WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Mayıs 2026

YARGITAY ISTANBUL BOLGE ADLIYE MAHKEMESI 43. HUKUK DAIRESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/567
KARAR NO: 2025/654
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 27/02/2025 (Ara Karar)
NUMARASI: 2024/561 Esas (Derdest)
TALEP: İhtiyati Tedbire İtirazın Kabulü
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/05/2025
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbir isteyen davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
TALEP: İhtiyati tedbire itiraz eden-davalı vekili itiraz dilekçesinde özetle; mahkemece 23/10/2024 tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbir kararı verildiğini, ihtiyati tedbir kararı ile müvekkilinin ... Ltd Şti'deki yönetim ve temsil yetkisinin kaldırıldığını ve kayyım atandığını ancak davacıların işlem ve eylemleri nedeniyle iş göremez halde bulunan şirketin müvekkili tarafından çalışır hale getirildiğini, iş yerine ilişkin askıda olan ve işlemlere devam eden iş yeri ruhsatının alındığını, 25/10/2024 tarihi itibari ile iş yerinin çalışır halde olduğunu, ...com'a verilen ilanın dava dışı şirket ile bir ilgisinin olmadığını, neresi olduğu belli olmadığı gibi metre karesinin gerçek olmadığını, itiraz eden vekili 21/02/2025 tarihli dilekçesinde de ilana bakıldığında tek fotoğraflı birden çok ilan yer aldığını, ilan edilen yerin şirket ile bir ilgisinin bulunmadığını, mahkemece tayin edilen kayyımında istifa ettiğini, müvekkilinin hissesinin %70 olduğunu, davacıların İstanbul 10 ATM nin 2024/551 esas sayılı dosyasından ortaklıktan çıkma talepli dava açtıklarını, müvekkilinin ve ilgili şirketin haklarına gereği gibi savunabilmesi için temsil yetkisinin devamının elzem olduğunu belirterek mahkememizce verilen 23/10/2024 tarihli ihtiyati tedbirin kaldırılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu ara kararı veren ilk derece Mahkemesi tarafından ihtiyati tedbire itiraz hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, "İhtiyati tedbire itiraz dilekçesi ekinde sunulan Beşiktaş Belediye Başkanlığına ait iş yeri açma ve çalıştırma ruhsatı incelendiğinde, 25/10/2024 tarihi itibari ile ruhsatın alındığı anlaşılmıştır. Mahkememizce atanan temsil kayyımı ... tarafından dosyaya sunulan 31/01/2025 tarihli dilekçede dava dışı ... Ltd Şti'nin faaliyetinin devam ettiğini belirterek 31/12/2024 tarihli detay mizanını dosyaya sunmuştur. İtiraz eden vekili, 27/02/2025 tarihli duruşmadaki beyanında daha önce ruhsatın askıda iken yeniden alınarak dosyaya sunulduğundu, ruhsattan sonra mührün açıldığını, iş yerinin faaliyeti geçtiğini, 3 aydır faaliyette olduğunu, iş yerinin devren satlık ilanının şirket ile ilgili bulunmadığını, kayyım atandığı için kira sözleşmesini yapamadıklarını çünkü yetkinin kayyımda olduğunu belirterek ihtiyati tedbirin kaldırılması istemini tekrarlamıştır. Mahkememizce verilen ihtiyati tedbir kararından sonra , işyeri açma ve çalışma ruhsatının alındığı, kayyım raporuna göre işletmenin faaliyette olduğu, ihtiyati tedbire itiraz eden tarafından emlak sitesine verilen ilanın kendisi tarafından verilmediğinin ve söz konusu ilanın dava dışı şirketin faaliyet gösterdiği yere ilişkin olmadığı iddia etmesi ve bu durumun çekişmeli olduğu da dikkate alınarak, iş yerinin faaliyete geçmesi nedeniyle mahkememizce verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılması gerektiği kanaatine ulaşılarak ihtiyati tedbirin kaldırılmasına" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir isteyen davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının 2023 ve 2024 yılına ilişkin genel kurul çağrısı ve toplantılarını yapmadığını, dava dışı şirketin kuruluşundan bugüne değin kar dağıtımının yapmadığını, dava dışı şirkete taahhüt ettiği esas sermaye borcunun büyük bir kısmını halihazırda ödememediğini, dava dışı şirketten yüksek miktarlarda borç alması ve dava dışı şirketin içini boşaltma gayesi gütmediğini, davacı bilge sağnak altun tarafından yapılan ortaklık ödemelerinin davalı tarafça kendi adına kaydettirilmesi suretiyle davacının zarara uğratıldığını, davacı ... tarafından dava dışı şirkete demirbaş olarak alınan roasting makinesinin davalı tarafça satılarak yerine daha ucuz bir makine almak suretiyle sermayenin eritilmesi ve bu hususta hiçbir ortağın onayının alınmadığını, davalı tarafça dava dışı şirketin özen yükümlülüğüne aykırı olarak yönetilerek dava dışı şirketin ciddi vergi borç ve cezaları altına sokulması ve halihazırda bu borçların katlanarak artmaya devam ettiğini, davalının dava dışı şirkette sigortasız eleman çalıştırmadığını, dava dışı şirkete çalışma ruhsatı ile tarım izni belgelerinin alınmadığını, davalı tarafça dava dışı şirketin işletildiği yere ilişkin hukuken sakat bir kira sözleşmesi yapılması ve bu hususun hala düzeltilmemesi kabul edilen ihtiyati tedbir talep dilekçesinde de belirtildiği üzere dava dışı şirketin ruhsatının olup olmadığına ilişkin müzekkerenin yazılmasının hemen akabinde Beşiktaş Belediyesi önce müzekkereye cevap vermiş ve dava dışı şirketi çalışma ruhsatı bulunmaması sebebi ile mühürlediğini, mahkemenin 23.10.2024 tarihli ihtiyati tedbir kararında yer vermiş olduğu gerekçeler ile 27.02.2025 tarihli ihtiyati tedbire itiraz ara kararında yer vermiş olduğu gerekçeler