T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2023/1521 Esas
KARAR NO: 2025/662 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 09/06/2023
NUMARASI: 2022/137 E. - 2023/157 K.
DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 14/05/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı müvekkili şirketin ''...'' markasını 2017 yılından beri kullanmakta olup, marka başvurusunu ise; Türk Patent ve Marka Kurumu'na 11.03.2022 tarihinde ... başvuru numarası ile yaptığını, müvekkiline ait markanın tescili için başvuru ilanının bültende yayınlanmış olup marka başvurusunun yapıldığı tarih itibari ile korumanın başladığını, müvekkili şirketin ... A.Ş.'ye bağlı, ... olarak kanuni şart ve gerekleri sağlayacak şekilde, eğitim ve öğretim hizmetleri alanında 14.08.2017 tarihinden beri alanında başarılı ve öncü bir eğitim kurumu olarak markalaştığını, müvekkili şirket bünyesindeki ...'un Rus dil okulu olarak İstanbul Bahçeşehir'de 5 yıla yakın süredir, kanuni şartlara uygun olarak ruhsatlı bir şekilde hizmet veren bir eğitim kurumu olduğunu, müvekkili şirkete ait eğitim kurumunun internet sitesinin ''www...com'' adresi olup, kurumun instagram hesabının '...'', facebook adresinin ''...'' adresi olduğunu, davalı tarafça davacı müvekkili şirkete ait olan ''...'' markasının müvekkili kurum çevresinde 2022 yılı Şubat ayı itibarı ile yine Rus dili üzerine eğitim hizmeti vermek üzere haksız bir şekilde kullanılmaya başlandığını, müvekkiline ait markanın logosunun taklit edilerek iltibasa yol açacak şekilde ''...'' adlı instagram adresi ve ''...'' adlı facebook sayfası oluşturularak mevcut ve muhtemel müşteri portföylerinin çekilmeye çalışıldığını, marka logosunun taklit edilerek davacıya ait markanın tanınırlığından yararlanıldığını, tüketicileri aldatıcı tutum ve davranışlarda bulunarak haksız kazanç elde ettiklerini, davalı tarafın sürekli adres değişikliği yaparak ve ruhsatsız şekilde başkalarına ait kurumlarda -halihazırda diğer davalının ... kurumu içerisinde- olduğunu, kendilerini ''...'' markasının gerçek hak sahibi gibi tanıttıklarını ve davacı müvekkiline ait marka hakkına tecavüz eylemlerini sürdürdüklerini, davalılardan ...'nın davacı müvekkiline ait kurumda bir dönem eğitici olarak çalıştığını, kurumun öğrenci ve veli profili bilgisine sahip olduğundan bu ihlalleri kolayca gerçekleştirebildiğini, davalı ... hakkında davacı müvekkilince Küçükçekmece 1. Aile Mahkemesi 2022/649 D.iş, 2022/650 Karar numarası ve Küçükçekmece 1.Aile Mahkemesi 2022/1081 D.iş. 2022/1095 Karar numarası dosyalarıyla uzaklaştırma kararları alındığını, mahkemece alınan bu kararların davalı tarafından defalarca kez ihlal edildiğini, diğer davalı ...'in de diğer davalı gibi davacı müvekkili kurumda bir dönem eğitici olarak çalıştığını ve marka hakkı sahibi davacı müvekkili şirketin yönetim kurulu ve şirket temsilcisi ile şahsi olarak husumetli olup, diğer davalı ile davacı müvekkiline ait marka hakkına tecavüz eylemleri gerçekleştirmekte olduğunu, müvekkili şirketin bu durum ile ilgili Esenyurt Milli Eğitim Müdürlüğü'ne başvuru yaptığını, müdürlükçe taraflarına verilen bilgide davalı ... ile ...'in davalı ...'ta öğretici olarak çalıştıkları bilgisine ulaştıklarını, davalı tarafça, davacı müvekkilinin "..." markasına yönelik olarak tecavüz eylemlerinin ciddi ve ağır bir şekilde devam ettiğini belirterek, açıklanan nedenlerle, marka hakkına tecavüzün