WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Mayıs 2026

YARGITAY ISTANBUL BOLGE ADLIYE MAHKEMESI 8. HUKUK DAIRESI

A- A A+

T.C. İSTANBUL BAM 8. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/2438 - 2026/28
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO : 2025/2438
KARAR NO : 2026/28
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 30/09/2025
NUMARASI: 2024/828 Esas - 2025/803 Karar
DAVANIN KONUSU: ZMM Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan Rücuen Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/01/2026
İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirkete zorunlu trafik sigortalı davalının maliki olduğu aracın dava dışı alkollü sürücü ...sevk ve idaresinde iken meydana gelen trafik kazasında araç sürücüsünün vefat ettiğini ve destekten yoksun kalan hak sahipleri tarafından açılan davanın Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/227 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılaması neticesinde müvekkili şirket aleyhine tazminata hükmolunduğunu, mahkeme ilamının Adana 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takibe konulduğunu ve müvekkili tarafından ferileri dahil olmak üzere 10.08.2015 tarihinde 226.853,94-TL tazminat ödemesi yapıldığını, sigortalı araç sürücüsünün kaza anında alkollü olması nedeniyle müvekkilinin rücu hakkı bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 226.853,94-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile; mahkemenin görevsiz olduğunu, dava konusu kazaya karışan aracın 23.06.2009 harici satış sözleşmesi ile dava dışı ...Nakliye ve Ticaret A.Ş'ye satıldığını, kazanın da aracı satın alan şirket yetkilisinin damadının sevk ve idaresinde iken gerçekleştiğini, aracı satın alan şirket yetkilisi ...'ın her türlü hukuki ve mali sorumluluğun üzerinde olduğuna dair beyan dilekçesi verdiğini, müvekkili şirketin işleten olmaması nedeniyle husumet yöneltilemeyeceğini, davaya dayanak sigorta poliçesinin Adana ilinde müvekkili tarafından verilen vekaletname kullanılmak sureti ile aracın haricen satıldığı dava dışı ...Otomotiv...şirketi ile davacı arasında imzalandığını ve 06.12.2010 tarihinde adı geçen şirket tarafından davacıya gönderildiğini, aracın sigorta primlerinin ve motorlu taşıtlar vergisinin dava dışı şirket tarafından ödendiğini, araç sürücü alkollü ise de kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana gelip gelmediğinin tespiti gerektiğini, ancak gerçek zararın rücu edilebileceğini, ferilere ilişkin rücu talebinin yerinde olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, yargılama aşamasında, sigorta poliçesinin davacı ile dava dışı şirket arasında tanzim edildiğini, dava dışı şirkete verilen vekaletnamede poliçe tanzimine ilişkin yetki verilmediğini, kazada vefat eden araç sürücüsünün poliçeyi düzenleyen acentanın çalışanı olup olmadığının tespiti gerektiğini, poliçenin ıslak imzalı halinin celbedilmesi halinde imzanın kimin tarafından atıldığının tespit edilebileceğini, poliçenin prim ödemesinin kim tarafından yapıldığının davacı şirketten sorulması gerektiğini savunmuştur. İlk derece mahkemesince, davalının işleten olmadığı gerekçesi ile davanın reddine dair verilen kararının, davacı vekilinin istinaf talebinin incelenmesi neticesinde, Dairemizin 28.11.2024 tarihli 2021/1218 Esas ve 2024/1908 Karar sayılı ilamı ile; "...Uyuşmazlık, taraflar arasında sözleşme ilişkisinin kurulup kurulmadığı, davalının, davacı tarafın akidi olup olmadığı noktasında toplanmaktadır....Somut olaya dönüldüğünde; davalı vekili, poliçenin müvekkilinin iradesi dışında 3. kişi tarafından düzenlendiğini, müvekkili ile davacı arasında söz konusu poliçenin düzenlenmediğini savunmakta olup, davalının savunması, sigorta poliçesinin inkarını içermektedir. Sigorta akitlerinin şekle tabi olmaması, poliçenin sadece tarafların hak ve yükümlülüklerini gösteren bir ispat aracı olması karşısında, poliçenin davalı tarafından düzenlendiği hususunun davacı tarafça 6100 sayılı HMK'nın 200. (mülga 1086 sayılı HMK'nun 288) vd. maddesi uyarınca kesin delillerle ispatlanması gerekir. Bu durumda mahkemece, dosya içerisinde bulunan poliçe nüshasında davalı şirketin imzasının bulunmadığı göz önünde bulundurularak, davacıya, davalının imzasını içeren poliçe aslını veya poliçenin yönetmelik hükümlerine uygun düzenlendiğine ilişkin davalının imzasını içeren bilgilendirme formunu ibraz etmesi, davacının davalının poliçenin akidi olduğuna ilişkin tüm kesin delillerini sunması, gerekirse davacı sigorta şirketi ile poliçeyi düzenleyen acentenin tüm ticari defter ve kayıtlarında, poliçenin davalı tarafından düzenlenip düzenlenmediği hususunun da konusunda uzman bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılması ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır..." gerekçesi ile kaldırılmasına karar verilmiştir.Dairemizin kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılama neticesinde, ilk derece