WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Mayıs 2026

YARGITAY KAYSERI BOLGE ADLIYE MAHKEMESI 3. HUKUK DAIRESI

A- A A+

T. C.
K A Y S E R İ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/446
KARAR NO: 2025/897
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 11/12/2023
NUMARASI: 2022/1390 Esas 2023/1110 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 14/09/2019
İSTİNAF KARARININ
VERİLDİĞİ TARİH: 05/05/2025
YAZILDIĞI TARİH: 09/05/2025
Yukarıda ayrıntılı bilgileri yazılı Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/1390 Esas, 2023/1110 Karar sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize tevzi edilmiş olmakla dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile 28/02/2014 tarihinde saat 15:00 sıralarında ... Mahallesi, ... Caddesi, No:... karşısında şehir merkezi istikametine seyir halindeyken sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybederek orta refüjde aydınlatma direğine çarpması neticesinde yaralamalı, ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen bu kazada dava dışı sürücü ...'in 2918 Sayılı KTK'nda yer alan sürücü kusurlarından 52/1-b (Hızlarını kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak) kuralını ihlal ettiğinden, dava dışı araç sürücüsünün kusurlu, araç içerisinde yolcu olarak bulunan müvekkilin de kusursuz olduğunun trafik kaza tespit tutanağı ile belirlendiğini, meydana gelen bu kazada müvekkilin hiçbir kusuru bulunmadığını, meydana gelen kaza neticesinde müvekkilinin yaralandığnı, kemik kırıklarının oluştuğunu ve bu kaza sebebiyle ayağında aksaklık oluştuğunu, tamamen de iyileşemediğini, bu kazayla ilgili olarak Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2014/9562 Soruşturma dosyasıyla soruşturma yapılmışsa da kusurlu sürücünün ölümü sebebiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, dava dışı araç sürücüsünün aracının zorunlu trafik sigortası olmaması sebebiyle davalı ... Tahkim Komisyonu'na müvekkilin uğramış olduğu cismani zararların tazmini hususunda başvuruda bulunulmuş ve komisyonca 13.465,00-TL'nın ödenmesine karar verildiğini, davalı komisyonca belirlenen tazminat tutarının müvekkil zararını karşılamaması sebebiyle anlaşmazlığın çözümü maksadıyla arabuluculuk görüşmesi yapılarak ... dosya numarasıyla anlaşılamadığına dair tutanak imza altına alındığını, bu kaza sebebiyle oluşan maluliyet, geçici ve sürekli iş göremezlik, yoksun kalınan kazanç ve iş ve gücünden yoksun kalma tazminatı için şimdilik 500,00-TL'nın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı komisyondan poliçe limitleriyle sınırlı olmak üzere tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle, dava öncesinde müvekkili kuruma başvuruda bulunulmuş olup davacı tarafa 20/03/2019 tarihinde 13.465,00-TL tazminat ödemesi yapıldığını, davacı tarafın varsa aşan zararını ispat etmesi gerektiğini, 2918 sayılı KTK'nun111. maddesi gereği fahiş bir fark bulunulmaması halinde davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; Davanın KISMEN KABULÜ ile Davacının sürekli iş göremezlik (maluliyet) tazminatına ilişkin davasının KABULÜ ile 254.535,00-TL sürekli iş göremezlik zararına ilişkin maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 15/03/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verildiği görülmüştür.
