WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Mayıs 2026

YARGITAY SAKARYA BOLGE ADLIYE MAHKEMESI 7. HUKUK DAIRESI

A- A A+

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/2463
KARAR NO : 2025/915

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :26/09/2023
NUMARASI :2022/150 Esas - 2023/487 Karar

DAVACI :GESAN YATIRIM VE TİCARET A.Ş. - ... - Barbaros Mahallesi Atatürk Blv. No: 4 Körfez / KOCAELİ
VEKİLİ :Av. ...
DAVALI :... - ...
VEKİLLERİ :Av. ... - Av. ... - Av. ...
DAVA :Alacak
DAVA TARİHİ :09/03/2022
KARAR TARİHİ :15/05/2025
KR. YAZIM TARİHİ:20/05/2025

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı 06.01.2016 tarihinden bu yana her yıl Otogaz Bayilik Anlaşmalarını imzaladıkları, bir yıllık sürelerle her yıl düzenli olarak müvekkili şirketin davalıya Kabazlı Köyü Salihli/Manisa adresinde bulunan işyerinde satmak üzere toptan LPG satışı yaptığı, ilk sözleşmenin imzalandığı ve taraflar arasında ticaretin başladığı 06.01.2016 tarihinden sonra 15.01.2016 tarihinde davalının istasyonu için gerekli vizeyi alabilmek ve TSE ye sunmak üzere istasyonunda test işlemleri yaptırması gerektiği ancak yapılan testlerde istasyonda mevcut olan LPG tankında kaçak bulunduğunun anlaşıldığı, bu nedenle davalının talebi ile kendisine 15.01.2016 tarihinde test işlemleri tamamlanmış 1 adet LPG tankı ve tank üstü tesisatı emaneten verildiği, bu işlem sırasında taraflarca tutulan ve ekte sunulan teslim tutanağında da, adı geçen tank ve tesisatın müvekkile ait olduğu davalı ... tarafından kabul edilerek imza altına alındığı, davalı bu emanet demirbaşlarla 6 yıl süre ile faaliyetini sürdürdüğü, 04.01.2022 tarihinde ise Salihli 4. Noterliğinden ... yevmiye numarası ile gönderdiği ihbarname ile süresi sonunda sözleşmeyi yenilemeyeceği ve bayilik ilişkisine son verdiğini bildirdiği, aradaki ticari münasebetin bitmiş olması sebebiyle davalıdan Körfez 3. Noterliği’nin ... yevmiye numaralı ve 11.01.2022 tarihli ihtarnamesi ile birikmiş cari borcunu ödemesi, emanet olarak verilmiş olan tank ve tesisatın ise iadesi, iade edilmemesi halinde bedelinin ödenmesi talep edildiği, davalı borcunu ödediği, ancak emanet verilen malların iadesi ya da bedellerinin ödenmesine yönelik herhangi bir girişimde bulunmadığı, 20.01.2022 tarihinde Salihli 1. Noterliğinin ... yevmiye numarası ile gönderdiği ihtarname ile, tank ve tesisatı emanet almadığını belirttiği, ancak belge sunmadığı, sözleşmede de verilen emanet malların sözleşme süresi sonunda iade edileceğinin belirtildiği, davalının müvekkiline ait malları teslim etmeme, bedellerini de ödeme yönünde gösterdiği hukuka aykırı yaklaşım üzerine söz konusu malların ikinci el değerleri toplamı olan 59.000,00 TL tutarında fatura kesildiği, davalının işyerinden mevcut tankın sökülerek çıkartılmasının mümkün olmadığını, 59.000,00 TL alacağın ve bu alacağa ilişkin ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında bir yıllık otogaz bayilik sözleşmeleri imzalandığını, son sözleşmenin 08/01/2022 tarihinde sona erdiğini, davacının sözleşme sona ermesine rağmen karşılık emanet olarak LPG tank ve tank üstü tesisatı verildiği ve bu ekipmanın iade edilmediği gerekçesiyle bu davayı ikame ettiğini, tankın üretim yılının 2000 olduğunu, tankın amortisman ve faydalı ömrünün 15 yıl olduğunu, davacı şirketin yapmış olduğu yatırım sözleşmesinin yerine getirilmesinin davacı şirketin ürünlerinin satılması amacı ile yapılan yatırımlar olup, dolayısı ile davacı şirketin de işletmesinin bir parçası olduğunu, bu nedenle sözleşme süresi ne olursa olsun iadesi istenemeyecek yatırımlar olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; "... Davanın KISMEN KABULÜ ile,
-16.483,50 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece karar gerekçesinde mahallinde keşif yapıldıktan sonra alınan son bilirkişi raporu dayanak alınmış ancak rapora itiraz için sunulan beyan dilekçende de raporun bilimsel veri ve dayanaktan yoksun tümüyle kişisel ve sübjektif değerlendirmeye dayandırılmış bir rapor olduğu, böyle bir raporun karara dayanak yapılması hukuka ve hakkaniyete aykırı olup müvekkilin davalının hukuksuz el koyması ile uğradığı zararın boyutunu arttırdığını belirttiklerini, tankın mevcut haliyle kullanılabilir ve piyasadaki muadilleri ile karşılaştırılarak bir değerlendirme yapılmaksızın hazırlanan rapor ve bu raporu hükme esas alan kararın hatalı olduğunu beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılması, davanın tam kabulüne karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
DELİLLER:Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/09/2023 tarih, 2022/150 Esas - 2023/487 Karar
sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; otogaz bayilik sözleşmesi uyarınca davalıya ait benzin istasyonuna teslim edilen LPG tankı ve tank üstü tesisatının bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacı ile davalının 06.01.2016 tarihinden bu yana her yıl Otogaz Bayilik Anlaşması imzaladığı, bir yıllık sürelerle her yıl düzenli olarak davacının davalıya toptan LPG satışı yaptığı, ilk sözleşmenin imzalandığı ve taraflar arasında ticaretin başladığı 06.01.2016 tarihinden sonra 15.01.2016 tarihinde test işlemleri tamamlanmış 1 adet LPG tankı ve tank üstü tesisatı emaneten verildiği, taraflarca bu hususun tutanak altına alındığı, davacının 04.01.2022 tarihinde ise Salihli 4. Noterliğinden ... yevmiye numarası ile gönderdiği ihbarname ile süresi sonunda sözleşmeyi yenilemeyeceği ve bayilik ilişkisine son verdiğini bildirdiği, aradaki ticari münasebetin bitmiş olması sebebiyle davalıdan Körfez 3. Noterliği’nin ... yevmiye numaralı ve 11.01.2022 tarihli ihtarnamesi ile birikmiş cari borcunu ödemesi, emanet olarak verilmiş olan tank ve tesisatın ise iadesi, iade edilmemesi halinde bedelinin ödenmesi talep edildiği, davalı borcunu ödediği, ancak emanet verilen malların iadesi ya da bedellerinin ödenmesine yönelik herhangi bir girişimde bulunmadığı, 20.01.2022 tarihinde Salihli 1. Noterliğinin ... yevmiye numarası ile gönderdiği ihtarname ile, tank ve tesisatı emanet almadığını belirttiği, ancak belge sunmadığı, sözleşmede de verilen emanet malların sözleşme süresi sonunda iade edileceğinin belirtildiği, bu nedenle 59000,00 TL'nin tahsili için eldeki davanın açıldığı, davalı tarafından davanın reddinin savunulduğu, mahkemece 16.483,50-TL yönünden davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararın davacı tarafından istinaf edildiği görülmektedir.
6098 sayılı TBK'nın 379. maddesinde ariyet (ödünç) sözleşmesi "Kullanım ödüncü sözleşmesi, ödünç verenin bir şeyin karşılıksız olarak kullanılmasını ödünç alana bırakmayı ve ödünç alanın da o şeyi kullandıktan sonra geri vermeyi üstlendiği sözleşmedir." şeklinde tanımlanmıştır. Dolayısıyla, ariyet sözleşmesinin en önemli unsuru, kullanmanın bırakılmasının karşılıksız olmasıdır; Bu husus, ariyeti kiradan ayırır. Somut olayda; taraflar arasındaki, LPG tankının davalı tarafından satılan LPG'nin depolanması işinde kullanılmak üzere davacı tarafından bırakılmakta, yani ödünç veren kendi ürünlerinin satışı karşılığında LPG tankını ödünç alana bırakmakta, ödünç alan ise davacının ürünlerinin satışını üstlenmektedir. Dolayısıyla, ödünç verenin para dışında başka bir menfaati bulunmaktadır. Bu durumda, sözleşme ariyet sözleşmesi değil, ariyet ve vekalet sözleşmelerinin unsurlarını barındıran karma bir akit niteliğini kazanmaktadır. 6098 sayılı TBK'nın 379. maddesine göre davalı kullandıktan sonra LPG tankını davacıya teslim etmelidir.
Taraflar arasında 06.01.2016 tarihinde otogaz bayilik sözleşmesi ve ek protokol imzalanmış, imzalanan Ek Protokolün 3. maddesinde "anlaşma tarihinden sonra verilebilecek malzemelerin ariyeten verileceği ve sözleşme sonunda iadesi talep edilecektir" hükmünü içerdiği görülmektedir. Bunun yanında 15/01/2016 tarihli teslim tutanağında davacı tarafından verilecek malzemelerin davacıya ait olduğunun tutanak altına alındığı görülmektedir. Bu nedenle Mahkemece dava konusu edilen LPG tankının davacıya ait olduğunun kabulünde bir isabetsizlik görülmemektedir.
İlk derece mahkemesi tarafından alınan 02/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda davacının talep edebileceği bedel 23.600,00 TL olarak belirlenmiştir. Tarafların bilirkişi raporuna itirazı üzerinde yapılan keşif sonucunda alınan 11/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda bu kez davacının talep edebileceği bedelin 16.483,50 TL olduğu rapor edilmiştir. Mahkemece keşif soncu alınan bilirkişi raporuna itibar edilmiş ve karar verilmiştir. Ancak alınan bilirkişi raporu hükme esas alınmak için yeterli olmadığı gibi, denetime de elverişli değildir.
6100 sayılı HMK'nın hükümlerine göre; mahkeme, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir (266/1). Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılması; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler (281/1). Mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi, tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebilir (281/2). Mahkeme gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla tekrar incelemede yaptırabilir (281/3). Hakim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir.
6100 Sayılı HMK'nın 266.maddesi gereğince "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz."

