T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/621
KARAR NO: 2025/524
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 07/03/2025 (Ara Karar)
NUMARASI: 2025/180 Esas
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 07/05/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili ihtiyati haciz talepli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilim şirket tarafından takip öncesi faiz talep etme hakkımız saklı kalmak kaydıyla davalı taraf aleyhine hastaların gördüğü tedavilerden kaynaklanan 383.550,82 TL tutarındaki faturalardan kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile 29.11.2024 tarihinde icra takibi başlatıldığını, davalı taraf yukarıda belirtilen icra takibi açıldıktan sonra icra takibinden haberdar olarak salt icra takibinin fer'ilerini ödememek adına takibe konu asıl alacak tutarı olan 485.526,47 TL tutarında müvekkilim şirkete 10.12.2024 ödeme yaptığını ve aynı tarihte icra takibine haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini, , her ne kadar 10.12.2024 tarihinde yapılan ödeme tutarı 485.526,47 TL ise de işbu ödemenin tamamı İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı icra takibi dayanağı olan hastalara ilişkin olmadığını zira, anılan borçlu şirketin müvekkilim şirkete İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı icra takibi dayanağı olan hasta faturaları dışında başkaca borçları da bulunduğunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 100. Maddesi uyarınca davalı tarafça müvekkilim şirkete yapılan ödemenin öncelikle icra harç ve giderleri, icra vekalet ücreti ve takip sonrası faizden mahsup edilmesi gerektiğini, anılan kanun maddesi kapsamında, davalı tarafça müvekkilim şirkete ödenen 383.550,82 TL'nin öncelikle İcra Vekalet Ücreti : 61.368,13 TL, Tahsil Harcı : 17.451,56 TL, İcra Masrafı : 899,20 TL, Takip tarihinden (29.11.2024) ödeme tarihine (10.12.2024) kadar işlemiş yasal faizi : 2.774,18 TL toplam 82.493,07 TL tutarlarından mahsup edilmesi, işbu mahsup işlemi sonrası bakiye asıl alacak miktarı olan 82.493,07 TL ve işbu bakiye asıl alacağa ödeme tarihine kadar işleyecek yasal faizi yönünden davalı tarafça yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin devamı karar verilmesini, borçlu davalının mal kaçırmasını önlemek ve alacağımızın teminini sağlamak amacıyla davalının tespit edilecek taşınır ve taşınmaz tüm malvarlığına, banka hesaplarına, 3. şahıslardaki hak ve alacakları üzerine dava değeri ile sınırlı olmak üzere teminat gösterilmeden ihtiyati haciz konulmasını talep ve dava etmiştir. İlk derece mahkemesinin, 07/03/2025 tarihli ara kararı ile, "... Davalının mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlandığına ya da kaçtığına ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden nitelikte işlemler yaptığına dair dosya kapsamına yansıyan bir bilgi ve belge bulunmadığı, yargılamanın derdest olduğu, alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği, yaklaşık ispat kuralının henüz gerçekleşmemiş olduğu " gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Verilen ara karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri olarak; borçlu davalının iflasın eşiğinde olduğuna dair bilgilerin tarafımıza ulaşması sebebiyle davalının mal kaçırma şüphesinin bulunduğu gerekçesiyle ihtiyati haciz kararı verilmemesi durumunda müvekkilim şirketin alacağına kavuşma imkanı ortadan kalkabileceği belirtilerek teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. İhtiyati haciz, İİK'nin 257 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. 257. madde uyarınca, ihtiyati haczin vadesi gelmiş bir para borcu için istenebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ihtiyati haciz istenebilmesi için borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlanması, yahut kaçmış olması veya bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması gereklidir. İİK'nın 258/1 fıkrasına göre de, alacaklının, alacağı ve icabında haciz talepleri hakkında, mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecbur olduğu hükme bağlanmıştır. Bu hükme göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için, kesin bir ispat aranmamakta, özellikle hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanmasının tercih edilmesi gereken bir seçenektir. (Yargıtay 19.HD. 23.01.2014 t. 2023/18723-2014/1804) Somut olayda, talebe konu alacağın, davalı sigorta şirketinin, sigortalılarına verildiği iddia olunan sağlık hizmetinden kaynaklanan bakiye fatura alacağına ilişkin olup davacı tarafça davalı aleyhine toplam 383.550,82 TL fatura alacağının tahsili amacıyla icra takibi başlatılmış, davalı tarafça toplam 485.526,87 TL ödeme yapıldığı ancak takibe konu başka faturalardan da davalı şirketin alacaklı olduğu ileri sürülerek davalı tarafça yapılan ödemenin öncelikle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 100. Maddesi uyarınca icra harç ve giderleri, icra vekalet ücreti ve takip sonrası faizden mahsubu ile bakiye alacak üzerinden takibin devamına karar verilmesi talep edilmiştir. Dosya kapsamından davalı tarafça ödeme yapıldığı bildirildiği miktar; takip tutarı ile mahsubu talep edilen takip masrafları ve işlemiş faizi karşılamaya yeterli olduğu görülmüştür. Davacı, taraf her ne kadar davalının, takibe dayanak yapılan hasta faturaları dışında başkaca borçları bulunduğunu iddia etmiş ise de dava dilekçesinde takip dosyası, tarafların ticari defterleri, bilirkişi incelemesi, tanık beyanları ile yemin ve isticvap deliline dayanmıştır. İddia olunan başkaca alacağa ilişkin faturaların davalı tarafa tebliğ edildiğine dair dosya kapsamında bir kayıt olmadığı gibi, davacının varsa başkaca hizmet bedeli alacağının yargılama aşamasında taraflarca sunulacak kayıtların incelenmesi, delillerin değerlendirilmesi neticesinde tespit edilecek olup bu aşamada alacağın yaklaşık ispatına yeterli değildir. Bu itibarla ibraz edilen belgelerin niteliği ve dosya kapsamına göre, İİK 258/1. maddesinde düzenlenen kanaat getirecek deliller kapsamında değerlendirilemeyeceğinden yaklaşık ispat koşulu ve İİK'nın 257.madde ön görülen koşullar oluşmadığından ihtiyati haczin talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, İİK'nın 257. maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz şartları bu aşamada oluşmadığından, İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olup 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının hazineye gelir kaydına, yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcın mahsubuna, yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.07/05/2025
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!