WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Mayıs 2026

YARGITAY ISTANBUL BOLGE ADLIYE MAHKEMESI 16. HUKUK DAIRESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO:2023/1441 Esas
KARAR NO:2025/654 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ:06/07/2023
NUMARASI:2017/382 E. - 2023/164 K.
DAVANIN KONUSU:Marka (Maddi Tazminat İstemli)
KARAR TARİHİ:14/05/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin Japonya’da mukim, 1978 yılında kurulmuş ve bugün pet şişirme, ambalajlama vs. makinaları üretiminde, 30 yılı aşkın deneyimi ile sektöründe tanınmış, lider, saygın ve köklü bir kuruluş olduğunu, müvekkili şirketin dünyanın birçok ülkesinde ve ülkemizde de yetkili distribütörü "... Şirketi" aracılığıyla ticari faaliyetlerde bulunduğunu, bu bağlamda "..." ibareli markanın TPMK nezdinde ... tescil numarası ile müvekkili adına tescilli olduğunu, davalı firmanın müvekkili markasına tecavüz eder nitelikteki ilk kullanımının bir fuarda tespit edilmiş olup,bu noktadan hareketle devam ettirilen araştırmalar neticesinde davalı firmanın, işyerinde showroom ve ... alan adlı internet sitesinde, müvekkil markasına tanınan hukuki koruma ile 07. sınıfta yer alan emtia ürünleri üzerinde tekel hakkına sahip olduğu "..." markasını, 07. sınıfta yer alan bir takım ürünler (enjeksiyon ve elektrikli enjeksiyon makinaları, kırma makinaları, fırınlar vb.) için izinsiz ve hukuka aykırı bir biçimde kullandığının tespit edildiğini, bunun üzerine davalı firmaya 07.12.2015 tarihinde müvekkili şirketin markasal haklarına karşı gerçekleştirdiği tecavüzü sona erdirmesi talepli ihtarname gönderildiğini, davalı firma tarafından gönderilen cevabi ihtarnamede "..." markalı ürünlerin satışını yapmayacakları ile birlikte "..." markasının herhangi bir ürün, iş ve tanıtım evraklarında kullanılmayacaklarını beyan ve taahhüt ettiklerini, davalı firma cevabi ihtarname ile müvekkili markasına karşı gerçekleştirdiği tecavüzü ikrar etmesine karşın, taahhüt altına girdiği eylemleri bu tarihe kadar yerine getirmediğini, söz konusu eylemlerin müvekkilinin markadan doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini iddia ederek, davalı eyleminin müvekkilinin tescilli markasından doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, men'ine, ref'ine, aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, men'ine, davalıya ait ... alan adının iptaline, davalı unvanından "..." ibaresinin terkinine, şimdilik 60.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile verilecek hüküm özetinin ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ISLAH:Davacı vekili 20/04/2018 tarihli dilekçesi ile, maddi tazminat talebini 74.846,67 TL tutarında ıslah ederek, harcını tamamlamıştır.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin ..., ... ve ... tarafından kurulmuş olup, şirketin ticaret unvanı ve markası belirlenirken de şirket ortaklarının isimlerinin baş harflerinden esinlenilerek her türlü plastik enjeksiyon makineleri, pet preform ve şişirme makineleri ve benzeri alanlarda imalat, ithalat ve ihracatını yaptığını, müvekkili şirketin ticaret unvanının tercih edilmesinde ve gerekse de marka tespitinde herhangi bir firmanın fikri hakkını ihlal etme ya da bundan yararlanma niyetiyle hareket etmediğini, müvekkilinin tescil başvurusunda bulunduğu ve kullandığı markaların emtiası ile davacı yana ait markanın sınıflarının birbirlerinden tamamen farklı olduğunu, müvekkili şirketin satış ve pazarlamasını yaptığı ürünlerin müvekkilinin distribütörü olduğ... firmasına ait olduğunu, müvekkilinin davacı yana ait marka hakkına yönelik herhangi bir tecavüz teşkil eden bir eylemi bulunmadığını, davacı iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI:Bakırköy 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 06/07/2023 tarihli 2017/382 E. - 2023/164 K. sayılı kararıyla; "...Tüm dosya kapsamı deliller, bilirkişi raporları, yukarıda değinilen dava dosyaları birlikte değerlendirildiğinde; davalı