T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1277 - 2025/1019
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/1277
KARAR NO : 2025/1019
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN:... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/05/2024
NUMARASI : 2021/378 Esas - 2024/260 Karar
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN DAVACI : ...
VEKİLİ : Av...
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN DAVALI : ...
VEKİLİ : Av...
DAVALI : ALLİANZ SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLİ : Av...
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
BAŞVURU TARİHİ : 13.06.2024 - 14.06.2024
İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 02.09.2024
KARAR TARİHİ : 21.05.2025
YAZIM TARİHİ : 21.05.2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; 20.01.2021 tarihinde davacının ... plakalı aracıyla seyir halindeyken davalının sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın çarpması sonucu aracında hasar meydana geldiğini, değer kaybı ve onarım masraflarının ortaya çıktığını, davacının kaza tarihinden bu yana aracını tamire bıraktığını ve aracını kullanamadığını, aracı kullanamadığından dolayı taksi vs ulaşım araçlarını kullanmak zorunda kaldığını belirterek 100,00 TL değer kaybı, 100,00 TL hasar bedeli, 100,00 TL araçtan yoksun kalma bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, 100,00 TL tespit dosyası masraflarının davalı ...’dan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 10.05.2024 tarihli dilekçesi ile hasar bedeli talebini 38.063,00 TL'ye, araçtan yoksun kalma bedeli talebini 1.912,60 TL'ye, tespit dosyası masraflarını 507,00 TL'ye ıslah etmiştir.
Davalı Allianz Sigorta vekili cevap dilekçesinde; kusur durumunun, zarar talebine konu edilen aracın davaya konu kazadan
önce bir kazaya karışıp karışmadığının ve aynı bölgeye hasar alıp almadığının tespiti gerektiğini, davalı şirketin ekspertiz incelemesi yapması engellendiğini belirterek davanın öncelikle dava şartı eksiliğinden reddine, esasa girilmesi halinde dosyanın esastan reddine, aksi yönde kanaat halinde ise kusur ve müterafik kusur indirimleri de uygulanarak karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız ve kötüniyetli olduğunu, davanın belirsiz alacak davası mı yoksa kısmi dava mı olduğunun dava dilekçesinden anlaşılmadığını, gerçekleşen trafik kazasından tamamen davacının eşinin kusurlu olduğunu belirterek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından davanın kısmen kabul ve kısmen reddine, 26.707,88 TL hasar bedeli tazminat tutarının 100,00 TL'si yönünden 20.01.2021 tarihinden, 26.607,88 TL'si yönünden 10.05.2024 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz ile birlikte davalılardan (davalı sigorta şirketi yönünden 100,00 TL'lik yasal faiz başlangıç tarihi 03/02/20211 olup poliçede yer alan limit dahilinde sorumluluğuna gidilmek üzere) müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine, 1.912,60 TL kazanç kaybı tazminat tutarının 20.01.2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz ile birlikte davalı ...'dan tahsil edilerek davacıya verilmesine, davaya konu edilen delil tespit masrafının yargılama giderleri içerisinde kusur oranı dikkate alınarak değerlendirilmesine, Değer kaybı ile fazlaya yönelik hasar bedeli talebinin reddine dair karar verilmiştir.