tespiti ile men'ine, davalıların haksız eylemleri neticesinde 10.000,00 TL manevi tazminat ile fiili zarar ve yoksun kalınan kazanç kapsamında bilirkişilerce hesaplanarak belirlenecek miktar belirlenebilir olduğunda arttırılmak üzere şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın, marka hakkına tecavüz eylemlerinin tespit tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile müteselsil sorumluluk gereğince davalılardan alınarak davacı müvekkiline verilmesine, yargılama gideri ve karşı vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAPLAR: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu hakların mal rejiminin tasfiyesine konu olduğundan açılacak davalarının bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarının yahut değerinin belirlenebilir olduğunu, davacının işbu davayı belirsiz alacak davası olarak açtığını, davacının basiretli bir tacir olarak tazminat bedeli olarak kaybını hesaplayabilecekken belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar olmadığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu okulun müvekkili tarafından kurulduğunu, dava konusu markayı meşhur ve maruf hale getirenin müvekkili olduğunu, markanın gerçek hak sahibi olduğunu, müvekkilinin davaya konu markanın gerçek hak sahibi olmasının yanı sıra, FSEK madde 4 kapsamında markada yer alan figüratif unsurun da sahibi konumunda olduğunu, davacının kullanımlarının müvekkilinin FSEK kapsamında doğan haklarını ihlal eder nitelikte olduğunu savunarak, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Ticaret Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirkette kısa bir süreliğine görev alan diğer davalılar ... ve ...'e davacı tarafça yöneltilen iddiaların ... kurumuyla hiçbir alakası olmamakla birlikte, taraflarına yöneltilen bütün hukuki mesnetten yoksun iddiaları reddettiklerini, diğer davalı kişilerin, müvekkili kurumda kısa bir süreliğine çalıştıklarını, diğer davalılar ... ve ...'in müvekkili kurum ...'la hiçbir ilişkileri kalmadığını, dolayısıyla artık müvekkil kurumda çalışan sıfatları bulunmadığından pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davacının markası henüz tescil edilmediğinden tecavüzün söz konusu olamayacağını savunarak, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ..., usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.
MAHKEME KARARI: Bakırköy 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 09/06/2023 tarihli 2022/137 E. - 2023/157 K. sayılı kararıyla; "...Davaya konu olayda tecavüz iddialarına dayanak ... tescil numaralı marka davacı tüzel kişi adına tescillidir. Bu nedenle davalılardan Irına'nın, dava dışı gerçek kişi ile aralarındaki mal tasfiyesi davası işbu dava yönünden bekletici mesele yapılmamıştır. Aynı davalının, davaya konu markanın tescilinin bültende yayınlanma tarihi olan 12/04/2022 ile dava tarihi arasında, fiili markasal kullanımlarının, tescilli marka ile görsel, fonetik, kavramsal ve sınıfsal ayniyet arz ettiği ve aynı davalının önceye dayalı gerçek hak sahipliği iddiasına dayanak herhangi bir delil sunamadığı; bu itibarla söz konusu davalı bakımından marka hakkına tecavüzün hukuki koşullarının oluştuğu kanaatine ulaşılmıştır. Tazminat talepleri yönünden yapılan incelemede; Maddi tazminatın davaya konu markanın ekonomik önemi, geçerlilik süresi, sektördeki toplam satış hacmi, ihlalin boyutu, markaların tanınmışlığı, piyasa payı, tarafların mali