tarafın davacı adına tescilli önceki tarihli ... tescil numaralı "..." ibareli markanın 7. Sınıftaki "ahşap, metal, cam ve plastik malzeme işlemek için makinalar, takım tezgahları; tornalar, frezeler, planyalar, testereler, zımpara makinaları, endüstriyel bile makinaları, keski makinaları, plastik enjeksiyon makinaları, diş açma makinaları, pet işleme makinaları, polikarbonat işleme makinaları, polipropilen ve plastik işleme makinaları," emtiaları yönünden, herhangi bir tescilinin bulunmadığı, yukarıda değinilen Ankara BAM 20. Hukuk Dairesi kararı ile 35. Sınıftaki mağazacılık yönünden YİDK kararı iptal edilerek tescile karar verilmiş ise de, bu tescilin 7. Sınıftaki emtia yönünden doğrudan kullanım hakkı vermediği, buna rağmen davalının bilirkişi raporunda da görsellerine yer verildiği üzere 35. Sınıfı aşar şekilde doğrudan davacı markası koruma kapsamında 7. Sınıftaki makinalar üzerinde etiketi yapıştırılmak suretiyle "..." ibaresinin markasal olarak kullanıldığı, bu eylemin dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6769 Sayılı SMK'nın 29 maddesi anlamında davacının markadan doğan haklarına tecavüz teşkil ettiği sonuç ve kanaatine varılarak bu talep yönünden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacının belirttiği maddi tazminat seçeneği ve bilirkişi raporuna göre dava tarihi itibariyle davacının isteyebileceği maddi tazminat tutarının 74.846,67 TL olduğu anlaşılmakla, bu tutar yönünden dava kabul edilmiştir.Davalının bu eylemi aynı zamanda davacının markadan doğan manevi haklarını da ihlal ettiğinden, ihlalin niteliği, süresi, manevi tazminatın amacı , dava tarihindeki paranın alım gücü gözetilerek davacı yararına 10.000,00 TL manevi tazminat takdir edilmiştir. Maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden faiz talebi bulunmadığından taleple bağlılık kuralı gereği faize hükmedilmemiştir.Davacı vekili, eylemin aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini iddia ile haksız rekabet yönünden de talepte bulunmuş ise de, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2019/5189 E, 2022/1852 Karar sayılı, 14.03.2022 Tarihli kararında; "... markaların kendi özel yasası niteliğindeki 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (mülga 556 sayılı Marka KHK) hükümleriyle korunması ve 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 maddesindeki düzenleme karşısında, Dairenin bu konudaki eski içtihatlarını sürdürme imkanı kalmadığından, Bölge Adliye Mahkemesince, davacının tescilli markasının benzerinin, tescil kapsamındaki ilaç emtiasında kullanılması şeklindeki davalı eyleminin TTK’nın 55/1-a-4.maddesi uyarınca aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğine ilişkin gerekçesi yerinde görülmediğinden, hükmün bu kısım yönünden temyiz eden davalı yararına bozulması..." şeklindeki gerekçe ile açıklandığı üzere; somut uyuşmazlıkta, davacının haksız rekabet iddiasının marka hakkına dayandığı, bu durumda TTK 55/1-a-4 maddesi gereğince aynı zamanda haksız rekabetin oluştuğundan söz edilemeyeceği kanaatine varılmakla haksız rekabet isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Yine, davacı vekili davalıya ait ... alan adının iptalini istemiş ise de, davalı şirketin unvanının "..." ibaresini içermesi, keza yukarıda değinilen mahkeme kararları gereği davalının 35. Sınıftaki hizmetler ve başkaca emtialar yönünden tescilli markası bulunması karşısında bu alan adı hakka dayalı olduğundan, iptal koşulları oluşmadığından reddi gerekmiştir. Davacı vekili ayrıca davalı unvanının terkinini de talep etmiş ise de, davacının Türkiye'de tescilli bir unvanının bulunmaması, unvanların farklı olması, davalı savunmasına göre unvan seçiminin şirket ortaklarının adlarının baş harflerinden oluşup, kötü niyetli bir tescilin söz konusu olmaması ve özellikle davalı şirketin ticari faaliyet alanına dahil davacı tescili kapsamı dışındaki emtia ve hizmet sınıfları yönünden kesinleşmiş mahkeme kararları ile kullanım hakkı elde