle dernek ve tesislere, vakıflara ait iktisadi işletmeler defter tutma bakımından tüccarların tabi oldukları hükümlere tabidirler.


611

 

             Madde 173 fıkra bir bent – (3) alt bent (b) – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             b) Dernek, tesis ve vakıflara ait iktisadi işletmeler.

             Madde 177 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Bent (1,2 ve 3) – (19/2/1963 tarih ve 205 sayılı Kanunun hükmüdür.) Satın aldıkları malları olduğu gibi veya işledikten sonra satan ve yıllık alımlarının tutarı 400.000 lirayı veya satışlarının tutarı 440.000 lirayı aşanlar;

             2. Birinci bentte yazılı olanların dışındaki işlerle uğraşıp da bir yıliçinde elde ettikleri gayrisafi iş hasılatı 80.000 lirayı aşanlar;

             3. 1 ve 2 numaralı bentlerde yazılı işlerin memzucen yapılması halinde 2 numaralı bentte yazılı iş hasılatının beş katı ile yıllık satış tutarının toplamı 400.000 lirayı aşanlar;

             4. Her türlü ticaret şirketleri (Adi şirketler iştigal nevileri yukarıki bentlerden hangisine giriyorsa o bent hükmüne tabidir.)

             5. Kurumlar Vergisine tabi olan diğer tüzel kişiler (Bunlardan işlerinin icabı bilanço esasına göre defter tutmalarına imkan veya lüzum görülmiyenlerin işletme hesabına göre defter tutmalarına Maliye Bakanlığınca müsaade edilebilir.)

             6. İhtiyari olarak bilanço esasına göre defter tutmayı tercih edenler.

             Madde 193 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             İşletme hesabı esasında, işletme hesabını ihtiva eden tek ve basit bir defter tutulur.

             Madde 219 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Muamaleler defterlere zamanında kaydedilir. Şöyle ki :

             a) Muamelelerin işin hacmına ve icabına uygun olarak muhasebenin intizam ve vuzuhunu bozmıyacak bir zaman zarfında kaydedilmesi şarttır. Bu gibi kayıtların mazeretsiz ve sebepsiz olarak 10 günden fazla geçiktirilmesi caiz değildir.

             b) Kayıtlarını devamlı olarak muhasebe fişleri, primanota ve bordro gibi yetkili amirlerin imza veya parafını taşıyan mazbut vesikalara dayanarak yürüten müesseselerde, muamelelerin bunlara işlenmesi, deftere işlenmesi hükmündedir. Ancak bu kayıtlar, muamelelerin esas defterlere üç aydan daha geç intikal ettirilmesine cevaz vermez.

             Madde 230 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Faturada en az aşağıdaki malümat bulunur:

             1. Faturanın sıra numarası;

             2. Faturayı çıkaranın ticaret unvanı ve iş adresi;

             3. Müşterinin ticaret unvanı ve adresi;4. Emtianın veya işin nev'i, miktarı, fiyatı ve tutarı;

             5. Satılan mallar faturanın tanziminden evvel teslim edilmişse teslim tarihi.

              Gerçek kişilerde ticaret unvanı olarak tüccarın soyadı ve adı yazılır. Büyük ve tanınmış müesseseler için adres konmıyabilir Müstehliklere perakende satış yapan tüccarlar, fatura verdikleri takdirde, bu faturalarda numara teselsülü mecburiyeti yoktur.


612

 

             Madde 231 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Faturanın çıkarılmasında aşağıdaki kaidelere uyulur:

             1. Faturalar sıra numarası dahilinde teselsül ettirilir. Aynı müessesenin muhtelif şube ve kısımlarında her biri aynı numara ile başlamak üzere ayrı ayrıfatura kullanıldığı takdirde bu faturalara şube ve kısımlarına göre şube veyakısmın isimlerinin yazılması veya özel işaretle seri tefriki yapılması mecburidir:

             2. Faturalar mürekkeple, makina ile veya kopya kurşun kalemi ile doldurulur.

             3. Faturalar en az bir asıl ve bir örnek olarak çıkarılır. Birden fazla örnek çıkarıldığı takdirde her birine kaçıncı örnek olduğu işaret edilir.

             4. Faturaların baş tarafından iş sahibinin veya namına imzaya mezun olanların imzası bulunur.

             Madde 233 bent (4) – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             4. II nci sınıf tüccarlarda satış bedellerini gösteren el defteri kayıtları (Bu defterlerin tasdiki ihtiyaridir.)

             Madde 235 fıkra dört bent (2) – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             2. Malı satın alan tüccar veya çiftçinin soyadı, adı ve unvanı;

             Madde 236 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Özel kanunlardaki hükümler saklı kalmak kaydiyle serbest meslek erbabı aşağıdaki hallerde makbuz vermeye ve bunların bir örneğini muhafaza etmeye mecburdurlar:

             1. Müşteri makbuz isterse;

             2. Ücret ticari, zirai veya sınai bir işletme tarafından ödenmişse:

             3. Alınan para 100 liradan fazla ise.

             Madde 237 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Serbest meslek makbuzlarına:

             1. Makbuzu verenin soyadı, adı veya unvanı;

             2. Müşterinin soyadı, adı veya unvanı;

             3. Alınan paranın miktarı;

             4. Paranın alındığı tarih;yazılır.

             Bu makbuzlar hiçbir resim ve harca tabi değildir.

             Madde 240 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Ücret karşılığında eşya nakleden bütün gerçek ve tüzel kişiler (Götürü usule tabi olanlar dahil, gelir ve kurumlar vergilerinden muaf olanlar hariç) naklettikleri eşya için 209 uncu maddede yazılı bilgileri ihtiva eden dipkoçanlı bir irsaliye kullanmaya mecburdurlar. Bu irsaliyenin birinci nüshası eşyayı naklettirene verilir ve kopye kağıdı ile doldurulacak dip koçanı nakleden nezdinde saklanır.

             209 uncu maddede yazılı ambar defterini tutanlar ayrıca irsaliye kullanmaya mecbur değildirler.

             Bu madde hükmü nakliye komisyoncuları ile acentalarına da şamildir.


613

 

             Madde 247 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Aşağıda yazılı mükellefler vergi karnesi almaya mecburdurlar:

             1. Vergi matrahları tamamen veya kısmen götürü usulde tesbit olunanlar;

             2. Gelir vergisinde en az geçim indiriminden faydalanmak istiyenler.

             Durumu yukarıda yazılı şartların ikisine birden temas etse bile, bir mükellef tek vergi karnesi alır.

             Genel, katma, özel bütçeli daire ve müesseselerle belediyelerden ve 3659 sayılı kanuna tabi diğer müesseselerden ücret alanların en az geçim indiriminden faydalanmaları Maliye Bakanlığınca tesbit olunacak usule tabi tutulur.

             Gelir Vergisi Kanunu gereğince verdikleri (Yıllık beyanname) lerde aile durumunu gösterenler karne mecburiyetine tabi değildirler.

             Madde 255 fıkra iki ve üç –(4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Hizmet erbabına ait vergi karneleri iş verenler nezdinde, hizmet erbabı aynı zamanda birkaç yerde çalışmakta ise bunlardan yalnız biri nezdinde muhafaza edilir. (Vergi matrahları götürü olarak tesbit edilenler hariç.)

             İş verenler her ne surette olursa olsun işten çıkan hizmet erbabına vergi karnelerini derhal geri vermeye mecburdurlar.

             Madde 257 fıkra bir ve bent (4) – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Vergi inceleme ve kontrolleri ve tahrir sırasında, mükellefler aşağıda yazılı ödevleri yerine getirmeye mecburdurlar:

             4. Bina ve arazi tahrirlerinde iradı tahmin edilecek binayı ve kıymeti tahmin edilecek araziyi tahrir ve tadilat komisyonlarına gösterip gezdirmek, bu gibi gayrimenkullerin genel ahvaline, kullanış tarzına ve kirada ise miktarına mütaallik her türlü bilgileri komisyonlara vermek (Bu fıkrada yazılı mecburiyetler kiracılara da şamildir.)

             Madde 268 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Vergi değeri, arazide tahrir usuliyle tesbit edilen kıymet, binalarda Bina Vergisi Kanununa göre tesbit edilen safi iradın 10 mislidir.

             Madde 270 fıkra iki – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Noter, tapu, mahkeme, kıymet takdiri, komisyon ve tellaliye gider ve harçlarını maliyet bedeline ithal etmekte veya genel giderler arasında göstermekte mükellefler serbestirler.

             Madde 272, birinci fıkradan sonra gelen parantez içindeki hüküm – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             (Bir geminin, iktisap tarihindeki süratini fazlalaştırmak, yolcu ve eşya yükleme ve barındırma tertibatını genişletmek veya değiştirmek suretiyle iktisadi kıymetini devamlı olarak artıran giderler, maliyet bedeline eklenmesi gereken giderlerdendir.)

             Madde 275 fıkra üç – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Yeni kurulan veya itibari sermayesi 200.000 liradan noksan bulunan sınai müesseseler mamullerin maliyetini, normal satış fiyatlariyle kar hadlerini gözönünde tutmak şartiyle daha basit usullerle tesbit edebilirler.


614

 

             Madde 297 fıkra iki ve üç – (29/7/197O tarih ve 1318 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Veraset ve intikal Vergisi tatbikatında işbu gayrimenkuller rayiç bedelle değerlenir.

             Rayiç bedel; intikal eden gayrimenkulün değerleme günündeki alım - satım değeridir.

             Madde 298 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Bu bölümde yazılı emsal bedelleri ile alacak ve borçların değerleri 72 nci maddede yazılı takdir komisyonu tarafından tesbit edilir.

             Madde 323 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Şüpheli alacaklar şunlardır:

             1. Dava veya icra safhasında bulunan ihtilaflı alacaklar;

             2. Vadesi 3 defa uzatıldığı halde tahsil edilememiş olan senede bağlı alacaklar;

             3. Yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından ödenmiyen senetsiz alacaklar;

             4. Veresiye üzerine geniş müşteri kütlesiyle muamelede bulunan tüccarların şüpheli alacak ortalamasını, son hesap döneminde aynı mahiyetteki alacaklara uygulamak suretiyle ayıracakları miktarlar (Bu fıkradaki şüpheli alacak ortalaması, geçmiş son iki yıl içinde tahsil edilememiş bulunan, veresiye muamelelere mütaallik, alacakların aynı süreye ait ve aynı mahiyetteki muameleler toplamına nispet edilmesi suretiyle bulunur).

             Yukarıda yazılı şüpheli alacaklar için, değerleme gününün (Tasarruf değerri) ne göre pasifte karşılık ayrılabilir. Bu karşılığın hangi alacaklara ait olduğu ve 4 üncü fıkraya göre ayrılmış ise hangi yıla ait olduğu karşılıkhesabında gösterilir.

             Teminatlı alacaklarda bu karşılık teminattan geri kalan miktara inhisar eder.

             Şüpheli alacakların sonradan tahsil edilen miktarları tahsil edildikleri zaman, karşılık hesabından indirilir.

             Madde 328 fıkra bir – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Amortismana tabi iktisadi kıymetlerin satılması halinde alınan bedel ile bunların envanter defterinde kayıtlı değerleri arasındaki fark kar ve zarar hesabına geçirilir. İşletme hesabı esasında defter tutan mükellefler bu farkı defterlerinde hasılat veya gider kaydederler.

             Fıkra dört – (19/2/1963 tarih ve 205 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Şu kadar ki, satılan iktisadi kıymetlerin yenilenmesi, işin mahiyetine göre zaruri bulunur veya bu hususta işletmeyi idare edenlerce karar verilmiş ve teşebbüse geçilmiş olursa bu takdirde, satıştan tahassul eden kar, yenileme giderlerini karşılamak üzere, pasifte geçici bir hesapta azami üç yıl süre ile tutulabilir. Her ne sebeple olursa olsun bu süre içinde kullanılmamış olan karlar, üçüncü yılın vergi matrahına eklenir.

             Madde 331 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Vergi kanunları hükümlerine aykırı hareket edenler, bu kitapta yazılı vergi cezaları (kaçakçılık, kusur ve usulsüzlük cezaları) ve diğer cezalar ile cezalandırılırlar.


615

 

             Madde 334 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Damga resmi uygulamalarında gerek nispi, gerek maktu resimlerle ilgili cezadan sorumlu olanlar birden fazla olduğu takdirde, yekdiğerine müracaat hakları mahfuz kalmak üzere, müteselsilen sorumlu tutulurlar.

             Madde 335 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Kaçakçılık veya kusurda cezayı istilzam eden tek bir fiil ile başka neviden birkaç vergi zıyaa uğramış olursa her vergi bakımından ayrı ayrı ceza kesilir.

             Madde 336 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Cezayı istilzam eden tek bir fiil ile kaçakçılık ve usulsüzlük veyahut kusur ile usulsüzlük birlikte işlenmiş olursa bunlara ait cezalardan sadece miktar itibariyle en ağırı kesilir. Usulsüzlük cezası kesilen bir fiil ile vergi zıyaına da sebebiyet verildiği sonradan anlaşıldığı takdirde evvelce usulsüzlük cezasının kesilmiş olması,bu cezanın zıyaa uğratılan vergiden dolayı kesilmesi gereken kaçakçılık veya kusur cezası ile mukayesesine ve noksan kesilen cezanın ikmaline mani değildir.

             Madde 337 fıkra bir – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Ayrı ayrı yapılmış olan kaçakçılık, kusur veya usulsüzlükten dolayı ayrı ayrı ceza kesilir. Şu kadar ki, 352 nci maddede yazılı usulsüzlüklerden, aynıtakvim yılı içinde aynı neviden birden fazla yapıldığı takdirde birden fazlasının her biri için, birincisine ait cezanın dörtte biri kesilir.

             Madde 338 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Ayrı ayrı maddi menfaat gözetmek şartiyle birden fazla kişi kaçakçılık yaptıkları veya hileli vergi suçu veya hileli vergi suçuna teşebbüs sayılan fiilleri irtikap ettikleri veya doğrudan doğruya beraber işlemiş oldukları takdirde her biri hakkında, iştirak ettikleri suçlar için bu kanunda yazılı cezalar uygulanır.

             Madde 339 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Kaçakçılık, kusur veya usulsüzlükten dolayı cezalandırılan ve cezası da kesinleşen bir kimse, aynı neviden bir fiili cezanın kesinleştiği tarihi takibeden yılın başından başlamak üzere kaçakçılıkta beş yıl, kusurda üç yıl,usulsüzlükte iki yıl zarfında tekrar işlerse cezası: Kaçakçılıkta yarısı, kusurda üçte biri, usulsüzlükte dörtte biri nispetinde artırılır.

             Madde 340 fıkra bir – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Bu kanunda yazılı kaçakçılık, kusur ve usulsüzlük cezaları ile Türk Ceza Kanununda ve diğer kanunlarda yazılı cezalar; içtima ve tekerrür hükümleri bakımından birleştirilemez.

             Madde 343 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Damga ve tayyare resimleri dolayısiyle kesilecek vergi cezaları, resme tabi her varaka, senet ve ilan için 25 kuruştan az olamaz. Diğer vergilerde hervergi için beş liraya baliğ olmıyan cezalar kesilmez.

             Madde 344 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Kaçakçılık, mükellef veya sorumlu tarafından kasten vergi ziyaına sebebiyet verilmesidir.


616

 

             Aşağıda yazılı hallerden her hangi biri ile vergi ziyaına sebep olan fiilde, kastın mevcudiyeti kabul edilir; mükellef veya sorumlunun itiraz ve Temyiz komisyonlariyle Danıştay'da kastının mevcut olmadığını iddia ve ispat hakkımahfuzdur :

             1. Beyan üzerinden alınan vergilerle ilgili olup yıllık olarak verilmesi gereken beyannamelerde (Münferit ve özel beyannameler dahil) toplamı on bin, diğer beyannamelerde toplamı iki bin liradan az olmamak üzere beyannamede yazılı vergi matrahının % 10 unu geçen bir miktarın noksan bildirilmesi; (Beyanname dışında ayrıca bir tetkike ihtiyaç göstermeksizin beyannamede yazılı bilgilere dayanarak vergi dairesince tesbiti mümkün olan noksan bildirmeler bu hükümden hariçtir.)

             30 uncu maddede yazılı sebeplerle re'sen takdir olunan ve yukarda yazılı hadleri aşan matrah veya matrah farkları da noksan beyan hükmündedir. Mezkür maddenin 1 ve 2 nci bentlerinde yazılı sebeplerle yapılan re'sen takdirlerde bu hükmün uygulanması için takdir olunan matrahın on bin lirayı aşması yeter.

             2. Beyana dayanmakla beraber bildirmeleri beyanname ile yapılmıyan vergilendirmelerde, hiç beyanda bulunulmaması veya noksan veya gerçeğe aykırı beyanda bulunulması;

             3. Beyan esasına istinat eden mükellefiyetlerde beyanname verme süresi ve ek süre veya beyan esasına dayanmıyan vergilerde vergilendirme dönemi ve tarih zamanı geçtiği halde ticari veya mesleki kazanç sahiplerinin kazançlariyle ilgili faaliyetlerinin vergi dairesinin ıttılaı dışında bırakılması.

             Madde 345 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Kaçakçılık yapan mükelleflere veya sorumlulara, kaçırdıkları verginin üç katı tutarında vergi cezası kesilir.

             Şu kadar ki, kesilen ceza (Veraset ve İntikal Vergisi hariç):

             1. Birinci sınıf tüccarlarla serbest meslek erbabı için (Kazançları götürü olarak tesbit edilen serbest meslek erbabı hariç, İşletme esasında defter tutmasına müsaade edilen kurumlar dahil) 2.500;

             2. İkinci sınıf tüccarlar için 1.000;3. 1 ve 2 numaralı bentler dışında kalan mükellefler ve sorumlular için100,

             liradan az olamaz.

             Madde 346 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Bir mükellefi veya vergi sorumlusunu kaçakçılık yapmaya veya hileli vergisuçu işlemiye azmettirenlere işlenen fiiller için mükellefe veya sorumluya uygulanacak ceza aynen uygulanır.

             Madde 347 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Kaçakçılık veya hileli vergi suçu olduğunu bildiği bir fiilin işlenip tamamlanmasını fiili ile kolaylaştıranlara, bundan ayrı bir menfaat gözetmediği takdirde, bu fiiller için kanunda belli edilen cezaların dörtte biri kesilir veya hükmedilir.

             Aynı yardımı 357 nci maddenin 1 - 6 numaralı bentlerinde yazılı fiillerin işlenip tamamlanması için yapanlara bu fiiller için tayin olunan cezanın yarısı hükmolunur.

             371 inci maddedeki pişmanlık şartlarına uygun olarak keyfiyetten ilgili makamları haberdar edenlere ceza kesilmez.


617

 

             Madde 348 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Kusur, kaçakçılık sayılan haller dışında her hangi bir suretle vergi ziyaına sebebiyet verilmesidir.

             Madde 349 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Kusur işliyen mükelleflere zıyaa uğrattıkları verginin % 50 si tutarında vergi cezası kesilir.

             Madde 352 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Gelir, kurumlar, gider, istihlak, bina ve arazi vergilerine ait olan usulsüzlükler aşağıda yazılı derecelere ve bu kanuna bağlı cetvele göre cezalandırılır. Usulsüzlük fiili re'sen takdiri gerektirirse bağlı cetvelde yazılı cezalariki kat olarak kesilir.

             I inci derece usulsüzlükler:

             1. Vergi beyannamelerinin verilmemiş olması 342 nci maddede yazılı süreden sonra verilmiş beyannameler hiç verilmemiş sayılır;

             2. Bu kanuna göre tutulması mecburi olan defterlerden her hangi birinin tutulmamış olması;

             3. Defter kayıtlarının ve bunlarla ilgili vesikaların doğru bir vergi incelemesi yapılmasına imkan vermiyecek derecede noksan, usulsüz veya karışık olması;

             4. Bu kanuna göre tutulması mecburi defterlerin ve kanunen muhafazası mecburi vesikalarla evrakın yetkili memurlar tarafından istenildiği halde ibraz edilmemesi;

             5. Çiftçiler tarafından, 245 inci madde hükmüne göre muhtar ve ihtiyar heyetlerince yapılan davete müddetinde icabet edilmemesi;

             II nci derece usulsüzlükler:

             1. Vergi beyannamelerinin süresinin sonundan başlıyarak 15 gün içinde verilmiş olması;

             2. Tasdiki mecburi olan defterlerden her hangi birinin tasdik muamelelerinin yaptırılmamış olması (Kanuni süresinin sonundan başlıyarak 1 ay geçtiktensonra tasdik ettirilenler, tasdik ettirilmemiş sayılır);

             3. Götürü matrahlar üzerinden salınan Gelir Vergisinin tarh zamanı geçtiği halde verginin tarh ettirilmemiş olması;

             4. Ekim ve sayım beyanlarının süresi içinde veya kanunda istenilen bilgileri ihtiva edecek doğru bir şekilde yapılmaması;

             5. (26/6/1964 tarih ve 485 sayılı Kanunun hükmüdür.) Yıllık beyannamede hiç gider bildiriminde bulunulmaması veya gider unsurlarından bir kısmının bildirilmemesi.

             III üncü derece usulsüzlükler:

             1. Bu kanunda yazılı bildirmelerin zamanında yapılmaması;

             2. Vergi karnesinin, süresinin sonundan başlıyarak 15 gün geçtiği halde alınmamış olması;

             3. Bu kanunun kayıt nizamına ait hükümlerine (Madde: 215 – 219) uyulmamış olması (Her incelemede inceleme tarihine kadar aynı takvim yılı için tesbitedilen usulsüzlükler tek fiil sayılır);

             IV üncü derece usulsüzlükler:

             1. Tasdiki mecburi olan defterlerden her hangi birinin tasdik muamelesinin,süresinin sonundan başlıyarak bir ay içinde yaptırılmış olması;


618

 

             2. Vergi beyannameleri, bildirmeler ve evrak ve vesikaların kanunen belli şekli ve muhteviyatına ve eklerine ait hükümlere uyulmamış olması (Her incelemede inceleme tarihine kadar aynı takvim yılı için tesbit edilen usulsüzlükler tek fiil sayılır);

             3. Hesap veya muamelelerin doğruluk ve açıklığını bozmamak şartiyle bazı evrak ve vesikaların bulunmaması veya ibraz edilmemesi;

             4. Vergi karnesinin, süresinin sonundan başlıyarak 15 gün içinde alınması.

             Madde 353 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             232, 234, 235 ve 236 ncı maddeler gereğince verilmesi ve alınması icap eden fatura, gider pusulası ve müstahsil makbuzunu vermiyen ve alınmıyanlardan her birine ve serbest meslek makbuzunu vermiyenlere her fatura, gider puslası, müstahsil makbuzu ve serbest meslek makbuzu için yirmi liradan (Çiftçilerdebeş liradan) aşağı olmamak üzere bu vesikalara yazılması gereken meblağın yüzde üçü (Çiftçiler için yüzde biri) nispetinde usulsüzlük cezası kesilir.

             Bir takvim yılı içinde tesbit olunan yukarda yazılı usulsüzlüklerin hepsi için kesilecek cezaların toplamı beş bin lirayı aşamaz.

             Yukarıki fıkrada yazılı usulsüzlükler neticesinde vergi ziyaı da husule geldiği takdirde bu ziyaın müstelzim olduğu kaçakçılık veya kusur cezaları ayrıca kesilir ve bu cezalar hakkında 336 ncı madde hükmü uygulanmaz.

             Madde 354 – (26/6/1964 tarih ve 485 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Veraset ve intikal vergisi beyannamelerini kanuni süresinin bitmesini takibeden günden başlıyarak 15 gün içinde verenlere, 25 liradan az 250 liradan çok olmamak şartiyle verginin % 2 si; daha sonra verenlere, 100 liradanaz 2.000 liradan çok olmamak şartiyle % 5 i tutarında usulsüzlük cezası kesilir.

             Madde 355 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             a) Damga Resmi mevzuuna giren kağıtlar ve ilanlara yapıştırılan pullar, Damga Resmi Kanununun belli ettiği şekilde iptal edilmemişse, iptal edilmemiş olan pulların kıymeti üzerinden maktu resimlerde yüzde 50, nispi resimlerde yüzde on vergi cezası kesilir. Bu hüküm, resmi daireler, noterler, bankalar ve anonim şirketlerle 3659 sayılı kanuna tabi kurumlara ve derneklere ibraz edilenveya gönderilen kağıt ve ilanların iptal edilmemiş pulları hakkında uygulanmaz.

             b) Damga Resmi, ilgili vergi kanununda belli edildiği şekilde ifa edilmiyen hallerde maktu resimlerde resmin yüzde 50 si ve nispi resimlerde yüzde 10 unispetinde usulsüzlük cezası alınır.

             Madde 357 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Beyanname verilmiş olsun veya olmasın aşağıdaki fiillerden biri ile verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesine veya eksik tahakkuk ettirilmesine sebebiyet verilmesi hileli vergi suçudur.

             1. Çift defter kullanmak (Bu kanuna göre tutulması mecburi olan defterlere kaydı gereken hususların, vergi matrahının azalmasını tevlit edecek tarzda diğer defter ve evrakta toplanması çift defter kullanmaktır.)

             2. Sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı vesikalar tanzim etmek veya bunları bilerek kullanmak;


619

 

             3. Vesikaları tahrif etmek, asıllarına uygun olmıyan vesika ve suretler tanzim etmek veya tahrif edilmiş vesikalarla asıllarına uygun olmıyarak tanzim edilmiş vesika ve suretleri bilerek kullanmak;

             4. Vergi kanunlarına göre tutulması mecburi olan defter kayıtlarını tahrif etmek veya bu defterlerde mevhum adlara hesap açmak veyahut her türlü hesap ve muhasebe hileleri yapmak;

             5. Vergi kanunlarına göre tutulması mecburi olan defterlerin sahifelerini yok ederek yerlerine başka yapraklar koymak veya hiç yaprak koymamak,

             6. Vergi kanunlarına göre tutulması ve muhafazası mecburi olan defter veya vesikaları yok etmek veya gizlemek (Mevcudiyetleri sabit olduğu halde vergi incelemesine yetkili kimselere inceleme sırasında defter ve vesikaların ibraz edilmemesi gizleme demektir.)

             7. Bir vergilendirme dönemi içinde toplamı yirmi bin lirayı aşan satış bedeli ve beş bin lirayı aşan ücret, faiz, komüsyon, iştirak kazancı, kira bedeli gibi hasılat, kazanç ve iratları bu kanuna göre tutulması mecburi defterlerden hiç birine kaydetmemek ve beyannamede de göstermemek. (Beyanname verilmemiş olması halinde hasılat kazanç ve iratlar beyannamede gösterilmemiş sayılır.)

             Madde 358 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             357 nci maddenin 1 – 6 ncı bentlerinde yazılı fiilleri verginin tarhı için kanunda belli edilen sürenin girmesinden önce meydana çıkarılanlar ile vergi daireleri veya vergi incelemesi yapanlarca vaki yazılı talebe rağmen servet beyanında bulunmayanlar, bu fiillerin vergi ziyaını mucip olup olmıyacağına bakılmadan hileli vergi suçuna teşebbüs etmiş sayılırlar.

             Madde 359 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             357 nci maddede yazılı fiilleri işliyenler hakkında 345 inci maddede yazılı cezadan ayrı olarak üç aydan üç yıla kadar hapis cezası ve bu kadar müddet ticaret, sanat ve meslek icrasından mahrumiyete hükmolunur.

             Ayrıca masraf hükümlüden sonradan tahsil edilmek üzere keyfiyetin gazete çıkan yerlerde gazete ile, çıkmıyan yerlerde mütat vasıtalarla ilan edilmesine de hükmolunur.

             Madde 360 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Hareketleri 358 inci maddeye uyanlar hakkında bir aydan bir yıla kadar hapis cezası ve bu kadar müddet ticaret, sanat ve meslek icrasından mahrumiyete hükmolunur.

             Ayrıca masraf hükümlüden sonradan tahsil edilmek üzere keyfiyetin gazete çıkan yerlerde gazete ile, çıkmıyan yerlerde mütat vasıtalarla ilan edilmesine de hükmolunur.

             Madde 361 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             A) Bu kanunun 148 ve 257 nci maddeleriyle 150 nci maddesinin 4 numaralı bendi hükümlerine, çekinme sebebi olmaksızın riayet etmiyenlerde (Kamu idare ve müesseseleri hariç):

             1. Birinci sınıf tüccarlar ile serbest meslek erbabı (Götürü usulde vergilendirilenler hariç) hakkında üç bin liraya;

             2. İkinci sınıf tüccarlar hakkında bin beş yüz liraya;


620

 

             3. Yukarıki bentlerde yazılı bulunanlar dışında kalanlar hakkında bin liraya;

             Kadar para cezasına hükmolunur.

             Bu hükmün uygulanması için 148 inci madde gereğince bilgi istenilirken yapılacak tebliğlerde bilginin verilmesi için tayin olunan süre ile süresinde cevap verilmediği veya eksik veya yanıltıcı bilgi verildiği takdirde haklarında kanunun ceza hükümlerinin uygulanması cihetine gidileceğinin ilgililere yazılı olarak bildirilmesi şarttır.

             B) Yukarıki A fıkrasında yazılı mecburiyetlerin, para cezası hükmolunmasına rağmen yine yerine getirilmemesi halinde yetkili mercilerce yeniden süre belli edilerek bu mecburiyetlerin yerine getirilmesi kendilerine tebliğ olunur.Yeniden belli edilen süre içinde bu mecburiyetleri yerine getirmiyenler hakkında üç aya kadar hapis cezası hükmedilir.

             C) Yetkili makam ve memurlar tarafından kamu idare ve müesseselerinden 148 ve 149 uncu maddeler gereğince istenilen bilgileri çekinme sebebi olmaksızın vermiyenler ile 150 nci maddenin 1 - 3 numaralı bendlerinde yazılı olanlardan bahsi geçen maddedeki bildirme mecburiyetini yerine getirmiyenlere iki yüz liraya kadar para cezası hükmolunur.

             Bu maddenin uygulanmasında 367 nci maddede gösterilen usule uyulur.

             Madde 367 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Yaptıkları inceleme sırasında hileli vergi suçunu veya bu suça teşebbüsü tesbit eden maliye müfettişleri, hesap uzmanları ile muavinleri tarafından doğrudan doğruya ve vergi incelemesine yetkili olan diğer memurlar tarafından ilgili vergi dairesinin bağlı bulunduğu defterdarlığın mütalaasiyle, keyfiyetinyetkili Cumhuriyet Savcılığına bildirilmesi mecburidir.

             Hileli vergi suçunun işlendiğine sair suretlerle ıttıla hasıl eden Cumhuriyet Savcılığı hemen ilgili vergi dairesini haberdar ederek inceleme yapılmasını taleb eder.

             Amme davasının açılması, inceleme neticesinin Cumhuriyet Savcılığına bildirilmesine talik olunur.

             359 ve 360 ıncı maddelerde yazılı cezalar, kaçakçılık kusur veya usulsüzlük cezalarının ayrıca uygulanmasına mani değildir.

             Ceza mahkemesinden sadır olacak kararlar, bu kanunun dördüncü kitabının ikinci kısmının 1 - 3 üncü bölümlerinde yazılı vergi cezalarını uygulayacak makam ve mercilerin muamele ve kararlarına müessir olmadığı gibi bu makam ve mercilerce ittihaz edilecek kararlar da ceza yargıcını bağlamaz.

             Madde 368 bent (2) – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             2. Cezaya itiraz edilmişse:a) İtiraz Komisyonu kararı temyiz edilmediği takdirde temyiz süresinin geçtiği;

             b) İtiraz Komisyonu kararı temyiz edildiği takdirde Temyiz Komisyonu kesin kararının ilgiliye tebliğ edildiği tarihten başlıyarak bir ay içinde ödenir.


621

 

             Madde 369 fıkra bir ve bent (1) – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Aşağıda yazılı hallerde, kusur ve usulsüzlük sebebiyle mükellefler hakkında ceza kesilmez: 1. Yetkili makamların mükellefe yazı ile yanlış izahat vermiş olmaları;

             Madde 370 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             352 nci maddede yazılı III ve IV üncü derece usulsüzlükler, aşağıda yazılı hallerde cezalandırılmaz:1. Usulsüzlük ilk defa yapılmış olursa;2. Usulsüzlüğün, yapıldığı defter, kayıt ve vesika üzerinde ve tesbit edilmesi akabinde mükellefe düzelttirilmesi mümkün olur ve düzeltilirse.

             Madde 371 fıkra bir – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Beyana dayanan vergilerde hileli vergi suçu, kaçakçılık (338,346 ve 347 nci maddelerde yazılı şekilde yapılanlar dahil) veya kusur mahiyetindeki kanuna aykırı hareketlerini ilgili makamlara kendiliğinden dilekçe ile haber veren mükelleflere aşağıda yazılı kayıt ve şartlarla hileli vergi suçu cezası hükmolunmaz ve kaçakçılık ve kusur cezaları kesilmez.

             Fıkra iki – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Yukarıdaki şartların yerine getirilmesi halinde kaçakçılık ve hileli vergi suçu işliyenler ve hileli vergi suçuna teşebbüs edenler hakkında 338, 346 ve 347 nci maddeler hükümleri uygulanmaz.

             Madde 374 fıkra bir bent (1) – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             1. Cezanın bağlı olduğu vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın birinci gününden başlıyarak kaçakçılıkta beş yıl ve kusurda üç yıl;

             Madde 376 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Re'sen veya ikmalen tarh edilen vergi veya vergi farkını ve aşağıda gösterilen indirimlerden arta kalan kaçakçılık, kusur ve usulsüzlük cezalarını mükellef veya vergi sorumlusu itiraz süresi içinde ilgili vergi dairesine müracaatla vadesinde veya 6183 sayılı kanunda zikredilen neviden teminat göstererek vadenin bitmesinden itibaren üç ay içinde ödiyeceğini bildirirse:

             1. Kaçakçılık veya kusur dolayısiyle kesilen cezanın birinci defada üçte ikisi;

             2. Mütaakiben kesilen cezaların üçte biri;

             3. Usulsüzlük cezasının üçte biri; İndirilir. Mükellef veya sorumlu ödiyeceğini bildirdiği vergi ve vergi cezası farkını yukarıda yazılı süre içinde ödemez veya itiraz ederse bu madde hükmünden faydalandırılmaz. Yukarıki hükümler vergi aslına tabi olmaksızın kesilen usulsüzlük cezaları hakkında da uygulanır.

             Madde 389 fıkra bir – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             İtiraz, tarh edilen verginin ihtilaflı kısmının tahsilini durdurur.


622

 

             Madde 392 bent (3) – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             3. Her türlü vergi, resim ve harçlarda 500 lirayı aşmıyan tarhlara yapılan itirazlar (Verilen karar neticesinde vergi, resim ve harçların asılları bu haddi aşmamış olması şartiyle):

             Madde 406 fıkra iki – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Yukarıki fıkrada yazılı hususlar hariç olmak üzere miktarı otuz bin lirayı (İl özel idare vergilerinde üç bin lirayı) aşmıyan matrahlar üzerinden tarholunan vergi, resim ve harçlar ile üç bin lirayı aşmıyan belediye gelirleri hakkında Temyiz Komisyonunca verilen kararlar kesin olup, aleyhine Danıştay'da temyiz davası açılamaz.

             Usulsüzlük Cezalarına Ait Cetvel (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

 

USULSÜZLÜK CEZALARINA AİT CETVEL

                                                               Birinci                İkinci              Üçüncü            Dördüncü

                                                               Derece              Derece             Derece               Derece

                                                           Usulsüzlük-      Usulsüzlük-     Usulsüzlük-      Usulsüzlük-

                                                               ler İçin              ler İçin             ler İçin              Ler İçin

          Mükellef Grupları                          Lira                   Lira                  Lira                    Lira

        ____________________             ________           ________          _______    _________

                                                                                                                                           

1.  I inci sınıf tüccarlardan :

     a) Sermaye şirketleri                             800                  500                    200                    100

     b) Sermaye şirketleri dışında

         kalanlar                                              500                  250                    100                      50

 

2.  II nci sınıf tüccarlarla serbest

     meslek erbabı                                        200                  100                      50                      25

 

3.  Yukarıdakiler  dışında   kalıp

     beyanname    usulüyle  Gelir

     Vergisine tabi olanlar                             100                    50                      25                      10

 

4.  Götürü usulde Gelir Vergisine

     tabi olanlarla Gelir Vergisinden

     muaf olan esnaf                                       50                    25                      10                        5

 

             İ H T A R:

             1. Bu cetvelde mükellef grupu tasnifleri; Gelir, Kurumlar vergilerinden başka 352 nci maddede yazılı vergilere ait usulsüzlükler hakkında da esas tutulur.

             2. Bina ve Arazi Vergileri mükelleflerinin bildirmelerine mütaallik usulsüzlükleri bu cetvelin mükellef grupları sütununun üçüncü sırasına göre cezalandırılır.

             3. Kamu idare ve müesseseleri ile dernek, tesis ve vakıfların yaptıkları usulsüzlükler (Bunların iktisadi işletmelerine ait usulsüzlükler hariç); mükellef grupları sütununun 2 nci sırasına göre cezalandırılır.

             8 – 1/5/1981 tarih ve 2455 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 45, 46, 323, 371, 374, Usulsüzlük Cezalarına Ait Cetvel)

             Madde 45 bent (2) – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             2. Götürü gider emsali: Ziraat birimi başına elde edileceği tahmin olunan mahsulün (Ortalama randıman miktarının) ortalama maliyet bedelinin ortalama satış bedeline nispetidir.