hacimleri, üretim ve satış kapasiteleri dikkate alınarak ve tüm bu kriterler somut olaya uygulanarak net ve objektif bir şekilde tespiti sunulan deliller ile mümkün olmamış, davalı ...'nın haksız fiilinin boyutu, ihlal edilen hakkın derecesi, kusurun ağırlığı ve sunulan deliller hep birlikte değerlendirildiğinde; talep olunan 1.000,00 TL maddi tazminatın Borçlar Kanunu 50 - 51 maddesi hükümleri çerçevesinde hakkaniyetli olduğu; talep edilen 10.000,00 TL manevi tazminatın yukarıda anılı kriterler çerçevesinde dengeleyici ve adil olduğu kanaatine varılmakla, davanın, davalı ... yönünden kabulüne karar vermek gerekmiştir.Diğer davalılar ... Ticaret Limited Şirketi ve ... aleyhine, tecavüz teşkil edecek herhangi bir fiili markasal kullanım tespit edilememiş, bu yönde de delil sunulamamıştır. Bu kapsamda gerçek kişi davalıların, davalı ... Ticaret Limited Şirketi'nde çalışmış olmalarının, tecavüz fiilini birlikte gerçekleştirdiklerinin kabulüne tek başına yeterli olamayacağı, davalının aksi yöndeki savunmalarının aksinin davacı yanca ispatlanamadığı anlaşılmıştır. Davalı ... yönünden ise, dosya kapsamındaki söz konusu davalıya ait tek tespit olunan kullanım, davalının davaya konu markayı içeren rozet taktığı görselidir. Ne var ki sunulan deliller çerçevesinde, bilişim uzmanının da bulunduğu bilirkişi heyetince bu kullanımın tarihi tespit olunamamıştır. Kullanımın markanın yayım tarihinden önce olması halinde tecavüz fiilinin yasal koşulları gerçekleşmemiş olacağından, bu davalı yönünden de davanın ispatlanamadığı kanaatine ulaşılmıştır. Bu noktada davacı vekili davalı ...'e ait "@..." isimli hesabın incelenmediği itirazında bulunmuş ise de söz konusu hesabın raporun 13.sayfasında incelendiği ve yukarıda anılı görsel dışında bir bilgi delile ulaşılamadığı görülmüştür. Tüm bu nedenlerle davacının davasının davalı ... açısından kabulüne; davalılar ...t Limited Şirketi ve ... yönünden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Davacının davasının davalı ... açısından KABULÜ İLE, -Söz konusu davalının davacıya ait ... tescil numaralı markasından doğan haklarına tecavüzün tespiti ile bu tecavüzünün menine, -TBK 50 ve 51. Maddesi çerçevesinde takdiren 1.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın 12/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacının davasının davalılar ... Ticaret Limited Şirketi ve ... yönünden REDDİNE…" karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMLERİ: Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini, delillerinin toplanmadığını ve değerlendirilmediğini, bilirkişi raporuna yaptıkları itirazların giderilmediğini, Veliler ile müvekkili arasında yapılan yazışmalarda davalıların müvekkilinin marka hakkını ihlal ettiklerinin açıkça görüldüğünü, Esenyurt Milli Eğitim Müdürlüğü'nden aldıkları yazıların ve davalıların sosyal medya hesaplarına ilişkin sundukları delillerin dikkate alınmadığını, Tanık deliline dayandıkları halde Mahkemece tanıklarının dinlenilmesinden vazgeçilerek, eksik inceleme ile karar verildiğini, Alınan bilirkişi raporunda marka tescil başvuru tarihine göre inceleme yapıldığını, bu durumun hatalı olduğunu, Davalı ...'in diğer davalı Irina ile marka hakkına tecavüz eylemlerini gerçekleştirdiği sabit olduğu halde, bu davalının yalnızca tek kullanımı olduğuna dair gerekçenin yerinde olmadığını, bu davalı hakkındaki davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, Davalıların