T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1398 - 2025/377
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1398
KARAR NO : 2025/377
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/05/2023
NUMARASI : 2017/6 Esas - 2023/353 Karar
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Sebebiyle Açılan Maddi Tazminat)
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 13/03/2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 02/04/2025
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı birleşen dava davacıları vekili ile asıl ve bileşen dava davalısı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı ...'ın kullandığı ZMMS poliçesi olmayan araç ile davacının eşi ... kullandığı aracın 06/02/2016 tarihinde neden oldukları kaza sonucu davacının eşi ... öldüğünü, davalı ...'nın davacının zararlarından sorumlu olduğunu ileri sürerek, bu olay nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalan davacı için 5.000,00 TL destekten yoksun kalma alacağının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Birleşen davada davacılar vekili; asıl davada belirtilen şekilde gerçekleşen olayda ölen ... bu davanın davacısı ...’in de desteği (baba) olduğunu, desteklerinin ölümü nedeniyle zararlarının oluştuğunu, müvekkillerinin zararlarından davalılar araç sürücüsü ..., araç işleteni ... ve davalı ...'nın sorumlu olduğunu, olayda davalı araç sürücüsünün alkollü ve tam kusurlu olduğunu, daha önce yapılan ödemenin yetersiz olduğunu ileri sürerek, her bir davacı için ayrı ayrı 1.000,00 TL olmak üzere toplam 4.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının her üç davalıdan müteselsilen tahsiline, ölüm olayı nedeniyle her bir davacı için 50.000,00 TL manevi tazminatın gerçek kişi davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Asıl davada davalı ... vekili; ölen ... ile davacı eşi ...'ün aralarında boşanma davası olduğunu, bu nedenle ayrı yaşadıklarını, ölenin davacıya destek kabul edilemeyeceğini, ölüm olayı ile trafik kazası arasında bağlantı bulunmadığını, başlangıçta yaralanan ...'nin ölmeden önce trafik kazasına bağlı olarak kendisinde oluşan bedensel zararların giderilmesi için Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde dava açtığını, ölüm ile sonuçlanan kazaya katıldığı söylenilen aracın trafik sigorta poliçesi olup olmadığının araştırılması gerektiğini, trafik sigortası bulunmadığı belirtilen araç sürücüsünün kusur dağılım oranının Adi Tıp Kurumu'ndan alınacak raporla belirlenmesi gerektiğini, daha önce temerrüde düşürülmediklerinden, ancak dava tarihinden itibaren ve yasal faiz talep edilebileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davalı ... vekili; alacağın zamanaşımına uğradığını, davadan önce yapılan başvuru üzerine davacılara ödeme yapılarak tüm zararlarının giderildiğini, kendilerinden talep edilebilir tazminat alacağı kalmadığını, ölenin davacılara destek olduğunun kanıtlanması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada, diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; her iki davadaki talebin, tüm davacıların desteği olan ...'nin ölümü nedeniyle destekten yoksun kalan davacıların maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, asıl davada davacı ...'ün eşi, birleşen davada her dört davacının babaları olan ... kullandığı araç ile birleşen davada davalılar ...'in sürücüsü ve işleteni olduğu araçların 06/02/2016 tarihinde neden oldukları kaza sonucu davacıların desteği olduğu kabul edilen ...'nin yaralandığı, yapılan tüm tedavi girişimlerine rağmen kurtarılamayarak 28/08/2016 tarihinde vefat ettiği, temin edilen aile nüfus kayıt tablosuna göre asıl davada davacı ... ölen ...'nin eşi olup, kazanın meydana geldiği tarihte aralarında açılmış boşanma davası bulunmakla birlikte, ...'nin ölüm tarihi itibariyle boşanma henüz gerçekleşmediği için