T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2025/344 - Karar No:2025/413
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31. HUKUK DAİRESİ
(İnceleme Aşamasında Esastan Red HMK 353/1-b.1 md)
ESAS NO : 2025/344
KARAR NO : 2025/413
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/12/2024
NUMARASI : 2021/707 E-2024/908 K
DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ :30/04/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 05/05/2025
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada mahkemece asıl davada teminat mektuplarının iadesi davasının açılmamış sayılmasına, alacak taleplerinin kısmen kabulüne, birleşen Ankara 13 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/238 sayılı davada dava şartı yokluğundan usulden reddine, birleşen Ankara 1 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/235 sayılı davasının kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Asıl davada davacı vekili, müvekkili şirketlerin oluşturduğu adi ortaklığın, davalı ile 28/01/2010 tarihinde akdettiği sözleşme ile ... kentsel Dönüşüm Projesi Kapsamında yol, kavşak viyadük, tünel, altyapı inşaatının yapımını üstlendiğini, iş süresi içerisinde tamamlanarak teslim edildiğini, 28/12/2012 tarihi itibariyle geçici kabulün 03/12/2014 tarihinde de kesin kabulün yapıldığını, kesin kabulün 1 yıl gecikme ile yapılması sebebiyle gereksiz teminat mektubu komisyonu ödendiğini, 09/09/2013 tarihinde talep etmelerine rağmen kesin hesabın halen dahi yapılmadığını, müvekkillerinin hazırladıkları kesin hesap taslağını 27/11/2013 tarihinde idareye sunduklarını, YİGŞ'de belirtilen sürede hesabın sonuçlanmadığını, havaalanı gidiş güzergahı 2+060 - 2+310 arası toprakarme duvar imalatında, davalının talimatı üzerine sözleşme dışı çelik şerit kullanıldığını ara hakedişlerde geçici fiyatlarla ödemede bulunulduğunu, sözleşme eki YİGŞ'de belirtilen usullerden hiçbirini kullanmadan, belediye fiyat kontrol merkezine yeni fiyat hazırlattığını, merkezin, alınan proforma fiyatları dikkate almadan çok düşük birim fiyat belirlediğini, davalının da fiyatı onayarak kesin fiyat haline dönüştürdüğünü, oysa idarenin aynı imalatı başka işlerinde de yaptırdığını, orada uyguladığı fiyatları dahi dikkate almadığını, idarenin müvekkilini yanıltması sonucunda düşük fiyat nazara alınarak kesin hesabın hazırlandığını benzer şekilde öngermeli kalıcı enjeksiyonlu ankraj yapılması işinin de davalı idarenin talebi üzerine yapıldığını, yine önce geçici birim fiyatla ödeme yapıldığını, YİGŞ'de yer almayan yöntemlerle fiyat kontrol merkezine birim fiyat hazırlattığını, davalı idarenin başka işlerinde de bahse konu imalatı yaptırıp yaptırmadığını bilmediklerini ancak KGM ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığında benzer işler için analizlerin mevcut olduğunu, yine davalı idarenin galvanizli poligon aydınlatma direği yerine dekoratif alüminyum direk kullandırdığını, kullanılan direk sayısı 200 adet olmasına, ATO'nun direk sayısı arttıkça birim fiyatın düşeceği yönündeki görüşüne rağmen davalı idarenin 2300 adet direk için anılan fatura üzerinden %15,50 indirim uygulayarak fiyat belirlediğini, bunu da hesaplarken, önceki iki maddede müteahhit karını %17 olarak kabul etmişken, bu sefer %10 olarak kabul ettiğini, sözleşme ve şartnamede fore kazık boyunun değişken olduğunu, kazık için andezit kayaya 5m soketleneceğinin belirtildiğini, imalatın şartnameye uygun yapıldığını, işin anahtar teslimi götürü bedelle ihale edildiği, toplam kazık boyu kararlaştırılmadığını ancak davalının eksik imalat yapıldığı gerekçesiyle kesinti uyguladığını, aşırı düşük teklif sorgulamasında portal kazı miktarının 19.830 m³ olarak kabul edildiğinin idareye bildirildiğini, davalının yükümlülüğünde olan yol gövde kazılarının yapılmaması üzerine, imalatın tamamlanabilmesi için 96.147,56 m³ gövde kazısını da müvekkilinin yaptığını, imalat bedelinin ödenmediğini ancak Pursaklar çıkışında güzergah değiştirildiği gerekçesiyle 45.575,32 m³ kazı bedelini kestiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, teminat mektubu için fazladan ödenen komisyon ücretlerinin ve masrafların temerrüt tarihinden itibaren, toprakarme duvar imalatında kullanılan çelik şeritlere ilişkin olarak 700.000,00 TL, öngermeli kalıcı enjeksiyon imalatı için 1.150.000,00 TL, aydınlatma direk değişikliği sebebiyle 150.000,00 TL, kazık imalatından haksız kesilen 1.000.000,00 TL, ilave kazı bedeli için 1.714.381,51 TL, geçici kabul tarihinden itibaren güzergah değişikliği sebebiyle hafriyattan kesilen 457.576,24 TL'nin kesinti tarihinden itibaren teminat mektupları için fazladan ödenen 180.000,00 TL komisyon bedelinin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi isteğinde bulunmuş, davacı vekili 20/07/2018 tarihli ıslah dilekçesi ile ilave kazı bedeli (sözleşme dışı yapılan yol kazı bedeli) talebini 1.714.381,51 TL den 2.559.619,40 TL ye yükselterek harcını ikmal etmiştir.