Yerel mahkemenin bu kararına karşı davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili katılma yoluyla verdiği istinaf dilekçesinde; kaza sonrası Körfez 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/8 D.İş sayılı dosyasında kaza yerinde keşif yapılmak suretiyle tanzim edilen raporda açıkça; davalı ...'nın gerçekleşen trafik kazasında %75 oranında asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, Kocaeli CBS 2021/8430 Sorusturma Sayılı dosyasında alınan ... ve ...'ın ifadelerinde de sağ şeritten ilerledikleri esnada sol şeritte ilerlemekte olan tırın aniden sağ şeride geçmeye çalıştığı esnada tırın sağ ön tekerinin araçlarına sol arka tarafına çarptığını beyan ettiklerini, gerek Körfez 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/8 D.İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu gerek soruşturma dosyasında yer alan beyanlar da davalı ... yönetimindeki çekicinin sağa doğru manevra yaparak gerisinden gelen davacıya ait otomobilin şeridine girdiğini ispatlar nitelikte olduğunu, alınan ATK raporunda da davalı sürücü ...'ın asli kusurlu olduğunun rapor edildiğini, mahkemenin 13.04.2023 tarihli ara kararı ile davalı ...'ya usulüne uygun tebligata rağmen isticvap için davet edildiği duruşmaya mazeretsiz katılmamış olmasına rağmen mahkemece ara kararın gereğini yerine getirmediğini ve davalı aleyhine kusur değerlendirmesi yapmadığını, tebliğ edilen isticvap davetiyesi doğrultusunda davaya konu trafik kazasının gerçekleşmesinde davalı ...'nin %100 kusurlu olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, davacının aracında meydana gelen zarara ilişkin dosyada alınan 05.02.2024 tarihli bilirkişi raporunda hasar tutarının 76.126,00 TL olduğunun tespit edildiğini, maddi gerçek ile örtüşmediğinden bahisle yapılan masraflar dikkate alınmadığını ve bilirkişi raporunda yer alan alternatif hesaplama hükme esas alınmış ise de Yerel Mahkemenin gerekçesinin hukuki dayanaktan yoksun olup kabulünün mümkün olmadığını, dava ve ıslah dilekçelerinizde açıkça tüm alacak kalemlerinin kaza tarihi olan 20.01.2021 tarihinden itibaren ticari temerrüt faiziyle tahsilini talep edildiğini, mahkemece ıslah edilen kısım açısından ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmiş olmasının hatalı olduğunu, mahkemece yasal faiz uygulanmasının da talepleriyle uyuşmadığını, her ne kadar hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacıya ait aracın ağır hasarlı olması sebebiyle hurdaya ayrıldığı, hurda araçlar için ise değer kaybının oluşmadığı belirtilmiş ise de bu tespitin gerçeği yansıtmadığını, aracın hurdaya ayrılması gibi ihtimal bulunmadığını, trafik kazasından sonra hasar alarak onarım gören aracın hali hazırda kullanıldığını, ikinci el piyasa değerindeki düşüşünün söz konusu olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davacı tarafın 10.05.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile 400 TL olan talebini 40.486,60 TL'ye artırdığını, davacının 40.086,60 TL'lik talebinin zamanaşımına uğradığını, dava dilekçesinin hiçbir yerinde davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığına veya HMK Madde 107 'ye göre açıldığına ilişkin bir ibare yer almadığını, bu nedenle mevcut davanın, kısmi dava olduğunu, ATK tarafından düzenlen ilk iki raporda belge eksikliğinden dolayı kusur durumu değerlendirilmesi yapılamadığını, sonradan alınan ve ihtimallere göre hazırlanan 02.02.2023 tarihli ATK raporu ile; 1. Durum, sürücü ...'nın, %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu, sürücü ...'ın, kusursuz, 2. Durum, sürücü ...'nın, kusursuz, sürücü ...'ın, %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğunun bildirildiğini, ATK ihtimallere göre hazırlanan raporda davalının net olarak kusurlu olduğuna ilişkin dosya kapsamında somut delil bulunmadığını, mahkemece davacı tarafın isticvap edilerek dinlenmesine rağmen davalıya usulüne uygun isticvap davetiyesinin çıkarılmadığını, davalının yurt dışında olması, usulüne uygun isticvap davetiyesi tebliğ edilememesi nedenleri ile İlk Derece Mahkemesi daha sonraki celselerde isticvap kararından geri döndüğünü, İlk Derce Mahkemesince kusur dağılımının delillere göre değil de beyanlara göre yapmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, trafik kazası nedeniyle hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli istemine ilişkindir.
