T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO:2023/1498 Esas
KARAR NO:2025/658 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ:15/12/2022
NUMARASI:2021/236 E. - 2022/163 K.
DAVANIN KONUSU:Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli)
KARAR TARİHİ:14/05/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2012 yılında yayın hayatına başladığını, müvekkilinin haber, blog ve interaktif çeşitli içerikler sağlayan sosyal medya platformu olduğunu, davalı tarafın ise klasik gazete - televizyon kültüründen geldiğini, müvekkili şirketin yaptığı araştırmalar neticesinde davalı tarafın müvekkilinin FSEK'in 25. maddesi kapsamında eser niteliği taşıyan, Basın Kanunun 24/2. maddesi uyarınca izinsiz yayınlanamayacak nitelikteki içeriklerini izinsiz şekilde kullandığını, İstanbul 2. FSHHM 2019/198 D. İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile toplam 157 ihlalin tespit edildiğini belirterek, FSEK'in 66 ve 69. maddeleri kapsamında tecavüzün ref'i ve men'ine, FSEK'in 70/2 ve HMK'nın 107. maddeleri uyarınca her bir ihlal için 500,00 TL olmak üzere toplam 78.500,00 TL maddi tazminatın yayın tarihlerinden itibaren, yayın tarihleri tespit edilemeyenler için tespit davasının açıldığı tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu içeriklerin FSEK kapsamında eser niteliğinde olmadığını, eser olduğu kabul edilse dahi söz konusu içeriklerin / yayınların kaynağı belirtilerek müvekkilinin imtiyaz sahibi olduğu internet sitesinde haber verme ve kamuoyunu bilgilendirme amacıyla kullanıldığını, dava konusu yayınların birçoğunun zamanaşımına uğradığını, davacının kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır.
MAHKEME KARARI: İstanbul 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 15/12/2022 tarihli 2021/236 E. - 2022/163 K. sayılı kararıyla; "...Somut olaya dönüldüğünde; her ne kadar davacı, davalı yayın kuruluşunun davacıyı zarara uğrattığı iddiasıyla iş bu davayı açmış ve tecavüzün tespiti, ref'i, müdahalesinin men'i ile FSEK'in 70.maddesi uyarınca tazminat talep etmiş ise de; bilirkişilerce de tespit edildiği üzere FSEK md. 36 kapsamında davalı kullanımlarının gazete ve dergilerde yayınlanan günlük meselelere ilişkin kullanımlar kapsamında kaldığı, davacı yayınlarının incelenmesinde madde kapsamında iktibas hakkı saklı tutulan eserlerin (makale ve fıkralar vb.) yer almadığı, bahse konu kullanımların FSEK kapsamında değerlendirme imkanının bulunmadığı, olsa olsa mevcut kullanımların haksız rekabet bakımından incelenebileceği sonucuna varılmış, davacının dava dilekçesinin incelenmesinde haksız rekabet hükümlerine ayrıca dayanılmadığı görülmekle HMK md. 26 kapsamında bu yönde ayrıca bir inceleme yapılmamıştır.Tüm bu açıklanan nedenlerle, toplanan deliller, hükme esas alınan 06/09/2022 tarihli bilirkişi raporu bir arada değerlendirildiğinde ihlal iddiasına konu kullanımların raporda ifade edildiği üzere eser niteliğine sahip olmadığı dolayısı ile FSEK korumasından yararlanamayacağı, kullanımların FSEK md. 36 kapsamında iktibas serbestisi sınırları içerisinde kaldığı..." gerekçesiyle sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; bilirkişi raporunda FSEK nezdinde tazminat hesabı yapılamayacağı, haksız rekabet yönünden değerlendirme yapılabileceği, ancak davacının haksız rekabete ilişkin bir talebinin bulunmadığının belirtildiğini, mahkemece bu gerekçeyle davanın reddine karar verilmişse de, hukuki nitelemenin bilirkişiye değil, hakime ait olduğunu,Görevlendirilen bilirkişilerin uzmanlık alanlarına bakıldığında, haksız rekabete ilişkin değerlendirme yapabilecek uzmanlıklarının da mevcut olmadığını,Müvekkiline ait internet sitesindeki içeriklerin eser niteliğini haiz olduklarını, iddia edildiği gibi günlük haber niteliğinde olmadıklarını,
Müvekkiline ait “...” sitesine girildiğinde, her hakkının saklı olduğunun açıkça yazılı olduğunu, bu içeriğin yazı, ses, görüntü, tasarım, fikir, çalışma, araştırma gibi yeniden aynı şekilde kullanılabilecek tüm fikri emek ve değer olduğunu,İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/198 D.İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile davalının müvekkiline ait 157 içeriği izinsiz kullandığının tespit edildiğini,Bu içeriklerin eser niteliğinde oldukları dikkate alındığında, müvekkilinin haklarının FSEK kapsamında korunması gerektiğini,Müvekkilinin maddi ve manevi haklarının ihlal edildiğini belirterek, açıklanan ve resen göz önüne alınacak nedenlerle; usul ve yasaya aykırı olarak verilen İstanbul 4. Fikri ve Sınai haklar Hukuk Mahkemesinin 2021/236 Esas, 2022/163 Karar sayılı kararının ortadan kaldırılmasına ve yerel mahkeme dava dilekçesindeki taleplerinin kabulü ile haklı davalarının kabulü yönünde karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/198 D.İş sayılı dosyası incelendiğinde; davacı şirket tarafından ... A.Ş., ... A.Ş., ... A.Ş., Vatan gazetecilik A.Ş., ... A.Ş. aleyhine 02/09/2019 tarihinde kendilerine ait internet sitesindeki içeriklerin izinsiz olarak kullandıklarının tespiti için delil tespiti talebinde bulundukları tespit edilmiştir.İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/198 D.