ettiği tescilli markası bulunması karşısında TTK 52 maddesi kapsamında terkin koşullarının oluşmadığı sonuç ve kanaatine varılarak bu talep yönünden de dava reddedilmiştir. Bu itibarla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, davalının davacı adına tescilli "..." esas unsurlu marka tescili kapsamındaki "ahşap, metal, cam ve plastik malzeme işlemek için makinalar, takım tezgahları; tornalar, frezeler, planyalar, testereler, zımpara makinaları, endüstriyel bile makinaları, keski makinaları, plastik enjeksiyon makinaları, diş açma makinaları, pet işleme makinaları, polikarbonat işleme makinaları, polipropilen ve plastik işleme makinaları," emtialarının üzerinde "..." ibaresini markasal olarak kullanmak suretiyle davacının bu marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ettiğinin tespitine, bu tecavüzün önlenmesine ve kaldırılmasına, davalı tarafça yukarıda belirtilen makinalar üzerinde "..." ibaresinin davalı ürünlerinden ve bu ürünlerin tanıtımında kullanılan evraklardan çıkarılmasına, çıkarılması mümkün olmadığı takdirde toplatılarak imhasına, 2-Toplam 74.846,67 TL maddi tazminat ve 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Karar kesinleştiğinde masrafı davalı tarafa ait olmak üzere hüküm özetinin tirajı en yüksek bir gazete ile ilanına, 4 Davacının fazlaya dair taleplerinin reddine..." karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; davalıya ait alan adının iptali ve "..." ibaresinin ticaret sicilinden terkinine dair taleplerinin reddi kararının haksız olduğunu,Davalının müvekkiline ait 1998 yılından beri tescilli "..." markasını ticaret unvanında kullanarak aynı sektörde ticaret yaptığını ve aynı emtiaları içeren alan adında kullanmasının müvekkilinin marka haklarını ihlal ettiğini, Ayrıca müvekkilinin ticaret unvanında da "..." ibaresinin mevcut olması nedeniyle müvekkilinin ticaret unvanından kaynaklanan haklarını da ihlal ettiğini,Mahkeme kararında davalının marka kullanımının müvekkilinin markasına tecavüz teşkil ettiği belirtilen emtia üzerinde kullanım amacıyla tescil ettirilen "..." ibareli ticaret unvanının da müvekkili ile iltibasa yol açarak tecavüz teşkil edeceğinin kabulü gerektiğini, aksi takdirde çelişkili bir sonuç doğacağını,Ticaret unvanını kullanan işletmenin faaliyet konusunun da burada önem arz ettiğini,Müvekkilinin faaliyet alanının çok niş olup, davalının aynı alanda faaliyet gösterirken "..." ibaresini ticaret unvanında ve alan adında kullanmasının müvekkilinden haksız yararlanma amacını gösterdiğini, ticaret unvanı ve alan adını terkini için tüm koşullarının gerçekleştiğini, Müvekkili Japonya menşeli bir şirket olsa da, 1998 yılından bu yana "..." markasının Türkiye'de kullanıldığını, Mahkemenin müvekkilinin Türkiye'de tescilli ticaret unvanı bulunmadığına dair gerekçesinin yerinde olmadığını,Davalının ticaret unvanının kurucularının isimlerinin baş harflerinden oluşturulduğuna dair savunmalarının afaki olup, hukuki dayanak içermediğini, davalının kötüniyetli olduğunu belirterek, tüm bu nedenlerle; davanın ticaret unvanının ve alan adının terkini talepleri bakımından da kabulüne karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; cevap dilekçelerindeki ve aşamalardaki beyanlarını tekrarla, müvekkilinin üretim yapmadığını, yalnızca ... gibi firmaların makinelerini ithal edip, al-sat yaptığını, davacının "..." markasına tecavüz etme imkanının bulunmadığını,Müvekkilinin ticaretini yaptığı ürünlerin ... ve ... firmalarına ait orijinal ürünler olması nedeniyle, davacının markalarına tecavüzün söz konusu olmadığını,İş yerinde ve internet sitesindeki ürünlerin üçüncü şahıslara ait ürünler olduklarının bilirkişi raporları ile tespit edildiğini, Ancak 05/04/2018 tarihli bilirkişi raporunda, müvekkilinin satışını gerçekleştirdiği üçüncü şahıslara ait makineler sanki müvekkiline aitmiş gibi görüş belirtildiğini ve maddi tazminat hesabı yapıldığını, bu tespitlerin hatalı olduğunu, Mahkemece eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporunun hükme esas alındığını,Ankara 4. FSHHM'nde görülen dava sonucunda müvekkilinin markasının davacının markası ile benzer olmadığı tespit edilen "makineler, takım tezgahları ve bu amaçla kullanılan endüstriyel robotlar, üç boyutlu yazıcılar.