T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/2359
KARAR NO : 2025/841
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/05/2023
NUMARASI : 2021/710 Esas - 2023/497 Karar
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ERK HABERLEŞME TELEKOMÜNİKASYON BİLİŞİM İNŞAAT TURİZM SANAYİ VE TİCARET LTD. ŞTİ. - Bereketzade Mah. Şair Zipapaşa Cad. Akgün İş Merkezi No:37/1 Beyoğlu/İSTANBUL
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 20/08/2020
KARAR TARİHİ : 05/05/2025
KR. YAZIM TARİHİ : 26/05/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacının bir kamu kurumu olduğunu, bu sebeple TTK'nın 16/1 maddesinde öngörülen biçimde Özel Hukuk hükümlerine göre idare edilen bir kamu kuruluşu olması yanında, ticari şekilde / iktisadi esaslara göre işletildiğini, yaptığı işler itibariyle de ticarethane sayıldığını, davacı idarenin Kocaeli ili genelinde birçok alt yapı, kanalizasyon, su arıtma tesisi gibi büyük proje ve tesislerin yapımını, işleyişini yürüttüğünü, bu nedenle işinin uzmanı personel çalıştırarak kamu hizmetlerinde etkin ve profesyonel hizmetler ürettiğini, bu amaçla da davacı idare ile davalı şirket arasında 28/11/2013 tarihinde Araç ve İş Makinası Kiralama Hizmeti Alımına Ait Sözleşme akdedildiğini, işbu sözleşmenin hükümlerine göre de davalı şirket tarafından işe alınan ... isimli çalışan tarafından hem davacı idare hem de davalı şirket hasım gösterilerek işçilik alacakları ile ilgili dava açıldığını, Gebze 3. İş Mahkemesinde yapılan yargılama neticesinde mahkemece verilen karara karşı yapılan itirazların Yargıtayca kararı ret edilerek davacı idare lehine kesinleştiğini, bu yargılama neticesinde müvekkil idare aleyhine Gebze 1. İcra Müdürlüğü 2015/7744 Esas sayılı dosya ile başlatılan icra takibine istinaden 21/10/2015 tarihinde 22.925,53.-TL yine Gebze 1. İcra Müdürlüğünün 2018/495 E. Sayılı icra dosyasına 17/12/2018 tarihinde 6.035,02.-TL , 02/07/2015 tarihinde karar ve ilam harcı olmak üzere 1.079,98.-TL ayrıca temyiz gideri olaraktan 30/12/2015 tarihinde 406.00.-TL 11/09/2014 tarihinde delil avansı 100.00.-TL delil avansı olmak üzere toplamda 30.530,63.-TL ödeme yapıldığını, bilindiği üzere 4857 sayılı Kanunun 2. maddesi uyarınca alt işverenlik ilişkisinde asıl işverenin sorumluluğunun, sadece dış ilişkide alacaklı şişçiye karşı kanuni bir sorumluluk olduğundan, iç ilişkide aksi kararlaştırılmadıkça, nihai olarak borçtan sorumluluk taşıyan iş sözleşmesinin tarafının alt işveren olduğunu, asıl işverenin işçiye kanundan, toplu iş sözleşmesinden veya iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarını ödediğinde bunun tamamı için alt işverene rücu edebileceğini, eş söylemle alt işverenin iç ilişkideki sorumluluk payının tam olduğunu, tüm bu nedenlerle davacı idarece 22.925,53.-TL için 21/07/2015 tarihinden itibaren ticari avans faizinin 1.079,98.-TL için 02/07/2015 tarihinden itibaren ticari avans faizinin 6.035,02.-TL için 07/12/2018 tarihinden itibaren ticari avans faizinin 406.00.-TL 30/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizinin 84.10.-TL için 11/09/2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizinin tahsili amacıyla iş bu davayı açma zaruretinin hasıl olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesini, davacı idarenin ödediği işçilik alacaklarının ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın davalı şirket aleyhine, dava dışı ...'ya ödenen 30.530,63-TL işçilik alacağının rücusu talepli davayı ikame ettiğini, davacının taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, her ne kadar davacı yanın dava dışı işçinin işçilik alacakları ile ilgili olarak kendilerinin sorumluluğu olmadığı iddiasında ise de bu iddialarının yasal dayanağının bulunmadığını, davacı