Asıl davada davalı vekili; iş bu dilekçesinde zamanaşımı, süre, taraf sıfatı, davacıların dava açma ehliyetinin bulunmadığına ilişkin itirazlarını bildirmiş, 07/08/2015 havale tarihli cevap dilekçesi ile; Ankara Asliye 3 Ticaret Mahkemesinin 2014/1896 esas sayılı dosyası ile ... A.Ş.'nin iflas erteleme talebine ilişkin dava açıldığını, dava sonuçlarının birbirini etkileyeceğininden iş bu davanın iflasın ertelenmesine davası ile birleştirilmesi isteğinde bulunduğunu, davacı iddia ve talepleri için yasa ve yönetmeliklerde öngörülen zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacıların iddia ve talepleriyle ilgili işin yapım ve hakediş süresinde Bayındırlık İşleri Kontrol Yönetmeliğinin 10. maddesindeki usul ve sürelere uyulmadığını, süresinde itirazların yapılmadığını, müteahhit taahhütüne ilişkin düzenlenen her türlü hesap cetvelleri röleve ve ataşman defterlerini imza etmek zorunda olduğunu, bu defteri imza etmekle, içindekileri, hesabın doğruluğunu ve başkaca hiç bir iddia bulunmadığını kabul etmiş olduğunu, bu nedenle zamanaşımı ve süre yönünden davanın reddi gerektiğini, sözleşmede iş ortaklığının taraflarının birinin ... Şti. davayı açanların ise ... A.Ş. olup davacıların taraf sıfatlarının ve dava ehliyetlerinin resen incelenmesi gerektiğini, esasa ilişkin olarak da; dava dilekçesi ekinde sunulan sözleşmeye konu işin belirli olduğunu, bahse konu iş dışında olası sözleşme dışı yapılacak işler olacak ise bunun ihaleye katılan yetkili firmalar ve idare tarafından sözleşme dışı işlere ilişkin ihale kanununa, genel şartname ve ihaleye uygun olarak maliyet hesabı ve yapılacak kar belirlenerek, fiyat konusunda anlaştıktan sonra sözleşme dışı yapılacak işlerin gerçekleştirilebileceğini, davacıların sözleşme dışı yapıldığı iddia edilen işlerin yapımını kabul ederken ve mutabakat anlaşması yaparken herhangi bir talepte bulunmayıp, geçici kabul hatta kesin kabulden sonra fiyat tartışmasına girdiklerini, davacı iddia ve taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, kuruluşları tarafından gerçekleştirilen bütün iş ve işlemlerin mevzuatlar çerçevesinde yüklenici ile karşılıklı anlaşmaya varılarak, yüklenicinin herhangi bir itiraz olmaksızın müşterek bir şekilde imza altına alındığını ve gerçekleştirilen imalatlarının bedelinin de eksiksiz olarak ödendiğini, dava dilekçesinin 1., 2. ve 3. maddesinde yer alan iddia ve taleplerin gerçeği yansıtmadığını, dava dilekçesinin 4. maddesinde yer alan hususta; fore kazık imalatları ile ilgili olarak, işin uygulama projesinde net olarak azami bir derinliğin tespit edildiğini, yüklenicinin işe başlarken projede tespit edilen azami derinlikleri kümülatif toplayarak elde ettiği toplam derinliğe uygun olarak fiyat verdiği, idarelerince yapılan tespitlere uygun olarak ödemelerin gerçekleştiğini, yüklenicinin ödemelerin gerçekleştirildiği ara hakedişlerin mevzuatlar çerçevesinde itirazsız olarak imzaladığını, idarenin fore kazıkların kısa yapılması müsaadesini bu çerçevede onayladığını, yüklenicinin iş sahasında yapmadığı imalatlar için ödeme yapılmamasını kabul ederek imalatları projede belirtilen müsaadeye göre kısa olarak yapmaya devam ettiği, bu doğrultuda yapılan tespitleri uygun derinlikler üzerinden ödemelerin gerçekleştiğini, yapılmayan kısım yüklenicinin keşfinden, mukayeseli keşif tanzim edilerek minha edildiğini ve bu mukayeseli keşfin de itirazsız, kayıtsız olarak imzalandığını, dava dilekçesinin 5.maddesinde yer alan iddia ve taleplerin gerçeği yansıtmadığını, söz konusu anahtar teslimi, götürü bedel, sözleşme gereği işin bünyesinde tünelin tamamı ve portal kazılarının işe ait proje kazı planında da gösterildiği üzere yüklenici firmanın sorumluluğunda olup yüklenici firmaya yaptırıldığını, projede gösterilen detay dışında herhangi bir kazının yüklenici firmaya yaptırılmadığını, dava dilekçesinde yer alan madde 6 ve madde 7 deki iddia ve taleplerin gerçeği yansıtmadığı, geçici kabul tarihinin 30/07/2013 tarihi olduğunu, bu tarihten itibaren geçici kabul eksikliklerinin giderilmesi için yükleniciye 45 gün ek süre verildiğini, bahse konu işin yüklenici tarafından yasal süresi içerisinde eksiksiz olarak bitirilemediğini, 28/12/2012 tarihinden itibaren yüklenici nam ve hesabına yaptırma yoluna gidilebilecek iken kalan işin başka firmaya yaptırılmasının kamuya yükleneceği mali ve fiili zorluklar dikkate alınarak yüklenicinin kendi eksiğini kendisinin tamamlaması için ek süreler verildiğini, geçici kabul ile kesin kabullerdeki gecikmelerin, yüklenicinin işlerini bitirme zamanına göre yapılabildiğini, bu hususta idareye yüklenecek kusur ve kasıt olmadığını, yüklenici tarafından ödendiği iddia edilen komisyon ücretlerinin yüklenici kusuru dolayısıyla olduğunu, kuruluşlarının sözleşmenin ve mevzuatlarının gereğini yerine getirdikleri, geçici kabul ve kesin kabullerdeki eksikliklerin idarelerinin verdiği ek sürelere rağmen tamamlanamadığından, yüklenicinin de onayladığı tutanak ile yüklenici nam ve hesabına başka bir firma ile yürütülecek bir sürecin başlatılması ile sonuçlandırılabildiğini, yüklenicinin verilen ek sürelere rağmen sorumluluğunu yerine getirmediği ve zaman kaybına neden olduğunu belirterek, esastan da davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen Ankara 13 Asliye Ticaret Mahkemesinın 2020/238 Esas sayılı dosyasında davacı vekili;müvekkilinin nev'i değişikliğinden önceki ticari ünvanı ... A.Ş. ... Ltd. Şti. İş ortaklığı olduğunu, İş Ortaklığının davalı ...Genel Müdürlüğü tarafından ihale edilen "... Kentsel Dönüşüm Projesi Kapsamında Yol, Kavşak, Viyadük, Tünel ve Altyapı Yapım İnşaatı işinin ihalesine katılmış ve ihalenin İş Ortaklığı üzerinde kaldığını, bunun üzerine İş Ortaklığı ile ... Genel Müdürlüğü arasında 28.01.2010 tarihinde ... Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında yol, kavşak, viyadük ve Tünel İnşaat işine ait sözleşme imzalandığını, işin iş ortaklığı tarafından tamamlandığını ve idareye teslim edildiğini, sözleşme kapsamında iş ortaklığının yükümlülüğünde bulunmamakla birlikte davalı idarenin talebi üzerine iş ortaklığı tarafından yapılan işlere ilişkin olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla taraflarınca Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/352 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, gerek dava dilekçesinde gerekse ıslah dilekçesinde fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğunu, 29.11.2019 tarihinde bilirkişi raporu ve 14.05.2020 tarihli ek rapor doğrultusunda kısmi talep edilen alacak bedellerinden (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla) toprakarme duvar imalatında kullanılan çelik şeritlerinden kaynaklı alacaklarını 365.183,72 TL artırıp 1.065.183,72 TL'ye yükselterek ilk dava tarihi olan 04.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, sözleşme dışı yapılan kazıdan kaynaklı alacaklarının 2.397.676,62 TL artırıp 4.957.296,02 TL'ye yükselterek ilk dava tarihi olan 04.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, toprakname duvar imalatı içerisindeki çelik şeritlerden, öngermeli kalıcı enjeksiyonlu ankraj yapılmasından, forekazık imalatından yapılan kesintiden kaynaklı fiyat farkı olarak 790.184,00 TL, güzergah değişikliği nedeniyle kazı imalatından yapılan kesintiden kaynaklı fiyat farkı olarak 23.144,21 TL ve sözleşme dışı yapılan kazıdan kaynaklı fiyat farkı olarak 250.740,03 TL olmak üzere toplam 1.064.068,24 TL'lik fiyat farkının ilk dava tarihi olan 04.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili için iş bu ek davayı açma zorunluluğu doğduğunu belirterek Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/352 esas sayılı dosyasında belirtilen nedenlerle, ek davalarının kabulüne, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 3.826.928,58 TL'nin ilk dava tarihi olan 04.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
Birleşen Ankara 13 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/238 Esas sayılı dosyasında davalı vekili; davada arabulucuya müracaat şartının yerine getirilmediğini, bu nedenle TTK'nın 5/A maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, dava konusu taleplerin esar sözleşmesininden kaynaklı olup eser sözleşmesi ile ilgili davalarda görevli mahkemelerin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, asıl davanın ...Tic.Ltd.Şti. iş ortaklığının ortakları tarafından açıldığını, daha sonra ortaklardan ... A.Ş. şeklinde nevi değiştirdiğinin davacı vekili tarafından bildirildiğini, ek davanın da nevi değişikliğinden söz edilerek ... A.Ş. tarafından dava açıldığını, dava dilekçesinde her ne kadar nevi değişikliğinden söz edilmekte ise de, dava konusu sözleşmeyi imzalayan iş ortakları şirketler olduğunu, nevi değişikliğinin sadece tüzel kişiliği olan şirketlerle ilgili olduğunu, adi ortaklığın bir limited veya anonim şirketi dönüşmesinin mümkün olmadığını, davacının taraf sıfatının bulunmadığını, dava konusu götürü bedel anahtar teslimi sözleşmesi ile ilgili ilk dava dosyasına sunulmuş olan, tüm işlem ve yazışma tarihleri dikkate alındığında ek davaya konu olan tüm alacak iddialarının zaman aşımına uğradığını, esasa ilişkin olarak da ek dava ile iddia edilen alacak miktarına esas alınan dava dosyası için düzenlenen son bilirkişi raporu ile ek raporuna 06/01/2020 tarih ve 08/06/2020 tarihli dilekçelerle yapmış oldukları itiraz ve beyanlarını tekrarla ek davanın yasal dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın esastan reddine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
Birleşen Ankara 1 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/235 esas sayılı dosyasında davacı vekili; müvekkilinin nev’i değişikliğinden önceki ticari unvanının ... A.Ş. ... Şti. İş Ortaklığı olduğunu, bahsi geçen iş ortaklığının davalı ...Genel Müdürlüğü tarafından ihale edilen “... Kentsel Dönüşüm Projesi Kapsamında Yol, Kavşak, Viyadük, Tünel ve Altyapı Yapım İnşaatı İşi”nin ihalesine katılarak ihaleyi aldığını, bunun üzerine iş ortaklığı ile ... Genel Müdürlüğü arasında 28/01/2010 tarihinde “...Kentsel Dönüşüm Projesi Kapsamında Yol, Kavşak, Viyadük ve Tünel İnşaatı İşi”ne ait sözleşme imzalandığını, taraflar arasındaki sözleşmenin anahtar teslim götürü bedelli olduğunu, işin iş ortaklığı tarafından tamamlanarak idareye teslim edildiğini, ihale konusu işin süresi içinde bitirilerek geçici kabul tarihi olan 28.12.2012 günü geçici kabulünün yapıldığını, işin kesin kabulünün de 03.12.2014 tarihinde yapıldığını, kesin hesabının ise hala yapılmadığını, sözleşme kapsamında İş Ortaklığı’nın yükümlülüğünde bulunmamakla birlikte davalı idarenin talebi üzerine İş Ortaklığı tarafından yapılan ancak bedeli ödenmeyen alacakların ödenmesi, anahtar teslim götürü bedelli sözleşmeye rağmen haksız yere yapılan kesintilerin iadesi, şartları oluştuğu halde iade edilmeyen teminat mektuplarının iadesi, teminat mektubu komisyon bedellerinin ödenmesi ve kesin hesabın yapılması için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla taraflarınca Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2015/352 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, taraflarınca ayrıca Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/238 Esas sayılı dosyasıyla ek dava açıldığını ve bu davanın Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2015/352 Esas sayılı dosyası ile birleştirildığını, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.11.2020 tarih ve 2015/352 E., 2020/572 K. sayılı karar ile, ek dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmadığından ek davanın dava şartı yokluğundan reddedildiğini, istinaf yoluna başvurulmadığından kararın kesinleştiğini, bunun üzerine taraflarınca ek davadaki talepleri ile dava şartı arabuluculuğa başvurulduğunu ve arabuluculuk aşamasında taraflar anlaşamadığından 26.03.2021 tarihinde son oturum tutanağının anlaşmama olarak imzalandığını, “...Kentsel Dönüşüm Projesi Kapsamında Yol, Kavşak, Viyadük, Tünel ve Altyapı Yapım İnşaatı İşi” kapsamında müvekkili firma tarafından yapılan imalatların Sözleşme ve Yapım İşleri Genel Şartnamesine aykırı olarak tespit edilen yanlış fiyatlandırmadan, müvekkili firmanın yükümlülüğünde olmamasına rağmen sözleşme dışı yapılan ancak bedeli ödenmeyen imalatlardan ve anahtar teslim götürü bedelli sözleşmeye uygun yapılmasına rağmen hatalı kesinti nedeniyle bedeli eksik ödenen imalatlardan kaynaklanan alacakları ve bahsi geçen alacak kalemlerinden doğan fiyat farkı alacaklarının işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkile ödenmesi