T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/57
KARAR NO : 2026/36
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 18/11/2025
NUMARASI: 2025/846 E
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 12/01/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin kaçak ekipleri tarafından 25.05.2023 tarihinde ilgili tesisatta yapılan kontrolde "EPDK Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42.maddesinin 1/b bendi gereğince ilgili kullanım yerinde dağıtım sistemine müdahale edilerek/ ayrı bir hat çekmek suretiyle sayaçtan geçirilmeksizin mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi kullanıldığı" tespit edilmekle davalı adına ... seri nolu kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı tanzim edildiğini, tespite dair fotoğ- raf ve video kaydının da mevcut olduğunu, bu tutanak gereğince tahakkuk olunan borç ödenme- diğinden davalı aleyhine İstanbul 36. İcra Dairesi'nin ... E Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı ile takibin durmasına sebebiyet verdiğini ,davadan önce yapılan tüm sulh görüşmeleri ve arabuluculuk sürecinin olumsuz sonuçlandığını, Davalı tarafından davacıya karşı İstanbul 12.Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2023/373 Esas 2025/506 K sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığını ve mahkemece"DAVANIN REDDİNE " karar verildiğini,
Borçlunun kaçak elektrik kullandığının sabit olup ihtiyati haciz yönünden yaklaşık ispatın ve diğer koşulların sağlandığını beyanla; İ.İ.K. 257. vd. maddeleri uyarınca, dava takip kesinleşinceye kadar teminatsız veya mahkemece uygun görülecek teminat karşılığı, borçlunun, borca yeter miktarda menkul, gayrimen- kulleri ile 3. Şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczi ve menkullerin muhafazasına, Davalı-borçlunun haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, İİK 67/2. maddesi uyarınca davalının hükmolunan bedelin %20den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkûm edilmesine, Yargılama harç ve masrafları ile vekalet ücretinin de davalıya tahmiline karar veril- mesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacının Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında "...nolu sözleşme için 257.737,44 TL " açıklaması ile takip başlattığını, yetkiye ve borca itiraz nedeniyle İstanbul 36.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından yeniden ödeme emri gönderildiğini ve müvekkilinin yasal süresinde itiraz ettiğini,
Davacı, dava dilekçesinde genel hatlarıyla borcun kaynağının ... seri nolu kaçak elektrik tutanından kaynaklandığını belirtmekte ise icra dosyasından ise borcun sebebinin farklı oldu- ğunu, alacaklının takipte dayanmadığı belgelere itirazın iptali davasında dayanamayacağını,
Davacı şirket çalışanlarının muhtelif tarihlerde müvekkilinin dükkan olarak kullandığı yere geldiğini, hiçbir açıklama yapmadan ve dükkan içine dahi girmeden sayacı değiştirdiklerini, davacı firma çalışanları dışında hiç kimsenin sayaca müdahale etmediklerini,
Müvekkili ile davacı yan arasında İstanbul 12.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/373 Esas sayılı dosyasından kaçak elektrik kullanıldığı iddiasıyla fahiş tutarlarda muhtelif faturalar düzen- lenmesi nedeniyle açılan menfi tespit davasında karar verilmiş ise de, verilen karar kesinleşmediğin- den İstanbul 12.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/373 Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapıl- masının gerektiğini, Kabul anlamına gelmemekle birlikte tutanakta hesap edilen kullanımın doğru olup olmadığının tespitinin uzmanlık gerektiren bir husus olduğunu, alacağın çekişmeli olduğunu,ihtiyati haciz kararı verilmesi halinde müvekkilinin haciz baskısı altında olacağını,ekonomik zarara uğraya- cağını beyanla ihtiyati haciz talebinin ve davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesi'nce 18.11.2025 tarihinde "İHTİYATİ HACİZ TALEBİNİN REDDİNE " karar verilmiştir.