T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1007
KARAR NO: 2025/429
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 26/10/2023
NUMARASI: 2017/1112 Esas, 2023/828 Karar
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 22/10/2013
Birleşen İstanbul Anadolu 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin
2015/121 Esas sayılı dosyası
DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 19/03/2015
Birleşen İstanbul Anadolu 23. Asliye Hukuk Mahkemesinin
2014/158 Esas sayılı dosyası
DAVA: İtirazın İptali ( Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 08/05/2025
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl davada davacı iş sahibi vekili, ... Sitesinin 2012 yılında yapılan Genel Kurul'da alınan karar doğrultusunda müvekkili kooperatif ile davalı şirket arasında, sitedeki 25 adet blokun dış cephe ısı ve su yalıtımı, çatı onarım işleri için 18.06.2012 tarihli sözleşme ve bu sözleşmeye dayanarak ek sözleşme ve revize sözleşmelerin akdedildiğini, sözleşmenin eki şartnameye uygun olarak şirket tarafından taahhüt edildiğini, İstanbul Anadolu 12. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2013 /37 D.iş sayılı dosyasına sunulan 17.09.2013 tarihli bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere davalı şirketin işi ihale şartlarına ve teknik şartnameye aykırı olarak ayıplı ve eksik olarak, ucuz maliyetle yaptığını, bu raporda, sözleşme konusu işler kapsamında Geçici ve Kesin Kabul Komisyonunun tespit ettiği ve yapılmayan 450,000,00-TL tutarındaki eksik ve hatalı işler bedeli dahil olmak üzere toplam 728.500.00TL eksik ve hatalı işler bedeli olduğu sonucuna varıldığını, davalı tarafın ihale bedeli olan 3.545.000 TL'lik fatura kestiğini, bu zaman kadar 2.745.000 TL sözleşme mukabili nakit ödeme yapıldığını ve vadesi gelmeyen 22 adet toplam 420.000 TL'lik senet imzalanarak verildiğini belirterek, davalarının kabulü ile davalı tarafa borçlu olmadıklarının tespitine ve 22 adet toplam 420.000 TL meblağlı senetlerin iptali ile söz konusu sözleşmeden kaynaklı müvekkili kooperatifin uğramış olduğu müspet ve menfi zararları kapsamında şimdilik 10.000 TL'nin davalıdan tahsiline, fazla yapılmış olan ödemenin yasal faiziyle iadesine karar verilmesinin talep ve dava etmiştir.Davalı yüklenici vekili cevabında, İstanbul Anadolu 12. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2013/37 D.iş sayılı dosyasına sunulan 17.09.2013 tarihli bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, taraflar arasında 15.12.2012 tarihinde geçici kabul tutanağının, 25.12.2012 tarihinde kesin kabul tutanağının imzalandığını, sözleşmenin 11/3-1-2. maddesine göre imzalanan kesin kabul tutanağı ile, yapılan işlerin 16.07.2012 tarihli revize sözleşme ve eklerine uygun olduğuna, geçici kabulde tespit edilen noksanlıkların kısmen tamamlandığına, işin kesin kabule engeli bulunmadığına ancak bazı kusurların giderilmesinin mümkün olmadığına, bunlar için nefaset kesintisi yapılmasının uygun olduğuna karar verildiğini ve müvekkili şirketten 198.826,72 TL nefaset kesintisi yapılmak suretiyle kesin kabul işleminin gerçekleştirildiğini, 2013/37 D.iş sayılı dosyadan yapılan tespitten sonra müvekkili şirketten yapılan nefaset kesintisinden çok daha altta bir rakama davacı kooperatif tarafından eksikliklerin giderildiğini, tespit dosyasındaki 728.500.00 TL eksik ve hatalı işler bedelinin fahiş olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.Birleşen İstanbul Anadolu 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/121 Esas sayılı dosyasında davacı iş sahibi vekili, İstanbul Anadolu 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2015/5 Değişik İş dosyasından yaptırılan tespit raporunda, asıl davaya konu sözleşme konusu işler kapsamında talep konusu "... - ... - ... bloklarda" eksik ve hatalı işler bedelinin toplam 119.740,50 TL olduğu sonucuna varıldığını, blokların yapılması ve tesliminden sonra site içerisindeki dairelerin iç kısımlarında meydana gelen hasar ve ayıpların müvekkili kooperatif tarafından bedeli mukabilinde fatura karşılığında yaptırıldığını ve bu bedelin de bilirkişinin raporunda tek tek belirtilerek 38.650,00 TL olarak belirlendiğini ve uygun olduğu kanaati belirtildiğini belirterek, eksik ve ayıplı işler için harcanan ve harcanması gereken toplam 158.390,00 TL'nin davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen İstanbul Anadolu 23. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/158 Esas sayılı dosyasında davacı yüklenici vekili, müvekkili şirketin davalı kooperatife ait ... Mahallesi ... pafta ... ada ... parseldeki ... blok halindeki binaların dış cephe ısı su yalıtımı ve çatı onarım işlerini 14/07/2012 tarihli revize sözleşme ve 16/07/2012 tarihli ek sözleşmeler kapsamında yürüttüğünü, 15/12/012 tarihinde taraflar arasında geçici kabul tutanağı düzenlendiğini, geçici kabulde tespit edilen noksanlıkların kısmen tamamlandığını ancak bazı kusurların giderilmesinin mümkün olmadığını, bunlar için nefaset kesintisinin uygun olduğuna karar verildiğini ve müvekkili şirketten 198.826,72 TL nefaset kesintisi yapılmak suretiyle kesin kabul işleminin gerçekleştiğini, kesin kabul üzerine müvekkili şirket tarafından davalıya 31/12/2012 tarih ve ... numaralı faturanın teslim edildiğini, söz konusu faturanın itiraza uğramaksızın kesinleştiğini, kesinleşen faturaya rağmen davalı iş sahibinin 14/07/2012 tarihinde imzalanan revize sözleşmenin 11. Maddesi kapsamında teminat olarak elinde bulundurduğu fakat geçici kabul ve kesin kabul sonrasında müvekkiline ödenmesi gereken 303.000,00 TL'yi ödemediği, bu nedenle davalıya Bakırköy ... Noterliğinin 01/04/2013 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini ve davalının fatura bedelinden kalan 303.000,00 TL'yi ödememesi sebebiyle aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibini başlattıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek, davalının itirazının iptaline, takibin devamına ve davalı aleyhine %20 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkemece, alınan bilirkişi kök ve 2.ek raporuna (hükme esas alınan) göre, iş sahibi Kooperatif'in dava dışı firmalara yaptırdığı eksik ve ayıplı işler bedelinin 162.424,80 TL olduğu, davacı Kooperatif'in defter kayıtlarına göre yükleniciye bakiye 303.000,00 TL iş bedeli borcu bulunduğu, söz konusu eksik-ayıplı işler bedeli yüklenici alacağından mahsup edildiğinde asıl ve birleşen 2015/121 Esas sayılı davaların reddi, birleşen 2014/158 Esas sayılı davanın ise bakiye 140.575,20 TL üzerinden kabulü gerektiği gerekçesiyle, asıl ve birleşen İstanbul Anadolu 4. AHM'nin 2015/121 E sayılı davalarının; Birleşen İstanbul Anadolu 23. AHM 2014/158 E sayılı dosyasında davacı ... Tic. ve San. Ltd. Şti'nin alacağının mahsubu sonucu ayrı ayrı reddine, birleşen İstanbul Anadolu 23. AHM'nin 2014/158 E sayılı davasının kısmen kabulü ile, davacı ... San. Ltd. Şti'nin İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında (tavzihle eklenmiş) asıl alacak miktarı olan 140.575,20 TL için takibin devamına, takip tarihinden tahsil tarihine kadar yıllık değişen oranlarda Avans Faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak likit olmadığından %20 icra inkar tazminatının reddine, karar verilmiştir.Davacı-birleşen davalı (iş sahibi) vekili istinafında, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi heyeti kök ve ek raporlarında ayıplı-eksik imalat tespitlerinin tam olarak yapılmadığını, sadece davacı kooperatifin imalat hataları için sınırlı bütçesi ile yapılabildiği harcamaların değerlendirildiğini, oysa ki bu harcamaların söz konusu eksik ve ayıpların sadece bir kısmının giderilmesine ilişkin olduklarını, taraflarınca imalatların yapıldığı dönemde yaptırılan delil tespiti dosyaları ve raporlarının bilirkişiler tarafından taraf vekili gibi çürütülmeye çalışıldığını, ancak bu raporlardaki hesaplamaların yerine yeni bir hesaplama yapılmadığını, bilirkişi heyetinin imalatlar üzerinden yerinde inceleme yapmadan ve ayıp-eksik imalatlar yönünden hiç bir hesaplama yapmadan raporlar düzenlendiğini, bu raporların hüküm kurmaya elverişli olmadığını, dava konusu iş ile ilgili olarak daha önce mahkemelerce mahallinde keşif yapılmak ve alınan numuneler laboratuvar ortamında teste tabi tutulmak suretiyle 4 ayrı teknik inceleme yapıldığını, bu dosyalara sunulan raporlarda, eksik ve ayıplı işlerin giderilme bedelinin 728.500,00-TL olduğuna, yapılan imalatın gerçek bedelinin 2.123.519,36-TL olduğuna, sonradan hava koşulları sebebiyle ortaya çıkan ek zararın 158.390,00-TL olduğuna dair tespitlerde bulunulduğunu, bu teknik ölçüm ve analizlere dayalı tespitlerin hükme esas alınan heyet raporunda, yalnızca çıplak gözle yapılan inceleme ile çürütülmeye çalışıldığını, söz konusu rapora göre olayda ayıplı imalatın bulunduğunu ancak bu ayıpların yalnızca müvekkili kooperatifin belgeleri harcamaları ile sınırlı olduğunu, oysa ki kooperatifin mali durumu nedeniyle yapamadıkları onarımların bulunduğunu, söz konusu delil tespiti raporları ile bilirkişi heyeti raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi için yeni bir heyetten rapor alınması gerektiğini, ayrıca, söz konusu eksik ve ayıplı imalata göz yuman o dönem ki kooperatif yetkililerine açılan ceza ve tazminat davalarında da