WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Mayıs 2026

YARGITAY ISTANBUL BOLGE ADLIYE MAHKEMESI 12. HUKUK DAIRESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/2095
KARAR NO: 2025/727
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 06/07/2022
NUMARASI: 2022/252 Esas - 2022/999 Karar
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; davalı tarafından davacı aleyhine Çorlu ... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı icra takibi başlatıldığını, davacının davalıya karşı herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı ve davalı arasında hukuki ilişki bulunmadığını, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükünün davalı alacaklıda olduğunu, bu nedenler ile davanın kabulü ile davacının borçlu olmadığının tespitini, %20'den aşağı olmamak üzere davalının kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili; davacı ve davalı arasında hukuki bir ilişkinin bulunduğunu, senedin buna ispat olduğunu, davacının senedi imzaladı ise borcunun bulunduğunu, davacının senetteki imzaya itiraz etmediğini, senet nedeniyle menfi tespit davalarında alacaklının ispat yükümlülüğü olmadığını, davacının senet bedelini ödemediğini, davanın reddi ile davacının %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; davanın icra takibine konu bonodan dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olduğu, menfi tespit davalarında ispat yükü kural olarak alacaklıda olduğunu, ancak kambiyo senetleri sebepten mücerret olduğundan borçlu olunmadığının ispat yükümlülüğü davacı borçluya ait olup, borçlu bononun tarafların iradesi dışında düzenlendiğini veya teminat bonosu olduğunu yazılı delil ile ispatlaması gerektiği (Yargıtay 11. HD'nin 2020/4423 Esas 2021/5625 Karar sayılı ilamı) davacı taraf, dava dilekçesiyle birlikte yanılgıya düşerek ispat yükünün davalı tarafta olduğunu iddia etmiş ise de yukarıda anılı içtihat gereğince takibe konu bonodan borçlu olmadığını ispat etmesi gereken taraf davacı olduğunu, davacı tarafça, buna ilişkin herhangi bir yazılı kanıt sunulmadığından ve başkacada bir iddia ileri sürülmediğinden davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili müvekkili ile davalı arasında hukuki ilişki mevcut olmadığını, senetteki hukuki ilişkiyi kabul etmediğimiz açıkça beyan edildiğini, menfi tespit davalarında hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı alacaklıda olup hukuki ilişkinin varlığını kanıtlamak durumunda olduğunu davalı cevap dilekçesinde "hukuki ilişki bildirme gereği duymuyoruz" şeklinde beyanda bulunduğunu, davalı taraf dilekçelerinde belirttikleri Yargıtay HGK kararının aksine hukuki ilişkiyi ispatlayamadığı, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı olarak ispat yükünün tarafımızda olduğu gerekçesiyle mevcut davanın reddi usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararını aksine kıymetli evrakta senet, temel ilişkinin tarafları arasında kaldığı sürece soyutluk kuralları uygulanmadığı, dava konusu senet tarafların arasında kalması nedeniyle soyutluk ilkesinin uygulanmayacağını, senette ciro bulunmadığını bu nedenle senedin temel ilişkinin taraflar arasında kaldığı, mücerretlik ilkesinin uygulanmaması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, kambiyo senedi nedeniyle başlatılan icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi bakımından uyuşmazlık konusu kambiyo senetlerine ilişkin menfi tespit davalarında senedin bedelsiz olduğuna dair ispat yükünün kimde olduğu noktasındadır. Genel ispat kurallarına ilişkin olan 4721 sayılı TMK nın 6. maddesi ile 6100 sayılı HMK nın 190. maddesi gereğince, bir kambiyo senedine dair iddia ile açılan menfi tespit davasında ispat yükü, iddia olunan bu vakıadan kendi lehine hak çıkaran senet borçlusuna aittir. Zira borçlu olunan bir senede ilişkin açılan menfi tespit davasında senedin bedelsiz olduğuna dair iddianın ispatı sonucu verilecek olan karar ile keşidecinin sorumluluğu ortadan kalkacaktır. Bu tür bir karar ile lehine hak kazanan, dava konusu senet borçlusu olduğundan anılan senedin bedelsiz olduğuna dair iddianın ispat yükü de yine senet borçlusu üzerindedir. Ayrıca bir temel alacağın varlığına karine teşkil eden kambiyo senedinin arada hukuki ilişki bulunmadığına dair iddianın ispatı, karinenin aksini iddia eden senet borçlusu tarafından gerçekleştirilmelidir. Menfi tespit davasının konusunu oluşturan senedin bedelsizliğine dair iddiayı ispat yükü üzerinde olan senet borçlusu bu iddiasını, HMK’nın 201. maddesi gereğince ancak yazılı delille/kesin delille ispatlayabilir. Zira bir kambiyo senedine bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler, değeri ne olursa olsun tanıkla ispat olunamayacaktır. Kambiyo senedi niteliğinde olan bono, düzenlenmesine esas teşkil eden temel ilişkiden bağımsız, karşı edimin ödenmesi şartına bağlanamayan, kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi taahhüdünü içeren mücerret (soyut) bir borç ilişkisini ifade etmektedir. Kambiyo senetlerinde soyutluk prensibinin en önemli işlevi ispat açısından kendisini gösterir. Buna göre, bir kambiyo senediyle borç altına giren kimse, borçlu olmadığını iddia ediyor ise bu hususu ispat etmekle yükümlüdür. Somut olayda davacı keşideci tarafından lehdar ile arasında hukuki ilişki bulunmadığı,alacağını ispatlaması gerektiği ileri sürülmüştür. Başkaca bir vakıaya dayanılmadığından borç ikrarı niteliğinde ki belgenin aksinin ispatlanamadığının kabulünde isabetsizlik bulunmamaktadır. HMK'nın 355. maddesinde, "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak, bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir." hükmüne yer verilmiş olup ,davacı tarafın istinaf nedeni ispat yükünün davalı alacaklıya ait olduğu ile sınırlıdır.UYAP sisteminde icra dosyası ve senet kayıtlı olup incelendiğinde icra takibinin unsurları tamam kambiyo senedine dayalı olduğu görülmektedir. Açıklanan nedenlerle; davada ispat yükü davacı keşideci de olup,ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş, istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 379,80-TL harcın mahsubu ile kalan 235,6‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.05/05/2025