için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla işbu davayı açma zorunluluğunun doğduğunu, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2015/352 Esas sayılı dosyasından 3 farklı bilirkişi heyetinden rapor alındığını ve bu 3 farklı heyetin de müvekkili tarafından yapılan sözleşme dışı işlerde davalı idarenin yeni fiyatları Yapım İşleri Genel Şartnamesine aykırı olarak hesapladığının açıkça tespit edildiğini, yine sözleşmenin anahtar teslim götürü bedelli sözleşme olması dikkate alındığında da davalı idarenin yaptığı kesintilerin haksız olduğunun bilirkişi heyetleri tarafından tespit edildiğini, davalı ... Genel Müdürlüğü’nün yargı harçlarından muaf olduğunu, ... yargı harcından muaf olması nedeniyle ... hakkında açılan işbu davada nispi harca tabi olsa bile, maktu harç alınması gerektiğini beyan ederek; Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2015/352 Esas sayılı dosyasında belirtilen ve re’sen belirlenecek olan nedenlerle; davalarının kabulüne, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik toprakarme duvar imalatında kullanılan çelik şeritlerden kaynaklı bakiye alacağımız olan 365.183,72.-TL’nin ilk dava tarihi olan 04.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, sözleşme dışı yapılan kazıdan kaynaklı bakiye alacağımız olan 2.397.676,62.-TL’nin ilk dava tarihi olan 04.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, toprakarme duvar imalatı içerisindeki çelik şeritlerden, öngermeli kalıcı enjeksiyonlu ankraj yapılmasından, forekazık imalatından yapılan kesintiden kaynaklı fiyat farkı olarak 790.184,00.-TL, güzergah değişikliği nedeniyle kazı imalatından yapılan kesintiden kaynaklı fiyat farkı olarak 23.144,21.-TL ve sözleşme dışı yapılan kazıdan kaynaklı fiyat farkı olarak 250.740,03.-TL olmak üzere toplam 1.064.068,24.-TL’lik fiyat farkının ilk dava tarihi olan 04.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte olmak üzere toplam 3.826.928,58.-TL’nin ilk dava tarihi olan 04.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
Birleşen Ankara 1 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/235 Esas sayılı dosyasında davalı vekili;davacının taraf sıfatı ve ehliyeti yönünden resen incelenmesini talep ettiklerini, dava dilekçesinde belirtilen Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/352 Esas sayılı dosyasının ... A.Ş. ile ... Şti. İş Ortaklığının ortakları tarafından açıldığını, daha sonra ortaklardan ... Ltd. Şti.'nin A.Ş. şeklinde nevi değiştirdiğini, bu davada yine nevi değişikliğinden söz edilerek ...A.Ş. olarak açıldığını, ek dava konusunun iddia edilen alacak davasında taraf olup olmayacağının gözetilmesi gerektiğini, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, esasa ilişkin olarak ise; Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/352 Esas sayılı dosyasında talep edilen alacaklardan toprakarme duvar imalatında kullanılan çelik şeritlerden kaynaklı, öngermeli kalıcı enjeksiyonla ankraj yapılması işinden kaynaklı, kazı imalatından haksız kesintiden kaynaklı, aydınlatma direk temini ve montajına konu taleplerinin reddedildiğini, davanın istinaf aşamasında ve derdest olduğunu, bu davanın sonucunun beklenilmesini talep ettiklerini, davacı tarafın sözleşme dışı kazıdan kaynaklı bakiye alacağı ve sözleşme dışı kazıdan kaynaklı fiyat farkı talebine ilişkin olarak davayı ve talebi kabul etmediklerini, davacı tarafça yapılan kazı miktarının sonradan arttırıldığını, davacıya müvekkili idarece yaptırılan sözleşme kapsamı dışında ilave kazının olmadığını, iddia edilen ilave kazıların davacılar tarafından yapıldığını ispatlayan hiçbir delil ve tespitin olmamasına rağmen davacılara yapmadıkları ilave kazı bedelinin ödenmesine ilişkin olarak verilen mahkeme kararının dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere ve ilgili mevzuat hükümlerine uygunluk teşkil etmediğinden bu yönlere ilişkin olarak idare tarafından istinaf yoluna başvurulduğunu, davacıya idarelerince yaptırılan ve davacıların yaptığı sözleşme ve proje kapsamı dışında iş ve ilave kazı bulunmadığını, ilave kazıların davacı tarafça yapılmadığını, davacı tarafın kesin hakediş hesabı dahil hiçbir hakedişe itiraz etmediğini, ihaleye konu iş için teklif ettiği bedeli müvekkili idareden tahsil ettikten sonra esas ve ek dava açmasının ne hakkaniyet ilkeleri ile ne de bahse konu sözleşme ve ilgili mevzuat hükümleri ile bağdaşır bir tarafının olmadığını, yine davayı kesinlikle kabul anlamına gelmemek üzere, davada her ne kadar avans faizi talep edilmiş ise de idarelerinin kamu hizmeti göre kamu kuruluşu olduğunu beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ
Mahkemece;".... Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi'nin 07/10/2021 tarih, 2021/195 esas, 2021/913 sayılı kaldırma kararında; "Somut olayda; asıl davada davacı tarafça taraflar arasındaki sözleşme gereğince kesin hesabında mahkemece yapılması talep edildiği halde, bu talep hakkında mahkemece olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı olmuştur (Yargıtay 15. HD 2020/629 E 2021/2077 K). Bu durumda mahkemece, yukarıda sözü edilen talep hakkında deliller toplanarak inceleme ve değerlendirme yapılıp sonucuna uygun bir hüküm kurulmalıdır. Dairemiz kararının niteliği gereğince davacı vekilinin yukarıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer, davalı vekilinin tüm istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. " denilmiştir.
Kaldırma kararı sonrası dosya mahkememizin 2021/707 esasına kaydedilmiş, bu aşamada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/235 esas sayılı dava dosyası mahkememiz dosyası ile birleştirilmiş olup, yargılama mahkememizce sürdürülmüştür.
Birleşen davada, davanın niteliği gereği arabuluculuğa başvurulması zorunlu bulunduğu, başvurunun yapıldığı, 26/03/2021 tarihinde tarafların katılımıyla anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın düzenlendiği anlaşılmıştır.
Kaldırma kararı doğrultusunda davacı tarafın kesin hesap talebine ilişkin olarak bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, bilirkişi heyeti 13/04/2022 tarihli raporunda yapılan inceleme ve değerlendirmeler ve kesin hesap çalışması sonucunda davacının bakiye alacağının KDV dahil 2.248.335,76TL olarak hesaplandığını bildirmişlerdir.