evlilikten kaynaklanan bakım görevinin devam ettiği, ... ile ... fiilen ayrı yaşıyor olsalar dahi ...'nin bakım yükümlülüğü devam ettiği için ölenin ... yönünden destek olma sıfatının mevcut olduğu, birleşen davanın tüm davacıları ölenin çocukları olduğu için bu kişiler yönünden de ölenin destek sıfatı bulunduğunun kabul edildiği, davacılar desteğinin yaralanması ile sonuçlanan trafik kazasının 06/02/2016 tarihinde gerçekleştiği, yapılan tedaviler sonuç vermediği için ...'nin 28/08/2016 tarihinde öldüğü, Ankara 32. Asliye Ceza Mahkemesi'nde de aynı savunmanın ileri sürüldüğü, ilgili mahkeme tarafından İstanbul Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu'ndan alınan 04/10/2021 tarihli rapor ile davacıların desteği ...'nin 28/08/2016 tarihinde gerçekleşen ölümünün 06/02/2016 tarihli trafik kazasına bağlı olduğunun belirtildiği, asıl davada davacı ... yargılama sürmekte iken 01/07/2020 tarihinde yeniden evlendiği için ölen ...'nin ancak kaza tarihi ile ...'ün yeniden evlenme tarihi aralığında bu kişiye destek olabileceğinin dikkate alındığı, bilirkişi ek raporunda da bu durum gözetilerek hesaplama yapıldığı, ölenin müzisyen olduğu, asgari ücreti aşan şekilde gelir elde ettiği ileri sürülmüş ise de, yapılan araştırma sonucu ölenin asgari ücreti aşan şekilde gelir elde ettiği ispat edilemediği için hesaplamaların asgari ücret esas alınarak yapılması gerektiğinin kabul edildiği, ceza yargılamasının yapıldığı Ankara 32. Asliye Ceza Mahkemesine 22/12/2016 tarihli raporu düzenleyen ATK Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı ölen sürücü ...'nin kendisine fasılalı sarı ışık yanmasını dikkate alarak daha dikkatli olması gerekirken bu dikkati göstermediği için tali kusurlu, diğer araç sürücüsü ...'ın ise kendisine fasılalı kırmızı ışık yandığı için kavşağa geldiğinde hızını azaltıp, kavşağı kontrol ettikten sonra kavşak boş ise geçiş yapması gerekirken bu kurallara aykırı davranarak geliş hızı ile kavşağa girmek suretiyle kazaya neden olduğu ve olayda asli kusurlu olduğunun belirtilmiş olduğu, birleşen dava yönünden alınan 03/01/2018 tarihli raporda davalı ...'ın kavşaklarda geçiş hakkı önceliğine ilişkin kuralı ihlal ederek asli ve %75 oranında kusurlu, ölen sürücü ... ise aracının hızını gerekli şartlara göre ayarlamama, kavşaklara gelirken hızını azaltması gerektiğine ilişkin kurallara aykırı davranarak tali ve %25 oranında kusurlu olacak şekilde kazaya neden olduklarının belirtildiği, raporun karar vermeye elverişli olduğu, ölen ...'nin anne ve babası da destekten yoksun kalma tazminatı talep hakkına sahip olup, bu kişiler tarafından dava açılmamış olmakla birlikte ölüm olayı nedeniyle ...'ye bağlı olarak destek tazminatı talep etme hakkı bulunanların tamamı dikkate alınıp kaza tarihindeki poliçe limiti de göz önünde bulundurulmak şartıyla talep edilebilir tazminat olup olmadığının değerlendirilmesinin gerektiği kabul edilerek, yapılan hesaplamada, asıl davada davacı olan ... için 2.297,40 TL olması gerektiği, dava açılmadan önce ...'na başvuru yapılmakla birlikte tüm belgeler sunularak talebin iletildiği kanıtlanamadığı için ... yönünden temerrüdün davanın açıldığı 03/01/2017 tarihinde gerçekleştiği ve karşı aracın hususi nitelikli olması nedeniyle de talep edilebilir faiz türünün yasal faiz olması gerektiğinin kabul edildiği, birleşen davada tüm davacılar ölen ...'nin çocukları olup, yasa gereği ölenin davacılara desteği sayılması gerektiğinin tartışmasız olduğu, dava açılmadan önce birleşen dava yönünden ...'na yapılan başvuru üzerine 18/03/2019 tarihinde davacı ... için 9.628,00 TL, davacı ... için 16.255,00 TL, davacı ... için 19.032,00 TL ve davacı ... için 20.611,00 TL olmak üzere toplam 65.526,00 TL ödeme yapıldığının tarafların kabulünde olduğu, ödeme tarihi itibariyle hesaplamada, birleşen dosyada davacılarından ... talep edebileceği destekten yoksun kalma alacağı 13.681,69 TL olup, bu davacı için davalı ... tarafından zarar miktarını aşar şekilde 16.255,00 TL, davacı ... talep edebileceği destekten yoksun kalma alacağı 18.155,78 TL olup, bu davacı için davalı ... tarafından zarar miktarını aşar şekilde 19.032,00 TL, davacı ... talep edebileceği destekten yoksun kalma alacağı 16.032,55 TL olup, davacı için davalı ... tarafından zarar miktarını aşar şekilde 20.611,00 TL ödeme yapıldığı için bu üç davalının dava açılmadan önce yapılan ödeme ile tüm zararlarının karşılandığı, yeni bir dava ile talep edebilecekleri destekten yoksun kalma alacaklarının bulunmadığının belirtildiği, birleşen dosyanın davacılarından ... ödemenin yapıldığı tarihteki talep edebileceği destekten yoksun kalma alacağı 73.996,43 TL olup, davacı için davalı ... tarafından zarar miktarını karşılamayacak şekilde 9.628,00 TL ödeme yapıldığı için bu davacının 2918 sayılı Yasa'nın 111.maddesi dikkate alınarak karar tarihine en yakın tarihteki verilere göre talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatı miktarı belirlenip, bu miktardan ödeme ve güncellenmiş değer düşüldükten sonra davalılar tarafından karşılanması gereken alacağının belirlenmesinin gerektiği kabul edilerek, raporda da belirtildiği gibi davacı ... ölüm olayına bağlı olarak talep edebileceği destekten yoksun kalma zararının 719.643,98 TL olduğu, bu miktarın tamamının birleşen davada gerçek kişi davalılardan tahsili gerektiği, ...'nın sorumluluğunun kaza tarihindeki poliçe limiti ile sınırlı olup, ... tarafından yapılan ödemeler ve poliçe limiti dikkate alındığında ... yönünden ...'nın limit dahilinde yapması gereken ödemenin 129.806,91 TL olduğunun kabul edildiği, birleşen davada ... yönünden kısmi ödemenin yapılması ile birlikte temerrüdün gerçekleştiği, hem birleşen davanın dava dilekçesinde hem de ıslah işlemine konu dilekçede yer alan tüm talepler yönünden temerrüdün kısmi ödeme tarihinde gerçekleştiği, bu nedenle ... yönünden faiz başlangıcının 18/03/2019 kısmi ödeme tarihi olması gerektiği, haksız fiil nedeniyle sorumlu olan gerçek kişi davalılar yönünden ise haksız fiilin işlendiği tarihte temerrüdün gerçekleştiği, bu nedenle de kaza tarihi olan 06/02/2016 tarihinde bu davalılar yönünden tüm alacak için temerrüdün gerçekleştiği, araç hususi nitelikli tescil edilmiş olduğu için alacağa uygulanması gereken faizin de yasal faiz olması gerektiğinin kabul edildiği, birleşen davada davacıların bir diğer talebinin desteklerinin ölümü nedeniyle duydukları acının giderilmesine yönelik manevi tazminata ilişkin olduğu, birleşen davada manevi tazminat talep eden kişiler ölenin çocukları olup, babalarının ölümü nedeniyle acı ve üzüntü duydukları, sonuç olarak gerçekleşen ölüm olayı, ölen ile davacılar arasındaki yakınlık, davacılar ve gerçek kişi davalıların belirlenebilen gelirleri, her iki sürücünün kusur dağılım oranları dikkate alındığında her bir davacı için talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olmadığı, yukarıda belirtilen ilkelerden hareketle davacıların manevi tazminat miktarını belirledikleri, bu miktarın mahkemece de davacılar üzerinde oluşan acı ve üzüntüyü bir ölçüde gidermek için yeterli olduğu, bu nedenle birleşen davada her bir davacı için 50.