idarenin dava dışı işçinin asıl işvereni olduğunun. dava dışı işçinin muhtelif tarihlerde farklı alt yüklenici şirketlerde SGK kaydının gösterildiğini, davacı idare bünyesinde istihdam edildiğini, emir ve talimatları davacı idare yetkililerinden aldığını, bu durumda davacı idarenin dava dışı işçiye karşı hiçbir şekilde sorumlu olmadığı iddiasının yasal dayanağı hukuken bulunmadığını, zira, müvekkil şirketin diğer davalı idare ile imzalanan hizmet alım sözleşmesinin yüklenicisi şirket olup esasen asıl işveren bizzat davacı idare olduğunu, bu nedenle bir takım işçilik alacağı ödemesi alan dava dışı ... ile davalı şirket arasında tam anlamıyla bir işçi-işveren ilişkisi bulunmadığını, davalı şirketin sadece davacının sigorta ve maaş ödemelerini yapmakta olduğunu, bunun dışında emir ve talimatlar ile işçi ile ilgili alınacak tüm kararlar asıl işveren davacı idare yetkilileri tarafından verildiğini, davacı idare değişik şirketlerle ihale usulü hizmet alım sözleşmesi yapmakta olduğunu ancak, işçilerin aynı şekilde işlerine devam ettiğini, dolayısıyla, dava dışı ...'nın en başından beri davacı idarenin personeli-çalışanı olarak sayılması gerektiğini, dava dışı işçinin SGK giriş - çıkış kayıtları ile sabit olduğu üzere işçinin davalı şirket uhdesinde çalışması 17.01.2014 - 19.08.2014 tarihleri arasında olduğunu, dava dışı işçinin davalı şirkette istihdam edildiği gün sayısının 214 olduğunu, her ne kadar Gebze 3.İş Mahkemesi dava dışı işçi lehine Kıdem, İhbar Tazminatları ve Yıllık İzin alacağına hükmetmişse de dava dışı işçinin müvekkil şirketten kıdem tazminatı alacağına hak kazanmasının hukuken mümkün olmadığını, bilindiği üzere rücu ilişkisinin söz konusu olduğunda her bir alt yüklenici şirketin ancak kendi dönemi ile sorumluluğunun söz konusu olduğunu, dava dışı işçinin 06/08/2008 - 30/09/2009 tarihleri arasında ... sicil numaralı Yavuzaslan Ltd. Şti.'de, 01/10/2009 - 23/05/2011 tarihleri arasında ... sicil numaralı-Tuncay Nak. Ltd. Şti.'de, 05/09/2011 -31/12/2013 tarihleri arasında ... sicil numaralı Tuncay Nak. Pertol İNŞ. ve 24/01/2014 - 24/03/2014 tarihleri arasında ... sicil numaralı Tuncay Nak. Petrol İnş.'ta çalışmasının mevcut olduğunu, bu hususun Gebze 3. İş Mahkemesi'nin 2014/649 E. Sayılı dosyasından yaptırılan bilirkişi incelemesinin tespit edildiğini, bu sebeple ödenen tazminatının tümüyle davalı şirketten rücuen talebi hukuken mümkün olmadığını, davacı idarenin dönemsellik ilkesi gereğince davalı şirketten önce hizmet alımı yaptığı şirketlere de husumet yöneltmesi gerektiğini, müvekkil şirketin ancak ve ancak dönemi ile sorumlu tutulabileceğini, hiçbir surette davacı iddialarını kabul manasına gelmemek kaydıyla taraflar arasında imzalanan hizmet sözleşmesi ve yine ihale şartnamesinde işçilik alacaklarına ilişkin ödemelerin ne şekilde rücu edileceği karara bağlanmadığını, Yargıtay yerleşik içtihatlarına göre idare ile hizmet veren şirket arasında rücuen ödenecek tazminatlara ilişkin aksi kararlaştırılmadıysa Türk Borçlar Kanunu'nun 167. maddesi uyarınca "Aksi Kararlaştırılmadıkça ve borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifaden birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar" tarafların eşit oranda sorumlu olacağının belirtildiğini, işçilik alacaklarının talepleri yönünden her alt işverenin yanında çalışılan süre ile orantılı olarak sorumlu oldukları ve bu sorumluluğun (rücu davasını açan asıl işveren - idare) davacı ile yarı yarıya paylaşılması gerektiği hususu Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 11.06.2014 tarihli 2013/24537 E. 2014/78698 L. Sayılı ilamı ve yine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 24.06.2015 tarih ve 2014/13-19, 20151743 K. Sayılı kararı ile açıkça vurgulandığını, tüm bu sebeplerle, öncelikle husumet itirazımızın dikkate alınarak davanın reddine bu talebimizin kabul görmemesi halinde her halükarda davacının haksız ve mesnetsiz taleplerinin reddine, karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... 1-Davanın KISMEN KABUL-KISMEN REDDİNE,
