WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Mayıs 2026

YARGITAY KONYA BOLGE ADLIYE MAHKEMESI 3. HUKUK DAIRESI

A- A A+

T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ....-....
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ....
KARAR NO : ....
KARAR TARİHİ : 10/09/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : .... (...)
ÜYE : .... (...)
ÜYE : .... (...)
KATİP : .... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ : 22/04/2025
NUMARASI : ... Esas ... Karar
DAVACI : ....
VEKİLİ : Av....
DAVALI : 1- .......
VEKİLİ : Av....
DAVALI : 2- .......
VEKİLİ : Av....
DAVA İHBAR OLUNAN : 1- .......
VEKİLİ : Av.....
DAVA İHBAR OLUNANLAR : 2- .......
3- .......
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 10/09/2025
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 10/09/2025
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; Müvekkile ait ....... plakalı aracın, 06.10.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalıya ait ....... plakalı aracın sürücüsü tarafından tam kusurlu şekilde çarpılması sonucu pert hale geldiğini, eksper raporuna göre müvekkilin kusursuz olduğunun tespit edildiğini, ancak aracın piyasa değerinin eksper raporunda belirtilenden daha yüksek olduğunu, benzer araçlara ilişkin emsal bedellerin 1.200.000-1.250.000 TL civarında olduğunu, aracın noter onayı ile trafikten çekildiğini, müvekkilin zararının karşılanmadığını, ihtiyati haciz için gerekli şartların oluştuğunu ve Yargıtay içtihatları doğrultusunda ihtiyati haciz kararının verilmesi gerektiğini, davalıların menkul ve gayrimenkul mallarının, üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının UYAP üzerinden tespit edilerek ihtiyati haciz konulmasını, HMK 107. madde gereği belirsiz alacak davası olarak açılan bu davada müvekkil lehine 400.000 TL pert bedeli ile araç mahrumiyet bedeli olarak şimdilik 50 TL’nin kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı ....... Şirketi
vekili cevap dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; Davacının sahip olduğu ....... plakalı aracın kazaya karıştığını, ancak kusur oranlarını kabul etmediklerini, karşı tarafın hızına dair herhangi bir tespit bulunmadığını ve hız sınırlarına uymadığının açık olduğunu, mevcut kusur oranlarının yalnızca taraf beyanlarına dayandığını, dolayısıyla bilirkişi incelemesi yapılmadan ihtiyati haciz kararının verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. Davalı şirketin aracın maliki olmasına rağmen işleteni olmadığını, aracın sürücüsünün belediye çalışanı olduğunu ve talimatları belediyeden aldığını, bu nedenle husumetin belediyeye yönlendirilmesi gerektiğini savunmuştur. Ayrıca, davacının aracının orijinal olmadığını, birçok kazaya karıştığını, hasar kayıtları bulunduğunu ve değerinin iddia edilenden daha düşük olduğunu iddia ederek, husumet itirazında bulunmuştur. İhtiyati haciz kararına itiraz etmiş, ortada kesinleşmiş bir kusur bulunmadığını ve yalnızca kazaya karışan araç üzerine ihtiyati haciz konulabileceğini, taşınmazlara haciz konulmasının hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. Ayrıca, aracın uzun süreli kiralama sözleşmesiyle belediyeye kiralandığını, işleten sıfatının belediyeye geçtiğini ve belediyenin sorumlu olduğunu ifade ederek, davanın ....... Belediyesi’ne, sigorta şirketi ....... Sigorta A.Ş.'ye ve sigorta aracısı ....... A.Ş.'ye ihbar edilmesini talep etmiştir. Davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddini, esastan incelenmesi halinde de davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ....... vekili cevap dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; Davacının iddia ettiği kusur oranlarını kabul etmediklerini, kazanın ....... plakalı aracın aşırı hızlı olması nedeniyle meydana geldiğini, kusur tespitinin taraf beyanlarına dayandığını ve somut inceleme yapılmadan belirlendiğini, dolayısıyla kusur oranına itiraz ettiklerini belirtmiştir. Kazaya karışan aracın aşırı hızla hareket ettiğini, kavşağa yaklaşırken hızını azaltmadığını, dikkatsiz ve kontrolsüz şekilde kavşağa girdiğini, müvekkilinin sevk ve idaresindeki aracın daha az hasar almasının da bunu gösterdiğini savunmuştur. Aracın pert bedeli ve değerine itiraz ederek, aracın daha önce birçok kazaya karıştığını, yüksek hasar kayıtları bulunduğunu, orijinal parçalarının olmadığını ve değerinin düşük olduğunu iddia etmiştir. Aracın pert işlemine tabi tutulmasının uygun olup olmadığına ilişkin rapor alınmasını talep etmiştir. Davacının sigorta ve kasko ödemesi alıp almadığının tespit edilmesi gerektiğini, davanın ....... Sigorta A.Ş. ve ....... A.