TARAFLARCA İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Ek tazminat için dava öncesi vekil edene başvuru yapılmadığını, ilk tazminat talebinde olduğu gibi ek tazminat talebinde de başvuru şartının aranması gerektiğini, davacı tarafın şikayetçi olmadığından soruşturma dosyasında kovuşturmaya yer olmadığına şeklinde karar verildiğini huzurda açılan davanın Reddine karar verilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, bozma kararında ki çelişkilerin giderilmediğini, kurumun ödeme yaptığı maluliyet oranını aşan kısım üzerinden varsa tazminat miktarının belirlenmesi gerektiğini, dava açılmadan önce yapılan ödemenin zararın karşıladığını, davacı lehine fazladan hesaplama yapıldığını, davacının bulunduğu araç sürücüsünün ehliyetinin olmadığı, emniyet kemerinin takılı olmadığı, yaş küçüklüğü nedeni ile davacını anne ve babasının gözetim sorumluluğunu yerine getirmemesi nedeni ile müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini belirterek verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin değerlendirilerek incelemeye alınabilmesi için Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesinde sayılan ön inceleme koşullarının gerçekleşmiş olması zorunludur. Bu maddede sayılan koşullardan birinin mevcut olmaması halinde istinaf başvurusunun usulden reddedilmesi gerekir. Bu şartlar kamu düzeninden olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınmaktadır. İstinaf talebine konu eldeki dosya kapsamı incelendiğinde, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesinde sayılan ön inceleme koşullarında herhangi bir eksiklik bulunmadığı, davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun ön inceleme bakımından kabul edilebilir olduğu ve inceleme aşamasına geçilmesi gerektiği tespit edilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesinde, Bölge Adliye Mahkemesinin, incelemesini kamu düzenine ilişkin hususlar hariç olmak üzere istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplere bağlı olarak yapması gerektiği hususu düzenlenmiştir. HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince davalı vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar ile bağlı kalınarak ilk derece mahkemesine ait dava dosyası esas bakımından incelendiğinde;
Dava, haksız fiilden kaynaklı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54. maddesi gereği cismani zarardan doğan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta, 28/02/2014 tarihinde dava dışı ...'in kullandığı ... plakalı aracın orta refüjdeki aydınlatma direğine çarpması nedeniyle araçta yolcu olan davacının yaralandığı olayda geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı talep edilmektedir. ... plakalı aracın sigortası bulunmadığından dava Güvence Hesabına yöneltilmiştir.
Dosya kapsamında yer alan Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin ... tarihli raporunda; sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobili ile mahal şartlarına uygun hızda seyretmediği, yola gereken dikkatini vermediği, geldiği olay yerinde sevk ve idare hatası göstererek yolun sağındaki toprak zemine çıkması, akabinde kontrolünü kaybederek orta refüje çıkarak aydınlatma direğine çarpması neticesi meydana gelen tamamen kusurlu olduğu yönündeki tespit kaza tespit raporu ve olayla uyumludur.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik 20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda, kaza tarihi ... olup Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği uyarınca maluliyet raporunun tanzim edilmesi gerekmektedir. Dosya kapsamından; 20/03/2019 tarihli 13.465,00-TL maluliyet tazminatına ilişkin ödemenin davacının Kayseri Şehir Hastanesi Engelli Sağlık Kurulu’nun raporundaki %2 oranındaki engellilik durumu nazara alınarak yapıldığı, mahkemece hükme esas alınan Erciyes Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı’ndan alınmış olan 22/03/2021 tarihli rapor “Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği” kapsamında hazırlanmış olup davacının geçici iş göremezlik süresi 9 ay, sürekli iş göremezlik oranı ise %19 olarak tespit edilmiştir. Dairemiz kaldırma kararı sonrasında çelişkinin giderilmesine ilişkin Adli Tıp 2. İhtisas Kurulundan rapor alınmış 24/04/2023 tarihli alınan raporda davacının maluliyet oranının “Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği” hükümlerine göre %19 olduğu iyileşme sürecininin 9 aya kadar uzayabileceği belirtilmiştir. Dosya arasında bulunan çelişkinin giderilmiş olması kaza tarihinde yürürlükte bulunan “Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği” kapsamında değerlendirilmek suretiyle tesis edilmiş olduğu anlaşılmış olup, davalı vekilinin maluliyete ilişkin istinaf istemi yerinde görülmemiştir.
Ayrıca Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/11219 soruşturma, 2014/7990 karar nolu kovuşturmaya yer olmadığına dair kararında davacı ...'ın şikayetçi olmadığı belirtilmiş ise de dosya kapsamında davacının hukuki haklarından feragat ettiğine dair bir belgeye rastlanılmadığından davalı vekilinin davacının şikayetçi olmaması nedeniyle sorumluluklarının bulunmadığına ilişkin istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir.