623

 

             Ziraat makina ve aletleriyle başka çiftçilerin zirai istihsal işlerinin yapılması karşılığında alınan ücretler için götürü emsali, bu işlerin temin ettiği ortalama hasılatla gerektirdiği takribi giderler arasındaki yüzde nispetidir.

             Madde 46 fıkra yedi ve sekiz – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Kara ve su avcılığında 45 nci maddede yazılı ölçülerden 2 numaralı benttekiölçünün tespiti ile iktifa olunur. Zirai kazançlar için tesbit edilecek götürü gider emsalleri % 70 (dahil) nispetinden fazla olamaz.

             Madde 323 fıkra bir bent (1) – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             1. Dava ve icra safhasında bulunan alacaklar;

             Madde 371 fıkra bir, bent (2) nin parantez içi hükmü: (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             (Hileli vergi suçlarına teşebbüs halinde bu suçun tesbit edildiği günden evvel).

             Madde 374 fıkra iki – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Ancak, 336 ncı madde hükmüne göre kaçakçılık veya kusur ile usulsüzlüğün birleşmesi hallerinde kesilecek ceza, kaçakçılık veya kusur cezaları için belli edilen zamanaşımı süresi içinde kesilir.

             " Usulsüzlük cezalarına ait cetvel" in ihtar bölümünün (1) no'lu bendi:(30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Bu cetvelde mükellef grubu: Gelir, Kurumlar Vergilerinden başka, Gider,İstihlak, İşletme, Dış Seyahat Harcamaları ve Gayrimenkul Kıymet Artışı Vergilerine ait usulsüzlükler hakkında da esas tutulur.

             9 – 6/1/1982 tarih ve 2577 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 379, 380, 381, 382,  383, 384, 385, 386, 387, 388, 389, 390, 391, 392, 393, 394, 395, 396, 397, 398, 399, 400, 401, 402, 403, 404, 405, 406, 407, 408, 409, 410, 411, 412)

             Madde 379 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             İtiraz süresi, gerek mükellefler ve kendilerine vergi cezası kesilenler, gerek vergi dairesi için bir aydır (41 inci madde hükmü mahfuzdur.)

             Bu süre:

             A) Mükellefler ve kendilerine vergi cezası kesilenler için:

             1. Tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen muamelelerde, tebliğin yapıldığı;

             2. Tevkif yoliyle alınan vergilerde, istihkak sahiplerine yapılan ödemelerden verginin kesildiği;

             3. Tahakkuku tahsile bağlı vergilerde, verginin mükelleften alındığı;

             B) Vergi dairesi için: Tahrir, tadilat ve takdir komisyonları kararlarının vergi dairesine tevdiedildiği;

             Tarihten başlar.


624

 

             Bu süre geçtikten sonra itiraz hakkı düşer. Ancak bir taraftan süresi içinde itirazı halinde, itiraz süresi geçmiş olsa bile diğer taraf, itiraz dilekçesinin kendisine tebliğinden başlıyarak 15 gün içinde itirazda bulunabilir.

             Madde 380 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Gerek mükellefin, gerek vergi dairesinin itiraz dilekçeleri, iki nüsha olarak, yetkili itiraz komisyonu başkanlığına verilir.

             Bu dilekçelerin bir nüshası komisyona geldiği tarihten başlıyarak en çok beş gün içinde komisyon başkanlığınca karşı tarafa tebliğ olunmak üzere gönderilir.

             Kendisine tebliğ yapılan taraf yazılı müdafasını 15 gün içinde iki nüsha olarak komisyon başkanlığına verir ve bunun bir nüshası diğer tarafa tebliğ edilir.

             İtiraz ve müdafaa dilekçelerinin, taahhütlü olarak posta ile gönderilmesi veya mükellefin bulunduğu mahalde muvazzaf itiraz komisyonu başkanlığına ve bulunmadığı takdirde o mahallin itiraz komisyonu başkanı sıfatiyle en büyük mülkiye amirine verilmesi de caizdir.

             Dilekçeyi alan muvazzaf itiraz komisyonu veya mülkiye amiri dilekçeyi kayıt ile derhal ilgili itiraz komisyonuna gönderir. İtiraz, bu kayıt tarihinde veya dilekçenin postaya verildiği tarihte yapılmış sayılır.

             Madde 381 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             İtirazlar yazı ile olur. İtiraz dilekçeleri aşağıdaki hususları ihtiva eder:

             1. İtiraz edenin soyadı, adı veya unvanı ve açık adresi (Vergi dairesinin itiraz dilekçelerinde itiraz eden dairenin bulunduğu mahal ve adı);

             2. Mükelleflerin itirazlarında vergiyi tarh eden dairenin adı ve bulunduğu mahal;

             3. Vergi dairesinin itirazlarında mükellefin soyadı, adı ve adresi;

             4. İtirazın ilgili bulunduğu verginin veya vergi cezasının nev'i ve yılı;

             5. Vergi veya vergi cezasının miktarı; 6. Tebliğ edilen ihbarnamenin tarihi ve numarası;

             7. Varsa mükellef hesap numarası;8. Hangi muameleye itiraz olunduğu, itirazın hukuki mesnetleri ve delilleri;

             9. İtirazın yapıldığı tarih ve imza.

             İtiraz ve temyiz dilekçelerinde bağlı oldukları vergi dairesinden başka birdaire veya makamı muhatap gösterdikleri komisyonlarca yapılan inceleme sırasında anlaşılanlara, yetkili vergi dairesini muhatap göstermek suretiyle yeniden itirazda bulunmaları için itiraz ve temyiz komisyonlarınca on günlük mühlet verilir.

             Vergiye bağlı olarak kesilen cezalara bir dilekçe ile tevhiden itiraz edilebilir.

             Madde 382 – (4/1/1981 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             İtiraz konusu olan vergiye veya cezaya ait ispat edici kağıtları ve tebliğe ilişkin ihbarnameleri ihtiva eden dosyalar:

             a) İtiraz mükellef tarafından yapılmışsa vergi dairesinin müdafaa dilekçesi ile birlikte;

             b) İtiraz vergi dairesi tarafından yapılmışsa vergi dairesinin itiraz dilekçesi ile birlikte;Komisyon başkanlığına gönderilir.

             Komisyonca ancak 380 inci maddede yazılı süre içinde müdafaa alındıktan veya bu süre müdafaasız geçtikten sonra itiraz konularının incelenmesine başlanılabilir.


625

 

             Madde 383 – (4/1/1981 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             İtirazlar, itiraz komisyonlarınca itiraz evrakı, tarh dosyası ve ibraz olunan deliller üzerinde incelenir.

             İtiraz komisyonları yaptıkları inceleme sırasında resmi ve özel bilümum idare, müessese ve teşekküllerden malümat istiyebilirler.

             İtiraz incelemelerine; itirazın süresi içinde yapılıp yapılmadığına itiraznamenin şeklen tamam olup olmadığına, olayın itiraza mevzu teşkil edip etmediğine bakmakla başlanır.

             Şekil eksikleri, usule ait yeni bir muamele yapılmadan evvel itiraz edene düzelttirilir. İtiraz dilekçesinde itirazın hukuki mesnetleri ve delillerinin gösterilmemiş olması şekil noksanı sayılmaz.

             Madde 384 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             (19/2/1963 tarih ve 205 sayılı Kanunun hükmüdür.) İtiraz komisyonu, re'sen veya taraflardan birinin, talebi üzerine lüzum görürse, hususi teknik bir bilgiveya ihtisasa taallük etmiyen işlerde başkan veya üyeleri arasından belli edeceği bir zat, hususi teknik bir bilgi veya ihtisasa taallük eden işlerden bu zatın naipliği altında tarafsız bilirkişi marifetiyle arazi ve binaları göz– den geçirmek, mükellefin defter ve vesikalarını incelemek ve her türlü tetkikatı yaptırmak, lüzumlu kimseleri çağırıp izahat veya yazı ile malümat almak veya mükelleften gayri üçüncü şahısların defter ve vesikalarını tetkik etmek veya ettirmek suretiyle incelemeleri derinleştirir ve gerekirse yeni deliller istiyebilir. İlgililerin sözlü izahatı zapta geçirilerek sahiplerine imzalattırılır. İtirazın mevzuu tarhiyat bir vergi incelemesine taallük ettiği ve bilirkişi raporu ile inceleme raporu arasında açık bir mubayenet mevcut olduğu takdirde; itiraz komisyonu, karar vermeden önce incelemeyi yapanın ve mükellefin yazılı mütalaasını alır. Komisyonca tayin edilecek müddet içinde bu mütalaanın verilmemesi halinde mütalaa verilmekten sarfınazar edilmiş sayılır.

             Bu maddede yazılı yeminli bilirkişi itiraz komisyonunca seçilir.

             Mükellefin istemesi üzerine yaptırılacak tetkiklerde bilirkişiye Hazinece verilecek ücret karşılığı olmak üzere itiraz komisyonunca takdir olunan miktar, yapılacak tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde mükellef tarafından emaneten mal sandığına yatırılır. Tetkikat neticesinde itiraz komisyonunca mükellefin itirazının reddi halinde emaneten alınan para irat kaydedilir. Mükellefin itirazının tamamen veya kısmen kabulü halinde bu para komisyon kararına müsteniden mükellefe iade edilir.

             On günlük süre içinde bilirkişi ücreti mal sandığına yatırılmadığı takdirde mükellef bu talebinden vazgeçmiş sayılır.

             Madde 385 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Taraflardan biri istediği veya komisyonca lüzum görüldüğü takdirde taraflar dinlenir.

             Beyan üzerinden alınan vergilerde tarha mesnet olan incelemeyi yapmış olanın dinlenmeyi talebetmesi halinde bu talep vergi dairesi vasıtasiyle komisyona bildirilir. Bu bildirme üzerine incelemeyi yapanın dinlenmesi mecburidir. İncelemeyi yapanın yazı ile vereceği izahat dinlenme yerine geçer. Mükellef tarafından istenildiği takdirde, ihtilaflı verginin ilgili bulunduğu mükellefiyet devresinde mükellefin hesabını tutmuş olan muhasibinin de dinlenmesi mecburidir.


626

 

             Komisyon tarafından belli edilecek dinlenme günü her iki tarafa bildirilir. Bildirilen günde makbul bir mazeret göstermeksizin hazır bulunmıyanların gıyabında duruşma yapılır. Vergi dairesince yukarki fıkra hükmüne göre dinlenilmesi istenilen dinlenmede hazır bulunmamaları veya incelemeyi yapanın yazılı izahatının dinlenme gününe kadar komisyona gelmemiş olması komisyonca incelemenin yapılmasına mani teşkil etmez.

             Dinlenilenlerin verdikleri izahat tutanağa geçirilerek kendilerine imza ettirilir.

             Madde 386 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             İtiraz komisyonu ilk itiraz dilekçesinde ve itiraz süresi içinde verilmiş ek dilekçelerde ileri sürülmiyen bir iddiayı re'sen nazara alamaz. İtiraz süresi geçtikten sonra taraflar her hangi bir suretle yeni iddialar ileri süremezler.

             Zamanaşımı ve vergi hataları, taraflarca ileri sürülmemiş olsa bile itiraz komisyonunca re'sen nazara alınır.

             Madde 387 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             İtiraz eden itirazı hakkında komisyon tarafından karar verilinceye kadar itirazından vazgeçebilir.Vazgeçme, vazgeçenin itiraz komisyonuna vereceği bir dilekçe ile veya dinlenilme veya izahat verme sırasında keyfiyetin tutanağa geçirilmesiyle yapılabilir; bu takdirde vazgeçme tutanağı vazgeçene imzalattırılır. Vezgeçme açık olmalıdır. Vazgeçme halinde itiraz eden o olayda itiraz ve temyiz hakkını kaybetmiş olur.

             Madde 388 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             İtiraz eden, vekili veya temsilcisi, itiraz dosyasındaki tarh vesikalarını ve bilirkişi raporlarını, tutanakları, yapılacak muamele hakkında vergi dairesinin üst mercilerle olan muhaberelerini komisyon nezdinde her zaman inceliyebilir. Ancak, vergi dairesinin ve üst mercilerin muhaberelerinde,muhbir adı gibi gizli tutulması lazımgelen şahsi hususları ihtiva eden evrak, dosyayı incelemek istiyene verilmez ve gösterilmez.

             Yukarıki fıkranın hükümleri, temyiz dosyalarının ilgililerce incelenmesi hususunda da şamildir.

             Madde 389 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.) İtiraz, tarh edilen verginin itilaflı kısmının tahsilini durdurur. Ancak ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine hesaplanan vergilere yapılan itirazlar verginin tahsilini durdurmaz. İtiraz komisyonu kararlarının taraflara tebliğinden sonra bu kararlara göretahsil edilecek vergi miktarı vergi idarelerince mükellefe bildirilir.

             Madde 390 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             İtiraz komisyonunun karara mütaallik müzakereleri gizli yapılır.

             Komisyon kararlarının, komisyonu teşkil edenler tarafından imzalı aslı karar defterine yazılır ve kararların muhafazasına mahsus dosyada saklanır,kararın imzalı bir nüsnası da itiraz dosyasına konur.


627

 

             Kararların tasdikli birer örneği komisyonca taraflara tebliğ edilir.

             Madde 391 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             İtiraz komisyonu kararına karşı Temyiz Komisyonu nezdinde temyiz talebinde bulunulabilir.

             Madde 392 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             İtiraz komisyonlarının aşağıda yazılı itirazlar hakkındaki kararları kesin olup Temyiz olunamaz:

             1. Kazançları götürü olarak tesbit edilen mükelleflerin sınıf ve derecelerine yapılan itirazlar;

             2. Bina Vergisinde 500 liraya kadar olan gayrisafi iratlara, Arazi Vergiinde 2500 liraya kadar olan kıymetlere yapılan itirazlar (Verilen karar neticesinde irat veya kıymetin bu hadleri aşmamış olması şartiyle);

             3. (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Her türlü vergi, resim ve harçlarda 2500 lirayı aşmayan tarhlara yapılan itirazlar (verilen karar neticesinde vergi, resim ve harçların asılları bu haddi aşmamış olması şartiyle);

             Bu maddenin hükmü mükellefiyetin mevzuuna, esasına, şekline, muafiyet veistisna hükümlerinin ve miktarı ne olursa olsun vergi cezalarının uygulanmasına ait olan vergi ihtilaflarına şamil değildir.

             Madde 393 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Temyiz süresi, itiraz komisyonu kararının ilgiliye tebliğinden başlıyarak (15) gündür. Taraflardan biri süresi içinde Temyiz eylediği takdirde, diğer taraf süreyi geçirmiş olsa da Temyiz dilekçesinin kendisine tebliğ edildiği tarihten başlıyarak (15) gün içinde Temyiz isteğinde bulunabilir.

             Madde 394 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Temyiz isteği yazı ile olur. Temyiz dilekçeleri aşağıdaki hususları ihtiva eder.

             1. Temyiz edenin soyadı adı veya unvanı ve açık adresi; (Vergi dairesinin temyiz dilekçelerinde dairenin bulunduğu yer ve adı);

             2. Mükelleflerin temyiz etmeleri halinde vergiyi tarh eden dairenin adı ve bulunduğu yer;

             3. Vergi dairelerinin temyiz dilekçelerinde mükellefin soyadı, adı ve adresi;

             4. Temyiz olunan itiraz komisyonu kararının tarih ve numarası ve hangi komisyon tarafından verildiği;

             5. Kararın tebliğ edildiği tarih;

             6. Temyiz sebepleri;

             7. Temyizin yapıldığı tarih ve imza.

             Madde 395 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Temyiz dilekçeleri Temyiz Komisyonuna veya temyiz edilen kararı veren itiraz komisyonuna verilir. Diğer tarafı teşkil eden şahıslar sayısınca dilekçenin örnekleri de bağlanır. Bu örnekler derhal diğer tarafa tebliğ olunur. Diğertaraf 15 gün içinde yazılı cevabını aynı komisyonlara iki nüsha olarak verir ve bir nüshası diğer tarafa tebliğ olunur. Bu yazılı cevapların da temyiz dilekçelerinin ihtiva ettiği hususları ve temyiz sebeplerine karşı cevapları ihtiva etmesi lazımdır.


628

 

             Temyiz dilekçeleri ve cevapları taahhütlü olarak postaya verilebileceği gibi mükellefin bulunduğu yerde muvazzaf itiraz komisyonu varsa o komisyon başkanlığına, yoksa itiraz komisyonu başkanı sıfatiyle mahallin en büyük mülkiye amirine verilir. Bu komisyonlar veya komisyon başkanı sıfatiyle mülkiye amiri aldıkları dilekçe ve örneklerini kayda geçirdikten sonra kararı veren itiraz komisyonuna gönderir.

             Temyiz dilekçesinin ve cevabın postaya veya itiraz komisyonlarına veya mülkiye amirine verildiği tarih temyiz talebinin yapıldığı tarih sayılır.

             Kararı veren komisyonca tebliğ yapılıp yazılı cevap alındıktan veya yazılı cevap için belirli süre geçtikten sonra temyiz dilekçesi itiraz dosyasiyle birlikte temyiz komisyonuna gönderilir.

             Madde 396 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Temyiz incelemeleri evrak üzerinde yapılır.

             Temyiz komisyonuna gelen evrak daire başkanı tarafından üyelerden birine havale olunur. Havale olunan üye dosyayı ya bizzat veya raportörlerden birinin yardımiyle inceliyerek olayı, iki tarafın iddia ve müdafaalarını, ibraz olunan delilleri ve temyiz olunan kararın neden ibaret olduğunu, bu kararın dayandığı gerekçeleri hulasa ettikten sonra delilli mütalaasını imzası altında tanzim edeceği bir rapora derceder ve bu raporu daire başkanına verir.

             Temyiz komisyonu dairesi bu rapor üzerine incelemelerini yapar ve taraflarca dinlenilme istenilmişse şifahi izahat alır ve kararını verir. Süresinden sonra yapılan temyiz talepleri esasa girişilmeksizin reddolunur.

             Madde 397 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Temyiz dilekçesinde veya buna verilen cevapta dinlenme istenilmişse, Temyiz Komisyonu dinlenme gününü belli ve taraflara tebliğ eder.

             Beyan üzerinden adına vergilerde incelemeyi yapmış olanın dinlenmeyi talep etmesi halinde bu talep vergi dairesi vasıtasiyle Temyiz Komisyonuna bildirilir. Bu bildirme üzerine incelemeyi yapmış olanın dinlenmesi mecburidir. İncelemeyi yapanın yazı ile vereceği izahat dinlenme yerine geçer. Mükellef tarafından istenildiği takdirde, ihtilaflı verginin ilgili bulunduğu mükellefiyet devresinde mükellefin hesabını tutmuş olan muhasibinin de dinlenmesi mecburidir.

             Dinlenen iddialar ve deliller hakkındaki izahat ve karşı iddialara cevap verilir.

             Belli edilen günde makbul bir mazerete dayanmaksızın duruşmada hazır bulunmıyanların dinlenme hakları düşer. İncelemeyi yapmış olanın gelmemesi veya yazılı açıklamasının dinlenme gününe kadar komisyona varmaması halinde gelen tarafın dinlenmesiyle yetinilir.

             Madde 398 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Temyiz komisyonu aşağıda gösterilen sebeplerden dolayı itiraz komisyonunun kararını bozar:

             1. Görev ve yetki dışında işe bakılmış olması;

             2. Kanun ve tüzükler hükümlerine aykırı karar verilmiş olması;

             3. İki taraftan birinin iddiasını ispat için ileri sürdüğü delillerden herhangi birinin kanuni bir sebep gösterilmeksizin kabul edilmemiş olması veyahiç incelenmemiş bulunması;


629

 

             4.Usule mütaallik hüküm ve kaidelere uyulmamış ve bu riayetsizliğin karara müessir olmuş bulunması;

             5. Kanunen yasak kimselerin karara iştirak etmiş olması.

             Madde 399 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Temyiz Komisyonu, kararlarında tarafların iddia ve müdafalarının kabul veya reddi sebeplerini göstermeye mecburdur. İtirazda ileri sürülmiyen iddia ve müdafaalar temyiz sırasında nazara alınmaz. Şu kadar ki, temyiz komisyonu iki tarafın iddia ve müdafaalariyle mukayyet olmayıp zaman aşımı ile maddi hataları ve kanunun açık hükümlerine aykırı gördüğü diğer hususları re'sen inceleyebilir.

             Madde 400 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Temyiz isteği itiraz komisyonunca verilen kararların icrasını durdurmaz. Şu kadar ki, temyiz dilekçesinde veya temyiz dilekçesi verildikten sonra yazıile istenilmek şartiyle temyiz komisyonu teminat karşılığında icranın geciktirilmesine karar verebilir.

             İcranın tehiri talebini ihtiva eden dilekçeler vergi dairesinin müdafaası alındıktan veya müdafaa süresi geçtikten sonra itiraz dosyasiyle birlikte, nihayet üç gün içinde itiraz komisyonunca temyiz komisyonu başkanlığına gönderilir.

             Temyiz Komisyonu dosyasının gelmesi üzerine nihayet bir hafta içinde evvela icranın geciktirilmesi isteği hakkında bir karar verir ve bu karar derhal icabında telgrafla ilgili vergi dairesine ve mükellefe bildirilir. Bu işlemlerin yapılmasına kadar verginin tahsili durdurulur. Gerek kararın bildirilmesi üzerine gerekse temyiz komisyonu kararının dosyanın gönderilmesinden itibaren bir ay içinde gelmemesi halinde mükelleften teminat istenir. Mükellef istenilen teminatı beş gün içinde göstermediği takdirde teminat gösterilinceye kadar tahsil işlemlerine devam olunur.

             Bozma kararları icrayı durdurur.

             Madde 401 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Temyiz Komisyonu yaptığı incelemeler neticesinde itiraz komisyonu kararının kanuna ve usule uygun olduğunu görürse kararı tasdik eder, aksi halde bozar.

             İtiraz komisyonu, temyiz komisyonunun bozma kararına karşı ısrar edebilir. Israr kararları temyiz komisyonu genel kurulunda incelenerek karara bağlanır.Temyiz komisyonu dairesi ve itiraz komisyonu, genel kurul kararına uymaya mecburdur.

             Temyiz Komisyonu kanuna ve usule uygun görmediği hallerde re'sen nihai karar da verebilir.

             Temyiz Komisyonunun tasdik kararları ile re'sen verdiği nihai kararlar vegenel kurul kararları kesindir.

             Madde 402 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Temyiz Komisyonu kararlarının komisyonu teşkil edenler tarafından imzalı aslı karar defterine yazılır veya kararları muhafazaya mahsus dosyada saklanır. Kararın imzalı bir nüshası ile taraf sayısına tasdikli örnekleri temyiz talebini ihtiva eden itiraz dosyasına konur kararın tasdikli örnekleri usulen itiraz komisyonunca taraflara tebliğ edilir.


630

 

             Temyiz kararı verildikten sonra tarh dosyası ilgili vergi dairesine gönderilir.

             Temyiz komisyonunun nihai kararlarının tazammun ettiği vergi veya vergi cezası, ilgili dairesince hesaplanarak bir ihbarname ile en çok bir hafta içinde mükellefe tebliğ edilir.

             Madde 403 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Temyiz Komisyonunun bozma kararlarına karşı mükelleflerle ceza sorumluları ve ilgili vergi daireleri bu kararların 402 nci madde gereğince kendilerine tebliğ edildiği tarihten başlıyarak 15 gün içinde, 380 inci maddede yazılı usule göre yazılı müdafaada bulunabilirler.

             İtiraz komisyonları süresi içinde müdafaaları aldıktan veya bu süre müdafaasız geçtikten sonra gereken incelemeyi yaparak bozma kararına uyulmasına veya evvelki kararda ısrar edilmesine karar verir.

              Israr kararları ile bozma kararlarına uyulması üzerine yapılacak incelemeler ve verilecek kararlar ve bu kararların tebliğ ve kesinleşmesi geçen maddeler hükümlerine tabidir.

             Madde 404 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Taraflar, Temyiz Komisyonunun kesin kararlarının tebliğ edildiği tarihten başlıyarak 15 gün içinde, bu kararların tashihini istiyebilirler.

             Kararların tashihi hakkında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun bu husustaki hükümleri uygulanır.

             Madde 405 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             İtiraz ve Temyiz komisyonlarınca verilen kararlar müphem olur veya birbirine uymayan fıkraları ihtiva ederse taraflardan her biri kararın tebliği tarihinden başlıyarak 15 gün içinde iphamın tavzihini veya tenakuzun giderilmesini kararı veren komisyondan istiyebilir.

             İtiraz ve Temyiz komisyonları kararlarına göre vergi dairesince hesaplanan vergi miktarında yanlışlık olduğunu iddia eden mükellef, bu vergi miktarının kendisine bildirilmesinden başlıyarak 15 gün içinde kararı veren komisyondan yanlışlığın düzeltilmesini istiyebilir.

             Yukarıki hallerde kararı vermiş olan komisyon işi tetkik eder. Lüzum görürse bu husustaki dilekçenin bir suretini cevap vermek üzere münasip bir mehil tayin ederek diğer tarafa tebliğ eyler, iki nüsha olarak verilmesi lazım gelen cevabın biri iphamın tavzihi veya tenakuzun giderilmesi veyahut yanlışlığın düzeltilmesi talebinde bulunan tarafa tebliğ edilir.

             Komisyonlarca kararın tavzihine yahut tenakuzun giderilmesine veya yanlışlığın düzeltilmesine karar verilirse keyfiyet kararın altına yazılır ve diğer tarafa da ayrıca tebliğ olunur.

             Madde 406 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Bu kanunun birinci maddesinde yazılı vergi, resim ve harçlar hakkında mükelleflik, muaflık ve istina, mükelleflik şekli ve vergi cezalarının uygulanması bakımlarından doğan ihtilaflar için ilk önce itiraz ve temyiz komisyonlarına başvurulur. Bu komisyonlara başvurulmadan bahsi geçen hususlara mütaallik ihtilaflar hakkında Danıştaya gidilemez. Komisyonlara dermeyan edilmeyen iddia ve hususlar Danıştayda ileri sürülemez.


631

 

             (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.) Yukarıki fıkrada yazılı hususlar hariç olmak üzere miktarı altmış bin lirayı (İl özel idare vergilerinde on bin lirayı) aşmayan matrahlar üzerinden tarh olunan vergi, resim ve harçlar ile on bin lirayı aşmayan belediye gelirleri hakkında Temyiz Komisyonunca verilen kararlar kesin olup, aleyhine Danıştayda temyiz davası açılamaz.

             Vergi daireleri Maliye Bakanlığının, (İl özel idareleriyle belediyeler  valilerin) muvafakatini almadan Temyiz Komisyonunun kesin kararları aleyhine Danıştayda temyiz davası açamazlar.

             Danıştay bozma kararı üzerine Temyiz Komisyonu kararında ısrar ederse ihtilaf Danıştay Dava Daireleri Genel Kurulunca incelenip karara bağlanır. Bukarara gerek Danıştay daireleri gerekse temyiz komisyonu uymaya mecburdur.

             Madde 407 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Kesin olarak verilen veya kesinleşmiş olan kararlar hakkında aşağıdaki sebeplerle incelemelerin iadesi istenebilir:

             1. Vergi ihtilafına bakıldığı sırada mücbir sebepten veya lehine karar verilen tarafın fiilin den dolayı elde edilemiyen ve karara müessir olan bir vesikanın veya defterin karar verildikten sonra ele geçirilmiş olması;

             2. Karara müessir olan vesika veya defterlerin sahteliğine hükmolunmuş veya sahte oldukları bir mahkemeye veya resmi bir makam nezdinde ikrar olunmuş veya sahtelik hakkındaki hüküm komisyon kararından evvel verilmiş olmaklaberaber incelemelerin iadesi talebinde bulunan tarafın karar esnasında bundanhaberi bulunmamış olması;

             3. Vergi ihtilafına bakılırken dayanılan bir ilam hükmünün veya diğer bir kararın kaldırılması veya bozulması ve bunun da kesinleşmiş olması;

             4. Vergi ihtilaflarına bakıldığı sırada kullanılan bilirkişilerin kasten yanlış rapor verdiklerinin hükmen sabit olması;

             5. Lehine karar verilen tarafın karara müessir diğer bir hile kullanmış olması;

             6. Mükellefin vekili veya temsilcisi olmıyan kimseler huzuru ile vergi ihtilafına bakılmış olması;

             7. Vergi ihtilafının, buna bakmaları kanunen yasak olan kimseler huzuriyle bakılmış ve karara bağlanmış olması;

             8. Aynı sebep veya olayın bir mükellef ile vergi dairesi arasında başka başka neviden vergilerde ihtilaflara yol açmış ve bu ihtilaflar hakkında birbirine aykırı kararlar verilmiş olup bu kararların hepsinin kesinleşmiş olması.

             Madde 408 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             İncelemelerin iadesini isteme süresi, yerine göre aşağıda yazılı tarihlerden başlıyarak bir aydır:

             1. Vergi ihtilafına bakıldığı sırada elde edilemiyen bir vesika veya defterin ele geçirildiği;

             2. Karara müessir olan vesika ve defterlerin sahteliğine hükmolunduğunun veya sahteliğinin ikrar olunduğunun öğrenildiği;

             3. Karar müessir olan ilamın veya kararın kesin bir hükümle kaldırılmışolduğunun öğrenildiği;

             4. Bilirkişilerinin kasten yanlış rapor verdiklerine hükmolunduğunun öğrenildiği;


632

 

             5. Lehine karar verilen tarafça karara müessir bir hile kullanıldığının öğrenildiği;

             6. Mükellefin vekili veya temsilcisi olmıyan kimseler huzuru ile vergi ihtilafına bakılmış olması;

             7. Vergi ihtilafının buna kanunen bakması yasak olan kimseler huzuriyle bakılmış ve karara bağlanmış olduğunun öğrenildiği;

             8. İlk karara aykırı olarak sonradan verilen kararın tebliğ edildiği,

             Temyiz edilen hallerde Temyiz Komisyonu kararının ve edilmiyen hallerde itiraz komisyonu kararının tebliğinden başlıyarak üç yıl geçtikten sonra incelemelerin iadesi istenemez.

             Madde 409 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             İncelemelerin iadesine ait talepler bir dilekçe ile vergi ihtilafına bakmış olan komisyona yapılır ve orada incelenir.

             İncelemelerin iadesi dilekçeleri, itiraz dilekçeleri şeklinde olur.

             Madde 410 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             İncelemelerin iadesi hakkındaki talep kanuna uygun görülürse, vergi ihtilaflarına yeniden bakılarak belli olacak hale göre evvelki karar ya tasdik  olunur veya tamamen veya kısmen değiştirilir.

             407 nci maddenin 6, 7 ve 8 inci numaralarında yazılı sebepler dolayısiyle yapılan iade talepleri kabul edildiği takdirde, başkaca incelemelere girişilmeksizin iade yoliyle incelenmesi istenen kararlarının iptaline karar verilir.

             Madde 411 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             İncelemelerin iadesi talepleri kararın icrasını geciktirmez. Ancak, icranın geciktirilmesi iade istiyen mükellef tarafından istenildiği ve teminat gösterildiği takdirde, 400 üncü madde hükmü uygulanır.

             İncelemelerin iadesi üzerine verilen karar aleyhine iade istenemez. Şu kadar ki, bu kararlar temyiz komisyonunda temyiz olunabilir.

             Madde 412– (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             İncelemelerin iadesinin istenebilmesi için, on lira depozito yatırılması ve bunun makbuzunun dilekçeye bağlanması şarttır. Depozito, incelemelerin iadesi isteği kabul olunduğu takdirde mükellefe geri verilir, reddedildiği takdirde irat kaydolunur.

             10 – 23/6/1982 tarih ve 2686 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 5, 6, 14, 16, 26, M. 30, 35, 41, 45, 72, 73, 84, 85, M. 86, 92, 101, 108, 112, 121, 122, 123, 124, 125, 126, M. 185, 232, 233, 248, 249, 255, 257, M. 257, 267, 298, 344, 353, 366, 367, 368, 374, 376, Ek 1, Ek 4, Ek 6, Ek 7, Ek 8, 377, 378)

             Madde 5 fıkra bir, bent (2) – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             İtiraz ve temyiz komisyonlarında görevli olanlar

             Madde 6 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Beşinci maddede yazılı olanlar:

             1. Kendilerine, nişanlılarına ve boşanmış olsalar bile eşlerine;

             2. Kan veya sıhri usul ve füruuna, evlatlığına veya kendisini evlat edinene veyahut kan hısımlığında üçüncü (Bu derece dahil), sıhri hısımlıkta, bu hısımlığı meydana getiren evlenme ortadan kalkmış olsa bile, üçüncü (Bu derece dahil) dereceye kadar olan civar hısımlarına;


633

 

             3. Kanuni temsilcisi veya vekili bulundukları kimselere;

             Ait vergi inceleme ve takdir işleriyle uğraşamazlar. İtiraz ve temyiz komisyonlarına intikal eden olaylar hakkında karar veremezler veya bu kararlara iştirak edemezler.

             Vergi muameleleri, incelemeleri ve ihtilafları ile görevli memurlar, mükelleflerin vergi kanunlarının uygulanmasiyle ilgili hesap, yazı ve sair özel işlerini ücretsiz de olsa yapamazlar.

             Madde 14 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Vergi muamelelerinde ve vergi ihtilaflarında süreler Vergi Kanunu ile belli edilir.

             Kanunda açıkça yazılı olmıyan hallerde 15 günden aşağı olmamak şartiyle, bu süreyi, tebliği yapacak olan idare beli ve ilgiliye tebliğ eder.

             Madde 16 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Vergi kanunlarında hüküm bulunmıyan hallerde, ölüm dolayısiyle mirasçılara geçen ödevlerin yerine getirilmesinde bildirme, beyanname verme ve itiraz ve temyiz sürelerine üç ay eklenir.

             Madde 26 fıkra bir, bent (11) – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Vergiye itiraz ve düzeltme ile ilgili hükümlere ait kısa bilgi

             Mükerrer Madde 30 fıkra beş – (19/2/1963 tarih ve 205 sayılı Kanunun hükmüdür.)               Verginin tahakkuku ve cezanın kesinleşmesi için geçmesi gereken itiraz müddeti mükellefin bilinen adresinde tebligat yapıldığı ahvalde tebliğ tarihinden, aksi halde işbu tutanakla tesbit olunan ilan tarihinden başlar.

             Madde 35 fıkra bir bent (11 ve 12) – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             11. İtiraz süresi;

             12. İtiraz şekli.

             Madde 41 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             40 ıncı madde gereğince kendilerine takdir komisyonu kararı verilen daire, kurum ve teşekküller, bu kararı inceliyerek aykırı gördükleri takdirlere karşı kararın kendilerine verildiği tarihten itibaren on beş gün içinde itiraz edebilirler.

             İtiraz komisyonunca verilecak kararlar aleyhine daire, kurum ve teşekküllerce on beş gün içinde Danıştaya başvurulabilir.

             Danıştay bu müracaat üzerine işi dosya üzerinde tercihan inceleyerek karara bağlar.

             Madde 45 bent (2) – (1/5/1981 tarih ve 2455 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             2. Götürü gider emsali: Büyük ve küçükbaş hayvanlar (Kümes hayvanları dahil) ile kara ve su avcılığı için % 80; diğer zirai ürünler için % 70 'dir.

             Madde 72 fıkra bir – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Takdir Komisyonu; illerde defterdarın, ilçelerde malmüdürünün (Müstakil vergi dairesi olan ilçelerde ilgili vergi dairesi müdürünün) veya bunların tevkil edecekleri memurların başkanlığı altında ilgili vergi dairesinin yetkiliiki memurundan ve seçilmiş iki üyeden kurulur.


634

 

             Madde 73 fıkra iki – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Komisyon toplantılarına mükellefin sanat veya meslek bakımından bağlı veya ilgili olduğu teşekkülden, servet takdiri işlerinde ise yalnız ticaret odasından seçilen üyeler iştirak eder. Ticaret odası ve mesleki teşekkül bulunmıyan yerlerde bunlar tarafından seçilecek üyeler, yukarıki esaslara göre belediyeler tarafından seçilir.

             Madde 84 – (19/2/1963 tarih ve 205 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.) Zirai Kazançlar İl Komisyonunun seçilmiş üyelerinden biri mahalli çiftçi birlikleri, biri il ziraat odası ve biri de il ticaret odası tarafından mıntıka çiftçileri arasından seçilir.

             Bu odalar ve birlikler valinin yazılı tebliği üzerine en geç bir ay içinde Komisyon üyelerini ve onların bir misli yedek üyeyi seçerek adlarını valiye bildirmeye mecburdurlar.

             Üyeler bu süre içinde seçilip bildirilmedikleri takdirde vali tarafından seçilir.

             Ziraat ve ticaret odaları ve çiftçi birlikleri bulunmayan yerlerde bunların seçeceği üyeler, aynı esaslar dairesinde belediyelerce seçilir.

             Madde 85 – (19/2/1963 tarih ve 205 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Zirai kazançlar merkez komisyonu, Maliye Bakanlığı Müsteşarının Başkanlığında, Gelirler Genel Müdürü, Gelirler Genel Müdürlüğünün iki, Tarım Bakanlığının üç, Çiftçi Birlikleri Federasyonunun bir, Ziraat Odaları Birliğinin iki ve Devlet Üretme Çiftlikleri Genel Müdürlüğünün bir temsilcisinden kurulur.