Ş.'ye ihbar edilmesini talep etmiştir. Araç yokluğu nedeniyle oluştuğu iddia edilen zararın delillendirilmediğini, bu iddianın soyut olduğunu ve hukuka aykırı olarak zenginleşmeye sebep olacağını savunarak talebin reddini istemiştir. Sonuç olarak, müvekkilinin kazada kusurunun bulunmadığını, kusur raporunun gerçeği yansıtmadığını, aracın değerinin iddia edilenden düşük olduğunu belirterek davanın reddini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan ....... Belediyesi vekili cevap dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; Davacının taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkili ....... Belediyesi’nin davaya konu kazaya ilişkin herhangi bir bilgi veya belgesinin bulunmadığını, bu nedenle husumet itirazında bulunduklarını belirtmiştir. Dava konusu aracın, ....... Ltd. Şti. tarafından kiralanmış olduğunu, müvekkili belediyenin yalnızca kiralama hizmetini alan taraf olduğunu, hizmet alımı sözleşmesine göre tüm sorumluluğun yüklenici şirkete ait olduğunu ifade etmiştir. Müvekkili belediyenin personel çalıştırılmasına dayalı bir hizmet alımı yapmadığını, bu nedenle alt işveren-üst işveren ilişkisinin söz konusu olmadığını, araçları çalıştıracak personelin tamamen yüklenici tarafından belirlendiğini, belediyenin bu kişilerle herhangi bir bağlantısının olmadığını savunmuştur. Kolluk kuvvetlerinin düzenlediği tutanak dışında müvekkili belediyeye herhangi bir kusur izafe edilmesini gerektirecek bir durum bulunmadığını, kazanın meydana geliş şeklinin incelenmediğini, belediyenin kasti veya ihmali bir davranışının olmadığını belirtmiştir. Davanın zamanaşımı ve diğer nedenlerle reddini talep etmiş, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
İlk derece mahkemesi gerekçeli kararında özetle; "Somut olayda işleten sıfatı aktarılan Bam kararında da vurgulandığı üzere ihbar olunan ....... Belediye başkanlığında olduğu için davalı ....... Şirketi bakımından davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş olup;
Davacının davalı ....... Şirketi aleyhine açtığı davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine,
Davalı ....... aleyhine olan davanın dava dilekçesi ve bedel artırım dilekçesine bağlı kalınarak KISMEN KABULÜ ile,
Araç hasarından kaynaklanan maddi zarar talebi yönünden; 641.500,00 TL ile Araç mahrumiyetinden kaynaklanan maddi zarar talebi yönünden; 14.012,50 TL olmak üzere toplam : 655.512,5‬0 TL'nin kaza tarihi olan 06.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
Fazlaya ilişkin talebin reddine," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı ....... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; meydana gelen kazanın kusur durumunu ve maddi zararı kabul anlamına gelmemekle birlikte mahkemece verilen kararda sadece araç sürücüsü olan müvekkili aleyhine hüküm kurulduğunu, kaza sonucunda ilgili aracın işleteni veya malikinin işbu kazadan doğan maddi zarardan sorumlu olması gerektiğini, kusur durumuna ilişkin keşif taleplerinin reddedildiğini, maddi zarara ilişkin yedek parça ve işçilik için belirlenen bedellerin herhangi bir denetlenebilirliği, piyasa rayiçlerine uygunluğu bulunmadığını, mahkemece müvekkili aleyhine yükletilen faiz türünün ve başlangıç tarihinin yanlış olduğunu, mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini dilemiştir.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı yanca mahkemeye sunulan sözleşmenin bir kira sözleşmesi olmadığını, sözleşme başlığı ve sözleşme içeriğinden de anlaşılacağı üzere hizmet sözleşmesi olarak adlandırılacağını, mevcut sözleşme ile ....... Nakliyat tarafından şoförlü şoförsüz araçların idarenin belirtildiği yerlerde çalıştırılacak ve işin yapılması neticesinde hakediş karşılığı ödeme yapılacağını, işbu sözleşmenin araç kiralama sözleşmesi niteliklerinde olmadığını, mevcut sözleşme maddesinde idare tarafından ödenen bedelin karşılığının araç kiralama olmadığını, davalı tarafından kendi araçları ile yapılan işlerin karşılığı olduğunu, yapılan işlerin birim fiyatlar ile çarpılması neticesinden ödenecek bedelin olduğunu, araca ait vergi, resim harç, lastik, yağ vs giderleri ile tüm sigorta giderlerinin halen davalının sorumluluğunda olduğunu, 31/08/2022 tarihinde ....... Tasarım İnşaat Şirketten ayrıldığını, kazanın meydana geldiği tarih olan 06/10/2022 tarihinde ise herhangi bir SGK kaydının bulunmadığını, davalı ....... şirketine ait aracı kullanan şoför .......'ın davalı yanca usulsüz bir şekilde çalıştırıldığını, davalıların istinafının reddini, davanın tam kabulüne karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmilini dilemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava; maddi hasarlı trafik kazası nedeni İLE HASARVE KAZANÇ KAYBI nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir.
