T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/2778
KARAR NO: 2025/1144
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 29/05/2024
NUMARASI: 2019/641 E - 2024/345 K
DAVANIN KONUSU: Alacak
KARAR TARİHİ: 29/04/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında müvekki- linin “Fabrika-1” “Fabrika-2” ve “Mamul Depo” olmak üzere üç adet sayacı için gerekli olan elektrik enerjisi ihtiyacının giderilmesi amacı ile 01.12.2017 imza tarihli bir Serbest Tüketici Elektrik Satış Sözleşmesi imzalandığını, işbu sözleşme ile davalı şirketin müvekkili şirkete 01.01.2018-31.12.2018 tarihleri arasındaki dönem ile sınırlı olmak üzere üç adet sayacın her biri için Perakende Satış Birim Fiyatı 0,214 TL/KWH üzerinden elektrik tedarik etmeyi kabul, beyan ve taahhüt ettiğini, taraflar arasındaki ticari ilişki devam etmekte iken davacının herhangi bir bildirimde bulunmaksızın ve her hangi bir haklı nedene dayanmaksızın tek taraflı olarak 01.10.2018 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere sözleşmeyi feshettiğini ve müvekkili şirketin de fabrikalarının bulunduğu bölgede yetkili bulunan dava dışı ... Satış A.Ş.'den ulusal tarife fiyatlandırması üzerinden son kaynak tedarikine gitmek zorunda kaldığını, taraflar arasındaki sözleşmede açıkça davalının fiyat değişikliği,döviz kurundaki dalgalanma vs sebeplerle sözleşmenin feshinin talep edilemeyeceğine ilişkin düzenleme yapıldığını , davacının 2018 Kasım ve Aralık aylarında sözleşmenin feshi nedeniyle uğradığı zararın büyük boyutlara ulaştığını ve bu zararın oluşumunda müvekkilinin atfı kabil kusu- runun bulunmadığını, müvekkilinin haksız fesihten kaynaklanan zararının giderilmesinin gerektiğini, ancak davalı tarafın arabuluculuk görüşmelerinde zararın tazminini kabul etmediğini, tarafların anlaşa- madığına ilişkin tutanak düzenlendiğini beyanla; taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafça haksız feshi nedeniyle müvekkilinin 2018 yılının Kasım ve Aralık aylarındaki zararına karşılık şimdilik 40.000,00 TL'nin müvekkili şirkete dava dışı ... A.Ş. tarafından gönderilen faturalardaki vade tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile davalıdan tahsiline ,yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili 19.12.2024 tarihli dilekçesi ile; dava değerini 683.318,99 TL artırmış, neticede 723.318,99 TL tazminatın hüküm altına alınmasını istemiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; Döviz kurlarındaki olağandışı dalgalanmalar, olum- suz sektörel gelişmeler, menfi piyasa koşulları, tüm ülke ekonomisi etkileyen ekonomik/ jeopolitik konjonktür, elektrik üretiminde elzem ve vazgeçilmez bir rolü olan kömür, doğal gaz gibi kaynakların ham maddelerin neredeyse tamamının ithal ediliyor olması ve elektrik üretiminde, ithal kaynakları- nın % 50'yi aşan payı, TL'nin özellikle USD, EUR ve GBP gibi yabancı paralar karşısında yaşadığı yüksek oranda değer kaybı, petrol ve doğalgaz fiyatlarında tüm dünyada görülen yukarı doğru hare- ketlenmeler, sadece ülkemize mahsus olmayan küresel ölçekteki ekonomik, jeopolitik ve endüstriyel problemler, enerji piyasalarının tüm dünyada yeniden şekillenme eğilimine girmesi, Uluslararası pazarları ve fiyatları doğrudan etkileyen politik belirsizlikler gibi öngörülmeyen ve tahmin edilmeyen olağandışı hususlar hasebiyle müvekkili şirketin, davacı taraf ile akdettiği Elektrik Satış Sözleşmesini güncellemek istediğini, bu yönde davacıya defaatle e-posta ve üst yazı gönderdiğini ancak davacıdan olumlu hiçbir geri dönüş alınmadığını, müvekkilinin ise bu ağır ekonomik ve sektörel koşullar altında daha fazla mağdur olmamak adına önceden bildirimde bulunmak üzere davacı ile arasındaki sözleş- meyi haklı nedenle feshetmek zorunda kaldığını, son 7 ay süresince ülkemizde ve dünyada vuku bulan olağandışı gelişmeler ve mücbir sebepler de sözleşmenin müvekkili şirket tarafından haklı nedenle feshedilmesini desteklediğini, davacının müvekkili şirket yüzünden zarara uğradığı yönündeki iddialarını hiçbir suretle kabul etmediklerini, bir zararı doğmuşsa da bu zararın da asli sorumlusunun kusurlu davranışları ile davacının kendisi olduğunu, ezcümle