             Başkanın mazereti halinde Komisyona komisyon üyelerinden veya hariçten tevkil edeceği kimse Başkanlık eder.

             Mükerrer Madde 86 – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 117. nci maddesinde belirtilen mükelleflerin girecekleri dereceleri tayin etmek üzere aşağıdaki komisyonlar kurulur. Bu komisyonlar 86 ncı maddede belirtilen yetkileri haizdir.

             A) Merkez Özel Komisyonu Kuruluş Görev ve Yetkileri:

             Merkez Özel Komisyonu, Maliye Bakanlığı Müsteşarlığının başkanlığında, Gelirler Genel Müdürü, Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürü ile Türkiye Ticaret Odaları, Sanayi Odaları ve Ticaret Borsaları Birliğinin ve esnaf teşekküllerinin bağlı olduğu birliklerin gösterecekleri en az dört aday arasından Maliye Bakanınca seçilecek iki üyeden kurulur.

             Merkez Özel Komisyonu, il ve ilçe özel komisyonlarının kararlariyle tespit edilen derecelere yapılacak  itirazları inceler ve nihai olarak karara bağlar.  Merkez Özel Komisyonu Kararları Resmi Gazete ile ilan olunur.

             B) İl Özel Komisyonu Kuruluş, Görev ve Yetkileri:

             İl Özel Komisyonu, valinin veya mazereti halinde tevkil edeceği vali yardımcısının başkanlığında, defterdar, gelir müdürü ve ilgili mesleki teşekküllerin gösterecekleri en az dört aday arasından vali tarafından seçilecek iki üyeden kurulur.  Mesleki teşekkül bulunmayan yerlerde üyeler belediye meclisi üyeleri arasından seçilir.

             İl Özel Komisyonu, merkez ilçedeki mükelleflerin girecekleri dereceleri tespit ederek karara bağlar.


635

 

             C) İlçe Özel Komisyonu Kuruluş, Görev ve Yetkileri:

             İlçe Özel Komisyonu, kaymakamın başkanlığında mal müdürü (Müstakil vergi dairesi olan ilçelerde vergi dairesi müdürü), gelir vergi dairesinin bir memuru ve ilgili mesleki teşekküllerin gösterecekleri en az dört aday arasından kaymakamca seçilecek iki üyeden kurulur. Mesleki teşekkül bulunmayan yerlerde üyeler belediye meclisi üyeleri arasından seçilir.

             İlçe Özel Komisyonu, ilçedeki mükelleflerin girecekleri dereceleri tespit ederek karara bağlar.

             Merkez, il ve ilçe özel komisyonlarının seçilen üyeleri için aynı esaslara göre ayrıca iki yedek üye belirlenir.

             İl ve ilçe özel komisyonlarınca tespit edilen dereceler; mükelleflerin bağlı oldukları vergi dairelerinin ilan koymaya mahsus yerlerinde listeler halinde asılmak suretiyle ilan olunur.

             İlanın asılması keyfiyeti ve tarihi tutanakla tespit olunur.

             Mükellefler tespit edilen derecelerine, ilan tarihinden itibaren bir ayiçinde itiraz edebilirler. Ancak, bu itiraz peşin ödemenin tahakkuk ve tahsilini durdurmaz.

             Madde 92 – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Bu kısımda yazılı Komisyonlarla ortalama kar hadlerini tespit eden özel komisyonların (Zirai Kazançlar Merkez Komisyonu, Ortalama Kar Hadleri Merkez Komisyonu ile Mükerrer 86 ncı maddede yazılı Merkez Özel Komisyonu hariç) Başkan ve üyeleri ile Gelir Vergisi Kanununun 111 nci maddesinde yazılı komisyonun üyelerine bu komisyonlardaki görevleri dolayısıyla, mahalli defterdarlığın teklifi üzerine Maliye Bakanlığınca tayin olunacak miktarda ücret verilir.

             Ödenecek ücretin aylık miktarı, 5000 lirayı geçemez.

             Zirai Kazançlar Merkez Komisyonu, Ortalama Kar Hadleri Merkez Komisyonu ile Merkez Özel Komisyonu Başkan ve üyelerine bu  komisyonlardaki çalışmalar dolayısıyla verilecek ücret Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulu kararıyla tayin olunur.

             Madde 101 fıkra bir bent (6) – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             6. İtiraz ve temyiz dilekçelerinde ve cevaplarında gösterilen adresler;

             Madde 108 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Tebliğ olunan vesikalar, esasa müessir olmıyan şekil hatalarından dolayı hukuki kıymetlerini kaybetmezler; yalnız vergi ihbarı ile ilgili vesikalarda mükellefin adının, verginin nevi veya miktarının, itiraz veya temyiz sürelerinin hiç yazılmamış olması veyahut bu vesikaların görevli bir makam tarafından tanzim edilmemiş bulunması vesikayı hükümsüz kılar.

             Madde 112 bent (3) – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             3. İtiraz dolayısiyle 389 uncu madde mucibince tahsili durdurulan vergilerden taksit süreleri geçmiş olanlar, İtiraz Komisyonu kararına göre hesaplanan vergiye ait ihbarnamenin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde ödenir.


636

 

             Madde 121 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             İdarece tereddüt edilmiyen açık ve mutlak vergi hatları re'sen düzeltilir. Kendi aleyhlerine düzeltme yapılan kimselerin düzeltmeye itiraz etmek hakları mahfuzdur.

             Madde 122 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini mükellefler yazı ile istiyebilirler. Düzeltme talepleri 381 inci maddede yazılı itiraz dilekçeleri şeklinde tanzim olunur ve vergi dairesine verilir. Bunların posta ile taahhütlü olarak gönderilmesi caizdir.

             Madde 123 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Vergi dairesinin ilgili servisi düzeltme talebini, kendi mütalaasını dailave ederek, düzeltme merciine gönderir.Düzeltme mercii talebi yerinde gördüğü takdirde, düzeltmenin yapılmasını emreder; yerinde görmediği takdirde, keyfiyet düzeltmeyi isteyene yazı ile tebliğ olunur.

             Düzeltme taleplerinin müracaattan başlıyarak bir ay içinde incelenip karara bağlanması ve neticenin talepte bulunana bu süre içinde tebliğ olunması lazımdır.

             İtiraz süresi içinde düzeltme talebinde bulunanların bu talepleri reddolunduğu takdirde düzeltme talebi itiraz dilekçesi yerine geçer.

             Madde 124 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             İtiraz süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme istekleri reddolunanlar şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat edebilirler.

             Bu madde gereğince il özel idare vergileri hakkında valiliğe ve belediye vergileri hakkında belediye başkanlığına müracaat olunur.

             Madde 125 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             İtiraz veya temyiz komisyonlarından geçmiş olan muamelelerde vergi hataları bulunduğu takdirde, bu hatalar, komisyon kararları kesinleşmiş olsa bile, evvelki maddelerde yazılı usul dairesinde düzeltilebilir. Şu kadar ki; düzeltmenin yapılabilmesi için hatalar hakkında sözü geçen komisyonlar tarafından birkarar verilmemiş olması şarttır.

             Madde 126 fıkra bir bent (b) – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             b) İlan yolu ile tebliğ edilip itirazsız tahakkuk eden vergilerde mükellefe ödeme emirinin tebliğ edildiği;

             Mükerrer Madde 185 fıkra beş – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Perakende satışlarla sair hasılat, belgelerine dayanılarak deftere topluca yazılabilir.

             Madde 232 fıkra üç – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Yukardakiler dışında kalanların, birinci ve ikinci sınıf tüccarlardan ve defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerden satın aldıkları emtia veya oranlara yaptırdıkları iş bedelinin bin lirayı geçmesi veya bedeli bin liradan az olsa dahi istemeleri halinde emtiayı satanın veya işi yapanın fatura vermesi mecburidir.


637

 

             Madde 233 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Birinci ve ikinci sınıf tüccarlarla defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerin fatura vermek mecburiyetinde olmadıkları satışları aşağıdaki kayıtlardan her hangi biri ile tevsik olunur:

             2. Kasa veya satış fişlerinin dökümlerini ihtiva eden günlük bordrolar;

             3. Makineli kasaların kayıt ruloları ve rulosuzlarda günlük satış toplamının yazıldığı fişler;

             4. (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.) Giriş ve yolcu taşıma biletleri.

             Fıkra iki ve üç – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Perakende satış fişi ile giriş ve yolcu taşıma biletleri seri ve sıra numarası dahilinde teselsül ettirilir. Bu fiş ve biletler kopyalı iki nüsha olarak tanzim edilir ve bir nüshası müşteriye verilir.

             İşletme vergisi mükellefleri tarafından tanzim edilen perakende satış belgeleri, perakende satış fişi yerine geçer.

             Madde 248 fıkra dört – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             En az geçim indiriminin uygulanmasında, karnedeki kayıtlar, bunların vergi dairesine tescil ettirildiği tarihten evvelki zamanlar için nazara alınmaz.

             Madde 249 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Gelir Vergisinde en az geçim indiriminden faydalanabilmek için karne almak mecburiyetinde olanlar, medeni hal ve aile durumu hakkında vergi karnesine yazılmış olan bilgiler ve bunlarda vakı olan değişiklikler mükellefin ikamet ettiği veya çalıştığı mahallenin muhtarına tasdik ettirilir. Buna imkan olmıyan hallerde mükellefin karneye yazdığı bilgilerin doğruluğu idari tahkikatla tesbit olunur ve karnenin tescili tahkikat neticesinde yapılır.

             Madde 255 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Mükellefler bu kanuna göre aldıkları vergi karnelerini, işin devam ettiği, en az geçim indirimi ile ilgili olanlar bu indirimden faydalandıkları sürece muhafaza ederler.

             Madde 257 fıkra bir bent (4) – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             4. Bina ve arazinin rayiç bedelinin tespitinde değeri tespit edilecek bina ve araziyi, takdir komisyonuna gösterip gezdirmek, bu gibi gayrimenkulleringenel ahvaline, kullanılış tarzına ve kirada ise kiranın miktarına müteallik her türlü bilgileri vermek (Bu fıkrada yazılı mecburiyetler kiracılara da şamildir.);

             Mükerrer Madde 257 – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Maliye Bakanlığı, bu Kanuna göre tutulacak defter ve düzenlenecek belgeler ile bunlara ek olarak tutulması veya düzenlenmesini uygun gördüğü defter ve belgelerin mahiyeti, şekil ve ihtiva edeceği hususları belirlemeye ve bunlarda değişiklik yapmaya; bunlar için tasdik, muhafaza ve ibraz mecburiyeti koymayave kaldırmaya, gerektiğinde mühürlü otomatik kasa kullandırmaya yetkilidir.

             Madde 267 fıkra beş – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Üçüncü sıra: (Takdir esası) Yukarıda yazılı esaslara göre belli edilemiyen emsal bedelleri ilgililerin müracaatı üzerine takdir komisyonunca takdir yolu ile belli edilir. Takdirler, maliyet bedeli ve piyasa kıymetleri araştırılmak ve kullanıl mış  eşya için ayrıca yıpranma dereceleri nazara alınmak suretiyle yapılır. Takdir edilen bedellere mükelleflerin itiraz hakkı mahfuzdur. Ancak, bu itiraz verginin tahakkuk ve tahsilini durdurmaz.

 


638

 

             Madde 298 – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Bu bölümde yazılı emsal bedelleri ile alacak ve borçlar ve rayiç bedeller 72 nci maddede yazılı takdir komisyonları tarafından tespit olunur.

             Madde 344 fıkra son – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Bu maddenin 1 - 6 numaralı bentlerinde belirtilen hallerde, 8 numaralı bentte yer alan had ve miktarlar aranmaz.

             Madde 353 bent (1) paragraf (2) ve bent (2) – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Bir takvim yılı içinde tespit olunan yukarda yazılı usulsüzlüklerin hepsi için kesilecek cezaların toplamı ellibin lirayı aşamaz.

             2. Bu Kanuna göre 233 ncü maddede yazılı perakende satış vesikaları ile taşıma irsaliyesi, sevk irsaliyesi, yolcu listesi ve müşteri listesi kullanmak mecburiyetinde olanların yukarıda yazılı belgeleri kullanmadıklarının, irsaliyeve yolcu listesini ayrıca taşıtta bulundurmadıklarının tespiti halinde, kullanmadıkları veya bulundurmadıkları her bir belge için 5000 lira özel usulsüzlük cezası kesilir.

             Madde 366 bent (11) – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             11. İtiraz veya temyiz süresi.

             Madde 367 fıkra bir – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Yaptıkları inceleme sırasında 344 ncü maddenin 1 - 6 numaralı bentlerinde yazılı suçları veya bu suçlara teşebbüsü tespit eden Maliye Müfettişleri Hesap Uzmanları ile bunların Muavinleri ve Gelirler Kontrolörleri tarafından doğrudan doğruya ve vergi incelemesine yetkili olan diğer memurlar tarafından ilgili vergi dairesinin bağlı bulunduğu defterdarlığın mütalaasıyla, keyfiyetin yetkili Cumhuriyet Savcılığına bildirilmesi mecburidir.

             Madde 368 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Vergi cezaları:

             1. Cezaya itiraz edilmemişse itiraz süresinin bittiği tarihten;

             2. (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.) Cezaya itiraz edilmişse, İtiraz Komisyonu kararı üzerine vergi dairesince düzenlenecek ihbarnamenin ilgiliye tebliğ tarihinden;

             Başlanarak bir ay içinde ödenir.

             Madde 374 fıkra bir bent (1) – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             1. Cezanın bağlı olduğu vergi alacağının doğduğu takvim yılını takibeden yılın birinci gününden başlayarak kusur, ağır kusur ve kaçakçılık ile 353 ncüve mükerrer 355 nci maddeler uyarınca kesilecek usulsüzlük cezalarında 5 yıl (114 ncü maddenin ikinci fıkrası hükmü ceza zamanaşımı için de geçerlidir.);

             Madde 376 – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Re'sen veya ikmalen tarh edilen vergi veya vergi farkını ve aşağıda gösterilen indirimlerden artakalan kaçakçılık ağır kusur, kusur ve usulsüzlük (Özel usulsüzlük hariç) cezalarını mükellef veya vergi sorumlusu itiraz süresi içindeilgili vergi dairesine müracaatla vadesinde veya 6183 sayılı Kanunda zikredilen neviden teminat göstererek vadenin bitmesinden itibaren üç ay içinde ödeyeceğini bildirirse:

 


639

 

             1. Kaçakçılık ağır kusur veya kusur dolayısıyla kesilen cezanın birinci defada üçte ikisi;

             2. Müteakiben kesilen cezaların üçte biri;

             3. Usulsüzlük cezasının üçte biri;

             İndirilir.

             Mükellef veya sorumlu ödeyeceğini bildirdiği vergi ve vergi cezası farkını yukarıda yazılı süre içinde ödemez veya itiraz ederse bu madde hükmünden faydalandırılmaz.

             Yukarıdaki hükümler vergi aslına tabi olmaksızın kesilen usulsüzlük cezalaları hakkında da uygulanır.

             Ek Madde 1 bent (5) – (19/2/1963 tarih ve 205 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             5. Tarhiyatı veya ceza kesmeyi gerektiren sebeplerin; Vergiler Temyiz Komisyonu ile Danıştay veya Maliye Bakanlığı tarafından, mümasil hadiselerde başka yönden mütalaa edilmiş bulunması.

             Ek Madde 4 fıkra iki – (19/2/1963 tarih ve 205 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Uzlaşma talebi, mükellef veya cezaya muhatap olanlar için vergi mahkemesinde dava açma süresi içinde yapılır.

             Ek Madde 6 fıkra iki – (19/2/1963 tarih ve 205 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Mükellef veya adına ceza kesilen; üzerinde uzlaşılan ve tutanakla tesbit olunan hususlar hakkında bilahara hiçbir mercie (Danıştay dahil) itiraz ve şikayette bulunamaz.

             Ek Madde 7 – (19/2/1963 tarih ve 205 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Müddeti içinde uzlaşma talebinde bulunan mükellef veya ceza muhatabı uzlaşma talep ettiği vergi veya ceza için, ancak uzlaşma vakı olmadığı takdirde itiraz yoluna gidebilir.

             Mükellef veya ceza muhatabı ayı vergi veya ceza için uzlaşma talebinden önce itiraz etmişse itirazı, uzlaşma işleminin sonuca bağlanmasından önce itiraz komisyonlarınca incelenmez; herhangi bir sebeple incelenir ve karara bağlanırsa bu karar hükümsüz sayılır.

             Uzlaşmanın vakı olması halinde mükellef, üzerinde uzlaşılan vergi ve cezaya (Bunlardan birisi üzerinde uzlaşılmış olsa dahi her ikisine); adına sadece ceza kesilmiş bulunan, üzerinde uzlaşılan işbu cezaya itiraz edemez.

             Uzlaşmanın vakı olmaması halinde mükellef veya ceza muhatabı; tarhedilen vergiye veya kesilen cezaya, uzlaşmanın vakı olmadığına dair tutanağın kendisine tebliğinden itibaren genel hükümler dairesinde ve yetkili itiraz komisyonu nezdinde itiraz edebilir. Bu takdirde, itiraz müddeti bitmiş veya 15 günden az kalmış ise bu müddet tutanağın tebliği tarihinden itibaren 15 gün olarak uzar.

             Uzlaşmanın vakı olmaması halinde, yukarıdaki ikinci fıkra uyarınca durdurulmuş olan itiraz incelemelerine, keyfiyetin vergi dairesince işarı üzerine İtiraz Komisyonunda devam olunur.


640

 

             Ek Madde 8 bent (2) – (19/2/1963 tarih ve 205 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             2. Uzlaşma vakı olmadığı takdirde, bu kanunun 112,368 ve 389 uncu maddeleri hükümleri dairesinde;

             Ödenir.

             Madde 377 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Mükellefler ve kendilerine vergi cezası kesilenler tarh edilen vergilere ve kesilen cezalara itiraz edebilirler.

             Vergi dairesi, tahrir, tadilat ve takdir komisyonlarınca tahmin ve takdir olunan matrahlara itiraz edebilir. Tahrir ve tadilat komisyonlarınca tahmin ve takdir olunan matrahlara ilözel idareleri adına itiraz etme yetkisi il merkezinde özel saymanlık gelir müdürü, olmıyan yerlerde gelir memuru, ilçelerde özel saymanlık gelir memurları, şube kuruluşu olan yerlerde tahakkuk şubesi başmemurları veya bu görevleri yapanlar tarafından kullanılır.

             Belediyelerde itiraz yetkisini belediye adına varidat müdürü, olmıyan yerlerde hesap işleri müdürü veya o görevi yapan kullanır.

             Madde 378 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             İtirazda bulunabilmek için verginin tarh edilmesi, cezanın kesilmesi veya tahrir, tadilat, takdir komisyonları kararlarının tebliğ edilmiş olması; tevkif yoliyle alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin yapılmış ve ödemeyi yapan tarafından verginin kesilmiş olması lazımdır.

             Mükellefler beyan ettikleri matrahlara ve bu matrahlar üzerinden tarh edi len vergilere itiraz edemezler (Bu kanunun vergi hatalarına ait hükümleri mahfuzdur.)

             11 – 21/1/1983 tarih ve 2791 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 30, 112, M. 257, 313, 315, M. 315, 318, Ek 3, Geçici 11)

             Madde 30 fıkra bir – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Re'sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunamayan hallerde takdir komisyonlarınca tespit edilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergitarh edilmesidir.

             Fıkra dört – (26/6/1964 tarih ve 485 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Vergi beyannamelerini kanuni sürenin sonunda itibaren 15 gün geçtikten sonra vermiş olanlara bu beyannamelerinde gösterdikleri gelir üzerinden gerekli tarhiyat yapılır Takdir ve Komisyonunca mükellefin beyanından fazla bir matrah takdir olunduğu ahvalde bu fark nazara alınmak suretiyle re'sen vergi tarh olunur.

             Madde 112 bent (3) – (23/6/1982 tarih ve 2686 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             3. Vergi mahkemesinde dava açma dolayısıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 27 nci maddesinin 8 numaralı bendi gereğince tahsili durdurulan vergilerden taksit süreleri geçmiş olanlar, Vergi Mahkemesi kararına görehesaplanan vergiye ait ihbarnamenin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde ödenir.


641

 

             Mükerrer Madde 257 – (23/6/1982 tarih ve 2686 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Maliye Bakanlığı bu Kanuna göre tutulacak defter ve düzenlenecek belgeler ile bunlara ek olarak tutulması veya düzenlenmesini uygun gördüğü defter ve belgelerin mahiyeti, şekli ve ihtiva edeceği hususları belirlemeye ve bunlarda değişiklik yapmaya; bunlar için tasdik, muhafaza ve ibraz mecburiyeti koymayave kaldırmaya gerektiğinde makineli kasa kullandırmaya yetkilidir.

             Madde 313 fıkra bir – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             İşletmede bir yıldan fazla kullanılan ve yıpranmaya, aşınmaya veya kıymetten düşmeye maruz bulunan gayrimenkullerle 269 uncu madde gereğince gayrimenkul gibi değerlenen iktisadi kıymetlerin, alet, edevat, mefruşat ve demirbaşlarınve sinema filmlerinin birinci kısımdaki esaslara göre tesbit edilen değerinin, bunların kullanılabilecekleri süre zarfında yok edilmesi amortisman mevzuunu teşkil eder.

             Madde 315 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Amortismana tabi iktisadi kıymetlerin değeri ilgili Bakanlıklarla Ticaretve Sanayi Odaları, Ticaret Odaları, Sanayi Odaları ve Ticaret Borsaları Birliğinin mütalaası alınarak Maliye Bakanlığınca tesbit ve ilan olunan nispetler üzerinden yok edilir.

             Amortisman nispetlerinin tesbitinde:

             1. Belli iş ve sanat kolları ayrı ayrı nazara alınır;

             2. Amortismana tabi kıymetlerin tecrübeye dayanan ortalama ömürleri hesaba katılır.

             Mükerrer madde 315 fıkra iki bent (2) – (14/2/1963 tarih ve 205 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             2. Bu usulde uygulanacak amortisman nispeti % 25 i geçmemek üzere normal amortisman nispetinin 2 katıdır.

             Madde 318 fıkra iki – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             İcabında, normal amortismanlar nispetleri 315 inci maddede yazılı usulegöre değiştirilebilir. Şu kadar ki, bir kere tesbit edilen nispetlerin yürürlük süresi üç yıldan az olamaz.

             Ek Madde 3 fıkra dört – (26/6/1964 tarih ve 485 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Maliye Bakanlığı lüzum gördüğü mahallerde ortalama kar haddi ve gider esaslariyle ilgili uzlaşma taleplerinin incelenmesi için ayrı uzlaşma komisyonları teşkil ve bu komisyonların kimlerden terekkübedeceğini tayin edebilir.

             Geçici Madde 11 – (19/2/1963 tarih ve 205 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Bilanço esasına göre defter tutan Gelir ve Kurumlar Vergisi mükellefleri (Kollektif, adi komandit ve adi şirketler dahil) bilançolarına dahil amortismana tabi iktisadi kıymetleri ve bu kıymetler üzerinden ayrılmış olup bilançolarının pasifinde gösterilen amortismanları, Maliye Bakanlığınca tesbit olunacak emsallerle çarpmak suretiyle aşağıdaki şartlarla yeniden değerlerler:

             1. Yeniden değerleme neticesinde doğacak değer artışı, bilançonun pasifinde özel bir fon hesabında gösterilir.

             Değer artışı, amortismana tabi iktisadi kıymetlerin yeniden değerlenmesinden önceki net bilanço aktif değerlerinin, bu kıymetlere emsal tatbikından sonra bulunacak net bilanço aktif değerlerinden indirilmesi suretiyle bulunur.


642

 

             Net bilanço aktif değeri, iktisadi kıymetlerin bilançonun aktifinde yazılı değerinden pasifte yazılı amortismanın tenzili suretiyle bulunan miktarı ifade eder.

             2. Pasifte gösterilen değer artışı sermayeye ilave edildiği, teşebbüs sahibi veya ortaklar tarafından işletmeden çekildiği veya herhangi bir suretle başka bir hesaba nakledildiği takdirde, bu ameliyenin yapıldığı dönemin kazancı sayılarak vergiye tabi tutulur.

             3. Yeniden değerlemeye tabi tutulan iktisadi kıymetlerin amortismanları, değerlemenin yapıldığı hesap döneminden itibaren yeni değerleri üzerinden ayrılır.

             4. Pasifte gösterilen değer artışları yukarki 2 numaralı bent gereğince vergiye tabi tutulmuş ise yeni değerler üzerinden her yıl ayrılan amortismanların tamamı giderler arasına dahil edilir.

             Değer artışlarının tamamı fon hesabında aynen muhafaza edildiği takdirde yeni değer üzerinden ayrılan amortismanın tamamı yine gider kaydedilmekle beraber bunun değerlemeden mütevellit kıymet artışına tekabül eden kısmı aynı yılın kar ve zarar hesabına alacak yazılır.

             Bu suretle işletmenin o yıla ait ticari kazançlarından indirilmemiş ve dolayısiyle vergiye tabi tutulmuş bulunan amortisman farkları tutarı kadar bir meblağ, ayrıca vergileme bahis konusu olmaksızın, fon hesabına borç yazılmak suretiyle sermayeye ilave olunabileceği gibi işletmeden de çekilebilir veya başka bir hesaba naklolunabilir.

             5. Bilançonun pasifinde özel bir fon hesabında topluca gösterilen değer artışları yekünundan yeniden değerlemeye tabi tutulan iktisadi kıymetlerin her birine isabet eden miktarlar ile bunların hesap şekilleri envanter defterinin ayrı bir sayfasında müfredatlı olarak gösterilir.

             6. Yeniden değerlemeye tabi tutulan iktisadi kıymetlerin satışı halinde bunların fon hesabına dahil bulunan hisseleri aynen amortismanlar gibi muameleye tabi tutularak mezkür fon hesabından çıkarılır. Ancak, yukarıki 2 ve 4 numaralı bentler gereğince bu hisselerin tamamı veya bir kısmı fon hesabından daha evvel çıkarılmış ise satış kar veya zararın hesabında sadece bakiye fonda kalmış bulunan değer artışı hisseleri nazara alınır.

             Bu maddeye göre yeniden değerlemenin yapılacağı zaman ve değerlemede nazara alınacak emsaller Maliye Bakanlığınca tesbit ve Resmi Gazete ile ilan olunur.

             12 – 18/4/1984 tarih ve 2995 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları:352,358)

             Madde 352 I. derece usulsüzlüklere ait bent (10) – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             10. Yıllık beyannamede servet bildiriminde bulunulmaması.

             II. derece usulsüzlüklere ait bent (3) – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             3. Yıllık beyannamede hiç gider bildiriminde bulunulmaması veya gider unsurlarından bir kısmının bildirilmemesi;

             Madde 358 – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             344 ncü maddenin 1 - 6 numaralı  bendlerinde  yazılı  fiilleri  veya  bir  hesap  dönemi içinde  ayrı  tarihlerde  en  az  iki  defa  fatura,  taşıma  irsaliyesi,  sevk  irsaliyesi,  müstahsil  makbuzu, gider pusulası veya serbest meslek makbuzu düzenlememe


643

 

 fiilleri, verginin tarhı için kanunda belli edilen sürenin girmesinden önce meydana çıkarılanlar ile vergi daireleri veya vergi incelemesi yapanlarca vaki yazılı talebe rağmen servet beyanında bulunmayanlar, bu fiillerin vergi ziyaınımucip olup olmayacağına bakılmadan kaçakçılığa teşebbüs etmiş sayılırlar.

             Bu maddenin uygulanmasında 5 nci maddede yazılı esaslara göre levha asma mecburiyetine bir hesap dönemi içinde üç defa uymadıkları tespit edilenler kaçakçılığa teşebbüs etmiş addolunur. Şu kadarki bu fıkra hükmünün uygulanabilmesi için ikinci tespit tarihinden itibaren asgari 15 gün geçmiş olması gerekir.

             13 – 4/12/1984 tarih ve 3094 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numarası: Geçici 11)

             Geçici Madde 11 – (21/1/1983 tarih ve 2791 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Bilanço esasına göre defter tutan Gelir ve Kurumlar Vergisi mükellefleri (İmtiyazlı şirketler ve dar mükellefler hariç; kollektif, adı komandit ve adişirketler dahil) bilançolarına dahil amortismana tabi iktisadi kıymetleri ve bukıymetler üzerinden ayrılmış olup bilançolarının pasifinde gösterilen amortismanları, 1982 hesap dönemi sonu itibariyle aşağıdaki şartlarla yeniden değerleyebilirler. Şu kadarki, İktisadi Devlet Teşekküllerinin yeniden değerleme yapmaları zorunludur.

             1. Değeri 5000 lirayı geçmeyen iktisadi kıymetler, iktisadi kıymetlerin maliyet bedellerine eklenmiş bulunan kur farkları, sinema filmleri, alameti farika hakları, peştemallıklar, özel maliyet bedelleri, ilk tesis ve taazzuv giderleri, organizasyon, etüt ve arama giderleri ile mahiyetleri ve amortisman süre ve tarzları itibariyle bunlara benzeyen sair aktif kıymetler yeniden değerleme kapsamına girmezler.

             2. İktisadi kıymetler ve bu kıymetler için geçmiş yıllarda ayrılmış olan amortismanlar, iktisadi kıymetlerin bilançonun aktifine dahil edildikleri yıla ait katsayı ile çarpılmak suretiyle yeniden değerlenirler.

             Kendilerine özel hesap dönemi tayin olunan mükelleflerin bilançolarına bu dönemler içinde dahil ettikleri iktisadi kıymetlerin ve bu kıymetler için geçmiş yıllarda ayrılmış olan amortismanların değerlenmesinde, özel hesap dönemlerinin kapandığı takvim yıllarına ait katsayılar esas alınır.

             3. Yeniden değerleme neticesinde doğacak değer artışı, bilançonun pasifinde özel bir fon hesabında gösterilir.

             Değer artışı, amortismana tabi iktisadi kıymetlerin yeniden değerlenmesinden önceki net bilanço aktif değerlerinin, bu kıymetlere katsayı tatbikinden sonra bulunacak net bilanço aktif değerlerinden indirilmesi suretiyle bulunur.

             Net bilanço aktif değeri, iktisadi kıymetlerin bilançonun aktifinde yazılı değerlerinden, pasifte yazılı amortismanın tenzili suretiyle bulunan miktarı ifade eder.

             Bu değerin tespitinde, 320 nci maddenin son fıkrasına göre ayrılmış sayılan amortismanlar da fillen ayrılmış kabul edilir.

             4.a) Bilanço esasına göre defter tutan gelir vergisi mükellefleri (Kollektif, adi komandit ve adi şirketler dahil) bilançolarını yeniden değerlemeleri halinde, değer artışını pasifte özel bir fon hesabında tutarlar ve iktisadi kıymetlerin değerlemeden önceki değerleri üzerinden amortisman ayırmaya devam ederler.

             b) Kurumlar Vergisi mükellefleri, pasifte özel bir fon hesabında gösterilendeğer artışının tamamını sermayelerine ilave  edebilirler. Bu  suretle  sermayeye  ekle-


644

 

nen değer artışları, ortaklar tarafından işletmeye ilave edilmiş kıymetler olarak kabul edilir. Değerleme yapılan kuruma iştirak eden işletmelerin aktifinde bu nedenle meydana gelen artışlar pasifte özel bir karşılık hesabında gösterilir ve bu karşılık sermayenin cüzü addolunur. Karşılık hesabında gösterilen değer artışı kurumlar tarafından sermayeye eklenebilir. Bu işlemler kar dağıtımı sayılmaz.

             Amortismana tabi sabit kıymetlerin yeniden değerlemeye tabi tutan kurumlar,yeniden değerlemenin yapıldığı hesap dönemini takip eden hesap döneminden itibaren sabit kıymetlerini yeni değerleri üzerinden itfa ederler. Şu kadar ki, gayrimenkuller yeniden değerlemeden önceki kıymetleri üzerinden amortismanatabi tutulur.

             5. Bankalar, yeniden değerleme neticesinde doğacak değer artışlarını, nakit karşılığı hisse senedi ihracı suretiyle sermaye artırımına gidilmesi ve taahhüt edilen pay bedellerinin ödenmesi şartıyla sermayelerine ekleyebilirler. Ancak, her yıl sermayeye eklenecek değer artışı, taahhüt edilen pay bedellerinin ödenen kısmına isabet eden miktarı aşamaz.

             5/11/1981 tarihinden bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar sermayelerini artıran bankaların, sözkonusu sermaye artırımları ile ödenen pay bedelleri, bu bent uyarınca nakit karşılığı yapılmış sermaye artırımı olarak kabul ve ödenen pay bedellerine tekabül eden değer artışları sermayeye ilave edilir.

             6. Bilançonun pasifinde özel bir fon hesabında tutulan değer artışları, Türk Ticaret Kanununun 422 nci maddesinin uygulamasında ödenmiş sermaye, Bankalar Kanununun uygulanmasında ise ihtiyat addolunur.

             7. Değer artış fonu, sermayeye ilave dışında herhangi bir suretle başka bir hesaba nakledildiği veya işletmeden çekildiği takdirde, bu işlemin yapıldığı dönemin kazancı sayılarak vergiye tabi tutulur.

             8. Yeniden değerlemeye tabi tutulan iktisadi kıymetlerin her birine isabet eden değer artışları ile bunların hesap şekilleri amortisman kayıtlarında müfredatlı olarak gösterilir.

             9. Yeniden değerlemeye tabi tutulan iktisadi kıymetlerin satışı halinde, bunlara isabet eden değer artışları aynen amortismanlar gibi muameleye tabi tutulur.

             10. 31/12/1982 tarihi itibariyle yapılacak değerlemede esas alınacak kat–sayılar şunlardır:

             1982 yılında aktifleştirilen amortismana tabi sabit kıymetler için                            1

             1981 yılında aktifleştirilen amortismana tabi sabit kıymetler için                            2

             1980 yılında aktifleştirilen amortismana tabi sabit kıymetler için                            3

             1979 yılında aktifleştirilen amortismana tabi sabit kıymetler için                            4

             1978 yılında aktifleştirilen amortismana tabi sabit kıymetler için                            5

             1977 yılında aktifleştirilen amortismana tabi sabit kıymetler için                            6

             1976 yılında aktifleştirilen amortismana tabi sabit kıymetler için                            7

             1975 yılında aktifleştirilen amortismana tabi sabit kıymetler için                            8

             1974 yılında aktifleştirilen amortismana tabi sabit kıymetler için                            9

             1973 yılında aktifleştirilen amortismana tabi sabit kıymetler için                          10

             1972 yılında ve önceki yıllarda aktifleştirilen  amortismana  tabi

             sabit kıymetler için                                                                                                  11

             Yeniden değerlemeye ilişkin diğer hususları tespit etmeye, gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri için yukarıdaki esaslar dışına çıkan uygulamalar iledevir ve nevi değiştirmeleri önleyici düzenlemeler getirmeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.


645

 

             14 – 10/4/1985 tarih ve 3181 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: ( Madde numarası: 342)

             Madde 342 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Beyannameli mükellefiyetlerde tahakkuk muamelesi yapılmak için beyanname verme süresinin sonundan başlıyarak 15 gün beklenir. Beyanname bu süre için deverilirse vergi zıyaı olmamış sayılır.

             Veraset ve İntikal Vergisinde mükellefe tebliğ edilmek şartı ile yeniden 15 günlük bir mühlet verilir. Bu hususta da yukarıki hüküm cari olur.

             15 – 30/5/1985 tarih ve 3210 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: Mükerrer 49,73,74 Usulsüzlük Cezalarına ait cetvel)

             Mükerrer Madde 49 bent (b) – (23/6/1982 tarih ve 2686 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             b) Takdir komisyonlarının arsalara ait asgari ölçüde birim değer tespitine ilişkin takdirleri genel beyanın yapılacağı sürenin başlangıcından en az altıay önce karara bağlanarak takdirin ilgili bulunduğu il ve ilçe merkezlerindeki ticaret odalarına, ticaret odası bulunmayan yerlerde belediyelere ve ilgilivergi dairelerine imza karşılığında verilir.

             Takdir komisyonlarının bu kararlarına karşı kendilerine karar tebliğ edilen daire, kurum ve teşekküller 15 gün içinde ilgili vergi mahkemesi nezdinde dava açabilirler. Vergi mahkemelerince verilecek kararlar aleyhine 15 gün içinde Danıştaya başvurulabilir.

             Kesinleşen asgari ölçüde arsa birim değerleri, ilgili vergi dairelerinde ve muhtarlıklarda uygun bir yere asılmak suretiyle genel beyan süresince ilan edilir.

             Madde 73 fıkra iki parantez içi hüküm – (23/6/1982 tarih ve 2686 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             (Arsalara ait asgari ölçüde birim değerlerin tespiti sırasında Ticaret Odasından seçilen üyelerden biri yerine tespitin yapılacağı vergi dairesi faaliyetbölgesinin mahalle muhtarlarından, mahallin en büyük mülki idare amirince seçilmiş birisi)

             Madde 74 fıkra bir bent (c) – (23/6/1982 tarih ve 2686 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             c) 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 20 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca arsalar için mahalle muhtarlıkları itibariyle asgari ölçüde birim değer tespit etmek (Bu değerlerin tespitinde, Emlak Vergisi Kanununun 31 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan normlardan ve bu maddeye göre hazırlanmış bulunan tüzük hükümleri ile gerektiğinde bilirkişiden yararlanılır).