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiilin işlendiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı gerçek kişilerden tahsili gerektiği gerekçesiyle; “Esas davada davanın kısmen kabulü ile, 2.297,40 TL'nin 03/01/2017 olan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen (Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/454 esasında kayıtlı iken) davada; manevi tazminat istemi ile davalılardan ... ve ... aleyhine açılan davada, davanın kabulü ile, 200.000,00 TL manevi tazminatın (davacılardan ...için 50.000,00 TL, ... için 50.000,00 TL, ...için 50.000,00 TL ve ... için 50.000,00 TL olmak üzere) 06/02/2016 olan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, maddi tazminat istemi ile davacılar tarafından tüm davalılar aleyhine açılan davada, ... tarafından açılan davada; davanın kabulü ile, 719.643,98 TL'nin (davalılardan ...'nın sorumluluğu 129.806,91 TL ile sınırlı ve yine bu davalı açısından faiz başlangıç tarihi 18/03/2019 olan kısmi ödeme tarihi olmak kaydıyla) 06/02/2016 olan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, ... tarafından açılan davada davanın reddine, ... tarafından açılan davada davanın reddine, ...tarafından açılan davada davanın reddine” karar verilmiş, karar birleşen dava davacıları vekili ve davalı ... tarafından istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Birleşen dava davacıları vekili istinaf başvuru dilekçesinde; müvekkillerinin bakiye destekten yoksun kalma tazminat alacakları bulunduğunu, raporun 7. sayfasındaki tablodan anlaşılacağı üzere müvekkili ...’in tazminat miktarının 22.511,40 TL, ...’nin 29.872,91 TL, ...’in 26.379,42 TL, bu miktarlardan ödemeler mahsup edildiğinde, bakiye zararın ortaya çıktığını, bu nedenle ret kararının hatalı olduğunu, ... dışındaki davalıların vekili olmamasına rağmen davalılar lehine vekalet ücreti takdir edilmesinin hatalı olduğunu, ıslah dilekçesinde taleplerin fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak artırıldığını, bu nedenle ek dava ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutuklarını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
Birleşen dava davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacıların ek tazminat talebinde bulunmaksızın eldeki davayı açtığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kusur raporunun Adli Tıp Kurumu'ndan alınması gerektiğini, vefat edenin alkollü araç kullanması ve emniyet kemerinin takılı olmaması nedeniyle müterafik kusuru olduğunu, kaza sonrası alkollü olduğunun tespit edildiğini, emniyet kemerine ilişkin ise belirlemenin olmadığını, vefatın kazadan kaynaklandığının ispatlanmadığını, olaydan 6 ay sonra vefatın gerçeklemiş olmasına göre bu hususun incelenmesi gerektiğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, ödeme tarihi itibariyle yapılan ödemenin yeterli olduğunu, faiz başlangıcının hatalı olduğunu, faiz başlangıcının dava tarihi olması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Asıl dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma nedeniyle maddi tazminat, birleşen dava ise ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma nedeniyle maddi tazminat ve manevi tazminat istemidir.
Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm birleşen davada davacılar vekili ve birleşen davaya yönelik istinaf sebepleri ileri sürülerek davalı (asıl davanın da miktar itibariyle kesin olduğu nazara alındığında) ... tarafından istinaf edilmiştir.
06/02/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde, asıl ve birleşen davacıların desteği ... vefatı nedeniyle davacıların destek tazminatı talep ettiği, ...'nin eşi olan davacının asıl dava davacısı ... 01/07/2020 tarihinde yeniden evlendiği, vefat edenin çocukları....babalarının vefatında hayatta oldukları, yine annesi ... ve babası ... hayatta olduğu, ancak babası ... 29/09/2022 tarihinde vefat ettiği, mahkemece vefat eden yaşasaydı yaşam süresi sonuna kadar destek olacağı kabul edilen ... ise 09/10/2023 tarihinde vefat ettiği, dosya kapsamından ve nüfus kaydından anlaşılmıştır.
Haksız fiilden kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma nedeniyle tazminat istemli davada, ölenin desteğinden mahrum kalanlarlar, destek zararlarını zarar sorumlusu sürücü ve işleten yanı sıra ZMMS poliçesinin olmadığı durumlarda bedensel zarar niteliğindeki bu zararlarını ...'ndan da talep edebilir.
