WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Mayıs 2026

YARGITAY SAKARYA BOLGE ADLIYE MAHKEMESI 7. HUKUK DAIRESI

A- A A+

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2410 - 2025/849
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/2410
KARAR NO : 2025/849

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/09/2023
NUMARASI : 2022/799 Esas - 2023/515 Karar

DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...

DAVA TÜRÜ : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/09/2022
KARAR TARİHİ : 05/05/2025
KR. YAZIM TARİHİ : 26/05/2025

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirketten vinç çalışma bedeli karşılığı olarak 47.200,00-TL alacağı bulunduğunu, davacı alacağı için 11.09.2021 tarihli fatura düzenlediğini, davalı borçlu fatura bedelini ödemediğini, davacı, davalı borçlu hakkında alacağını tahsil etmek için Sakarya 4. İcra Dairesi'nin 2022/4654 Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, borçlu tarafından icra takibine itiraz edildiğinden icra takibi durduğunu beyan ile Sakarya 4. İcra Dairesi'nin 2022/4654 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin davacıdan faturaya konu herhangi bir vinç hizmeti almamış olması nedeniyle davacı tarafa iade fatura düzenlendiğini, bu fatura, tıpkı davacı tarafın düzenlemiş olduğu fatura gibi itiraza uğramadan kesinleştiğini, bu husus davalı şirketin ve davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde ortaya çıkacağını, davacı tarafından kesilen faturaya ilişkin davacı taraftan herhangi bir hizmet alınmamış olması, davacı tarafa herhangi bir borcumuz olmadığı gibi aksine alacaklı halde olmamız nedeniyle işbu davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ...
1-Davanın KABULÜ ile;
Davalının Sakarya 4. İcra Müdürlüğünün 2022/4654 Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 47.200,00-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi işletilmesine,
2-Asıl alacak miktarı olan 47.200,00-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ... " karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı taraf, faturaya konu vinç hizmetini verdiğini ispat edemediğini, dava dilekçesinde mevcut olan bilirkişi raporunda da bu husus açıkça belirtilmiş olmasına karşın Yerel Mahkeme davanın kabulüne karar verdiğini, ayrıca, kabul anlamına gelmemekle birlikte, söz konusu hizmetin verilmiş olması faraziyesinde dahi davacı tarafa 30.000,00-TL bedelli Vakıf Katılım Bankası Düzce Şubesinin ... seri numaralı çeki verilmiş, 10.000,00-TL de 06.09.2021 tarihinde banka kanalı ile gönderildiğini, söz konusu çek ile dekont cevap dilekçesinde belirtmiş ve cevap dilekçesi deliller bölümünde sunulan Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/851 Esas numaralı dosyasının içerisinde mevcut olup bu dosya da delil olarak esas dosyaya sunulduğunu, yerel mahkeme davalının yapmış olduğu ödemeleri dikkate almadığını, sunulan bu evrak hakkında araştırma dahi yapmadığını beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı tarafça, istinaf dilekçesine karşı cevap dilekçesi verilmemiştir.
DELİLLER: Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/09/2023 Tarih - 2022/799 Esas - 2023/515 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; faturadan kaynaklanan alacak için yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Dosyanın incelemesinde; davacının, 13/09/2021 Tarih ... numaralı 47.200,00-TL tutarlı faturadan kaynaklanan alacağının tahsili için Sakarya 4. İcra Dairesi'nin 2022/4654 Esas sayılı ilamsız icra takibi başlattığı, davalının ödeme emrine süresinde itiraz etmesi üzerine eldeki davayı açtığı, davalının davanın reddini istediği, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.