             Usulsüzlük cezalarına ait cetvelin ihtar hükümlerine dair:

             Bent (3) – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             3. Emlak Vergisine ait usulsüzlükler, bu cetvelin mükellef grupları sütununun 4 ncü sırasına göre cezalandırılır.

             16 – 4/12/1985 tarih ve 3239 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 49, M. 49, 72,74, 75, 104, 112, 114, 127, 149, 168, 177, 183, 201, 202, 203, 206, 221, 230,231, 232, 233, M. 257, 313, 343, 344, 345, M. 347, 352, 353, M. 355, 356, 358, 361, 371, 376, Ek 4, 377)


646

 

             Madde 49 – (19/2/1963 tarih ve 205 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Zirai kazanç ölçüleri üç yıl için tesbit olunur. Şu kadar ki ölçülerin tesbitine esas olan unsurlarda önemli değişiklikler vuku bulduğunun anlaşılması halinde, Zirai Kazançlar Merkez Komisyonu, bu ölçülerin uygulama süresini lüzumlu gördüğü zirai faaliyet ve mahsul nevileri için bir yıldan aşağı olmamak üzere kısaltmaya yetkilidir.

             Mükerrer Madde 49 bent (b ve d) – (30/5/1985 tarih ve 3210 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             b) Takdir Komisyonlarının arsalara ait asgari ölçüde birim değer tespitine ilişkin takdirleri genel beyanın yapılacağı sürenin başlangıcından en az altıay önce karara bağlanarak takdirin ilgili bulunduğu il ve ilçe merkezlerindeki ticaret odalarına, ziraat odalarına ve ilgili mahalle ve köy muhtarlıkları ile vergi dairelerine imza karşılığında verilir.

             Takdir komisyonlarının bu kararlarına karşı kendilerine karar tebliğ edilen daire, kurum, teşekkül ve muhtarlıklar 15 gün içinde ilgili vergi mahkemesi nezdinde dava açabilirler. Vergi mahkemelerince verilecek kararlar aleyhine15 gün içinde Danıştaya başvurulabilir.

             Kesinleşen asgari ölçüde arsa birim değerleri, ilgili vergi dairelerinde ve muhtarlıklarda uygun bir yere asılmak suretiyle genel beyan süresince ilane dilir.

             d) (a) ve (b) fıkralarındaki bina metrekare normal inşaat maliyet bedelleri ile arsalara ait asgari ölçüde birim değer tespitlerine ilişkin süreleri Emlak Vergisi genel beyan dönemleri ile ilgili olmak üzere gerektiği ölçüde kısaltmaya Maliye ve Gümrük Bakanlığı yetkilidir.

             Madde 72 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             (23/6/1982 tarih ve 2686 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Takdir Komisyonu; illerde defterdarın, ilçelerde malmüdürünün (müstakil vergi dairesi olan ilçelerde ilgili vergi dairesi müdürünün) veya bunların tevkil edecekleri memurların başkanlığı altında ilgili vergi dairesinin yetkili iki memuru (arsalara ait asgari ölçüde birim değerlerin tespiti sırasında ise vergi dairesi memurlarından biri yerine tapu sicil muhafızı veya tevkil edeceği bir memur) ile seçilmiş iki üyeden kurulur.

             Takdir komisyonları daimi veya geçici olurlar. Daimi komisyonların nerelerde kurulacağını Maliye Bakanlığı belli eder.

             Daimi komisyon bulunmıyan yerlerde takdir işleri geçici komisyonlar tarafından görülür.

             Madde 74 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Takdir komisyonunun görevleri şunlardır:

             a) Yetkili makamlardan istenilen matrah ve servet takdirlerini yapmak;

             b) Vergi kanunlarında yazılı fiyat, ücret veya sair matrah ve kıymetleri takdir etmek (Bu gibi takdirler de takdir kararına bağlanır).

             Takdir komisyonu bu görevlerini yaparken takdir sebepleri bulunup bulunmadığını incelemez. Yalnız hatalı gördüğü muamelelerde, ilgili vergi dairesini yazı ile ikaz etmeye mecburdur.

             c) (30/5/1985 tarih ve 3210 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             1319 sayılı EmlakVergisi Kanununun 20 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca arsalar için her mahalle ve arsa sayılacak parsellenmemiş arazide her köyün cadde, sokak veya değer bakımından farklı bölgeleri (turistik bölgelerde değer bakı-


647

 

mından farklı olanlar  Maliye ve  Gümrük Bakanlığınca tespit edilecek pafta, ada veya parsel)itibariyle asgari ölçüde birim değer tespit etmek (Bu değerlerin tespitinde, Emlak Vergisi Kanununun 31 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan normlardan ve bu maddeye göre hazırlanmış bulunan tüzük hükümleri ile gerektiğinde bilirkişiden yararlanılır).

             Madde 75 fıkra bir – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Takdir komisyonu 74 üncü maddedeki görevleri dolayısiyle bu kanunda yazılı inceleme yetkisini haizdir.

             Madde 104 bent (3) – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             3. İstanbul Belediye sınırları dışındaki yerlerde ilan yolu ile yapılan tebliğin konusu bir milyon lirayı aşan vergi veya vergi cezasına taalluk ettiği takdirde ilan ayrıca Ankara ve İstanbul'da çıkan birer gazete ile yayınlanır.

             Madde 112 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             1. İkmalen veya re'sen tarh olunan vergiler taksit zamanlarından evvel tahakkuk etmişse taksit süreleri içinde; taksit süreleri kısmen veya tamamen geçtikten sonra tahakkuk etmişse; geçmiş taksitler tahakkuk tarihinden başlıyarak bir ay içinde ödenir.

             2. Memleketi terk ve ölüm gibi mükellefiyetin kalkmasını mucip haller dolayısiyle beyan üzerine tarholunan vergiler, beyanname verme süreleri içinde ödenir.

             Mükellefin, vadeleri mezkür süreden sonra gelen vergileri de aynı süre içinde alınır.

             Memleketi terk edenlerin, ölenlerin veya benzeri haller dolayısiyle mükellefiyetleri kalkanların ikmalen veya re'sen tarh olunan vergileri tahakkuk tarihinden başlıyarak bir ay içinde ödenir.

             Bu fıkrada yazılı tahsil süreleri Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun mucibince teminat gösterildiği takdirde, Vergi Kanuniyle belli taksit zamanına kadar ve taksit zamanı geçmiş ise üç ay uzatılır.

             3. (21/1/1983 tarih ve 2791 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Vergi Mahkemesinde dava açma dolayısıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 27 nci madde sinin 8 numaralı bendi gereğince tahsili durdurulan vergilerden taksit süreleri gelmiş olanlar, vergi mahkemesi kararına göre hesaplanan vergiye ait ihbarnamenin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde ödenir.

             Şu kadar ki, açtıkları dava sonucunda haksız çıkan mükellefler, ihtilaflı kısmın kesinleşen ve ödenmemiş olan miktarı üzerinden, vergi mahkemelerinde dava açma süresinin son gününü takip eden aybaşından itibaren, 6183 sayılı Kanuna göre tespit edilen tecil faizi oranında bir faizi de aynı süre içinde ödemek mecburiyetindedirler.

             Dava açılması nedeniyle tahsili duran vergiler mükellefler tarafından istenildiği takdirde davanın devamı sırasında da kısmen veya tamamen ödenebilir.

             Madde 114 fıkra dört – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Damga Resmine tabi olup resim ve cezası zamanaşımına uğrıyan evrakın hükmünden tarh zaman aşımı süresi dolduktan sonra faydalanıldığı takdirde mezkür evraka ait vergi alacağı yeniden doğar.


648

 

             Madde 127 – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Yoklamadan maksat; mükellefleri ve mükellefiyetle ilgili maddi olayları, kayıtları ve mevzuları araştırmak ve tespit etmektir. Yoklamaya yetkili memurlar vergi kanunlarının uygulanmasıyla ilgili olarak nakil vasıtalarında yolculisteleri ve nakliye irsaliyelerinin muhtevası ile taşınan yolcu ve malların miktar ve mahiyetini tesbit etmeye de yetkilidir.

             Madde 149 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Kamu idare ve müesseseleri vergi dairesince kendilerinden yazı ile istenecek bilgileri belli fasılalarla ve devamlı olarak yazı ile vermeye mecburdurlar.

             Madde 168 fıkra bir bent (1) – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             1. İşe başlama, değişiklik ve işi bırakma bildirmeleri;

             Bildirilecek olayın vukuu tarihinden başlıyarak bir ay;

             Madde 177 fıkra bir bent (1, 2 ve 3) – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             1. (28 Şubat 1963 tarihli 205 sayılı Kanunun 12 nci maddesiyle değişen 1, 2. 3 No.lu bentler) Satın aldıkları malları olduğu gibi veya işledikten sonra satan ve yıllık alımlarının tutarı 6 000 000 lirayı veya satışlarının tutarı 6 600 000 lirayı aşanlar;

             2. Birinci bentte yazılı olanların dışındaki işlerle uğraşıp da bir yıl içinde elde ettikleri gayri safi iş hasılatı 1 200 000 lirayı aşanlar;

             3. 1 ve 2 numaralı bentlerde yazılı işlerin birlikte yapılması halinde 2 numaralı bentte yazılı iş hasılatının beş katı ile yıllık satış tutarının toplam 6 000 000 lirayı aşanlar;

             Fıkra iki – (21/1/1983 tarih ve 2791 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Yukarıdaki bentlerde belirtilen maktu hadlerin herbirini ayrı ayrı üç katına kadar artırmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.

             Madde 183 fıkra iki ve üç – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Yevmiye defteri ciltli ve sahifeleri müteselsil sıra numaralı olur. İşleri ciltli yevmiye defteri tutulmasına imkan vermiyecek derecede geniş olan büyük mali, sınai ve ticari, müesseselerin mütaharrik yapraklı yevmiye defteri kullanmalarına Maliye Bakanlığınca müsaade olunabilir.

             Bu müesseselere, istedikleri takdirde tutulması mecburi diğer defterler için de aynı müsaade verilebilir.

             Madde 201 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Dahilde alınan İstihsal Vergisine tabi olan birinci sınıf tüccarlar Gider Vergileri Kanununa göre teslim sayılan muamelelerini kaydetmek üzere bir İstihsal Vergisi defteri) tutarlar. Bu defter en az aşağıdaki bilgileri ihtiva eder:

             1. Teslim tarihi;

             2. Malın kime teslim edildiği;

             3. Faturanın tarih ve numarası;

             4. Malın cinsi;

             5. Malın bedeli (Satış halinde satış bedeli, diğer hallerde emsal bedeli) veya yapılan işin ücreti.


649

 

             Madde 202 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             1 inci sınıf tüccarlar dışında kalıp da İstihsal Vergisine tabi bulunan mükellefler, giriş ve çıkış tablolarını ihtiva eden basit İstihsal Vergisi defteri tutarlar.

             Bu defterin giriş tablosuna satınalınan, imal edilmek veya bitim işleri yapılmak üzere müşteri tarafından tevdi olunan iptidai maddelerle diğer mallar tarih sırasiyle ve cins ve miktar itibariyle yazılır.

             Defterin çıkış tablosuna 201 nci maddede gösterilen malümat kaydolunur.

             Madde 203 fıkra üç ve beş – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             İşletme defteri tutanlar, basit İstihsal Vergisi defterindeki kayıtları mezkür defterde ayrı sütunlar açmak suretiyle gösterebilirler.

İstihlak Vergisine tabi müesseseler, imalat defteriyle İstihsal Vergisi defteri yerine İstihlak Vergisine tabi maddelerin miktarlarını bu husus için tutacakları kayıtlarda gösterirler.

             Madde 206 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Nakliyat işleriyle uğraşan ve Gider Vergileri Kanununa göre Nakliyat Vergisi tahsil eden müesseseler bir "Nakliyat Vergisi defteri" tutarlar ve bu defterde en az aşağıdaki malümatı gösterirler.

             A) Eşya nakliyatında:1. Yükletme tarihi;

             2. Yükliyenin adı ve unvanı ve açık adresi (Bagaj eşyası ve posta kolileri için bu malümat aranmaz);

             3. Yüklenen eşyanın cinsi (Ticari teamüle göre);

             4. Yüklenen eşyanın miktarı (Ticari teammüle göre, sayı veya parça ve sıklet itibariyle);

             5. Navlun veya nakliye ücreti;

             6. Taşıma ve navlun mukavelesi mucibince alınan diğer bedeller (Bagaj eşyası ve posta kolileri hakkındaki malümat günlük olarak toptan yazılabilir);

             7. Tahsil olunan Nakliyat Vergisi,

             B) Yolcu nakliyatında :

             1. Taşınan yolcu sayısı : mevki itibariyle;

             2. Alınan yol ücretleri : mevki itibariyle;

             (Bu malümatın bordrolara dayanılarak toptan kaydolunması caizdir).

             3. Vergiye tabi taşımalarda tahsil olunan Nakliyat Vergisi.

             Ayrı bir (Nakliyat vergisi defteri) tutmak istemiyenler yukarıdaki malümatı ticari defterlerinde açacakları özel hesaplarda veya hesabın ayrı bir sütununda gösterirler.

             Nakliyat işiyle uğraşan iktisadi kamu müesseselerinin tuttukları defter ve kayıtlar nakliyat defteri yerine geçer.

             Madde 221 bent (3) – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             3.Yeniden işe başlıyanlar, sınıf değiştirenler vergi muaflıkları kalkanlar veya yeni bir mükellefiyete girenler, işe başlama, sınıf değiştirme, muaflıktan çıkma veya yeni mükellefiyete girme tarihinden başlıyarak bir ay içinde;

             Madde 230 bent (5) – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)

            


650

 

  5. Satılan mallar, faturanın düzenlenmesinden önce teslim edilmişse malın teslim tarihi ve irsaliye numarası, (Malın faturanın düzenlenmesinden önce  teslim edildiği  veya  bir  mükellefin birden çok iş yerleri ile şubeleri arasında taşındığı veya satılmak üzere bir komisyoncuya veya diğer bir aracıyla emtia gönderildiği hallerde, teslim edilen malların satıcı tarafından bir sevk irsaliyesine bağlanması şarttır. Bu bentte yazılı irsaliyeler hakkında, fiyat ve bedel ileilgili bilgiler hariç olmak üzere, bu madde hükmü ile 231 nci madde hükmü uygulanır. İrsaliyelerde malın nereye ve kime gönderildiği ayrıca belirtilir. Ancak, satılan malın satıcı veya müsteri tarafından taşınması halinde de faturanın veya sevk irsaliyesinin satışta bulundurulması zorunludur. Faturanın bulunduğu hal– lerde ayrıca sevk irsaliyesi aranmaz.)

             Madde 231 bent (5) – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             5. Fatura, malın teslim tarihinden itibaren azami on gün içinde düzenlenir.

             Madde 232 fıkra üç ve dört – (23/6/1982 tarih ve 2686 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Yukarıdakiler dışında kalanların, birinci ve ikinci sınıf tüccarlardan ve defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerden satın aldıkları emtia veya onlara yaptırdıkları iş bedelinin onbin lirayı geçmesi veya bedeli onbin liradan az olsa dahi istemeleri halinde emtiayı satanın veya işi yapanın fatura vermesi mecburidir.

             İşletme Vergisi ayrıca gösterilmek kaydıyla İşletme Vergisi mükellefleri tarafından hizmetin ifası anında veya perakende satış sırasında düzenlenerek müşteriye verilen faturalar perakende satış vesikası yerine geçer.

             Madde 233 fıkra dört – (23/6/1982 tarih ve 2686 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             İşletme vergisi mükellefleri tarafından tanzim edilen perakende satış vesikaları, perakende satış fişi yerine geçer.

             Mükerrer Madde 257 fıkra bir – (21/1/1983 tarih ve 2791 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Maliye Bakanlığı, bu Kanuna göre tutulacak defter ve düzenlenecek belgeler ile bunlara ek olarak tutulması veya düzenlenmesini uygun gördüğü defter ve belgelerin mahiyet, şekil ve ihtiva edeceği hususları belirlemeye ve bunlarda değişiklik yapmaya; bunlar için tasdik, muhafaza ve ibraz mecburiyeti koymaya ve kaldırmaya, bedeli mukabilinde basıp dağıtmaya veya üçüncü şahıslara bastırıpdağıttırmaya, bunların kayıtlarını tutturmaya ve makineli kasa kullandırmaya yetkilidir.

             Madde 313 fıkra iki – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Değeri 5 000 lirayı aşmayan peştamallıklar ile işletmede kullanılan ve değeri 5 000 lirayı aşmayan alet, edevat, mefruşat ve demirbaşlar amortismana tabi tutulmayarak doğrudan doğruya gider yazılabilir. İktisadi ve teknik bakımdan bütünlük arz edenlerde bu had topluca dikkate alınır.

             Madde 343 – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Damga vergisi ve damga resmi dolayısiyle kesilecek vergi cezaları, vergi ve resme tabi varaka, senet ve ilan için on liradan az olmaz. Diğer vergilerde hervergi için yüz liraya baliğ olmayan cezalar kesilmez.

             Madde 344 bent (8) fıkra bir ve iki–(30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             8. Beyan üzerinden alınan vergilerle ilgili olup, yıllık olarak verilmesi gereken beyannamelerde (münferit ve özel beyannameler dahil) toplamı150 000 diğer beyannamelerde toplamı 30 000 liradan az olmamak üzere, beyannamede yazılı vergi matrahının % 10'unu geçen bir miktarın noksan bildirilmesi.


651

 

             (Beyanname dışında ayrıca bir tetkike ihtiyaç göstermeksizin beyannamede yazılı bilgilere dayanılarak vergi dairesince tespiti mümkün olan noksan bildirmeler bu hükümden hariçtir);

             30'ncu maddede yazılı sebeplerle re'sen takdir olunan ve yukarda yazılıhadleri aşan matrah veya matrah farkları da noksan beyan hükmündedir. Anılan maddenin 1 ve 2 nci bentlerinde yazılı sebeplerle yapılan re'sen takdirlerde bu hükmün uygulanması için takdir edilen matrahın yıllık beyannamelerde150 000 diğerlerinde 30 000 lirayı geçmesi yeterlidir.

             Bent (8), fıkra beş – (21/1/1983 tarih ve 2791 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Bu bentte yazılı maktu hadleri on katına kadar artırmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.

             Madde 345 fıkra iki bent (1,2 ve 3) – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             1. Birinci sınıf tüccarlarla serbest meslek erbabı için (Kazançları götürü olarak tespit edilen serbest meslek erbabı hariç işletme esasında defter tutmasına müsaade edilen kurumlar dahil) 50 000 2. İkinci sınıf tüccarlar için 20 0003. 1 ve 2 numaralı bentler dışında kalan mükellefler ve sorumlular için10 000 Liradan az olamaz.

             Mükerrer Madde 347 bent (1) – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             1. Beyan üzerinden alınan vergilerle ilgili olup, yıllık olarak verilmesi gereken beyannamelerde (münferit ve özel beyannameler dahil) toplamı 50 000diğer beyannamelerde toplamı 10 000 liradan az olmamak üzere beyannamede yazılı vergi matrahının % 10'unu geçen bir miktarın noksan bildirilmesi (Beyanname dışında ayrıca bir tetkike ihtiyaç göstermeksizin beyannamede yazılı bilgilere dayanılarak vergi dairesince tesbiti mümkün olan noksan bildirimler bu hükümden hariçtir.);

             30 ncu maddede yazılı sebeplerle verginin resen tarhı halinde, yukarıdaki hadleri aşan matrah veya matrah farkları da noksan beyan hükmündedir. Mezkür maddenin 1 ve 2 nci bentlerinde yazılı sebeplerle yapılan resen takdirlerde, bu hükmün uygulanması için, takdir edilen matrahın yıllık beyannamelerde 50 000diğerlerinde 10 000 lirayı aşması yeterlidir.

             Bent (1) fıkra dört – (21/1/1983 tarih ve 2791 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Bu bentte yazılı maktu hadleri on katına kadar artırmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.

             Bent (6) – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             6. Emlak Alım Vergisi ve Gayrimenkul Kıymet Artışı Vergisi beyannamelerinin kanuni ve ek süreleri içinde verilmemiş olması.

             Madde 352 – I. derece usulsüzlükler bölümü bent (1) – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             1. Vergi beyannamelerinin verilmemiş olması (342 nci maddede yazılı sürelerden sonra verilmiş olan beyannameler hiç verilmemiş sayılır).


652

 

             Madde 352 – II. derece usulsüzlükler bölümü bent (1 ve 7) – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             1. Vergi beyannamelerinin süresinin sonundan başlayarak 342 nci maddede yazılı süreler içinde verilmiş olması (Emlak Vergisinde beyannamenin bu kanunun27 nci maddesinde yazılı ek süre içinde verilmiş olması);

             7. Vergi beyannameleri, bildirimler, evrak ve vesikaların kanunen belli şekil ve muhteviyatına ve eklerine ait hükümlerine uyulmamış olması;

             Madde 353 – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             1. 232, 234, 235 ve 236 ncı maddeler gereğince verilmesi ve alınması icabeden fatura, gider pusulası ve müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzunu vermeyen ve almayanlardan her birine, her fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ve serbest meslek makbuzu için beşyüz liradan (Çiftçilerde elli liradan) aşağı olmamak üzere bu vesikalara yazılması gereken meblağın yüzde üçü (Çiftçiler için yüzde biri) nispetinde usulsüzlük cezası kesilir.

             (23/6/1982 tarih ve 2686 sayılı Kanunun hükmüdür.) Bir takvim yılı içinde her bir belge nevine ilişkin olarak tespit olunan yukarıda yazılı usulsüzlükler için kesilecek cezanın toplamı 500.000 lirayı geçemez.

             2. (23/6/1982 tarih ve 2686 sayılı Kanunun hükmüdür.) Bu Kanunun 233 ncü maddesinde yazılı perakende satış vesikaları ile taşıma irsaliyesi, sevk irsaliyesi, yolcu listesi ve müşteri listesi kullanmak mecburiyetinde olanların bu belgeleri kullanmadıklarının irsaliye ve yolcu listesini ayrıca taşıtta bulundurmadıklarının tespiti halinde, kullanmadıkları veya bulundurmadıkları her bir belge için 500 lira özel usulsüzlük cezası kesilir.

             İşletme Vergisi Kanununun 11 nci maddesinde yazılı perakende satış vesikası (232 nci maddenin son fıkrası uyarınca bu vesikalar yerine kullanılan faturalar dahil) veya makineli kasa kullanımına izin verilen hallerde müşteri fişi kullanmak mecburiyetinde olanların bu vesikaları kullanmadıklarının tespiti halinde kullanmadıkları her bir muamele için 500 lira özel usulsüzlük cezası kesilir.

             Ancak, bir takvim yılı içinde her bir belge nevine ilişkin olarak kesilecek usulsüzlük cezasının toplamı, her bir tespit için 50.000 lirayı aşmamak üzere 500.000lirayı geçemez.

             3. Günlük kasa defteri, günlük perakende satış ve hasılat defteri ve serbest meslek kazanç defterinin işyerinde bulundurulmaması veya bu defterlere yazılması gereken işlemlerin günü gününe deftere kayıt edilmemesi veya incelemeye yetkili olanlara istendiğinde ibraz edilmemesi halinde her bir tespit için2 500 lira özel usulsüzlük cezası kesilir.

             4. Bu Kanunun 5 nci maddesinde yazılı esaslara göre levha asmayan mükelleflere her tespitte 5 000 lira özel usulsüzlük cezası kesilir.

             Bu maddede yazılı usulsüzlükler sonucunda vergi ziyaı da meydana geldiği takdirde bu ziyaın gerektirdiği vergi cezaları ayrıca kesilir ve bu cezalar hakkında 336 ncı madde hükmü uygulanmaz.

             Mükerrer Madde 355 fıkra bir bent (1, 2 ve 3) – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             1. Birinci sınıf tüccarlar ve bilanço esasına göre defter tutan çiftçiler ile serbest meslek erbabı (Götürü usulde vergilendirilenler hariç) hakkında30 000 lira, 2. İkinci sınıf tüccarlar ile zirai işletme hesabı esasına göre defter tutan çiftçiler hakkında 15 000 lira,


653

 

             3. Yukarıdaki bentlerde yazılı bulunanlar dışında kalanlar hakkında 10 000 lira,

             Madde 356 bent (1 ve 3) – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             1. Resmi daireler, noterler, bankalar ve anonim şirketlerle 359 sayılı kanuna tabi kurumlara ve derneklere ibraz edilen veya gönderilen ve pulları Vergi Kanununun belli ettiği şekilde iptal edilmemiş bulunan evrakı, pullarını resmi mühür veya damga vaz'ı suretiyle iptal etmeden muameleye koyanlar adına her varaka için 50 şer kuruş ceza kesilir. Ancak mütaaddit nüsha olarak tanzim edilmiş olan evrak için bu fıkra gereğince her şahıstan alınacak cezanın toplamı beş lirayı geçemez.

             3. Pulsuz veya pulu noksan kağıtları, usulen resmi ve para cezası tahsil edilmeden tasdik eden veya örneklerini çıkarıp veren noterler adına her kağıtiçin iki buçuk lira ceza kesilir.

             Madde 358 – (18/4/1984 tarih ve 2995 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             344 üncü maddenin 1 - 6 numaralı bentlerinde yazılı fiilleri veya bir hesap dönemi içinde ayrı tarihlerde en az iki defa fatura, taşıma irsaliyesi, sevk irsaliyesi, müstahsil makbuzu, gider pusulası veya serbest meslek makbuzu düzenlememe fiilleri verginin tarhı için kanunda belli edilen sürenin girmesinden önce meydana çıkarılanlar, bu fiillerin vergi ziyaını mucip olup olmayacağına bakılmadan kaçakçılığa teşebbüs etmiş sayılırlar.

             Madde 361 fıkra üç – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Yetkili makam ve memurlar tarafından kamu idare ve müesseselerinden 148 ve 149 ncu maddeler gereğince istenilen bilgileri çekinme sebebi olmaksızın vermeyenler ile 150 nci maddenin 1 - 3 numaralı bentlerinde yazılı olanlardan bahsi geçen maddedeki bildirme mecburiyetini yerine getirmeyenlere 2 500 liraya kadarpara cezası hükmolunur.

             Madde 371 fıkra bir bent (5) – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             5. Mükellefçe, haber verilen ve ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin, ödemenin geciktiği her ay ve kesri için % 2 nispetinde zamla birlikte haber verme tarihinden başlıyarak 15 gün içinde ödenmesi.

             Madde 376 – (23/6/1982 tarih ve 2686 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Re'sen veya ikmalen tarh edilen vergi veya vergi farkını ve aşağıda gösterilen indirimlerden artakalan kaçakçılık, ağır kusur, kusur ve usulsüzlük (özelusulsüzlükler hariç) cezalarını mükellef veya vergi sorumlusu vergi mahkemesinde dava açma süresi içinde ilgili vergi dairesine müracaatla vadesinde veya 6183sayılı Kanunda zikredilen neviden teminat göstererek vadenin bitmesinden itibaren üç ay içinde ödeyeceğini bildirirse :

             1. Kaçakçılık, ağır kusur veya kusur dolayısıyla kesilen cezanın birinci defada üçte ikisi;

             2. Müteakiben kesilen cezaların üçte biri;

             3. Usulsüzlük cezasının üçte biri;

             İndirilir.

             Mükellef veya sorumlu ödeyeceğini bildirdiği vergi ve vergi cezası farkını yukarıda yazılı süre içinde ödemez veya dava konusu yaparsa bu madde hükmünden faydalandırılmaz.


654

 

             Yukarıdaki hükümler vergi aslına tabi olmaksızın kesilen usulsüzlük cezaları hakkında da uygulanır.

             Ek Madde 4 fıkra iki – (23/6/1982 tarih ve 2686 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Uzlaşma talebi, mükellef veya cezaya muhatap olanlar için vergi mahkemesinde dava açma süresi içinde yapılır.

             Madde 377 fıkra dört – (23/6/1982 tarih ve 2686 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Vergi daireleri Maliye Bakanlığının, (İl özel idareleriyle belediyeler valilerin) muvafakatini almadan vergi mahkemelerinin kararları aleyhine Danıştayda temyiz davası açamazlar.

             17 – 25/3/1987 tarih ve 3332 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numarası: M. 298)

             Mükerrer Madde 298 (Geçici 11 inci madde iken 25/3/1987 tarih ve 3332 sayılı Kanunla madde numarası değiştirilmiştir fıkra 10.)

             10. Her hesap dönemi sonu itibariyle yapılacak değerlemede esas alınacak yeniden değerleme oranı yeniden değerleme yapılacak yılın Ekim ayında (Ekim ayı dahil) bir önceki yılın aynı dönemine göre Devlet İstatistik Enstitüsünün Toptan Eşya Fiyatları Genel İndeksinde meydana gelen ortalama fiyat artışından yüzde on (% 10) indirildikten sonra kalan kısımdır.

             Bu oran Maliyeve Gümrük Bakanlığınca her yıl Aralık ayının 15 inci gününe kadar Resmi Gazete ile ilan edilir. Devlet İstatistik Enstitüsünce belirlenen oranın yüzde on (yüzde on dahil) ve daha aşağı olması halinde o yıl için yeniden değerleme yapılmaz.

             18 – 19/3/1987 tarih ve E. 87/5, K. 87/7 sayılı Anayasa Mahkemesi Kararı ile iptal edilmiş hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 141 nci maddeyi takibeden Ek Madde, Mükerrer 415, Geçici Madde 14, Geçici Madde 15)

             141 inci Maddeyi Takib eden Ek Madde, Fıkra beş ve sekiz – (4/12/1885 tarih ve 3239 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Yeminli Mali Müşavirlik unvanının kazanılması, bunların yapacağı işler, sorumluluk sınırları, yönetim çalışma ve disipline ilişkin esaslar ve diğer hususlar Bakanlar Kurulunca çıkarılacak Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenir.

             Yeminli Mali Müşavirler Kurulunun kuruluş ; görev, çalışma ve denetim esasları seçilme usulü ile diğer konular Bakanlar Kurulunca belirlenir.

             Mükerrer 415 – (4/12/1985 tarih ve 3239 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             1. Vergi Kanunlarının uygulanması, Maliye ve Gümrük Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğü merkez ve taşra teşkilatının geliştirilmesi, modernleştirilmesi ve Maliye ve Gümrük Bakanlığı Personelinin daha etkin ve verimli çalıştırılmasını sağlamak gayesiyle Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası nezdinde "Vergi İdaresini Geliştirme Fonu" kurulmuştur.


654-1

 

             2. Her yıl tahsil edilen toplam vergi gelirlerinin bir yıl evvelki toplam vergi gelirlerine ulaşıncaya kadarki kısmının % 05 ile, bir yıl evvelki vergi tahsilatını aşan vergi gelirlerinin % 1'i bu fonun kaynağını teşkil eder.

             3. Saymanlıklar her ay tahsil ettikleri toplam vergi gelirlerinin; bir evvelki yıl toplam vergi tahsilat tutarına ulaşıncaya kadar % 05 (Binde beş) ini,toplam vergi tahsilatının bir evvelki yıl toplam tahsilatlarını aşması halinde,aşan kısmından her ay %1 (yüzde bir) ini tahsil ettikleri ayı takip eden bir ay içerisinde doğrudan fona gönderirler.

             4. Bu fon, Gelirler Genel Müdürlüğünce bina yapımı, satın alınması veya kiralanması, taşıt, demirbaş alımı, otomasyon, eğitim, uygulama, tanıtma çalışmaları gibi hizmetlerin gerektirdiği giderler ile vergi inceleme, yoklama faaliyetleri sırasında yapılacak harcamalar ve Maliye ve Gümrük Bakanlığı Personeline görevleri nedeniyle ve daha verimli çalıştırılmalarını sağlamak gayesi ile yapılacak ek ödemelerde kullanılır. Bu fondan yapılacak harcamalar 1050, 832 ve 2886 sayılı kanunlarla 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine tabi değildir.

             Bu Fonun kullanılma usul ve esasları ile fona ilişkin diğer usul ve esaslar Maliye ve Gümrük Bakanlığınca belirlenir ve yürütülür. Denetimi; Başbakanlık, Maliye ve Gümrük Bakanlığı ve Sayıştayca belirlenecek birer üyeden meydana gelecek bir komisyon aracılığı ile yapılır.(1)

             Geçici Madde 14 – (4/12/1985 tarih ve 3239 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Üç yıl süre ile görev yapacak olan ilk Yeminli Mali Müşavirler Kurulu üyeleri, biri Başkan ve biri Başkanvekili olmak üzere, bu Kanunun yürürlüğe girdi–ği tarihi takip eden altı ay içinde Bakanlar Kurulunca atanır.

             Üç yıllık sürenin bitiminde yeniden üyeliğe getirilmek mümkündür.

             Kurul üyeliklerine atananlar ile kurulda görevlendirilen personelden T.C.Emekli Sandığına tabi olanların istemleri halinde, Emekli Sandığı iştirakçiliği devam eder.Geçici

             Madde 15 – (4/12/1985 tarih ve 3239 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Yeminli Mali Müşavirler Kurulunun giderleri üç yıl süre ile her yıl Maliye ve Gümrük Bakanlığı bütçesine konacak olan ödenekten karşılanır.

             19 – 24/3/1988 tarih ve 3418 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları:135, Mükerrer 415)

             Madde 135 fıkra iki – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Maliye müfettişleri, Maliye müfettiş muavinleri ve gelir kontrolörleri her hal ve takdirde vergi inceleme yetkisini haizdir.

——————————

(1)    8/8/1986 tarih ve 258 sayılı KHK'nin 1 inci maddesine göre; bu maddeye görekurulan Vergi İdaresini Geliştirme Fon'undan Maliye ve Gümrük Bakanlığının yurt dışı kadrolarında bulunan personeli dışında kalan personeline yapılacak ek ücret ödemesine dair usul ve esaslar ile buna ait uygulama şekliBakanlar Kurulunca tesbit edilir.


654-2/654-4

 

             Mükerrer Madde 415 – (4/12/1985 tarih ve 3239 sayılı Kanunun hükmüdür.)(1)

             1. Vergi Kanunlarının uygulanması, Maliye ve Gümrük Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğü merkez ve taşra teşkilatının geliştirilmesi, modernleştirilmesi ve Maliye ve Gümrük Bakanlığı Personelinin daha etkin ve verimli çalıştırılmasını sağlamak gayesiyle Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası nezdinde "Vergi İdaresini Geliştirme Fonu" kurulmuştur.

             2. Her yıl tahsil edilen toplam vergi gelirlerinin bir yıl evvelki toplam vergi gelirlerine ulaşıncaya kadarki kısmının % 05 ile, bir yıl evvelki vergi tahsilatını aşan vergi gelirlerinin % 1'i bu fonun kaynağını teşkil eder.

             3. Saymanlıklar her ay tahsil ettikleri toplam vergi gelirlerini; bir evvelki yıl toplam vergi tahsilat tutarına ulaşıncaya kadar % 05 (Binde beş) ini, toplam vergi tahsilatının bir evvelki yıl toplam tahsilatlarını aşması halinde,aşan kısmından her ay % 1 (yüzde bir) ini tahsil ettikleri ayı takip eden biray içerisinde doğrudan fona gönderirler.

             4. Bu fon, Gelirler Genel Müdürlüğünce bina yapımı, satın alınması veya kiralanması, taşıt, demirbaş alımı, otomasyon, eğitim, uygulama, tanıtma çalışmaları gibi hizmetlerin gerektirdiği giderler ile vergi inceleme, yoklama faaliyetleri sırasında yapılacak harcamalar ve Maliye ve Gümrük Bakanlığı Personeline görevleri nedeniyle ve daha verimli çalıştırılmalarını sağlamak gayesi ile yapılacak ek ödemelerde kullanılır.

             Bu fondan yapılacak harcamalar 1050, 832 ve 2886 sayılı kanunlarla 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine tabi değildir. Bu Fonun kullanılma usul ve esasları ile fona ilişkin diğer usul ve esaslar Maliye ve Gümrük Bakanlığınca belirlenir ve yürütülür. Denetimi; Başbakanlık, Maliye ve Gümrük Bakanlığı ve Sayıştayca belirlenecek birer üyeden meydana gele– cek bir komisyon aracılığı ile yapılır. (1)

             20 – 3/12/1988 tarih ve 3505 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri. (Madde numaraları: 4, 10, 352, 358)

             Madde 4 fıkra iki – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Mükelleflerin, vergi uygulanması bakımından hangi vergi dairelerine bağlı oldukları vergi kanunlariyle, bu kanunlarda açıkça yazılı olmıyan hallerde, Maliye Bakanlığınca tayin olunur.

             Madde 10 fıkra iki – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Yukarıda yazılı olanların bu ödevleri kasıt ve ihmalleriyle yerine getirmememeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamıyan vergi alacakları kanuni ödevleri yerine getirmiyenlerin varlıklarından alınır. Bu hüküm Türkiye'de bulunmıyan mükelleflerin Türkiye'deki temsilcileri hakkında da uygulanır

             Madde 352 II . derece usulsüzlüklerle ilgili bent (4) – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             4. Bu kanunda yazılı bildirmelerin zamanında yapılmaması (İşe başlamayı bildirmek hariç);

             Madde 358 bent (2) – (4/12/1985 tarih ve 3239 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             2. 3100 sayılı Kanun hükmü gereğince mecbur tutuldukları halde ödeme kaydedici cihazları almayanlar, cihazları bozanlar, bozuk cihazları kullanan veya başkalarının kullanmasına müsaade edenler ile bir hesap dönemi içinde ayrı tarihlerde en az iki defa cihazları kullanmamak suretiyle satış fişi vermedikleri tespit edilenler;

——————————

(1)    Bu madde daha evvel Anayasa Mahkemesinin 19/3/1987 tarih ve E. 1986/5, K. 1987/7 sayılı Kararı ile iptal edilmiştir.


