WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Mayıs 2026

YARGITAY ISTANBUL BOLGE ADLIYE MAHKEMESI 12. HUKUK DAIRESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/759
KARAR NO: 2025/843
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 01/10/2024
NUMARASI: 2024/79 Esas - 2024/597 Karar
DAVA: Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı)
Davanın reddine ilişkin kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacılar vekili; davacıların murisi ...'ın davalı şirkette %25 pay ile şirketin kurucu ortaklarından olduğunu, şirketin Çerkezköy'de uzun yıllardan beri tek döviz bürosu olduğunu, murisin vefatından sonra şirketteki hisseleri kendilerine intikal ettiğini, kazanç elde edilmesine rağmen bugüne kadar davacılara herhangi bir kar payı ödenmeksizin faaliyetin sürdüğünü, şirket tarafından davacılara olağan veya olağanüstü toplantılara davetlerin usulüne uygun olarak gerçekleştirilmeksizin diğer şirket ortakları tarafından alınan kararlar doğrultusunda şirketin faaliyetini sürdürdüğünü, şirketin durumu hakkında bilgi verilmediğini, bu nedenlerle şirkete dava süresince kayyım atanmasına karar verilmesini, taşınır ve taşınmaz mallar üzerine tedbir konulmasını, davacıların şirket ortağı oldukları günden dava tarihine kadar dağıtılmamış ve kendilerine ödenmesi gereken kar paylarının tespiti ile bu bedellerin davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; ilk olarak davacıların talebinin kar payının verilmesine ilişkin olduğu, TTK'nın 5/A. maddesi uyarınca dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulması gerektiği uyuşmazlıkta arabuluculuğa başvurulmadan dava açıldığı gerekçesiyle, davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir. Dairemizce yapılan istinaf incelemesi sonucunda; 2024/57/81 esas-karar sayılı ilam ile; "somut olayda dava dilekçesi ekinde arabuluculuk anlaşamama tutanağının sunulduğu davalının usulüne uygun davete rağmen toplantıya katılmadığı, şirketin tüzel kişiliğinin devam ettiğinin ticaret sicil kayıtlarından anlaşıldığı dava şartının yerine getirildiği belirlendiği halde; davadan evvel arabuluculuk başvurusu yapılmadığından davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir." denilerek kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkemece kaldırma kararından sonra; alınan bilirkişi raporunda, "davalı şirketin 2012 yılına kadarki kârları sermaye artışında kullanılmış olup kar payı alacağı sermayeye ilave edildiğinden ve davacıların esas sermaye payı içinde kalacağından bu dönemden davacıların alacağı bulunmadığı, 2012-2018 arası dönemdeki dağıtılmayan kârlar genel kurul kararı ile olağan üstü yedek akçeye ayrıldığı, ve olağan üstü yedek akçelerdeki kârın dağıtımı hakkında karar aldığı tespit edilemediğinden, davacı ortakların 2012-2018 yıllarına ait kâr payı alacağının talep şartı oluşmayacağı, 2019-2022 arası dönemdeki net karın %5'i yedek akçeye ayrıldıktan sonra %5'inin esas sözleşme ve TTK nın 519/2 (c) maddesi hükmü gereği birinci temettünün dağıtılması gerekmekte olup bu kapsamda davacı ortakların payına düşen net kar tutarlarının ayrı ayrı hesaplandığı"hesaplaması yapılan kar paylarının dağıtılması hakkında genel kurul kararı bulunmadığı, %5'in üstündeki temettünün dağıtılması için genel kurul kararı alınması gerektiğinden kar payı talebi koşulları bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili; Çerkezköy İlçesinde yer alan tek döviz bürosu olduğunu, mahkemeden ilçede tek bulunan bir döviz bürosunun kazancının ne olabileceğinin tespiti istenilmesine rağmen mahkemece bu taleplerinin değerlendirmeye dahi alınmadığını, davalı tarafın iş bu davaya cevap vermemesi ve uhdesinde bulunan tüm evrak ve dokümanları dosyaya ibraz etmediği nazara alındığında bilirkişilerce