Dosya arasına alınan 13/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının 2022 yılı açılış fişi muhasebe kayıtlarına göre davalıdan alacağı 47.200,00 TL, davacının, davalıdan tahsil ettiği 30.000,00-TL tutarında çek düşüldükten sonra kalan tutar 17.200,00 TL olduğu, davalının muhasebe kayıtlarına göre davacıya ait cari hesabın bakiyesi sıfır TL olduğu, TTK'nın 1530. maddesi uyarınca temerrüt faizinin hesaplanması; Anapara 47.200,00 TL’nin temerrüt faizi; 1 yıllık temerrüt faizi 47.200,00 TL. X %18,25= 8.614,00 TL, 1 günlük temerrüt faizi 8.614,00 TL / 365 = 23,60 TL, Faiz; 154 Gün X 23,60 TL = 3.634,40 TL, Anapara + Faiz = 47.200,00 TL + 3.664,40 TL = 50.834,40 TL olduğunu, anapara 17.200,00 TL’nin temerrüt faizi; 1 yıllık temerrüt faizi 17.200,00 TL. X%18,25= 3.139,00 TL, 1 günlük temerrüt faizi 3.139,00 TL / 365 = 8,60 TL, Faiz; 154 Gün X 8,60 TL = 1.324,40-TL, Anapara + Faiz = 17.200,00 TL + 1.324,40 TL = 18.524,40 TL olduğu yönünde görüş bildirdiği görülmüştür.
İcra Takibine İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur (2004 sayılı kanun 62.madde). Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir (2004 sayılı kanun 67.madde).
Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak da yine takip talebine konu olan ve borçlu tarafça itiraza uğrayan alacaktır. Zira aynı maddede itirazın haksızlığı borçlu açısından, takibin haksız ve kötü niyetli yapılması da alacaklı açısından tazminat müeyyidesine bağlanmıştır (HGK 2017/(19)11-1309 Esas. 2021/377 Karar). 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 229. maddesinde "Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır" hükmünü haizdir. Bu hüküm çerçevesinde, 24.12.2003 tarihli ve 25326 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 27.06.2003 tarihli ve 2001/l E., 2003/l K. sayılı kararında fatura; “Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari belge niteliğindedir” şeklinde tanımlanmıştır. 6102 sayılı TTK’nın 21. maddesine göre fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağı mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir. Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır. Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticari defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir (HGK 2017/(19)11-944 Esas. 2021/197 Karar).
İtirazın iptali davaları, takibe sıkı sıkıya bağlı olup, uyuşmazlığın icra takibine dayanak yapılan belgelerle sınırlı olarak incelenip çözümlenmesi gerekir. Davacı tarafından icra takibinin dayanağı olarak takip talebine ekli faturalar gösterilmiş, mahkemece davacının iddia ettiği alacak miktarının tespitinde teslim belgelerine dayalı faturalardaki alacağın sabit olduğu kabul edilmiştir. Ancak mahkemece icra takibine dayanak yapılan fatura konusu alacak miktarının ödenip ödenmediği noktasında, takip konusu edilmeyen faturalar da inceleme konusu yapılarak karar verilmesi yerinde değildir (HGK 2017/(19)11-1309 E. 2021/377 K.).
Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir (HMK m 222/1, TTK m. 83/1). 6100 sayılı HMK'nın 222-(2) maddesi uyarınca, ticari defterlerin ticari delil olarak kullanılabilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının bir birini doğrulamış olması gerekmektedir. Öte yandan aynı Kanunun 222-(3) maddesi uyarınca da, ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir. Ayrıca Hukuk Muhakemeleri Kanunu, bazı belgelere senetle ispat kuralının aşılabilmesi ve hakimin delilleri değerlendirirken takdir yetkisini kullanabilmesi imkanını vermiştir. Ancak belgenin, kesin delille ispatlanması gereken bir vakıa karşısında bu kuralı aşıp değerlendirilmeye alınabilmesi için 6100 sayılı HMK'nın 202. maddesinde belirtilen bütün unsurları karşılaması gerekmektedir. Hakimin bu konuda yani kurala istisna getiren "kanuni unsurlar" üzerinde ise herhangi bir takdir yetkisi yoktur; bu unsurların objektif olarak gerçekleşmesi gerekir. Bir belge ancak aleyhine kullanılacak kişiden kaynaklanmışsa ve hukuki işlemi muhtemel gösteriyorsa delil başlangıcı sayılabilir. Bu bağlamda elektronik veriler de delil başlangıcı teşkil edebilir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2019/5327 esas- 2021/5363 karar).