645-5

 

             21 – 15/12/1990 tarih ve 3689 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri. (Madde numaraları: 4,40.)

             Madde 4 fıkra iki – (3/12/1988 tarih ve 3505 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Mükelleflerin, vergi uygulaması bakımından hangi vergi dairelerine bağlı oldukları vergi kanunları ile belirlenir. Ancak, Maliye ve Gümrük Bakanlığı, gerekli gördüğü hallerde, mükelleflerin işyeri ve ikametgah adresleri ile ilçelerin idari sınırlarına bağlı kalmaksızın vergi dairelerini ve vergi dairelerinin yetki alanını belirlemeye yetkilidir.

             Madde 40 bent (4) – (21/1/1983 tarih ve 2791 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Götürü ticari kazançların Gelir Vergisi Kanununun Mükerrer 123 üncü maddesi uyarınca artırılması halinde, yeni takdirler yapılıncaya kadar, takdir komisyonlarınca tespit edilen herbir dereceye ait götürü ticaret ve serbest meslek kazançlarına artış oranında ilave yapılır.

             22 – 5/7/1991 tarih ve 433 sayılı KHK ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri.

             (Madde numarası: ek madde 13.)Ek Madde 13 fıkra dört bent(a) – (24/3/1988 tarih ve 3418 sayılı Kanunun Hükmüdür.)

             Maliye ve Gümrük Bakanlığının yurt dışı kadrolarında bulunan personeli dışında kalan personeline (sözleşmeli personel dahil) en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) % 30 (yüzde otuz) unu geçmeyecek şekilde ek ödeme yaptırmaya;

             23– 26/12/1993 tarih ve 3946 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri.(Madde numaraları: 40, 41 ve Ek Madde 10)

             Madde 40 – (Değişik: 19/2/1963 tarih ve 205 sayılı Kanunun Hükmüdür.)

             Götürü ücretler, götürü ticaret ve serbest meslek kazançları her ilçe merkezindeki takdir komisyonu tarafından ilçe hududu dahilindeki belediyeler ile ilçe merkezindeki ticaret ve sanayi odası, özel kanunlara göre kurulmuş meslek teşekkülleri, varsa iş ve işçi Bulma Kurumu şubelerinden ve takdir komisyonunca lüzum görülen hallerde diğer daire, kurum ve teşekküllerden mütalaa alındıktan sonra aşağıdaki usul dairesinde ilçe için yıllık tesbit olunur:

             1. Götürü ücretler, götürü ticaret ve serbest meslek kazançları iş ve hizmet nevi ve grupları itibariyle her iş ve hizmet nevi ve grupu için beş derece üzerinden tesbit olunur.

             2. Takdir komisyonunun bu kararları, uygulanacağı ilk mali yıldan en az ikiay önce takdirin ilgili bulunduğu il veya ilçe merkezindeki belediyelere, ticaret ve sanayi odalarına ve varsa takdir olunan götürü matrahların iş ve hizmet nevi itibariyle taallük ettiği meslek teşekkülüne ve ilin en büyük maliye memuruna imza karşılığında verilir.

             3. Aynı il belediyesi sınırları içinde mevcut ilçeler için (Bu ilçelerin belediye sınırları dışında kalan kısımları dahil) bu takdirler; il takdir komisyonunca ve bu ilçelerin hepsine şamil olmak üzere yapılır.

             4. (Ek 21/1/1983–2791/2 md.; Mülga: 15/12/1990–3689/12 md.)

             6 Madde 41 – (23/6/1982 tarih ve 2686 sayılı Kanunun Hükmüdür.)

             40 ncı madde gereğince kendilerine takdir komisyonu kararı verilen daire,kurum ve teşekküller, bu kararı inceleyerek aykırı gördükleri takdirlere karşı kararın kendilerine verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde vergi mahkemesinde dava açabilirler.

             Vergi mahkemesince verilecek kararlar aleyhine daire, kurum ve teşekküllerce on beş gün içinde Danıştaya başvurulabilir.

             Danıştay bu müracaat üzerine işi dosya üzerinde öncelikle inceleyerek karara bağlar.


654-6

 

             Ek Madde 10 – (19–2/1963 tarih ve 205 sayılı Kanunun Hükmüdür.)

             Uzlaşma müessesesi ve tatbikatı ile ilgili sair hükümler tüzükte belirtilir.

             24 – 24/6/1994 tarih ve 4008 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri. (Madde numaraları: 30,135,mükerrer 274, 298, 315, mükerrer 315, 344, mükerrer 347, 349, 353, 358, 359, 360, Ek madde 1 ve Ek madde 11).

             Madde 30, fıkra iki, bent (1) – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             1. Vergi beyannamesi kanuni sürenin sonundan başlıyarak 15 gün geçtiği halde verilmemiş olursa.

             Fıkra dört – (21/1/1983 tarih ve 2791 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Vergi beyannamelerini ek süre geçtikten sonra vermiş olanlara bu beyannamelerinde gösterdikleri matrah üzerinden gerekli tarhiyat yapılır ve mükellefin beyanından fazla bir matrah hesaplandığı takdirde, bu matrah farkı için resenvergi tarh olunur.

             Madde 135 fıkra bir – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Vergi incelemesi; hesap uzmanları, hesap uzman muavinleri, ilin en büyük malmemuru, kontrol memurları veya vergi dairesi müdürleri tarafından yapılır.

             Madde 274 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Satınalınan emtiada maliyet bedeli:

             Emtia, maliyet bedeliyle değerlenir. Emtianın maliyet bedeline nazaran değerleme günündeki satış bedelleri % 10 ve daha fazla bir düşüklük gösterdiği hallerde mükellef, maliyet bedeli yerine 267 nci maddenin 2 nci sırasındaki usul hariç olmak üzere, emsal bedeli ölçüsünü tatbik edebilir. Bu hüküm 275 ncimaddede yazılı mamuller için de uygulanabilir.

             Mükerrer Madde 298 bent (4) ve (7) – (4/12/1984 tarih ve 3094 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             4. a) Bilanço esasına göre defter tutan gelir vergisi mükellefleri (Kollektif, adi komandit ve adi şirketler dahil) bilançolarını yeniden değerlemeleri halinde, değer artışını pasifte özel bir fon hesabında tutarlar ve iktisadi kıymetlerin değerlemeden önceki değerleri üzerinden amortisman ayırmaya devam ederler.

             b) Kurumlar Vergisi mükellefleri, pasifte özel bir fon hesabında gösterilen değer artışının tamamını sermayelerine ilave edebilirler. Bu suretle sermayeye eklenen değer artışları, ortaklar tarafından işletmeye ilave edilmiş kıymetler olarak kabul edilir. Değerleme yapılan kuruma iştirak eden işletmelerin aktifinde bu nedenle meydana gelen artışlar ise pasifte özel bir karşılık hesabında gösterilir ve bu karşılık sermayenin cüzü addolunur. Karşılık hesabında gösterilen değer artışı kurumlar tarafından sermayeye eklenebilir. Bu işlemler kardağıtımı sayılmaz. Amortismana tabi sabit kıymetlerini yeniden değerlemeye tabi tutan kurumlar, yeniden değerlemenin yapıldığı hesap döneminden itibaren sabit kıymetlerini yeni değerleri üzerinden itfa ederler. Şu kadar ki bina, arsa ve araziler yeniden değerlemeden önceki kıymetleri üzerinden amortismana tabi tutulur.

             7. Değer artış fonu, sermayeye ilave dışında herhangi bir suretle başka birhesaba nakledildiği veya işletmeden çekildiği takdirde, bu işlemin yapıldığı dönemin kazancı sayılarak vergiye tabi tutulur.

             Madde 315 – (21/1/1983 tarih ve 2791 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Mükellefler amortismana tabi iktisadi kıymetlerinin değerini, % 25 nispetinden fazla olmamak üzere, serbestçe tespit ettikleri nispetler üzerinden yok ederler.

             Ancak, arazi ve binalar ile % 25 nispetinden daha yüksek bir nispetle amortismana tabi tutulacak iktisadi kıymetlerin değeri Maliye Bakanlığınca tespit ve ilan olunan nispetler üzerinden yok edilir.

             Mükerrer Madde 315, fıkra iki, bent (2) – (21/1/1983 tarih ve 2791 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             2. Bu usulde uygulanacak amortisman nispeti %50'yi geçmemek üzere normal amortisman nispetinin iki katıdır.


654-7

 

             Kaçakçılığın tarifi;

             Madde 344 – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)(1)

             Kaçakçılık, mükellef veya sorumlu tarafından aşağıdaki hallerden birisiyle vergi ziyaına sebebiyet verilmesidir.

             1. Vergi kanunlarına göre tutulması mecburi olan defterlere kaydı gereken hususları, vergi matrahının azalmasını tevlit edecek tarzda tamamen veya kısmen diğer defter veya kağıtlara kaydetmek;

             2. Sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı vesikalar tanzim etmek veya bunları bilerek kullanmak;

             3. Vesikaları tahrif etmek, asıllarına uygun olmayan vesika ve suretler tanzim etmek veya tahrif edilmiş vesikalarla asıllarına uygun olmayarak tanzim edilmiş vesika ve suretleri bilerek kullanmak;

             4. Vergi kanunlarına göre tutulması mecburi olan defter kayıtlarını tahrif etmek veya bu defterlerde mevhum adlara hesap açmak veyahut her türlü hesap ve muhasebe hileleri yapmak;

             5. Vergi kanunlarına göre tutulması mecburi olan defterlerin sahifelerini yok ederek yerlerine başka yapraklar koymak veya hiç yaprak koymamak;

             6. Vergi kanunlarına göre tutulması ve muhafazası mecburi olan defter veya vesikaları yok etmek veya gizlemek (mevcudiyetleri) noterlik tastik kayıtlarıveya sair suretlerle sabit olduğu halde vergi incelemesine yetkili kimselere incileme sırasında defter ve vesikaların ibraz edilmemesi gizleme demektir.);

             7. Beyan esasına dayanan mükellefiyetlerde beyanname verme süresi ve ek süre geçtiği halde, ticari, zirai veya mesleki kazanç sahiplerinin kazançları ile ilgili faaliyetlerinin vergi dairesinin ıttılaı dışında bırakılması; 8. Beyan üzerinden alınan vergilerle ilgili olup, yıllık olarak verilmesi gereken beyannamelerde (münferit ve özel beyannameler dahil) toplam 15.000.000 (45.000.000) diğer beyannamelerde toplamı 3.000.000 (9.000.000)liradan az olmamak üzere beyannamede yazılı vergi matrahının %10 'unu geçen bir miktarın noksan bildirilmesi.

             (Beyanname dışında ayrıca bir tetkike ihtiyaç göstermeksizin beyannamede yazılı bilgil  ere dayanılarak vergi dairesince tespiti mümkün olan noksan bildirmeler bu hükümden hariçtir.)                                 

 

             30 uncu maddede yazılı sebeplerle re'sen takdir olunan ve yukarda yazılı hadleri aşan matrah veya matrah farkları da noksan beyan hükmündedir. Anılan maddenin 1 ve 2 nci bentlerinde yazılı sebeplerle yapılan re'sen takdirlerde buhükmün uygulanması için takdir edilen matrahın yıllık beyannamelerde 15.000.000(45.000.000) diğerlerinde 3.000.000 (9.000.000) lirayı geçmesi yeterlidir.

 

            (Ek: 4/12/1985 –3239/23 md.) Yıllık olarak verilmesi gereken beyannameler de (mümferit ve özel beyannameler dahil) 2.500.000 (7.500.000) beyannamelerde 500.000

——————————

(1)    Bu maddede yeralan miktarlar 26/12/1993 tarih ve 3946 sayılı Kanun ile 1/1/1993 tarihi itibariyle geçerli olan hadlere yükseltilmiş 30/12/1993 tarih ve 93/5144 sayılı Kararname ile 1/1/1994 tarihinden geçerli olmak üzeretespit edilen miktarlar ise metne parantez içinde siyah punto ile işlenmiştir. Daha önce Kararname ile yapılan değişiklik için Yürürlükteki Kanunlar Külliyatında yeralan bu Kanunun sonundaki "KARARNAMELER İLE YAPILAN DEĞİ–ŞİKLİKLER CETVELİ"ne bakınız.


654-8

 

 (1.500.000) lirayı geçen verginin haksız yere iadesine sebebiyet verilmesi veya bu miktarlarda vergi mahsupları veya indirimler nedeniyle ödenmesi gereken verginin noksan hesaplanması;

             Vergi matrahının para birimi dışındaki, diğer birimlere göre tespiti halinde mezkür hadlerin tayininde bu Kanunun değerleme hükümlerine göre bulunacak tutarlar esas alınır.

             (Beşinci fıkra mülga: 4/12/1985–3239/136 md.)

             9. Yukarıdaki haller dışında kasten vergi ziyaına sebep olunması.

             (Değişik: 23/6/1982–2686/37 md.) Bu maddenin - 7 numaralı bentlerinde belirtilen hallerde, 8 numaralı bentte yer alan had ve miktarlar aranmaz.

             Mükerrer Madde 347 – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.) (1)

             Ağır kusur, mükellef veya sorumlu tarafından aşağıdaki hallerden birisiyle vergi ziyaına sebebiyet verilmesidir.

             1. Beyan üzerinden alınan vergilerle ilgili olup, yıllık olarak verilmesi gereken beyannamelerde (münferit ve özel beyannameler dahil) toplamı 5.000.000 (15.000.000) diğer beyannamelerde toplamı 1.000.000 (3.000.000) liradan az olmamak üzere beyannamede yazılı vergi matrahının % 10'unu geçen bir miktarın noksan bildirilmesi (Beyanname dışında ayrıca bir tetkike ihtiyaç göstermeksizin beyannamede yazılı bilgilere dayanılarak vergi dairesince tespiti mümkün olan noksan bildirimler bu hükümden hariçtir.);

             30 uncu maddede yazılı sebeplerle verginin re'sen tarhı halinde, yukarıdaki hadleri aşan matrah veya matrah farkları da noksan beyan hükmündedir. Mezkür maddenin 1 ve 2 nci bentlerinde yazılı sebeplerle yapılan re'sen takdirlerde, bu hükmün uygulanması için, takdir edilen matrahın yıllık beyannamelerde 5.000.000 (15.000.000) diğerlerinde 1.000.000 (3.000.000) lirayı aşması yeterlidir. Vergi matrahının para birimi dışındaki diğer birimlere göre tespiti halinde mezkür hadlerin tayininde bu Kanunun değerleme hükümlerine göre bulunacak tutarları esas alınır.

             (Dördüncü fıkra mülga: 4/12/1985 – 3239/136 md.)

             2. Vergilendirme dönemi ve tarh zamanı geçtiği halde götürü ticaret ve götürü serbest meslek erbabının kaçançları ile ilgili faaliyetlerinin vergi dairesinin ıttılaı dışında bırakılması;

             3. Beyanname verme süresi ve ek süre geçtiği halde götürü gider usulüne tabi çiftçilerin zirai faaliyetlerinin vergi dairesinin ıttılaı dışında bırakılması;

              4. Beyanname verme süresi ve ek süre geçtiği halde ücret, gayrimenkul sermaye iradı, menkul sermaye iradı ile sair kazanç ve iratların vergi dairesinin ıttılaı dışında bırakılması;

             5. Ticari, zirai ve mesleki kazanç sahiplerinin, faaliyetlerini vergi dairesine bildirmekle beraber, beyanname verme süresi ve ek süre geçtiği halde beyanname vermemeleri;

             6. (Değişik: 4/12/1985 – 3239/24 md.) Yıllık olarak verilmesi gereken beyannamelerde (münferit ve özel beyannameler dahil) 1.500.000 (4.500.000) diğer beyannamelerde 300.000 (900.000) lirayı aşan verginin haksız yere iadesine sebebiyet verilmesi veya bu miktarlarda vergi mahsupları veya indirimler nedeniyle ödenmesi gereken verginin noksan hesaplanması.

             Madde 349 – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Ağır kusur işleyen mükelleflere veya sorumlulara ziyaa uğrattıkları verginin bir katı tutarında vergi cezası kesilir.

             a) Fatura ve benzeri evrak vermeyen ve almayanların cezası

             Madde 353 – (4/12/1985 tarih ve 3239 sayılı Kanunun hükmüdür.) (1)

             1. 232, 234, 235 ve 236 ncı maddeler gereğince verilmesi ve alınması icabeden fatura, gider pusulası ve müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzunu vermeyen ve almayanlardan her birine, her fatura gider pusulası, müstahsil makbuzu ve serbest meslek makbuzu için 50.000 (150.000) liradan (Çiftçilerden 5.000 (15.000) liradan) aşağı olmamak üzere bu vesika-

 ——————————

(1)    Bu maddede yeralan miktarlar 26/12/1993 tarih ve 3946 sayılı Kanun ile 1/1/1993 tarihi itibariyle geçerli olan hadlere yükseltilmiş 30/12/1993tarih ve 93/5144 sayılı Kararname ile 1/1/1994 tarihinden geçerli olmak üzere tespit edilen miktarlar ise metne parantez içinde siyah punto ile işlenmiştir. Daha önce Kararname ile yapılan değişiklik için Yürürlükteki Kanunlar Külliyatın dabu Kanunun sonundaki "KARARNAMELER İLE YAPILANDEĞİŞİKLİKLER CETVELİ" ne bakınız.


654-9

 

lara yazılması gereken meblağın yüzde üçü (Çiftçiler için yüzde biri) nispetinde özel usulsüzlük cezası kesilir.

             Bir takvim yılı içinde her bir belge nevine ilişkin olarak tespit olunan yukarda yazılı özel usulsüzlükler için kesilecek cezanın toplamı 25.000.000 (75.000.000) lirayı geçemez.

             2. Bu Kanunun 233 üncü maddesinde yazılı perakende satış vesikaları (perakende satış fişleri, ödeme kaydedici cihazlarla verilen fişler ile giriş ve yolcu taşıma biletleri) ile sevk irsaliyesi, taşıma irsaliyesi, yolcu listesi ve müşteri listesi kullanmak mecburiyetinde olanların bu belgeleri kullanmadıklarının, irsaliye ve yolcu listesini ayrıca taşıtta bulundurmadıklarının tespiti halinde kullanmadıkları, bulundurmadıkları, aslı ile örneğinde farklı meblağlara yer verdikleri veya gerçek bedelin altında düzenledikleri herbir belge için 50.000 (150.000) lira özel usulsüzlük cezası kesilir.

             (Ek:3/12/1988 – 3505/5 md.) Maliye Bakanlığınca düzenleme ve bulundurma mecburiyeti getirilen belgeleri kullanmak ve düzenlemek mecburiyetinde olanların, bu belgeleri düzenlemediklerinin, kullanmadıklarının, bulundurmadıklarının veya gerçeğe aykırı olarak düzenlediklerinin tespiti halinde her bir belge için 50.000 (150.000) lira özel usulsüzlük cezası kesilir.

             Ancak, bir takvim yılı içinde herbir belge nevine ilişkin olarak kesilecek usulsüzlük cezasının toplamı, her bir tespit için 2.500.000 (7.500.000) lirayı aşmamak üzere 25.000.000 (75.000.000) lirayı geçemez.

             3. Günlük kasa defteri, günlük perakende satış ve hasılat defteri ve serbest meslek kazanç defterinin işyerinde bulundurulmaması veya bu defterlere yazılması gereken işlemlerin günü gününe deftere kayıt edilmemesi veya yoklama ve incelemeye yetkili olanlara istendiğinde ibraz edilmemesi halinde ve vergi kanunlarının uygulanması bakımından levha bulundurma veya asma zorunluluğu bulunan mükelleflerin bu zorunluluğa uymamaları halinde her tespitte 150.000 (450.000) lira Özel Usulsüzlük cezası kesilir

             (Ek: 3/12/1988 – 3505/5 md.) Maliye Bakanlığınca tutulma ve günü gününe kayıt edilme mecburiyeti getirilen defterlerin günü gününe tutulmaması,işyerinde bulundurulmaması veya yetkili elemanlara ibraz edilmemesi halindeher bir tespit için 150.000 (450.000) lira özel usulsüzlük cezası kesilir.

             4. (Ek: 3/12/1988–3505/5 md.) Bu Kanunun Mükerrer 354 üncü maddesine göre işyerleri kapatılan ve işletme hesabı esasına göre defter tutan mükelleflere;bir takvim yılı içindeki ilk uygulama için 500.000 (1.500.000) lira, ikinci uygulama için 1.000.000 (3.000.000) lira, üçüncü ve daha sonraki her uygulama için ise 2.000.000 (6.000.000) lira özel usulsüzlük cezası ayrıca kesilir. Bilanço usulü esasına göre defter tutan mükellefler ile serbest meslek erbabı için bu cezalar bir kat artırılarak uygulanır.

             Bu maddede yazılı usulsüzlükler sonucunda vergi ziyaı da meydana geldiği takdirde bu ziyaın gerektirdiği vergi cezaları ayrıca kesilir ve bu cezalar hakkında 336 ncı madde hükmü uygulanmaz.

             Kaçakçılığa teşebbüs:

             Madde 358 – (4/12/1985 tarih ve 3239 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             1. 344 üncü maddenin 1 - 6 numaralı bentlerinde yazılı fiilleri veya bir hesap dönemi içinde ayrı tarihlerde en az iki defa fatura, sevk irsaliyesi, gider pusulası, müstahsil makbuzu, serbest meslek makbuzu, taşıma irsaliyesi, yolcu listesi, günlük müşteri listesi düzenlenmeme ve vesikasız mal bulundurma fiilleri,verginin tarhı için kanunda belli edilen sürenin girmesinden önce meydana çıkarılanlar, bu fiillerin vergi ziyaına neden olup olmayacağına bakılmaksızın;

             2. (Mülga: 3/12/1988 – 3505/34 md.)

             3. Bu Kanunun 127 nci maddesinin (d) bendi uyarınca Maliye ve Gümrük Bakanlığının özel işaretli görevlisinin ikazına rağmen araçlarını durdurmayanlar ve mükerrer 257 nci maddenin verdiği yetkiye dayanılarak çıkartılan yönetmelik gereğince, Maliye ve Gümrük Bakanlığı ve Defterdarlıklar ile anlaşma yapan matbaa işletmecilerinden muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge basan veya basıp dağıtanlar ile yönetmelikte belirtilen bildirim görevini yerine getirmeyenler;


654-10

 

             4. (Ek: 3/12/1988 – 3505/7 md.) Maliye ve Gümrük Bakanlığınca veya defterdarlıklarca izin verilmediği halde, izin almış gibi Vergi Usul Kanunu uyarınca tutulması veya düzenlenmesi zorunlu belgeleri basanlar ve bu belgeleri kullananlar, Kaçakçılığa teşebbüs etmiş sayılırlar.

             Madde 359, fıkra bir – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             344 üncü maddenin 1 - 6 ncı bentlerinde yazılı fiilleri işleyenler hakkında 345 inci maddede yazılı vergi cezalarından ayrı olarak 3 aydan 3 yıla kadar hapis cezası ile bu kadar müddet ticaret sanat ve meslek icrasından mahrumiyete hükmolunur. (Ek:3/12/1988 – 3505/8 md.) Ancak, hapis cezasının paraya çevrilmesine hükmolunması halinde, para cezası tutarının hesabında, hapis cezasının her bir günü için sanayi sektörü için belirlenen, yürürlükteki asgari ücretin bir aylık tutarının yarısı esas alınır.

             Kaçakçılığa teşebbüsün cezası:

             Madde 360 – (30/12/1980 tarih ve 2365 Sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Hareketleri 358 inci maddeye uyanlar hakkında bir aydan bir yıla kadar hapis cezası ve bu kadar müddet ticaret, sanat ve meslek icrasından mahrumiyete hükmolunur.

             Ayrıca masraf hükümlüden sonradan tahsil edilmek üzere keyfiyetin gazete çıkan yerlerde gazete ile, çıkmayan yerlerde mutad vasıtalarla ilan edilmesine de hükmolunur.

             (Ek: 3/12/1988 – 3505/9 md.) Kaçakçılığa teşebbüs nedeniyle hükmolunan hapis cezasının paraya çevrilmesine hükmolunması halinde, para cezası tutarının hesabında; hapis cezasının her bir günü için sanayi sektörü için belirlenen, yürürlükteki asgari ücretin bir aylık tutarının yarısı esas alınır.

             Ek Madde 1, İlk Paragraf – (19/2/1963 tarih ve 205 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Re'sen veya ikmalen tarh edilen vergilerle bunlara ilişkin vergi cezalarının tahakkuk edecek miktarları mevzuunda, idare, aşağıda yazılı hususlarda, bu bölümde yer alan hükümler dairesinde mükellefler veya cezaya muhatap olanlarla uzlaşabilir.

             Ek Madde 11, fıkra bir – (4/12/1985 tarih ve 3239 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Maliye ve Gümrük Bakanlığı vergi incelemesine dayanılarak salınacak vergilerle kesilecek cezalarda tarhiyat öncesi uzlaşma yapılmasına izin verebilir.

             25 – 25/5/1995 tarih ve 4108 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri. (Madde numaraları: 8, 163, 320, 344, 353, 359)

             Madde 8 son fıkra – (24/6/1994 tarih ve 4008 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Türkiye Cumhuriyeti tabiyetinde bulunan her gerçek kişiye bir vergi numarası verilir. Bu hükmün uygulanmasına ilişkin usul ve esasları tespit etmeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.

             Madde 163 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             İş ve teşebbüsün:

             a) Aynı vergi dairesi mıntakasında bir yerden diğer bir yere nakledilmesi adres değişikliği;

             b) Vergi dairesi mıntakası dışına çıkarılması, işi bırakma ve gidilen yerde işe başlama;

             sayılır.

             Madde 320 fıkra iki – (24/6/1994 tarih ve 4008 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Ancak, kıymetlerin aktife girdiği ilk hesap döneminde, dönemin bitimine kaçay kalmış ise bu hesap dönemi için ay kesri tam ay sayılmak suretiyle kalan ay süresi kadar amortisman ayrılır. Amortisman ayrılmayan süreye isabet eden bakiye değer, itfa süresinin son yılında tamamen yok edilir.


654-11

 

             Madde 344 fıkra iki bent (1) – (24/6/1994 tarih ve 4008 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             1. Vergi kanunlarına göre tutulması mecburi olan defterleri tutmamak,bu defterlere kaydı gereken hususları kaydetmemek,vergi matrahının azalmasını tevlit edecek tarzda tamamen veya kısmen diğer defter veya kağıtlara kaydetmek.

             Madde 353 bent (1), (2), (3), (4) ve (6) – (24/6/1994 tarih ve 4008 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             1. Verilmesi ve alınması icabeden fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzunu vermeyen ve almayanlardan herbirine, her fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ve serbest meslek makbuzu için 1 000 000 (1.500.000) liradan aşağı olmamak üzere bu belgelere yazılması gereken meblağın yüzde yirmibeşi nispetinde özel usulsüzlük cezası kesilir.

             2. Perakende satış fişi, ödeme kaydedici cihazla verilen fiş, giriş ve yolcu taşıma bileti, sevk irsaliyesi, taşıma irsaliyesi, yolcu listesi, günlük müşteri listesi ile Maliye Bakanlığınca düzenlenme zorunluluğu getirilen belgelerin; kullanılmadığının, düzenlenmediğinin, bulundurulmadığının, irsaliyeve yolcu listesinin ayrıca taşıtta bulundurulmadığının, düzenlenen belgelerdeaslı ile örneğinde farklı meblağlara yer verildiğinin veya gerçeğe aykırı olarak düzenlendiğinin tespiti halinde, herbir belge için 1 000 000 (1.500.000) lira özel usulsüzlük cezası kesilir.

             3. 232 nci maddenin birinci fıkrasının 1 ila 5 numaralı bentlerinde sayılmayan kişilerin, fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu, serbest meslek makbuzu, perakende satış vesikası, ödeme kaydedici cihaz fişi ve giriş ve yolcutaşıma biletlerini almadıklarının tespit edilmesi halinde, bunlara münhasıranbu maddenin 1 numaralı bendinde belirtilen cezanın beşte biri kadar özel usulsüzlük cezası kesilir. Şu kadar ki, bu cezanın kesilebilmesi için, belge alınmadığına ilişkin tespitin vergi incelemesine yetkili olanlar tarafından yapılması şarttır. Bu hükmün uygulanmasında belge düzenlenmediğine ve alınmadığına ilişkin tespit tutanağının bu belgeleri almayan veya vermeyenlere verilen örneği, ceza ihbarnamesi yerine geçer ve ceza 7 gün içinde ödenir. Bu cezanın tespit tutanağının düzenlendiği gün içinde ödenmesi halinde cezanın yarısı indirilir. 7 gün geçtiği halde ödenmeyen ceza iki kat olarak tahsil edilir

             4. Günlük kasa defteri, günlük perakende satış ve hasılat defteri, serbest meslek kazanç defteri ile Maliye Bakanlığınca tutulma ve günü gününe kayıt edilme mecburiyeti getirilen defterlerin günü gününe tutulmaması veya yoklamave incelemeye yetkili olanlara istendiğinde ibraz edilmemesi halinde ve vergi kanunlarının uygulanması bakımından levha bulundurma veya asma zorunluluğu bulunan mükelleflerin bu zorunluluğa uymamaları halinde, her tespitte1 000 000 (1.500.000) lira özel usulsüzlük cezası kesilir.

             6. Bu Kanuna göre belirlenen muhasebe standartlarına, tek düzen hesapplanına ve mali tablolara ilişkin usul ve esaslara uymayanlara 25.000.000 (37.500.000) lira özel usulsüzlük cezası kesilir.(1)

             12 Madde 359 – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             (Değişik birinci fıkra:24/6/1994 – 4008/20 md.) 344 üncü maddenin 1 - 6 numaralı bentlerinde yazılı kaçakçılık suçlarını işleyenler hakkında 345 inci maddede yazılı vergi cezalarından ayrı olarak altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile bu kadar müddet ticaret, sanat ve meslek icrasından mahrumiyete hükmolunur.

             Ayrıca masraf hükümlüden sonradan tahsil edilmek üzere keyfiyetin gazete çıkan yerlerde gazete ile, çıkmayan yerlerde mutad vasıtalarla ilan edilmesine de hükmolunur.

——————————

 

(1)    Bu maddeye 24/6/1994 tarih ve 4008 sayılı Kanun ile getirilen miktarlar aynen bırakılmış, 8/12/1994 tarih ve 94/6296 sayılı Kararname ile 1/1/1995 tarihinden geçerli olmak üzere tespit edilen miktarlar ise metne parantez içinde siyah punto ile işlenmiştir. Daha önce Kararname ile yapılan değişiklik için bu Kanun'un sonundaki "KARARNAMELER İLE YAPILAN DEĞİŞİKLER CETVELİ"ne bakınız.


654-12

 

             26 – 20/3/1997 tarih ve 570 sayılı KHK ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş hükümlerin metinleri.(Madde numarası; Ek 13)

             Madde 13 – bend 4/a – (19/8/1991 tarih ve 449 sayılı KHK'nin hükmüdür.)

             Maliye Bakanlığının yurt dışı kadrolarında bulunan personeli dışında kalan personeline (sözleşmeli personel dahil) en yüksek Devlet memuru aylığının (ekgösterge dahil) % 50'sini (Vergi incelemesine yetkili Maliye Bakanlığı merkezdenetim elemanları ile münhasıran Gelirler Genel Müdürlüğü merkez ve taşra teşkilatında çalışan personel için % 60'ını geçmeyecek şekilde ek ödeme yaptırmaya;(1)

          27 – 22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri. (Madde numaraları: 5, 30, 153, 157, 160, 182, mük, 185, 193, mük, 194, mük, 196, 220, 234 256, mük, 257, 268, 279, 280, 333, 339, 340, 344, 345, 346, 347, mük, 347, 348, 349, mük.349, 350, 352, mük. 355, 358, 359, 360, 361, 363, 367, 374, 376, mük. 414, ek madde 1, 2, 3, 4, 5 ve 11.)

             Madde 5, fıkra altı yedi ve sekiz – (Ek hükümler)

             (Ek: 4/12/1985–3239/1 md.) Bu kanunda yer alan belge düzenine uymayan veya kaçakçılık fiili ile vergi ziyaına neden olup tarh edilen vergi ve kesilen cezası kesinleşen mükellef ve vergi sorumlusunun,Maliye ve Gümrük Bakanlığınca belirlenecek usul ve esaslara göre basın ve TRT yolu ile açıklanması vergi mahremiyetini ihlal sayılmaz.

             (Ek: 24/3/1988–3418/29 md.) Sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenledikleri veya kullandıkları vergi inceleme raporuyla tespit olunanların, kanunla kurulmuş mesleki kuruluşlarına bildirilmesi vergi mahremiyetini ihlal sayılmaz.Bu bildirimin şartları, sınırları ve bu konuya ilişkin usulve esaslar Maliye ve Gümrük Bakanınca belirlenir.

             (Ek: 26/10/1988–3482/6 md.) Basın ve TRT yoluyla yapılacak bu açıklamalara ait harcamalar, mükellef veya vergi sorumlularından tahsil edilir. Bu harcamalar,vergi uygulamaları yönünden gider olarak kabul edilmez.

             Madde 30, bent 5 ve 9 – (Ek hükümler.)

             5. (Ek: 19/2/1963–205/1 md.) Vergi matrahları 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun değişik 54 üncü maddesinin 2 numaralı bendi uyarınca tesbit edilen mükellefler tarafından, vergi incelemeleri sırasında, giderleri tevsik edilemezse.

             9. (Ek: 25/5/1995 – 4108/2 md.) Bu Kanunun mükerrer 175 inci maddesi ile getirilen mecburiyetlere uyulmamışsa,

             Madde 153 fıkra iki – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Kazançları götürü usulde tesbit edilenlerin vergi karnesi almak için vergi dairesine müracaatları işe başlamayı bildirme yerine geçer.

             Madde 157 fıkra iki – ( 4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Kazançları götürü usulde tesbit edilenlerin adres değişikliğini vergi karnesine işaret ettirmeleri bildirme yerine geçer.

             Madde 160 fıkra iki – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Kazançları götürü usulde tesbit edilenlerin işi bırakmayı vergi karnesine işaret ettirmeleri bildirme yerine geçer.

             Madde 182 bent (4) – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Günlük Kasa Defteri.

             Mükerrer Madde 185 – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanun hükmüdür.)

             Günlük Kasa Defteri, işletmenin kasa ile ilgili muamelelerinin günü gününe yazıldığı defterdir.

             Defterin bir tarafına: Bir önceki günden devredilen kasa mevcudu, o gün içinde tahsil edilen paralar ve günlük peşin satış tutarları;

——————————

(1) Bu paragrafda yeralan "Bakanlar Kurulu" ibaresi "Maliye Bakanı", (a) bendinde yeralan "%35" oranı "%50", "%45" oranı, "%60" olarak 26/12/1993 tarih ve 3946 sayılı Kanunun 2 nci maddesi ile değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.


654-13

 

             Diğer tarafına: O gün içinde yapılan ödemeler,

             Müfredatlı olarak kaydedilir.

             (Değişik: 23/6/1982 – 2686/27 md.) Perakende satışlarla sair hasılat ve ödemeler, belgelerine dayanılarak deftere topluca yazılabilir.

             Madde 193 bent (2) – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Günlük perakende satış ve hasılat defteri.

             Mükerrer Madde 194 – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             İkinci sınıf tüccarlar, günlük perakende satışları ile hizmet karşılığıve sair suretle alınan paraları kaydetmek üzere günlük perakende satış ve hasılat defteri tutmak zorundadırlar. Bu deftere, günlük perakende satışlar ilesair işletme hasılatı günü gününe yazılır.

             Perakende satışların günlük tutarı ile sair işletme hasılatı bu deftere, perakende satış fişleri, makinalı kasaların kayıt ruloları, giriş ve yolcu taşıma biletleri ve diğer belgelere dayanılarak topluca yazılabilir.

             Mükerrer Madde 196 – (24/6/1994 tarih ve 4008 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             I inci ve II nci sınıf tacirler ile serbest meslek erbabı; bu faaliyetleriyle ilgili borçları ve alacakları için düzenlenen bono, poliçe, çek ve benzeri kambiyo senetlerine ilişkin bilgileri kaydetmek üzere kambiyo senetleri defteri tutmak zorundadırlar. Birden çok işyeri veya şubenin bulunması halinde her işyeri veya şube için ayrı ayrı kambiyo senetleri defteri tutulur.

             Defterin bir tarafına işletmenin alacakları için aldığı veya işletmeye ciro edilen bono, poliçe, çek ve benzeri kambiyo senetleri; diğer tarafına işletmenin borçları için düzenleyip verdiği veya ciro ettiği bono, poliçe, çek ve benzeri kambiyo senetleri, düzenlenme veya ciro tarihlerinden itibaren on gün içerisinde kaydedilir.

             Bu defterde yer alacak bilgiler ile bu deftere ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.