davacının dilekçelerinde bahsi geçen durumların, müvekkili şirketin ya da tacirlerin öngörebileceği, tahmin edebileceği ve buna göre önlem alabileceği mahiyette olmadığını, tüm dünyada mali ve iktisadi piyasalar bakımından öngörülebil- menin mümkün olmadığı bir dönemde vuku bulan gelişmeler sebebiyle dava konusu sözleşme uyarınca tedarik edilmesi gereken elektrik enerjisi maliyetlerinin olağanüstü bir şekilde yükseldiğini, bu durumun bir sözleşmenin kurulmasını sağlayan edimler arasındaki dengeyi bozduğunu ve sözleşme işlem temelinin çöktüğünü, sözleşmenin ifasının imkansız hale geldiğini, sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini, davacı tarafın sözde faiz talebine, faiz oranlarına ve faiz başlangıç tarihlerine itiraz ettiklerini beyanla davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesi'nce: "Davanın KABULÜ İLE,40.000,00 TL'nin dava tarihi olan 25.11.2019'den itibaren; ıslah ile artırılan 683.318,99 TL'nin ise ıslahın yapıldığı 19.12.2023 tarihinden iti- baren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine "karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu: Hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; taraflar arasında elektrik satışına ilişkin 01.12.2017 sözleşmenin imzalandığını, ancak 2018 yılında döviz kurlarında olağandışı dalgalanma, elektrik üreti- minde elzem ve vazgeçilmez bir rolü olan kömür, petrol ,doğal gaz gibi kaynakların /ham maddele- rindeki fiyat artışı ,TL'nin özellikle USD, EUR ve GBP gibi yabancı paralar karşısında yaşadığı yüksek oranda değer kaybı gibi küresel ölçekteki ekonomik, jeopolitik ve endüstriyel problemler ne- deniyle davacı taraftan güncelleme talep edildiğini, ancak davacının buna yanaşmadığını, müvekkili yönünden sözleşmenin ifasının imkansız hale geldiğini, işlem temelinin çöktüğünü, mücbir sebeple ve haklı olarak sözleşmenin feshedildiğini, somut olayda tazminat koşullarının oluşmadığını, bilirkişi raporlarının çelişki ve hukuki değerlendirme içerdiğini, mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir. İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Taraflar arasında elektrik tedarikine ilişkin olarak 01.12.2017 tanzim 01.01.2018 baş- langıç tarihli sözleşme imzalanmış olup davacı bu sözleşmenin , davalı tarafça süresinden önce feshi nedeniyle başka tedarik şirketinden enerji temin etmek zorunda kaldığını beyanla bu nedenle uğra- dığı zararın tazminini talep etmektedir. Dosyaya ibraz olunan 01.12.2017 tarihli elektrik tedarik sözleşmesi gereğince, dava- lının 01.01.2018 ile 31.12.2018 tarihleri arasında -sözleşmenin 4. maddesinde yer aldığı üzere- 0,214 TL/kwh birim satış fiyatı üzerinden davacıya elektrik tedarik etmeyi kabul ve taahhüt ettiği, Ancak davalının elektrik piyasasındaki maliyetlerin yükseldiği, piyasa fiyatlarının bek- lentilerin çok üstüne çıktığı, elektrik satış birim fiyatının revize edilmesinin zorunlu hale geldiği, enerji birim fiyatında %3 indirim düzenlemesi ile tedarik etmeye devam etmek istediği, ancak bu talebin davacı tarafça kabul edilmemesi nedeniyle davalının sözleşmeyi 01.10.2018 tarihih-nde feshettiği anlaşılmaktadır. 1.) 6098 sayılı TBK'nun; "İfa imkansızlığı " başlıklı 136.maddesinde genel olarak;" Borcun ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle imkânsızlaşırsa, borç sona erer.Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde imkânsızlık sebebiyle borçtan kurtulan borçlu, karşı taraftan almış olduğu edimi sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri vermekle yükümlü olup, henüz kendisine ifa edilmemiş olan edimi isteme hakkını kaybeder. Kanun veya sözleşmeyle borcun ifasından önce doğan hasarın alacaklıya yükletilmiş olduğu durumlar, bu hükmün dışındadır.Borçlu ifanın imkânsızlaştığını alacaklıya gecikmeksizin bildirmez ve zararın artmaması için gerekli önlemleri almazsa, bundan doğan zararları gidermekle yükümlüdür." "Kısmi ifa imkânsızlığı" başlıklı 137.maddede: "Borcun ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle kısmen imkânsızlaşırsa borçlu, borcunun sadece imkânsızlaşan kısmından kurtulur. Ancak, bu kısmi ifa imkânsızlığı önceden öngörülseydi taraflarca böyle bir sözleşmenin yapılmayacağı açıkça anlaşılırsa, borcun tamamı sona erer.Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde, bir tarafın borcu kısmen imkânsızlaşır ve alacaklı kısmi ifaya razı olursa, karşı edim de o oranda ifa edilir. Alacaklının böyle bir ifaya razı olmaması veya karşı edimin bölünemeyen nitelikte olması durumunda, tam imkânsızlık hükümleri uygulanır. "Aşırı ifa güçlüğü" başlıklı 138. maddede; " Sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirir ve borçlu da borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olursa borçlu, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Sürekli edimli sözleşmelerde borçlu, kural olarak dönme hakkının yerine fesih hakkını kullanır." şeklinde düzenleme yapılmıştır.2.)Taraflar arasındaki sözleşmenin " SATIŞ BİRİM FİYAT VE FATURA TUTARININ HESAPLAMA YÖNTEMİ" başlıklı 4. maddesinde; "Bu Sözleşme kapsamında uygulanacak elektrik enerjisi birim satış fiyatı 0,214 TL/kwh olarak belirlenmiş olup;Müşterinin belirlenen tüketim dönemine ait aktif enerji tüketim miktarı ile tarife birim fiyatı (KrŞ/KWh) çarpılarak aktif enerji bedeli hesaplanır. EPDK tarafından belirlenmiş olan Dağıtım Bedeli, Fonlar ( Sanayi için şu an yürürlükte olan % 1 Enerji Fonu, %1 Elektrik ve Havagazı Tüketim Vergisi ) ile mevzuatın zorunlu kıldığı diğer bedeller ile bu bedellerin toplamı üzerinden % 18 Katma Değer Vergisi eklenerek faturaya yansıtılır. İşbu madde çerçevesinde belirlenen Perakende Satış Birim Fiyatı hiçbir koşul altında değiştire- meyecek olup Perakende Satış Birim Fiyatı'nın işbu sözleşme süresi boyunca sabit olarak kalacağını taraflar peşinen kabul beyan ve KABUL ederek, mevzuatın belirlediği bu ek bedeller haricinde Tedarikçi tarafından Müşteri'nin faturaların herhangi bir ek bedel (YEKDEM/SIFIR BAKİYE vb.) yansıtılmayacaktır. Taraflar, Sözleşme'nin imza tarihi itibariyle Müşteri'nin tâbi olduğu tarifede öngörülen Perakende Satış Birim Fiyat bedelini 0,214 TL/kwh olarak belirlendiğini ve söz konusu fiyat ve bedellerin, yeni yürürlüğe girecek ve/veya yürürlükteki mevzuatlarda oluşabilecek değişiklikler, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (“EPDK”) uygulamaları ve tüm ilgili kamu kurum ve kuruluşları tarafından tesis edilecek işlem ve alınacak kararlar, enerji fiyatlarını etkileyen diğer nedenler, döviz kurunda yaşanacak değişiklikler gibi etkenler sebebiyle Tedarikçi Müşteri'yi bilgilendirmek , yazılı onayını almak ve taraflar arasında yazılı olarak mutabık kalınması kaydıyla fiyat ayarlaması yapabilir. Taraflar arasında yazılı olarak mutabık kalınamaması durumunda sözleşme aynı şartlarla ve aynı birim fiyat üzerinden devam eder. Mutabık kalınması durumunda Yeni fiyat uygulamasına mutabık kalınan ilk fatura döneminden itibaren başlanır.Taraflar işbu sözleşmeyi mevcut ve gelecekteki piyasa koşullarını öngörerek basiretli tacir sıfatına haiz olarak imzaladıklarını, Tedarikçinin işbu maddedeki hususların vuku bulması ve Müşteri'nin yeni fiyat uygulamasına yazılı olarak onay vermemesi halinde sözleşme ila belirlenmiş tutar üzerinden elektrik tedarik işlemini gerçekleştireceğini peşinen kabul beyan ve taahhüt ederler."denilmiştir.Sözleşmenin bu hükmü ile gereğince EPDK uygulamaları neticesinde enerji fiyatlarını etkileyen durumlarda tedarikçi/davalının müşteri/davacıyı bilgilendirmesi gerektiği ve ancak yazılı onayı bulunması ve yazılı olarak mutabık kalınması kaydıyla fiyat ayarlaması yapılabileceğini, mutabık kalınmaması halinde sözleşmenin aynı şartlarla aynı birim fiyat üzerinden devam edeceği açıkça kararlaştırılmıştır. Gelinen bu aşamada, ifa imkansızlığı veya güçlüğü nedeniyle sözleşmenin uyarlanması yoluna gidilmediği, davalının güncelleme talebinin davacı tarafça kabul edilmediği , kaldıki, tacir durumunda olan davalının sözleşmenin imzalandığı sırada , içinde bulunduğu sektör itibariyle daha sonra EPDK uygulamaları ve tüm ilgili kamu kurum ve kuruluşları tarafından tesis edilecek işlem ve alınacak kararlar, enerji fiyatlarını etkileyen diğer nedenler, döviz kurunda yaşanacak değişiklikler gibi etkenleri öngörmemiş olmasının beklenemeyeceği, dolayısıyla mücbir sebebin