Talep edilecek destek zararı, "gerçek zarar" olup, bu zarar Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından benimsenen ilke ve yöntemlerle hesaplanmalı, henüz dava açmamış olmakla birlikte, dosya kapsamından destek zararı oluştuğu tespit edilenler mevcut ise, bu kişiler de hesaplamaya dahil edilerek destek payları belirlenmelidir. Bu şekilde geleceği yönelik yapılacak aktüer hesaplama farazi hesaplama olup, vefat edenin desteğinden mahrum kalanların destek süresi TRH2010 Yaşam Tablosuna göre muhtemel yaşam süresi belirlenerek (destek ölmeseydi, muhtemel yaşam süresini aşmamak üzere) ve ayrıca belirli bir yaşa kadar destek olacağı kabul edildiği durumlarda, belirlenen yaşı tamamlayıncaya kadar destek olacağı nazara alınarak hesaplama yapılır. Ancak bu durumda dahi, destekten mahrum kalanın vefat etmesi halinde bilinen durum mevcut iken farazi hesaplama yapılamayacağından vefat eden yönünden ölüm tarihini aşmamak üzere destek süresine kadar hesaplama yapılarak tazminat miktarı belirlenmelidir. Vefat eden desteğin eşinin yeninden evlenmesi durumunda da ölen eş yönünden hesaplama yeniden evlenme tarihine kadar yapılmakla birlikte, eşin yeniden evlenmesi desteğin ölümünün sonucu olup, eş ölmeseydi farazi olarak yeniden evlenme ihtimali söz konusu olmayacak olduğundan ve davada desteğin ölmeseydi ailesine desteği nazara alındığından, yeniden evlenen eş için destek tazminatı yeniden evlendiği tarihe kadar hesaplanmakla birlikte, yeniden evlenmesi nedeniyle, desteğin eşine verilen payların diğer destek görenlere pay olarak verilmesi mümkün değildir. Zira eşin yeniden evlenme ihtimali yapılan hesaplamalarda muhtemel evlenme tarihi olarak öngörülen bir husus olmayıp, tazminattan indirim sebebidir.
Diğer yandan, trafik kazalarından kaynaklanan sorumluluk davalarında Sigorta Şirketinin yahut ...'nın sorumluluğunu gerektiren durumlarda, sigorta şirketinin veya ...'nın sorumluluğu limit ile sınırlı olduğundan, zarar görenlerin çokluğu durumunda, sorumluluklarının ne şekilde olacağı KTK'nın 96. maddesinde düzenlenerek, KTK'nın 96. maddesinde; "Zarar görenlerin tazminat alacakları, sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta tutarından fazla ise zarar görenlerden her birinin Sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat talebi, sigorta tutarının tazminat alacakları toplamına olan oranına göre indirime tabi tutulur. Başka tazminat taleplerinin bulunduğunu bilmeksizin zarar görenlerin birine veya birkaçına kendilerine düşecek olandan daha fazla ödemede bulunan iyiniyetli Sigortacı, yaptığı ödeme çerçevesinde, diğer zarar görenlere karşı da borcundan kurtulmuş sayılır." denilmiştir. İlgili düzenlemede aktüer hesaplamayı gerektiren zararlar yönünden, zararın hangi tarihteki veriler nazara alınarak yapılacağına ilişkin açıklamaya yer verilmemiş, Yargıtay içtihatları ile geliştirilen, zararın hüküm tarihine en yakın aktüer rapora göre belirlenmesi gerektiğine ilişkin uygulaması nedeniyle zarar görenlerin farklı zamanlarda talep ettikleri zararlarda limitin ne şekilde paylaştırılması gerektiği uygulama nedeniyle ortaya çıkan bu durum olduğundan, (aktüer hesaplamada zararın kaza tarihine göre değilde, hesap tarihine göre belirlenmesinin sonucu olarak, aynı olay nedeniyle farklı zamanlarda dava açanların tazminat hesaplanmasındaki oluşan farklılıklar, kaza tarihinde bilinmesi mümkün olmayan ancak yıllar sonra açılan davada bilinir olan ve hesaplamaya esas alınan gelir, kaza tarihinden sonra belirlenen gelire ve bu nedenle artan tazminat