8.983,32.-TL alacağın 21/07/2015 tarihinden,
2.244,98.-TL alacağın 07/12/2018 tarihinden,
39,42.-TL alacağın 30/12/2015 tarihinden,
8,17.-TL alacağın 11/09/2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemlerin REDDİNE ... " karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin davaya konu rücu istemli işçilik alacaklarından tümüyle sorumlu olduğu ancak sayın mahkemece eksik inceleme yapılarak uyuşmazlık hakkında kısmen kabul kararı verildiğini beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı tüm sorumluluğun davalı şirkette olduğunu iddia ediyor ise de her alt işverenin kendi dönemi ile sorumlu olması gerektiği hususu açık olduğunu ve Yargıtay içtihatlarına da konu olduğunu, dosyada mübrez evrak ve belgeden anlaşılacağı üzere dava dışı işçi ara vermeksizin aynı asıl işveren farklı alt işverenler bünyesinde çalışmasını sürdürdüğünü, bu durumda işyeri devri hükümlerinin uygulanması gerektiği ve son alt işveren dışında her alt işverenin kendi dönemi ve kendi dönemindeki ücret seviyesi ile sorumlu olması gerektiği hususu Yargıtay içtihatları ile açıkça ortaya koyulduğunu beyan ile; davacı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz.
DELİLLER: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/05/2023 Tarih - 2021/710 Esas - 2023/497 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; tazminat istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Dosyanın yapılan incelemesinde; davacı ile davalı şirket arasında 28/11/2013 tarihinde Araç ve İş Makinası Kiralama Hizmeti Alımına Ait Sözleşme akdedildiği, ... isimli çalışan tarafından davacı ve davalı hasım gösterilerek işçilik alacakları ile ilgili dava açıldığı, Gebze 3. İş Mahkemesinde yapılan yargılama neticesinde mahkemece verilen karara karşı yapılan itirazların Yargıtayca kararı ret edilerek davacı idare lehine kesinleştiği, bu yargılama neticesinde davacı aleyhine Gebze 1. İcra Müdürlüğü 2015/7744 Esas sayılı dosya ile başlatılan icra takibine istinaden 21/10/2015 tarihinde 22.925,53.-TL yine Gebze 1. İcra Dairesi'nin 2018/495 E. Sayılı icra dosyasına 17/12/2018 tarihinde 6.035,02.-TL , 02/07/2015 tarihinde karar ve ilam harcı olmak üzere 1.079,98.-TL ayrıca temyiz gideri , 30/12/2015 tarihinde 406.00.-TL 11/09/2014 tarihinde delil avansı 100.00.-TL delil avansı olmak üzere toplamda 30.530,63.-TL ödeme yapıldığı, davacı (asıl iş veren) tarafından dava dışı işçi için ödenen alacakların davalıdan (alt iş veren) hizmet sözleşmesine dayalı olarak rücuen tahsili için eldeki davanın açıldığı, davalının davanın reddini istediği, ilk derece mahkemesince, mahkemenin görevsiz olduğu gerekçesiyle usulden reddine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 28/09/2021 tarih 2021/989 esas 2021/1580 karar sayılı kararı ile; " ... Taraflar arasında hizmet alım sözleşmesi imzalanmış olup uyuşmazlık; sözleşme uyarınca çalıştırılan işçinin işçilik alacaklarından kimin sorumlu olduğu noktasındadır.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. bendinde "Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanun'dan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur." hükmüne yer verilmiştir. Davacı asıl işverenin anılan madde hükmüne dayalı sorumluluğu işçilere karşı olan bir sorumluluk olup, davalı taşeron ile davacı asıl işveren arasındaki birbirlerine karşı olan sorumluluğu içermeyen anılan düzenlemenin dava konusu olaya uygulanması mümkün değildir.
