T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1287
KARAR NO: 2025/417
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 22/09/2020
NUMARASI: 2017/1067 Esas, 2020/437 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Vekaletsiz İş Görmeden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 07/05/2025
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı-karşı davalı vekili, gıda ve meşrubat ürünleri üretimi yapan müvekkili şirketin, davalıya limonata, soğuk çay ve vişne suyu gibi içeceklerin üretimi kapsamında hizmet sunduğunu, bu kapsamda davalıya tasarımı yapılmış şişelerin sunulduğunu ve müvekkilinin ürettiği içeceklerin dolumunu bu şişelere yapacağını; Üsküdar ... Noterliği’nin 25/05/2016 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle davalının anlaşmadan kaynaklı edimini yerine getirmediğinin, üretimin devamı için bu edimin gerekliliğinin ve cari hesap borcunun bildirildiğini ancak davalının herhangi bir ödeme yapmadığını, bunun üzerine müvekkilinin Tekirdağ ... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasıyla icra takibine başladığını ve halen 28.771 TL alacağını tahsil edemediğini, davalının borca, takibe, ödeme emrine, faiz oranına ve işlemiş faize haksız ve kötü niyetli itirazlarda bulunması nedeniyle takibin durduğunu; müvekkilinin tüm dava, talep ve şikayet hakları ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, davalının yaptığı tüm itirazların iptaline, icra takibinin devamına, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı-karşı davacı vekili asıl davaya cevap ve karşı davasında, taraflar arasında 18/06/2015-18/06/2016 tarihlerini kapsayan “Fason Üretim Sözleşmesi” imzalandığını, müvekkilinin tüm yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen davacı tarafın üretimi gerçekleştirmediğini ve hijyen koşullarına uymayarak müvekkilini zarara uğrattığını, ihtarname ve delil tespitleriyle bu durumun belgelendiğini, sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, teslim edilen ham madde ve etiketlerin başka bir yerde kullanılamaması nedeniyle müvekkilinin 121.413 TL zarara uğradığını ileri sürerek söz konusu zarar ve faizlerinin tahsilini, davacının açtığı itirazın iptali davasının reddini, icra inkar tazminatına hükmedilmesini, karşı davanın kabulüyle yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ettiklerini beyan etmiştir.Davacı-karşı davalı vekili, karşı davanın haksız olduğunu savunarak karşı davanın reddi ile asıl davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece iddia,savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davanın, davacı ...’nın, davalı ...’a yönelik meşrubat üretimi ve şişe teslimine ilişkin hizmetten kaynaklanan, 25/05/2016 tarihli ihtar sonrası Tekirdağ ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında yürütülen icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebiyle açıldığı, davalının ise davacı ile akdedilen fason üretim sözleşmesini, davacının üretim yükümlülüğünü yerine getirmemesi, hijyen koşullarına uymaması ve üretimi geciktirmesi gibi haklı nedenlerle feshettiğini, müvekkilinin borcunun bulunmadığını ve aksine sözleşme kapsamında teslim ettiği ham madde ve etiketlerden kaynaklanan 121.413 TL tutarındaki zararının tahsilini talep ettiği karşı davanın açıldığını; mahkemece alınan mali müşavir bilirkişi raporunda davalı ...’ın ticari defter ve kayıtlarında ...’ya ilişkin herhangi bir alacak veya teslim kaydı bulunmadığı, davacı ...’nın ise kayıtlarında davalıdan takip tarihi itibarıyla 28.771 TL alacaklı olduğu tespit edildiği, her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tasdik edilerek hukuken geçerli delil niteliği taşıdığı; bu hususlar çerçevesinde esas davada davacının talebinin kısmen kabulü ile icra takibinin 28.771 TL asıl alacak ve 629,02 TL faiz olmak üzere toplam 29.400,02 TL üzerinden devamına, karşı davada ise davalının alacak iddiasını destekleyen teslim kaydı ve belge sunamadığı için davasının reddine karar verilmiştir.Davalı-karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde, karşı davanın reddine ilişkin kararın sehven 2016 yılı ticari defterlerinin incelenmesine dayanan bilirkişi raporuna istinaden verildiğini, defalarca 2015 yılı ticari defterlerinin sunulması ve rapor alınması talep edilmiş olmasına rağmen mahkemece herhangi bir karar verilmediğini ve bu hususun gerekçeli kararda da değerlendirilmediğini, 3.07.2019 tarihli raporda 2016 yılı defterlerinin sunulduğu ve faturaların 2015 yılına ait olduğunun tespit edildiğini belirterek dosyaya 2015 yılı defterlerini sunduklarını ancak mahkemenin ek rapor taleplerini dikkate almadığını, eksik inceleme yapıldığını, hammaddeleri ... Gıda’dan, şişe ve etiketleri ... Ambalaj’dan temin edip davacıya teslim ettiklerini, bunun fatura ve sevk irsaliyeleriyle kanıtlandığını, malların teslim edildiğinin davacı tarafından da kabul edildiğini, teslim hususunun uyuşmazlık dışı olduğunu, karşı davaya cevap dilekçesinde malların teslim alınmadığına dair bir savunma bulunmadığını, kendilerine gönderilen ihtarda da teslim olgusunun kabul edildiğini, ancak davacının sözleşme gereği üretim yapmadığını ve kendisine teslim edilen içecek hammaddeleri ile etiket ürünlerini hijyen kurallarına uygun muhafaza etmediğini belirterek mahkeme kararının karşı dava yönünden kaldırılmasını talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı-karşı davalı yüklenici, davalı-karşı davacı iş sahibidir.Taraflar arasında muhtelif türde içecek üretimini konu alan eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğu, davacı yüklenicinin asıl davada davaya konu takiple cari hesap alacağının tahsilini istediği, davalı iş sahibinin ise karşı davada sözleşmeyi feshettini belirterek kullanılmayan hammadde ve etiket bedelinin tahsilini talep ettiği, mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.Tarafların iddia ve savunmaları ile sözleşme hükümleri ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki sözleşmenin sürekli edimli bir eser sözleşmesi olduğu, bedel karşılığı düzenlendiği anlaşılmış olup, iş bu sözleşme davalı tarafından keşide edilen 10.05.2016 tarihli ihtarname ile feshedilmiştir. Fesih halinde sürekli edimli eser sözleşmeleri kural olarak ileriye yönelik hukuki sonuçlar doğuracak şekilde sona erer. Bu durumda tarafların taleplerinin feshin sonuçlarına göre tasfiye kapsamında değerlendirilmesi gerekir. O halde mahkemece yapılması gereken iş, fesih tarihi itibarıyla davacı yüklenicinin alacaklı olup olmadığı, yine karşı davacı iş sahibinin de bu tarih itibarıyla kullanılmayan hammadde ve etiketlerinin bulunup bulunmadığı ve bedellerinin belirlenmesi için tarafların tüm delilleri toplanıp, özellikle sözleşme tarihinden fesih tarihine kadar olan ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak tespit edilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, mahkemece sözleşmenin feshedilmiş olduğu hususu dikkate alınmadan ayaktaymış gibi değerlendirme yapılarak yazılı gerekçeyle sonuca gidilmesi hatalı olduğunan, kararının kaldırılması gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle, davalı-karşı davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı-karşı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,2-İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 22/09/2020 tarih, 2017/1067 Esas, 2020/437 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davalı-karşı davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE, 5-Davalı-karşı davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 07/05/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!