marka hakkını ihlal eylemlerini davalı... Kurumu'nda gerçekleştirdikleri sunulan delillerle ispat edildiği halde bu davalı hakkındaki davanın da reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Maddi tazminatın hesaplanması için bilirkişi raporunda incelenmesi gereken delillerin toplanmadığını ve incelenmediğini, davalı ...'nın banka hesaplarının incelenmediğini, ek rapor taleplerinin reddedildiğini belirterek, açıklanan ve mahkemece re'sen göz önüne alınacak nedenlerden dolayı istinaf taleplerinin kabulüne karar verilerek, yerel mahkemece verilen davanın kısmen reddi kararının kaldırılarak davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; müvekkilinin davacı şirketin yetkilisi ...'den boşandığını, Davacı şirketin 08/08/2017 tarihinde ... tarafından kurulduğunu, 01/10/2018 tarihinde ise şimdiki eşi ...'a devredildiğini, ancak müvekkilinin boşandığı 20/05/2021 tarihine kadar bu kişiyi şirkette kimsenin tanımadığını, Müvekkilinin eşinin mal kaçırma kastıyla hareket ettiğini, müvekkilinin Küçükçekmece 7. Aile Mahkemesinde açtığı mal rejiminin tasfiyesi davası 2022/820 Esas, 2022/1194 Karar sayılı kararının 07/10/2022 tarihinde verilmesine rağmen, Mahkemece sonucunun beklenmediğini, kararın ... tarafından haksız olarak temyiz edildiğini, Maddi tazminat miktarının davacı tarafça hesaplanması mümkün olduğu halde, belirsiz alacak davası olarak açılan davanın usulden reddi yerine kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, Dava tarihinde davacının markasının henüz tescil edilmediğini, bu nedenle davacının davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, Davaya konu okulun müvekkili tarafından kurulduğunu, geliştirildiğini, marka ve logonun da müvekkili tarafından oluşturulduğunu, buna ilişkin tanık dinletme taleplerinin mahkemece değerlendirilmediğini, Marka ve logonun müvekkili tarafından 30 Ağustos 2017 tarihinde oluşturulduğuna dair bilgisayar üzerinde inceleme yapılması taleplerinin de mahkemece değerlendirilmediğini, Dava konusu markayı meşhur ve maruf hale getirenin müvekkili olduğunu, bu nedenle markanın gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, Davacının maddi zarara uğradığını ispatlayamadığını, bu nedenle maddi tazminat talebinin haksız olduğunu, Rusça eğitim verilmesi için Rusya ile anlaşma yapılması gerektiğini, müvekkilinin bu anlaşmayı yaptığına dair sözleşme örneğinin ve yeminli tercümesinin dosyaya sunulduğunu, müvekkili olmadan bu eğitimin verilemeyeceğini, Davaya konu marka ve logonun mal rejimine konu olduğunu, markanın gerçek hak sahibi müvekkili olduğundan, davacının kullanımlarının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, SMK'nun 6/3. maddesindeki tescilsiz kullanım hakkı için kullanımın markasal nitelikte olması ve ciddi kullanımın gerçekleşmiş olması, markanın kullanımla ayırt ediciliğe ulaşması gerektiğini, Davacının ise tek dayanağının tescilli markasının olduğunu, Türk Hukukunda marka tescilinin açıklayıcı etkiye sahip olduğunu, gerçek hak sahipliği ilkesi gereğince müvekkilinin marka tescili yaptırmasına gerek olmadığını,SMK'nın 155. maddesi uyarınca davacının tescilli markasını daha önceki marka haklarına karşı savunma olarak ileri süremeyeceğini,Müvekkilinin dava konusu markanın gerçek hak sahibi olmasının yanı sıra FSEK'in 4. maddesi uyarınca markadaki figüratif unsurun da mali ve manevi haklarının sahibi olduğunu, davacının