WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Mayıs 2026

YARGITAY ISTANBUL BOLGE ADLIYE MAHKEMESI 4. HUKUK DAIRESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1215
KARAR NO: 2025/1749
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 26/11/2024
NUMARASI: 2024/377 Esas - 2024/829 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız İhtiyati Hacizden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/04/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirketin ..., ... IMO numaralı Tanzanya bayraklı Tuzla / Türkiye limanında bağlı bulunan ... isimli geminin maliki ve donatanı olduğunu, haksız ihtiyati haciz talep eden taraf ... ise işbu şirketin %50 hissedarı olan babası ... (...)'nun vefatından sonra tek mirasçı olduğu iddiasıyla ve 2022 yılından bu yana anılan gemiye ilişkin müvekkillerden yeterli bilgi alamadığı için ortaklık haklarına engel olunduğu gerekçesiyle İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/90 sayılı dosyada ihtiyati haciz talebinde bulunduğunu, talep eden tarafın konuyu kasıtlı ve kötü niyetli olarak gerçek dışı aksettirmesi sebebiyle mahkemece yanlış hukuki değerlendirme yapılmış olup uyuşmazlığın konusunun geminin mülkiyetine ve zilyetliğine ilişkin deniz alacağı olduğu gerekçesiyle TTK 1352/1-t hükmü uyarınca haksız ihtiyati haciz kararı verildiğini, taraflarınca bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 2024/374E. 2024/580K. Sayılı kararı ile İİK'nın 265/son maddesi uyarınca, itirazlarımız haklı görülmüş, ihtiyati hacze itirazın kabulüne, ilk derece mahkemesinin Tanzania Bayraklı ... IMO numaralı ... isimli geminin ihtiyaten haczine dair verdiği 03.11.2023 tarihli ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verildiğini, davalı yanın iddialarının aksine ihtiyati haciz talebine dayanak gösteren alacağın deniz alacağı olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını, haksız ihtiyati haciz kararı kaldırıldığını, haksız ihtiyati tedbir nedeniyle tazmin şartları oluştuğunu, dolayısıyla müvekkillerin bu süreçte uğradığı zararın tazmini gerektiğini, ihtiyati haciz talep eden talep dilekçesi tek mirasçı olduğu şeklinde gerçek dışı beyanda bularak mahkemeyi yanılttığını, dava konusu geminin haksız bir şekilde limanda bağlı tutulması, sefere çıkmaması, bu hususların aynı sektördeki diğer şirketler tarafından açıkça görülmesi, müşterilerin durumdan haberdar olması vb. Sebepleriyle müvekkillerin ticari itibarının da zarara uğradığını, ticari yaşamda uzun yıllardır saygın ve güvenilik bir şirket profili çizen müvekkili şirketin sonrasında böyle bir olayla itibarı zedelenmiş ve 100.000,00 TL manevi tazminat talep etme zorunluluğu hasıl olduğunu, müvekkili şirketin uğramış olduğu ve bilirkişi incelemesiyle hesaplanarak belirli hale gelecek maddi zararların, şimdilik belirsiz alacak davası olarak 400.000 TL'sinin haksız ihtiyati haczin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminine, müvekkili şirketin uğramış olduğu 100.000 TL'lik manevi zararın haksız ihtiyati haczin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminine, İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/90 D.iş sayılı dosyasına yatırılan teminatın hiçbir surette ihtiyati haciz talep eden tarafa geri iade edilmemesine ve işbu davanın kabulü ile müvekkillerin bu süreçte uğramış olduğu zararın karşılığı olarak taraflarına ödenmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davanın görevsiz mahkemede açıldığını, mahkeme tahtında ikame edilen işbu davanın derdest olduğunu, bu nedenle mahkemenin dava şartı noksanlığından işbu davanın reddedilmesini, aksi kanaate ise 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/107 dosyasının işbu dava için bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacılar tarafından müvekkile babasının ölümü ardından 2022 yılından beri gemiye ilişkin hiçbir bilgi verilmediğini, geminin yaptığı seflerler ve şirketin kar payı paylaşımı yapılmadığını, bu doğrultuda ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına ilişkin kararın kanuna aykırı olduğunu, ihtiyati haciz başvuru konu ... gemisinin mülkiyetinin hangi şirkete ait olduğunun olmadığını, TTK 1352-t bendinde belirtilen uyuşmazlık konusu davacılar ve yüksek mahkeme tarafından yanlış yorumlandığını ve haklı ihtiyati haciz kararlarının kaldırıldığını, davacılar tarafından tazminat talepli dava ikame edilebilmesi için zararın doğduğunun ispata muhtaç olduğunu, dava dilekçesinde de zararı ispatlamaya yönelik hiçbir belge bulunmaması sebebiyle davanın reddi gerektiğini, müvekkilinin mirasın tek temsilcisi olduğu 29 Haziran 2023 tarihli ... ve Grenadinler mahkemesinden verilen apostilli yetki belgesi ise sabit olduğunu, davada davacıların manevi tazminat talebinde bulunmasının kanuna ve hukuka aykırı olduğunu, manevi tazminat talebinin şartlarının oluşmadığını, haksız ve hukuki mesnetten yoksun işbu davanın esastan reddine, mahkeme aksi kanaate ise 17 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/107 Esas numaralı dosyasının bekletici mesele yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "...6100 sayılı HMK'nın 399/2. maddesinde lehine ihtiyati tedbir kararı verilen taraf, ihtiyati tedbir talebinde bulunduğu anda haksız olduğu anlaşılır yahut tedbir kararı kendiliğinden kalkar ya da itiraz üzerine kaldırılır ise haksız ihtiyati tedbir nedeniyle uğranılan zararı tazminle yükümlüdür. Haksız