T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO:2023/1512 Esas
KARAR NO:2025/655 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:30/05/2023
NUMARASI:2017/744 E. - 2023/529 K.
DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:14/05/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinden ...'in ...'in babası olduğunu, müvekkili ... ile davalılardan ... arasında ceza davasının mevcut olduğunu, taraflar arasında husumet olduğunu, 01/06/2015 düzenleme tarihli, 10/10/2015 vade tarihli, 125.000,00-TL bedelli ve 01/06/2015 düzenleme, 01/10/2016 vade tarihli, 125.000,00-TL bedelli, borçlusu ..., kefili ..., alacaklısı ... olan iki adet sahte senetle borçlandırıldıklarını, senetlerdeki imzaların hiçbirinin müvekkillerine ait olmadığını, senet fotokopilerinden imzalarının sahte olduğunun belli olduğunu, icra dosyasındaki ödeme emirlerinin tebliğ edildiği adreste müvekkili ...'nın eşi, müvekkili ...'in annesi ... için komşusu yazmakta olduğunu, imzadan imtina ettiğini belirtilerek tebligatların muhtara bırakıldığının belirtildiğini, ancak müvekkilinin annesinin tebligatı almamasının söz konusu olamayacağını, kendisini komşusu olarak tanıtamayacağını belirterek, neticede müvekkillerinin senetlerden dolayı borçlu olmadıklarının tespitine, sahte senet yapan davalıların alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama gider ve vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkillerine verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVAYA CEVAP:Davalı ... cevap dilekçesinde; davacılara satış yaptığından dolayı, alacağına karşılık senetleri aldığını, bu senetleri ...'a borcu sebebiyle verdiğini, davacıların sattığı malın karşılığını ödemediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacılar aleyhine ... sayılı dosyasından kambiyo evraklarına mahsus yolla icra takibi başlatıldıktan sonra iş bu huzurda görülen davanın açıldığını, ... sayılı dosyası incelendiğinde; davanın davalısının alacaklı sıfatı ile, davanın davacısı borçlu aleyhine 29.03.2017 havale/harç tahsil tarihinde toplam 275.696,93.TL alacak üzerinden icra takibine başlandığını, takip dayanağının 01.06.2015 düzenleme tarihli, 10.10.2015 vadeli, 125.000,00.TL ve 01.06.2015 düzenleme tarihli, 01.10.2016 vadeli, 125.000,00 TL bedelli toplam 250.000,00 TL tutarında iki adet bono olduğunu, bono lehtarının ..., bono borçlularının her iki davalı borçlu olduğu, davalı-alacaklı ...’ın ise meşru hamil olduğunun görüleceğini, davacı-borçlunun açmış olduğu takip sonrası menfi tespit davasında özetle; takibe konu senetlerdeki yazı ve imzaların davacı-borçlulara ait olmadığını, bonoların senet lehtarı ...’ya verilmediğini, davalı-alacaklı ...’la senet lehtarının birlikte hareket ettikleri duyumunu aldıklarını beyan ettiğini, davacı-borçlu her ne kadar senet lehtarı ... ile ticari bir ilişkisinin olmadığını iddia etse de, ...’nun davaya karşı vermiş olduğu cevap dilekçesinde ve ekinde yer alan belgelerde aralarında bir ticari ilişkinin varlığını gösterir kayıtların olduğunun görüldüğünü, davacı-borçlunun ticari ilişki çerçevesinde ortaya koymuş olduğu tüm anlatımların diğer davalıyla yaşadığı ilişkiyi etkileyeceğini, kendilerini hiçbir halde bağlamayacağını, kendilerinin davacı-borçlu ile senet lehtarı arasındaki ticari ilişkinin boyutunu bilmelerinin söz konusu olmadığını, ciro silsilesine bakıldığında davalı-alacaklı müvekkilinin iyiniyetli üçüncü şahıs olduğunu, öte yandan ciro yolu ile senetleri aldığı bono lehtarı ...’dan alacaklı olduğunu, bu durumun ...’nun kabulünde olduğunu, bu nedenle davacı-borçlunun lehtara karşı ileri sürebileceği def'ileri davalı-alacaklıya karşı ileri sürmesinin hukuken mümkün olmadığını, davacı-borçluların bono altındaki imzaların kendilerine ait olmadığı iddiasının denetiminin ise yargılama sürecinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağını, bonoların ciro yoluyla müvekkilinin eline