WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Mayıs 2026

YARGITAY ISTANBUL BOLGE ADLIYE MAHKEMESI 8. HUKUK DAIRESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2025/834
KARAR NO: 2025/801
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 02/07/2024
NUMARASI: 2024/109 Esas - 2024/458 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/05/2025
İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27/12/2016 tarihinde, faili meçhul sürücü idaresinde bulunan ... plaka sayılı aracın müvekkiline kusurlu olarak çarpması sonucunda meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını, davalıya başvuru yapılmasına rağmen davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50,00-TL sürekli iş göremezlik, 25,00-TL geçici iş görmezlik, 10,00-TL sürekli bakıcı gideri, 15,00-TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere toplam 100,00-TL'nin (belirsiz alacağın) kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde 4101604262228 nolu 24.10.2016-24.10.2017 vadeli Zorunlu Mali Mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, ancak, davacının yaşadığı kazaya sigortalı aracın sebebiyet verdiği belli olmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, davacının daha önce aynı taleple sigorta tahkim komisyonuna başvurduğunu, talebinin Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem heyetinin 2022. E. 458241 Esas, K-2023/ 240636 Karar sayılı kesin kararı ile pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiğini, davanın kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;''...davalı şirketin davacıya karşı sorumluluğunun doğabilmesi için yaşanan kaza ile hasar arasında illiyet bağı bulunması gerektiği, ... plakalı aracın davaya konusu kazaya karıştığına dair bilgi , belge ve delilleri sunmak üzere davacı vekiline 2 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde herhangi bir beyanda bulunulmadığı takdirde dosyanın mevcut delil durumuyla değerlendirileceğinin ihtar edildiği, davacı vekilince iddiasını somutlaştıracak herhangi bir delil/bilgi ve belge sunulmadığı, davacı her ne kadar kaza tarihinde Kağıthane Devlet Hastanesi'ne başvurmuş ve 27.12.2016 kaza tarihli Genel Adli Muayene raporu ve ekipriz raporlarında da olay trafik kazası olarak kayda geçmiş ise de dava dilekçesinde sunulan belgelerde ... plakalı aracın başvuru konusu kazaya karıştığına dair herhangi bir bilgi, belge, delil bulunmadığı davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün kazaya karışan araç olup olmadığı belirlenemediği, yaşandığı iddia edilen kazadan hemen sonra resmi görevlilerce düzenlenen tutanak bulunmadığı gibi kazadan sonra kazayla ilgili resmi makamlara müracaat tarihi, kazaya plakası bildirilen aracın sebep olduğuna dair davacı beyanı dışında herhangi bir delil bulunmayışı birlikte değerlendirildiğinde, davalı vekilinin husumete yönelik itirazının kabulü ile davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar vermek gerektiği'' gerekçesiyle, Davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İstinaf nedenleri: Davacı vekili; müvekkilinin trafik kazası geçirdiğinin hastane evrakında belli olduğunu, istinaf dilekçesi ekinde sundukları evrak üzerinde hastane personelinin el yazısı ile plakanın yazılmış olduğunu, mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Dava trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat, bakıcı gideri ve tedavi gideri istemine ilişkindir. Somut olayda; hastane evrakları, KYOK kararı, davacının kolluk ifadesi ve tüm dosya kapsamından, davacının 27.12.2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle vücudunda kırık oluşacak şekilde yaralandığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, davacıya çarparak yaralanmasına sebep olan ve sürücüsü faili meçhul olan aracın davalıya trafik sigortalı olan ... plakalı araç olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Davacı, yaralanmasına neden olan aracın davalı sigorta şirketine trafik sigortalı ... plakalı araç olduğunu ileri sürmüş, davalı taraf davacının kazaya neden olan aracın sigortalı araç olduğunun davacı tarafça belgelendirilmediğini savunmuş, yerel mahkemece kazaya plakası bildirilen aracın sebep olduğuna dair davacı beyanı dışında herhangi bir delil bulunmadığından, davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. Dosyada yapılan incelemede, dairenin 06/02/2015 tarihi 2024/2323 Esas, 2015/167 Karar sayılı geri çevirme kararı üzerine dosyaya (uyap kayıtlarına) kazandırılan belgeler, Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 17/03/2025 tarihli cevabi yazısı ve tüm tüm dosya kapsamından; davacı tarafından Sigorta Tahkim Komisyonu'na fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak aynı kazaya ilişkin olarak davalı sigorta şirketi aleyhine 8.000,00-TL kalıcı iş göremezlik tazminatı istemiyle Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde 24.10.2022 tarihinde başvuruda bulunulduğu, Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin 12/06/2023 tarih, 2022/ E.393789, K-2023/ 2023/160740 Karar sayılı kararı ile, 138.751,02-TL kalıcı iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verildiği, itiraz üzerine, İtiraz Hakem Heyeti'nin 24/12/2023 -2023/İHK-40245 Karar sayılı kararı ile, yargılama süresinin bitimine kadar davacının kazaya sebebiyet veren aracın ... plakalı araç olduğu yönündeki iddialarını ispatlayacak bir delil sunulmadığı, mevcut evraklarla davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün kazaya karışan araç olup olmadığının belirlenemediği, bu aşamada davalı sigorta şirketi vekilinin vaki itirazı haklı görüldüğünden