İş makineleri: dozerler, kepçeler, ekskavatörler, yol yapım ve kaplama makinaları, sondaj makinaları, kaya delme makinaları, süpürme makinaları ve aynı işleve sahip robotik mekanizmalar." ve "fırınlar" ve "yürüyen merdivenler, vinçler, aynı işleve sahip robotik mekanizmalar. Tarım, hayvancılık, ziraat sektörlerinde ve tahıl/meyve/sebze/gıda işlenmesinde kullanılan makineler ve robotik mekanizmalar," ve benzeri birçok mal ve hizmet bakımından 35. sınıfta tesciline karar verildiğini, bu kararın da yerel mahkemece dikkate alınmadığını,Bu malların satışını yapmasının davacının marka haklarına tecavüz teşkil etmeyeceğini, bu değerlendirmenin işbu davanın esasını da etkileyeceğini, Taraf markalarının birebir aynı olmadıklarını, tüketicilerin dikkat düzeyinin profesyonel seviyede olduğunu, müvekkilinin sattığı ürünler ile karşı yanın ürünlerinin mahiyetinin farklı olduklarını, müvekkilinin orijinal farklı markalı ürünler sattığını,Müvekkilinin markasının 35. sınıfta bir kısım mal ve hizmetler bakımından tesciline izin verilmesinin açıkça taraf markalarının benzer olmadığını gösterdiğini,Markaların benzer olmaması nedeniyle marka tecavüzünün de söz konusu olamayacağını, yerel mahkemenin daha önce kesinleşen mahkeme kararı ile çelişen işbu kararının kaldırılması gerektiğini, Ayrıca müvekkilinin markasının 35. sınıfta tescilli olduğu emtiada kullanılmasının da markaya tecavüz olmayacağını, müvekkilinin kullanım hakkı bulunduğunu, ancak zaten müvekkilinin böyle bir kullanımının bulunmadığını,Müvekkilinin ticaret unvanını hukuka uygun şekilde tescil ettirdiğini ve kullandığını, buna rağmen tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu,Mahkemece ticaret unvanının terkini ve alan adının iptali davalarının reddine ve bu kullanımların hukuka uygun olduğuna karar verilmesine rağmen, marka haklarına tecavüz edildiğinin tespitine karar verilmesi nedeniyle, kararın kendi içinde çelişkili olduğunu, davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiğini,Marka hakkına tecavüz edilmesinin tek başına tazminata hükmedilmesi için yeterli olmadığını, ayrıca kusur şartının da mevcut olması gerektiğini, 74.846,67 TL maddi tazminata hükmedilmesinin de kabulünün mümkün olmadığını belirterek, arz ve izah edilen nedenler muvahecesinde, müvekkilinin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla; Mahkemece yapılacak inceleme neticesinde yerel mahkeme kararının aleyhe hususlar yönünden kaldırılarak davanın tümden reddine karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Dosya arasında bulunan Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları incelendiğinde; ... tescil numaralı "..." ibareli markanın 7. sınıftaki "ahşap, metal, cam ve plastik malzeme işlemek için makinalar, takım tezgahları; tornalar, frezeler, planyalar, testereler, zımpara makinaları, endüstriyel bile makinaları, keski makinaları, plastik enjeksiyon makinaları, diş açma makinaları, pet işleme makinaları, polikarbonat işleme makinaları, polipropilen ve plastik işleme makinaları," emtialarında davacı adına, 23/10/2015 başvuru tarihli, ... tescil numaralı "... AŞ" ibareli markanın 07, 09, 11, 21 ve 35. sınıflarda davalı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır. Dosya arasında bulunan İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtları incelendiğinde; davalı ... A.Ş.'nin ... sicil numarası ile sicile kayıtlı olduğu, ana sözleşmesinin tescil tarihinin 30/09/2015 olduğu, faaliyet alanının "Her türlü plastik enjeksiyon makineleri, per preform ve şişirme makineleri, termoform makinesi, hidrolik pres, ... işleme makineleri ile ... ve her türlü imalat makinelerinin alım, satım, tamir ve montaj servisini kurmak, imalat ve ihracatını yapmak..." vb. olduğu anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince bilişim uzmanı ...'ten alınan 12/02/2017 tarihli bilirkişi tespit raporunda; "… Tespit gerçekleştirilen ... web sitesinde yapılan inceleme sonucunda aşağıdaki bulgular tespit edilmiştir. 