Bu durumda, mahkemece, uyuşmazlığın davacı ile davalı arasındaki hizmet alım sözleşmeleri hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği, tarafların tacir olduğu, buna göre davanın dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca nispi ticari dava olduğu, TTK'nın 5/3. ve geçici 9. maddesi uyarınca dava tarihi itibariyle Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğu, uyuşmazlığın sözleşme hükümlerine göre genel mahkemelerde çözülmesi gerektiği, eldeki davanın işçi tarafından açılmış hizmet sözleşmesine dayalı bir dava olmadığı nazara alındığında iş mahkemelerinin görevli olduğunun düşünülemeyeceği göz önünde bulundurulduğunda mahkemenin işin esasına girip sonuçlandırması gerekirken, yanılgılı gerekçe ile görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olduğu değerlendirilmiştir." şeklindeki gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verildiği, ilk derece mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.
Dosya arasına alınan 20/05/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme
hakkı bulunduğunun kabulüne karar verilmesi halinde;
davacının, Gebze 1. İcra Dairesi'nin 2015/7744 E. sayılı dosyasına, 21/07/2015 tarihinde
ödemiş olduğu 22.925,53 TL’den 8.983,32 TL’yi davalıya rücu edilebileceğini, davacının, Gebze 1. İcra Dairesi'nin 2015/7744 E. Sayılı dosyasına, 07/12/2018 tarihinde
ödemiş olduğu 6.035,02 TL’den 2.244,98 TL’yi davalıya rücu edilebileceğini, davacının Gebze 3. İş Mahkemesi’nin 2014/649 E. Sayılı dosyasına, 30/12/2015 tarihinde ödemiş
olduğu 406,00 TL temyiz giderinden 39,42-TL’yi davalıya rücu edilebileceğini, davacının Gebze 3. İş Mahkemesi’nin 2014/649 E. Sayılı dosyasına, 11/09/2014 tarihinde ödemiş
olduğu 84,10 TL temyiz giderinden 8,17 TL’yi davalıya rücu edilebileceğini, sözleşme hükümleri ile sorumlunun belirlenmemiş olması hallerinde müştereken ve müteselsilen
sorumluluk gereğince rücu limitinin yarı yarıya kural kabul edilmesi halinde hesap edilen meblağların
yarısı bakımından davalıya rücu edilebileceği yönünde görüş bildirdiği görülmüştür.
Dosya arasına alınan
06/12/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;
davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme
hakkı bulunduğunun kabulüne karar verilmesi halinde;
davacının, Gebze 1. İcra Dairesi'nin 2015/7744 E. Sayılı dosyasına, 21/07/2015 tarihinde
ödemiş olduğu 22.925,53 TL’den 8.983,32 TL’yi davalıya rücu edilebileceğini, davacının, Gebze 1. Dairesi'nin 2015/7744 E. Sayılı dosyasına, 07/12/2018 tarihinde
ödemiş olduğu 6.035,02 TL’den 2.244,98 TL’yi davalıya rücu edilebileceğini, davacının Gebze 3. İş Mahkemesi’nin 2014/649 E. Sayılı dosyasına, 30/12/2015 tarihinde ödemiş
olduğu 406,00 TL temyiz giderinden 39,42-TL’yi davalıya rücu edilebileceğini, davacının Gebze 3. İş Mahkemesi’nin 2014/649 E. Sayılı dosyasına, 11/09/2014 tarihinde ödemiş
olduğu 84,10 TL temyiz giderinden 8,17 TL’yi davalıya rücu edilebileceğini, sözleşme hükümleri ile sorumlunun belirlenmemiş olması hallerinde müştereken ve müteselsilen
sorumluluk gereğince rücu limitinin yarı yarıya kural kabul edilmesi halinde hesap edilen meblağların
yarısı bakımından davalıya rücu edilebileceği yönünde görüş bildirdiği görülmüştür.