Raporu serbestçe değerlendirme yetkisi hakimin, bilirkişinin yerine geçerek hakimlik mesleği dışında özel ve teknik bilgi gerektiren bir durumda şahsi bilgisiyle karar verebileceği anlamına gelmez. HGK’nın 04.02.2009 tarihli 2008/4-823 Esas, 2009/50 Karar sayılı kararında da hakimin kendisini bilirkişi veya bilirkişi kurulu yerine koyamayacağı, özel ve teknik bilgiyi gerektiren konularda şahsi bilgisiyle sonuca gidemeyeceği, o konuda bilirkişi incelemesi yaptırması gerektiği belirtilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 281-(1) maddesinde; "taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler" hükmü bulunmaktadır.
Bu hüküm uyarınca, bilirkişi raporuna yapılan itirazlar hakimin hukuk bilgisi dışındaki konulara ilişkin olduğunda ilk derece mahkemesince bilirkişilerden ek rapor alınması, raporun açıklattırılması, denetime açık hale getirilmesi veya başka bir bilirkişiden rapor alınması 6100 sayılı HMK'nın 27. maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkının bir gereğidir.
Eldeki davada, gerek bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinde gerekse istinaf dilekçesinde bilirkişi raporunda itiraz edilen konular hakimin hukuk bilgisi dışında kalan ve teknik ve özel bilgi gerektiren konulardan olduğundan ilk derece mahkemesince dosya arasına alınan bilirkişi raporlarında davalının itirazını değerlendiren yeni bir rapor alınmadan karar verilmesi doğru olmamış bu nedenle kararın kaldırılması gerekmiştir.
O halde bu aşamada yerel mahkemece yapılması gereken iş; önceki bilirkişiler dışında konusunda uzman LPG tankı işinden anlaşan bir makine mühendisi bilirkişiden tarafların iddia ve savunmaları, aldırılan bilirkişi raporları ve daha önceki bilirkişi raporlarına yapılan itirazları da ayrıntılı şekilde irdeler tarzda ve dosya içinde mevcut raporlarda değerlendirilerek dava konusu LPG tankının değerinin ve gerektiğinde hurda değerinin tespiti açısından taraf, yargı denetimine ve hüküm kurmaya elverişli teknik ve bilimsel değerlendirmeleri de içerir şekilde yeniden rapor alınmak sureti ile hasıl olacak sonuca göre uyuşmazlık hakkında bir karar vermek olmalıdır.
Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, diğer istinaf nedenlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; yukarıda açılanan hususlara ilişkin olmak üzere ESASTAN KABULÜNE,
2-KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 26/09/2023 tarih, 2022/150 Esas ve 2023/487 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine,
5-İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,
7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi. 15/05/2025

...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*