miktarına rağmen kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesi, yetersiz ödemenin ne şekilde değerlendirileceği gibi durumlar) uygulama ile oluşan bu durum da Yargıtay içtihatları çerçevesinde değerlendirilmeli hakkaniyete uygun şekilde limitten sorumluluk belirlenmelidir. Bu çerçevede KTK'nın 96. maddesi kapsamında yapılacak garame hesabında, tazminat hesaplama şeklinin bir sonucu olarak zarar görenlerin birlikte tazminat talep etmesi, farklı zaman dilimi içinde tazminat talep etmeleri, bir kısmın zarar görenlere karşı daha önce yapılan ödeme ile Sigortanın sorumluluğunun sona ermesi, yahut bir kısmına ödeme yapılmış olmasına rağmen ödemenin yetersiz olması, ödemenin iyi niyetli olması veya kötü niyetli olması gibi durumlar ortaya çıkabileceğinden, uygulanacak garame hesabı ve Sigortanın/...'nın sorumluluğu dosya özelinde değerlendirilerek, garame hesabında uygulanacak yöntem belirlenmelidir. Bu kapsamda, zarar görenlerin henüz hiç birisine ödeme yapılmamış ise, Yargıtay içtihatları ile hüküm tarihine en yakın tarihte zarar miktarı belirleneceğinden garame hesabında bu tarih itibariyle zararlar nazara alınarak sorumluluk belirlenmeli, henüz dava açmayan zarar gören olduğunun anlaşılması durumunda, bu kişinin zararı da tespit edilerek, garame hesabında gözetilmelidir. Sigorta Şirketi tarafından iyi niyetle zarar görenlere daha önce bir ödeme yapılmış ve eldeki dava da bu nedenle açılmış ise, alınan raporda Sigorta tarafından yapılan ödeme tarihi itibariyle ödemenin yetersiz olduğu ve bakiye limit kaldığı anlaşılmış ise karar tarihine en yakın tarih itibariyle tazminat miktarları daha önce hiç ödeme yapılmamış gibi yeninden hesaplanmalı, belirlenen tazminat miktarları üzerinden, yine Sigorta Şirketi tarafından hiç ödeme yapılmamış gibi garame hesabı ile Sigorta Şirketinin ödeyeceği miktar belirlenmeli, tazminata yönelik ödeme ve limitten eksilme farklı kavramlar olduğundan, bundan sonra Sigorta Şirketi tarafından yapılan tazminat ödemeleri davadan önce yapılmış ise güncellenerek tazminattan düşülmeli, ancak limitten düşülecek miktarlar zarar görene daha önce yapılan kadar düşülerek, aradaki fark çerçevesinde ("A şahsına gareme sonucu ödenmesi gereken miktar" (-) "A şahsına daha önce ödediği miktar" arasındaki fark), Sigorta Şirketinin/...sorumluluğu belirlenmelidir. Bir diğer durum ise, Sigorta Şirketinin ifa yahut kısmen ifa ile bir kısım zarar görenlere karşı sorumluluğun sona erdiği durum olup, burada garame hesabında adil çözüm elde etmek adına, Sigortanın iyiniyetle ödeme yaptığı ve sorumluluğu sona erdiği durumda, ödemenin iyiniyete olduğunun kabulü halinde, sonuç sorumluluk belirlenmesinde yapılacak garame hesabında, bu kişilere yapılan ödeme nedeniyle limitten azalacak miktar garame hesabı sırasında nazara alınmamalı ve bu kişilerde sonuç garame hesabına dahil edilmemelidir. Zira Sigortanın ya da ...'nın daha önce yapılan ödemeler ile bu kişilere karşı sorumluluğu sona ermiş ise bu kişilere limitten pay ayrılması adalete uygun olmayacaktır. Bu durumda bir kısım kişilere yapılan ödemenin iyiniyetle olduğunun anlaşıldığı durumda, hükme esas alınan rapor tarihinde, bu kişilerin de destek payı gözetilerek hesaplama yapılması, ancak Sigortanın bu kişiye yaptığı ödeme nedeniyle sorumluluğu daha önce sona erdiğinden, söz konusu ödeme iyi niyet ölçüsünde limitten indirilerek, kalan limit, diğer zarar görenlere garame hesabı ile paylaştırılmalıdır ("Bakiye limit x A Şahsı/Bakiye Toplam Zarar" şeklinde paylar belirlenmeli). Diğer bir durum