Dosya arasına alınan 03/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
davacının, Gebze 1. İcra Dairesi'nin 2015/7744 E. Sayılı dosyasına,
21/07/2015 tarihinde ödemiş olduğu 22.925,53 TL’den 8.983,32 TL’yi davalıya rücu edilebileceğini, davacının, Gebze 1. İcra Dairesi'nin 2015/7744 E. Sayılı dosyasına,
07/12/2018 tarihinde ödemiş olduğu 6.035,02 TL’den 2.244,98 TL’yi davalıya rücu edilebileceğini, davacının Gebze 3. İş Mahkemesi’nin 2014/649 E. sayılı dosyasına, 30/12/2015
tarihinde ödemiş olduğu 406,00 TL temyiz harcından 39,42 TL’yi davalıya rücu edilebileceğini, davacının Gebze 3. İş Mahkemesi’nin 2014/649 E. Sayılı dosyasına, 11/09/2014
tarihinde ödemiş olduğu 84,10 TL delil avansından 8,17 TL’yi davalıya rücu edilebileceği yönünde görüş bildirdiği görülmüştür.
Eldeki davada, taraflar arasında hizmet alım sözleşmesi imzalanmış olup uyuşmazlık; sözleşme uyarınca çalıştırılan işçinin işçilik alacaklarından kimin sorumlu olduğu noktasında toplandığı anlaşılmaktadır.
Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş akdinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, 23/06/2021 tarihli, 2021/933 Esas-2021/2926 Karar).
Taraflar arasında akdedilen araç ve iş makinesi “kiralama hizmeti alımına ait
sözleşmenin 22. maddesi; “yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin
sorumlulukları, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve Genel Şartnamenin
Altıncı Bölümünde belirlenmiş olup, Yüklenici bunları aynen uygulamakla yükümlüdür.” içerikli
olduğu, aynı sözleşmenin tanımlar başlıklı 4 maddesi; “bu sözleşmenin uygulanmasında, 4734 sayılı
kamu ihale kanunu ve 4735 sayılı kamu ihale sözleşmeleri kanunu ile hizmet işleri genel
şartnamesi(bundan sonra genel şartname olarak anılacaktır) ve ihale dokümanını oluşturan diğer
belgelerde yer alan tanımlar geçerlidir.” içerikli olduğu, 4734 sayılı kamu ihale kanunu ve 4735
sayılı kamu ihale sözleşmeleri kanunu ile hizmet işleri genel şartnamesinin 6 bölümüne atıf yapıldığı
görülmektedir.
4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu İle Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin
6. bölümünün; Yüklenicinin Çalıştırdığı Personel, Çalışanların Hakları ve Çalışma Şartları
Çalışanların özlük haklarına dair 38. maddesi, "Yüklenici çalıştırdığı işçilerin, işin yapılmakta
olduğu bir işkolu veya meslekte aynı tipteki bu iş için mevzuatla kabul edilenlerden daha az elverişli
olmayan şartlarda çalışmalarını ve ücret almalarını sağlayacaktır. Ücret, yan ödeme ve çalışma
şartlarının toplu sözleşme veya mevzuatla tespit edilmemiş olması halinde yüklenici, en yakın ve
uygun bir bölgedeki işkolu veya meslekteki aynı tip bir iş için mevzuatla tespit edilenlerden daha az elverişli olmayan ücret, yan ödeme ve çalışma şartlarını sağlayacaktır. Yüklenici, varsa alt
yüklenicilerinin bu çalışma şartlarına uymalarını sağlamak için gerekli tedbirleri alacaktır. (Değişikfıkra: 25/10/2014-29156 R.G./1. md., Geçerlilik: 11/9/2014)
Kontrol teşkilatı, yüklenici veya alt yüklenici tarafından istihdam edilen işçilerin
ücretlerinin tam ve zamanında ödenip ödenmediğini her ay resen kontrol etmekle ayrıca bu konuda
kendisine ulaşan başvuruları (talep ve ihbarları) ivedilikle değerlendirmekle yükümlüdür. Bu amaçla
yüklenicinin hak ediş istemesi üzerine, bu istek ve hak edişin ödeneceği tarih (yaklaşık olarak),
şantiye şefliği, işyeri ilan tahtası veya işçilerin toplu bulunduğu yerler gibi işçilerin görebileceği
yerlere yazılı ilan asılmak suretiyle duyurulur. İlanın yapıldığı, kontrol teşkilatının ve yüklenici veya
vekili ile işçi temsilcisinin imzaladıkları bir tutanakla tespit edilerek bu tutanağın bir kopyası hak
edişin ödeme yerine gönderilir. Personel alacakları, hak ediş raporunun düzenlendiği tarihten önceki
(işçi ücretleri ödeme günü öncesindeki) günler için belirlenmiş sayılır. Bu tür alacakların üç (3) aylık
tutarından fazlası hakkında idareye herhangi bir sorumluluk düşmez. (Mülga fıkra: 25/10/2014-29156
R.G./1. md., Geçerlilik: 11/9/2014) Değişik fıkra: 25/10/2014-29156 R.G./1. md., Geçerlilik:
11/9/2014)" şeklinde düzenlenmiştir.