arasında ciddi tutarsızlıklar bulunduğunu, zira kurumlardan gelen cevabi yazılarda dava dışı şirkette sigortasız eleman çalıştırıldığının, bu nedenlerle dava dışı şirkete vergi cezasının kesildiğinin belirtildiği açık bir şekilde ortaya konduğunu, dava dışı şirket 2022 yılında kurulmuş ve işbu yargılamanın başlangıç süresi olan 2024 eylül-ekim aylarına kadar bizzat davalı tarafça ruhsatsız çalıştırıldığını, basiretsiz bir tacir olan davalı tarafın kusuruyla da mühürlendiğini, başka bir deyişle davacılarca işbu davalar ikame edilmese davalı tarafın bu eksiklerde hiçbir aksiyon almayacağı hususu, almadığı süre de gözetildiğinde pektabii sabit durumda olup sonuç olarak verilen ihtiyati tedbir kararının gerekçesinde yer alan hiçbir hususun halihazırda değişmediğini, dava dışı şirketin faaliyette olması davalı tarafça dava dışı şirketin usule uygun ve herkesin hakkını gözettiği anlamını taşımamakla birlikte davalı tarafın dava dışı şirketi özen yükümlülüğüne uygun yönettiğini de göstermediğini mahkemece verilen ihtiyati tedbire itiraz ara kararındaki gerekçe ihtiyati tedbir kararları ile ulaşılmak istenen sonuca tamamen aykırı olduğunu, ortağın başvurusu üzerine mahkeme, haklı sebepler varsa, çoğunluk istemese bile ortaklık iç ilişkilerine kanundan dolayı müdahale edilebildiğini, daha önce dava dışı şirkete ihtiyati tedbir kararı ile atanan yönetim kayyımı ...'un yerel mahkemeye sunmuş olduğu mizan incelendiğinde dava dışı şirketin ortaklardan alacaklar başlığı altında davalı tarafın şirkete 606.905,50-tl borcu olduğu açık bir şekilde belirtildiğini, davalı tarafın almış olduğu yüklü miktarda borç ve taahhüt ettiği sermayenin ödenmemiş kısmı halihazırda dava dışı şirkete yüklenmiş vergi borçlarının büyük kısmını kapatacak mahiyette olduğunu, davalı şirketin ne derece baştan savma yönetildiği ticari defterlere dahi hakim olamayan bir yönetici olduğu gözetildiğinde açık bir şekilde görüldüğünü, sonuç olarak; yaklaşık ispat açısından her türlü haklı sebebi bulunduğunu, Ttk'da düzenlenmiş bir özel hükme ilişkin olup ispat vasıtaları da bu hükme göre değerlendirileceğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen ihtiyati tedbirin kaldırılmasına ilişkin 27/02/2025 tarihli kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE: Talep, limited şirket müdürünün azli istemiyle açılan davada şirkete tedbiren yönetim kayyımı atanması, istemidir.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, talep konusuna ilişkin olarak ihtiyati tedbir şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.20/04/2022 tarihinde yayımlanan Ticaret Sicil Gazetesine göre, 20/04/2022 tarihinde tescil edilen dava dışı ... Gıda Limited Şirketi'nin sermayesi 80.000 paya ayrılmış olup, bunun 56.000 adeti ...'e, 12.000 adeti ...'a, 12.000 adeti ...'a aittir. Esas sözleşme ile aksi kararlaştırılıncaya kadar ... müdür olarak seçilmiştir.İhtiyati tedbir isteyen davacı tarafça, davalı şirketin kötü yönetildiği iddiasıyla dava dışı şirkete yönetim kayyımı atanmasını talep edilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 630/2. Maddesinde, her ortağın haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebileceği düzenlenmiştir. Ancak anılan maddede bu halde alınacak önlemlere ilişkin bir düzenleme yapılmamıştır. Bu nedenle, limited şirket yöneticisinin azli davasında yapılan kayyım talebi hakkında ihtiyati tedbire ilişkin genel hükümlerin uygulanması gerekir.6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 389/1. Maddesi, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir, şeklindedir. HMK'nın 390/2 maddesine göre de, tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Ayrıca bu kapsamda ihtiyati tedbir talebinin somutlaştırılması gerekir.Yukarıda ifade edildiği üzere HMK'nın 390/2 maddesine göre, tedbir talep eden taraf, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Yaklaşık ispattan anlaşılması gereken ise usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Buradaki amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için tam ispat gerekmez. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez. Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nda, limited şirkete yönetim kayyımı atanmasına ilişkin herhangi bir düzenleme yoktur. Zira şirketin genel kurul tarafından seçilen müdürler tarafından idare olunması esastır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu(TMK)'nun 427/4. Maddesinde, bir tüzel kişinin gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa yönetim kayyımı atanacağı düzenlenmiş olmakla birlikte, davalı şirkette organ boşluğu bulunduğuna dair herhangi bir iddia mevcut değildir. Bunun yanı sıra, dava dosyasında henüz bilirkişi incelemesi de yapılmamıştır. Yargılamanın bulunduğu aşama itibariyle dosyada yaklaşık ispat bulunmadığından davalının müdürü olduğu dava dışı ... Limited Şirketi şirketine tedbiren yönetim kayyımı atanmasının şartları bulunmamaktadır. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir isteyen davacılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati tedbir isteyen davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati tedbir isteyen davacılar tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İhtiyati tedbir isteyen davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 15/05/2025