WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Mayıs 2026

YARGITAY ISTANBUL BOLGE ADLIYE MAHKEMESI 8. HUKUK DAIRESI

A- A A+

T.C. İSTANBUL BAM 8. HUKUK DAİRESİ
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2022/817
KARAR NO: 2026/36
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 16/12/2021
NUMARASI : 2017/1186 Esas - 2021/1383 Karar
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Cismani Zarar Nedeniyle Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/01/2026
İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesi ile; 13.01.2017 tarihinde müvekkilinin, yolcu olarak bulunduğu, davalıya trafik sigortalı ... plaka sayılı araç sürücüsünün kusuru ile meydana gelen trafik kazasında yaralandığını, bacağının kesildiğini, ... Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 22.02.2017 tarihli 1110 sayılı rapor ile %43 oranında maluliyeti bulunduğunun tespit edildiğini, ATK'dan alınacak rapor ile maluliyet oranının tam olarak tespit edileceğini, müvekkilinin bacağının kesilmesi nedeniyle doğan protez giderlerinden davalının sorumlu olduğunu, dava öncesinde yapılan başvuru neticesinde 53.459,00-TL ödeme yapılmış ise de ödemenin yetersiz olduğunu, müvekkilinin daimi sakatlığı nedeniyle ihtiyaçlarını eskisi gibi karşılayamayacağını ve daha fazla efor sarf etmesi gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile (HMK m.107) 3.000,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 2.000,00-TL protez giderinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ve kaza tarihindeki poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında sunduğu 21.09.2021 tarihli dilekçesi ile; protez giderine ilişkin tazminat taleplerini 45.022,38-TL'ye artırdıklarını bildirmiş ve temerrüt tarihi 06.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile tahsilini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davalının zararına karşılık 13.09.2017 tarihinde yapılan ödeme ile müvekkili şirketin sorumluluğunun kalmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince; kusur durumunun tespitine ilişkin alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli ve olayın oluş şekline uygun olması nedeniyle hükme esas alındığı, bilirkişi raporuna göre kazanın meydana gelmesinde, davacının, araç durmadan inmeye çalışması nedeniyle asli ve %75 oranında, davalıya sigortalı araç sürücünün ise davacıyı uyarmaması ve etkili tedbir almaması nedeniyle tali ve %25 oranında kusurlu olduğu, davacının kalıcı maluliyetinin %43 olarak belirlendiği, aktüerya bilirkişi tarafından yapılan usulüne uygun hesaplama ile, davacıya yapılan ödemenin davacının zararını karşıladığı belirlendiğinden, davacının bakiye kalıcı maluliyet tazminatı talebinin reddi gerektiği, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun Sosyal Güvenlik Kurumu'na geçtiği, bununla birlikte Sosyal Güvenlik Kurumu'nun tüm tedavi giderlerinden değil ancak söz konusu madde kapsamında kalan tedavi giderlerinden sorumlu olduğu, SGK tarafından ödenmeyen protez ücretinden sigortacının sorumluluğu devam ettiği, davacıya SGK veya hastane tarafından protez ödemesi yapılmadığı, alınan bilirkişi raporunda davacının yaşamı boyunca kullanması gereken protezin maliyetinin hesaplandığı, hesaplamada serbest piyasadan SGK ödemesinden yararlanarak temin edebileceği protez fiyatının dikkate alındığı, belirlenen bu bedelden davalının kusuru oranında indirim yapılarak protez ödemesi talebinin kabulü gerektiği kanaati ile;"1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; davacının protez giderine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 27.677,43 TL’nin 06.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin protez gideri talebi ile iş göremezlik tazminatı talebinin reddine" karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekilinin istinaf nedenleri; kusur durumuna ilişkin ATK tarafından düzenlenen raporun hatalı olduğu, bizzat kaza mahallinde tanıkların dinlenilmesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda müvekkilinin kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığı tespit edilmişken, dosya üzerinde inceleme ile düzenlenen ATK raporunun hükme esas alınmasının doğru olmadığı, İTÜ'den oluşturulacak heyetten rapor alınması taleplerinin mahkemece reddedildiği, kaza neticesinde müvekkilinin dizinden aşağısının koptuğunu ve müvekkilinin ömür boyu protezle yaşamak zorunda kalmasına rağmen takdir edilen protez miktarının, müvekkilinin zararını karşılamaya yeter miktarda olmadığı, SGK tarafından karşılanacak protezin müvekkilinin ihtiyacını karşılayamayacağı hususlarına ilişkindir.