İş sayılı dosyasında bilgisayar mühendisi ...'dan alınan 08/10/2019 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde; elde edilen teknik bulguların, karşı taraflara isnat edilen paylaşımların yapıldığını doğrular nitelikte oldukları, ancak bu paylaşımların geniş bir zaman dilimine yayıldığı görülmekle birlikte; gerek hukuki zamanaşımı, gerek paylaşımların nitel yönden değerlendirmeye muhtaç olduğuna inanıldığı, dosyaya konu içerikler kısmi olarak talep eden tarafı kaynak olarak gösteren vakalara rastlanmış olup, bu konuda ispat ve belgelendirmenin karşı taraflara bırakılmasının yerinde görüldüğü, işbu raporun hazırlanması sırasında üretilen sayısal içeriğin raporun dosya nüshası ekinde sunulduğuna dair görüş bildirilmiştir. Aynı bilirkişiden alınan 04/02/2020 tarihli ek bilirkişi raporu incelendiğinde; dosyaya konu içeriklerin, önceki içerik sağlayıcısının talip taraf olduğu ve karşı taraf içerik sağlayıcıların bu yönden, yeniden iletme faaliyeti icra ettikleri, talep eden tarafından Mahkemeye sunulan yayın listesinde yer alan birinci aşama veri temizlik çalışmasından sonra elde edilen 357 adet yayının (307 adet metin içi talip atıflı resimler ve 6 adet talip logolu video olmak üzere) 313 adetinde doğrudan veya dolaylı talep eden tarafın kaynak olarak gösterildiği, geriye kalan 32 adet yayında herhangi bir kaynak gösteriminin sağlanmadığı, içerik sağlayıcılar ve yayın tarihleri nazarıyla elde edilen bulguların analiz detaylarının sunulduğunu, çalışma çıktılarının, optik medya içeriğinde güncellenerek dosyaya sağlandığına dair görüş ve tespitlere yer verildiği anlaşılmıştır.İlk derece mahkemesince bilişim uzmanı, FSEK uzmanı ve medya sektöründen seçilen üç kişilik bilirkişi heyetinden alınan 06/09/2022 tarihli bilirkişi raporunda; davacının davalının intihal yaparak sitesinde yer verdiğini belirtmiş olduğu ürünlerin FSEK bağlamında eser olarak değerlendirilme imkanının bulunmadığı, sahibinin hususiyetini taşıyan bir ürün olmayıp, haber mahiyeti arz ettiği, ancak bu yöndeki davacının haber içeriklerinin kopyalanmasına yönelik ihlal iddialarının TTK m.54/2 ve TTK m.55/1-a -4: “Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak,” şeklinde haksız rekabet hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesinin mümkün olabileceği, bununla birlikte davacının bu yönde talebine rastlanmaması yanında mahkemece haksız rekabet yönünden bir değerlendirme ve tazminat hesabı yapılması yönünde istem olmadığından bilirkişi olarak mahkemenizin talepleri ile bağlı olduğumuzdan bu yönde bir hesaplama yapılmadığı ancak mahkemenizce arzu edilirse yapılabileceği bununla birlikte bu durumda bir mali bilirkişinin de heyetimizde görevlendirilmesinin daha doğru olacağı yönünde görüş ve kanaati bildirilmiştir.
G E R E K Ç E:Dava, davacıya ait internet sitesindeki bir kısım haber içeriklerinin ve yapılan yayınların davacı tarafa ait internet sitelerinde izinsiz olarak kullanılmak suretiyle FSEK’ten kaynaklanan haklarının ihlal edildiğinin tespiti, önlenmesi ve maddi tazminat davasıdır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya incelendiğinde; ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunun davaya konu içeriklerle ilgili yeterli açıklamaları içermediği, bu nedenle denetime uygun bir rapor olmadığı gibi, yeterli inceleme de yapılmadığı tespit edilmiştir. FSEK’in 36/I. maddesinde açıkça yer aldığı üzere, basın tarafından umuma yayılmış bulunan haberlerin serbestçe iktibas olunabileceği, bunun tek koşulunun ise aynı maddenin son fıkrasında yer aldığı üzere alınan kaynağın belirtilmesi olduğu düzenlenmiş olup, alınan bilirkişi raporunda, FSEK’in 36/1 ve FSEK’in 36/son fıkraları gereğince bir değerlendirme yapılmamıştır. (Emsal nitelikte Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 08/11/2023 tarihli, 2022/2165 Esas, 2023/6582 Karar sayılı kararı) Yine bilirkişi raporunda ve Mahkemenin gerekçeli kararında, davalı tarafça izinsiz yayınlandığı iddia edilen içeriklerin FSEK’in 84. maddesi kapsamında korunması gerekip gerekmediğine dair de, bir değerlendirme yapılmadığı tespit edilmiştir.Tüm bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, Mahkemece yeni bir bilirkişi heyetinden davaya konu içeriklerin konusu, niteliği ve ne şekilde yayınlandıklarına dair denetime uygun, FSEK’in 36/1-son. ve 84. maddeleri uyarınca bir hak ihlali bulunup bulunmadığına dair de inceleme yapılmak suretiyle yeniden rapor alınarak sonucuna göre değerlendirme yapılması için dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince, İSTANBUL 4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'nin 15/12/2022 tarihli 2021/236 E. - 2022/163 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Yukarıdaki gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya devam olunması için dosyanın mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Davacı vekilinin istinaf talebi kabul olunmakla istinaf harcının talebi halinde iadesine,4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi'nce verilecek nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 14/05/2025 tarihinde HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!