             Madde 220 bent (9) ve (10) – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Günlük kasa defteri;

             Günlük perakende satış hasılat defteri

             Madde 220 bent (11) – (24/6/1994 tarih ve 4008 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Kambiyo senetleri defteri

             Madde 234 fıkra bir bent (1) ve (2) – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             1. Kazançları götürü usulde tesbit olunan tüccara;

             2. Kazançları götürü usulde tesbit olunan serbest meslek erbabına;

             Madde 256 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Geçen maddelerde yazılı gerçek ve tüzel kişiler bu kısım gereğince muhafaza ettikleri her türlü defter, vesika vekarneleri muhafaza süresi içinde yetkili makam ve memurların talebi üzerine ibraz ve inceleme için arz etmeye mecburdurlar.

             Mükerrer Madde 257 fıkra bir – (4/12/1985 tarih ve 3239 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Maliye ve Gümrük Bakanlığı, mükellef ve meslek grupları itibariyle muhasebe usul ve esaslarını tespit etmeye, bu Kanuna göre tutulacak defter ve düzenlenecek belgelerin tutulması ve düzenlenmesi mecburiyetini kaldırmaya, vergi kayıp ve kaçağını önlemek amacıyla tutulmakta olan defter ve belgelere ilaveten tutulmasını veya düzenlenmesini uygun gördüğü defter ve belgelerin mahiyet, şekil ve ihtiva edeceği hususları belirlemeye, bunlarda değişiklik yapmaya; bunlar


654-14

 

 için tasdik, muhafaza ve ibraz mecburiyeti koymaya ve kaldırmaya, bedeli mukabilinde basıp dağıtmaya veya üçüncü şahıslara bastırıp dağıttırmaya, bunların kayıtlarını tutturmaya ve makineli kasa kullandırmaya ve vergi ziyaının önlenmesi, vergi ödemeyi teşvik bakımından, vergi

kanunlarının uygulanmasıyla ilgili olarak levha kullandırma ve asma mecburiyeti getirmeye ve kaldırmaya yetkilidir.

             Madde 268 son cümle – (30/12/1998 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Bu bedel Emlak Vergisi Kanununun 29 uncu maddesi ile aynı maddede belirtilen tüzük hükümlerine uygun olarak tespit olunur.

             Madde 279 – (26/6/1964 tarih ve 485 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Türk ve yabancı esham ve tahvilatı alış bedeli ile değerlenir.

             Madde 280 fıkra üç – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Bu maddenin hükmü yabancı para ile olan senetli veya senetsiz alacaklar ve borçlar hakkında da caridir.

             Madde 333 fıkra üç – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Bu Kanunun 344 (1–6 numaralı bentlerine giren fiiller) ile 358 ve 361inci maddelerinde yazılı fiillerin işlenmesi halinde bu fiiller için 359, 360,ve 361 inci maddelerinde öngörülen cezalar tüzel kişilerin kanuni temsilcileri adına hükmolunur.

             Madde 338 – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Ayrı ayrı maddi menfaat gözetmek şartıyla birden fazla kişi kaçakçılık yaptıkları veya kaçakçılığa teşebbüs sayılan fiilleri irtikap ettikleri veya doğrudan doğruya beraber işlemiş oldukları takdirde her biri hakkında iştirak ettikleri suçlar için bu Kanunda yazılı cezalar uygulanır.

             Madde 339 – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Kaçakçılık, ağır kusur, kusur veya usulsüzlükten dolayı ceza kesilen ve cezası da kesinleşen bir kimse aynı neviden bir fiili cezanın kesinleştiği tarihi takibeden yılın başından başlamak üzere kaçakçılık, ağır kusur ve kusurda beş, usulsüzlükte iki yıl zarfında tekrar işlerse cezası kaçakçılıkta yarısı,ağır kusur ve kusurda üçte biri, usulsüzlükte dörtte biri nispetinde artırılır.

             Madde 340 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             (Değişik birinci fıkra: 30/12/1980 – 2365/66 md.) Bu kanunda yazılı kaçakçılık, ağır kusur, kusur ve usulsüzlük cezaları ile Türk Ceza Kanununda ve diğer kanunlarda yazılı cezalar; içtima ve tekerrür hükümleri bakımından birleştirilemez. Bu kanunla vergi cezasiyle cezalandırılan fiiller, aynı zamanda Türk Ceza Kanununa göre suç teşkil ettiği takdirde vergi cezası kesilmesi, mezkür kanun hükmüne tevfikan takibat yapılmasına mani olmaz.

             Madde 344 ve bölüm başlığı – (24/6/1994 tarih ve 4008 sayılı Kanunun hükmüdür.)

 

                                                               BİRİNCİ BÖLÜM

                                                                      Kaçakçılık

             Kaçakçılığın tarifi:

             Kaçakçılık Suçunun Tarifi

             Madde 344 (Değişik: 24/6/1994 tarih ve 4008/103 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Kaçakçılık suçu, mükellef veya sorumlu tarafından kasten vergi ziyaına sebebiyet verilmesidir. Kastın varlığının ispat külfeti iddia edene aittir.

             Aşağıda yazılı hallerden herhangi biri ile vergi ziyaına sebep olunması halinde kastın varlığı kabul edilir.

             1. (Değişik: 25/5/1995 – 4108/7 md.) Vergi kanunlarına göre tutulması zorunlu olan defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri, vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde bu defterler yerine tamamen veya kısmen başka defter ve kağıtlara kaydetmek veya diğer kayıt ortamlarında izlemek.

             2. Sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı vesikalar tanzim etmek veya bunları bilerek kullanmak.

             3. Vesikaları tahrif etmek,asıllarına uygun olmayan vesika ve suretler tanzim etmek veya tahrif edilmiş vesikalarla asıllarına uygun olmayarak tanzim edilmiş vesika ve suretleri bilerek kullanmak.


654-15

 

             4. Vergi kanunlarına göre tutulması mecburi olan defter kayıtlarını tahrif etmek veya bu defterlerde mevhum adlara hesap açmak veyahut her türlü hesap ve muhasebe hileleri yapmak.

             5. Vergi kanunlarına göre tutulması mecburi olan defterlerin sahifelerini yok ederek yerlerine başka yapraklar koymak veya hiç yaprak koymamak.

             6. Vergi kanunlarına göre tutulması ve muhafazası mecburi olan defter veya vesikaları yok etmek veya gizlemek (mevcudiyetleri noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit olduğu halde vergi incelemesine yetkili kimselere inceleme sırasında defter ve vesikaların ibraz edilmemesi gizleme demektir.)

             Madde 345 – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Kaçakçılık yapan mükelleflere veya sorumlulara, kaçırdıkları verginin üç katı tutarında vergi cezası kesilir.

             Şu kadar ki, kesilen ceza (Veraset ve İntikal Vergisi hariç)

             1. Birinci sınıf tüccarlarla serbest meslek erbabı için (Kazançları götürü olarak tespit edilen serbest meslek erbabı hariç işletme esasında defter tutmasına müsaade edilen kurumlar dahil) 2.500.000 (25.000.000)

             2. İkinci sınıf tüccarlar için 1.000.000 (10.000.000)3. 1 ve 2 numaralı bentler dışında kalan mükellefler ve sorumlular için500.000 (5.000.000) liradan az olamaz. (1)

             Madde 346 – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Bir mükellefi veya vergi sorumlusunu kaçakçılık yapmaya azmettirenlere işlenen fiiller için mükellefe veya sorumluya uygulanacak ceza aynen uygulanır.

             Madde 347 – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Kaçakçılık olduğunu bildiği bir fiilin işlenip tamamlanmasını fiili ile kolaylaştıranlara, bundan ayrı bir menfaat gözetmediği takdirde, bu fiiller için kanunda belli edilen cezaların dörtte biri kesilir veya hükmedilir.

             Aynı yardımı 344 üncü maddenin 1 - 6 ncı bentlerinde yazılı fiillerin işlenip tamamlanması için yapanlara bu fiiller için tayin olunan cezanın yarısı hükmolunur.

             371 inci maddedeki pişmanlık şartlarına uygun olarak keyfiyetten ilgili makamları haberdar edenlere ceza kesilmez.

             Mükerrer Madde 347 ve bölüm başlığı – (24/6/1994 tarih ve 4008 sayılı Kanunun hükmüdür.)

İKİNCİ BÖLÜM

Ağır Kusur ve Kusur (2)

             Ağır kusurun tarifi:

             Ağır kusur, mükellef veya sorumlu tarafından aşağıdaki hallerden birisiyle vergi ziyaına sebebiyet verilmesidir.

             1. Verilmesi gereken vergi beyannamelerinde,toplamı 100.000.000 (630.000.000) liradan az olmamak üzere,beyannamede yazılı vergi matrahının % 10'unu geçen bir miktarın noksan bildirilmesi veya beyan dışı bırakılan matrah veya matrah farkı veya yersiz vergi mahsup ve indirimleri nedeniyle ödenmesi gereken verginin 40.000.000 (250.000.000) liradan az olmamak üzere noksan hesaplanmasına veya bu miktarı aşan verginin haksız yere iadesine sebebiyet verilmesi.

——————————

(1)      Bu maddede yeralan miktarlar, 26/12/1993 tarih ve 3946 sayılı Kanun ile1/1/1993 tarihi itibariyle geçerli olan hadde yükseltilmiş,16/12/1997tarih ve 23202 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 9/12/1997 tarih  ve 97/10345 sayılı Kararname ile 1/1/1998 tarihinden geçerli olmak üzere tespit edilen miktarlar ise, metne parantez içinde siyah punto ile işlenmiştir. Daha önce yapılan değişiklik için bu Kanun'un sonundaki "ÇEŞİTLİ MEVZUAT İLE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER CETVELİ"ne bakınız.

     (2)  Bölüm başlığı 30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun 72 nci maddesi ile değiştirilmiştir.


654-16

 

             Beyanname dışında ayrıca bir incelemeye ihtiyaç göstermeksizin beyannamede yazılı bilgilere dayanılarak vergi dairesince tespiti mümkün olan noksan bildirimler ile katma değer vergisinin beyan edilmesi gereken dönemden bir dönem önce veya bir dönem sonra beyan edilmesi bu hükmün dışındadır.

             30 uncu maddede yazılı sebeplerle verginin re'sen tarhı halinde,yukarıdaki hadleri aşan matrah veya matrah farkları da noksan beyan hükmündedir. Mezkür maddenin 1 ve 2 numaralı bentlerinde yazılı sebeplerle yapılan takdirlerde, bu hükmün uygulanması için, takdir edilen matrahın 100.000.000 (345.600.000) lirayı aşması yeterlidir.

             Vergi matrahının para birimi dışındaki diğer birimlere göre tespiti halinde mezkur hadlerin tayininde bu Kanunun değerleme hükümlerine göre bulunacak tutarları esas alınır.(1)

             2. Vergilendirme dönemi ve tarh zamanı geçtiği halde götürü ticaret ve götürü serbest meslek erbabının kazançları ile ilgili faaliyetlerinin vergi dairesinin bilgisi dışında bırakılması.

             3. Beyanname verme süresi geçtiği halde götürü gider usulüne tabi çiftçilerin zirai faaliyetlerinin vergi dairesinin bilgisi dışında bırakılması.

             4. Beyanname verme süresi geçtiği halde ücret, gayrimenkul sermaye iradı,menkul sermaye iradı ile sair kazanç ve iratların vergi dairesinin bilgisi dışında bırakılması.

             5. Ticari, zirai ve mesleki kazançlarla ilgili faaliyetlerin vergi dairesinin bilgisi dışında bırakılması veya bu faaliyetler vergi dairesine bildirilmekle beraber, beyanname verme süresi geçtiği halde beyannamenin verilme mesi.

             Madde 348– (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Kusur, kaçakçılık ve ağır kusur sayılan haller dışında herhangi bir suretle vergi ziyaına sebebiyet verilmesidir.

             Madde 349– (24/6/1994 tarih ve 4008 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Ağır kusur sayılan fiilleri işleyen mükelleflere veya sorumlulara ziyaa uğrattıkları verginin iki katı tutarında vergi cezası kesilir.

             Mükerrer Madde 349– (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Kusur işleyen mükelleflere veya sorumlulara ziyaa uğrattıkları verginin% 50'si tutarında vergi cezası kesilir.

             Madde 350– (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Tahrire dayanan vergilerde, bildirmeye müteallik kanuni mecburiyetleri süresinde yerine getirmemek suretiyle kusur işliyen mükelleflere, ziya uğrattıkları verginin % 20 si nispetinde vergi cezası kesilir.

             Ek: (24/6/1994–4008/16 md.) Vergi incelemesine başlanılmasından veya takdir komisyonuna sevk edilmesinden sonra verilenler hariç olmak üzere, kanuni süresi geçtikten sonra kendiliğinden verilen vergi beyannameleri için ziyaa uğratılan verginin % 50'si tutarında kusur cezası kesilir.

             Madde 352fıkra bir bent, I/4 – (30/12/1980tarih ve 2365 Sayılı Kanunun hükmüdür.)

             4. Bu kanuna göre tutulması mecburi defterlerin ve kanunen muhafazası mecburi vesikalarla evrakın yetkili memurlar tarafından istenildiği halde ibraz edilmemesi;

             Mükerrer Madde 355 – (30/12/1980 tarih ve 2365 Sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Bu Kanunun 86,148 ve 257 nci maddeleriyle 150 nci maddesinin 4 numaralı bendi hükümlerine çekinme sebebi olmaksızın riayet etmeyenlerde (Kamu İdare ve Müesseseleri hariç):

——————————

(1)    Bu bentte Kanunla getirilen miktarlar aynen bırakılmış; 7/2/1997 tarih ve 22901 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 255 sayılı Tebliğ ile 1/1/1997tarihinden geçerli olmak üzere belirlenen miktarlar metne parantez içinde siyah punto ile işlenmiştir. Daha önce yapılan değişiklik için Kanunun sonundaki "ÇEŞİTLİ MEVZUAT İLE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER CETVELİ"ne bakınız.


654-17

             1. Birinci sınıf tüccarlar vebilanço esasına göre defter tutan çiftçiler ile serbest meslek erbabı (Götürü usulde vergilendirilenler hariç) hakkında1.000.000 (10.000.000) lira, (1)

             2. İkinci sınıf tüccarlar ile zirai işletme hesabı esasına göre defter tutan çiftçiler hakkında 500.000 (5.000.000) lira, (1)

             3. Yukarıdaki bentlerde yazılı bulunanlar dışında kalanlar hakkında 330.000 (3.300.000) lira, (2)

             Özel usulsüzlük cezası kesilir.

             Bu hükmün uygulanması için 148 inci madde gereğince bilgi istenilirken yapılacak tebliğlerde bilginin verilmesi için tayin olunan süre ile süresinde cevap verilmediği veya eksik veya yanıltıcı bilgi verildiği takdirde haklarında kanunun ceza hükümlerinin uygulanması cihetine gidileceğinin ilgililere yazılı olarak bildirilmesi şarttır.

             Madde 358 – (24/6/1994 tarih ve 4008 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             1. 344 üncü maddenin 1 - 6 numaralı bentlerinde yazılı kaçakçılık suçları veya bir hesap dönemi içinde ayrı tarihlerde en az dört defa fatura, gider pusulası,müstahsil makbuzu, serbest meslek makbuzu düzenlememe ve iki defa vesikasız malbulundurma fiilleri, verginin tarhı için kanunda belli edilen sürenin girmesinden önce meydana çıkarılanlar, bu fiillerin vergi ziyaına neden olup olmayacağına bakılmaksızın;

             2. Bu Kanunun 127 nci maddesinin (d) bendi uyarınca Maliye Bakanlığının özel işaretli görevlisinin ikazına rağmen durmayan aracın sürücüsü;

             3. Muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge basan veya mükerrer 257 nci maddenin verdiği yetkiye dayanılarak çıkartılan Yönetmelikte belirtilen bildirim görevini yerine getirmeyen anlaşmalı matbaalar ile anlaşması olmadığı halde bu Kanun uyarınca tutulması veya düzenlenmesi zorunlu belgeleri basanlar ve bu belgeleri kullananlar;

             Kaçakçılığa teşebbüs etmiş sayılırlar.

             Madde 359– (25/5/1995 tarih ve 4108 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Kaçakçılık Suçunda Hapis Cezası

             Bu Kanunun 344 üncü maddesinin;

             1. 1, 4, 5 ve 6 numaralı bentlerinde yazılı kaçakçılık suçlarını işleyenler hakkında altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Hükmolunan hapis cezasının para cezasına çevrilmesi halinde, para cezası tutarının hesabında,hapis cezasının herbir günü için sanayi sektöründe çalışan 16 yaşından büyük işçiler için belirlenen yürürlükteki asgari ücretin bir aylık brüt tutarının yarısı esas alınır ve hükmolunan bu para cezası ertelenemez.

             2. 2 ve 3 numaralı bentlerinde yazılı kaçakçılık suçlarını işleyenler hakkında üç yıldan beş yıla kadar ağır hapis cezası hükmolunur.

             Bu maddenin 1 ve 2 numaralı bentlerinde belirtilen fiilleri tekrar işleyenler hakkında verilecek cezalar bir kat artırılır.

             Kaçakçılık suçlarını işleyenler hakkında bu maddede yazılı cezaların uygulanması, 345 inci maddede yazılı vergi cezalarının ayrıca uygulanmasına engel teşkil etmez.

——————————

(1)    Bu maddelerde yeralan miktarlar, 26/12/1993 tarih ve 3946 sayılı Kanun ile 1/1/1993 tarihi itibariyle geçerli olan hadde yükseltilmiş, 15/12/1995 tarih ve 95/7595 sayılı Kararname ile 1/1/1996 tarihinden geçerli olmak üzere tespit edilen miktarlar ise, metne parantez içinde siyah punto ile işlenmiştir. Daha önce Kararname ile yapılan değişiklikler için Kanunun sonun– daki "KARARNAMELER İLE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER CETVELİ"ne bakınız.

(2)    Bu bentde yeralan miktarlar,26/12/1993 tarih ve 3946 sayılı Kanun ile1/1/1993 tarihi itibariyle geçerli olan hadde yükseltilmiş, 16/12/1997 tarih ve 23202 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 9/12/1997 tarih ve 97/10345 sayılı Bak.Kur.Kararı ile 1/1/1998 tarihinden geçerli olmak üzere tespit edilen miktar ise, metne parantez içinde siyah punto ile işlenmiştir. Daha önce Kararname ile yapılan değişiklikler için Kanunun sonundaki "KARARNAMELER İLE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER CETVELİ" ne bakınız.


654-18

 

             Madde 360 – (24/6/1994 tarih ve 4008 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Kaçakçılığa Teşebbüste Hapis Cezası (1)

             Bu Kanunun 358 inci maddesinde yazılı fiilleri işleyenler hakkında üç aydan bir yıla kadar hapis cezası hükmolunur.

             Kaçakçılığa teşebbüs suçu nedeniyle hükmolunan hapis cezasının paraya çevrilmesi halinde,para cezası tutarının hesabında;hapis cezasının her bir günü için sanayi sektöründe çalışan 16 yaşından büyük işçiler için belirlenen yürürlükteki asgari ücretin bir aylık brüt tutarının yarısı esas alınır ve hükmolunan bu para cezası ertelenemez.

             Madde 361 – (30/12/1980 tarih ve 2365 Sayılı ve 4/12/1985 tarih ve 3239 sayılı Kanunların hükmüdür.)

             148, 257 nci maddelerle, 150 nci maddenin 4 numaralı bendinde yazılı mecburiyetlerin, özel usulsüzlük cezası kesilmesine rağmen yine yerine getirilmemesi halinde, yetkili mercilerce yeniden süre belli edilerek bu mecburiyetlerin yerine getirilmesi kendilerine tebliğ olunur.

             Yeniden belli edilen süre içinde bu mecburiyetleri yerine getirmeyenler hakkında bir aydan üç aya kadar hapis cezası hükmedilir.

             (Değişik: 4/12/1985 – 3239/29 md.) Yetkili makam ve memurlar tarafından Kamu İdare ve müesseseleri ile gerçek veya tüzelkişilerden 148 ve 149 uncu maddeler gereğince istenilen bilgileri çekinme sebebi olmaksızın vermeyenler ile 150 nci maddenin 1 - 3 numaralı bentlerinde yazılı olanlardan bahsi geçen maddedeki bildirme mecburiyetini yerine getirmeyenlere100.000 (1.000.000)liraya kadar para cezası hükmolunur.

             Bu maddenin uygulanmasında 367 nci maddede gösterilen usule uyulur. (2)

             Madde 363 cümle iki – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Bu hareketler kaçakçılık cezasını gerektiren bir fiile iştirak veya yardım veya o fiili teşvik mahiyetinde olduğu takdirde haklarında ayrıca bu kanunun 338, 346 ve 347 nci maddeleri hükümleri uygulanır.

             Madde 367 fıkra dört – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             359 ve 360 ıncı maddelerde uygulanan hapis cezası ile ticaret, sanat ve meslek icrasından mahrumiyet cezaları, kaçakçılık, ağır kusur, kusur veyausulsüzlük cezalarının ayrıca uygulanmasına mani değildir.

             Madde 374 fıkra ila – (1/5/1981 tarih ve 2455 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Ancak, 336 ncı madde hükmüne göre kaçakçılık, ağır kusur veya kusur ile usulsüzlüğün birleşmesi hallerinde kesilecek ceza, kaçakçılık, ağır kusurveya kusur cezaları için belli edilen zamanaşımı süresi içinde kesilir.

             Madde 376 – (4/12/1985 tarih ve 3239 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Kaçakçılık, ağır kusur, kusur, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarında indirme: Re'sen veya ikmalen tarh edilen vergi veya vergi farkını ve aşağıda gösterilen indirimlerden artakalan kaçakçılık, ağır kusur, kusur, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarını mükellef veya vergi sorumlusu ihbarnamelerin tebliği tarihinden itibaren otuz gün içinde ilgili vergi dairesine müracaatla vadesinde veya 6183 sayılı Kanunda zikredilen neviden teminat göstererek vadenin bitmesinden itibaren üç ay içinde ödeyeceğini bildirirse:

             1. Kaçakçılık, ağır kusur veya kusur dolayısıyla kesilen cezanın birinci defada yarısı;

             2. Müteakiben kesilen cezaların üçte biri;

             3. Usulsüzlük veya özel usulsüzlük cezasının üçte biri;

             İndirilir.

——————————

(1)       Bu madde başlığı, 25/5/1995 tarih ve 4108 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi ile getirilmiştir.

(2)       Madde başlığı, 24/6/1994 tarih ve 4008 sayılı Kanunun 21 inci maddesi ilemetne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.

             Bu maddelerde yeralan miktarlar, 26/12/1993 tarih ve 3946 sayılı Kanun ile 1/1/1993 tarihi itibariyle geçerli olan hadde yükseltilmiş, 15/12/1995 tarih ve 95/7595 sayılı Kararname ile 1/1/1996 tarihinden geçerli olmak üzere tespit edilen miktarlar ise, metne parantez içinde siyah punto ile işlenmiştir. Daha önce Kararname ile yapılan değişiklik için Kanunun sonundaki "KARARNAMELER İLE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER CETVELİ"ne bakınız.


654-19

 

             Mükellef veya sorumlu ödeyeceğini bildirdiği vergi ve vergi cezası farkını yukarda yazılı süre içinde ödemez veya dava konusu yaparsa bu madde hükmünden faydalandırılmaz.

             Yukarıdaki hükümler vergi aslına tabi olmaksızın kesilen usulsüzlük cezaları hakkında da uygulanır.

             Mükerrer Madde 414–(4/12/1985 tarih ve 3239 sayılı ve 26/12/1993 tarih ve 3946 sayılı Kanunların hükmüdür.)

             a) Bu Kanunun 26, 35 ve 366 ncı maddelerinde yer alan tahakkuk fişi ile vergi ve ceza ihbarnamelerinin şekli ve ihtiva edeceği bilgilerde değişiklik yapmaya ve bunları vergi dairesi adına tanzim edecek olanları belirlemeye Maliye ve Gümrük Bakanlığı;

             b) Bu Kanunda yer alan maktu hadler ile asgari ve azami miktarları belirtilmiş para ile ödenecek ceza miktarlarının on katına, nispi hadleri iseiki katına kadar ayrı ayrı artırmaya ve bunları kanuni seviyesine indirmeye Bakanlar Kurulu;Yetkilidir.

             c) (Ek; 26/12/1993–3946/1 md.) Bu Kanunun; 104 Mükerrer 115, 177, 232, 252, Mükerrer 298, 313, 343, 344, 345, Mükerrer 347, 353, Mükerrer 355, 356, ve 361 inci maddeleri ile Kanuna bağlı usulsüzlük cezalarına ait cetvelde yer alan maktu had ve miktarlar 1.1.1993 tarihi itibariyle geçerli olan had ve tutarlarına yükseltilmiştir.

             d) (Ek:26/12/1993–3946/1 md.) Bu Kanunda yer alan maktu had ve miktarlar için (177 nci maddede yazılı maktu had ve miktarlar hariç) Bakanlar Kurulu (b) bendinde yer alan yetkisini kullanmadığı takdirde;her bir takvim yılında uygulanacak maktu had ve miktarlar, bir önceki yılda uygulanan mak–tu had ve miktarlara, bu yıla ilişkin olarak bu Kanun uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranında artış yapılmak suretiyle tespit edilir. Bu suretle hesaplanan maktu had ve miktarlarda 10 000 lira kesirleri nazara alınmaz.

             Yetkilidir.

             Uzlaşmanın mevzuu:

             Ek Madde 1,2,3,4,5 (19/2/1963 tarih ve 205 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             (Değişik birinci fıkra; 24/6/1994 – 4008/22 md.) İkmalen, re'sen veya idarece tarh edilen vergilerle bunlara ilişkin vergi cezalarının tahakkuk edecek miktarları mevzuunda; idare, bu bölümde yer alan hükümler dairesinde mükellefler veya cezaya muhatap olanlarla aşağıda yazılı hususlarda uzlaşabilir. Ancak, kaçakçılık suçu cezası kesilen tarhiyata ilişkin vergi ve ceza uzlaşma mevzuu yapılamaz.

             1. Tarhiyatta, bu kanunun 116, 117 ve 118 inci maddelerinde yazılı vergi hataları ile bunun dışında her türlü maddi hata bulunması,

             2. Tarhiyatta, bu kanunun 369 uncu maddesinde yazılı şekillerde yanılma halinin mevcut olduğunun mükellef veya ceza muhatabı tarafından iddia edilmesi,

             3. Vergi ziyaına sebebiyet verilmesinin veya usulsüzlük fiilin işlenmesinin; mükellef veya ceza muhatabı tarafından, kanun hükümlerine gereği kadar nüfuz edememekten ileri geldiğinin iddia olunması,

             4. Müphem, yoruma mütehammil bulunan hususlarda mükelleflerin ve cezaya mu–hatap olanların yanılmış bulunmaları,

             5. (Değişik: 23/6/1982 – 2686/44 md.) Tarhiyatı veya ceza kesmeyi gerektiren sebeplerin; vergi mahkemeleri, bölge idare mahkemeleri ile Danıştay veya Maliye Bakanlığı tarafından, mümasil hadiselerde başka yönden mütalaa edilmiş bulunması,

             6. (Ek: 26/6/1964 – 485/11 md.) Gelir vergisi Kanununda yer alan ortalamakar haddi ve gider esası hükümlerine göre vergi tarh olunmuşsa.


654-20

 

             Uzlaşmanın şümulü:

             Ek Madde 2 –

             Bu kanunun birinci maddesinin şümulüne dahil vergi, resim ve harclardan hangilerinde uzlaşma yoluna gidilebileceği Maliye Bakanlığınca tayin olunur.

             Bu yetki, il özel idareleri ile belediyelere ait vergi, resim ve harclar için İçişleri Bakanlığınca kullanılır.

             Uzlaşma komisyonları:

             Ek Madde 3 –

             Uzlaşma komisyonları;

             1. Genel bütçeye giren, vergi, resim ve harclar için; illerde defterdarın veya tevkil edeceği zatın başkanlığında gelir müdürü ile varsa alakalı vergi dairesinin müdüründen (Müstakil vergi dairesi yoksa gelir memurları arasından defterdarlıkça seçilecek birinden); ilçelerde malmüdürünün (Varsa müstakil vergi dairesi müdürünün) başkanlığında vergi memurlarından ikisinden;

             2. İl özel idareleri bütçesine giren vergi, resim ve harclar için illerde özel saymanlık müdürünün (Olmıyan yerlerde gelir memurunun) ilçelerde özel saymanlık gelir memurunun başkanlığında illerde valiler, ilçelerde kaymakamlar tarafından seçilecek iki üye; belediye bütçesine giren vergi, resim ve harçlar için belediye başkanlarının başkanlığında belediye encümenlerince seçilecek iki üyeden;

             Müteşekkil üçer üyeden kurulur.

             Bu komisyonlar üyelerinin tamamının katılmasiyle toplanırlar ve ekseriyetle karar verirler.

             Komisyonların uzlaşabilecekleri en çok vergi veya cezanın miktarı Maliye Bakanlığınca tayin olunur. Maliye Bakanlığı, muayyen vergi, resim ve harclarla bunlarla ilgili cezalarda uzlaşma yetkisini munhasıran il komisyonlarına verebilir. (Bu fıkradaki yetki özel idareler ile belediyeler komisyonları için İçişle– ri Bakanlığınca kullanılır.)(1)

             (Ek: 26/6/1964 – 485/12 md.; Değişik : 21/1/1983 – 2791/12 md.) Maliye Bakanlığı lüzum gördüğü mahallerde birden fazla muvazzaf ve gayri muvazzaf uzlaşma komisyonları ile ortalama kar haddi ve gider esasları ile ilgili uzlaşma taleplerinin incelenmesi için ayrı uzlaşma komisyonları teşkil ve bu komisyonların kimlerden terekküp edeceğini tayin edebilir.

             (Ek: 30/12/1980 – 2365/93 md.) Maliye Bakanlığı, mahalli komisyonlara verilen yetki sınırlarını aşan her türlü vergi ve cezada uzlaşmak üzere, merkezi uzlaşma komisyonları kurmaya yetkilidir. Bu komisyonların başkan ve üyelerinin seçilmesi ile çalışma şartlarına ait esaslar Maliye Bakanlığınca tespit edilir.

             Ek Madde 4 –

             Uzlaşma için mükellef veya cezaya muhatap olanın bizzat veya resmi vekaletini haiz vekili vasıtasiyle (Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmıyan teşekküllerin kanuni temsilcileri marifetiyle) ve yazı ile yetkili uzlaşma komisyonuna başvurması şarttır.

             (Değişik: 4/12/1985 – 3239/32 md.) Uzlaşma talebi mükellef veya cezaya muhatap olanlar için vergi ve ceza ihbarnamesinin tebliği tarihinden itibaren 30 gün içinde yapılır.

             Re'sen tarhiyatta ilgili vergi dairesi, aynı süre içinde, herhangi bir taahhüdü tazammun etmemek kaydiyle, mükellefi veya cezanın muhatabını uzlaşma talebinde bulunmaya davet edebilir.

             Ek Madde 5 –

             Uzlaşma komisyonları uzlaşma müzakeresine başlamadan önce;

             1. Talebin dördüncü ek maddeye uygun şekilde ve müddeti içinde yapılıp yapılmadığını,

——————————

(1)    Komisyonların uzlaşabilecekleri ençok vergi ve cezanın miktarı için28/5/1994 tarih ve 21943 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 227 no'lu tebliğe bakınız.


654-21

 

             2. Uzlaşmanın komisyonun yetkisi içinde bulunup bulunmadığını,

             İnceler.

             Talebin usulüne uygun şekilde yapılmadığını veya uzlaşmanın yetkisi dışında bulunduğunu tesbit ederse esasa geçmeden talebi reddeder.

             Talebin usule uygun şekilde yapıldığının ve komisyonun yetkisi içinde bulunduğunun anlaşılması halinde; mükellefin veya adına ceza kesilenin de bulunacağı bir celsede meselenin esasını tetkik eder. Uzlaşma ile ilgili olarak yapılacak görüşmelere katılması için mükellefe veya cezaya muhatap olana; görüşmenin tarihi ile yapılacağı yer ve saat uzlaşma komisyonu tarafından yazı ile ve en az ongün evvelinden bildirilir. Bu şekilde yapılacak müzakereler sonunda uzlaşma vaki olduğu takdirde keyfiyet bir tutanak ile tesbit ve işbu tutanak komisyon başkan ve üyeleri ile mükellef veya adına ceza kesilen tarafından imza olunur. Bu varakanın bir nüshası ilgiliye derhal verilir, bir nüshası da üç gün içinde vergi dairesine gönderilir.

             Uzlaşma temin edilemediği takdirde (Mükellefin veya adına ceza kesilen uzlaşma komisyonunun davetine icabet etmemesi, komisyona geldiği halde uzlaşma tutanağını imzalamaması veya bu tutanağı ihtirazi kayıtla imzalamak istemesi halinde de uzlaşma temin edilememiş sayılır.) Komisyonca bu hususu belirtmek üzere tanzim olunacak tutanağın birer nüshası üç gün içinde vergi dairesine ve ilgiliye tebliğ olunur. Uzlaşmanın vakı olmaması veya temin edilememesi hallerinde,aynı vergi veya ceza için yeniden uzlaşma talebinde bulunulamaz.

             Bu maddede yazılı işlemler mükellef veya adına ceza kesilenin resmi vekaletini haiz vekili tarafından da yapılabilir.

             Ek Madde 1, 2, 3, 4,5 – (19/2/1963 tarih ve 205 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Ek Madde 11, fıkra bir – (24/6/1994 tarih ve 4008 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Maliye Bakanlığı; vergi incelemesine dayanılarak salınacak vergilerle kesilecek cezalarda tarhiyat öncesi uzlaşma yapılmasına izin verebilir. Ancak; inceleme sonucunda kaçıkçılık cezalı tarhiyat yapılmasını gerektiren tespitler nedeniyle salınacak vergi ve kesilecek kaçakçılık suçu cezası tarhiyat öncesi uzlaşma mevzuu yapılamaz.

             28 – 11/8/1999 tarih ve 4444 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri (madde numaraları,344,Ek Madde 11)

             Madde 344 fıkra beş – (22/7/1998 – 4369 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Uzlaşılan vergilerde ceza, uzlaşılan vergi tutarına göre düzeltilir.

             Ek Madde 11 fıkra bir – (22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı kanun hükmüdür.)

             Maliye Bakanlığı vergi incelemesine dayanılarak tarh edilecek vergilerde tarhiyat öncesi uzlaşma yapılmasına izin verebilir.

             29 – 20/6/2001 tarihli ve 4684 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri. ( Madde numarası: Ek madde 13)

             Ek Madde 13 fıkra 1, 2, 3 ve 5 – (24/3/1988 tarihli ve 3418 sayılı Kanunun hükümleridir.)

             1. Vergi Kanunlarının uygulanması, Gelir İdaresinin çağdaş bir yapıya kavuşturulması, Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğü Merkez ve Taşra Teşkilatının geliştirilmesi, modernleştirilmesi ve Maliye Bakanlığı personelinin daha etkin ve verimli çalıştırılmasını sağlamak gayesiyle Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası nezdinde “Gelir İdaresini Geliştirme Fonu” kurulmuştur.

             2. Bu fon’un kaynakları:

             a) Her yıl tahsil edilen toplam vergi gelirlerinin bir yıl evvelki toplam vergi gelirlerine ulaşıncaya kadarki kısmının % 05’i (binde beş) ile bir yıl evvelki vergi tahsilatını aşan vergi gelirlerinin % 1’inden;

             b) Fon’dan yapılacak ihalelerde şartname hükümlerine uyulmaması halinde gelir kaydedilecek teminatlar ile alınacak faiz, zam ve cezalardan;

             c)Vergi denetim ve yoklamaları sırasında Fon’dan harcama yapılmak suretiyle satın alınan malların satışından elde edilen hasılattan;

             d) Fon’dan yapılacak ihalelerde para karşılığı verilecek ihale şartnamelerinden elde edilecek gelirlerden;

             e)Faiz gelirlerinden,

             Meydana gelir.

             Maliye Bakanlığı Merkez Saymanlığı, her ay tahsil edilen vergi gelirlerinin bir evvelki yıl toplam vergi tahsilat tutarına ulaşıncaya kadar % 05 (binde beş) ini; toplam vergi tahsilatının bir evvelki yıl toplam tahsilatını aşması halinde, aşan kısmından her ay % 1’ini, tahsil edildiği ayı takip eden ay içerisinde doğrudan T.C. Ziraat Bankasındaki Fon hesabına gönderir.

             3. Bu Fon:

             a)Vergi İdaresinin, Vergi Denetim Birimlerinin ve Defterdarlıkların reorganize edilmesi ve otomasyonunun artırılarak mevcut personel ile daha etkili hizmet verebilmelerini temin gayesiyle Gelirler Genel Müdürlüğünce bina yapımı için arsa satın alınması, bina yapımı, tamamlanmış


654-22

 

 veya inşaatı halinde bina satın alınması, bina kiralanması, onarım ve tefrişi, taşıt ve demirbaş alımı ve kiralanması ile bunların bakım ve onarımı, otomasyon, eğitim, uygulama, tanıtma çalışmaları gibi hizmetlerin gerektirdiği giderler ile vergi inceleme ve yoklama faaliyetleri sırasında yapılacak harcamalarda;

             b) Maliye Bakanlığı personeline, görevleri nedeniyle ve daha verimli çalıştırılmalarını sağlamak gayesinde yapılacak ek ödemeler ile vergi uygulamasında görevli gelir idaresi personeline, vergi incelemesinde görevli personele ve Fon’un kullanılmasına ilişkin hizmetlerde görevlendirilen personele fazla mesai ve yolluk ödenmesinde,

             Kullanılır.

