WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Mayıs 2026

YARGITAY KAYSERI BOLGE ADLIYE MAHKEMESI 6. HUKUK DAIRESI

A- A A+

T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/865
KARAR NO: 2025/1042
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 10/02/2025
ESAS NO: 2024/230
KARAR NO: 2025/110
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit
İSTİNAF KARAR TARİHİ:15/05/2025
İSTİNAF KARAR YAZIM
TARİHİ:20/05/2025
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/02/2025 tarih ve 2024/230 Esas 2025/110 Karar sayılı ilamına karşı ,davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinden...'un davalı ... ve ortağı ... ile ... Mahallesi'nde bulunan 3 adet villa, Hacılar'da bulunan bir adet villa ve OSB'de bulunan fabrika inşaatının malzemeleri ve işçiliği konusunda anlaştıklarını, bu inşaatlara ilişkin 19/10/2023 tarihli ve 20/11/2023 tarihli olmak üzere iki adet sözleşme bulunduğunu, davalı ile birlikte hareket eden ...'ın bu sözleşmeleri tek taraflı olarak hiçbir bildirim yapmaksızın feshettiğini, ancak davalılar tarafından yapılmakta olan bu işlerin ve malzemelerin bedelinin davacıya ödenmediğini, müvekkillerinin davalılara herhangi bir borcu olmamasına rağmen, hatta müvekkili ...'un alacaklı olmasına rağmen aynı gün yapılan rehin sözleşmesine istinaden teminat olarak verilen adi senetler üzerinde açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suretiyle düzenleme yeri sonradan eklenerek kambiyo senedi gibi icra takibine konu edildiğini, söz konusu senedin kambiyo senedi vasfını yitirdiğini, başlatılan icra takibinde müvekkilinin ...'e borcu olmadığı, ...'ın şüpheli olarak verdiği, davanın adli yardım talepli açıldığını harç, masraf ve yargılama giderlerinden muaf tutulmasını talep ederek öncelikle adli yardım talebinin kabulü ile müvekkillerinin daha fazla mağdur olmaması için, ekte sumnlan takibe konu senet suretinin sonradan düzenlenmiş olduğu göz önünde bulundurularak kötü niyetli olurak başlanları Kayseri Genci İcra Dairesi'nin ... Esas numaralı icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davacıların borçlu olmadığının tespiti ile Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas numaralı icra takibinin iptaline ve kötü niyetli ve ağır kusurlu olunması sebebiyle de davalı tarafın takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALI VEKİLİ'NİN İLK DERECE MAHKEMESİNE SUNMUŞ OLDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE:
Zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacıların, somutlaştırılmamış borçtan kurtulmaya yönelik iddialarda bulunduklarını, davacı ...'un, müvekkili ile farklı yerlerde inşaat yapımına ilişkin anlaşma yaptığını ve bu işlerin malzeme ve işçilik bedellerinin ödenmediğini beyan etse de bu hususun gerçek olmadığını, davacılardan ...'un bahse konu inşaatlardaki malzeme ve işçilik bedellerine ilişkin olarak Kayseri 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/104 Esas sayılı dosya ile alacak davası açtığını, davanın derdest olduğunu, davacıların müvekkilinden hiçbir şekilde hak ve alacağı bulunmadığını, aksine borcu bulunduğunu, borcunun olduğu da dosyada sureti sunulu bulunan senet ile sabit olduğunu, davacıların bir takım soyut ve asılsız iddialar ile borçtan kurtulma yahut zaman kazanma gayesi ile hareket ettiklerini, davacıların, herhangi bir borçları olmamasına rağmen aynı gün yapılan rehin sözleşmesine istinaden teminat olarak senedin verildiğini ve düzenlenme yerinin sonradan eklendiğini bu nedenle de senedin kambiyo vasfında olmadığını iddia ettiklerini, davacı iddialarının asılsız olduğunu, zira senet üzerinde teminat olarak verildiğine ilişkin herhangi bir ibare bulunmadığını, kambiyo senedinin üzerinde açık bir ibarenin bulunmadığı durumlarda, o senedin teminat senedi olduğunu gösterir ve taraflarca imzalanmış yazılı bir belgenin olması gerektiğini, dosyaya davacı tarafından sunulan araç rehin sözleşmesinde rehin veren davacı ...'un "24/11/2023 tarihinde aldığım 600.000,00-TL tutarındaki borcuma karşılık olmak üzere" rehin verdiğini noter huzurunda beyan ettiğini, dosyadaki senet suretinde de görüleceği üzere davacı ...'un kefil olarak imza attığı müvekkili ile senetten kaynaklı ilişkiyi doğrudan gerçekleştiren kişi