Somut olayda, 20.01.2021 tarihinde, davacıya ait araçla davalıların sürücüsü, ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı oldukları aracın karıştığı çift taraflı kaza sonucunda davacının aracında hasar oluşmuştur.
Kaza sonrası kazaya karışan araç sürücülerince kaza tespit tutanağı düzenlenmiştir. Mahkemece Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda davalı sürücünün yönetimindeki çekicinin sağa doğru manevra yaparak gerisinden gelen otomobilin şeridine girdiğinin kabulü halinde kazanın oluşumunda davalı sürücü ..."nın % 100 oranında kusurlu olduğu, sürücü ... yönetimindeki otomobilin sola manevra yaparak şerit ihlali yapıp çekicinin şeridine girdiğinin kabulü halinde davalı sürücünün kusursuz , sürücü ...'ın % 100 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş ,ilk derece mahkemesince davalının idaresinde bulunan ... plakalı aracın (tır) sol şeritte ilerlediği sırada davacının sağ şeritten davalıyı geçmeye çalıştığı, davalının aracın vasıf ve mahiyetini gözetmeksizin sol şeridi işgal etmesi ve araçların geçişine engel olması nedeniyle %50 oranında kusurlu olduğu, kazanın oluşum şekline göre çarpışmanın davalıya ait aracın kör noktasında meydana geldiği, davacının geçmek için tırın tam arkasında bulunması durumunda aynadan farkedilecek olmasına rağmen sağ şeritten ilerlemeye devam etmesi nedeniyle ihlalli geçiş sergilediği ve bu durumun %50 oranında kusur oluşturduğu değerlendirilerek, 05/02/2024 tarihli raporda ve hasar dosyasındaki eksper tespitlerinde geçen 53.415,76 TL'nin hasar bedeli olarak, 01.11.2023 tarihli rapordaki 3.825,20 TL araç kiralama bedeli dikkate alınarak tarafların yarı yarıya belirlenen kusurluluk durumlarına göre davacının hasar bedeli olarak 26.707,88 TL, araç mahrumiyet bedeli (kazanç kaybı) olarak 1.912,60 TL, üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında,TBK 72. Maddesi ve 2918 sayılı KTK.nun 109. maddesinde Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı, dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir hükmüne yer verildiği, ceza zamanaşımının uygulanabilmesi için sadece eylemin aynı zamanda bir suç oluşturmasının yeterli görüldüğü, bunun dışında fail hakkında mahkumiyet kararıyla sonuçlanmış bir ceza davasının varlığı hatta böyle bir ceza davasının açılması ya da zarar görenin o davada tazminat yönünden bir talepte bulunmuş olması koşulu aranmayacağı, davaya konu kazanın yaralamalı trafik kazası olması nedeniyle kaza tarihi ile dava tarihi arasında Karayolları Trafik Kanunu'nun 109 ve TBK 72. maddeleri gereğince uzamış ceza zamanaşımı süresinin uygulanacağını, 2918 sayılı Karayolları ve Trafik Kanununda sürücü kusurları sayılmış olup bunların değerlendirilmesi, teknik konular hariç olmak üzere, hakimin yetkisi içinde olduğu (6100 s. HMK m. 266, 282), bu kapsamda mahkemece hükme esas alınan kusur oranının oluşa uygun bulunduğu, hükme esas alınan makine mühendisi bilirkişi raporunda davacıya ait araçtaki hasar gören parçaların piyasa fiyatlarına ve araca ait fotoğraflar ile uygun olduğu ,aracın ağır hasarlı olması sebebiyle değer kaybı talebinin reddinin doğru bulunduğu, davacının kazada hasar gören aracını, makul onarım süresi boyunca kullanamayacağı, bu nedenle de ulaşım ihtiyacını karşılamak üzere masraf yapıp ek külfete katlanmak zorunda kalacağı aşikar olup mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, belirlenen 30 gün makul süre olup anılan yönleri itibariyle bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu değerlendirilmiş ve taraf vekillerinin anılan yönlere değinen istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.