varlığından bahsedilemeyeceği açıktır.Hal böyle olunca, davalının sözleşme süresinin bitiminden önceki fesih bildirimi haksız olup davacının bu nedenle uğradığı zararın tazmini gerekir.Davacının bir önceki dönem olan Ekim 2018 dönemine ilişkin zararının tazmini talebiyle İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açtığı 2018/1205 E., 2020/661 K. Nolu dava ile ilgili olarak, -İlk Derece Mahkemesince "DAVANIN KABULÜNE, 394.040,51 TL 'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline " , -Davalının istinaf başvurusu üzerine dairemizce yapılan istinaf incelemesi sonucu 2021/ 425 E., 2021/3287 K. nolu ilam ile İlk Derece Mahkemesi'nce hükmedilen tazminat kararı yerinde bulunarak" davalının istinaf başvurusunun esastan reddine" -Dairemizin kararının temyizi üzerine Yargıtay 3. HD'nin 2022/803 E., 2022/7616 K. Nolu 11.10.2022 tarihli ilamında; " Sözleşmenin süresinden önce haksız feshi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle açı- lan eldeki davada, davacı; sözleşmenin 01.10.2018 tarihi itibariyle davalı tarafça feshedildiği, dava dışı elek- trik şirketinden daha yüksek birim fiyat üzerinden elektrik satın almak zorunda kaldığı, zarara uğradığından bahisle, ilgili fatura dönemine ilişkin aradaki fark bedeli işbu davaya konu etmiş olup; gerek dava dilekçesinde yapılan açıklamalardan gerekse dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, taraflar arasında imzalanan sözleşme ile kararlaştırılan elektrik satış birim fiyatı ile bahse konu dava dışı şirketten satın alınan birim fiyat belli olup, davacının dava açarken dava konusu alacağın miktarını belirleyebilmesi için uhdesinde gerekli veri ve bilgilerin bulunduğunun kabulü zorunludur. Bu durumda, dava konusu edilen alacağın belirsiz olmadığı, belirli bir miktar gösterilerek talepte bulunulmuş olması nedeniyle kısmi davaya konu edilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, ilk derece mahkemesince; yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular çerçe- vesinde, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 20.000,00 TL üzerinden açılan kısmi davada, talebin ıslah edilerek 394.040,51 TL’ye yükseltildiği, ıslah edilen kısım için davalının daha önce temerrüde düşürülmediği dikkate alınıp, ıslahla artırılan kısma ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken; yanılgılı değer- lendirme ile kabul edilen alacağın tamamına dava tarihinden itibaren faize hükmedilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılması ve ilk derece mahkemesi kararının düzeltilerek onanması, HMK'nın 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereğidir." denilerek neticede ; " Bölge adliye mahkemesi kararının KALDIRILMASINA ve ilk derece mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin çıkarılarak yerine; “Davanın kabulü ile 20.000,00 TL’nin dava tarihinden; ıslah ile artırılan 374.040,51 TL’nin ise ıslahın yapıldığı 07.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” ifadesinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA," karar verilmiştir.
İstinaf incelemesine konu eldeki davada ,mahkemece elektrik mühendisleri ..., ... ve Dr. ...'dan alınan rapor dosyadaki delillere ve mevzuat hükmüne uygun hükme ve yargısal denetime elverişli olup sözleşmenin erken feshi nedeniyle , davacının Kasım -Aralık 2018 döneminde uğradığı toplam zarar 723.318,99 TL olarak belirlenmiştir. Davacı taraf ıslah dilekçesi ile ,iş bu rapor doğrultusunda davasını ıslah etmiştir. Mahkemece Yargıtay 3. HD'nin yukarıda özetlenen kararına atıf yapılmak suretiyle kısmi dava kurallarına göre alacak hüküm altına alınmıştır. Açıklanan nedenlerle,ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değerlendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden,davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar verilmiştir.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 49.409,92 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 14.525,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 34.884,92 TL'nin istinaf eden davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 29/04/2025
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!