WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Mayıs 2026

YARGITAY ANTALYA BOLGE ADLIYE MAHKEMESI 11. HUKUK DAIRESI

A- A A+

T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ : 13/05/2025

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ: 01/10/2021
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 13/05/2025

İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili; müvekkili banka ile davalı ... Şirketi arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesine diğer davalılar ... ve ...’in müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğunu, sözleşmeye istinaden kullandırılan kredilerin ödenmemesi üzerine davalılara Kartal 28. Noterliğinin 17.06.2020 tarih.... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek hesabın kat edildiğini, ihtara rağmen ödeme olmayınca Antalya Banka Alacakları İcra Müdürlüğü...Esas sayılı dosyası ile davalılar aleyhine ilamsız takip başlatıldığını, davalıların borca itiraz ederek takibi durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, davalıların itirazlarının haksız ve kötü niyetli olduğunu, hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, dava konusu icra takibinde yer alan kredilerden 351-7904478 numaralı kredinin Kredi Garanti Fonu (KGF) kefaleti ile kullandırılan kredi olduğunu ve fonun henüz ödeme yapmadığını, ayrıca yapsa bile bankanın takip yetkisi bulunduğunu, bu sebeplerle itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, "... davacı ve davalı şirket arasında 21.02.2017 tarihinde Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, diğer davalıların müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladıkları, kefalet sözleşmesinin TBK 582 ve devamı maddelerine uygun olduğu, bu sözleşme uyarınca davalı şirketin kredi kullandığı, kullanılan kredilerin ödenmemesi üzerine davacı tarafından davalılara davalıların sözleşmede belirtilen adreslerine ihtarname keşide edilerek hesabın kat edildiği, ihtarnamede taraflara borcun ödenmesi için 24 saat süre verildiği, şirkete yapılan tebligatların iade edildiği, kefillere ise tebliğ yapıldığı ancak şirket yönünden sözleşme uyarınca sözleşmede belirtilen adreslere ihtarnamelerin gönderilmesinin yeterli olduğu, bu haliyle tarafların sırasıyla 24.06.2020 ve 23.06.2020 tarihinde temerrüde düştüğü, ... tarihli rapor mevzuata uygun denetime açık olmakla hükme esas alınmış olup yukarıda belirtilen şekilde toplam 2.854,45 TL nin davalılardan talep edilebileceği, takip tarihi itibariyle alacak bulunsa da dava tarihinden önce tahsilat yapılmakla 7.782,60 TL yönünden davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı anlaşılmakla davanın hüküm fıkrasına belirtildiği şekilde kısmen kabulüne karar verilerek asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %25,38 oranında temerrüd faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisi uygulanarak takibin devamına, hüküm altına alınan tutarın %20 si oranındaki icra inkar tazminatının davalıların itirazının haksız, alacağın ise likit olması nedeniyle; davalılardan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde ve rapora yapılan itirazda belirtildiği ve de hesap hareketlerinde mevcut olduğu üzere hesaplamada ödeme olarak görülen 7.782,60-TL'nin KGF (Kredi Garanti Fonu) tarafından yapıldığını, ancak dava dilekçesi ve rapora itirazdaki hususların değerlendirilmeden borçlular tarafından yapılan bir ödeme gibi değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğunu, borçlular tarafından yapılan bir ödeme bile olsa itirazın iptali yargılamasının takibe yapılan itiraz tarihi itibariyle borcun hesaplanmasının esas olduğunu, bu nedenle raporun hem KGF (Kredi Garanti Fonu) ödemesinin atlanması nedeniyle hem de itiraz tarihini dikkate almaması nedeniyle eksik ve hatalı olduğunu, rapordaki bu eksikliğin giderilmeden hüküm kurulmasının yerinde olmadığını, davalılar vekil ile temsil edilmemesine rağmen lehine vekalat ücreti takdir edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalıların arabuluculuk görüşmelerine iştirak etmediğini, 6325 sayılı Kanunun 18/a-11 maddesi uyarınca arabululuculuk görüşmesine katılmayan taraf haklı çıksa bile yargılama giderilerine ödemeye mahkum edilir hükmünün yer aldığını, buna göre yapılan tüm yargılama giderlerinin davalılar üzerine bırakılması gerekirken kabul ret oranına göre masrafların ve arabuluculuk ücretinin hesaplanmasının yasaya aykırı olduğunu, gerekçeli kararda mahkemenin temerrüt faizini neden indirildiğine dair bir gerekçe bulunmadığını, kredinin ticari bir kredi olduğunu, TTK'nın 8/1. maddesi kapsamında olduğunu, faiz oranının taraflarca serbestçe belirleneceğini, özel bir kanun olan TTK yerine genel kanun TBK hükümlerinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda ticari faizde TBK'nın 88-120 maddelerinin kullanmayacağına dair Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararındaki karşı oyun gerekçe olarak gösterildiğini, ortada hukuka uygun ve geçerli bir sözleşmenin bulunduğunu, sözleşmenin temerrüt hükmünü yok sayacak, hükümsüz addecek herhangi bir hususun olmadığını, hakimin tarafların talep etmediği bir hususta araştırma yapamayacağını, bu yönü ile tarafların talep ve savunmaları ile bağlı olduğunu, davalının müvekkili bankanın merkez bankasına bildirdiği azami faizin gerçek olmadığına dair bir iddiaları yok iken bilirkişinin resen bu karara varmasının ve mahkemenin bu rapor uyarınca itirazları dikkate almadan karar vermesinin hukuk yargılamasının yok sayılması olduğunu, mahkemenin HMK kural ve ilkelerini ihlal ederek karar verdiğini, bilirkişi ve mahkemenin azami faiz oranının fiilen uygulanmadığına dair savlarını çürüten örnek kredi kartonlarını sunduklarını, bu örnek dosyalar uyarınca bu faiz oranlarının %50 fazlası temerrüt faizi uygulanmasının yaklaşık yıllık %40 faiz oranına ulaştığını, ilk derece mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Somut olayda; davacı ve davalı şirket arasında 21.02.2017 tarihinde Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, diğer davalıların müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladıkları, bu sözleşme uyarınca davalı şirketin kredi kullandığı, kullanılan kredilerin ödenmemesi üzerine davacı tarafından davalılar aleyhine hesap kat işlemlerinin yapıldığı ve takip başlatıldığı, davalılar tarafından borca itiraz edilmesi üzerine yasal süresi içerisinde iş bu itirazın iptali davasının açıldığı, 24/12/2020 tarihinde KGF tarafından 7.782,60 TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.
1-HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, kararın aşağıda belirtilen bent haricinde usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin sair istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Yerel mahkemece dava konusu hakkında bankacı bilirkişiden rapor aldırılmış, bilirkişi raporunda, takip hesaplarına aktarılan krediye kattan sonra 26.06.2020 tarihinde 11,01 TL, 06.07.2020 tarihinde 1.258,50 TL ve 241,50 TL, 24.12.2020 tarihinde 7.782,60 TL geri ödeme olduğu, yapılan hesaplamaya göre Dava tarihi itibariyle banka alacağının; 2.812,81 TL asıl alacak, 39,66 TL işlemiş faiz ve 1,98 TL gider vergisi toplamı 2.854,45 TL olduğu belirtilmiştir. Takip tarihinden sonra, dava tarihinden evvel 24/12/2020 tarihinde yapılan ödeme KGF tarafından yapılmıştır.
KGF kefaletiyle kullandırılan kredi bakımından uygulanması gereken 26.12.2017 tarih ve...sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile değişik 31.10.2016 tarihli ve 2016/9538 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Kredi Garanti Kurumlarına Sağlanan Hazine Desteğine İlişkin Karar'ın 3. maddesinin 1. bendinde, KGF destekli kredilerde temerrüt sonrası takip süreçlerinin kredi verenlerce yürütüleceği, 5. bendinde ise temerrüt durumunda teminatların nakde çevrilmesine ve kanuni takibe ilişkin işlemlerin kredi verenler tarafından yürütüleceği, elde edilen tahsilatın, tazmin edilen kefalet oranında KGF'ye aktarılacağı hüküm altına alınmıştır. Bu kapsamda