T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/2366
KARAR NO : 2025/842
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 02/12/2022
NUMARASI : 2020/47 Esas - 2022/939 Karar
DAVACI :....
VEKİLİ :....
DAVALI :....
:....
VEKİLİ :....
DAVA TÜRÜ : Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/01/2020
KARAR TARİHİ : 05/05/2025
KR. YAZIM TARİHİ : 26/05/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından, davacı şirket aleyhine 19.589,77-TL tutarında 2017 ve 2018 yıllarına ilişkin muhasebe ve mali müşavirlik borcu bulunduğundan bahisle Gebze 4. İcra Müdürlüğü'nün 2019/7920 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, 2014 yılında kendisini Mali Müşavir olarak tanıtan ... isimli şahıs ile, şirkete muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri verilmesi için anlaşıldığını, davacı şirketin 2014 yılından beri Mali Müşavir sıfatıyla defter ve belgelerini teslim ettiği ... isimli şahsın, aslında mali müşavir olmadığını, kendini piyasaya mali müşavir olarak tanıtarak bir çok mükellef edindiği, başka mali müşavirlerin ruhsatlarını kullanarak bu mükellefler adına işlem yaptığının öğrenildiğini, şirket tarafından yapılan araştırma neticesinde; 2014/ocak ayından 2016 yılı Eylül ayına kadar ... isimli şahsın, 2016 yılı Eylül ayı ile 2017 yılı şubat ayına kadar ... isimli şahsın, 2017 yılı şubat ayından 2018 yılı Aralık ayına kadar ise davalı tarafından davacı şirket adına Gelirler İdaresi Başkanlığına e-beyanname verildiği ve ...'ın eşi ...'ın (Gebze SGK kurumunca yapılan inceleme neticesinde davalınında beyanı alındıktan sonra davacı şirket bünyesinde fiiliyata dayanmayan çalışmalar tespit edildiğinden indirim ve teşvikleri iptal edilmiştir) davacı şirket ile bir alakası olmadığı halde davacı şirketin bilgisi dışında muhasebeci olarak sigorta girişinin yapıldığı ve davacı şirkete tebliğ edilmeyen faturaların usulsüz bir şekilde şirketi kayıtlarına işlendiği, Kocaeli SMMMO'na ... isimli bu şahsı ihbar edilerek Defter ve kayıtların Meslek odası nezaretinde kendisine teslim edilmesini istediğini, (EK-2 Kocaeli Serbest Mali Müşavirler Odasına verilen dilekçe örneği) Kocaeli Serbest Mali Müşavirler odası Gebze Temsilciliği nezaretinde yapılan görüşmede davacı şirkete ait 2018 yılı ticari defterleri eksiksiz olarak teslim edilmiş, diğer yıllara ilişkin defter ve kayıtların eksiksiz olarak teslim edilemediğinin tutanak altına alındığını, Gebze C. Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmuş olup, Soruşturma Gebze Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/8474. sor. sayılı dosyasının derdest olduğunu, Gebze İcra Müdürlüğünün 2019/7919 E. sayılı dosyası ile ve ...'ın eşi ... Gebze 4. İcra Müdürlüğünün 2019/7920 E.sayılı dosyası ile fiiliyata dayanmayan çalışmaları nedeniyle işçilik alacaklarına istinaden davacı şirket aleyhine icra takibi başlattığını, davalı Şirketinde işlenen fatura nedeniyle Gebze 4. İcra Müdürlüğünün 2019/4172 E.sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, açıklanan nedenlerle davalı alacaklıya herhangi bir borcu bulunmadığını beyan ederek davacının davalıya borçlu olmadığını tespiti ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davalı, TÜRMOB'a ve Kocaeli SMMM Odasına kayıtlı olduğunu, şirketin tek ortağı SMMM ... olduğunu, ...'ın şirkette müdürlük yapan ve şirkette kayıtlı üç çalışandan birisi olduğunu, davacı şirketin mali müşavirlik hizmetinin 2017 ve 2018 yıllarında şirket tarafından verildiğini, davacı şirketten TÜRMOB'un belirlediği tarife üzerinden talep edilen tutarın ticaret kanunu ve borçlar kanunu gereği olduğunu, fatura bedellerinin ödenmemesi nedeniyle alacağın tahsili amacıyla davacı aleyhine icra işlemi başlatıldığını, vergi dairesine verilen bütün beyannamelerin ve BA-BS bildirimlerinin alt kısımlarında beyanı veren mali müşavir bölümünde şirketin adı, ünvanı, vergi numarası ve telefonu bulunduğunu, davacı şirketin Akbank ve Denizbank'ta bulunan hesaplarından müşteri temsilcileri vasıtasıyla vergi ve sgk ödemelerinin yapılması ve cezai bir durum oluşmaması için şirketin e-posta adresinden, bu bankaların müşteri temsilcilerine düzenli olarak e-posta gönderildiğini,çalışan ... hakkında adli ve idari çok şikayette bulunduklarını, karşılıklı dava ve işlemlerin devam ettiğini, Kocaeli SGK Denetmenince yazılan 29.03.2019 tarih ve 26 sayılı Raporun davacı şirkette bir dönem çalışan ve maaş alacağını alamayan ... hakkında olduğunu, davalı şirketin ve şirketimizin 2017 ve 2018 yılları defter ve belgelerinin karşılaştırmalı olarak bilirkişi tarafından incelenmesini talep ettkleri, ayrıca mahkemece vergi dairesinden davacı şirketin mali müşavirlik hizmetini verdiklerine dair bilgi istenmesini talep ettiklerini beyan ile davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ...