Eldeki davada; taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi kapsamında, davacı idare tarafından, kesinleşen mahkeme ilamına dayalı olarak yapılmış olunan ödemenin, davalıdan rücuen tahsilinin talep edilmekte olduğu, mahkemece; davacının talep edebileceği rücu miktarının hesaplanması için dosyanın bilirkişiye tevdine karar verildiği, dosya arasına alınan 20/05/2022 tarihli bilirkişi raporunda; davacı idarenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme
hakkı bulunduğunun kabulüne karar verilmesi halinde;
davacının, Gebze 1. İcra Müdürlüğü’nün 2015/7744 E. Sayılı dosyasına, 21/07/2015 tarihinde
ödemiş olduğu 22.925,53 TL’den 8.983,32 TL’yi, davacının, Gebze 1. İcra Müdürlüğü’nün 2015/7744 E. Sayılı dosyasına, 07/12/2018 tarihinde
ödemiş olduğu 6.035,02 TL’den 2.244,98 TL’yi, davacının Gebze 3. İş Mahkemesi’nin 2014/649 E. Sayılı dosyasına, 30/12/2015 tarihinde ödemiş
olduğu 406,00 TL temyiz giderinden 39,42 TL’yi, davacının Gebze 3. İş Mahkemesi’nin 2014/649 E. Sayılı dosyasına, 11/09/2014 tarihinde ödemiş
olduğu 84,10 TL temyiz giderinden 8,17 TL’yi davalıya rücu edilebileceği, sözleşme hükümleri ile sorumlunun belirlenmemiş olması hallerinde müştereken ve müteselsilen
sorumluluk gereğince rücu limitinin yarı yarıya kabul edilmesi halinde hesap edilen meblağların
yarısı bakımından davalıya rücu edilebileceği yönünde görüş bildirilmiş olduğu, yine, dosya arasına alınan 03/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda;
davacının, Gebze 1. İcra Müdürlüğü’nün 2015/7744 E. Sayılı dosyasına,
21/07/2015 tarihinde ödemiş olduğu 22.925,53-TL’den 8.983,32 TL’yi davalıya rücu edilebileceği, davacının, Gebze 1. İcra Müdürlüğü’nün 2015/7744 E. Sayılı dosyasına,
07/12/2018 tarihinde ödemiş olduğu 6.035,02 TL’den 2.244,98 TL’yi davalıya rücu edilebileceği, davacının Gebze 3. İş Mahkemesi’nin 2014/649 E. Sayılı dosyasına, 30/12/2015
tarihinde ödemiş olduğu 406,00 TL temyiz harcından 39,42 TL’yi davalıya rücu edilebileceği, davacının Gebze 3. İş Mahkemesi’nin 2014/649 E. Sayılı dosyasına, 11/09/2014
tarihinde ödemiş olduğu 84,10 TL delil avansından 8,17 TL’yi davalıya rücu edilebileceği yönünde görüş bildirilmiş olduğu görülmüştür.
Eldeki davada, Gebze 3. İş Mahkemesi'nin 2014/649 Esas-2015/258 Karar sayılı ilamında davacı üst işveren ve davalı alt işverenin ayrı ayrı sorumlu tutulması ve hükmedilen miktarların müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi anlaşıldığından, dosya arasına alınan ve farklı bilirkişilerce hazırlanan bilirkişi raporlarındaki hesaplamaların da bu doğrultuda yapıldığı anlaşıldığından, davalı alt işverenin sorumlu olduğu miktarlar bakımından bilirkişi raporlarında tespit edilen rücu miktarları yönünden mahkemece davanın kısmen kabulüne ve kabul edilen her bir alacağın ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş olamasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Gerekçeli karar başlığında; davalı vekilinin adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.
Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davacının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2-Bakiye 345,55 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf eden davacı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davacıya iadesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
8-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.05/05/2025
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır.
...
Üye ...
¸e-imzalıdır.
...
Üye ...
¸e-imzalıdır.
...
Katip ...
¸e-imzalıdır.
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!