Eldeki davada; tüm dosya kapsamı gözetildiğinde, taraflar arasında vinç kiralaması ile hizmet alımı yönünde ticari ilişki bulunduğu, böylelikle taraflar arasındaki sözleşmenin karma nitelikli bir sözleşme olduğu, davalının tüzel kişi tacir olduğu, dosyaya arasına alınan 11.10.2022 tarihli Pamukova Kaymakamlığı Mal Müdürlüğünce gönderilen cevabi müzekkere de davacının işletme esasında defter tuttuğu, incelenen gelir vergisi beyannamelerinden davacının faaliyetlerinin 213 sayılı VUK'nın 177-(1) maddesindeki limitleri aştığı, dolayısıyla davacının da gerçek kişi tacir olduğu, faturaların tarafların ticari işletmelerini ilgilendirdiği bu nedenlerle eldeki davanın 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesindeki ticari davalardan olduğu değerlendirilmiştir.
Eldeki davada; dosya kapsamına göre, davacı tarafın davalı ile aralarındaki 13.09.2021 tarih ... numaralı 47.200,00-TL tutarlı faturaya dayanarak davaya konu takibi açtığı anlaşılmaktadır. Az yukarıda detaylandırıldığı üzere; faturalar tek başına taraflar arasındaki akdi ilişkiyi gösteren bir delil olmayıp, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2017/(19)11-944 Esas, 2021/197 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; satıcı/hizmet veren tarafından gönderilen faturanın alıcı/hizmet alan tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, taraflar arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilecektir.
Yine 6102 sayılı TTK’nın 21. maddesine göre faturanın bir alacağı mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bu bağlamda taraflar arasındaki akdi ilişkinin olup olmadığının tespiti amacıyla tarafların delil olarak dayandıkları ticari defterlerinin incelenmesi gerekmiş, bu hususta dosyamıza sunulan 13.07.2023 tarihli bilirkişi raporuna göre; taraflar arasında faturalara dayalı bir ticari ilişkinin bulunduğu, tarafların ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin olduğu bildirilmiş, faturanın davalı tarafın ticari defterlerine kayıt edildiği bu nedenlerle taraflar arasında takibe konu faturaya esas ticari ilişki olduğu kabul edilmiştir.
Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir (HMK m 222/1, TTK m. 83/1). 6100 sayılı HMK'nın 222-(2) maddesi uyarınca, ticari defterlerin ticari delil olarak kullanılabilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının bir birini doğrulamış olması gerekmektedir. Öte yandan aynı Kanunun 222-(3) maddesi uyarınca da, ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir. Dosya kapsamında alınan raporlara göre, her iki tarafın ticari defterlerinin takibe konu faturalar yönünden birbirini doğrulaması, defterlerin usulüne uygun tutulması ve dosyada defter kayıtlarının aksini gösteren kesin delilin de bulunmaması ve davacının dayandığı faturanın davalının ticari defterlerine de işlenmesi nedeniyle taraflar arasında akdi ilişkinin kurulduğu anlaşılmış, faturanın davalının ticari defterlerine kaydedildiği, 6102 sayılı TTK’nın 21. maddesindeki (8) günlük itiraz süresinde fatura içeriklerine itiraz etmediği, dolayısıyla davalının fatura içeriğini kabul ettiği anlaşılmıştır.