geçmiş olması, müvekkili ile senet lehtarı arasında var olan ticari ilişkinin bizzat diğer davalı senet lehtarı tarafından kabul edilmesi, müvekkilinin bono üzerindeki ilişkide üçüncü şahıs ve iyiniyetli olması, borçlu keşidecinin senede dair her türlü defi’sini müvekkiline karşı yöneltmesinde hukuki engelin bulunması karşısında, açılan davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, senet borçlusu davacının açmış olduğu bu dava nedeniyle kötüniyetli kabul edilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddine, haksız nedenle dava açan davacı borçlular aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 30/05/2023 tarihli,2017/744 Esas, 2023/529 Karar sayılı kararı ile "…Davacı keşideci ... yönünden yapılan incelemede; mahkememizce hükme esas alınan grafoloji bilirkişi raporlarında, yargılamaya konu senetler üzerindeki imzaların davacının eli ürünü olmadığının belirtildiği görülerek, hukuka uygun incelemeye dayalı bilirkişi raporları kapsamında davacının dava konusu senetler ve icra takibi sebebiyle borçlu olmadığına karar verilmiştir.Davacı keşideciye aval veren (kefil) ... yönünden yapılan incelemede; mahkememizce hükme esas alınan 28/09/2022 havale tarihli kök ve 04/04/2022 havale tarihli ek grafoloji bilirkişi raporlarında, yargılamaya konu senetler üzerindeki imzaların davacının eli ürünü olduğunun belirtildiği görülerek, hukuka uygun incelemeye dayalı bilirkişi raporları kapsamında dava konusu senetler üzerindeki imzaların davacıya ait olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Ancak, aval veren kimse, kimin için taahhüt altına girmişse, tıpkı onun gibi sorumlu olmaktadır. Takip konusu bonolarda davacı ... aval veren durumunda olup, asıl borçlu gibi bonolardan sorumludur. Ancak, lehine aval verilen kimse (davacı ...) mutlaka bir bono borçlusu olmalıdır. Bonoda, sorumlu olarak görülmeyen bir kimse için verilen aval geçersizdir. Somut olayda görüldüğü gibi bonolardaki imzalar keşideciye ait değildir. Keşideci davacı ... için aval vermiş olan davacı ... bonolardaki keşidecinin imzasının gerçek olmaması nedeniyle bonolardaki bedellerden sorumlu tutulamaz. Bu nedenlerle davacı ... yönünde de, dava konusu senetler ve icra takibi sebebiyle borçlu olmadığına karar verilmiştir. (Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin, 27.04.2007 Tarih ve 2007/6634 E. - 2007/8336 K. Sayılı ilamı.)Takibin kötüniyetli başlatıldığına dair dosya kapsamında herhangi bir delil bulunmadığından, kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.Yukarıda açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının davasının KABULÜ İLE,-Dava konusu olan 01/06/2015 düzenleme, 10/10/2015 vade tarihli 125.000,00-TL bedelli bono ile 01/06/2015 düzenleme, 01/10/2016 vade tarihli, 125.000,00-TL bonodan kaynaklı olarak davacıların davalılara borçlu olmadığının TESPİTİNE,-Dava konusu bonolardan kaynaklı yürütülen ... sayılı icra takip dosyasından kaynaklı davacıların davalı ...'a borçlu olmadığının TESPİTİNE,-Yasal şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,-Mahkememizce verilen tedbir kararının hüküm kesinleşinceye kadar teminatlı bir şekilde devamına, teminat iadesi talebinin REDDİNE…" karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:Davalı ... vekili süresinde sunduğu istinaf dilekçesinde; gerekçeli kararda anlaşılacağı üzere ilk derece mahkemesinin, senet ön yüzünde yer alan imzanın keşideciye ait olmaması halinde, kefilin imzası sahi de olsa hukuki sorumluluğunun bulunmayacağı sonuç ve kanaatine vardığını,Dava ve takibe konu bono ön yüzünde yer alan keşideci ve kefil olarak görülen her iki kişinin baba ve oğul olduklarını, imzası gerçek olanın baba, imzası sahte olanın ise oğul olduğunu, bu durumun iyiniyetle açıklanacak bir yanı bulunmadığını ve yargılama aşamasında göz önünde bulundurulmadığını, Verilen kararın tamamen yasaya aykırı olduğunu,TTK.nun 818/1-c maddesinin