WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Mayıs 2026

YARGITAY ISTANBUL BOLGE ADLIYE MAHKEMESI 8. HUKUK DAIRESI

A- A A+

8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2022/1154
KARAR NO: 2026/16
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 09/03/2022
NUMARASI : 2021/810 Esas - 2022/214 Karar
DAVANIN KONUSU: ZMMS Poliçesinden Kaynaklanan Rücuen Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/01/2026
KARAR YAZIM TARİHİ: 20/01/2026
İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının işleteni olduğu, müvekkili şirkete zorunlu trafik sigortalı ...plaka sayılı aracın, 15.01.2019 tarihinde, dava dışı ...'in sevk ve idaresinde iken, sigortalı kamyonun kasasında bulunan saç levhanın karayoluna düşmesi neticesinde, aynı istikamette kamyonun arkasında seyir halinde olan ... plakalı aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun sağında bulunan demir bariyerlere çarptığını, kazası tespit tutanağında sigortalı ...plakalı aracın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 65/1-h maddesinde belirtilen yükü karayoluna değecek, düşecek, saçılacak, sızacak, akacak, kayacak şekilde yüklemek kuralını ihlal ettiğinin, ... plakalı araç sürücüsünün ise herhangi bir kural ihlali olmadığının tespit edildiğini, ... plaka sayılı araçta meydana gelen hasar nedeniyle hak sahibinin zararının müvekkili şirket tarafından karşılandığını, Karayolları Motorlu Araçlar -Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.4 maddesi gereğince, istiap haddinin aşılması ve sigortalı araç sürücüsünün ağır kusurlu olması nedeniyle müvekkili şirketin rücu hakkı doğduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, daa dışı hak sahibine ödenen 32.112,00-TL maddi tazminatın ödeme tarihi olan 15.03.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile, davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince; makine mühendisi bilirkişisi tarafından düzenlenen 18.02.2022 tarihli raporda, mevcut bilgi ve belgeler ile kaza anında taşınan yükün miktarı tespit edilemediğinden, kazanın, sigortalı araç sürücüsünün ağır kusuru ile meydana gelip gelmediğinin belirlenemediği kanaatine varıldığının bildirildiği, 4721 sayılı TMK' m. 6 ve 6100 sayılı HMK m. 190 gereğince, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu, davacıya sigortalı kamyonetin, kaza esnasında kaç kilogram yük ile yol aldığına ilişkin, araç sürücüsü ...'in beyanı dışında başkaca bilgi ve belge bulunmadığı, davacı tarafça beyanın aksini ispata yarar herhangi bir delil de sunulmadığı, kaza esnasında taşınan yük miktarının 1.000 kilogram olduğunun mahkemece kabul edildiği ve bu miktarın bilirkişi raporunda belirtilen istiap haddinin aşağısında kaldığı ve ZMSS Poliçe Genel Şartlarının 4. maddesinde düzenlenen rücu koşulunun gerçekleşmediği gerekçesi ile;"Davanın REDDİNE" karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf nedenleri; istiap haddi aşılması ve ağır kusur nedeniyle sigortalıya rücu sebeplerinin ZMMS Poliçe Genel Şartlarının B.4 maddesinde ayrı ayrı düzenlenmiş olmasına rağmen, mahkemece, öncelikle istiap haddinin aşılıp aşılmadığının tespit edilmesi, istiap haddinin aşılması halinde de bu hususun ağır kusur olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin gerekçesinin hatalı olduğu, bir rücu sebebinin varlığı halinde dahi rücu hakkının doğacağı, istiap haddinin aşılmasının ağır kusura ilişkin rücu sebebinin ön koşulu gibi değerlendirilmesinin hatalı olduğu, sigortalı araç sürücüsünün, kamyonete yüklediği saçların uçmaması, yola savrulmaması için gerekli önlemleri alması gerekirken bu hususlara riayet etmediği için ağır kusurlu olduğu, bilirkişi raporunda, istiap haddinin aşılmadığı hususunda kesin bir tespit olmamakla birlikte davalı tarafça yüke ilişkin net bir bilgi verilmemesi, dahası aracın taşıdığı iddia edilen malzemelerden başkaca malzemelerin bulunduğunun fotoğraflarla tespit edilmesi, rücu talebinden kurtulmak için kötü niyetle hareket edildiği ve doğru bilgi verme yükümlülüğüne aykırı hareket edildiği kabul edilerek istiap haddinin aşıldığının kabulü gerektiği hususlarına yöneliktir.Dava, zorunlu trafik sigortası kapsamında, dava dışı hak sahibine ödenen tazminatın, sigortalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nda, sigortacının rücu hakkı, KTK'nin 95/2 maddesi ile ZMSS poliçesi genel şartlarında düzenlemeye tabi tutulmuştur. ZMSS Poliçe Genel Şartlarının B.4 maddesinde düzenlenen ağır kusur veya kasıt hali, oto yarışına katılma, ehliyetnamesiz motorlu araç kullanmak, uyuşturucu veya alkollü olarak araç kullanmak istiap haddinin aşılması, aracın çalınması veya gasp edilmesinde işletenin kusuru gibi haller sigortacının sigortalısına rücu sebeplerindendir.Bu tür davalarda sigortacı, 2918 sayılı KTK'nin 95/2 maddesi uyarınca tazminat yükümlülüğünün azaltılması ve kaldırılmasına ilişkin halleri 3. kişilere karşı ileri süremeyeceğinden zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını ve indirilmesini sağlayabileceği oranda kendi sigorta ettirenine rücu edebilecektir. Sözleşme ve yasa gereği sigorta ettirenine karşı defi hakkı bulunan sigortacı bu hakka dayanarak kendi sigortalısına dönebilmektedir.Genel Şartların B.4. maddesinin (a) bendinde; tazminatı gerektiren olay, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise, (ç) bendinde; tazminatı gerektiren olay yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması nedeniyle meydana gelmiş ise, sigortacının sigortalısına rücu edebileceği hüküm altına alınmıştır. ZMMS Poliçe Genel Şartların B.4. maddesinin (a) bendinde sözü edilen "ağır kusur" kavramı Yargıtay 4. ve 17. Hukuk Daireleri ile Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre "tam kusur" olmayıp, kasta yakın bir kusurun varlığını ifade etmekte olup; (ç) bendinde sözü edilen istiap haddinin aşıldığının ileri sürülmesi halinde de, sigortacının sigortalısına rücu edebilmesi için, kazanın salt (münhasıran) istiap haddinin aşılması nedeniyle meydana gelmesi gerekmektedir. (Bknz: Yargıtay 17 hukuk Dairesi'nin 2019/550 Esas-2020/4029 Karar ve 2014/23815 Esas-2017/4755 Karar sayılı ilamları)
ZMMS Poliçe Genel Şartlarının B.4. maddesinde düzenlenen rücu sebepleri sınırlı olarak sayılmakla birlikte, her rücu sebebi birbirinden ayrı olup, rücu hakkının doğması için, davaya konu edilen sebeplerinden birinin mevcut olması yeterlidir.
Somut olayda, davacı tarafça dava dilekçesi ile, hem istiap haddinin aşılması hem de sigortalı araç sürücüsünün gerekli önlemleri almamasının ağır kusuru oluşturduğundan bahisle iki ayrı rücu sebebine dayanılmış olup, dosyadaki bilgi ve belgelere, kararın dayanağını oluşturan delillerle ve özellikle, istiap haddinin aşıldığına ilişkin dosya kapsamında herhangi bir somut belirleme mevcut olmamasına, kaldı ki, istiap haddinin aşıldığının kabulü halinde dahi kazanın münhasıran (salt) istiap haddinin aşılması nedeniyle meydana geldiğini ispata yarar bilgi ve belge bulunmamasına, sigortalı kamyonetin dava dışı sürücüsünün, taşınan malzemelerin savrulmaması için gerekli önlemleri almaması (-yükleme kurallarına aykırılık) nedeniyle %100 oranda kusurlu bulunmasının kasta yakın bir ağır kusur anlamına gelmeyecek bulunmasına ve sigortalı araç sürücüsünün tamamen kusurlu olmasının tek başına rücu edilecek haller arasında sayılmamasına göre ispat yükü kendisine düşen davacı tarafça ispatlanamayan davanın iş bu gerekçeler ile reddine karar verilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesince, uyuşmazlığın çözümü için öncelikle istiap haddinin aşılıp aşılmadığının tespiti, aşıldığının belirlenmesi halinde ise bu hususun ağır kusur oluşturup oluşturmayacağının tespiti gerektiğine yönelik gerekçesi hatalı olup, davacı vekilinin bu hususa isabet eden istinaf talebi yerindedir.Açıklanan nedenle, davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ne var ki, Dairece tespit edilen hukuka aykırılık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HMK m. 353/1-b/2 madde hükmü gereğince, ilk derece mahkemesinin hatalı gerekçesi düzeltilmek suretiyle yeniden esas hakkında karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / Gerekçe uyarınca,
1/Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/03/2022 tarih ve 2021/810 Esas 2022/214 Karar sayılı kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kısmen KABULÜNE, (HMK.m.353/1-b/2)
a/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davacıya iadesine,
b/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
c/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin takdiren kendi üzerinde bırakılmasına,
2/Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/03/2022 tarih ve 2021/810 Esas- 2022/214 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
a/Davanın REDDİNE,
b/Karar tarihi itibariyle alınması gereken 732,00-TL karar ilam harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 548,40-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 183,60-TL karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
c/Davalı kendisini vekil ile temsil ettiğinden, Avukatlık Asgâri Ücret Tarifesi'ne göre belirlenen 5.100,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
ç/Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
d/Davalı tarafından yapılan 600,00-TL bilirkişi ücreti, 101,00-TL kep-posta gideri, 419,90-TL keşif harcı olmak üzere toplam 1120,90-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
e/Yargılama gideri için tahsil edilen gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine,
f/Adalet Bakanlığı bütçesinde Arabuluculuk ücreti olarak ödenen 1.320,00-TL'nin 6325 sayılı H.U.A.K 18/A, 13. ve 14. maddeleri gereğince davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
g/Taraflarca yatırılan gider avanslarından arta kalının ilgilisine iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.14/01/2026