Taraf vekillerinin rapora itirazlarının değerlendirilmesi için bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış olup, bilirkişi heyeti 15/09/2022 tarihli ek raporlarında itirazları değerlendirerek rapor ekinde sundukları kesin hesap çalışması sonucunda davacının bakiye alacağının KDV dahil 2.721.167,65TL olarak hesaplandığını bildirmişlerdir.
Dosya kapsamı, alınan rapor ve ek rapor içeriği, taraf vekillerinin beyan ve itirazları da nazara alınarak asıl ve birleşen Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasındaki talepler de gözetilerek, daha önce alınan raporlarında irdelenmesi yapılarak, çelişkileri giderir rapor alınmak üzere yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, 16/01/2023 tarihli raporlarında yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda, davacının bakiye alacağının KDV dahil 804.354,76TL olabileceğini, bu tutarın asıl dava ve birleşen Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi davasında ileri sürülen talepler doğrultusunda tasnifi yapıldığında, asıl davada, davacının kazı işinde haksız kesinti iddiasına dayalı olarak talep edebileceği miktarın 457.576,24TL olduğunu, birleşen Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/235 esas sayılı dosyada zamanaşımı hususu mahkemenin takdirinde olmakla, davacının fiyat farkı talebinin 346.778,52TL yönünden yerinde olduğunu, bakiye fiyat farkı talebi ile ilave iş ve sözleşme dışı iş iddialarına yönelik talebinin yerinde olmadığını bildirmişlerdir.
Dosyanın mevcut bilirkişi heyetine bir harita mühendisi de eklenerek bilirkişi heyetine tevdi ile taraf vekillerinin rapora itirazları ve asıl raporda da belirtilen hususların irdeleme ve değerlendirilmesi yapılmak üzere, tüm talep kalemleri de gözetilerek rapor düzenlenmesi istenilmiş, bilirkişi heyeti 03/01/2024 tarihli raporlarında yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda davacının bakiye alacağının bakiye alacağının KDV dahil 804.354,76TL olarak hesaplandığını, bu tutarın asıl dava ve birleşen Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi davasında ileri sürülen talepler doğrultusunda tasnifi yapıldığında, asıl davada, davacının kazı işinde haksız kesinti iddiasına dayalı olarak 457.576,24TL talep edebileceğini, birleşen Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/235 esas sayılı davada zamanaşımı hususu mahkemenin takdirinde olmakla, davacının fiyat farkı talebinin 346.778,52TL yönünden yerinde olduğunu bildirmişlerdir.
Taraf vekillerinin itirazlarının değerlendirilmesi, raporda asıl ve birleşen dosyaların içerik olarak tek tek dökümlerine göre irdeleme yapılması, daha önce alınan raporlarında irdelemesinin özellikle sözleşme dışı işler yönünden yapılması için bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış olup, bilirkişi heyeti 01/04/2024 tarihli raporlarında yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda, davacının kesin hesap bakiye alacağının KDV dahil toplam 804.354,76TL olarak hesaplandığını, asıl dava davacısının haksız kesintinin iadesine yönelik talebi gereğince talep edilebilecek kesinti tutarının 457.576,24TL olduğunu, haksız kesintiye yönelik talebin mahsubu sonucunda bakiye kesin hesap alacağının 346.778,52TL olarak hesaplandığını bildirmişlerdir.
Alınan rapor içerikleri ve çelişkiler de gözetilerek dosya üzerinde yeniden dava konusu kalemler ve kaldırma kararındaki husus gözetilerek rapor alınmış olup, bilirkişi heyeti 26/10/2024 tarihli raporlarında, yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda, asıl davada davacı yüklenicinin kesin hesap bakiye alacağının KDV dahil 1.344.294,21TL olarak hesaplandığını, teminat komisyonlarına ait dekontların 26/09/2012 ve 30/05/2013 tarihlerine ait olduğunun görüldüğünü, kesin kabulün geciktirilmesi nedeniyle fazladan ödenen komisyon bedeli olmadığını, birleşen davada davacının güzergah değişikliği nedeniyle kazı imalatından yapılan kesintiden kaynaklı fiyat farkı alacağının 23.144,21TL olarak hesaplandığını bildirmişlerdir.
Taraf vekillerinin rapora itirazlarının incelenip irdelenmesi için bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış olup, bilirkişi heyeti 04/12/2024 tarihli ek raporlarında, yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda kök raporda belirtilen görüş ve tespitlerinde bir değişiklik olmadığını bildirmişlerdir.
Davacı şirketlerin Ankara 27. Noterliği'nin 04/01/2010 tarih ... yevmiye numaralı iş ortaklığı sözleşmesi düzenledikleri, ... A.Ş.'nin %51 paylı, ... Ltd. Şti.'nin %49 paylı ortak olduğu, davacı şirketleri oluşturan adi ortaklık ile davalı arasında 28/01/2010 tarihli anahtar teslimi götürü bedel eser sözleşmesi düzenlendiği, işin ... Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında yol, kavşak, viyadük, tünel ve altyapı yapım inşaatı işi olduğu, 5.madde uyarınca sözleşmenin uygulanmasında 4734 sayılı KİK ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu ile YİGŞ ve ihale dokümanında oluşturan diğer belgelerde yer alan tanımların geçerli olduğunun belirtildiği, sözleşmenin türü ve bedelinin 6. maddede kararlaştırıldığı, buna göre; işin tamamı için yüklenici tarafından teklif edilen 52.819.287,72 TL toplam bedel üzerinden akdedildiği, 7. madde uyarınca KDV'nin sözleşme bedeline dahil olmadığı, ihale dokümanını oluşturan belgelerin 8.2 maddede belirtildiği, buna göre; öncelik sıralamasının YİGŞ, idari şartname... olarak belirlendiği, işe başlama ve bitirme tarihinin 9. maddede, teminata ilişkin hükümlerin 10. maddede, iş programının 12. maddede, ihzarat uygulamasının 14-2-5 maddede, imalat artış ve azalışlarının 14-2-6 maddede, fiyat farkı verilmesi öngörülmeyen işlerin 14-2-8 maddede düzenlendiği, süre uzatımı verilebilecek haller ve şartlarının 18.maddede düzenlendiği, 18.1'in mücbir sebeplere, 18.3'ün ilave işlere ilişkin olduğu, 29. maddede sözleşmede bulunmayan işlere ait birim fiyat listesinin kararlaştırıldığı, buna göre sözleşme ve eklerinde birim fiyatı bulunmayan yeni iş kalemleri bedelinin YİGŞ'nin 22. maddesine göre hesaplanacağının belirtildiği, ve toplam 36 maddeden ibaret olduğu anlaşılmıştır.