ise, Sigorta Şirketi tarafından bir kısım zarar görenlere hiç ödeme yapılmaması, bir kısımına yetersiz, bir kısmına zarar miktarınca ödeme yapılması durumu olup, bu durumda hesaplama diğer durumların karması şeklinde yapılacaktır. Dolayısı ile daha önce ödeme yapıldığı tarih itibariyle, öncelikle tazminat miktarları hesaplanmalı, Sigorta Şirketi tarafından yapılan ödemenin bir kısım zarar görenler açısından yeterli, bir kısım zarar görenler açısından yetersiz olduğu tespit edilmiş ise, Sigortanın sorumluluğu sona erdiği kişiler yönünden Sigorta/... tarafından iyiniyetle yapılan ödeme miktarları limitten indirilmeli, hüküm tarihine en yakın tarih itibariyle hesaplama ise, tüm zarar görenler dahil edilerek hesaplanarak, hiç ödeme yapılmayan veya yetersiz ödeme yapılanların güncel zararları bu şekilde belirlenmeli, Sigorta tarafından daha önce yapılan ödeme ile tazminat alacağı hiç kalmayan kişilere yapılan ödemeler iyiniyetli ise limitten düşülerek, bakiye limit belirlenmeli, sonrasında bakiye limit üzerinden hiç ödeme almamış kişiler ile yetersiz ödeme almış kişiler arasında (bu kişilere yapılan ödeme mahsup edilmeksizin) garame hesabı yapılarak, Sigorta Şirketinin sorumlu olacağı miktarlar belirlenmeli, hiç ödeme yapılmayanlara karşı Sigorta/...garame hesabında bulunan kadar, yetersiz ödeme yapılanlara ise garame hesabı ile bulunan miktardan, daha önce Sigorta/... tarafından yapılan ödeme mahsup edilerek bakiyesi üzerinden belirlenmelidir. Sigorta Şirketi tarafından yapılan yetersiz ödeme ise dava tarihinden önce yapılmış ise bu miktarda toplam tazminattan güncellenerek mahsup edilmelidir. Bu şekilde yapılacak hesaplamada ilk yapılan ödeme yetersiz olduğu halde, gelir artış hızı, enflasyon ve faiz uygulamaları sonucunda hükme esas alınan rapor tarihi itibariyle yapılacak hesaplamada, yapılan ödeme güncellenerek mahsup edildiğinde bakiye alacak kalmamış ise, bilenen bu durum karşısında, zarar gören ilk yapılan ödeme yetersiz dahi olsa, bilinen ve oluşan durum karşısında tazminat talep edemeyeceği de göz ardı edilmemelidir. Tüm bu açıklamalardan sonra; somut olayda asıl davada ölenin eşi destek tazminatı talep etmiş, ilk derece mahkemesi tarafından 2.297,40 TL tazminata karar vermiş, davacının bu karara yönelik istinafının bulunmaması, davalının da açıkça istinafı olmaması yanı sıra, kararın davalı açısından miktar itibariyle kesin olması karşısında, asıl davada davacı eş tarafından açılan tazminat miktarı kesinleşmiştir. Birleşen davada ise; vefat eden çocukları tarafından destek tazminatı talep edilmiş, mahkemece alınan bilirkişi raporu çerçevesinde, Sigorta Şirketi tarafından daha önce davacılara yapılan ödeme ile davacılar ...'e olan sorumluğun sona erdiği, davacı ...'in davası yönünden ise, sağlık durumu gözetilerek, ölenin, ölmeseydi, kendi muhtemel yaşam süresi sonuna kadar destek olacağı kabul edilerek destek zararı hesaplanarak, yapılan ödemenin yetersiz olduğundan bahisle tazminata hükmedildiği anlaşılmaktadır. ... ilk derece mahkemesi tarafından verilen karar sonrasında 09/10/2023 tarihinde vefat etmiş olup, bilirkişi tarafından destek payı, desteğin muhtemel yaşam süresi 26/01/2062 tarihine kadar hesaplanmıştır. Bilinen durum karşısından, muhtemel destek süresine göre hesaplama yapılamayacağından, davanın derdest olduğu dönemde oluşan durum nazara alınmadan davanın esası hakkında karar verilmeyeceğinden, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerektiği, gibi hükme esas alınan raporda, desteğin anne ve babasının sağ olduğu ve