2918 sayılı KTK'nın 97. maddesi uyarınca “zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvurulması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir”. 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesi dava şartı olup, sigortaya başvurmak yeterlidir. Aynı kanunun 99. maddesinde ise “Sigortacılar, hak sahibinin mali sorumluluk şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz işgünü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar” hükmü düzenlenmiş olup, bu hükme göre kendisine tazminat talebiyle başvurmuş olan hak sahibi mali sorumluluk şartlarıyla belirlenen belgeleri sigortaya eksiksiz olarak sunacak ve ödenecek tazminat bu sunulan belgeler ve bilgiler dikkate alınarak hesaplanarak, hak sahibine ödenecektir. Belgelerin eksik sunulması ve sonradan tamamlanmaması halinde tazminat hesabı yapılamayacağından sigortanın ödeme yapması kendisinden beklenilemeyecektir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 20118/3847 Esas, 2020/823 Karar Sayılı ilamı) Bu durumda sigorta temerrüte uğramış olmayacak, dava tarihinden ya da icra takibinden itibaren temerrüte uğramış sayılacaktır. Bu itibarla dosya kapsamında bilgi ve belgelerden davacının 30/10/2018 tarihinde davalı sigorta şirketine başvurduğu (hasar dosyasındaki cevabi yazıda açıkca belirtilmiş olup), davalının 20/03/2019 tarihinde kısmi ödeme yaptığı görülmektedir. Hal böyle iken davalının 8 iş günü sonra yani 12/11/2018 tarihinde temerrüde düştüğü ancak mahkemece 15/03/2019 tarihinden itibaren yasal faize hükmedildiği, anılan hatanın davalı yönünden usuli kazanılmış hak oluşturduğu açıktır. Sonuç olarak davalı şirketin gerek dava şartının gerçekleşmediği gerekse temerrüt tarihin hatalı belirlendiğine ilişkin istinaf başvurusu haklı bulunmamıştır.
Dava 6100 sayılı HMK döneminde açılmış olup davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde hatır indirimi yapılmasına yönelik defi ileri sürmüştür. Soruşturma dosyasındaki beyanlar tetkik edildiğinde davacı ile sürücünün arkadaş olduğu anlaşılmış ve ilk derece mahkemesince yapılan değerlendirme de hatır indirimi yapıldığı, ancak tazminat mikatırın poliçe limiti üzerinde kaldığı anlaşıldığından, davalı vekilinin hatır indirimi yapılmadığı yönündeki istinaf istemi yerinde görülmemiştir.
Trafik kazası sonucu beden gücü eksilen çocuk günlük yaşamını sürdürürken, okula giderken, geleceğini hazırlarken “yaşıtlarına oranla” sakatlığı nedeniyle daha fazla güç (efor) harcayacaktır. Hele sakatlık oranı fazla ise, bu durum, ailesine parasal bir yük de getirebilecek, sakat çocuğa bakıp gözetmekle yükümlü olan kişilen daha fazla zaman ve emek harcamak durumunda kalacaklardır. Bütün bunlar, 18 yaşından önce sakat kalan çocuklar için (18 yaş değil, olay tarihi başlangıç alınarak) güç kaybı tazminatı hesaplanması ve ödenmesi için yeterli nedenler ve hakkaniyet gereği olup, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 09/12/2015 tarih ve 2014/1724 Esas 2015/13653 Karar sayılı ilamında 6 yaşında sakat kalan çocuğun net asgari ücret üzerinden hesaplanacak efor kaybının olduğuna karar vermiştir. Bu nedenle kaza tarihinde 18 yaşından küçük olup, geliri olduğu ispatlanamayan çocuklar için kaza tarihinden itibaren tazminat hesaplanması gerekmektedir.
Somut olayda, davacı olay tarihinde 16 yaşında olup, 18 yaşından küçük olduğundan, davacının gelir getiren bir işte çalışmadığı, dolayısıyla bu müddet boyunca mahrum kaldığı herhangi bir kazancı olmadığından geçici iş göremezlik zararı bulunmadığı açıktır. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/6688 Esas, 2021/10500 Karar Sayılı ilamı) Hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda bu husus gözetilerek davacının sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren hesaplanması yerindedir. Aksi yöndeki istinaf başvuru sebebi yerinde değildir.
Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'nca düzenlenen 25/04/2023 tarihli raporda özetle; "Mevcut belgelere göre; ... ve ... kızı, 02/10/1997 doğumlu, ...(...)'in ...tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, ... tarih, ... sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, ... tarih ve ... sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kullanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup1 kabul olunarak: XII(33Ca……….20)A %24, E cetveline göre %19.0 (yüzde on dokuz nokta sıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, özürlülük kavramıyla meslekte kazanma gücü kaybı, çalışma gücü kaybı kavramlarının farklı kavramlar oldukları, farklı tüzük ve yönetmeliklerin, farklı bölümlerinde değerlendirildikleri, aralarında bağlantı bulunmadığı, aralarında çelişkiden bahsedilemeyeceği, trafik kazalarında emniyet kemerinin takılı olması kafa ve yüz bölgesinde meydana gelebilecek yaralanmalara karşı riski azaltsa da kazanın oluş biçimi, kişinin konumu, travmanın şiddeti gibi birçok faktöre bağlı olarak emniyet kemeri takılı olsa dahi söz konusu bölgelerin travmaya maruz kalabileceğinin bilindiği dolayısıyla sorulduğu üzere olay anında emniyet kemeri takılı olmamasının zararın doğmasına veya artmasına olan etkisinin tıbben bilinemeyeceği" belirtilmiştir.