Eldeki davada; tarafların ticari defterlerinin incelenmesinde, davalı tarafından davacı adına 04.01.2022 tarih ... nolu "1 adet vinç çalışma bedeli" açıklaması ile "... no'lu faturaya istinaden düzenlenmiştir. Faturanız konusu iş gerçekleşmemiştir." dip notu ile 47.200,00 TL bedelli e - arşiv iade faturası düzenlendiği, iade faturasının davacının ticari defterlerinde yer almadığı, davalının defterlerinde yer aldığı görülmüştür. Öncelikle ilgili hususun açıklığa kavuşturulması için iade faturasının niteliğinin değerlendirilmesi gerekmiştir. Dosyaya sunulan 13.07.2023 tarihli rapora göre, davalının defterlerine kaydedilen anılan iade faturasının, davacı tarafından gönderilen 13.09.2021 tarih ... nolu fatura yönünden iade olarak düzenlendiği anlaşılmıştır. Yukarıda 3,4 ve 5 nolu paragraflarda detaylandırıldığı üzere; Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesika olup, Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari belge niteliğindedir. Anılan iade faturasının bir satış veya ifa edilen hizmet karşılığında düzenlenmediği nazara alındığında 213 sayılı VUK'nın 229. maddesinde düzenlenen faturalardan olmadığı,dolayısıyla 6102 sayılı yasanın 21. maddesindeki düzenlemenin bu iade faturası yönünden uygulanmayacağı anlaşılmış, yine anılan iade faturasının 13.09.2021 tarih ... nolu faturaya istinaden düzenlendiği nazara alındığında, (8) günlük itiraz süresi geçtikten sonra düzenlendiği, bu faturanın davacının ticari defterlerinde yer almadığı görülmüştür.
Eldeki davada; 6100 sayılı HMK’nın 222-(2) ve (3) maddelerine göre mahkemece itibar edilmeyen iade faturası dışındaki kayıtlar yönünden birbirlerini doğrulayan ticari defterler nedeniyle davacının, faturalar gereği davalıdan 47.200,00 TL, takip tarihi itibariyle alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar davalı, davacıdan vinç ya da herhangi bir hizmet alınmadığını, davalı şirkete ait bir kamyonetin motorunda yatak sarması denilen bir arızanın meydana geldiğini, bu arıza ile ilgili davacı ve davacının eşi ... ile anlaştıklarını, kamyonetin tamir edilmesi için davacı ve davacının eşi ...'a teslim edildiğini, söz konusu iş karşılığında 40.000,00-TL'ye anlaşıldığını, 30.000,00-TL için çek verildiğini ve kalan 10.000,00-TL'nin davacının banka hesabına EFT yapıldığını belirtmiş ise de; davalının yaptığını belirtiği ödemelerden 10.000,00-TL miktarlı EFT'nin açıklamasında "mercedes yenileme ve tamir için ..." ifadesinin yer aldığı, 30.000,00-TL miktarlı çek üzerinde de davaya konu fatura karşılığında verildiği hususunda açık atıf olmadığı, davacı tarafından gönderilen 13.09.2021 Tarih ... numaralı 47.200,00-TL tutarlı "vinç çalışma bedeli" açıklamasını taşıyan faturanın davalı defterlerine kayıtlı olması nedeniyle taraflar arasında davaya konu faturaya ilişkin ticari ilişkinin kurulduğu, davalının iddia ettiği hususların dava konusu dışında araç tamirine ilişkin farklı bir ticari ilişki kapsamında olduğu anlaşılmış, davalı tarafından, davacıdan vinç ya da herhangi bir hizmet alınmadığı savunmasında bulunulmuş ise de, iddiasını dosyaya sunulan delillerle ispat edemediği, faturanın davalının ticari defterlerine kayıt edildiği ve süresinde faturalara itiraz edilmediği, davalının ticari defterlerinde yukarıda belirtilen açıklamalar da dikkate alındığında faturaya ilişkin bir ödemenin de kayıtlı olmadığı anlaşıldığından, mahkemece davanın kısmen kabulü ile davalının takibe yaptığı itirazın asıl alacak yönünden reddine, asıl alacağın likit olması nedeniyle 2004 sayılı İİK'nın 67. maddesi gereği davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Gerekçeli karar başlığında; davalının adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.
Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davalının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 3.224,23 TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 806,05 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.418,18 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davalı taraf üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davalıya iadesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
8-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.05/05/2025

...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*