davalı vekilinin itirazının kabulü ile, başvurusunun husumet yokluğundan reddine, miktar itibariyle kesin olarak karar verildiği, Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 17/03/2015 tarihli cevabi yazısına göre bu kararın 27/12/2023 tarihinde her iki taraf vekiline komisyon tarafından teslim edildiği, İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/12 D. İş Esas-Karar sayılı kararı ile iş bu tahkim dosyası için saklama kararı verildiği ve akabinde Asliye Ticaret Mahkemesi'nce temyiz edilmediğinden dosyanın iadesine karar verilerek, iade edilecek dosyalar listesine eklendiği; Bundan ayrı, davacı tarafından Sigorta Tahkim Komisyonu'na fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak aynı kazaya ilişkin olarak davalı sigorta şirketi aleyhine 100,00-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 100-TL geçici bakıcı gideri istemiyle Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde 06/12/2022 tarihinde başvuruda bulunulduğu,Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin 28/07/2023 tarih, 2022/ E. 458241, K-2023/ 2023/240636 Karar sayılı kararı ile, 'kazaya karışan araca ilişkin hiçbir bilgi, belgenin dosyada olmadığı, davalıya husumet yönetilemeyeceği' gerekçesiyle, başvurunun husumet yokluğundan reddine temyiz yolu açık olarak karar verildiği, uyuşmazlığa karşı doğrudan temyiz yoluna başvurulmadığı, uyuşmazlık hakem kararına karşı Asliye Ticaret Mahkemesi'nde saklama dosyası oluşturulmadığı, başvuran vekili tarafından karara itiraz edildiği, itiraz başvurusunun ise kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle reddedildiği, anlaşılmıştır. Bilindiği gibi kesin hüküm, ilişkin olduğu konuda uyuşmazlığı ortadan kaldırır. Bu yüzdendir ki açılan bir dava hakkında kesin hüküm bulunmaması bir yargılama koşulu olup, mahkemece re'sen gözetilmesini gerektirir.(HMK.m.303) Tarafları, dava konusu ve dava sebebi aynı olan kesinleşmiş karar, sonradan açılan dava için kesin hüküm teşkil eder. Gerek maddi, gerek şekli anlamda kesin hüküm dava şartlarından olmakla hâkim tarafından kendiliğinden gözetilir ve varlığı saptandığı takdirde kesin hükmün varlığı nedeniyle davanın reddi gerekir. Taraf sıfatı, bir başka ifadeyle husumet ehliyeti, dava konusu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, maddî hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı, dava konusu hakkın sahibini; davalı sıfatı ise dava konusu hakkın yükümlüsünü belirler. Uygulamada davacı sıfatı, aktif husumeti; davalı sıfatı da pasif husumeti karşılayacak şekilde değerlendirilmektedir. Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise, davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukukî koruma isteniyorsa o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının belirlenmesinde olduğu gibi maddî hukuka göre tespit edilir. Sıfat dava şartı değil, itirazdır. Zira bir kimsenin hak sahibi veya borçlu olup olmadığı ancak davanın esası incelendikten sonra tespit edilebilir ve bu durumda dava ret veya kabul ile sonuçlanır. Diğer bir ifadeyle bir davada taraflardan birinin, aktif ya da pasif husumet ehliyetinin (davacı veya davalı sıfatının) olmadığı belirlenirse, artık uyuşmazlığın esastan çözülmesine geçilmeden, davanın sıfat yokluğundan reddi gerekir. Sıfat, ileri sürülme zamanı yasa ile kabul edilen ilk itiraz ya da davalı tarafından ortaya konulması gereken def’i niteliğinde olmadığından, davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece re’sen nazara alınması gerekli hukukî bir durumdur. Sıfat (husumet) yokluğu dava şartlarından olmadığından bu yönde verilen bir karar, esasa ilişkin nihai karar mahiyeti taşımakta olup usulden red kararı mahiyetinde değildir. (Yargıtay HGK'nın 2020/(15)6-609 Esas, 2022/1424 Karar sayılı ilamı).Tüm bu açıklamalar ışığında dosya kapsamından; iş bu dava öncesinde davacı tarafından aynı hukuki nedene dayalı olarak kalıcı iş göremezlik tazminatı ile geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri istemiyle aynı sigorta şirketine karşı Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde iki ayrı başvuruda bulunulduğu ve Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti ve İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda bahsi geçen kararları ile, başvurucunun başvurusunun husumet yokluğundan reddine karar verildiği, iş bu kararların temyiz edilmediği ve kesinleştiği anlaşılmıştır. Somut olayda, Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti ve İtiraz Hakem Heyeti nezdinde verilen husumet yokluğundan redde ilişkin kesinleşmiş kararlar, istinaf incelemesine konu eldeki davada talep edilen geçici iş göremezlik tazminatı ve kalıcı iş göremezlik tazminatına ilişkin olarak taraflar arasında kesin hüküm oluşturmakta ise de, dava dilekçesinde talep edilen sürekli bakıcı gideri ve tedavi gideri yönünden ortada kesin bir hükmün varlığından söz edilmez. Hal böyle olunca yerel mahkemece eldeki davada, bu hususlar gözetilmeden davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın HMK'nın 353/1-a/4 ve 6 madde hükümleri uyarınca kaldırılmasına, dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine, karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile, İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/07/2024 tarih ve 2024/109 Esas 2024/458 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/4 ve 6 madde hükümleri uyarınca KALDIRILMASINA,2/Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde davacıya İADESİNE, 4/İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,5/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/05/2025