Trafik kazası tespit tutanağında davacının emniyet kemerinin takılı olmadığı belirtilmiş ise de, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunca düzenlenen 25/04/2023 tarihli raporunda "... trafik kazalarında emniyet kemerinin takılı olması kafa ve yüz bölgesinde meydana gelebilecek yaralanmalara karşı riski azaltsa da kazanın oluş biçimi, kişinin konumu, travmanın şiddeti gibi birçok faktöre bağlı olarak emniyet kemeri takılı olsa dahi söz konusu bölgelerin travmaya maruz kalabileceğinin bilindiği dolayısıyla sorulduğu üzere olay anında emniyet kemeri takılı olmamasının zararın doğmasına veya artmasına olan etkisinin tıbben bilinemeyeceği" belirtilmiştir. Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2014/9562 soruşturma sayılı dosyasında bulunan 01/04/2014 tarihli tutanakta davacının ayaklarının araç içine sıkışmış vaziyette olduğu tespit edilmiştir. Davaya konu kaza sırasında davacının, ayak ve bacak bölgelerinden yaralanmış olduğu dosya içindeki tıbbi evrak ve raporlardan anlaşılmaktadır. Buna göre kasa sırasında davacının araçta sıkışarak yaralandığı, emniyet kemeri takılı olsa dahi davacığının bacağının sıkışarak yaralanmasına engel olmayacağı, bu nedenle davacının meydana gelen kazada müterafik kusuru bulunduğunun kabul edilemeyeceği, yine davacının kaza tarihindeki yaşı da değerlendirildiğinde, ailesinin gözetim sorumluluğunun da müterafik kusur teşkil etmeyeceği anlaşıldığından aksi yöndeki istinaf istemi yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/6241 Esas, 2021/8658 Karar Sayılı ilamında "Trafik kazasında cismani zarara uğrayan ve buna dayalı olarak işgücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa'dan alınan 1931 tarihli "PMF" cetvellerine göre saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi'nin çalışmalarıyla "TRH 2010" adı verilen"Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir." demek suretiyle bakiye ömür sürelerinin TRH 2010 Tablosu'na göre belirleneceğini açıklamıştır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/5068 Esas, 2021/3211 Karar Sayılı ilamında ve aynı Dairenin 2021/2781 Esas, 2021/2223 Karar sayılı ilamında ve Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2019/6352 Esas, 2020/8575 Karar Sayılı ilamında % 1,8 teknik faiz uygulanmadan tazminatın hesaplanması; bilinmeyen/ işleyecek devre hesabı yapılırken, bilinen son gelirin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi yönteminin kullanılması gerektiğini vurgulamıştır. Bu itibarla hesaplama yöntemine ve bakiye ömür sürelerinin tespitine yönelik hükme esas alınan raporda bir hata olmadığı, davalı tarafça dava açılmadan önce yapılan ödemenin güncellenerek mahsup edildiği, bulunan tazminatın poliçe limitinin üzerinde olması nedeniyle poliçe limitinden ödeme miktarı mahsup edilerek davalının sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gözetilerek bu hususa ilişkin davalı vekilinin istinaf başvurusu haklı bulunmamıştır.
6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesinde belirlenen koşulların varlığı halinde, incelenen ilk derece mahkemesine ait dava dosyasının ve kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılması durumunda, istinaf incelemesi sırasında istinaf başvurusunun, duruşma açılmaksızın, esastan reddine karar verileceği düzenlenmiştir. Bu nedenle ilk derece mahkemesince usul ve yasaya uygun bir şekilde ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi yerinde olmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK md. 353/1-b-1 uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere)
1-)Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-) Alınması gereken 17.387,28 TL istinaf karar ve ilam harcından istinaf başvurusu sırasında peşin alınan 4.118,25 TL'nin mahsubu ile bakiye 13.269,05 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvuru harcının da Hazineye gelir kaydına,
3-) İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından AAÜT md. 2/2 uyarınca vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
4-) Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,
5-) Davalı tarafından istinaf yargılaması bakımından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının, HMK'nun 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümlerine göre yatırana İADESİNE,
6-) Kararın kesin olması nedeniyle taraflara tebliği ve gider avansı iadesi işlemlerinin 6100 sayılı HMK md. 302/5 ve 359/3 uyarınca ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair; tarafların yokluğunda, Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 353/1-b/1. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-b maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 05/05/2025