kullanımlarının müvekkilinin FSEK'ten kaynaklanan haklarının ihlali niteliğinde olduğunu, buna rağmen davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, açıklanan ve resen göz önüne alınacak nedenlerle; Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2022/137 Esas, 2023/157 Karar numaralı ve 09.06.2023 tarihli haksız ve hukuka aykırı kararının kaldırılarak davanın reddine, mahkeme aksi görüşte ise yeniden yargılama yapılması için dosyanın bozularak ilk derece mahkemesine gönderilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Dosya arasında bulunan Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları incelendiğinde; 11/03/2022 başvuru, 11/10/2022 tescil tarihli, ... tescil numaralı "..." markasının 41. Sınıfta davacı şirket adına tescil edildiği tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince marka vekili ..., mali müşavir ... ve bilgisayar mühendisi ...'den oluşan bilirkişi heyetinden alınan 29/03/2023 havale tarihli bilirkişi heyet raporunda; "Davalı ... açısından 12 Nisan 2022 sonrası kullanımların SMK m.7 ve m.29. uyarınca marka hakkına tecavüz teşkil edecek mahiyette kabul edilebileceği, önceki tarihli diğer kullanımların yukarıda açıklanan nedenlerle SMK kapsamında markaya tecavüz oluşturmayacağı, her ne kadar Davalı ..., SMK m.6/3 kapsamında gerçek hak sahibi olduğunu iddia etmekte ise de, davalı şahsın gerçek hak sahipliğini ispatlar nitelikte yeterli delilin dosya kapsamında mevcut olmadığı, davalı ... Danışmanlık Ve Ticaret Limited Şirketi açısından tecavüze dair kullanımın tespit edilemediği, dolayısıyla SMK kapsamında markaya tecavüz oluşmayacağı, davalı ... açısından mevcut tek kullanımın rozet üstünde yer alan kullanım olduğu, ancak tarih bilgisinin teyit edilemediği, dolayısıyla SMK kapsamında markaya tecavüz oluşmayacağı, tazminat talebi açısından: heyetlerindeki marka ve bilişim uzmanı üyelerince davalı tüzel kişilik tarafından bir tecavüzün varlığı saptanamasa da Mahkemenin tecavüzün varlığına hükmetmesi durumunda hesaplama yapılabilmesi için davacı yandan ve davalı şirketten aşağıdaki belgelerin talep edildiği, ancak işbu raporun teslimi için heyetimize verilen süre içinde mezkûr belgelerin heyetimize henüz ibraz edilmediği, muhtemel tecavüz fiilinin -tescil nedeni ile- 2022 yılında gerçekleştiği varsayımı altında 2022 yılı Kurumlar Vergisi Beyannamesi henüz kesinleşmediğinden bu durumun makul olduğu, tüzel kişilikleri olmayan ve vergi mükellefi olduklarına dair emare bulunmayan davalı şahıslar yönünden ticari defter ve yevmiye kaydı incelemesi yapılamayacağı, dava konusunun somut bir emtia ve ölçülebilir bir hak olmadığı ciheti ile miktar ve birim cinsinden bir hesaplamaya gidilemeyeceği, ancak haksız kullanıma hükmedilmesi halinde dava konusu marka altında eğitim alan öğrenci sayısı ve birim fiyatlama bakımından hesaplama yapılabileceği, bunun da mümkün olmaması durumunda davalı tüzel kişinin brüt satışları ve net satışları üzerinden yaklaşık bir oranlama yapılabileceği, bu seçeneğin davalı şirketin tüm gelirlerinin dava konusu marka altında elde edildiği varsayımı ile yapılabileceği, işbu raporda teknik ve marka vekili bilirkişilerce davalı şirket yönünden somut bir tecavüz tespit edilemediğinden herhangi bir hesaplama yapılmadığı, ayrıca davalı şirketin gelir-giderlerinin 2022 vergi dönemi bakımından henüz kesinleşmediği…" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir.