1-Husumet itirazının incelenmesinde:
2918 Sayılı KTK hükümlerine göre, trafik kaydı "işleteni" kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin 3.kişi üzerinde bulunmasını engeleyen bir yasa hükmü yoktur. Aynı Yasanın 3.maddesinde "işleten" araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufta bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır. Aynı kanunun 85.maddesinde ise, "bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmüme yer verilmiştir.
Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdiği zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, araçların malikleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılması için bir başka kimseye devir edilmesi halinde (kısa bir süre için kiralanmaması kaydıyla) artık üzerindeki fiili hakimiyeti kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekir. Bunun sonucu olarak da, araç maliki sorumlu tutulmamalıdır. Gerek doktrinde gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir.
Somut olayda, kazaya karışan ....... plakalı araç, davalı şirket adına sigortalıdır. Dava DIŞI Belediye vekili müvekkilinin her yıl kamyon, çöp aracı ve personel nakil aracı kiralaması kapsamında hizmet alım işini ihale yöntemi ile yaptığını, bu aracın da çöp toplama ve nakli hizmet alımı işi kapsamında davalı ....... Nakliyat Şti tarafından çalıştırıldığını, belli bir araç plakası belirtilerek kiralama yapılmasının sözkonusu olmadığını, sözleşmenin 31.maddesine göre zarardan yüklenici firmanın sorumlu olduğunu, müvekkilinin işleten sıfatının bulunmadığını savunmuştur.
Belediye ile ....... Nakliyat Şti arasında imzalanan hizmet sözleşmesi ile teknik şartnamesinin incelenmesinde bu sözleşmenin kaza tarihini de kapsadığı, kazaya karışan aracın da bu sözleşme kapsamında yüklenici firma olan ....... Nakliyat Şti tarafından kullanıldığı, dava konusu araçlar gibi hizmet sözleşmesine konu araçlarla davalı Belediyenin görevleri arasında bulunan çöp toplama ve nakli hizmetinin davalı ....... Nakliyat Şti tarafından yapılmasının amaçlandığı, davalı Belediyenin araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının devam ettiği, yüklenici firmanın belediyenin direktifi altında bu hizmeti yerine getirdiği ve her alanda belediyenin denetimi altında bulunduğu, araç sürücüsü davalı .......'ın da dava dışı belediye personeli olduğu, 3.kişilere verilen zararlardan yüklenici firmanın sorumlu olacağına dair hükümlerin taraflar arasında iç ilişkide bağlayıcı olduğu, bunun 3.kişilere karşı ileri sürülemeyeceği, anlaşıldığından mahkemece işletenlik sıfatının davalı Belediye'de olduğuna dair kararında hukuka aykırılık bulunmadığından (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E:2013/6039 , K:2013/7998 istinaf talebinin reddi gerekir.
Yukarıda açıklandığı üzere işletenlik sıfatı davalı belediyeye ait olduğundan İTİRAZIN REDDİ gerekmiştir.
2-Kusur itirazının incelenmesinde:
Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür", yine aynı kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" denilmektedir.
Karayolları Trafik Kanunun 86/1 maddesinde, "İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur" denilmektedir.
Olaydan sonra düzenlenen Kaza Tespit Tutanağı il mahkemece alınan kusur raporuna göre belirlenen kusur oranlarının dosya kapsamındaki delillere ve oluşa uygun olup, istinaf eden davalı aleyhine tespit tutanağı ile kusur raporları arasında çelişki bulunmadığı dosya kapsamınca sabit bulunduğundan, hükme esas alınan raporun dosya kapsamına ve oluşa uygun, ayrıntılı ve gerekçeli, hükme elverişli bulunması nedeniyle davalı vekilinin buna yönelik İTİRAZLARININ REDDİNE karar verilmiştir.