YİGŞ'nin 22. maddesinde sözleşmede bulunmayan işlerin fiyatının tespitinin düzenlendiği, buna göre; yeni fiyatın tespitinde iş kalemi veya iş grubunun niteliğine göre a,b,c,ç bentleri halinde sıralanan hususlara uyularak oluşturulan analizlerden birinin kullanılacağı, analizlerde yüklenicinin teklifinde rayiçlerden, idare veya diğer idarelerdeki rayiçlerden, idarenin daha önce gerçekleştirdiği benzer işlerde ortaya çıkan rayiçlerden ve idarece kabul edilmek şartı ile ticaret veya sanayi odalarınca onaylanmış uygulama ayına ait rayiçlerden yararlanılacağı, belirtilen usullerden biri ile belirlenecek fiyat için tutanak düzenleneceği, idareye onaya sunulacağı, yeni fiyat için yüklenici ile uyuşulamazsa, taraflarca anlaşmazlık tutanağı düzenleneceği ve 10 gün içerisinde bayındırlık kuruluna intikal ettirileceği, kurulun tespit ettiği fiyatın iki tarafı da bağlayacağı, 28. maddesi ataşmanlar ve ilgili diğer defterler başlıklı olup, yüklenicinin şantiye günlük defterini röle ve ataşmanları imzalamak zorunda olduğu, imzalamaz ise veya ihtirazi kayıtlar altında imzalarsa karşı görüşlerini yazılı olarak bildirmesi için defter ve belgelerin kendisine gösterildiği tarihten başlamak üzere 10 gün süre verileceği, aksi halde belgelerdeki hususları kabul etmiş sayılacağı, 39. maddenin 4/e bendinde yüklenicinin geçici hakedişlere itirazı olduğu takdirde karşı görüşlerinin neler olduğunun ve dayandığı gerçekleri, idareye vereceği ve bir örneğini de hakediş raporuna ekleyeceği dilekçesinde açıklaması ve hakediş raporunun "idareye verilen ... tarihli dilekçemde yazılı ihtirazi kayıtla" cümlesini yazarak imzalaması gerektiği, eğer yüklenicinin hakediş raporunun imzalanmasından sonra tahakkuk işlemi yapılıncaya kadar yetkililer tarafından hakediş raporunda yapılabilecek düzeltmelere bir itirazı olursa hakedişin kendisine ödendiği tarihten başlamak üzere en çok 10 gün içinde bu itirazını dilekçe ile idareye bildirmek zorunda olduğu, itirazlar bu şekilde bildirilmediği takdirde hakedişi olduğu gibi kabul etmiş sayılacağının kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.
Dosya kapsamından; işin geçici kabulünün 28/12/2012 tarihi itibariyle yapılmış olup, davalı ... Daire Başkanlığı'nın 24/07/2013 tarihli oluru ile eksikliklerin giderildiği, sadece yol aydınlatmalarının ... devri işleminin kaldığı, bu nedenle geçici kabul tutanağının onaylanmasının uygun olduğunun bildirildiği, tutanağın 30/07/2013 tarihinde onaylandığı, yapı denetim görevlilerince 26/12/2013 tarihinde işin kesin kabulünün yapılmasının teklif edildiği, idarenin 07/11/2014 tarihli oluru ile kesin kabul komisyonunun oluşturulduğu, komisyonun incelemelerini yaparak 24/11/2014 tarihli kesin kabul tutanağını düzenlediği, yüklenici tarafından itirazsız olarak imzalandığı, toprakarme duvar imalatı çelik şeritlerine ilişkin yazışmalar yapıldığı, sonuçta hazırlanan yeni fiyat analizinin davacı yüklenici şantiye şefi tarafından itirazsız olarak imzalandığı, kalıcı ankrajlar ile ilgili yazışmalar yapıldığı, sonuçta imalatın 2009 yılı %17 müteahhit karı dahil birim fiyatının 41,96 TL/m olarak onayladığı, hazırlanan yeni fiyat analizinin yüklenici şantiye şefi tarafından itirazsız olarak onaylandığı, aydınlatma elemanları ile ilgili yazışmalar yapıldığı, fiyat analizlerinin yüklenici tarafından itirazsız imzalandığı, fore kazık boyu ile ilgili yazışmalar yapıldığı, idarenin 04/05/2010 tarihli yazısında kazık boylarının tutanak ile belirlendiği, ödemelerin mevcut kazık boylarına göre yapılacağının belirtildiği, yüklenicinin 06/05/2010 tarihli cevabi yazısında kazık boylarının projeye uygun olduğunu, mevcut boylara göre ödeme yapılmasının sözleşme ve YİGŞ'ye aykırı olduğunu, uygulamaya itiraz ettiklerini bildirdiği, idarenin 04/06/2010 ve 01/07/2010 tarihli yazılarında yapılmayan imalatın bedelinin ödenmeyeceğinin belirtildiği, kazı imalatına ilişkin yazışmalar yapıldığı, sözleşmenin 28 ve 29. maddeleri uyarınca haklarını saklı tuttuklarını bildirdikleri, idarenin 30/11/2010 tarihli yazısında toplantılarda bahse konu hafriyatın yapılacağına veya yapıldığına ilişkin hiçbir bildirimin söz konusu olmadığı, idarenin de bir talimatının olmadığı, tamamen kendi insiyatifi ile yapılan imalatlar için bedel ödenmeyeceğinin belirtildiği, yüklenicinin 09/09/2013 tarihli yazı ile kesin hesabın hazırlanmasını istediği, 26/11/2013 tarihli yazısında işin kesin hesap çalışmalarının hazırlanarak onay için idareye sunulduğunun bildirildiği, 29/05/2015 tarihli yazıda onay için gönderilen kesin hakedişe toprakarme, duvar çelik şerit, kalıcı enjeksiyon, aydınlatma armatürleri, paslanmaz çelik korkuluk imalatları yeni fiyatlarına, hakedişten kesilen fore kazık bedeline, tünel portal kazısında ödenmeyen ve haksız kesilen tutara itiraz ettiklerini bildirdikleri anlaşılmıştır.
Birleşen Ankara Asliye 13. Ticaret Mahkemesi'nin 2020/238 esas sayılı dava ile ilgili olarak mahkemece yapılan inceleme ve tüm dosya kapsamına göre; davanın eser sözleşmesinden kaynaklı alacağa ilişkin olmakla,
19/12/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 7155 sayılı "Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun"un 20. maddesinde "13/01/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5. maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.
3. Dava şartı olarak arabulucuk
Madde 5/A - (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.", aynı kanun 26/1-a bendinde ise anılan maddenin 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe gireceği düzenlemesi yer almaktadır.
