T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1875 Esas
KARAR NO: 2025/659
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 06/10/2021
NUMARASI: 2019/254 Esas, 2021/1018 Karar
DAVANIN KONUSU: KAYIT KABUL
KARAR TARİHİ: 08/05/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından müflis şirkete her biri Ağustos 2015 tarihinde düzenlenen toplam 986.978,06 TL tutarlı 6 adet faturaya karşılık müflis şirket tarafından verilen 31/12/2015 vade tarihli, 1.000.000,00 TL bedelli bononun icra takibine konu edildiğini, takibin itiraz edilmeksizin kesinleştiğini, faturalar ve sevk irsaliyelerine ilişkin bedellerin toplamının, icra takibi ile talep edilen bedel ile örtüştüğünü, faturalar ve sevk irsaliyelerinin alacağın kaynağını açıkça ortaya koyduğunu, buna göre müvekkilinin alacağının, faturalar, sevk irsaliyeleri, müflis şirket tarafından düzenlenen bono ve kesinleşmiş icra takibi ile sabit olduğunu belirterek müvekkilinin faizleri ve fer'ileri ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile toplam 986.978,06 TL tutarında alacağının iflas masasına kaydına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İLK DERECE MAHKEME KARARI:İlk derece mahkemesince; davacının 986.978.06 TL alacak talebini 6 adet satış faturasına dayandırdığı, talimat yoluyla alınan bilirkişi raporuna göre, davacı şirketin incelenen 2015-2016 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacının 31.12.2015 tarihi itibariyle müflis şirketten 964.617,61 TL alacağın olduğu, müflis şirketin ticari ilişkide davacı şirketten, alacağa dayandırılan 6 adet fatura dahil toplam 516.837.222,30 TL tutarlı fatura aldığı, buna karşılık 515.872.630,63 TL ödeme yaptığı, bu ödemeler içinde icra takibine konu olan 1.000.000,00 TL bedelli senedin ödeme kaydının olmadığı, ticari defterlerinde tespit edilen borç miktarının 964.591,76 TL olduğu, her iki defter kaydı arasında 25,85 TL fark olduğu, dava dilekçesinde beyan edilen faturalardan bakiye kalan ve 25,85 TL'lik farkın davacı tarafından belgelerle kanıtlanmadığı gerekçelerine istinaden müflis şirketin defterlerinde tespit 964.591,76 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesinin davanın kısmen reddine ilişkin kararının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayandığını, müvekkili şirketin ticari defterleri usulüne uygun tutulduğundan itibar edilmesi gerektiğini, buna göre müvekkilinin alacağının 986.978,06 TL olduğunun ispatlandığını, müflis şirketin muavin defterini sunmaması nedeniyle yapılan eksik incelemenin müvekkil şirketin alacak tutarının eksik hesaplanmasına neden olduğunu, bu nedenle eksik incelemeye dayanan, hatalı tespit ve hesaplamalar içeren 31/05/2021 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, İİK'nun 235. maddesi gereğince açılmış olan sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasıdır. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır. Müflis ... San. Tic. AŞ'nin İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/928 Esas sayılı dosyasında 09/11/2016 tarihi itibariyle iflasına karar verildiği ve iflas tasfiyesinin İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... İflas sayılı dosyasından basit tasfiye usulüne göre yürütüldüğü anlaşılmıştır. 2004 sayılı İİK'nun 235. maddesinde, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları, 223. maddenin üçüncü fıkrası hükmünün mahfuz olduğu belirtilmiştir. Maddede düzenlendiği üzere, sıra cetveline itiraz davası açma süresi 15 gündür. Süre, sıra cetvelinin ilanından itibaren başlar. İİK 166. maddedeki gazetelerde yapılan ilanlardan en son ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar. İflas masasına alacak yazdırırken, tebligatı kabulü elverişli adres gösterilerek, Adalet Bakanlığınca çıkarılan tarifede gösterilen yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle, İflas idaresince alınacak kararların kendisine tebliğ edilmesini istemiş olan alacaklılara, alacaklarının kabul veya ret edildiği ayrıca tebliğ edilir (İİK 223. Md). Bu alacaklılar için sıra cetveline itiraz davası açma süresi, sıra cetvelinin ilanından itibaren değil, bu tebligatın yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar. İflas tasfiyesinin yürütüldüğü İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... flas sayılı dosyasından verilen cevaba göre, davacının tebliğ masrafını yatırmadığı anlaşıldığından dava açma süresi en son ilan tarihinden itibaren başlayacaktır. Buna göre sıra cetveli 17/04/2019 tarihinde Milli Gazete'de, 22/04/2019 tarihinde ise Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanmış olup davanın ise 03/05/2019 tarihinde yasal hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Davacı vekili iflas masasına 110 kayıt sıra numarası ile alacak kayıt başvurusunda bulunmuş olup bonoya dayalı İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibinin kesinleştiğini, bonoya bağlı 986.978,06 TL asıl alacağın faizleri ile birlikte 1.106.449,72 TL olduğunu belirterek bu tutarın iflas masasına kaydını talep etmiştir. İflas masası tarafından, söz konusu icra takibinin iflas tarihinden