olmadığını, ancak araç rehin sözleşmesinde bizzat ve doğrudan müvekkilinden aldığı borca karşılık olarak rehin verdiğini beyan ettiğini, dolayısı ile davacı ...'un noter huzurundaki beyanları da dikkate alındığında senetten kaynaklı borç ile araç rehin sözleşmesinin herhangi bir ilgisi ya da bağlantısı olmadığı hususu açık biçimde ortaya çıktığını belirterek davacının kötü niyetli olarak açmış olduğu haksız davanın reddine karar verilmesini ayrıca yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda "...somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafından Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına dayanak yapılan 24/11/2023 düzenleme, 01/12/2023 vade tarihli 600.000,00-TL bedelli dava konusu senet davacılar tarafından teminat amaçlı olarak davalıya verildiği, davalının bu senetteki düzenleme yerini davacılarla aralarındaki anlaşmaya aykırı olarak doldurarak icra takibine dayanak yaptığı iddia edilmektedir. Davacılar senet altındaki imzaları inkar etmemektedir. Senedi davalıya teminat amaçlı olarak verdiklerini ileri sürmektedir. Davaya ve takibe konu bono üzerinde "nakden" ibaresinin bulunduğu, bonodaki keşideci ve kefil imzalarının davacılara ait olduğunun davacıların kabulünde olduğu, davacıların senette düzenleme yerinin davacı tarafından anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu yazılı delil ile ispat etmesinin gerektiği, yine davacının senedin teminat olarak verildiğini ileri sürmekle senet metninde nakden yazan ihdas nedenin talil etmiş olduğu ve ispat yükünün yine davacılarda olduğu, senedin tedavüle çıkarılırken anlaşmaya aykırı doldurulduğunu iddia eden davacıların bu yöndeki iddiasının yazılı delille ispatlayamadığı, yargılama sonunda toplanan ve tüm deliller ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ile sonuçlanan Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2024/14444 soruşturma sayılı dosyasının içeriği, davalının yemin beyanı ve diğer tüm deliller dikkate alındığında ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerektiği görüş ve kanaatine varılmıştır. İİK'nun 72/3-4. maddesinde icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında borçlunun gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın %15'inden aşağı olmamak üzere göstereceği tazminat karşılığında mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebileceği, dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararının kalkacağı, buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklının ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış olmaktan dolayı doğan zararını gösterilen teminattan alacağı, alacaklının uğradığı zararın aynı davada takdir olunarak karara bağlanacağı, bu zararın herhalde yüzde %40'tan aşağı tayin edilemeyeceği hüküm altına alınmış, 6352 sayılı yasa ile yapılan değişiklikle 05/07/2012 tarihinden itibaren %40 oranı %20 olarak değiştirilmiştir. Bu yasal düzenleme doğrultusunda davalı alacaklı lehine tazminata hükmedilebilmesi için alacaklı aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekir. Somut olayda, mahkememizce 15/09/2023 tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbir kararı verilmiştir. Bu nedenle ihtiyati tedbir dolayısıyla davalının alacağını geç almış olmaktan dolayı doğan zararı bulunduğundan İİK'nun 72/4. maddesinin yasal koşulları gerçekleştiğinden, yine cevap dilekçesinde talep edildiğinden İİK'nun 72/4. maddesi uyarınca harçlandırılan takip konusu alacak olan 1.363.711,15-TL'nin taktiren %20'si oranında tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmelidir. İzah edilen tüm nedenlerle aşağıdaki şekilde karar tesis edilmiştir. Eldeki somut olayda davacı taraf yemin deliline dayanmıştır. Davacının dava dilekçesinin deliller bölümünde yemin deliline dayandığından davacı tarafa yemin teklif edip etmeyeceğini bildirmesi, yemin teklif edecek ise yemin metnini sunması için kesin süre verilmiş, kesin süreye uymamanın sonuçları usulünce ihtar edilmiştir. Kesin süre içerisinde davacı tarafça yemin metni sunulmamıştır. Bu açıklamalar ve önceki hükümde yer alan gerekçeler ışığında mahkememizce davasını usulüne uygun yasal delillerle kanıtlayamadığı nedeniyle davacının ispatlanamayan menfi tespit davasının reddine karar vermek gerekmiştir.