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 maddesinin "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hüküm gereğince davacı arabulucuya başvurmak ve arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Dosya kapsamı itibariyle davacının arabulucuya başvurmadan işbu davayı ikame ettiği açıkça anlaşıldığından ve davanın TTK'nun 5/A ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 maddesi gereğince HMK'nın 114/2 ve 115 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Asıl davada, toprakarme duvar imalatında kullanılan çelik şeritlerden kaynaklı, öngermeli kalıcı enjeksiyonla ankaraj yapılması işinden kaynaklı, fore kazık imalatından haksız imalat nedeniyle yapılan kesintiden kaynaklı, aydınlatma direk temini ve montajına konu alacak, sözleşme harici olup ilave kazı bedellerinin ödenmemesi, sözleşme harici olmasına rağmen yol güzergahında eksik kazı nedeniyle haksız kesinti, iade şartları oluşmasına rağmen iadesi yapılmayan teminat mektupları komisyon bedelleri toplamının faizleriyle birlikte tahsili, kesin hesabın tespiti talebinde bulunulduğu, kaldırma kararı sonrası birleşen Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/235 esas sayılı davada toprakarme duvar imalatında kullanılan çelik şeritlerden kaynaklı, sözleşme dışı yapılan kazıdan kaynaklı, toprakarme duvar imalatı içerisindeki çelik şeritlerden, öngermeli kalıcı enjeksiyonlu ankaraj yapılmasından, fore kazık imalatından yapılan kesintiden kaynaklı fiyat farkı, güzergah değişikliği nedeniyle kazı imalatına yapılan kesintiden kaynaklı fiyat farkı, sözleşme dışı yapılan kazıdan kaynaklı fiyat farkına konu alacakların tahsili isteğinde bulunulmaktadır.
Davalı taraf asıl ve birleşen Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/235 esas sayılı dosyasına ilişkin zaman aşımı itirazında bulunmuş ise de, taraflar arasındaki hukuki ilişki eser sözleşmesi olup, Yargıtay Kapatılan 15. Hukuk Dairesi'nin istikrarlı uygulamasına göre Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'na göre yapılan sözleşmelerde zamanaşımının kesin kabulün onay tarihi ile kesin hesabın onay tarihlerinden hangisi sonra ise o tarihten başlayıp 5 yıl olduğu, somut olayda kesin kabul onayı yapılmış ise de, kesin hesap yapılıp onaylanmadığı anlaşılmakla davalı tarafın zamanaşımı itirazı kabule şayan görülmemiştir.
Kaldırma kararı kapsamında inceleme ve değerlendirme yapılıp, kesin hesap yönünden birinci heyet raporu, ikinci heyet raporu ve çelişkiler nedeniyle çelişkileri giderme noktasında üçüncü heyet raporu ve ek raporu alınmıştır.
Üçüncü heyet asıl ve ek raporu daha önce alınan raporların da irdeleme ve değerlendirmesi yapılarak çelişkilerin giderildiği, kaldırma kararı sonrası alınan birinci bilirkişi heyeti raporu ile ikinci bilirkişi heyeti raporu arasındaki farkın birinci bilirkişi heyeti raporunda bilirkişi harita ve kadastro mühendisi tarafından hazırlanan rapora göre hesaplamaların yapıldığı, ikinci bilirkişi heyeti raporundaki hesaplamaların ihaleye esas projeler ve ihaleden sonra hazırlanan revize projeler arasındaki kazı farkından hesabın yapılması gerektiği hususuna ilişkin olduğu, denetime ve hüküm kurmaya elverişli üçüncü bilirkişi heyeti raporunda, iki raporun irdelemesi de yapılarak gerekçelendirilen kazı miktarı hesabının projelere göre yapılması gerektiği hususunun yerinde olduğu, dosya kapsamındaki tüm dokümanların incelenmesi sonucunda ihaleye esas projeler ile revizyon proje sonrasındaki yapılan kazıların miktarında artma olmadığının belirlendiği, kesin hesapların yapıldığı kaldırma kararı sonrası alınan daha önceki raporların irdelemesinin yapıldığı, yapılan hesaplamanın yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Asıl davada davacı tarafın talep ettiği alacak kalemlerinden, yeni birim fiyat belirlemesinde usule uygun hareket edilmediği iddiasıyla toprakarme duvar imalatı (2+060-2+310) arasında kullanılan çelik şeritten kaynaklı alacak, öngermeli kalıcı ankaraj yapılması işinin sözleşme kapsamında olmadığı, bu nedenle birim-fiyat belirlenmesi gerektiği, ancak davalının belirlediği birim-fiyatın YİGŞ'nin 22.maddesindeki usule uyulmaksızın belirlendiğinden, bu kalemden dolayı alacak, dekoratif tip aydınlatma direklerinin temini ve montajında galvanizli poligon yerine alimünyum aydınlatma kullanıldığı, geçici fiyatlarla ödeme yapıldığı ve YİGŞ'deki usule uyulmadığından bu kalemden alacak taleplerinde bulunulmuş olup, dava konusu iş kapsamında yapılan sözleşme dışı işlerle ilgili davalının dekoratif tip aydınlatma direklerinin temini ve montajı işi ile ilgili olarak da daha önce yaptırmış olduğu benzer iş kapsamında yapılan ödeme üzerinden analiz yaparak yeni fiyatı belirlediği, YİGŞ'nin 22.maddesi gereğince taraflarca anlaşma tutanağı düzenlendiği ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yüksek Fen Kurulu'na konunun intikal ettirilmesi aşamasında davalının, davacı iş ortaklığının da imzasının bulunduğu yeni fiyat tespit tutanakları doğrultusunda yeni fiyat olurlarını aldığı, davacı iş ortaklığına bildirdiği, davacının yeni fiyat tespit tutanaklarını ihtirazı kayıt koymaksızın imzaladığı anlaşılmakla davacının yeni birim fiyat tespitinden dolayı alacak talebinin yerinde olmadığı, davacının, fore kazık imalatı işi kapsamında imalatın projesini ve projedeki açıklama ve notlara uygun olarak tamamlandığı, davalı tarafın kesinti yapmasının haklı gerekçesinin olmadığı belirtilerek, bu kapsamda alacak talebinde bulunmuş olup, mahkemece yapılan inceleme ve tüm dosya kapsamına göre; sözleşme eki projelerde fore kazıklara ilişkin olarak detayların genel hatlarıyla gösterildiği, zemine göre minimum ve maksimum ölçülerin belirtildiği, davalı tarafça gerçekleşen kazı boylarının tespit edilmesi suretiyle mukayeseli