sonra açılması sebebiyle yasaya aykırı olduğu, kayıt dilekçesi ve eklerinin alacağı yeteri kadar kanıtlamadığı ve alacağın yargılamayı gerektirdiği gerekçeleri ile kayıt talebinin reddine karar verilmiştir.Davacının ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla Mahkemece yazılan talimat üzerine bilirkişi tarafından sunulan 06/10/2020 tarihli raporda; davacının resmi defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, kapanış beratlarının zamanında yapıldığı, lehine delil teşkil edeceği, davaya konu faturaların resmi defterlere cari hesaplı (bedeli ödenmemiş) olarak işlendiği, müflis şirket tarafından davacı adına senedin düzenlendiği 21/08/2015 tarihinde davacının, müflis şirketten 11.162.976,01 TL alacağının olduğu, bu senedin ödeme tarihi olan 31/12/2015 tarihinde davacının, müflis şirketten 964.617,61 TL alacağının olduğu, 13/02/2017 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanan müflis şirketin basit tasfiyede alacaklılara davet ilan tarihinde davacının, müflis şirketten olan alacağının 986.978,06 TL olduğu, 25/11/2016 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde müflis şirketin iflasının resen tescil edildiği belirtilen 21/11/2016 tarihi itibariyle davacının, müflis şirketten olan alacağının 986.978,06 TL olduğu, İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında yürütülen takip tarihi olan 28/02/2017 tarihinde davacının, müflis şirketten 986.978,06 TL alacağının olduğu bildirilmiştir. Bilirkişi tarafından müflis şirketin ticari defterlerinin incelenmesi suretiyle sunulan 31/05/2021 havale tarihli raporda; müflis şirketin 2015-2016 yıllarında E-Defter mükellefi olduğu, davacı şirketle doğrudan ticari ilişkisini gösteren muavin defterinin (cari hesap ekstresi) sunulmadığı, taraflar arasındaki fatura yoğunluğu ve muavin defterinin sunulmaması karşısında davacının alacağının müflis şirketin mizan kayıtları ve dava konusu fatura kayıtları üzerinden değerlendirileceği, buna göre davacının alacağın dayandırdığı 986.978.06 TL tutarlı 6 adet faturanın müflis şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, müflis şirketin, süregelen ticari ilişkide davacı şirketten bu 6 adet fatura dahil toplam 516.837.222,30 TL tutarlı fatura aldığı, buna karşılık 515.872.630,63 TL ödeme yaptığı, bu ödemeler içinde, icra takibine konu olan 1.000.000 TL bedelli senedin ödeme kaydının olmadığı, davacı şirkete iflas tarihi itibariyle bakiye 964.591,76 TL borcunun bulunduğu, davacı şirketin ticari defterlerinde tespit edilen alacak miktarının ise 964.617,61 TL olduğu, aradaki 2,.85 TL farkın yuvarlama hesaplarından kaynaklandığı bildirilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili tarafından müflis şirkete 2015 Ağustos ayında 6 adet olmak üzere toplam 986.978,06 TL tutarlı fatura düzenlendiğini ve müvekkiline bu alacağına karşılık müflis şirket tarafından 21/08/2015 düzenleme ve 31/12/2015 vade tarihli, 1.000.000,00 TL bedelli bono verildiğini ileri sürmüştür. Bu bononun davacı tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından başlatılan kambiyo senetlerine mahsus icra takibine konu edilerek 986.978,06 TL asıl alacak ve 119.471,66 TL işlemiş faiz ile birlikte 1.106,449,72 TL'nin tahsili talep edilmiştir. Öncelikle iflas tarihinden sonra doğrudan müflis şirkete yapılan icra takibinin usulüne uygun olduğu söylenemez. Davacı vekili, bononun, dava konusu 6 adet faturaya karşılık müflis şirket tarafından verildiğini ileri sürmüş ise de, bononun düzeleme tarihi 21/08/2015 olup bu 6 adet faturanın düzenlenme tarihinden önce olduğu gibi ayrıca bononun, bu faturalara karşılık verilmek üzere düzenlendiği de mevcut delil durumu ile sabit değildir. Kaldı ki iflas masasına yapılan alacak kayıt başvurusunda da faturalardan bahsedilmemiştir. Buna göre her ne kadar icra takibi usulüne uygun olmasa da, davacı taraf iflas masasına yaptığı alacak kayıt başvurusu ile icra dosyasına konu ettiği asıl alacak ve faiz tutarının kaydını talep ettiğinden incelemenin de bu doğrultuda davacının bonodan kaynaklı müflis şirketin iflas masasına kaydı gereken bir alacağının bulunup bulunmadığı yönünden yapılması gerekir. Somut olayda, alınan bilirkişi raporlarına göre müflis şirketin, kendi defterlerine göre iflas tarihi itibariyle davacı şirkete 964.591,76 TL borcunun bulunduğunun, davacı şirketin ticari defterlerine göre ise, müflis şirketin 31/12/2015 tarihi itibariyle 964.617,61 TL ve iflas tarihi itibariyle 986.978,06 TL borcunun bulunduğunun tespit edilmesine, bilirkişi raporlarının ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık olması sebebiyle rapora yönelik itirazların yerinde olmamasına, her iki tarafın ticari defterlerinin 964.591,76 TL yönünden birbiri ile uyumlu olmasına, davacının bu miktardan daha fazla alacağının bulunduğunu ispat edememesine göre Mahkemece 964.591,76 TL'nin iflas masasına kaydına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/254 Esas, 2021/1018 Karar sayılı ve 06/10/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.08/05/2025
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!