sözleşmeye ve teknik şartnameye aykırı ve eksik imalatlar için 1.164.616,23 TL zarar tespiti yapılıp görevi kötüye kullanma suçundan cezalar verildiğini, ceza kararının bazı sanıkları yönünden kesinleştiğini, 09.11.2022 tarihli dilekçeleriyle bu dosyaların celbi talep edilmiş olmasına rağmen mahkemece bu hususun incelenmediğini, bu dava dosyalarındaki bilirkişi heyet raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılarak, asıl ve birleşen 2015/121 Esas sayılı davaların kabulüne, birleşen 2014/158 Esas sayılı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı-birleşen davalı iş sahibi, davalı-birleşen davacı ise yüklenicidir. Asıl dava, taraflar arasında "davacı Kooperatife ait 25 adet blokun dış cephe ısı ve yalıtım ile çatı onarım işlerine dair" imzalanan 18/06/2012 tarihli "İnşaat İşleri Sözleşmesi", 14.07.2012 tarihli revize sözleşme ve 16.07.2012 tarihli ek sözleşme uyarınca yapılan işlerin eksik ve ayıplı yapıldığı iddiasıyla, bu sözleşme ilişkisi kapsamında davalı tarafa borçlu olmadıklarının tespiti ve davalı yükleniciye verilen toplam 420.000,00 TL'lik 22 adet senedin iptali ile bu kapsamda uğranılan müspet ve menfi zararların davalıdan tahsili talebine ilişkindir. Birleşen İstanbul Anadolu 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/121 Esas sayılı davası, davacı iş sahibi Kooperatif tarafından davalı yüklenici aleyhine İstanbul Anadolu 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2015/5 Değişik İş dosyasından yaptırılan tespit raporuna dayalı olarak, asıl dava sonrasında ortaya çıkan bir takım eksik ve ayıpların giderilme bedelinin davalıdan tahsili talebine ilişkindir. Birleşen İstanbul Anadolu 23. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/158 Esas sayılı davası, davacı yüklenici firma tarafından davalı iş sahibi Kooperatif aleyhine, kesin hakedişlerde yapılan iskonto sonrası hazırlanan fatura ve cari hesaba dayalı olarak bakiye iş bedeli alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.Mahkemece, asıl ve birleşen 2015/121 Esas sayılı davaların, birleşen 2014/158 Esas sayılı davada yapılan mahsup sonucu ayrı ayrı reddine, birleşen 2014/158 Esas sayılı davanın ise kısmen kabulüne dair verilen karara karşı sadece davacı-birleşen davalı iş sahibi vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf dilekçesinde, Mahkemenin davacı (iş sahibi) defterlerine göre tespit ettiği bakiye iş bedeli miktarına (303.000,00 TL) bir itiraz bulunmadığı gibi asıl davaya konu senetlere dair de bir istinaf itirazı bulunmamaktadır.İstinaf başvurusu özetle, eksik ve ayıpların yanlış (eksik) hesaplandığı, sadece birleşen 2015/121 Esas sayılı davaya konu olan ve yağmur vs sebeplerle sonradan ortaya çıkan ilave eksik ve ayıpların giderilmesine ilişkin belgelerin ve eksik-ayıpların dikkate alındığı, bunların haricinde de pek çok eksik ve ayıp bulunduğu hususuna ilişkindir.Buna göre, taraflar arasındaki uyuşmazlık esas itibariyle, yapılan işteki eksik ve ayıpların miktar ve kapsamıyla ilgilidir.Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporlarında, davadan önce alınan delil tespiti raporlarındaki olgular ile davacı iş sahibi Kooperatif ile üyesi arasındaki ihtilafa konu dava ve içeriğindeki bilgi ve belgeler, sözleşme ve revize sözleşmeler, tarafların ticari defterleri ve dosya kapsamındaki tüm kayıt ve belgeler incelenip değerlendirilerek, eksik ve ayıpların miktar ve kapsamı dosya kapsamına uygun ve denetlenebilir bir şekilde usulünce belirlenmiş olup, davacı Kooperatif ile üyeleri arasındaki hukuki ve cezai uyuşmazlıklarda davalı yüklenicinin taraf olmadığı da dikkate alındığında, Mahkemece de asıl ve birleşen davalara ilişkin olarak bu doğrultuda kararlar verilmiş olması usul ve yasaya uygun bulunmaktadır.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı-birleşen davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 26/10/2023 tarih ve 2017/1112 Esas, 2023/828 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı-birleşen davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken (615,40+615,40+9.602,69=) 10.833,49-TL nisbi istinaf karar harcından davacı-birleşen davalı tarafça peşin olarak yatırılan (2.400,69 + 427,60 + 427,60 =) 3.255,89 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.577,60 TL harcın davacı-birleşen davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3-Davacı-birleşen davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, asıl dava yönünden HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN, birleşen dava yönünden kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 08/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!