Dava, trafik kazasına bağlı cismani zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı ve protez gideri istemine ilişkindir.
Dosya kapsamında yer alan 19.04.2021 tarihli aktüer bilirkişi ve doktor bilirkişiden oluşturulan bilirkişi heyeti ek raporunda; dosya kapsamında davacının kullanabileceği protez ve protez bedeli ile ilgili değerlendirme bulunmadığı, yaşamı süresince aktif vakum sistemli modüler diz altı amputasyon protezi kullanacağı öngörülerek yapılan değerlendirmede, serbest piyasada SUT fiyatları ile protez alınmasının mümkün olmadığı, serbest piyasa fiyatlarının SUT fiyatlarının ortalama iki katı olduğu, bu nedenle alternatifli olarak hesaplama yapıldığı, kazadan ortalama 4 ay sonra ilk protezin kullanılmaya başlanacağı, beş yılda bir protezin değiştirileceği, bakiye ömür süresince 6 adet protez kullanacağı, 1. alternatifte SUT fiyatlarına göre belirlenen protez ve parça değişim bedelinden, SGK tarafından yapılan ödemenin mahsubu neticesinde fark bedeli olarak belirlenen davacının, kusur oranına göre zararının 5.041,37-TL olduğu, 2. alternatifte serbest piyasa fiyatları ile belirlenen protez ve parça değişim bedelinden SGK tarafından yapılan ödemenin mahsubu neticesinde fark bedeli olarak belirlenen davacının, kusur oranına göre zararının 27.677,43-TL olduğu, 3. alternatifte de, serbest piyasa fiyatlarına göre SGK tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı takdirde davacının, kusur oranına göre zararının 45.022,38-TL olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiş, ilk derece mahkemesince ek rapor hükme esas alınarak karar verilmiş ise de, raporda da belirtildiği üzere, davacının kullandığı ve/veya kullanması gerektiği protezin niteliğine ilişkin herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmadığı gibi, protez bedellerine ilişkin de herhangi bir araştırma yapılmamıştır. Eksik inceleme ve araştırma ile karar verilemez.
Somut olayda; davacının ihtiyaç duyacağı protezler nedeniyle yapılacak giderlerin, resmi sağlık kurumundan değil de özel hukuk tüzel kişisi durumundaki davalı şirketten tahsilinin talep edildiği; serbest piyasa koşullarında, gerekli tıbbi malzemenin çok sayıda sağlayıcı tarafından sunulabildiği; arzını birçok sağlayıcının yaptığı ürün için bedel yönünden farklı fiyatların ortaya çıkmasının kaçınılmaz olduğu hususları hep birlikte gözetildiğinde; davacı için gerekli olan protezlerin piyasadaki rayiç bedelinin sağlıklı biçimde belirlenmesi bakımından, birden çok sağlayıcıdan araştırma yapılarak rayiç bedel tespitinin yapılmasından sonra, protez bedelleri konusunda hesap raporu alınması gerekirken; yetersiz araştırma ile hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Bu durumda mahkemece; davacının, yeni teknolojiyle üretilmiş ve kendisine efektif fayda sağlayacak olan protezi taktırma imkanı varken, daha düşük bedelli protezi takmaya zorlanamayacağı hususu göz önünde bulundurularak, davacının tam teşekküllü bir hastaneye sevki sağlanarak mevcutta ne tür protez kullandığı, vücudunun hangi protezi kabul edeceği ve hangi protezin davacı üzerinde efektif fayda sağlayacağının ehil ve yetkili doktorlar kurulu marifetiyle saptanması, hangi protezin kullanılacağının tespitinden sonra ise, davacı için uygun nitelikte olan protezin tedarikçi firmalardan usulüne uygun şekilde kaza tarihindeki fiyatının tespiti ile ortalama bir bedel çıkarılacak bu konuda uzman ortopedi ve travmatoloji uzmanı, protez-ortez uzmanı ve aktüerya uzmanından oluşacak bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Açıklanan nedenle, davacı vekilinin yerinde görülen istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK m. 353/1-a/6 madde hükmü gereğince kaldırılmasına, Dairece verilen kaldırma kararının şekil ve gerekçesine göre davacı vekilinin sair istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Dairemizin kaldırma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / Gerekçe uyarınca,
1/Davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenle KABULÜ ile, İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/12/2021 tarih ve 2017/1186 Esas 2021/1383 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA,
2/Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde İADESİNE,
4/İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.14/01/2026