3-Faiz türü ve başlangıcı itirazının incelenmesinde :
Somut olayda uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir.
Dava dilekçesinde temerrüt faizinin talep edildiği; dava açılırken talep edilen faizin türünün, avans faiz olduğu;kamyon dava dışı belediyeye ait olduğu hususu gözönüne alınarak yasal faize hükmedilmesi gerekmekte olup İTİRAZIN KABULÜ gerekmiştir.
4-Hasar raporuna itirazın incelenmesinde :
Davalı gerçek zarardan sorumludur. Hasar yönünden hükme esas alınan raporda davacı aracının modeli, yaşı, özellikleri, hasarlı kısımları v.s. gözönünde bulundurularak olay tarihi itibariyle aracın 2. el piyasa rayiç değeri tesbit edildiği, tamirinin ekonomik olup olmadığı ve hurdaya ayrılmasının gerekip gerekmediğinin tespit edildiği, Yargıtay 17. HD İçtihatlarına göre aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı değerlendirildiği, Hasar bedelinin piyasa rayiç değeri belirlendiği ve akabinde bu duruma göre tamirinin ekonomik olup olmadığı belirlendiği, tamiri ekonomik olmadığı için piyasa koşullarına göre kazadan önceki 2. el piyasa rayiç bedelinin ve kazadan sonraki hurda (sovtaj) değeri belirlenmiş belirlenen rayiç değerden de aracın hurda bedeli indirilmek suretiyle davacının gerçek zararı tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi yerinde olup, İTİRAZ YERSİZDİR.
Bu nedenle, davalı ....... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK.nın 353/1-b.2. maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun REDDİNE,
Davalı ....... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; ilk derece mahkemesi kararın KALDIRILMASINA,
HMK.nın 353/1-b-2.maddesi gereğince YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,
1-Davacının davalı ....... Şirketi aleyhine açtığı davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine,
2-Davalı ....... aleyhine olan davanın dava dilekçesi ve bedel artırım dilekçesine bağlı kalınarak KISMEN KABULÜ ile,
Araç hasarından kaynaklanan maddi zarar talebi yönünden; 641.500,00 TL ile Araç mahrumiyetinden kaynaklanan maddi zarar talebi yönünden; 14.012,50 TL olmak üzere toplam : 655.512,5‬0 TL'nin kaza tarihi olan 06.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
Fazlaya ilişkin talebin reddine,
İlk Derece Yargılaması Yönünden;
2.1.Kabul miktarı 655.512,50 TL üzerinden hesaplanan toplam 44.778,06 TL karar ilam harcından davacının ödediği peşin ve ıslah harcı toplamı olan: 11.467,56 TL'nin masubu ile bakiye 33.310,50 TL'nin davalı .......'dan alınarak hazineye irat kaydına,
2.2.Davacı tarafça yatırılan peşin ve ıslah harcı toplamı olan : 11.467,56 TL'nin davalı .......'dan alınarak davacıya verilmesine,
2.3.Davacı tarafça ödenen 80,70 TL başvuru harcının kabul ret oranı nazara alınarak 78,78 TL'sinin davalı .......'dan alınarak alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
2.4.Davacı tarafça yapılan 11.196,39 TL masrafın kabul/ ret oranına göre 10.929,82 TL'sinin davalı .......'dan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
2.5.Davalı ....... tarafından masraf yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
2.6.Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin (kabul/talep oranına göre) 3.045,72 TL'sinin davalı .......'dan ; 74,28 TL'sinin davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına (harç tahsil müzekkeresi yazılmasına).
2.7.Karardan sonra yapılacak masrafların %97,61 oranında (kabul oranı)davalı .......'a; %2,39 oranında (ret oranı) davacıya yüklenmesine,
2.8.Artan gider/delil avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
2.9.Davacı taraf kendisi vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 102.326,88 TL vekalet ücretinin davalı .......'dan alınarak davacıya verilmesine,
2.10.Davalı ....... kendisi vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 15.512,50 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı .......'a verilmesine,
2.11.- Davalı ....... Şirketi kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
İstinaf Yargılaması Yönünden;
3-İstinaf başvurma harcı dışında istinaf peşin harcı olarak alınan istinaf karar harcının talep halinde davalı .......'a iadesine,
4-Davalı tarafça yapılan 1.683,10 TL istinaf başvuru gideri ile 44,50 TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.727,60 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalı .......'a ödenmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
6-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,
7-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nun 361 maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA içinde temyiz yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verildi.10/09/2025

....
Başkan
...
e-imzalı
....
Üye
...
e-imzalı
....
Üye
...
e-imzalı
....
Katip
...
e-imzalı

Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.