1.Alan adının 22.10.2015 tarihinde ... firması aracılığıyla ... AŞ adına tescil edildiği tespit edilmiştir. 2.Sitenin 109.232.216.204 ... adresinde bulunan bir sunucudan yayında olduğu, İçerik sağlayıcı firmanın ... A.Ş. nin (...) içerik sağlayıcı markası olan ... (...) olduğu (... İzmit / Kocaeli / Türkiye) tespit edilmiştir. 3.... markasının kullanımına dair site içerik incelemesinde; Sitede “... A.Ş.” ibareli firma logosunun yer aldığı Ürünlerimiz sayfasında ... ve ... markalı ürünlerin yer aldığı Ürünlerimiz / Yardımcı ekipmanlar sayfasında ... markalı ürünlerin fotoğraflarının ve bilgilerinin yer aldığı, tanıtımının yapıldığı bir sayfa bulunduğu Hakkımızda sayfasında (...) “... Markalı yerli soğutucularımız..." ibaresinin bulunduğu tespit edilmiştir…” şeklinde tespitlerde bulunulduğu anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince SMMM-Marka vekili bilirkişi ...'den alınan 05/04/2018 tarihli bilirkişi raporunda "...davalı tarafın ticari faaliyetlerine 30/09/2015 tarihinde başladığı, davalının markasal kullanımlarından dolayı elde ettiği kârın 101.678.70 TL olarak hesaplanabileceği, hesaplanan bu kâra "...”ın dahil olduğu, ancak bu cihazların 07. sınıf haricinde başka bir sınıfta olduğu takdir edilir ise davalının elde ettiği kârın 74.846,67 TL olarak hesaplanabileceği..." belirtilmiştir.Davalı vekilinin bilirkişi raporuna itirazı üzerine ilk derece mahkemesince heyete makine mühendisi-marka ve patent vekili bilirkişi ... de eklenerek alınan 01/08/2019 tarihli bilirkişi raporunda; "...davalı şirketin satışını/tanıtımını yapmış olduğu makinalar üzerindeki "..." ibaresi kullanımının, davacı firma adına tescilli ... nolu "..." ibareli markanın koruma kapsamına tecavüz oluşturduğu, davalının markasal kullanımlarından dolayı elde ettiği kârın 101.678,70 TL olarak hesaplanabileceği, hesaplanan bu kâra “chiller soğutucular”ın dahil olduğu ancak bu cihazların 07. sınıf haricinde başka bir sınıfta olduğu takdir edilir ise davalının elde ettiği kârın 74.846,67 TL olarak hesaplanabileceği..." belirtilmiştir. Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/107 Esas sayılı dava doyası incelendiğinde; davacının .... A.Ş., davalının Türk Patent ve Marka Kurumu olduğu, davacının ... sayılı "...A.Ş." markasının 07, 11, 21 ve 35. Sınıflarda tescili için yapılan başvurusunun 556 sayılı KHK'nın 7/1-b maddesi uyarınca aralarında davacının ... tescil numaralı markasının da bulunduğu "..." esas unsurlu markalar gerekçe gösterilerek TPMK YİDK'nın ... sayılı kararı ile reddedildiği belirtilerek, kararın iptali için dava açıldığı, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiği, kararın davacı tarafça istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 2019/471 Esas, 2020/871 Karar sayılı kararı ile istinaf talebinin kabulü ile, YİDK kararının 35/5. sınıftaki bazı malların satış için bir araya getirilmesi hizmetleri için kısmen iptaline karar verildiği, kararın her iki taraf vekilince temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 31/05/2022 tarihli,2021/193 Esas, 2022/4255 Karar sayılı kararı ile onanmasına karar verildiği tespit edilmiştir.
Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 06/07/2023 tarihli, 2017/146 Esas, 2023/312 Karar sayılı kararı incelendiğinde; şikayetçinin davacı şirket, sanığın davalı şirket yetkilisi ... olduğu, "..." markasına tecavüz edildiği iddiasıyla kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda marka kullanımının tescilli marka hakkına dayandığı, suçun unsurlarının oluşmadığı, sanığın suç işleme kastıyla hareket etmediği, suçu işlediğine dair delil bulunmadığı gerekçesiyle beraatine karar verildiği tespit edilmiştir.