GEREKÇE: Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat davasıdır.Mahkemece davalı ...hakkındaki davanın kabulüne, diğer davalılar hakkındaki davaların reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davalı ... vekilinin istinaf taleplerinin incelenmesinde; her ne kadar marka ve logonun davalı müvekkili tarafından oluşturulduğu ve tescilsiz olarak kullanılması nedeniyle gerçek hak sahibinin müvekkili olduğu iddia edilmişse de, davaya konu markanın tescil başvuru tarihinden önce de davacı şirket adına kullanıldığının dosyada mevcut deliller ve davacı şirketin sosyal medya hesapları üzerinde yapılan incelemeler ile tespit edildiği, davacı şirketin 08/08/2017 tarihinde "..." esas unsurlu ticaret unvanı ile tescil edildiği, davalı ...’nın eski eşi ...’in eski yetkilisi olduğu, markanın da şirket adına kullanıldığının anlaşıldığı, markanın ve logonun davalı Irina tarafından oluşturulduğu kabul edilse dahi davalının şahsi kullanımının bulunmadığı, bu nedenle gerçek hak sahibi olmadığı anlaşılmıştır. Davalı vekili mal rejiminin tasfiyesi davasının sonucunun beklenmesi gerektiğine dair istinaf talebinde bulunmuşsa da, mal rejimi tasfiyesi sonucunda davalının eski eşinin pay sahibi olduğu davacı şirketteki payından dolayı mali hak sahibi olduğunun ispatlanması halinde, yalnızca parasal olarak hakkının karşılığını alabileceği, markanın sahipliğiyle ilgili bir karar verilemeyeceği, mal rejimi davası bu davanın sonucunu etkilemeyeceğinden, Mahkemece bu davanın sonucunun beklenmemesi yerindedir. Davacının markasının dava tarihinde tescilli olmamasının dava açmasına engel teşkil etmeyeceği, dava açılmadan önce tescil başvurusu yapılan davacı markasının yargılama sırasında tescil edildiği, kaldı ki davacının tescilsiz kullanım haklarına da dayandığı anlaşıldığından, davalı vekilinin davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığına ilişkin istinaf talebi de kabul edilmemiştir.Davacı tarafça, davalı tarafın ticari kayıtları hakkında bilgi edinilmesi ve dava açılmadan önce maddi tazminat tutarının hesaplanabilmesi mümkün olmadığından, maddi tazminat davasının belirsiz alacak davası olarak açılmasında da hukuka aykırılık yoktur.Ayrıca mevcut dosya kapsamına göre, markada gerçek hak sahipliğinin kime ait olduğuna ve davalıların markaya tecavüz edip etmediklerine ilişkin taraf tanıklarının dinlenmemesinde de hukuka aykırılık mevcut değildir.Davacı vekilinin istinaf taleplerinin incelenmesinde; davalı ...’ya karşı açtıkları davanın tümden kabul edilmesi, davacı vekili tarafından bedel artırım talebinde bulunulmaması nedeniyle, bu davalıyla ilgili istinaf talepleri kabul edilmemiştir.Davacı vekilinin davalı ... ve ... Tic. Ltd. Şti.’ne ilişkin istinaf talepleriyle ilgili yapılan incelemede ise; bu davalıların davacıya ait markaya tecavüz ettiklerine dair delil bulunmadığından, mahkemece bu davalılar hakkında açılan davaların reddine karar verilmesi de yerindedir.Tüm bu nedenlerle; her iki taraf vekilinin de istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf istemlerinin ESASTAN REDDİNE, 2-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen istinaf istemlerinin ESASTAN REDDİNE, 3-Davacı yandan alınması gereken 615,40 TL maktu harçtan, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davalı ...'dan alınması gereken 615,40 TL maktu harçtan, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL eksik harcın davalı ...'dan alınarak hazineye irat kaydına, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 6-İstinaf yargılama giderleri olarak yalnız Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 288,00 TL (posta-teb-müz) masrafının 1/2 oranında 144,00 TL'sinin davalı ...'dan alınarak, davacıya verilmesine, 7-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 14/05/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!