İstinaf Başvurusu:Ara karar davacı tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde:Davalının dava konusu mahalde harici hat ile kaçak elektrik kullandığına dair tutanağın vs delillerin dosyaya sunulduğunu, kaçak tüketim bedeline ilişkin faturanın son ödeme tarihinde ödenmediğini, icra takibinin itiraza uğradığını, davalı tarafça açılan menfi tespit davasının reddedildiğini,alacağın muaccel olduğunu, ihtiyati haciz yönünden yaklaşık ispatın sağlandığını ve diğer yasal koşulların oluştuğunu beyanla ara kararın kaldırılmasını ve ihiyati haciz kararı verilmesini istemiştir. İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Davacı ... kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan alacağının tahsili talebiyle borçlular aleyhine icra takibine girişmiş, borçlunun takibe itirazı üzerine takip durduğundan itirazın iptali talebiyle eldeki davayı açmıştır.Davacı vekili, dava dilekçesinde alacağı güvence altına almak amacıyla ihtiyati haciz talep etmiştir. Mahkemece ihtiyati haciz talebi reddedilmiş ve bu karar istinafa getirilmiş olmakla, istinaf konusu kararın niteliğine göre, bu aşamada uyuşmazlık ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluş- madığı ve yaklaşık ispatın sağlanıp sağlanmadığı noktasındadır. 2004 sayılı Kanun’un “İhtiyati Haciz Şartları” kenar başlıklı 257.maddesi şöyledir:Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:1.Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2.Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya ken- disi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa;
Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.”, Aynı Kanun’un “İhtiyati Haciz Kararı” kenar başlıklı 258. maddesi; “İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. İhtiyati haciz talebinin reddi kararı gerekçeli olarak verilir ve bu karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Yüzüne karşı aleyhinde ihtiyati haciz kararı verilen taraf da istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruları öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.” hükmünü içermektedir. 6100 sayılı Kanun’un “İhtiyati Tedbir Talebi” kenar başlıklı 390. maddesinin (3) numaralı fıkrası; “Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.” hükmünü içer- mektedir. Anılan maddenin gerekçesinin yaklaşık ispata ilişkin bölümü ise şöyledir; “...Geçici hukukî koruma yargılamasını, asıl hukukî korumadan ayıran diğer bir özellik ispat ölçüsü bakımın- dadır. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada (normal bir yargılamada) yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü, hâkim, mevcut ispat ve delil kuralları çer- çevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez. Örneğin, bir alacak davasında taraflardan biri bir sözleşmenin varlığına dayanıyorsa, hâkim bu sözleşmenin varlığı konusunda (mevcut ispat yükü ve delil kuralları çerçevesinde) tam bir kanaate sahip olmalıdır. Yani, zayıf veya kuvvetli bir ihtimal, karar vermek için yeterli değildir. Sözleşmenin varlığı konusunda tam kanaat uyanmazsa, o zaman, ispat yükü kendine düşen tarafın aleyhine bir karar verilmesi gerekir. Ancak, kanun koyucu, bazen ya doğrudan kendisi düzenleme yaparak ya da işin niteliği ve olayın özelliği gereği hâkime, bu durumu belirterek, ispat ölçüsünü düşürme imkânı ver- miştir. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Doktrinde bu yön, karar verilmesi için tam ispat ölçüsü yerine yaklaşık ispat ölçüsü olarak ifade edilmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez.Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir.Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır.Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin müm- kün olduğu ihtimalini göz ardı etmez.Bu sebepledir ki, genelde geçici hukukî korumalara özelde ihtiyatî tedbire ve ihtiyatî hacze karar verilirken, haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulu- nandan teminat alınması öngörülmüştür.Geçici hukukî korumalarda, bazen karşı tarafın dinlenmemesi, tüm delillerin ayrıntılı bir biçimde incelenmesine yeterli zamanın olmaması gibi sebeplerle, yaklaşık ispat yeterli görülmüştür. Bu çerçevede, aslında ispat ölçüsü bakımından bir yenilik getirilmemekle birlikte, “yaklaşık ispat” kavramı kullanılarak, doktrinde kabul gören ifade Tasarıya alınmış, ayrıca burada hem tam ispatın aranmadığı belirtilmiş hem de basit bir iddianın yeterli olmadığı vurgulanmak istenmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar.Özel hukuk tüzel kişisi olan talep eden şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tara- fından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204. maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir (Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954, sayılı ilamları da aynı yöndedir.). Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı ilamında gerekçeleri belirtilmek suretiyle kaçak ele trik tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olmadığı, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas ol- duğu, ispat yükünün kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden şirkete ait olduğu, kaçak elektrik kullanımının çeşitli yöntemlerle yapılabilmesi nedeniyle tespit işlemleri için farklı usuller ve buna bağlı olarak yapılacak çeşitli işlemler öngörüldüğünden her uyuş- mazlıkta somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, kaçak elektrik kullandığı tespiti üzerine ilgili mevzuat uyarınca tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle yapılan ihtiyati haciz başvurularında; somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerden, alacağın ve 2004 sayılı Kanun’un 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceğini belirtmiştir.Yukarıda belirtilmiş olduğu üzere, haksız fiile dayalı davalarda alacağın haksız fiil tari- hinde muaccel olacağından, koşulların bulunması halinde "ölçülülük ilkesi" de nazara alınarak talep edilen alacağın tamamı üzerine olmasa da, bir miktar alacak için ihtiyati haciz kararı verilebileceği tartışmasızdır.Dosya kapsamından;1-... çalışanları tarafından davalının oto yıkama olarak işlettiği " adresindeki iş yerinde, 25.05.2023 tarihinde kontroller sonucu, abonelik mevcut iken "Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği Md.42/1-b uyarınca harici hat ile" kaçak elektrik kullanıldığı tespit edilmekle görevliler tarafından davalı adına ... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiği, (tespit anında davalının hazır olduğu, ancak imzadan imtina ettiği)2-Tutanak gereğince, borçlu adına 05.06.2023 son ödeme tarihli 84.193,24 TL ve 165.681,48 TL bedelli faturaların tahakkuk edildiği,3-Faturalar son ödeme tarihinde ödenmediğinden İstanbul 36. İcra Dairesi'nin 2025/ 27522 E Sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatılarak, 249.874,72 TL kaçak tüketim bedeli + 6.663,32 TL gecikmiş gün faizi + 1.199,40 TL faizin KDV'sinden ibaret toplam 257.737,44 TL alacağın tahsilinin talep edildiği,4- Borçluyu temsilen vekilinin ibraz ettiği 04.10.2025 tarihli dilekçede " Müvekkile gönderilen ödeme emrinde alacaklı gözüken tarafa müvekkilin herhangi bir borcu bulunmamaktadır. İş bu sebeple borca itiraz etmekteyiz. Borca itirazımız sebebi ile takibin müvekkil açısından durdurulmasını talep ederiz. Asıl borca, takip dayanağına, işleyecek faize, oranına ve miktarına faizin KDV'sine itirazımız vardır." şeklinde beyanda bulunduğu, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği,5- Davadan önce başvurulan arabuluculuk sürecinin anlaşmazlık ile sonuçlandığı,6- İtirazın iptali talebiyle eldeki davanın açıldığı ,7- Davacı tarafından söz konusu tutanak ve faturalar ile ilgili olarak İstanbul 12.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/373 E. Sayılı dosyası üzerinden açılan menfi tespit davasının red hükmü ile sonuçlandığı, dosyanın istinaf aşamasında olduğu anlaşılmaktadır.Neticede, takibe konu alacağın varlığı ve miktarının yargılama aşamasında sunulan deliller ve bilirkişi raporuyla belirleneceği tartışmasız ise de, ibraz olunan kayıtlara göre davalı yö- nünden "yaklaşık ispat"ın sağlandığı ve ihtiyati haciz şartlarının oluştuğu değerlendirilmiştir.Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değer- lendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmekle, davacının istinaf başvurusunun kabu- lüne, istinaf konusu18.11.2025 tarihli ara kararın kaldırılmasına, tespit edilen eksiklik yeniden yargı- lama gerektirmediğinden, HMK 353/1-b-2 md. Gereğince aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının istinaf talebinin kabulüyle HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince karar kaldırılarak yeniden esas hakkında; 1- İhtiyati haciz talebinin kabulüne, 05.06.2023 son ödeme tarihli 84.193,24 TL ve 165.681,48 TL bedelli faturalar ile faturalarla sınırlı olmak üzere, borçlunun , 249.874,72 TL tuta- rındaki (asıl) alacağı karşılamaya elverişli menkul ve gayrimenkul malları, 3. Kişilerdeki hak ve alacakları üzerine kayden ihtiyati haciz tesisine,2- HMK 87.md. gereğince, ihtiyati haciz işleminden dolayı borçlu ve 3. şahısların uğ- ramaları muhtemel zarar ve ziyana karşılık, (249.874,72) alacağın %15'i oranında (37.481,20 TL) teminatın İlk Derece Mahkemesi'nce tahsiline, 3- Teminat yatırıldığında ihtiyati haciz kararından bir suretinin infazı için talep eden davacı tarafa verilmesine,Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 12/01/2026
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!