İİK'nun 72/3-4. maddesinde icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında borçlunun gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın %15'inden aşağı olmamak üzere göstereceği tazminat karşılığında mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebileceği, dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararının kalkacağı, buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklının ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış olmaktan dolayı doğan zararını gösterilen teminattan alacağı, alacaklının uğradığı zararın aynı davada takdir olunarak karara bağlanacağı, bu zararın herhalde yüzde %40'tan aşağı tayin edilemeyeceği hüküm altına alınmış, 6352 sayılı yasa ile yapılan değişiklikle 05/07/2012 tarihinden itibaren %40 oranı %20 olarak değiştirilmiştir. Bu yasal düzenleme doğrultusunda davalı alacaklı lehine tazminata hükmedilebilmesi için alacaklı aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekir. Somut olayda, mahkememizce 28/03/2024 tarihli ara kararı ile davacıların ihtiyati tedbir talebinin reddine kararı verilmiştir. Bu nedenle ihtiyati tedbir dolayısıyla davalının alacağını geç almış olmaktan dolayı doğan zararı bulunmadığından İİK'nun 72/4. maddesinin yasal koşulları gerçekleşmemiştir. İzah edilen tüm nedenlerle koşulları bulunmadığından davalının kötü niyet tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.1-Davanın REDDİNE,2-Koşulları bulunmadığından davalının kötü niyet tazminat isteminin reddine..." dair karar verilmiştir.
İş bu kararı davacılar vekili süresinde istinaf etmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacılar vekilinin istinaf başvuru dilekçesinden özetle; yerel mahkeme tarafından hukuka aykırı bir şeklide eksik inceleme yapılarak davanın reddine karar verildiğini, müvekkilinin teminat senedi olarak vermiş olduğu ve asli unsurları eksik oludğu için kambiyo senedi vasfını kazanmadığını, adi senet olmayan bir borç varmış gibi gösterilerek Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas ayılı doyası ile takibe konu edildiğini ancak müvekkillerinin davalıya karşı herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkili ...'un davalı ... ve ortağı ... ile ... Mahallesinde bulunan 3 adet villa, Hacılarda bulunan bir adet villa ve OSB de bulunan fabrika inşaatının malzemeleri ve işçiliği hususunda anlaştıklarını, müvekkillerinin davalılara herhangi bir borcu olmamasına hatta müvekkili ... un alacıklı olmasına rağmen aynı gün yapılan rehin sözleşmesine istinaden teminat olarak verilen adi senetlerin üzerinde açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suretiyle düzenlenme yeri sonradan eklenerek kambiyo senedi gibi icra takibine konu edildiğini, ... ve davalının ortağı ... inşaat malzemeleri ve inşaat işçiliği konusunda anlaştıklarını, bu anlaşmadan kaynaklı olarak ... ve ... tarafından iki adet aracın rehinli olarak 24/11/2023 tarihinde ...adına devrolduğunu, bu araçların devri esnasında ... ve ... plakalı iki araç için rehin sözlemesi yapılmış olmasına rağmen ... dan ...da kefil yazılmak suretiyle zorla aynı gün içerisinde ve aynı bedelli iki adet teminat senedi alındığını, dava konusu senedin teminat senedi olduğu icra takibi başlatan ... tarafından da ikrar edildiğini, senedin kambiyo senedi vasfını yitirdiğini, bu nedenle işin esasına girerek karar verilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını, davalarının kabulüne karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Dosya kapsamında toplanan belge ve delillere, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, yargılamaya konu olay bakımından savcılık tarafından verilen ve kesinleşen takipsizlik kararının içeriğine, dava/ takibe konu senedin rehin sözleşmesiyle bağlantılı olduğunun (rehin sözleşmesine istinaden düzenlendiğinin) yazılı delillerle ispatlanamamasına, davacıya somut olayda yemin hakkının hatırlatılmış olmasına ve davalı tarafça usulüne uygun şekilde yeminin eda edildiğinin, davacının davasını ispat edemediğinin anlaşılmasına, mahkemenin kanıtları takdirinde ve hukuki ilişkiyi nitelendirilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına göre davanın reddine dair verilen kararda usul ve yasaya aykırı bulunmadığından davacılar vekilince yapılan ve yukarıda yazılı istinaf itirazlarının tümünün yerinde olmadığı görülmüştür.
Yukarıda belirtilen gerekçelerle ve HMK'nın 355. Maddesi gereğince istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda davacı tarafın söz konusu istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden ilk derece mahkemesinin istinafa konu edilen nihai kararının HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu değerlendirilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin istinafa konu edilen 10/02/2025 tarih ve 2024/230E. - 2025/110K.Sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf eden davacılardan alınması gerekli olan 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf başvurusunda bulunan davacılar tarafından yapılan istinaf posta/yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerilerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Kararın tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 361/1 maddesi gereğince kararın taraflara tebliğinden itibarin iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 15/05/2025