mahkemesince; istinaf mahkemesinin kararı gereğince 31/12/2024 tarihli tensip zaptı ile davacı tarafa, davalının imzasını içeren poliçe aslını veya poliçenin yönetmelik hükümlerine uygun düzenlendiğine ilişkin davalının imzasını içeren bilgilendirme formunu ibraz etmek üzere ve davalının poliçenin akidi olduğuna ilişkin tüm kesin delillerini sunması için 1 aylık süre verilmesine karar verildiğini, verilen süre içerisinde davacı tarafça herhangi bir delil ve beyan sunulmaması nedeniyle 05/03/2025 tarihli ara karar ile kesin süre verilerek, kesin süreye uyulmaması halinde mevcut delil durumuna göre karar verileceğinin ihtar edildiği, verilen kesin süre içerisinde, davacı tarafça bahse konu sözleşme aslının kendi ellerinde olmadığı ancak acentenin elinde olabileceği belirtilerek acenteye müzekkere yazılmasının talep edildiği, davacı tarafça gerek dava dilekçesi ile gerekse mahkemece kaldırma ilamından sonra verilen süreler bağlamında ticari defter ve kayıtlara delil olarak dayanılmadığı, davacının talebi doğrultusunda acentesi olan ...Sigorta Aracılık Hizmetleri Limited Şirketi'ne davaya dayanak ZMMS poliçesinin ve buna bağlı olarak düzenlenen sigorta poliçesi bilgilendirme ve aydınlatma formu asıllarının gönderilmesi için müzekkere yazıldığı, ancak yazılan müzekkerenin adres yetersizliğinden iade edildiği, UYAP üzerinden yapılan araştırmada ...Sigorta Aracılık Hizmetleri Limited Şirketi'nin terkin kaydının bulunduğunun anlaşıldığı ve yine Ticaret Sicil Gazetesi'nden mahkemece yapılan araştırmada ...Sigorta Aracılık Hizmetleri Limited Şirketi'nin terkin olduğu, terkinden önceki adresinin ise müzekkerenin gönderildiği adres olduğunun anlaşıldığı, davalı tarafça davacının davaya dayanak yaptığı sigorta sözleşmesinin inkar edildiği, sigorta sözleşmesinin incelenmesinde davalı tarafça herhangi bir imza atılmadığının görüldüğü, her ne kadar sigorta sözleşmeleri şekle tabi olmasa da sözleşmenin varlığının davacı tarafça kesin deliller ile ispat edilmesi gerektiği, ancak davacı tarafça ticari defter ve kayıtlara dayanılmadığı, dava dışı acenteye yazılan müzekkerenin de iade edildiği, acentenin terkin durumunda olduğu, dolayısıyla terkin haldeki acentenin defterlerine ulaşma imkanı ve müzekkere ya da başka bir vasıta ile poliçe aslının dosya arasına alınma imkanının fiilen kalmadığı, bu bağlamda tarafların basiretli tacir olarak davranma yükümlülüğü altında bulunduğu ve tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği hukuk yargılamalarında genel prensip olarak taraflarca getirilme ilkesi de dikkate alınarak davacı tarafın dayandığı delil dosya arasına kazandırılamamış ve kazandırılma imkanı da fiilen ortadan kalkmış ve davacı tarafça da başkaca bir delile dayanılmamış olması ve gerek Sigortacılık Kanunu gerekse kaldırma ilamında zikredilen yönetmelik uyarınca davacı tarafın elinde bulunması gereken imzalı bilgilendirme formunun dahi dosyaya sunulamamış olması hâsebiyle davalının davaya dayanak yapılan sigorta sözleşmesinin akidi olduğunu ispat imkanı bulunmadığı gerekçesi ile;"Davanın REDDİNE" karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekilinin istinaf nedenleri; kaza tarihinde davalının işleten sıfatına haiz olduğu, sigortacısı sıfatı ile müvekkili tarafından dava dışı hak sahiplerine sigorta poliçesi kapsamında ödeme yapılmasına itiraz etmeyen davalı tarafın, davaya konu poliçenin imzalanmadığına dair savunmada bulunamayacağı, söz konusu savunmanın hakkın kötüye kullanımı niteliğinde ve dürüstlük kuralına aykırı olduğu, dava dışı hak sahiplerinin sigortalı aracın poliçe numarasını vermeden müvekkili şirkete başvuru yapamayacakları gerçeği karşısında, hak sahiplerine poliçe numarasının davalı tarafından bildirildiğinin ve bu hali ile de, poliçeyi kabul ettiğinin değerlendirilmesi gerektiği, müvekkili şirket tarafından poliçenin varlığının ispatlanmasının beklenilmesinin hukuka aykırı olduğu hususlarına ilişkindir.Dava, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında dava dışı hak sahiplerine ödenen tazminatın, davalı sigortalıdan rücuen tahsili talebine ilişkindir.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; davaya dayanak poliçede sigortalı olarak davalı şirket belirtilmiş ise de, sigorta sözleşmelerinin başkası lehine de düzenlenebilecek olmasına, dosyaya ibraz edilen poliçe örneğinin dava dışı şirket tarafından davacıya gönderildiğinin anlaşılmasına, poliçenin davalı tarafından düzenlendiğinin davacı tarafça ispatlanamamış olmasına göre yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin HMK'nin 353/1-b/1 madde hükmü gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / Gerekçe uyarınca,
1/Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE,
2/İstinaf eden davacıdan alınması gereken 732,00-TL harçtan peşin yatırılan 615,40-TL harcın düşümü ile bakiye 116,60-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
4/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.14/01/2026