             5. Bu Fon’dan yapılacak harcamalar 1050, 2886 sayılı Kanunlar ile 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleri ve 832 sayılı Kanunun 30 -37 nci maddelerinde yer alan vize hükümlerine tabi olmadan yapılır.

             Bu Fon’un kullanılma usul ve esasları ile Fon’a ilişkin diğer usul ve esaslar Maliye Bakanlığınca çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenir.

             30 – 3/4/2002 tarihli ve 4751 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri. ( Madde numaraları: Mükerrer Madde 49, 268 ve 352)

             Mükerrer Madde 49 – (23/6/1982 tarihli ve 2686 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             a) Maliye ve Bayındırlık bakanlıkları Emlak Vergisi Kanununun 10 ncu maddesi hükmü ile aynı Kanunun 31 nci maddesi uyarınca hazırlanan tüzük hükümlerine göre bina metrekare normal inşaat maliyet bedellerini (söz konusu tüzük hükümlerine göre yapılan yıllık tespitler hariç olmak üzere) genel beyanın yapılacağı sürenın başlangıcından dört ay önce müştereken tespit ve Resmi  Gazete ile ilan ederler.

             Türkiye Ticaret, Sanayi, Deniz Ticaret Odaları ve Ticaret Borsaları Birliği bu bedellere karşı Resmi Gazete ile ilanını izleyen 15 gün içinde Danıştayda dava açabilirler.

             b) (Değişik : 4/12/1985 - 3239/4 md.) Takdir komisyonlarının arsalara ve araziye ait asgari ölçüde birim değer tespitine ilişkin takdirleri genel beyanın yapılacağı sürenin başlangıcından en az altı ay önce karara bağlanarak, arsalara ait olanlar takdirin ilgili bulunduğu İl ve İlçe merkezlerindeki ticaret odalarına, ziraat odalarına ve ilgili mahalle ve köy muhtarlıkları ile vergi dairelerine (1/3/1986 tarihinden itibaren belediyelere), araziye ait olanlar İl merkezlerindeki ticaret ve ziraat odalarına ve vergi dairelerine (1/3/1986 tarihinden itibaren belediyelere) imza karşılığında verilir.

             Takdir komisyonlarının bu kararlarına karşı kendilerine karar tebliğ edilen daire, kurum, teşekküller ve ilgili mahalle ve köy muhtarlıkları 15 gün içinde ilgili vergi mahkemesi nezdinde dava açabilirler. Vergi mahkemelerince verilecek kararlar aleyhine 15 gün içinde Danıştaya başvurulabilir.

             Kesinleşen asgari ölçüde arsa ve arazi birim değerleri, ilgili vergi dairelerinde, belediyelerde ve muhtarlıklarda uygun bir yerlere asılmak suretiyle genel beyan süresince ilan edilir.

             c) Yukarıdaki fıkralara göre, Danıştay ve vergi mahkemelerinde dava açılması halinde, davalının 15 gün içinde vereceği tek savunma ile dosya tekemmül etmiş sayılır. Danıştay ve vergi mahkemelerince bu davalar dosyanın tekemmül ettiği tarihten itibaren en geç 1 ay içinde karara bağlanır.

             d) (Ek : 30/5/1985 - 3210/1 md.; Değişik: 4/12/1985 - 3239/4 md.) (a) ve (b) fıkralarındaki bina metrekare normal inşaat maliyet bedelleri ile arsalara ve araziye ait asgari ölçüde birim değer tespitlerine ilişkin süreleri Emlak Vergisi genel beyan dönemleri ile ilgili olmak üzere gerektiği ölçüde kısaltmaya Maliye ve Gümrük Bakanlığı yetkilidir.

 

             Madde 268- (4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Vergi değeri, bina ve arazinin rayiç bedelidir. (Son cümle Mülga: 22/7/1998- 4369/82 md.)

             Madde 352- Fıkra üç bent (1) parantez içi hüküm (4/12/1985 tarihli ve 3239 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             (Emlak Vergisinde beyannamenin bu Kanunun 27 nci maddesinde yazılı ek süre içinde verilmiş olması.)

 

             31 – 7/1/2003 tarihli ve 4783 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri. (Madde: 30)

 

             Madde 30 (7) numaralı bent (24/6/1994 tarihli ve 4008 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Maliye müfettişleri, hesap uzmanları ve gelirler kontrolörlerince yapılan İncelemeler sırasında, mükellefler, her türlü harcama ve tasarruflarını vergisi ödenmiş veya vergiye tabi olmayan kazançlardan sağladıklarını kanıtlayamazlarsa,

             Harcama ve tasarrufların vergiye tabi tutulmuş veya vergiye tabi olmayan kazançlardan sağlandığı kanıtlanamayan kısmı, harcama ve tasarrufun mevcudiyetinin tespit edildiği dönemden bir önceki dönemde elde edilmiş ve vergisi ödenmemiş kazanç olarak ilgili dönem (...) (2) matrahının takdirinde dikkate alınır.


654-23

 

             32 – 11/6/2003 tarihli ve 4884 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri. (Madde: 168,224)

             Madde 168 fıkra bir bend (1)– (4/12/1985 tarihli ve 3239 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             1. İşe başlama bildirmeleri, işe başlama tarihinden önce; işi bırakma ve değişiklik bildirmeleri, bildirilecek olayın vukuu tarihinden başlayarak bir ay;

             Madde 224 fıkra bir birinci cümle –(4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.) Noterlerin yapacağı tasdik şerhleri defterin ilk sahifesine yazılır ve aşağıdaki malümatı ihtiva eder:

             33 – 30/7/2003 tarihli ve 4962 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri. (Mükerrer Madde: 257)

             Mükerrer Madde 257 fıkra bir (4) numaralı bent- (22/7/1998 tarihli ve 4369 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             4. Vergi beyannameleri ile bu Kanunun 149 uncu maddesine göre devamlı bilgi vermek zorunda olanlardan; istenilen bilgilerin yazı yerine mikro fiş, mikro film, manyetik kayıt ortam ve araçları ve benzeri vasıtalarla verilmesine izin vermeye veya zorunluluk getirmeye,

             34 – 17/12/2003 tarihli ve 5024 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri. (Madde: 274, 280, 315, 319, Mükerrer Madde 298, 315 )

             Madde 274  – (24/6/1994 tarihli ve 4008 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Satın alınan veya imal edilen emtia maliyet bedeliyle değerlenir. Mükellefler, satın aldıkları veya imal ettikleri emtianın maliyet bedelini, son giren ilk çıkar yöntemini uygulamak suretiyle de tespit edebilirler. Bu yöntemi seçenler, en az 5 yıl süre ile bu yöntemden vazgeçemezler. Bu yöntemin uygulama usul ve esaslarını tespit etmeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.

Emtianın maliyet bedeline nazaran değerleme günündeki satış bedelleri % 10 ve daha fazla bir düşüklük gösterdiği hallerde mükellef, maliyet bedeli yerine 267 nci maddenin ikinci sırasındaki usul hariç olmak üzere, emsal bedeli ölçüsünü tatbik edebilir. Bu hüküm 275 inci maddede yazılı mamuller için de uygulanabilir.

             Madde 280 son fıkra- (22/7/1998 tarihli ve 4369 sayılı Kanunun hükmüdür.) 3096  sayılı  Türkiye Elektrik Kurumu  Dışındaki  Kuruluşların Elektrik Üretimi, İletimi, Dağıtımı ve  Ticareti  İle  Görevlendirilmesi  Hakkında  Kanun ve 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptı rılması Hakkında Kanunda tanımlanan şirketlerin sermaye olarak koydukları yabancı paraların sarf edildikleri veya Türk Lirasına çevrildikleri tarihe kadar lehlerine oluşan kur farkları pasifte özel bir karşılık hesabında gösterilerek dönem kazancına dahil edilmez. Bu karşılıklar sermayeye eklendikleri takdirde işletmeden çekiş ve kar dağıtımı sayılmaz. Aleyhlerine oluşan kur farkları ise aktifte özel bir karşılık hesabında tutulur ve gelecek yıllarda lehlerine oluşacak kur farkları ile kapatılır. Lehte kur farkı ile kapatılamayan tutarlar işi bırakma halinde zarar addolunur.

             Yeniden değerleme:

             Mükerrer Madde 298 – (19/2/1963 tarih ve 205 sayılı Kanunun 26 ncı maddesi ile eklenen ve 4/12/1984 tarih ve 3094 sayılı Kanunun 1 inci maddesi ile değiştirilmiş olan geçici 11 inci madde hükmü olup, 25/3/1987 tarih ve 3332 sayılı Kanunun 16 ncı maddesi ile madde numarası değiştirilmiştir.)

             Bilanço esasına göre defter tutan Gelir ve Kurumlar Vergisi mükellefleri (imtiyazlı şirketler(...) (1) hariç; kollektif, adi komandit ve adi şirketler dahil) bilançolarına dahil amortismana tabi iktisadi kıymetleri ve bu kıymetler üzerinden ayrılmış olup bilançolarının pasifinde gösterilen amortismanları, her hesap dönemi sonu itibariyle aşağıdaki şartlarla yeniden değerleyebilirler. Şu kadar ki, İktisadi Devlet Teşekküllerinin yeniden değerleme yapmaları zorunludur.

             1. İktisadi kıymetlerin maliyet bedellerine eklenmiş bulunan kur farkları ve kredi faizleri, sinema filmleri, alameti farika hakları, peştemallıklar..., ilk tesis ve taazzuv giderleri, organizasyon, etüt ve arama giderleri ile mahiyetleri ve amortisman süre ve tarzları itibariyle bunlara benzeyen sair aktif kıymetler yeniden değerleme kapsamına girmezler. (2)

 

——————————

(1)     Bu fıkrada yer alan "...ve dar mükellefler..." ibaresi 25/6/1992 tarih ve 3824 sayılı Kanunun 1 inci maddesi ile metinden çıkarılmıştır.

(2)      Bu bentte yeralan "Değeri 5.000 lirayı geçmeyen iktisadi kıymetler, iktisadi kıymetlerin maliyet bedellerine eklenmiş bulunan kur farkları, sinema filmleri, alameti farika hakları, peştemallıklar, özel maliyet bedelleri,..." ibaresi 22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı Kanunun 81 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.


654-24

 

             2. Bilançonun aktifine dahil iktisadi kıymetler ve bu kıymetler için geçmiş yıllarda ayrılmış olan amortismanlar, yeniden değerlemenin yapılacağı yıla ait oran ile çarpılmak suretiyle yeniden değerlenirler.

             Kendilerine özel hesap dönemi tayin olunan mükellefler için özel hesap döneminin başladığı takvim yılına ait oran esas alınır.

             3. Yeniden değerleme neticesinde doğacak değer artışı, bilançonun pasifinde özel bir fon hesabında gösterilir.

             Değer artışı, amortismana tabi iktisadi kıymetlerin yeniden değerlemesinden önceki net bilanço aktif değerlerinin, bu kıymetlere yeniden değerleme oranının tatbikinden sonra bulunacak net bilanço aktif değerlerinden indirilmesi suretiyle bulunur.

             Net bilanço aktif değeri, iktisadi kıymetlerin bilançonun aktifinde yazılı değerlerinden, pasifte yazılı amortismanın tenzili suretiyle bulunan miktarı ifade eder.

             Bu değerin tespitinde, 320 nci maddenin son fıkrasına göre ayrılmış sayılan amortismanlar da fiilen ayrılmış kabul edilir.

             4. (Değişik : 24/6/1994 - 4008/9 md.) Amortismana tabi sabit kıymetlerini yeniden değerlemeye tabi tutan kurumlar vergisi mükellefleri ile kollektif, adi komandit ve adi şirketler dahil olmak üzere bilanço esasına göre defter tutan gelir vergisi mükellefleri, yeniden değerlemenin yapıldığı hesap döneminden itibaren sabit kıymetlerini yeni değerleri üzerinden itfa ederler. Şu kadar ki bina, arsa ve araziler yeniden değerlemeden önceki kıymetleri üzerinden amortismana tabi tutulur.

             Mükellefler değer artışını, pasifte özel bir fon hesabında gösterirler. Kurumlar vergisi mükellefleri, değer artışının tamamını sermayelerine ilave edebilirler. Bu suretle sermayeye eklenen değer artışları, ortaklar tarafından işletmeye ilave edilmiş kıymetler olarak kabul edilir. Değerleme yapılan kuruma iştirak eden işletmelerin aktifinde bu nedenle meydana gelen artışlar ise pasifte özel bir karşılık hesabında gösterilir ve bu karşılık sermayenin cüzü addolunur. Karşılık hesabında gösterilen değer artışı kurumlar tarafından sermayeye eklenebilir. Bu işlemler kar dağıtımı sayılmaz.

             5. Bankalar, yeniden değerleme neticesinde doğacak değer artışlarını, nakit karşılığı hisse senedi ihracı suretiyle sermaye artırımına gidilmesi ve taahhüt edilen pay bedellerinin ödenmesi şartıyla sermayelerine ekleyebilirler. Ancak, her yıl sermayeye eklenecek değer artışı, taahhüt edilen pay bedellerinin ödenen kısmına isabet eden miktarı aşamaz.

             5/11/1981 tarihinden bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar sermayelerini artıran bankaların, söz konusu sermaye artırımları ile ödenen pay bedelleri, bu bent uyarınca nakit karşılığı yapılmış sermaye artırımı olarak kabul ve ödenen pay bedellerine tekabül eden değer artışları sermayeye ilave edilir.

             6. Bilançonun pasifinde özel bir fon hesabında tutulan değer artışları, Türk Ticaret Kanununun 422 nci maddesinin uygulamasında ödenmiş sermaye Bankalar Kanununun uygulamasında ise ihtiyat addolunur.

             7. (Değişik : 24/6/1994 - 4008/9 md.) Değer artış fonu, sermayeye ilave dışında herhangi bir suretle başka bir hesaba nakledildiği veya işletmeden çekildiği takdirde, bu işlemin yapıldığı dönem kazancı ile ilişkilendirilmeksizin bu dönemde vergiye tabi tutulur. Gelir vergisi mükelleflerince ayrılan değer artış fonu başka bir hesaba aktarılamaz; aktarılması veya sermayeye ilave edilmesi halinde işletmeden çekilen değer olarak kabul edilir.

             8. Yeniden değerlemeye tabi tutulan iktisadi kıymetlerin her birine isabet eden değer artışları ile bunların hesap şekilleri amortisman kayıtlarında müfredatlı olarak gösterilir.

             9. Yeniden değerlemeye tabi tutulan iktisadi kıymetlerin satışı halinde bunlara isabet eden değer artışları aynen amortismanlar gibi muameleye tabi tutulur.

             10. (Değişik : 25/3/1987 - 3332/16 md.) Bir  hesap  dönemi  sonu  itibariyle  yapılacak değerlemede  esas  alınacak  yeniden  değerleme  oranı, yeniden değerleme  yapılacak yılın Ekim ayında (Ekim ayı dahil) bir önceki yılın aynı dönemine göre Devlet İstatistik Enstitüsünün Toptan Eşya Fiyatları Genel İndeksinde meydana gelen ortalama fiyat artış oranıdır.


654-25

 

             (Değişik: 28/12/2001-4731/4 md.) Geçici vergi dönemleri itibarıyla yapılacak değerlemede esas alınacak yeniden değerleme oranı, bir önceki yılın Kasım ayından başlamak üzere; 3, 6, 9 ve 12 nci aylarda bir önceki 3, 6, 9 ve 12 aylık dönemlere göre Devlet İstatistik Enstitüsünün Toptan Eşya Fiyatları Genel İndeksinde meydana gelen ortalama fiyat artış oranı esas alınmak suretiyle belirlenir.(1)

             (Ek: 28/12/2001-4731/4 md.)Bu oranlar Maliye Bakanlığınca Resmi Gazete ile ilan edilir.(2)

             11. Her yılın yeniden değerleme oranı ancak o yıla ait değerlemede nazara alınabilir. Yeniden değerlemenin herhangi bir yıl yapılmamasından veya değerleme oranının düşük uygulanmasından dolayı daha sonraki yıllar geçmiş dönemlere ilişkin yeniden değerleme yapılamaz.

             12. Hesap dönemi içinde aktife giren amortismana tabi iktisadi kıymetler için aktife girdiği dönem, yeniden değerleme yapılmaz.

             Yeniden değerlemeye ilişkin diğer hususları tespit etmeye, gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri için yukarıdaki esaslar dışına çıkan uygulamalar ile devir ve nevi değiştirmeleri önleyici düzenlemeler getirmeye Maliye ve Gümrük Bakanlığı yetkilidir.

             Madde 315 – (24/6/1994 tarihli ve 4008 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Mükellefler amortismana tabi iktisadi kıymetlerinin değerini, % 20 nispetinden fazla olmamak üzere, serbestçe tespit ettikleri nispetler üzerinden yok ederler.

             Ancak, arazi ve binalar ile % 20 nispetinden daha yüksek bir nispetle amortismana tabi tutulacak iktisadi kıymetlerin değeri, Maliye Bakanlığınca tespit ve ilan olunan nispetler üzerinden yok edilir.

             Mükerrer Madde 315  fıkra iki bent 2- (24/6/1994 tarihli ve 4008 sayılı Kanunun hükmüdür)

             Bu usulde uygulanacak amortisman nispeti % 40'ı geçmemek üzere normal amortisman nispetinin iki katıdır.

             Madde 319 – (4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Mükellefler, usulüne göre tesbit edilen nispetleri aşmamak şartiyle, amortismanları diledikleri nispetler üzerinden hesaplıyabilirler; şu kadar ki, uygulamaya başladıkları amortisman nispetlerini mütaakıp faaliyet yıllarında değiştiremezler.

             318 inci maddenin ikinci fıkrası hükmüne göre amortisman nispetlerinin değiştirilmiş olması hali bundan müstesnadır.

             34 – 25/12/2003 tarihli ve 5035 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri. (Madde: 104)

             Madde 104 – (4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             İlan aşağıda yazılı şekilde yapılır:

             1. İlan ilgili vergi dairesinin bulunduğu yerin belediye sınırları içinde çıkan bir veya daha fazla gazetede yayınlanır. Gazete çıkmıyan yerlerde mütat vasıtalarla yapılır.

             2. İlan yazısı tebliğ yapan dairenin ilan koymaya mahsus mahalline asılır ve bir sureti mükellefin bilinen son adresinin bağlı olduğu muhtarlığa gönderilir.

             3. (Değişik : 30/12/1980 - 2365/19 md.) İstanbul Belediye sınırları dışındaki yerlerde ilan yolu ile yapılan tebliğin konusu bir milyar (24.000.000.000) lirayı aşan vergi veya vergi cezasına taalluk ettiği takdirde ilan ayrıca Ankara ve İstanbul'da çıkan bir gazete ile yayınlanır. (1)

             Tebliğ olunacak evrakın örnekleri yabancı memlekette bulunan mükellefin bilinen adresine ayrıca posta ile gönderilir.

             35 – 16/7/2004 tarihli ve 5228 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri. (Madde numaraları:15,17,111,114,160,215,Mükerrer Madde 257, Mükerrer Madde 298,353,Mükerrer Madde 354,Geçici Madde 25, (9) sayılı Tarife.)

             Madde15  fıkra üç-( 28/12/2001 tarihli ve 4731 sayılı Kanunun hükmüdür.) Maliye Bakanlığı, mücbir sebep sayılan haller nedeniyle, mükellefler için il, ilçe veya bölgeler itibarıyla mücbir sebep hali ilan etmeye ve bu sürede vergi ödevlerinden yerine getirilemeyecek olanları tespit etmeye yetkilidir.

             Madde 17 fıkra bir ve üç(4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.) Zor durumda bulunmaları hasebiyle vergi muamelelerine mütaallik ödevleri süresi içinde yerine getiremiyecek olanlara, kanuni sürenin bir katını geçmemek üzere, Maliye Bakanlığınca münasip bir mühlet verilebilir.

             Maliye Bakanlığı mühlet verme yetkisini tamamen veya kısmen mahalli maliye teşkilatına devredebilir.

           Madde 111 fıkra altı - (28/12/2001 tarihli ve 4731 sayılı Kanunun hükmüdür.)Maliye Bakanlığı; il, ilçe veya bölgeler itibarıyla mücbir sebep hali ilan edilen yerlerdeki mükelleflerin bu Kanun kapsamında olup, ödeme süresi afet tarihinden sonraya rastlayan her türlü vergi ve cezalar ile gecikme faizlerinin ödeme sürelerini vadelerinin bitimi tarihinden itibaren azami bir yıl süre ile uzatmaya yetkilidir. Maliye Bakanlığı bu yetkisini; iller, il merkezleri, ilçeler veya beldelere veya afetten zarar görme derecesine göre veya vergi türleri itibarıyla farklı süreler tespit etmek suretiyle kullanabilir.

——————————

(1)    Bu alt bent “Bu oran Maliye ve Gümrük Bakanlığınca her yıl Aralık ayı içinde Resmi Gazete ile ilan edilir.” iken, 28/12/2001 tarihli ve 4731 sayılı Kanun ile metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.

(2)    4/12/2003 tarih ve 25306 sayılı R.G.'de yayımlanan 325 sıra nolu tebliğ ile yeniden değerleme oranı 2003 yılı ve aynı yıla ait son geçici vergi dönemi için de uygulanmak üzere  % 28,5  olarak tespit edilmiştir.


654-26

               

             Madde 114 fıkra üç -(4/12/1985 tarihli ve  3239 sayılı Kanunun hükmüdür.) Yatırım İndirimi uygulamasında yatırımcının yatırım veya işletme döneminde öngörülen özel şartları ihlal etmesi halinde, zamanaşımı bu şartların ihlal edildiği yılı takip eden yıl başından itibaren başlar.

             Madde 160 fıkra üç -( 22/7/1998 tarihli ve 4369 sayılı Kanunun hükmüdür.) İşi bırakma bildiriminde bulunmayan bir mükellefin işi bıraktığının tespit edilmesi veya yapılan araştırma ve yoklamalar sonucunda bilinen adreslerinde bulunamaması ve başka bir adreste faaliyetine devam ettiğine dair bilgi edinilememesi halinde mükellef işi bırakmış addolunur ve mükellefiyet kaydı vergi dairesince terkin edilebilir. Ancak, mükellefiyet kaydının terkin edilmesi, mükellefin işi bırakmasından önceki döneme ilişkin  yükümlülüklerini ortadan kaldırmayacağı gibi bu tarihten sonra faaliyette bulunduğunun tespiti halinde bu dönemlere ilişkin vergilendirmeye de engel teşkil etmez. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usulleri belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.

                Türkçe tutma mecburiyeti:

                Madde 215 – (4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.) Bu kanuna göre tutulacak defter ve kayıtların Türkçe tutulması mecburidir. 

                Mükerrer Madde 257 fıkra bir bent 4 - ( 30/7/2003 tarihli ve 4962 sayılı Kanunun hükmüdür.) Vergi beyannameleri ile bu Kanunun 149 uncu maddesine göre devamlı bilgi vermek zorunda olanlardan istenilen bilgilerin internet de dahil olmak üzere her türlü elektronik bilgi iletişim araç ve ortamında verilmesi hususunda izin vermeye veya zorunluluk getirmeye, beyanname ve bilgilerin aktarımında uyulacak format ve standartlar ile uygulamaya ilişkin usul ve esasları tespit etmeye, bu zorunluluğu beyanname veya bilgi çeşitleri, mükellef grupları ve faaliyet konuları itibarıyla ayrı ayrı uygulatmaya,

             Mükerrer Madde 298 fıkra (A) bent 5  beşinci fıkra cümle iki - (17/12/2003 tarihli ve 5024 sayılı Kanunun hükmüdür.)Ancak öz sermaye kalemlerine ait enflasyon fark hesapları kurumlar vergisi mükelleflerince sermayeye ilave edilebilir, bu işlem kâr dağıtımı sayılmaz.

             Mükerrer 298 (A) fıkrası 4 numaralı bent son fıkra –(17/12/2003 tarihli ve 5024 sayılı Kanunun hükmüdür.)Borsada işlem gören hisse senetleri, değerleme günündeki borsa rayici ile dikkate alınır. Bunlar için ayrıca düzeltme yapılmaz.

             Madde 353 bent 5 –(24/6/1994 tarihli ve 4008 sayılı Kanunun hükmüdür.) Bu Kanunun mükerrer 354 üncü maddesine göre işyerleri için kapatma kararı verilen ve işletme hesabı esasına göre defter tutan mükelleflere; bir takvim yılı içinde ilk uygulama için 18.000.000 (190.000.000) lira, ikinci uygulama için 36.000.000 (380.000.000) lira, üçüncü ve daha sonraki her uygulama için ise 72.000.000 (770.000.000) lira özel usulsüzlük cezası kesilir. Bilanço usulü esasına göre defter tutan mükellefler ile serbest meslek erbabı için bu cezalar bir kat artırılarak uygulanır.

             Mükerrer Madde 354 – ( 4/12/1985 tarihli ve 3239 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Yetkililerce 353 üncü maddenin 1 ve 2 numaralı bentlerinde yazılı belgelerin bir takvim yılı içinde üç defa kullanılmadığının veya bulundurulmadığının tespiti halinde mükelleflerin işyerleri Maliye Bakanlığının kararı ile bir haftaya kadar kapatılabilir. Bakanlık bu yetkisini mahalline devredebilir.

             Kapatma yetkisine ve bu yetkinin mahalline devrine ilişkin usul ve esaslar Maliye ve Gümrük Bakanlığınca belirlenir.

             Ancak, işyeri kapatma cezasının uygulanabilmesi için yukarıdaki fıkrada belirtilen belgelerin kullanılmadığının veya bulundurulmadığının ikinci defa tespiti üzerine mükellefin bir yazı ile uyarılması ve tekerrürü halinde işyeri kapatma cezası uygulanacağının duyurulmuş olması şarttır.

             (Ek : 24/6/1994 - 4008/18 md.) Uygulanacak safhaya gelen işyeri kapatma cezası, kapatma kararının uygulanmasından önce mükelleflerin yazılı olarak istemeleri halinde para cezasına çevrilir. İşyeri kapatma cezasının para cezasına çevrilmek suretiyle uygulanmasından sonra aynı takvim yılı içerisinde işlenen fiiller nedeniyle uygulanacak safhaya gelen işyeri kapatma cezaları para cezasına çevrilmez.

             (Ek : 24/6/1994 - 4008/18 md.) Para cezası, sanayi sektöründe çalışan 16 yaşından büyük işçiler için belirlenen ve kapatma kararına ilişkin yazının mükellefe tebliğ edildiği tarihte yürürlükte bulunan asgari ücretin bir yıllık brüt tutarından az olmamak üzere, mükelleflerin bir önceki yıl gelir veya kurumlar vergisi beyannamelerinde yer alan dönem kazancının yüzde beşi olarak hesaplanır ve bir yazı ile mükellefe bildirilir. Hesaplanan para cezası, mükellefe tebliğ edildiği tarihten itibaren 15 gün içerisinde tamamen ödenmediği takdirde, işyeri kapatma cezası uygulanır.

             (Ek : 3/12/1988 - 3505/6 md.) Kapatılan işyerine asılan, kapatmaya ilişkin levhanın görünmesinin engellenmesi veya başka bir levhanın veya duyurunun işyerinin herhangi bir yerine asılması halinde, uygulanmakta olan kapatma cezası; bu cezanın süresi kadar artırılarak uygulanır.                         

             Mükellefler hakkında işyeri kapatma cezası uygulanmış olması, diğer cezaların uygulanmasına engel teşkil etmez.

                Geçici Madde 25 bent (g) ikinci paragraf cümle iki - (17/12/2003 tarihli ve 5024 sayılı Kanunun hükmüdür.)Ancak öz sermaye kalemlerine ait enflasyon fark hesapları kurumlar vergisi mükelleflerince sermayeye ilave edilebilir, bu işlem kâr dağıtımı sayılmaz.

 


654-27

 

             36 – 30/12/2004 tarihli ve 5281 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri. (Madde numarası:355, 356)

             Madde 355 – ( 30/12/1980 tarihli ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             a) Damga Vergisi mevzuuna giren kağıtlar ve ilanlara yapıştırılan pullar, Damga Vergisi Kanununun belli ettiği şekilde iptal edilmemişse, iptal edilmemiş olan pulların kıymeti üzerinden maktu vergilerde yüzde 50, nispi vergilerde yüzde 10 vergi cezası kesilir. Bu hüküm, resmi daireler, noterler, bankalar ve anonim şirketlerle 3659 sayılı Kanuna tabi kurumlara ve derneklere ibraz edilen veya gönderilen kağıt ve ilanların iptal edilmemiş pulları hakkında uygulanamaz.

             b) Damga Vergisi ilgili Vergi Kanununda belli edildiği şekilde ifa edilmeyen hallerde maktu vergilerde verginin yüzde 50'si ve nispi vergilerde yüzde 10'u nispetinde usulsüzlük cezası alınır.

             Madde 356 – (4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             1. Resmi daireler, noterler, bankalar ve anonim şirketlerle 3659 sayılı Kanuna tabi kurumlara ve derneklere ibraz edilen veya gönderilen ve pulları Vergi Kanununun belli ettiği şekilde iptal edilmemiş bulunan evrakı, pullarını resmi mühür veya damga vaz'ı suretiyle iptal etmeden muameleye koyanlar adına her varaka için 1.000 (0,12 YTL)  TL. ceza kesilir. Ancak mütaaddit olarak tanzim edilmiş olan evrak için bu fıkra gereğince her şahıstan alınacak cezanın toplamı 50.000 (5.50 YTL) lirayı geçemez.

             2. (Mülga : 1/7/1964 - 488/31 md.)

             3. Pulsuz veya pulu noksan kağıtları, usulen resmi ve para cezası tahsil edilmeden tasdik eden veya örneklerini çıkarıp veren noterler adına her kağıt için 5.000 (0,55 YTL)  lira ceza kesilir.(1)

             4. (Mülga : 1/7/1964 - 488/31 md.)

          37 – 3/7/2005 tarihli ve 5398 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri. (Madde numarası: 272, 327)

             Gayrimenkullerde maliyet bedelinin artması:

             Madde 272 – (4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Normal bakım, tamir ve temizleme giderleri dışında, gayrimenkulü genişletmek veya iktisadi kıymetini devamlı olarak artırmak maksadiyle yapılan giderler, gayrimenkulün maliyet bedeline eklenir.

             (Değişik : 30/12/1980 - 2365/50 md.) (Bir geminin, iktisap tarihindeki süratini fazlalaştırmak, yolcu ve eşya yükleme ve barındırma tertibatını genişletmek veya değiştirmek suretiyle iktisadi kıymetini devamlı olarak artıran giderlerle bir motorlu kara nakil vasıtasının kasa veya motorunun yenisi ile değiştirilmesi veya alımında mevcut olmayan yeni bir tertibatın eklenmesi için yapılan giderler maliyet bedeline eklenmesi gereken giderlerdendir.)

             Gayrimenkuller kira ile tutulmuş ise, kiracı tarafından yapılan bir ve ikinci fıkralardaki giderler bunların özel maliyet bedeli olarak ayrıca değerlenir. Kiracının faaliyetini icra için vucüde getirdiği tesisata ait giderler de bu hükümdedir.

             Gayrimenkuller için yapılan giderler hem tamir, hem de kıymet artırma giderlerinden terekküp ettiği takdirde, mükellef bu giderlerden maliyet bedeline eklenecek kısmı ayrı göstermek mecburiyetindedir.

——————————

 (1) Bu maddelerde yer alan miktarlar, 22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı Kanun ile 29/7/1998 tarihi itibariyle geçerli olan hadde yükseltilmiş, 28/11/2004 tarihli ve 25654 sayılı R.G.'de yayımlanan Maliye Bakanlığının 342 Nolu Tebliği ile 1/1/2005 tarihinden geçerli olmak üzere tespit edilen miktarlar ise, metne parantez içinde siyah punto ile işlenmiştir. Daha önce yapılan değişiklikler için bu Kanunun sonundaki "ÇEŞİTLİ MEVZUAT İLE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER CETVELİ" ne bakınız.


654-28

 

            Özel maliyet bedellerinin itfası:

             Madde 327 –  (4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Gayrimenkullerin ve gemilerin iktisadi kıymetlerini artıran ve 272 nci maddede yazılı özel maliyet bedelleri, kira süresine göre eşit yüzdelerle itfa edilir. Kira süresi dolmadan, kiralanan şeyin boşaltılması halinde henüz itfa edilmemiş olan giderler, boşaltma yılında bir defada gider yazılır.

             38 – 30/3/2006 tarihli ve 5479 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri. (Madde numaraları: Mükerrer Madde 298, 344)

             Mükerrer Madde 298 fıkra (A)  bent (II) alt bent f - (19/2/1963 tarih ve 205 sayılı Kanunun 26 ncı maddesi ile eklenen ve 4/12/1984 tarih ve 3094 sayılı Kanunun 1 inci maddesi ile değiştirilmiş olan geçici 11 inci madde hükmü olup, 25/3/1987 tarih ve 3332 sayılı Kanunun 16 ncı maddesi ile madde numarası değiştirilmiştir olan maddenin hükmüdür.) Fiyat endeksi (TEFE); Devlet İstatistik Enstitüsünce Türkiye geneli için hesaplanan ve ilân edilen Toptan Eşya Fiyatları Genel Endeksini,

             Madde 344 fıkra iki - ( 22/7/1998 tarihli ve  4369 sayılı Kanunun hükmüdür.) Vergi ziyaı suçu işleyenlere vergi ziyaı cezası kesilir ve bu ceza ziyaa uğratılan verginin bir katına, bu verginin kendi kanununda belirtilen normal vade tarihinden cezaya ilişkin ihbarnamenin düzenlendiği tarihe kadar geçen süre için, bu Kanunun 112 nci maddesine göre ziyaa uğratılan vergi tutarı üzerinden hesaplanan gecikme faizinin yarısının eklenmesi suretiyle bulunur.(1)

             39 – 28/3/2007 tarihli ve 5615 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri. (Madde numaraları:377.)

             Madde 377 fıkra dört ve beş - ( 4/12/1985  tarihlive  3239 sayılı Kanunun hükmüdür.) Vergi daireleri Maliye Bakanlığının, (İl özel idareleriyle belediyeler valilerin) muvafakatini almadan vergi mahkemelerinin kararları aleyhine Danıştay'da temyiz davası açamazlar.

             (4/12/1985 tarihli ve  3239 sayılı Kanunun hükmüdür.) Ancak; Maliye Bakanlığı tespit edeceği hadlerle sınırlı olmak şartıyla, muvafakat verme yetkisini defterdarlıklara devredebilir.(2)

40 – 23/1/2008 tarihli ve 5728  sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri. (Madde numaraları:2,5,87,246,344,359,360,362,363,36,7371.)

Madde 2 – (4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

Gümrük ve tekel idareleri tarafından alınan vergi ve resimler bu kanuna tabi değildir.

Madde 5 – fıkra altı- ( 26/6/1964 tarihli ve  485 sayılı Kanunun hükmüdür.) Açıklanan bu bilgiler ele alınarak mükelleflerin haysiyet, şeref ve haklarına tecavüz edilemez. Aksine hareket edenler hakkında T. Ceza Kanununun 480, 481 ve 482 nci maddelerdeki cezalar üç misli olarak hükmolunur.

Madde 87 – (4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

(Değişik birinci fıkra : 30/12/1980 - 2365/14 md.) Takdir, tadilat ve zirai kazançlar il komisyonları ile özel komisyonlara, memurların dışında, seçilecek kimselerde aşağıdaki vasıflar aranır:

   1. İyi ahlak sahibi olmak ve ikamet ettiği veya iş gördüğü muhitin emniyet ve itimadını kazanmış bulunmak;

   2. Kamu hizmetlerinden memnu olmamak ve medeni haklardan ıskat edilmiş bulunmamak;

   3. Ağır hapis veya şeref ve haysiyeti muhil bir suçtan dolayı hapis cezasiyle hükümlü olmamak;

   4. Vergi kaçakçılığından dolayı cezalandırılmış olmamak;

   5. (Değişik : 30/12/1980 - 2365/14 md.) Takdir ve özel komisyonlara seçileceklerde, ayrıca 30 yaşını bitirmiş olmak;


654-29

 

6. (Değişik : 30/12/1980 - 2365/14 md.) Tadilat ve zirai kazançlar il komisyonlarına seçileceklerde ayrıca mensup olduğu şehir veya kasabanın iktisadi şartlarına ve emlak ve ziraat işlerine vukufu olmak ve yirmibeş yaşını bitirmiş bulunmak;

            7. (Mülga : 30/12/1980 - 2365/14 md.)

Madde 246 – fıkra iki- (4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.) Görevini ihmal veya suiistimal eden muhtar ve ihtiyar heyeti üyeleri hakkında Türk Ceza Kanununun 230 ve 240 ıncı maddelerine göre takibat yapılır.

Madde 344 – fıkra bir - ( 22/7/1998  tarihli ve  4369 sayılı Kanunun hükmüdür.) Vergi ziyaı suçu, mükellef veya sorumlu tarafından 341 inci maddede yazılı hallerle vergi ziyaına sebebiyet verilmesidir.

Madde 344 – fıkra iki- ( 30/3/2006  tarihli ve  5479 sayılı Kanunun hükmüdür.) Vergi ziyaı suçu işleyenlere, ziyaa uğrattıkları verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesilir.