G E R E K Ç E:Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, alan adının iptali, ticaret unvanının terkini, maddi ve manevi tazminat davasıdır.Mahkemece alan adının iptali ve ticaret unvanının terkini taleplerinin reddine, diğer taleplerin kabulüne karar verilmiş, karara karşı her iki taraf vekili de istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davalı vekilinin istinaf taleplerinin incelenmesinde; davalının internet sitesi içeriğinde ticaret unvanını "..." unsurunu ön plana çıkartarak kullanmasının yanı sıra, davacı adına tescilli "..." markasını davacının markasının tescili kapsamında kalan veya bağlantılı olan ürünler üzerinde ve bu ürünlerin satış hizmetleri için ticari etki yaratacak şekilde tek başına da kullandığının tespit edildiği, ayrıca el koyma tutanağında davalının iş yerinde "..." markasının kullanıldığı katalog ve iş evrakının bulunduğu, "..." markalı kırma makinesi ile SD-9 kurutucu fırın ürününün tespit edildiği, davalının davacının markasından sonra tescil başvurusu yapılan markasının 35. sınıfta bazı mal ve hizmetler için tescil edilmiş olmasının davalıya bu markayı davacının markasının tescilli olduğu ürünler veya bağlantılı ürünler üzerinde kullanması için meşru bir hak vermeyeceği, davalı tarafından davacının markasının aynen kullanılması nedeniyle bilinçli bile olsalar tüketicilerin her iki markayı karıştırma, en azından ilişkilendirme ihtimalinin bulunduğu, bu durumun da SMK’nun 7/1-b maddesi uyarınca marka hakkına tecavüz teşkil ettiği, ceza mahkemesinin beraat kararının gerekçesine göre işbu dava için bağlayıcı olmayacağı anlaşılmakla, Mahkemece davalının bu kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine karar verilmesi yerindedir.Davalı vekilinin maddi tazminata ilişkin istinaf taleplerinin incelenmesinde; bilirkişiler tarafından, yalnızca tecavüz konu ürünlerin satış bedelleri üzerinden tazminat hesaplandığı, davalının satışını yaptığı tüm ürünlerin ve chiller soğutucu ürünün dikkate alınmadığı, yapılan hesaplamanın tecavüz süresine ve satışı yapılan ürünlerin niteliği dikkate alındığında makul olduğu kanaatine varılmakla, davalı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.Davacı vekilinin ticaret unvanının terkinine ilişkin istinaf taleplerinin incelenmesinde; davacının ... tescil numaralı "..." markasının 07. sınıfta "Ahşap, metal, cam ve plastik malzeme işlemek için makinalar, takım tezgahları: Tornalar, ferzeler, planyalar, testereler, zımpara makinaları, endüstriyel biley makinaları, keski makinaları, plastik enjeksiyon makinaları, diş açma makinaları, pet işleme makinaları, polikarbonat işleme makinaları, polipropilen ve plastik işleme makinaları" için tescilli olduğu, davalının marka kullanımının da bu mallarla benzer ve bağlantılı mal ve hizmetlerde olduğu, davalı şirketin iştigal konuları arasında benzer hizmetlerin mevcut olduğu alınan bilirkişi raporları ve davalıya ait ticaret sicil kaydı ile tespit edilmiştir. SMK'nın 29/1-a hükmü ile yapılan yollama gereği 7/3-e maddesinde yer alan "işaretin ticaret unvanı ve işletme adı olarak kullanılması" hükmünün işaretin markasal kullanılması durumunda uygulanabileceği, zira 7/3. maddede işaretin ticaret alanında kullanılması halinde yasaklanabileceğinin hükme bağlandığı, marka hukuku kapsamında işaretin ticaret alanında kullanılması ifadesi ile kastedilenin işaretin markasal olarak kullanılması olduğu, 2015/2436 sayılı... Marka Yönergesi'nin 3. maddesinde yer alan hükme ve Yönerge'nin genel gerekçesinin 19. bendindeki açıklamalara göre, ticaret unvanının ancak tescilli bir markanın tescili kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden ayırt ediciliği sağlayıcı bir işaret olarak kullanılması halinde, marka hakkına tecavüz oluşturacağı açıklaması karşısında, Kanun Koyucunun amacının ticaret unvanının tescilli marka ile karıştırılmaya yol açacak şekilde kullanılması halinin marka hakkına tecavüz olarak kabul edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.Davalının ticaret unvanının da bu şekilde kullanıldığı tespit edildiğinden, davacı şirket Türkiye’de tescilli olmasa dahi, tescilli marka hakkına dayanarak davalının ticaret unvanından "..." ibaresinin terkinini talep edebileceği halde, Mahkemece dosya içeriğine uygun olmayan gerekçelerle ticaret unvanının terkini talebinin reddine karar vermesi doğru olmamıştır. Davacı vekilinin davalıya ait alan adının terkinine ilişkin istinaf talebinin incelenmesinde; davalının 22/10/2015 tarihinde adına tahsis ettirdiği ... alan adında davacının "..." markasına