göndermesi ile aynı kanunun 677. maddesinde; "Bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez" hükmünün yer aldığını, Ayrıca TTK'nun 702. maddenin 2. Fıkrasının "Aval veren kişinin teminat altına aldığı borç, şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da aval verenin taahhüdü geçerlidir" hükmünü düzenlediğini, Tüm bu hükümler gereğince keşideci imzası sahte olsa bile aval verenin, imzaların istiklali ilkesi gereğince hukuki sorumluluğunun devam edeceğini, Aksi yorumun imzaların istiklali ilkesini zedeleyeceği gibi, ticari hayatta borçtan kurtulmanın hoş olmayan yolunu da açmış olacağını belirterek, sunulan ve resen dikkate alınacak nedenlerle; istinaf başvurularının kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davacıların davasının reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Bakırköy ... İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının ..., borçluların ..., ... ve ... olduğu, takibin kambiyo senetlerine özgü takip olduğu, takibe esas senetlerin; 01/06/2015 düzenleme tarihli 10/10/2015 vade tarihli 125.000,00-TL bedelli ve 01/06/2015 düzenleme 01/10/2016 vade tarihli 125.000,00-TL bedelli senetler olduğu, 250.000,00 TL asıl alacak olmak üzere toplam 275.696,93 TL alacak için 29/03/2017 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığı görülmüştür.Takibe konu bono örnekleri incelendiğinde; Keşidecisi davacı ..., keşideciye aval verenin davacı ..., lehtarı davalı ..., 01.06.2015 düzenleme tarihli, 01.10.2016 vade tarihli ve 125.000,00 TL bedelli bono Keşidecisi davacı ..., keşideciye aval verenin davacı ..., lehtarı davalı ..., 01.06.2015 düzenleme tarihli, 10.10.2015 vade tarihli ve 125.000,00 TL bedelli olduğu bono oldukları görülmüştür. Adli Tıp ve Belge İnceleme Uzmanı Bilirkişi Prof. Dr. ... tarafından düzenlenen 19/11/2018 havale tarihli raporda; "Yazı ve imza incelemelerinde geçerli tüm grafolojik tanı yöntemleri dikkate alınarak; lup, stereomikroskop, ... ve bilgisayar/scan kullanılarak yapılan incelemelerde; inceleme konusu senetlerin ön yüzünde bulunan ...'e atfen atılmış borçlu imzalarının; karşılaştırma belgelerindeki kişiye ait imzalara kıyasla; ...'in el ürünü olmadığı, takliden oluşturulmuş imzalar olduğu, inceleme konusu senetlerin ön yüzünde bulunan ...'e atfen atılmış kefil imzalarının, karşılaştırma belgelerindeki kişiye ait imzalara kıyasla ...'in eli ürünü olduğunun kabulü gerektiği kanaatine varılmıştır." sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.İstanbul ATK Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesi'nin 02/12/2019 Tarih, ... sayılı raporunda; "İnceleme konusu belgede ...'e atfen atılı imzalar ile ...'in mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'in eli ürünü olmadığı, İnceleme konusu belgede ...'e atfen atılı basit tersimli imzalar ile ...'in mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından, söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla kuvvetle muhtemel ...'in eli ürünü olmadığı," sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.İstanbul Mimar Sinan Güzel Sanatlar Fakültesinde görevli 3 kişilik bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 28/09/2022 havale tarihli raporda; "Dava konusu senet ve dosyada sunulan belgeler üzerinden mevcut imzalardaki başlangıç ve sonundaki kalem hareketlerinin hız ve seyirlerindeki alışkanlıklar, nispet, eğim, birbiriyle örtüşen yönler, eğimler ve geçişlerde kullanılan burgular karakteristik yapılanmaların izini sürmek suretiyle imzada gözlemlenmiş hareketlerin tutarlılığını gösteren karşılaştırmalı örnekler neticesinde senet üzerindeki her iki kefil imzasının da oy birliği ile ... eli ürünü olduğu kanaati hasıl olmuştur." sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. İstanbul Mimar Sinan Güzel Sanatlar Fakültesinde görevli 3 kişilik bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 04/04/2022 havale tarihli ek