ihtiyati tedbirden kaynaklanan tazminat davası, esas hakkındaki davanın karara bağlandığı mahkemede açılır. Tazminat davası açma hakkı, hükmün kesinleşmesinden veya ihtiyati tedbir kararının kalkmasından itibaren, bir yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Aynı düzenleme, 2004 sayılı İİK’nın 259/4. fıkrasında "tazminat davası ihtiyati haczi koyan mahkemede dahi görülür" şeklindedir.Haksız haciz istemine dayalı tazminatta taraflar tacir ve olay tarafların ticari işletmeleri ile alakalı ise görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir.6100 sayılı HMK'nın 1.maddesinde "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir" düzenlenmiştir.6102 sayılı TTK'nın “Ticari davalar ve çekişmesiz yargı türlerinin görüleceği mahkemeler” başlıklı 5. maddesi ise; "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." düzenlenmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 30. maddesinde, Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür. Usul ekonomisi, medenî yargılama hukukuna egemen olan ilkelerden biridir. Emredici nitelikteki bu ilke, yargılamanın amacına hizmet eden araçlardan biridir. Usul ekonomisi, yasalarda öngörülen düzenleme çerçevesinde yargılamanın kolaylaştırılmasını, yargılamada öngörülen olağan zaman süresinin aşılmamasını ve gereksiz gider yapılmamasını amaçlar ve bunu hâkime bir görev olarak yükler. Bu bağlamda, “basitlik”, “hızlılık” ve “ucuzluk” usul ekonomisini oluşturan ögeler olarak ortaya çıkar. Somut uyuşmazlıkta, 2004 sayılı İİK 259/son madde ve 6100 sayılı HMK'nın 399/2.maddesi gereğince, dava konusu haksız ihtiyati haciz nedeniyle maddi manevi tazminat talebinde bulunulduğundan ve haksız ihtiyati hacizden kaynaklanan tazminat davası, esas hakkındaki davanın karara bağlandığı mahkemede açılacağından Mahkememizce görevsizlik kararı vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davanın, 6100 satılı HMK'nın 399/2 ve 2004 sayılı İİK'nın 259/4 maddeleri uyarınca Mahkememizin görevsizliği sebebiyle dava şartı yokluğundan ve usulden reddine, ..." karar verilmiştir.Verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Görevsizlik kararının hukuka aykırı olduğunu beyanla Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Davada görevsizlik kararı verilmesinin hukuka uygun olmadığını, davanın doğrudan reddedilmesi gerektiğini beyanla Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; Haksız ihtiyati haciz iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.HMK 399. maddesinde yer alan tazminat davalarında lehine ihtiyati tedbir kararı verilen taraf ihtiyati tedbir talebinde bulunduğu anda haksız olduğu anlaşılır ya da tedbir kaldırılır ise haksız ihtiyati tedbir nedeniyle uğranılan zararı tazminle yükümlüdür. Haksız ihyati tedbirden kaynaklı tazminat davası esas hakkındaki davanın karara bağlandığı mahkemede açılır. İİK 259. Maddesinde ise; " ihtiyati haciz isteyen alacaklı hacizde haksız çıktığı takdirde borçlunun ve 3. Şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan mesuldür. Tazminat davası ihtiyati haczi koyan mahkemede dahi görülür." hükmünün yer aldığı anlaşılmaktadır. Buradaki "ihtiyati haczi koyan mahkemede dahi görülür" hükmü zorunlu olarak davanın o mahkemede görüleceğine ilişkin değil o mahkemede de davanın görülebileceğine ilişkindir. Dava konusu edilen geçici hukuki koruma tedbiri, ihtiyati hacze yöneliktir. Davacı haksız eylem sebebiyle tazminat talep etmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava olabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafının da tacir olması ve ticari işletmeleriyle ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan Kanun maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan olması gerekli ve yeterlidir. Aynı Kanun’un 5/2. maddesinde ticari davaların, ayrı Asliye Ticaret Mahkemesi olan yerlerde o yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinde görüleceği hükme bağlanmış, maddenin 3. fıkrasında; Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi arasındaki ilişki görev ilişkisi olarak belirlenmiştir. Eldeki dosyada; Taraflar tacir olup, davalı tarafından yapılan haksız haciz sebebiyle dava konusu zararın gerçekleştiği iddia olunmuştur. Bu eylem her iki tarafın ticari işletmeleriyle ilgilidir. Tarafları da tacir olan uyuşmazlığın ticari dava olarak Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp çözülmesi gerekmektedir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2017/1454 E, 2019/5777 K) Dava, 6100 Sayılı HMK'nun 399. maddesi gereğince açılan dava olmadığından genel göreve ilişkin hükümler geçerli olduğundan ve mahkeme de görevli bulunduğundan, davanın esastan sonuçlandırılması gerekirken görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamıştır. Yukarıda açıklanan hususlar gereğince taraf vekillerinin istinaf talebinin usulen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a/3. maddesi gereğince görev yönünden kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf talebinin yukarıda açıklanan sebeplerle KABULÜ ile, İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/377 Esas 2024/829 Karar sayılı, 26/11/2024 günlü kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/3. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde kendisine iadesine,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/3. ve 362/1/c. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 30/04/2025