WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Mayıs 2026

YARGITAY ISTANBUL BOLGE ADLIYE MAHKEMESI 8. HUKUK DAIRESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO:2022/289
KARAR NO:2025/850
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:19/10/2021
NUMARASI:2017/126 Esas - 2021/808 Karar
DAVANIN KONUSU:Trafik Kazasına Bağlı Cismani Zarar Nedeniyle Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ:23/05/2025
İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R:Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin, 16.02.2015 tarihinde karşıdan karşıya geçerken, davalıya trafik sigortalı aracın çarpması ile meydana gelen trafik kazasında yaralandığını, bacağına platin takıldığını, hastaneye bağımlı hale geldiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile (kısmi) 1.000,00-TL maddi ve 100.000,00-TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında 31.05.2021 tarihinde sunduğu dilekçe ile,maddi tazminat miktarını 33.028,293-TL'ye artırdıklarını bildirmiş ve faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı sigorta şirketi cevap dilekçesi ile; davanın reddini savunmuştur.İlk derece mahkemesince; ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen rapor ile, kazanın meydana gelmesinde davalıya sigortalı araç sürücüsünün %20 ve tali oranda, davacı yaya ...'ın ise %80 oranında asli kusurlu olduğunun tespit edildiği, ATK 2. İhtisas Dairesince düzenlenen raporda, davacının, %21 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceğinin bildirildiği, aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, davacının ev hanımı olduğu belirlendiğinden tazminat hesabında asgari ücretin ... hariç net tutarlarının esas alındığı, davacının 9 aylık geçici iş göremezlik zararının 1.592,45-TL, %21 oranındaki sürekli iş göremezlik bakiye zararının 31.358,43-TL olduğu kanaatine varıldığı, davalı sigorta şirketinin 06/12/2016 tarihinde temerrüde düştüğü, davalı tarafça ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise de zamanaşımı süresinin dolmadığı, manevi zararın sigorta teminatı içinde olmadığı davalı sigortadan talep edilemeyeceği, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, kusur oranları ve maluliyet durumu dikkate alındığında 25.000,00-TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olacağı kanaati ile,"A-Maddi tazminat yönünden davanın KISMEN KABULÜ ile davacının geçici ve sürekli maluliyetinden kaynaklı olarak toplam 32.950,88 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, B-Manevi tazminat yönünden davanın KISMEN KABULÜ ile;1-25.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...' ndan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,2-Davalı ... A.Ş. yönünden açılan manevi tazminat davasının reddine" karar verilmiş, karara karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf nedenleri; dava tarihinden önce 09.12.2016 tarihinde yapılan 7.209,00-TL ödeme ile müvekkilinin sorumluluğunun sona erdiğini, KTK'nin 111. maddesi gereğince iki yıl içerisinde açılmayan davanın reddi gerektiği, müvekkili tarafından yapılan ödemenin güncellenerek faizi ile birlikte tazminat miktarından düşürülmesi gerektiği, geçici iş göremezlik tazminatı ve buna bağlı diğer masrafların müvekkili şirketin sorumluluğunda olmadığı, davacının ev hanımı olması nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatı talep edemeyeceği ayrıca tüm tazminat hesabının asgari geçim indirimsiz yapılması gerektiği, sigortalı araç sürücüsüne izafe edilen kusur oranının hatalı olduğu, davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılması gerektiği, müvekkili şirketin ancak dava tarihinden itibaren ve yasal faiz ile sorumlu tutulabileceği, davanın açılmasına sebebiyet verilmemiş olması nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağı hususlarına ilişkindir.Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı tarafça, soruşturma aşamasında diğer hakları saklı kalmak kaydı ile uzlaşmaya varılmış olmasına ve kaldı ki Anayasa Mahkemesi'nin 18/10/2023 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 26/07/2023 gün 2023/43 E. - 2023/141 K. sayılı ilamı ile 5271 sayılı CMK'nin 253/19. madde ve fıkrasının 5. cümlesinin iptal edilmiş olması ve iptal kararlarının derdest olan davalarda da uygulanması gerekmesi nedeniyle tazminat hesabı yapılmasında yasaya aykırılık bulunmamasına, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı gereğince tazminat hesabında progresif rant yönteminin uygulanmasında usule aykırılık bulunmamasına, kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur durumunun, dosya kapsamı ve kazanın oluş şekline uygun, denetime açık, açıklayıcı, ayrıntılı, gerekçeli ve hüküm vermeye elverişli bilirkişi heyet raporu ile tespit edilmiş olmasına, aleyhine sonuçlanan davada, yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesinde hukuka aykırılık bulunmamasına, davalı tarafça yapılan kısmi ödeme nedeniyle ibraname düzenlenmemiş olmasına ve yapılan kısmi ödemenin yetersiz olduğunun bilirkişi raporu ile belirlenmiş olmasına göre bakiye tazminat hesabı yapılmasında yasaya aykırılık bulunmamasına, her ne kadar dava açıldıktan sonra yapılan kısmi ödemenin güncellenmeksizin tazminat miktarından mahsup edilmesi gerekmekte ise de, istinaf edenin sıfatı göz önüne alındığında bu hususa girilmesine yasal olanak bulunmamasına, davalı sigorta şirketinin geçici iş göremezlik tazminatından poliçe teminatı kapsamında sorumlu olmasına, davacının, sürekli iş göremezlik zararı yönünden ... dahil edilmemiş asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmış olmasına, davacının, müterafik kusuru bulunduğuna ilişkin delil olmamasına, mahkemece, davalı sigorta şirketi, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile sorumlu tutulmuş olmakla, davalı sigorta şirketi vekilinin faizin türü ve başlangıcına ilişkin istinaf nedenlerinin yerinde olmamasına göre davalı sigorta şirketi vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin HMK'nin 353/1-b/1 madde hükmü gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca,1/Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davalı sigorta şirketi vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE,2/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı sigorta şirketinden alınması gereken 2.250,87-TL harçtan peşin yatırılan 562,71-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 1.688,16-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davalı sigorta şirketinden tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerin üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 23/05/2025