Ancak dosya kapsamında göre, davalıların sürücüsü ve trafik sigortacısı oldukları aracın ticari araç (TIR) olduğu ve ticari faaliyet sırasında zarara neden olduğu gözetilerek hüküm altına alınan tazminat için talep doğrultusunda ticari faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi ayrıca artırılan kısım için ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi hatalı olduğundan davacı vekilinin bu husustaki istinaf isteminin kabulü gerekmiştir.
Mahkemece yapılan yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, hüküm altına alınan tazminatlar için ticari faize hükmedilmemesi v eartırılan kısım için ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi hatalı olmuş ise de; anılan yanılgıların giderilmesi için yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş, tazminatlara ticari faiz işletilerek davanın kısmen kabulü yönünde yeniden hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-A)Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
B)Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi uyarınca davalı ...'dan alınması gereken 1.955,06 TL nispi istinaf karar harcından peşin alınan 692,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.263,06 TL harcın anılan davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
C)Davalı ...'nın yaptığı istinaf giderinin üzerinde bırakılmasına,
2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ İLE, Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23.05.2024 tarih ve 2021/378 esas, 2024/260 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
3-HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulması gerektiğinden,
A)DAVANIN KISMEN KABULÜNE ;
a)26.707,88 TL hasar bedelinin 20.01.2021 tarihinden itibaren işletilecek ticari faiz ile birlikte davalılardan (davalı sigorta şirketi yönünden ticari faiz başlangıç tarihi 03.02.2021 olup poliçede yer alan limit dahilinde sorumluluğuna gidilmek üzere) müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine,
b)1.912,60 TL kazanç kaybı tazminatının 20.01.2021 tarihinden itibaren işletilecek ticari faiz ile birlikte davalı ...'dan tahsil edilerek davacıya verilmesine,
B)Davaya konu edilen delil tespit masrafının yargılama giderleri içerisinde kusur oranı dikkate alınarak değerlendirilmesine,
C)Değer kaybı ile fazlaya yönelik hasar bedeli talebinin reddine,
D)Yürürlükte bulunan Yargı Harçları tarifesi uyarınca alınması gerekli 1.955,06 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 750,71 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.204,35 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak ( sigorta şirketi harcın 1.120,04 TL'lik kısmından sorumlu olmak kaydıyla) hazineye irat kaydına,
E) 6325 sayılı HUAK 18/A-13,14. maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden Kocaeli Arabuluculuk Bürosu 2021/363 numaralı dosyasında ödenen 1.360,00-TL arabuluculuk ücreti, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamaması halinde davadaki haklılık durumuna göre belirleneceğinden arabuluculuk ücretinin 386,40 TL'sinin davacıdan, 973,69 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,
F)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
G)Davalılar Allianz Sigorta A.Ş. ile ... kendilerini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 11.355,12 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
H)-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL başvurma harcı ve 59,30 TL peşin harç ile 691,41 tamamlama harcından davanın kabul edilen kısmına göre belirlenen toplam 579,92 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
İ)Davacı tarafından yapılan 631,80 TL müzekkere ve tebligat gideri, 2.800,00 TL bilirkişi gideri, Körfez 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/8 D. İş sayılı dosyasından yapılan 507,00 TL delil tespit masrafları ve 2.278,00 ATK ücreti olmak üzere toplam 6.216,80 TL yargılama giderinin davanın kabul oranına göre belirlenen 4.450,91 TL nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
J)Kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine,
4- Davacı tarafından yatırılan istinaf ilam harcının talebi halinde iadesine,
5-Davacı tarafından yapılan 250,00 TL istinaf yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Karar tebliği, harç ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 21.05.2025
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır
*İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!