1-Davanın KISMEN KABULÜNE, Davalı borçlunun Gebze 4. İcra Müdürlüğü'nün 2019/4172 Esas sayılı dosyasında 3.688,05 TL yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Davacı vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
3-Davalı vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin reddine ... " karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirketin haberi ve bilgisi olmaksızın ...'ın sigorta giriş kaydının yapılması ve davacıya tebliğ edilmeyen faturaların usulsüz şekilde defter ve kayıtlara işlenmesi suretiyle usulsüzlük yaparak Resmi evrakta sahtecilik suçunu işlemeleri nedeniyle davalı şirketinde aralarında bulunduğu şüpheliler hakkında gerekli soruşturmanın yapılması ve kamu davası açılmasını sağlamak üzere davacı tarafça Gebze C.Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulmuş olup, Soruşturma Gebze Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/8474 sor. sayılı dosyası ile devam ettiğini, davalı şirketin haksız icra takipleri düzenlediğini, davacı şirketin, davalı alacaklıya herhangi bir borcu bulunmadığını, yerel mahkemenin kısmen kabul kararı usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı tarafça, istinaf dilekçesine karşı cevap dilekçesi verilmemiştir.
DELİLLER: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/12/2022 Tarih - 2020/47 Esas - 2022/939 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; menfi tespit istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Dosyanın incelemesinde; davalı tarafından, davacı aleyhine Gebze 4. İcra Dairesi'nin 2019/4172 esas sayılı dosyası ile 05/12/2018 tarihli, 9.358,80 TL ve 10.230,97 TL'lik faturalara istinaden ilamsız icra takibi başlatılmasına üzerine, davacı tarafından eldeki davanın açıldığı ve açılan davada faturalar nedeniyle borçlu olmadığına karar verilmesinin talep edildiği, davalı tarafından davanın reddinin talep edildiği, ilk derece mahkemesince açılan davanın kısmen kabulüne karar verildiği, verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı TMK m. 6).
İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.
Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir.
Görülmektedir ki, menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir (YHGK., 14.05.2014 tarih, 2013/19-1155 Esas, 2014/660 Karar; YHGK., 17.04.2015 tarih, 2013/19-1622 Esas, 2015/1238 Karar).
Dosya arasına alınan 24/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı ile davalı arasında 2014 yılından itibaren mali müşavirlik hizmeti alınıp/verildiğinin anlaşıldığı, 2017 yılı ve 2018 yılına ait taraflarca imza edilmiş müşavirlik hizmeti sözleşmesi olmadığından, davalının, davacıdan olan müşavirlik hizmeti alacağının TÜRMOB tarafından her yıl yayımlanan asgari ücret tarifesine göre 15.901,72 TL olarak hesaplandığı, İcraya ve davaya konu edilen (2) adet fatura toplamı 19.589,77 TL'nin tarafların yasal defterlerinde kayıtlı olduğu yönünde görüş bildirdiği görülmüştür.
Eldeki davada; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, icra takibine konu 19.589,77-TL' den ispat yükü kendisinde olan davalı tarafça usulüne uygun delillerle davacıdan 15.901,72-TL alacaklı olunduğunun kanıtlanmış olmasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun reddine karar vermek gerektiği değerlendirilmiştir.
Gerekçeli karar başlığında; taraf vekillerinin adreslerinin yazılmaması ile dava alt başlığını "Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan" şeklinde yazılması gerekirken uyuşmazlığa uygun düşmeyecek şekilde "Ticari Satımdan Kaynaklanan" şeklinde yazılması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.
Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davacının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2-Bakiye 345,55 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf eden davacı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davacıya iadesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
8-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.05/05/2025
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır.
...
Üye ...
¸e-imzalıdır.
...
Üye ...
¸e-imzalıdır.
...
Katip ...
¸e-imzalıdır.
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!