T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1573
KARAR NO: 2025/747
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 26/04/2022
NUMARASI: 2020/720 Esas - 2022/442 Karar
DAVA: Tazminat
Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA:Davacı vekili; müvekkilinin davalıdan 29.11.2019 tarihinde ... marka 2015 model ... motor ve .. şase numaralı araç satın aldığını, 30.12.2019 tarihinde aracın ilk uzun süreli kullanımında motorun durduğunu ve çalışmadığını, yılbaşı tatili olması sebebiyle aracın 03.01.2020 tarihinde incelenebildiğini, incelemede motor içinde 2. silindir piston biyel kolu krank bağlantısının olduğu yerden aşırı ısıya maruz kalarak yanarak kilitlendiği, eksantrik mili yataklarında,silindir bloğu içinde aşınmaların tespit edildiğini, sonuç olarak motorun tamamen değiştirilmesi gerektiğinin anlaşıldığını ve bu sebeple arabadan dört hafta yararlanılamadığını, davalıya Üsküdar ... Noterliği'nin 06.01.2020 tarihli ihtarnamesi ile süresinde ayıp ihbarında bulunulduğunu, İstanbul 17. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2020/42 D.Is dosyasında düzenlenen delil tespiti raporunda motorda gizli ayıp olduğunun kanıtlandığını, müvekkilinin davalıdan satın aldığı araçta sonradan ortaya çıkan gizli ayıptan ötürü büyük bir mağduriyet yaşadığını, bu gizli ayıbın giderilmesi için, araç motoru tamamen değiştirildiğini ve arabadan uzun süre faydalanılamadığını belirterek şimdilik 30.000-TL'nin 06.01.2020 itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağından davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davacı şirketin ihbar yükümlülüğünü süresinde yerine getirmediğini, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada davacı tarafından bilinen ayıplardan satıcı müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını, dava konusu aracın ayıpları bilinerek satın alındığını, ayıplı haliyle kabul edildiğini, yine aracın gözden geçirilmediğini, gerekli kontrollerin yaptırılmadığını, davacının taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece; bilirkişi raporlarına göre satışdan önce yaptırılan muayene sırasında eksantrik ve vanusta ses bulunduğu, motor muhafaza ve alt bakalitlerinde deformasyon, diagnostik cihaz kontrollerinde arıza ikazları tespit edildiği, davacının aracı bu hali ile alarak yaklaşık bir ay kullandığı,araçda arızaya dair uyarı ikazları bulunduğu, davacının aracı arızalı olarak kullandığı ve gizli ayıp olmadığı, eksper raporu ile aracın 2015 model ... marka donanımlı bir araç olduğu dikkate alındığında, motor değişimi gerektiren arızanın olağan bir inceleme ile tespit edilebileceği, davacınınTTK'nun 23/1 maddesi kapsamında süresinde ayıp ihbarında bulunmayıp aracı bu hali ile kabul ettiği, bu sebeple davalıdan ayıp nedeni ile talepte bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; teknik üniversitelerde görev yapan 3 kişilik bilirkişi heyetinin görevlendirilerek konusunda uzman bilirkişilerden rapor alınması gerekirken dosyadaki mevcut bilirkişi raporlarının hükme esas alınmasının doğru olmadığını, eksper raporunda araçta yandığı belirtilen ikaz ışıkları ile meydana gelen motor hasarının bir alakası bulunmadığını, araç alınmadan ve alındıktan sonra ... isimli servise sokulduğunu, dosyadaki mevcut bilirkişi raporlarında derinleme inceleme bulunmadığını, delil tespiti raporunun motor incelenerek düzenlendiğini, aracın yolda kalmasına neden olan arızanın eksantrik mili ile vanustan ses gelmesi veya motor ikaz lambasının yanmasının değil krank milindeki 2. silindire ait biyel kol muylusunun yatak sarmasından kaynaklandığını, bu iki arızanın birbirleriyle ilgisi bulunmadığını, yatak sarma arızasının belirlenebilmesi için motorun sökülerek parçalara ayrılması gerektiğini, ekspertiz raporu ile hasarın alakası bulunmadığını, bilirkişilerin hatalı değerlendirme yaptığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, davacının satın aldığı araçta gizli ayıp bulunduğu iddiası ile hasar onarım bedeli ve aracın kullanılamamasından kaynaklanan maddi zararın davalılardan tazmini istemine ilişkindir. Davacının davalıdan 29.11.2019 tarihinde ... plakalı ... marka 2015 model aracı 450.000-TL bedelle satın aldığı, araçta 30.12.2019 tarihinde meydana gelen arıza nedeniyle aracın motor değişimi yapılarak onarıldığı anlaşılmaktadır.Dava konusu araç 2015 model olup sözleşme tarihi itibariyle 4 yaşındadır. Yine kilometresi 82.055 olan aracın satımı sırasında eksper incelemesinde eksantrik ve vanusta ses olduğu ve kontrolü gerektiği, motor muhafaza ve alt bakalitlerde sorun olduğu, deformasyon meydana geldiği, diagnostik cihaz kontrolü neticesinde "arıza ikazları" tespit edilmiştir. Diğer taraftan aracın satın alındığı tarih ile arızanın meydana geldiği tarih arasında 1 aylık zaman dilimi bulunmakta olup bu süre içerisinde araç 12.613 km yol kat etmiştir. Bilirkişiler tarafından davacının aracın bu durumunu göz ardı ederek 1 ay süre ile kullanmasının arızayı motor değişimi seviyesine getirdiği belirtilmiştir. Davalı satıcı tarafından araca garanti verilmemiştir. Tacir olan ve basiretli hareket ettiği kabul edilen davacının aracı mevcut durumu ile satın aldığınının, aracın fiyatının mevcut duruma göre belirlendiğinin, aracın yaşı ve kilometresi ile satıcı tarafından garanti verilmediği de dikkate alındığında davalı satıcının satıştan sonra meydana gelen arızalardan dolayı sorumlu tutulamayacağının kabulü gerekir. Açıklanan nedenlerle; davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,70-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.06/05/2025
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!