T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/91
KARAR NO: 2025/432
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 28/12/2022
NUMARASI: 2021/521 Esas, 2022/1188 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 08/05/2025
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, taraflar arasındaki, davacının yüklenici, davalı şirketlerin oluşturduğu ...-... - İş Ortaklığı'nın iş sahibi olduğu, peyzaj düzenleme işine ilişkin eser sözleşmesi kapsamında, davacının üzerine düşen edimleri yerine getirmesine rağmen davalıların dava ve icra takibine konu fatura bedellerini (cari hesap alacağını) ödemediği iddiası ile Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyası üzerinden 2.243.421,73 TL alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine (ve davalı ... Ltd.Şti.'nin yetki itirazı nedeni ile bu davalı bakımından verilen yetkisizlik kararı neticesinde oluşan Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibe) yapılan itirazların, fazlaya ilişkin dava ve talep hakkları saklı kalmak ve daha sonra arttırılmak kaydıyla şimdilik 650.000,00 TL üzerinden iptali talebine ilişkindir.Islah dilekçesiyle, bilirkişi raporları doğrultusunda talep 1.393.421,73 TL artırılarak, toplam 2.043.421,73 TL'nin davalılardan tahsili ile davaya konu icra takiplerine yapılan itirazların iptali ile takibin devamına karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı tarafça, davanın haksız ve mesnetsiz olduğu, davalı şirketlerin davacı şirkete borcu bulunmadığı, davacı tarafın takibe dayanak fatura - cari hesap içeriği hizmeti davalı şirkete vermemiş olduğu belirtilerek davanın reddi talep edilmiştir. Mahkemece, davalılar vekilince 23.12.2022 tarihli dilekçeyle, 07.12.2022 tarihinde alacak iddiasıyla Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/807 Esas sayılı dosyası ile dava açtıkları ve bu mahkemenin 21.12.2022 tarihli kararı ile dosyanın işbu dosya ile birleştirilmesine karar verildiği belirtilmiş ise de, bir def'inin esasa cevap süresi geçtikten sonra bildirilmesi savunmanın genişletilmesi anlamına geleceğinden bunun mahkemece dikkate alınabilmesi için karşı tarafın buna muvafakat etmesi gerektiği, davacı vekilinin 21.12.2022 ve 28.12.2022 tarihli duruşmalarda muvafakatlarının olmadığını beyan ettiği, bu nedenle birleşen dosyanın tefrik edilerek mahkemenin 2023/51 Esasına kaydedildiği, alınan 01.08.2022 tarihli bilirkişi raporuna göre, davacının dayanmış olduğu faturaların davacının ve davalının kanuni şartları taşıyan defter kayıtlarında mevcut olduğu, davacı tarafın ticari defterleri göz önüne alındığında davalılardan bakiye 2.043.421,73 TL alacaklı olduğu, davalıların ise ticari defter ve kayıtları ile 2.043.421,73 TL borçlu olduğu, buna göre davalıların faturalara itiraz etmedikleri ve defterlerine kaydettikleri, bu şekilde karine olarak faturalara konu malın teslimi ve hizmetin verildiği hususunun davalılarca kabul edildiği, davalı tarafça bu karinenin aksinin kesin delil ile ispat edilmediği, bilirkişi raporunda takip tarihi itibariyle davacının davalılardan alacaklı olduğu tespit edilen 2.043.421,73-TL borcun ödendiği hususunun da kesin deliller ile ispat edilmediği, davalı vekiline yemin delili hatırlatılmasına ve davalı vekili yemin delilline dayanacağını beyan etmesine rağmen kendisine verilen süre içerisinde yemin metnini hazırlayarak davalı tarafa tebliğ ettirmediği ve beyanda bulunmadığı, İİK 67/2.maddesi uyarınca, alacak tarafların birbirleri ile uyumlu defter ve kayıtları ile faturalara dayanması sebebiyle likit olduğundan icra inkar tazminatı talebinin de yerinde olduğu, her ne kadar davacı vekilince sunulan 08.09.2022 tarihli dilekçesi ile dava değeri 1.393.421,73 TL arttırılmış ise de, 2004 Sayılı İİK'nun 67/1 maddesi uyarınca itirazın iptali davasının borçlunun itirazının alacaklıya tebliği tarihinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerektiği, davalı borçluların itirazı davacı alacaklı vekiline tebliğ edilmediği için davacı alacaklının en geç dava tarihinde davalı borçlunun itirazını tebliğ aldığı kabul edileceğinden dava tarihinden itibaren 1 yıllık süre geçtikten sonra 08.09.2022 tarihinde ıslah edilen miktar yönünden itirazın iptali davasına ilişkin 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu, bu nedenle ıslah edilen kısım olan 1.393.421,73 TL bakımından davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; Küçükçekmece ...icra müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, davalı borçlu ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin ve Büyükçekmece ...icra dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasında ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin itirazlarının tahsilde tekerrür olmayacak şekilde 650.000,00-TL asıl alacak üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına, ıslah edilen kısım olan 1.393.421,73 TL üzerinden davanın hak düşürücü süre yönünden reddine, asıl alacak olan 650.000,00 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.Davalı vekili istinafında, cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrar etmiş, taraflar arasında cari hesap ilişkisi olmadığını, dava konusu fatura içeriği malzemelerin müvekkiline teslim edilmediğini, sevk irsaliyelerinin satıma konu ürün ile birlikte gönderilmesi ve imza karşılığında ürünlerin teslim edilmesi gerektiğini, bu kapsamda müvekkiline teslim edilen herhangi bir ürün bulunmadığını, bilirkişi raporunda da kaydedildiği üzere sevk irsaliyesinin ve teslim belgesinin dosyada mevcut olmadığını, itirazları kapsamında davacı taraftan irsaliye ve mal teslimine ilişkin belge ve kayıtlarını ibraz etmesinin, akabinde bilirkişiden yeniden rapor tanziminin istenmesi taleplerinin kabul edilmediğini, tarafların delilleri toplanmadan dosyanın bilirkişiye tevdii edildiğini, davacı ve davalı tarafın tanık deliline dayandıklarını, müvekkillerinin ticari defter ve belgelerinin mahallinde bağlı bulundukları mahkemeler aracılığı ile incelenmesi icap ederken vergi dairesine yazı yazılarak BA/BS formlarının celbi suretiyle inceleme yapılması akabinde bilirkişi raporu alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kaldı ki müvekkillerinin BA/BS formlarının da celp edilmediğini, bilirkişi tarafından takip öncesi dönem için faiz hesaplanmasının yasaya aykırı olduğunu, bilirkişinin, teknik-hukuki veriler ortaya koymadan, bazı sonuçlara şahsi kanaati ile ulaşmaya çalıştığını, bilirkişinin tespitleri gerçekçi olmadığı gibi tamamen farazi olduğunu, eksik, hatalı, gerçek verilere ve somut delillere dayanmayan, denetime elverişli olmayan bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, davacının iddia ve taleplerini genişletmesine muvafakatleri bulunmadığını, Ankara 3.Asliye Ticaret Mahkemesi Başkanlığının 2022/807 Esas sayılı dosyasından verilen birleştirme kararı nazara alınmadan hüküm kurulduğunu belirterek, kararın ortadan kaldırılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalılar iş sahibidir.Davacı yüklenici, davaya konu takipte ve sonradan açtığı anlaşılan Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/312 Esas sayılı ek dava ile taraflar arasındaki peyzaj düzenleme işine ilişkin sözlü eser sözleşmesi kapsamında düzenlenen faturalara dayalı olarak bakiye iş bedeli istemiş, davalı iş sahibi adi ortaklık ise davaya cevabında, takip dayanağı fatura konusu işlerin yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiş, sonradan açtığı Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/807 Esas sayılı davası ile de sözleşme gereğince yüklenicinin yapması gereken bir kısım ödemelerin kendisi tarafından yapıldığını belirterek, buna dayalı olarak rücu kapsamında alacak talebinde bulunmuştur.Taraflar arasındaki her üç davaya göre uyuşmazlık, davacı yüklenicinin bakiye bedel alacağının bulunup bulunmadığı, davalı iş sahibinin Ankara 3. ATM'nin 2022/807 Esas sayılı dosyasında ileri sürdüğü ödemelerden sorumlu olup olmadığı noktasındadır.Eser sözleşmesinde yüklenicinin iş bedeline hak kazanabilmesi için kural olarak sözleşmesel tüm yükümlülüklerini yerine getirmesi gerekir. TBK md. 197'ye göre öncelikli borcunu yerine getirmeyen taraf karşı edimin yerine getirilmesi talebinde bulunamaz.Somut olayda, yüklenicinin öncelikli edimini yerine getirip getirmediği hususu, davalı iş sahibi tarafından açılan Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/807 (yeni Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/668) esasında yargılaması devam eden dosyada verilecek karara bağlı olup, buna göre mahkemece, işbu davanın eki olarak yüklenici tarafından açılan Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/312 Esas sayılı davanın bu dava ile birleştirilmesi, iş sahibi tarafından açılan ve halen Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/668 Esasında derdest olan davanın ise bu dava ile birleştirilmesi veya sonucu beklenerek davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekmektedir.Açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 28/12/2022 tarih, 2021/521 Esas, 2022/1188 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davalılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE, 5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 08/05/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!