WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Mayıs 2026

YARGITAY ISTANBUL BOLGE ADLIYE MAHKEMESI 16. HUKUK DAIRESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2023/1425 Esas
KARAR NO: 2025/612
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 11/05/2023
NUMARASI: 2022/382 Esas, 2023/317 Karar
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 30/04/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine davalı tarafından İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı dosyası ile kambiyo takibi başlatıldığını, müvekkilinin süresi içerisinde takibe itiraz edemediğini, takip dayanağı 3 adet kambiyo senedinin hiçbirinde müvekkilinin imzasının bulunmadığını, söz konusu 3 adet bononun müvekkilinin ortağı olduğu ... Ltd.Şti tarafından düzenlediğini, ancak ilgili bonolardan kaynaklı olarak müvekkilinin sorumlu olmayacağın, müvekkilinin kardeşi tarafından davalı tarafın şirket yetkilisi huzurunda tanzim edilen bonoların davalı tarafa teslim edildiğini, ayrıca TL olarak düzenlenen bonoların daha sonra alacaklı tarafça döviz cinsine çevrildiğini, davalı tarafın hiçbir hakkının olmadığı halde müvekkili hakkında icra takibi yapmasının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin davaya konu icra dosyasında borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine takibe konu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının imzasının bonolarda bulunduğunu, hem kaşe hem de açıktaki imzaların kendisine ait olduğunu, davacının neden 3 yıl gibi iyi niyeti aşan uzun bir süre beklediğini, bu durum açıkça kötü niyetli olduğunu, senetteki tahrif iddialarının çıplak gözle bile bakıldığında asılsız olduğunun açıkça görüleceğini, söz konusu iddiaların, davacının borcundan haksız olarak kurtulma çabalarından ibaret olduğunu, davacı imza sirkülerine dayanmış olsa da işbu belgedeki imzaların da Yargıtay içtihatları gereği araştırılmasının gerektiğini, bonoda çift imzanın bulunması halinde imzalardan birinin şirketi temsilen diğer imzanın da kişisel borçlanma amacıyla atıldığının kabulü gerekmekte olup davacının işbu senette hem temsil hem de kişisel borçlanma amacıyla attığı imzaların mevcut olduğunu ve borçtan açıkça sorumlu olduğunu, isim yazılı olmasa dahi bono bedelinden sorumluluğun ortadan kalkmayacağını savunarak, davanın reddini, davacı aleyhine alacağın % 20' sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davanın davacı adına atılı bulunan imzaların sahteliği iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkin olduğu, İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Başkanlığı'ndan alınan 08/03/2023 tarihli raporda, inceleme konusu senetlerde atılı basit tersimli borçlu imzaları ile davacının mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği şeklinde görüş bildirildiği, bu halde alanında uzman bilirkişi kurumundan aldırılan rapora göre senetlerdeki imzaların davacıya ait olmadığının tespit edildiği, imza sahteciliği mutlak defilerden olup herkese karşı ileri sürülebileceği anlaşılmakla davanın kabulü ile İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı takip dosyasına konu 3 adet bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine, davaya konu senetlerin lehtarı olan davalının, senetteki imzanın davacıya ait olmadığını bildiğinin, buna göre davalının davacıya karşı haksız ve kötü niyetli olarak hareket ettiğinin kabulü gerektiğinden davalı alacaklı aleyhine İİK md 72/5 uyarınca kötüniyet tazminatına karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde; -Davacının icra takibine itiraz etmeyerek takibin kesinleşmesine sebebiyet verdiğini, imzaya itiraz başvurusunda bulunmadığından menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını, -Bilirkişi tarafından incelenen belgelerin tarihlerinin, takibe konu senetlerin tarihinden oldukça önceye dayandığından davacının davasını ispat edemediğinin kabulü gerektiğini, buna rağmen sayın mahkemenin eksik inceleme sonucunda oluşturulmuş bilirkişi raporunu hükme esas aldığını, -Müvekkili haksız ve kötüniyetli olmadığından aleyhine kötüniyet tazminatı ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, - Aval veren davacının, borçlu şirketin imza yetkilisi olduğunu, imzasının kendisi tarafından değil, şirket yetkilisi olmayan kardeşi tarafından atıldığını beyan ederek huzurdaki davayı ikame ettiğini, burada alacaklı davalı şirketin kötüniyetinden söz edilemeyeceğini, alacaklının haksız ve kötüniyetli olduğundan söz edilemeyeceğini, ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ATK'dan alınan raporda, davaya senetlerdeki davacıya atfedilen avalist imzalarının davacıya ait olmadığının tespit edildiği, sahtelik iddiasının herkese karşı ileri sürülebileceği, lehdar olan davacının davaya konu senetlerdeki avalist imzalarının kime ait olduğunu bilmesi gerektiği, bu nedenle davanın kabulü ile davaclı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesi kararının yerinde olduğu, davanın kabulüne karar verilmesi sonucu davalı aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 91.542,37 TL harçtan, peşin alınan 22.886,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 68.656,37 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/04/2025