oluşturulan raporun maddi gerçeği yansıtmadığını, Çerkezköy'ün tek döviz bürosunun kazancının ne olabileceği konusunda uzmanlarca, döviz bürosunun bulunduğu yer ve konumda dikkate alınarak, mahallinde keşif yapılmak sureti ile ve yine emsal araştırmalar yapılarak döviz bürosunun kazancının ne olabileceğinin araştırılması gerektiği halde eksik inceleme ve hatalı değerlendirme neticesinde hüküm tesis edildiğini, eğer bir şirket sürekli kârın yedek akçelere ayrılmasına karar veriyorsa, şirketin kuruluş amacına aykırılık söz konusu olur düşüncesinde olduklarını ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Davacıların talebi %25 şirket paydaşı bulunan davacılara hiç kar payı ödenmediğinden kar paylarının davalı şirketin ilçenin tek döviz bürosu olan davalıdan alınarak davacılara ödenmesi isteğine ilişkindir. Davalı şirket tarafından ticari defterler ibraz edilmediğinden Vergi Dairesinden getirtilen Kurumlar Vergi Beyannamelerinden Ticaret Sicil Kayıtlarından yararlanılarak davacıların talep edebileceği kar payı hesaplamaları yapılmıştır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davalı şirketin 2012 yılına kadarki kârları sermaye artışında kullanılmış olup kar payı alacağı sermayeye ilave edildiğinden ve davacıların esas sermaye payı içinde kalacağından bu dönemden davacıların alacağı bulunmadığı, yine 2012-2018 arası dönemdeki dağıtılmayan kârlar genel kurul kararı ile olağanüstü yedek akçeye ayrıldığı ve olağanüstü yedek akçelerdeki kârın dağıtımı hakkında karar alınmadığı, davalı şirketin 30.09.2019 tarihinden beri genel kurul toplantılarını yapmadığı ve de kar dağıtımına ilişkin olarak da bir karar alınmadığı belirlenmiştir. Davalı şirket bir anonim şirket olup TTK'nın 408/1-d ve 409. maddeleri gereğince kâr dağıtımına ancak genel kurul tarafından karar verilebilir. Bu yetki genel kurulun devredilemez yetkileri arasında düzenlenmiştir. Buradan hareketle sadece kârın varlığının, ortakların kâr payını talep etmesi bakımından yeterli bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. Genel kurul tarafından dağıtım kararı verilmedikçe kâr payı muaccel hale gelmez ve dolayısıyla talep ve dava edilemez. Genel Kurulun kâr payı dağıtımına ilişkin kararı ile birlikte ortakların ortaklığa karşı Borçlar Hukukuna ilişkin bir talebi ortaya çıkar. Ortağın oluşan bu kâr payı alacağını, ortaklığın tasfiyesini beklemeksizin talep ve dava hakkı vardır. Zira genel kurul kararıyla ortak lehine muaccel bir alacak doğmuş olur. Eldeki davanın açıldığı 28/08/2023 tarihine kadar yapılan genel kurullarda 2012 yılına kadar paylarının sermaye artışında kullanıldığı, 2018 yılına kadar da yedek akçeye ayrılmasına dair karar alındığı daha sonra bir genel kurul kararı alınmadığı anlaşılmaktadır. Davanın açıldığı tarih itibariyle kar payı dağıtımına ilişkin alınan karar bulunmadığından davacının, bilirkişi incelemesinin davalı şirketin ilçedeki tek döviz bürosu olduğu ne kadar kar elde edilebileceği noktasında inceleme yapılması gerektiğine ilişkin soyut talebinin incelenmediğine yönelik aksi yöndeki istinaf nedeni yerinde değildir. Davacıların kar payı alacağının muaccel olmadığı noktada kar payı hesaplanması talebinde davacıların hukuki yararı bulunmadığından daha ileri noktada bir inceleme yapılması gerekmediği, olası kar payı hesaplanması hususunda inceleme yapılması beklenemeyeceğinden aksi yöndeki istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde olmadığından davacılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcının davacılar tarafından peşin yatırılan 1.846,2‬0-TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 1.230,8‬0-TL harcın talep eden davacılara iadesine, Davacı ... tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.26/05/2025