kendilerine pay ayrılması gerektiği gözetilerek hesaplama yapılmış ise de, ilk derece yargılaması sırasında desteğin babasının 29/09/2022 tarihinde vefat ettiği, bu hususunda pay belirlenmesinde nazara alınmadığından, bunun yanı sıra ...; KTK'nın 96. maddesi kapsamında garame hesabı çerçevesinde sorumluluğu belirlenirken, daha önce kendilerine ödeme yapılan ... yapılan ödemelerin yeterli olduğu kabul edilmesine rağmen, bu kişilere ve yetersiz ödeme yapılan ... yapılan ödemeler 310.000,00 TL sigorta limitinden düşülerek (244.474,00 TL bakiye limit üzerinden), ancak hükme esas alınan rapor tarihine göre yapılan hesaplama sonucunda, sorumluluğun sona erdiği kabul edilen davacıların da bakiye tazminat alacağı varmış gibi (toplam 1.355.353,48 TL alacağın varlığı kabul edilerek) kabul edilerek, bu miktar ile bakiye limit olan 244.474,00 TL üzerinden garame hesabı yapılmak suretiyle, kararda ...sorumluluğunun sona erdiği kabul edilen davacılara da limitten yeniden pay ayrılarak, sorumlulukların belirlenmiş olması da "yukarıda açıklanan yöntem ve sebeplerle" yerinde olmadığından eksik inceleme ile verilen karar doğru olmamıştır.
Bu nedenle, birleşen dava davacıları vekilinin ve davalı vekilinin birleşen davaya yönelik istinaf sebeplerinin kabulüne, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirmeden karar verilmiş olması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, öncelikle ...n ilk derece mahkemesi kararından sonra istinaf aşamasında vefat ettiği gözetilerek, HMK'nın 55. maddesi gereğince, mirasçıları davadan haberdar edilerek, davayı tamamının takip edeceğini/edeceklerini bildirmeleri halinde yargılamaya devam edilerek, bir kısım mirasçının takip iradesini açıklaması, diğerlerinin muvafakatlarını bildirmemeleri halinde terekeye temsilci atanarak, davayı takip etmeyeceklerini açıkça bildirmeleri halinde ise, bu davacı hakkındaki dosya işlemden kaldırılarak (süresinde yenilenmemesi hallinde ise açılmamış sayılmasına karar verilmek üzere) usulüne uygun taraf teşkili ikmal edildikten sonra yukarıda açıklanan eksiklikler giderilerek bilirkişiden alınacak rapor ile tazminat miktarının tespit ediliği ve garame hesabı gerekmesi halinde yukarıda açıklanan yöntemler çerçevesinde hesaplamanın yapıldığı, ...'nın yapmış olduğu ödemeyle sorumluluğu sona eren kişiler olması halinde, bu kişilere hesaplama yöntemi açısından pay ayrılmakla birlikte, sadece bu kişilerin garame hesabına dahil edilmeksizin yukarıda açıklanan yöntem çerçevesinde garame paylarının hesaplandığı rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırıma sebebine göre birleşen dava davacıları vekilinin ve davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Birleşen dava davacıları vekilinin ve birleşen davaya yönelik olarak davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 23/05/2023 tarihli 2017/6 Esas 2023/353 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
Kararın kaldırılma sebebine göre, birleşen dava davacıları vekili ve davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden taraflara iadesine,
4-İİK'nın 36. maddesi gereğince, Ankara 5. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2023/724 D.İş 2023/727 K. sayılı icranın geri bırakılmasına yönelik kararına istinaden Ankara Genel 6. İcra Müdürlüğü dosyasına depo edilen 257.000,00 TL bedelli teminat mektubunun yatırana iadesine,
5-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,
6-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 13/03/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!