raporda; "27/09/2022 tarihinde verilen raporda ... diye bahsedilen herhangi bir kişinin bulunmadığı, bu hususun maddi hatadan kaynaklı olup sonuç kısmında geçen ismin ... olması gerekmektedir. İnceleme raporunda baştan sona ... olarak ifade edilmiş isim sehven ... olarak yazılmıştır. İnceleme raporunun tamamı ... yönünden incelenmiş ve belgelenmiştir. Sonuç olarak verdiğimiz rapor hassasiyetle incelenmiş ve senet üzerindeki her iki kefil imzasının da oy birliği ile ... eli ürünü olduğu kanaati değişmemiştir. " sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/111 Esas sayılı dosyasının örneği incelendiğinde; şikayetçilerin ... ve ..., sanığın ... olduğu, şikayetçilerin Tavşanlı Cumhuriyet Savcılığına şikayette bulunarak sanık ...'nun kendi adlarına iki adet senet düzenleyerek bu senetleri hakkında ek takipsizlik kararı verilen ...'a ciro ettiğini, bilahare söz konusu senetlerin icraya konulduğunu, senetlerdeki yazı ve imzaların kendilerine ait olmadığını, şüpheli ...'ya herhangi bir borçlarının olmadığını beyan ederek şikayetçi olmaları üzerine sanık hakkında Kamu Kurum ve Kuruluşları, vb. Tüzel Kişiliklerin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik suçlarından kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda sanığın atılı suçu işlediği sabit olmadığından 12/11/2021 tarihli, 2021/200 Karar sayılı kararla beraatine karar verildiği tespit edilmiştir.
G E R E K Ç E:Dava, icra takibinden sonra açılan ve imza inkarına dayanan menfi tespit davasıdır. Mahkemece davanın kabulüne, kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davalılardan ... vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya incelendiğinde, davaya ve icra takibine konu olan iki adet bonoda davacılardan ...’in keşideci, davacı ...’in ise keşideciye aval veren oldukları, lehtarın davalı ..., son hamilin ise ... olduğu tespit edilmiştir. Alınan bilirkişi raporları ile bonolar üzerindeki keşideciye atfen atılan imzaların ...’in eli ürünü olmadıkları, aval verene atfen atılan imzaların ise ...’in eli ürünü olduğuna dair görüş bildirilmiş, davalı ...vekilinin raporlara ilişkin bir istinaf talebi olmamıştır.Davalı ... vekili, müvekkilinin iyiniyetli hamil olduğunu ve imzaların istiklali ilkesi gereğince aval veren davalı ...’in imzasından sorumlu olması gerektiğini, davacıların kötü niyetli olduklarını belirterek istinaf talebinde bulunmuşsa da, imzanın sahteliğinin herkese karşı ileri sürülebileceği, bu nedenle davalı ...’nun iyiniyetli olup olmamasının sonuca etkili olmayacağı, davacı keşidecinin kendisine ait olmadığı tespit edilen imzalar nedeniyle bonolardan sorumlu tutulamayacağı, bonolar üzerindeki aval veren ...’e atfen atılan imzaların kendisine ait olduğu tespit edilmişse de, aval verenin sorumlu olabilmesi için lehine aval verilen kimsenin (davacı ...) mutlaka bonoların borçlusu olması gerektiği, bonolarda, sorumlu olarak görülmeyen bir kimse için verilen avalin geçersiz olduğu, bu nedenle keşideci davacı ... için aval vermiş olan davacı ...’in de bonolardaki bedellerden sorumlu tutulamayacağından, Mahkemece davacı ... yönünde de, dava konusu senetler ve icra takibi sebebiyle borçlu olmadığına karar verilmesi yerindedir.İncelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı ... Doğru vekilince istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı ... Doğru vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 18.832,86 TL nispi harçtan, peşin alınan (269,85 TL maktu harç + 4.708,22TL tamamlama harcı) olmak üzere toplam 4.978,07 TL harcın mahsubu ile bakiye 14.124,64 TL eksik harcın davalı ...'dan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak;a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 278,25 TL (posta-teb-müz) masrafının davalı ...'dan alınarak, davacıya verilmesine, b)Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 14/05/2025 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!