aynen yer verdiği, internet sitesi içeriğinde de ticaret unvanının "..." ibaresini büyük harflerle yazarak ön plana çıkarmak suretiyle markasal olarak kullandığı gibi, sunduğu makine satış hizmeti ve bir kısım makineler üzerinde de ticari etki yaratacak şekilde markasal olarak "..." ibaresini kullandığı, bu durumun SMK’nun 7/3-d maddesi uyarınca davacının marka haklarına tecavüz teşkil ettiği ve haksız bir kullanım olduğu anlaşılmakla, Mahkemece alan adının iptali talebinin reddine karar verilmesi de doğru olmamıştır.Tüm bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine, davacı vekilinin istinaf taleplerinin kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, tekrar yargılama yapılması gerekmediğinden kazanılmış haklar korunarak yeniden hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-Davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin 6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜNE, 6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'nin 06/07/2023 tarihli 2017/382 E. - 2023/164 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,-Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, davalının davacı adına tescilli "..." esas unsurlu marka tescili kapsamındaki "ahşap, metal, cam ve plastik malzeme işlemek için makinalar, takım tezgahları; tornalar, frezeler, planyalar, testereler, zımpara makinaları, endüstriyel bile makinaları, keski makinaları, plastik enjeksiyon makinaları, diş açma makinaları, pet işleme makinaları, polikarbonat işleme makinaları, polipropilen ve plastik işleme makinaları," emtialarının üzerinde "..." ibaresini markasal olarak kullanmak suretiyle davacının bu marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ettiğinin tespitine, bu tecavüzün önlenmesine ve kaldırılmasına, davalı tarafça yukarıda belirtilen makinalar üzerinde "..." ibaresinin davalı ürünlerinden ve bu ürünlerin tanıtımında kullanılan evraklardan çıkarılmasına, çıkarılması mümkün olmadığı takdirde toplatılarak imhasına, -Davalıya ait ... alan adının iptaline, -Davalı ... A.Ş.’nin ticaret unvanından "..." ibaresinin terkinine,-Toplam 74.846,67 TL maddi tazminat ve 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,-Karar kesinleştiğinde masrafı davalı tarafa ait olmak üzere hüküm özetinin tirajı en yüksek bir gazete ile ilanına,-Davacının fazlaya dair taleplerinin reddine,3-İlk derece yargılaması yönünden; a-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan 5.975,87 TL ilam harcından, 1.195,43 TL peşin ve 253,55 TL ıslah harcının mahsubu ile 4.526,89 TL bakiye karar harcının, davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, b-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen tecavüz davası nedeniyle 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen maddi tazminat davası nedeniyle 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen manevi tazminat davası nedeniyle 10.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen unvan terkini davası nedeniyle 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, e-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen alan adının iptali davası nedeniyle 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, f-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen haksız rekabet davası nedeniyle 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine, g-Davacı tarafından yapılan 31,40 TL başvuru, 1.195,43 TL peşin ve 253,55 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.480,38 TL harç giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,h-Davacı tarafından yapılan 481,50 TL tebligat - tezkere masrafı ve 1.950,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.431,50 TL yargılama giderinin, davanın kabul - ret oranına göre hesaplanan 2.026,25 TL'sinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf yargılaması yönünden; a-Davalı vekilinin istinaf talebi yerinde görülmediğinden davalı yandan alınması gereken 5.975,87 TL nispi harçtan peşin alınan 1.448,96 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.526,91 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,b-Davacı vekilinin istinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talep halinde iadesine,c-İstinaf yargılaması sırasında davacı tarafından yapılan 738,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 300,30TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 1.038,30 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,ç-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 14/05/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.