asıl borçlunun temerrütü halinde alacaklı bankanın KGF'den tazmin ettiği tutar yönünden de takip işlemlerinde kredi veren banka yetkili kılınmıştır. Bu nedenle somut olayda; 7.782,60 TL KGF ödemesi tahsilat sayılmadığından netice itibariyle davalıların borç ödeme yükümlülüğü devam etmektedir. O halde KGF'nin yapmış olduğu ödeme oranında borcun sona erdiğinden söz etmek mümkün olmadığından yerel mahkemece dava tarihinden evvel yapılan 7.782,60 TL ödeme bakımından davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı belirtilerek bu ödemenin borçlular tarafından yapılan bir ödeme gibi borçtan düşülmesi ve davalılar vekil ile temsil edilmemesine rağmen davalı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olmuştur. Ne var ki bu yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmeyip Dairemizce yerel mahkeme kararı kaldırılarak yeniden hüküm tesis edilmiştir.
Sonuç olarak; davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun (1) numaralı bentte belirtilen nedenlerle ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun (2) numaralı bentte belirtilen nedenlerle ESASTAN KABULÜNE,
3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 01/10/2021 tarih ve ...Esas, ...Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
a-Davanın Kısmen Kabulü ile, davalıların Antalya Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazların 8.950,81 TL asıl alacak,1.061,46 TL işlemiş faiz ve 53,07 TL gider vergisi olmak üzere toplam 10.065,34 TL'sinin iptali ile ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %25,38 oranında temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisi uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
b-Hükmolunan ( 10.065,34 TL) alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,
c-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 687,56 TL harçtan peşin olarak yatırılan 144,49 TL harcın mahsubuyla bakiye 543,07 TL harcın davalılardan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince YAZILMASINA,
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 04/03/2022 tarih ve ...Esas - ...Karar sayılı, ... Harç sayılı Harç Tahsil Müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince İPTALİNE,
ç-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL başvurma harcı ile 144,49 TL peşin harç olmak üzere toplam 203,79 TL harcın davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
d-Davacı tarafından yapılan 215,00 TL tebligat ve posta gideri, bilirkişi masrafı 500,00 TL olmak üzere toplam 715,00 TL yargılama giderinden davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 686,40 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
e-Davalılar tarafından ilk derece mahkemesinde herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
f-Arabuluculuk aşamasında sarf edilen 1.320,00 TL'nin yargılama gideri olarak 6183 sayılı kanuna göre tahsil edilmek üzere 1.267,20 TL'sinin davalılardan, 52,80 TL'sinin davacıdan alınarak Hazineye İRAT KAYDINA, (959,90 TL arabuluculuk ücreti davacı tarafça 07/01/2022 tarih AB2022 seri numaralı, 3084 sıra ve özel numaralı sayman mutemedi alındısı ile yatırılmış olup, davacı tarafça fazladan yatırılan kısmın talep halinde İADESİNE,)
g-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 10.065,34 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
h-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde İlk Derece Mahkemesince davacıya İADESİNE,
3-İstinaf incelemesi yönünden;
a-Davacının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 80,70 TL maktu istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde talebi halinde ilk derece mahkemesince davacıya İADESİNE,
b-Davacı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 109,50 TL tebligat gideri, 78,60 TL posta gideri olmak üzere toplam 408,80 TL istinaf yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
d-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
4-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.13/05/2025

...