Madde 359 – (22/7/1998  tarihli ve  4369 sayılı Kanunun hükmüdür.)

a)Vergi Kanunlarına göre tutulan veya düzenlenen ve saklanma ve ibraz mecburiyeti bulunan;

1) Defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapanlar, gerçek olmayan veya kayda konu işlemlerle ilgisi bulunmayan kişiler adına hesap açanlar veya defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde tamamen veya kısmen başka defter, belge veya diğer kayıt ortamlarına kaydedenler,

2) Defter, kayıt ve belgeleri tahrif edenler veya gizleyenler (Varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit olduğu halde, inceleme sırasında vergi incelemesine yetkili kimselere defter ve belgelerin ibraz edilmemesi gizleme demektir.) veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar (Muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge, gerçek bir muamele veya duruma dayanmakla birlikte bu muamele veya durumu mahiyet veya miktar itibariyle gerçeğe aykırı şekilde yansıtan belgedir.)

Hakkında altı aydan üç yıla kadar hapis cezası hükmolunur.

Hükmolunan hapis cezasının para cezasına çevrilmesinde, hapis cezasının her bir günü için, sanayi sektöründe çalışan onaltı yaşından büyük işçiler için (...) (2) yürürlükte bulunan asgari ücretin bir aylık brüt tutarının yarısı esas alınır ve hükmolunan bu para cezası ertelenemez.

   b) Vergi kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklama ve ibraz mecburiyeti bulunan;

   1) Defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar (Sahte belge, gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgedir.)

   2) Belgeleri Maliye Bakanlığı ile anlaşması olmadığı halde basanlar ile sahte olarak basanlar veya bu belgeleri kullananlar,

   Hakkında on sekiz aydan üç yıla kadar ağır hapis cezası hükmolunur.

   371 inci maddedeki pişmanlık şartlarına uygun olarak durumu ilgili makamlara bildirenler hakkında bu madde hükmü uygulanmaz.

   Kaçakçılık suçlarını işleyenler hakkında bu maddede yazılı cezaların uygulanması 344 üncü maddede yazılı vergi ziyaı cezasının ayrıca uygulanmasına engel teşkil etmez.


654-30

 

İştirak

   Madde 360 – ( 22/7/1998  tarihli ve  4369 sayılı Kanunun hükmüdür.)

   Birden fazla kişi 359 uncu maddede sayılan fiillerin icrasına iştirak ettikleri takdirde fiili irtikap edenlerden veya doğrudan doğruya beraber işlemiş olanlardan her biri bundan ayrı ayrı maddi menfaat gözetmek şartıyla o fiile mahsus ceza ile cezalandırılır. Söz konusu fiilleri işlemeye azmettirenlere de aynı cezalar hükmolunur.

             Bu fiillere maddi menfaat gözetmeksizin iştirak edenlere fiile mahsus cezanın dörtte biri hükmolunur.

Madde 362 – (4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

Bu kanunda yazılı vergi mahremiyetine uymağa mecbur olan kimselerden bu mahremiyeti ihlal edenlere Türk Ceza Kanununun 198 inci maddesinde yazılı cezanın iki katı hükmolunur. Bu ceza iki aydan az olamaz.

Suçları tekerrür edenler bir daha Devlet hizmetinde kullanılmazlar.

Madde 363 – (4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

Bu kanunun altıncı maddesinin son fıkrası gereğince mükelleflerin vergi kanunlarının uygulanması ile ilgili hesap, yazı ve sair özel işlerini yapmaları yasak edilen memurlardan bu yasağa aykırı harekette bulunanlar Türk Ceza Kanununun 240 ıncı maddesine göre ceza görürler. (Değişik cümle: 22/7/1998 - 4369/81 md.) Bu hareketler kaçakçılık suçu cezasının gerektiren bir fiile iştirak mahiyetinde olduğu taktirde haklarında ayrıca bu Kanunun 344 üncü maddesinin üçüncü fıkrası hükmü uygulanır.

Madde 367 – ( 30/12/1980  tarihli ve  2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             (Değişik : 23/6/1982 - 2686/40 md.) Yaptıkları inceleme sırasında 359 ve 360 ıncı maddelerde yazılı kaçakçılık veya iştirak suçlarını (...) (1) tespit eden maliye müfettişleri, hesap uzmanları ile bunların muavinleri ve gelirler kontrolörleri ile stajyer gelirler kontrolörleri tarafından doğrudan doğruya ve vergi incelemesine yetkili olan diğer memurlar tarafından ilgili vergi dairesinin bağlı bulunduğu vergi dairesi başkanlığının veya defterdarlığın  mütalaasıyla, (...) (1) keyfiyetin yetkili Cumhuriyet Savcılığına bildirilmesi mecburidir.(2)(3)

             Yukarıda belirtilen kaçakçılık suçunun işlendiğine sair suretlerle ıttıla hasıl eden Cumhuriyet Savcılığı hemen ilgili vergi dairesini haberdar ederek inceleme yapılmasını talebeder.

             Amme davasının açılması, inceleme neticesinin Cumhuriyet Savcılığına bildirilmesine talik olunur.

             (Değişik : 22/7/1998 - 4369/81 md.) 359 ve 360 ıncı maddeler uyarınca uygulanan hapis cezaları, vergi ziyaı cezası veya usulsüzlük cezalarının ayrıca uygulanmasına engel teşkil etmez.

             Ceza mahkemesinden sadır olacak kararlar, bu Kanunun dördüncü kitabının ikinci kısmında (...) (1) yazılı vergi cezalarını uygulayacak makam ve merciler muamele ve kararlarına müessir olmadığı gibi bu makam ve mercilerce ittihaz edilecek kararlar da ceza yargıcını bağlamaz.

——————————

 

 (1) Bu fıkralarda yeralan “344 üncü maddenin 1-6 numaralı bentlerinde yazılı kaçakçılık suçlarını veya kaçakçılığa teşebbüs suçlarını”,”defterdarlığın mütalaasıyla”  “kısmının 1-3 üncü bölümlerinde” ibareleri, 22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı Kanunun 81 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.

(2)  Bu fıkrada yeralan “…gelirler kontrolörleri…” ibaresinden sonra gelmek üzere, 25/5/1995 tarih ve 4108 sayılı kanunun 10 uncu maddesi ile “…ile stajyer gelirler kontrolörleri…” ibaresi eklenmiş ve metne işlenmiştir.

(3)  Bu fıkra, 22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı Kanunun 16 ncı maddesiyle eklenmiş, ancak 1/1/2003 tarihinde yürürlüğe gireceği için metne işlenmeden, 11/8/1999 tarih ve 4444 sayılı Kanunun 14 üncü maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır.(Sözkonusu fıkra için bakınız: Kanunlar külliyatı 6 ncı cilt sayfa 7598)

 


654-31

Madde 371 – (4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

(Değişik birinci fıkra : 30/12/1980 - 2365/90 md.) Beyana dayanan vergilerde vergi ziyaı cezasını gerektiren (360 ıncı maddede yazılı iştirak şeklinde yapılanlar dahil) kanuna aykırı hareketlerini ilgili makamlara kendiliğinden dilekçe ile haber veren mükelleflere aşağıda yazılı kayıt ve şartlarla vergi ziyaı cezası kesilmez.

1. Mükellefin keyfiyeti haber verdiği tarihten önce bir muhbir tarafından her hangi resmi bir makama dilekçe ile veya şifahi beyanı tutanakla tevsik edilmek suretiyle haber verilen husus hakkında ihbarda bulunulmamış olması (Dilekçe veya tutanağın resmi kayıtlara geçirilmiş olması şarttır.)

             2. (Değişik : 1/5/1981 - 2455/4 md.) Haber verme dilekçesinin yetkili memurlar tarafından mükellef nezdinde her hangi bir vergi incelemesine başlandığı veya olayın takdir komisyonuna intikal ettirildiği günden evvel (Kaçakçılık suçu teşkil eden fiillerin işlendiğinin tespitinden önce) verilmiş ve resmi kayıtlara geçirilmiş olması;

             3. Hiç verilmemiş olan vergi beyannamelerinin mükellefin haber verme dilekçesinin verildiği tarihten başlıyarak 15 gün içinde tevdi olunması;

             4. Eksik veya yanlış yapılan vergi beyanının mükellefin keyfiyeti haber verme tarihinden başlıyarak 15 gün içinde tamamlanması veya düzeltilmesi;

             5. (Değişik : 4/12/1985 - 3239/30 md.) Mükellefçe haber verilen ve ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin, ödemenin geciktiği her ay ve kesri için, 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen nispette uygulanacak gecikme zammı oranında bir zamla birlikte haber verme tarihinden başlayarak 15 gün içinde ödenmesi.

             (Değişik : 30/12/1980 - 2365/90 md.) Yukarıdaki şartların yerine getirilmesi halinde kaçakçılık suçlarını işleyenler hakkında 360 ıncı madde hükmü uygulanmaz.

             (Ek : 30/12/1980 - 2365/90 md.) Bu madde hükmü Emlak Vergisinde uygulanmaz.

41 – 4/6/2008 tarihli ve 5766  sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri. (Madde numaraları:Mükerrer 242.)

Mükkerer Madde 242 fıkra (2) son paragraf - ( 28/12/2001 tarihli ve 4731 sayılı Kanunun hükmüdür.) Maliye Bakanlığı; elektronik defter, belge ve kayıtların oluşturulması, kaydedilmesi, iletilmesi, muhafaza ve ibrazı ile defter ve belgelerin elektronik ortamda tutulması ve düzenlenmesi uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye, elektronik ortamda tutulmasına ve düzenlenmesine izin verilen defter ve belgelerde yer alması gereken bilgileri internet de dahil olmak üzere her türlü elektronik bilgi iletişim araç ve ortamında Maliye Bakanlığına veya belirleyeceği gerçek veya tüzel kişilere aktarma zorunluluğu getirmeye, bilgi aktariminda uyulacak format ve standartlar ile uygulamaya ilişkin usul ve esasları tespit etmeye, bu Kanun kapsamına giren işlemlerde elektronik imza kullanım usul ve esaslarını düzenlemeye ve denetlemeye yetkilidir.

 42 – 16/6/2009 tarihli ve 5904  sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri. (Madde numarası:Mükerrer 72.)

             Madde 72 – fıkra dört – cümle iki -(4/12/1985 tarihli ve 3239 sayılı Kanunun hükmüdür.) Daimi komisyonların nerelerde kurulacağını Maliye ve Gümrük Bakanlığı belli eder.

 


654-32

 

43 – Anayasa Mahkemesi’nin 15/10/2009 tarihli ve E.: 2006/124, K.: 2009/146 sayılı Kararı ile iptal edilmiş olan hükümlerin metinleri. (Madde numarası: 114.)

             Madde 114 – fıkra iki – (4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.) Şu kadar ki, vergi dairesince matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulması zamanaşımını durdurur. Duran zamanaşımı mezkür komisyon kararının vergi dairesine tevdiini takip eden günden itibaren işlemeye devam eder. (1)

44 – 23/7/2010 tarihli ve 6009  sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri. (Madde numarası: 367,369,413.)

             Madde 367 – birinci fıkra -(23/1/2008 tarihli ve 5728 sayılı Kanunun hükmüdür.) Yaptıkları inceleme sırasında 359 uncu maddede yazılı suçların işlendiğini tespit eden maliye müfettişleri, hesap uzmanları ile bunların yardımcıları ve gelirler kontrolörleri ile stajyer gelirler kontrolörleri tarafından doğrudan doğruya ve vergi incelemesine yetkili olan diğer memurlar tarafından ilgili vergi dairesinin bağlı bulunduğu vergi dairesi başkanlığının veya defterdarlığın mütalaasıyla, keyfiyetin Cumhuriyet başsavcılığına bildirilmesi mecburidir.

             Yanılma:

             Madde 369 – (4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             (Değişik birinci fıkra : 30/12/1980 - 2365/88 md.) Aşağıda yazılı hallerde vergi cezası kesilmez:

             1. (Değişik : 30/12/1980 - 2365/88 md.) Yetkili makamların mükellefin kendisine yazı ile yanlış izahat vermiş olmaları;

             2. Bir hükmün uygulanma tarzı hususunda yetkili makamların görüş ve kanaatini değiştirmiş veya bu hükme ait bir içtihadın değişmiş olması.

             Mükelleflerin izahat talebinde bulunabilecekleri:

             Madde 413 – (4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Mükellefler, Maliye Bakanlığından veya Maliye Bakanlığının bu hususta yetkili kıldığı makamlardan vergi durumları ve vergi uygulanması bakımından müphem ve tereddüdü mucip gördükleri hususlar hakkında izahat istiyebilirler.

             Yetkili makamlar yazı ile istenecek izahatı yazı ile veya sirkülerle cevaplamak mecburiyetindedirler.(2)

             Alacakları cevaplara göre hareket eden mükelleflerin bu hareketleri cezayı istilzam etse dahi ceza kesilmez.

 

 

 

 

 

 

–––––––––––––––

(1) Bu maddenin ikinci fıkrası, Anayasa Mahkemesi’nin 15/10/2009 tarihli ve E.: 2006/124, K.: 2009/146 sayılı Kararı ile iptal edilmiş olup Kararın Resmi Gazete’de yayımlandığı 8/1/2010 tarihinden başlayarak altı ay sonra yürürlüğe girmesi hüküm altına alınmıştır.

(2) 30/7/2003 tarihli ve 4962 sayılı Kanunun 17 nci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “en kısa bir zamanda”  ibaresi, “yazı ile veya sirkülerle” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

                                                                   

 

 


654-33

 

45 – 7/7/2011 tarihli ve 646 sayılı KHK ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri. (Madde numaraları: 135, 140.)

İncelemeye yetkililer:

             Madde 135 – (4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             (Değişik birinci fıkra : 24/6/1994-4008/3 md.) Vergi incelemesi; hesap uzmanları, hesap uzman yardımcıları, ilin en büyük mal memuru, vergi denetmenleri, vergi denetmen yardımcıları veya vergi dairesi müdürleri tarafından yapılır.

             (Değişik : 24/3/1988 - 3418/31 md.) Maliye Müfettişleri, Maliye Müfettiş Muavinleri, Gelirler Kontrolörleri ve  Stajyer Gelirler Kontrolörleri, Gelirler Genel Müdürlüğünün merkez ve taşra teşkilatında müdür kadrolarında görev yapanlar her hal ve takdirde vergi inceleme yetkisini haizdir. (1)

  Madde 140 – fıkra 2 - (23/7/2010 tarihli ve 6009 sayılı Kanunun hükmüdür.) Maliye müfettişleri, hesap uzmanları ile bunların yardımcıları ve gelirler kontrolörleri ile stajyer gelirler kontrolörleri tarafından düzenlenen vergi inceleme raporları, işleme konulmak üzere ilgili vergi dairesine tevdi edilmeden önce, vergi incelemesine yetkili olanların bağlı olduğu birimler nezdinde meslekte on yılını tamamlamış en az üç kişiden oluşturulacak rapor değerlendirme komisyonları tarafından vergi kanunları ile bunlara ilişkin kararname, tüzük, yönetmelik, genel tebliğ, sirküler ve özelgelere uygunluğu yönünden değerlendirilir. İncelemeyi yapanla komisyon arasında uyuşmazlık oluşması halinde uyuşmazlığa konu vergi inceleme raporları üst değerlendirme mercii olarak, Maliye Bakanlığınca belirlenen tutarları aşan tarhiyat önerisi içeren vergi inceleme raporları ise doğrudan, Maliye Teftiş Kurulu Başkanlığı, Hesap Uzmanları Kurulu Başkanlığı ve Gelirler Kontrolörleri Başkanlığı bünyesinde oluşturulan rapor değerlendirme komisyonlarının üyeleri arasından görevlendirilecek üçer üyeden oluşan dokuz kişilik merkezi rapor değerlendirme komisyonu tarafından vergi kanunları ile bunlara ilişkin kararname, tüzük, yönetmelik, genel tebliğ, sirküler ve özelgelere uygunluğu yönünden değerlendirilir. İncelemeyi yapanlar, bu komisyon tarafından yapılacak değerlendirmeye uygun olarak düzenleyecekleri vergi inceleme raporlarını işleme konulmak üzere bağlı oldukları birime tevdi ederler.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

——————————

(1)  Bu fıkrada yeralan "Stajyer Gelirler Kontrolörleri" ibaresi 22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı Kanunun 81 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.

 


654-34

 

46 – 11/10/2011 tarihli ve 666 sayılı KHK ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri. (Madde numaraları: Ek Madde 13.)

             Ek Madde 13 - dördüncü fıkra – bent b) (24/3/1988 tarihli ve 3418 sayılı Kanunun hükmüdür.)  Maliye Bakanlığı ile Gelir İdaresi Başkanlığı merkez ve taşra teşkilatında çalışan (sözleşmeli olarak istihdam edilenler dahil) personele, normal mesai gün ve saatleri dahilinde, daire dışında yapılan çalışmalarda, aylık toplam 100 saati geçmemek üzere, dışarıda geçirilen her bir saat için, karşılığı genel bütçeden ödenen fazla mesai ücreti esas alınmak suretiyle, bu ücretin üç katını aşmayacak şekilde ödeme yaptırmaya; (1)(3)

             Ek Madde 13 - dördüncü fıkra – bent c) (24/3/1988 tarihli ve 3418 sayılı Kanunun hükmüdür.) Maliye Bakanlığı ile Gelir İdaresi Başkanlığı merkez ve taşra teşkilatı kadrolarında çalışan memurlar ile sözleşmeli personele, ayda 100 saati aşmayacak şekilde yaptırılacak ek fazla mesai karşılığında, fazla mesainin yaptırıldığı saatler, çalışma mahalleri, çalışmaların resmi tatil ve bayram günlerinde yaptırılması gibi hususlar dikkate alınmak suretiyle, Genel Bütçeden ödenen fazla mesai ücretinin beş katını aşmayacak şekilde, saat başına farklı fazla mesai ücreti tespitine,(1) (2)(3)

             Ek Madde 13 - dördüncü fıkra – bent d) (28/12/2001 tarihli ve 4731 sayılı Kanunun hükmüdür.) Şehirler arası yollarda yapılacak vergi denetimlerine yardımcı olmak üzere görevlendirilen güvenlik görevlilerine de bu esaslar dahilinde fazla çalışma ücreti ödenmesine,

 

 

 

 

 

 

 

–––––––––––––––

(1)   9/4/2003 tarihli ve 4842 sayılı Kanunun 36 ncı maddesiyle,  (b) ve (c) bentlerinde yer alan “70” ibareleri, “100”; (b) bendinde yer alan “Gelirler Genel Müdürlüğü” ile (c) bendinde yer alan “Vergi incelemesine yetkili personel ile Gelirler Genel Müdürlüğü” ibareleri, “Maliye Bakanlığı”; (b) bendinde yer alan “bir katını” ibaresi, “üç katını” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

(2)  Bu bentte yer alan  “teşkilatında çalıştırılan personele, bütçe kanunları uyarınca yaptırılan fazla mesaiye ilave olarak”ibaresi,17/9/2004 tarihli ve 5234 sayılı Kanunun 5 inci maddesiyle “teşkilatı kadrolarında çalışan memurlar ile sözleşmeli personele” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

(3)  5/5/2005 tarihli ve 5345 sayılı Kanunun 34 üncü maddesiyle bu bentlere, “Maliye Bakanlığı” ibaresinden sonra gelmek üzere “ile Gelir İdaresi Başkanlığı” ibaresi eklenmiş ve metne işlenmiştir.

 

 

 

 

 


654-35

 

47 – 11/10/2011 tarihli ve 666 sayılı KHK ile 14/1/2012 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri. (Madde numaraları: Ek Madde 13.)

             Ek Madde 13 - dördüncü fıkra – bent  a) (20/3/1997 tarihli ve  570 sayılı KHK’nin hükmüdür.)

                Maliye Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının merkez ve taşra teşkilatında çalışan memurlar ile sözleşmeli personele (Vergi Denetim Kurulu Başkan ve Yardımcıları, Vergi Müfettişi ve Yardımcıları ile bağlı kuruluşların kadro karşılığı sözleşmeli personeli hariç) en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) % 200'ünü geçmemek üzere ek ödeme yaptırmaya,(1) (3) (4) (5)(8)

             Ek Madde 13 - dördüncü fıkra – ( “Yetkilidir.” Ibaresinden sonra gelen sırasıyla birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü paragraflar)

              (24/3/1988 tarihli ve 3418 sayılı Kanunun hükmüdür.) Ek ödemelerde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun aylıklara ilişkin hükümleri uygulanır.

              (26/12/1993  tarihli ve 3946 sayılı Kanunun hükmüdür.) Görev yapılan birim ve iş hacmi,görev mahalli, görevin önem ve güçlüğü,personelin sınıfı, kadro ünvanı,derecesi ve atanma biçimi gibi kriterlere göre yapılacak ek ödemelerin farklı miktarları ve ödemeye ilişkin usul ve esasları Maliye Bakanı tarafından tespit edilir.

             (26/12/1993  tarihli ve 3946 sayılı Kanunun hükmüdür.) Yukarıda belirtilen esaslar dahilinde yapılacak ödemeler Gelir Vergisine tabi tutulmaz. (Ek cümle: 20/6/2001-4684/15 md.) Bu ödemeler bütçeden karşılanır. Bağlı kuruluşlar personeline yapılacak ek ödemelerin belirlenmesinde, bunlara ödenmekte olan ikramiye, fazla mesai ücreti gibi farklı ödemeler ile diğer imkanlar dikkate alınır ve bağlı kuruluş bütçelerinden ödenir.

             (26/12/1993  tarihli ve 3946 sayılı Kanunun hükmüdür.) Bu madde kapsamında bulunan personele yapılan ikramiye, teşvik primi, teşvik ödemesi, döner sermaye katkı payı ödemeleri, döner sermaye gelirlerinden yapılan ek ödemeler ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu uyarınca ödenen tutarlar ile Maliye Bakanlığınca belirlenecek benzeri ödemelerin net tutarları, bu madde kapsamında yapılan ek ödemenin aylık net tutarından mahsup edilir. Mahsuba ilişkin esas ve usulleri belirlemeye Maliye Bakanı yetkilidir. Bu ödeme ilgili mevzuatı uyarınca ödenmekte olan zam, tazminat, ödenek, döner sermaye payı, ikramiye, ücret ve her ne ad altında olursa olsun benzeri ödemelerin hesabında dikkate alınmaz.

Ek Madde 13 – altıncı fıkra - (7/7/2011 tarihli ve 646 sayılı KHK’nin hükmüdür.)

6- En yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil);

a) Vergi Denetim Kurulu Başkan ve Yardımcılarına %200’ünü,

b) Vergi Müfettişi ve Yardımcılarından; görev yeri Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı olarak belirlenenlere %100’ünü, diğer grup başkanlıkları olarak belirlenenlere %200’ünü,

geçmemek üzere her ay ek ödeme yapılabilir.

 

 

***Bu sayfada yer alan dipnotlar için 654-36 numaralı sayfaya bakınız.
654-36

 

Vergi Denetim Kurulu Başkan Yardımcıları ile Vergi Denetim Kurulu Başkanlığında Vergi Müfettişlerinden Grup Başkanı olarak görevlendirilenlere en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) %50’sini geçmemek üzere ayrıca ek ödeme yapılabilir.

Söz konusu ek ödemelerin oranı ile esas ve usulleri; görev yapılan grup başkanlıkları, görev yapılan yer, kadro unvan ve derecesi gibi kriterler birlikte veya ayrı ayrı dikkate alınarak Maliye Bakanı tarafından belirlenir. Bu ödemelerde 657 sayılı Kanunun aylıklara ilişkin hükümleri uygulanır ve bu ödemelerden damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesinti yapılmaz.

 

––––––––––––––

(1)   Bu maddede geçen "Maliye ve Gümrük Bakanlığı," ibareleri, 20/3/1997 tarih ve 570 sayılı KHK'nin 12 nci maddesi ile "Maliye Bakanlığı” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir

(2) “Gelir İdaresii Geliştirme Fonu” şeklindeki madde başlığı,   20/6/2001 tarih ve 4684 sayılı kanun ile metinden çıkarılmıştır.

(3)  Bu bendde yeralan “% 120 sini” ibaresi, 22/12/1997 tarih ve 4315 sayılı Kanunun 5 inci maddesiyle “%200 ünü” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

(4)  (a) bendinde yer alan, “(sözleşmeli personel ile bağlı kuruluşların üst düzey yönetici kadrolarına atananlar dahil)” ibaresi; 20/6/2001tarihli ve 4684 sayılı Kanunun 15 inci maddesiyle “(sözleşmeli personel ile bağlı kuruluşların personeli dahil)” olarak değiştirilmiş, daha sonra 9/4/2003 tarihli ve 4842 sayılı Kanunun 36 ncı maddesiyle,”( (sözleşmeli personel ile bağlı kuruluşların personeli dahil, bağlı kuruluşların kadro karşılığı sözleşmeli personeli hariç) olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

(5)  Bu bentte yer alan “Maliye Bakanlığının yurt dışı kadrolarında bulunan personeli dışında kalan personeline (sözleşmeli personel ile bağlı kuruluşların personeli dahil, bağlı kuruluşların kadro karşılığı sözleşmeli personeli hariç)”ibaresi,17/9/2004 tarihli ve 5234 sayılı Kanunun 5 inci maddesiyle “Maliye Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının merkez ve taşra teşkilatı kadrolarında çalışan memurlar ile sözleşmeli personele (bağlı kuruluşların kadro karşılığı sözleşmeli personeli hariç)” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

(6)  “Ek paragraf” ibaresi, 17/9/2004 tarihli ve 5234 sayılı Kanunun 5 inci maddesine istinaden kullanılmıştır.

(7)  Bu maddenin (a) bendindeki “Maliye Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının merkez ve taşra teşkilatı kadrolarında…” ibaresi Anayasa Mahkemesi’nin 20/3/2008 tarihli ve E.: 2006/109, K.: 2008/82 sayılı Kararı ile 5/7/2009 tarihinden geçerli olmak üzere iptal edilmiş olup, daha sonra 25/6/2009 tarihli ve 5917 sayılı Kanunun 47 nci maddesiyle bu ibare “Maliye Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının merkez ve taşra teşkilatında çalışan” şeklinde yeniden düzenlenmiştir.

(8) 7/7/2011 tarihli ve 646 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle, bu fıkranın (a) bendinin birinci paragrafında yer alan “(bağlı kuruluşların kadro karşılığı sözleşmeli personeli hariç)” ibaresi “(Vergi Denetim Kurulu Başkan ve Yardımcıları, Vergi Müfettişi ve Yardımcıları ile bağlı kuruluşların kadro karşılığı sözleşmeli personeli hariç)” şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

 


654-37

 

48- Anayasa Mahkemesi’nin 10/2/2011 tarihli ve E.: 2008/58, K.: 2011/37 sayılı Kararı ile iptal edilmiş hükümlerin metinleri. (Madde Numarası: 112.)

Madde 112 – 4 numaralı fıkra -(22/7/1998  tarihli ve 4369 sayılı Kanunun hükmüdür.) 4. Fazla veya yersiz olarak tahsil edilen veya vergi kanunları uyarınca iadesi gereken vergilerin, ilgili mevzuatı gereğince mükellef tarafından tamamlanması gereken bilgi ve belgelerin tamamlandığı tarihi takip eden üç ay içinde iade edilmemesi halinde, bu tutarlara üç aylık sürenin sonundan itibaren düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için aynı dönemde 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faiz, 120 nci madde hükümlerine göre red ve iadesi gereken vergi ile birlikte mükellefe ödenir.(1)

49- 6/2/2014 tarihli ve 6518 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri. (Madde numarası: Mükerrer Madde 257.)

Mükerrer Madde 257 – birinci fıkra bent 6 -  (3/7/2005  tarihli ve 5398 sayılı Kanunun hükmüdür.) 6- Vergi güvenliğini sağlamak amacıyla niteliklerini belirleyip onayladığı elektrikli, elektronik, manyetik ve benzeri cihazlar ve sistemleri kullandırmaya, bu cihaz ve sistemler vasıtasıyla bandrol, pul, barkod, halogram, kupür, damga, sembol gibi özel etiket ve işaretlerin kullanılmasına ilişkin zorunluluk getirmeye, uygulamaya ait usûl ve esasları belirlemeye,

50- 6/2/2014 tarihli ve 6518 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri. (Madde numarası: 153/A .)

Madde 153/A- onuncu fıkra - ( 28/3/2013 tarihli ve 6455 sayılı Kanunun hükmüdür.) 359 uncu maddede sayılan fiilleri işledikleri veya bu fiillere iştirak ettikleri vergi incelemesine yetkili olanlarca düzenlenen raporla tespit edilenlerden bu durumları kesinleşenler ile birinci, ikinci ve üçüncü fıkraların kapsamına girenler veya bu fiillere iştirak edenler, fiilin işlendiği tarihten itibaren altı yıl süreyle hiçbir surette vergi teşvik ve desteklerinden yararlanamazlar.

51- 28/11/2017 tarihli ve 7061 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri. (Madde numaraları: 101, 102, 103, Mükerrer Madde 257 .)

             Bilinen adresler:

Madde 101 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Bu kanuna göre bilinen adresler şunlardır:

             1. Mükellef tarafından işe başlamada bildirilen adresler;

             2. Adres değişikliğinde bildirilen adresler;

             3. İşi bırakmada bildirilen adresler;

             4. Vergi beyannamelerinde bildirilen adresler;

             5. Yoklama fişinde tesbit edilen adresler;

             6. (Değişik: 23/6/1982 - 2686/18 md.) Vergi mahkemesinde dava açma dilekçelerinde ve cevaplarında gösterilen adresler;

             7. Yetkili memurlar tarafından bir tutanakla tesbit edilen adresler (İlgilinin tutanakta imzası bulunmak şartiyle);

             8. Bina ve arazi vergilerinde komisyonlarca tahrir varakalarında tesbit edilen adresleri.

             Mektupların gönderilmesinde bu adreslerden tarih itibariyle tebligat yapacak makama en son olarak bildirilmiş veya bu makamca tesbit edilmiş olanı nazara alınır.

––––––––––––––––––

(1) Bu fıkra, Anayasa Mahkemesi’nin 10/2/2011 tarihli ve E.: 2008/58, K.: 2011/37 sayılı Kararı ile iptal edilmiş olup, Kararın Resmi Gazete’de yayımlandığı 14/5/2011 tarihinden bir yıl sonra yürürlüğe girmesi hüküm altına alınmıştır.


654-38

            

             Tebliğ evrakının teslimi:

             Madde 102 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Tebliğ olunacak evrakı muhtevi zarf posta idaresince muhatabına verilir ve keyfiyet muhatap ile posta memuru tarafından taahhüt ilmühaberine tarih ve imza konulmak suretiyle tesbit olunur.

             Muhatabın zarf üzerinde yazılı adresini değiştirmesinden dolayı bulunamamış olması halinde posta memuru durumu zarf üzerine yazar ve mektup posta idaresince derhal tebliği yaptıran daireye geri gönderilir.

             Muhatabın geçici olarak başka bir yere gittiği, bilinen adresinde bulunanlar veya komşuları tarafından bildirildiği takdirde keyfiyet ve beyanda bulunanın kimliği tebliğ alındısına yazılarak altı beyanı yapana imzalatılır. İmzadan imtina ederse, tebliği yapan bu ciheti şerh ve imza eder ve tebliğ edilemiyen evrak çıkaran mercie iade olunur.

             Bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğ çıkarılır. İkinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeple tebliğ edilemiyerek iade olunursa tebliğ ilan yolu ile yapılır.

             Muhatap imza edecek kadar yazı bilmez veya her hangi bir sebeple imza edemiyecek durumda bulunursa sol elinin baş parmağı bastırılmak suretiyle tebliğ olunur.

             Muhatap tebelluğdan imtina ederse tebliğ edilecek evrak önüne bırakılmak suretiyle tebliğ edilir.

             Yukarıdaki fıkralarda yazılı işlemler komşularından bir kişi veya muhtar veya ihtiyar heyeti üyelerinden biri veyahut bir zabıta memuru huzurunda icra ve keyfiyet taahhüt ilmühaberine yazılarak tarih ve imza vaz'edilmek ve hazır bulunanlara da imzalatılmak suretiyle tesbit olunur.

             Tebliğin ilanla yapılacağı haller:

             Madde 103 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)

             Aşağıda yazılı hallerde tebliğ ilan yoliyle yapılır.

             1. Muhatabın adresi hiç bilinmezse;

             2. Muhatabın bilinen adresi yanlış veya değişmiş olur ve bu yüzden gönderilmiş olan mektup geri gelirse;

             3. Başkaca sebeplerden dolayı posta ile tebliğ yapılmasına imkan bulunmazsa;

             4. Yabancı memleketlerde bulunanlara tebliğ yapılmasına imkan bulunmazsa.

             Mükerrer Madde 257- birinci fıkra (4) numaralı bent- (16/7/2004 tarihli ve 5228 sayılı Kanunun hükmüdür.) Bu Kanunun 149 uncu maddesine göre devamlı bilgi vermek zorunda olanlardan istenilen bilgiler ile vergi beyannameleri ve bildirimlerin, şifre, elektronik imza veya diğer güvenlik araçları konulmak suretiyle internet de dahil olmak üzere her türlü elektronik bilgi iletişim araç ve ortamında verilmesi, beyanname ve bildirimlerin yetki verilmiş gerçek veya tüzel kişiler aracı kılınarak gönderilmesi hususlarında izin vermeye veya zorunluluk getirmeye, beyanname, bildirim ve bilgilerin aktarımında uyulacak format ve standartlar ile uygulamaya ilişkin usul ve esasları tespit etmeye, bu zorunluluğu beyanname, bildirim veya bilgi çeşitleri, mükellef grupları ve faaliyet konuları itibarıyla ayrı ayrı uygulatmaya,


654-39

 

 

(Ek ibare: 3/7/2005 - 5398/23 md.) kanuni süresinden sonra kendiliğinden veya pişmanlık talepli olarak verilen beyannameler üzerine düzenlenen tahakkuk fişi ve/veya ihbarnameleri mükellefe, vergi sorumlusuna veya bunların elektronik ortamda beyanname gönderme yetkisi verdiği gerçek veya tüzel kişiye elektronik ortamda tebliğ etmeye ve buna ilişkin usûl ve esasları belirlemeye,(1)

Mükerrer Madde 257- beşinci fıkra-birinci cümle- (3/7/2005 tarihli ve 5398 sayılı Kanunun hükmüdür.) Kanuni süresi geçtikten sonra kendiliğinden veya pişmanlık talepli olarak verilen beyannamelerin elektronik ortamda gönderilmesi üzerine elektronik ortamda düzenlenen tahakkuk fişi ve/veya ihbarnameler mükellef, vergi sorumlusu veya bunların elektronik ortamda beyanname gönderme yetkisi verdiği gerçek veya tüzel kişiye elektronik ortamda iletilir.

52- 21/3/2018 tarihli ve 7103 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri. (Madde numarası: 353 .)

   Madde 353 – birinci fıkra- (1) numaralı bent- (25/5/1995 tarihli ve 4108 sayılı Kanunun hükmüdür.) Verilmesi ve alınması icabeden fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzlarının verilmemesi, alınmaması veya düzenlenen bu belgelerde gerçek meblağdan farklı meblağlara yer verilmesi halinde; bu belgeleri düzenlemek ve almak zorunda olanların herbirine, her bir belge için 10.000.000 (240 TL) liradan aşağı olmamak üzere bu belgelere yazılması gereken meblağın veya meblağ farkının % 10'u nispetinde özel usulsüzlük cezası kesilir.

   Bir takvim yılı içinde her bir belge nevine ilişkin olarak tespit olunan yukarıda yazılı özel usulsüzlükler için kesilecek cezanın toplamı 5.000.000.000 (120.000 TL) lirayı geçemez.

   Madde 353 – birinci fıkra- (2) numaralı bent- (25/5/1995 tarihli ve 4108 sayılı Kanunun hükmüdür.)  Perakende satış fişi, ödeme kaydedici cihazla verilen fiş, giriş ve yolcu taşıma bileti, sevk irsaliyesi, taşıma irsaliyesi, yolcu listesi, günlük müşteri listesi ile Maliye Bakanlığınca düzenlenme zorunluluğu getirilen belgelerin; düzenlenmediğinin, kullanılmadığının, bulundurulmadığının, düzenlenen belgelerin aslı ile örneğinde farklı meblağlara yer verildiğinin veya gerçeğe aykırı olarak düzenlendiğinin tespiti halinde, her bir belge için 10.000 000 (240 TL) lira özel usulsüzlük cezası kesilir.

   Ancak, her bir belge nevine ilişkin olarak kesilecek özel usulsüzlük cezasının toplamı her bir tespit için 500.000.000 (12.000 TL) lirayı, bir takvim yılı içinde ise 5.000.000.000 (120.000 TL) lirayı aşamaz.

 

 

 

–––––––––––––––––––––

(1)  Bu bendin sonuna, 3/7/2005 tarihli ve 5398 sayılı Kanunun 23 üncü maddesiyle “kanuni süresinden sonra kendiliğinden veya pişmanlık talepli olarak verilen beyannameler üzerine düzenlenen tahakkuk fişi ve/veya ihbarnameleri mükellefe, vergi sorumlusuna veya bunların elektronik ortamda beyanname gönderme yetkisi verdiği gerçek veya tüzel kişiye elektronik ortamda tebliğ etmeye ve buna ilişkin usûl ve esasları belirlemeye,” ibaresi eklenmiş ve metne işlenmiştir.


 

İçindekiler
İçindekiler