keşif yapıldığı, her iki tarafın mukayeseli keşifte imzasının olduğu, davacının ihtirazı kaydının bulunmadığı, bu doğrultuda yapılan imalatların ölçümlerine göre hakedişlerle ödemelerin yapıldığı, ödemelerin sözleşme ve YİGŞ'ne uygun olduğu, bu kalemden alacak talebinin yerinde olmadığı, ilave kazı bedellerinden kaynaklı alacak istemine ilişkin olarak mahkemece yapılan inceleme ve tüm dosya kapsamına göre; davacı taraf, proje kapsamında yer alan tünel portal kazılarının kendileri tarafından yapıldığı, ayrıca tünellerin imal edilebilmesi ve portal kazının yapılabilmesi için, ihale evrakında kendilerinin yükümlülüğünde olmayan davalı idarenin yükümlülüğünde olan yol gövde kazılarının da yapılmak zorunda kalındığı, bu nedenle yapmış oldukları bu ilave kazıların bedellerinin ödenmesi ve ayrıca davalı idarenin projeye göre daha az imalat yapıldığını ileri sürerek yapmış olduğu kesintinin de iade edilmesi isteğinde bulunmuş olup, sözleşmenin anahtar teslim-götürü bedel niteliğinde olup, iş eksiltmesi yapılması konusunda karşılıklı mutabakatın olmadığı, yapılan bu kesintinin yerinde olmadığı, ayrıca davacı hakedişinden proje değişikliği sebebiyle iş eksilmesinden dolayı kesinti yapılamayacağı gibi iş kapsamında olmakla birlikte, fazladan kazı yapılmak zorunda kalınmasından dolayı ilave bedel talebinin yerinde olmadığı, teminat mektupları nedeniyle fazladan ödenen komisyon bedeline konu alacakla ilgili olarak mahkemece yapılan inceleme ve tüm dosya kapsamına göre; davacının iadesini talep ettiği teminat mektubunun tutarı 3.650.000,00TL olup, bu teminatın 1.423.506,00TL tutarındaki kısmının geçici kabul yapıldıktan sonra serbest bırakıldığı, dosyaya ... Bankası Genel Müdürlüğü yazısı ekinde gönderilen teminat komisyonların ait dekontların 29/06/2012 ve 30/05/2013 tarihlerine ait olduğu anlaşılmakla kesin kabulün geciktirilmesi nedeniyle fazladan ödenen komisyon bedeli olmadığı anlaşılmıştır.
Kesin hesapla ilgili olarak mahkemece yapılan inceleme ve tüm dosya kapsamına göre; kesin hesap alacağının asıl davadaki yol güzergahının değişmesi nedeniyle kazı azaldığı gerekçesiyle davacı alacağından kesinti yapılan ve yapılmaması gerektiği değerlendirilen bedelde dahil daha önce alınan raporların irdelemesi de yapılan denetime ve hüküm kurmaya elverişli 26/10/2024 tarihli bilirkişi heyeti raporunda 1.344.294,21TL olarak hesaplanmış olmakla ve kül halinde bu alacak kesin hesap alacağı niteliğinde olmakla ve daha önce verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmakla bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne, dava tarihi öncesi itibariyle temerrüt oluşmadığından alacağa dava tarihinden itibaren tarafların vasfı da nazara alınarak avans faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek gerekmiştir.
Birleşen Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/235 esas sayılı dosyada; çelik şeritlerden kaynaklı bakiye alacağı, sözleşme dışı yapılan kazıdan kaynaklı bakiye alacağı, toprakarme duvar imalatı içerisindeki çelik şeritlerden, öngermeli kalıcı enjeksiyonlu ankaraj yapılmasından, fore kazık imalatında yapılan kesintilerden kaynaklı fiyat farkı, güzergah değişikliği nedeniyle kazı imalatından yapılan kesintiden kaynaklı fiyat farkı, sözleşme dışı yapılan kazıdan kaynaklı fiyat farkına konu alacak taleplerinde bulunulmuş olup, bu kalemlerden yalnızca güzergah değişikliği nedeniyle kazı imalatından yapılan kesintiden kaynaklı 23.144,21TL alacağın olduğu, diğer kalemlere ilişkin olarak yukarıda asıl davaya ilişkin yapılan gerekçeler de gözetilerek taleplerin yerinde görülmediği anlaşılmakla birleşen davanın 23.144,21TL üzerinden kısmen kabulüne dosya kapsamına göre dava tarihi öncesi itibariyle temerrüt oluşmadığından alacağa dava tarihinden itibaren tarafların vasfı da nazara alınarak avans faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine , asıl davada teminat mektupları iadesinin açılmamış sayılmasına, birleşen Ankara 13 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/238 sayılı davada dava şartı yokluğundan usulden reddine, birleşen Ankara 1 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/235 sayılı davasının kısmen kabulüne..." karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamı ve alınan tüm bilirkişi raporlarında sözleşme harici yapılan işler için oluşturulan yeni fiyatların YİGŞ'nin 22. Maddesine aykırı olduğunun tespit edildiğini, müvekkili tarafından bu fiyatlara itiraz edildiğini, buna rağmen bu alacak taleplerinin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, sözleşme ve eklerine aykırı olarak tespit edilen yeni fiyatların idarece onaylanmış ve ara hakedişlerde geçici fiyat olarak uygulanmış olmasının bu fiyatları sözleşme eki haline getirmeyeceğini, müvekkilince bu fiyatlara tebliğden hemen sonra itiraz edildiğini, davalının söz konusu imalatların yapımı aşamasında bunların bedellerini geçici fiyat adı altında ödediğini, hakedişlere geçici fiyat olarak geçtiğini, bu nedenle hakedişte geçici fiyat olduğu belirtilen fiyatları itirazla kabul ettiğini belirtmesine gerek bulunmadığını, müvekkilinin imzaladığı yeni fiyat tespiti ismi ile düzenlenen tutanakların davalının ekonomik ve manevi baskısı ile ve geçici fiyat tutanağı algısı yaratılarak müvekkiline imzalattırıldığını, müvekkilinin bu tutanakları sehven imzaladığını, işin kesin hesabı henüz yapılmadığından yeni fiyat onayından sonra yapılan itirazın geçerli kabul edilmesi gerektiğini, mukayeseli keşfin geçici fiyatlarla hazırlandığını, dolayısıyla geçici fiyatlara yüklenicinin itiraz kaydı koyması gerekmediğini, dava konusu sözleşmenin anahtar teslim götürü bedelli olup yasa gereğince kesinti yapılmaksızın bedelin tamamının ödenmesi gerektiği hususunun dikkate alınmadığını, bu nedenle fore kazıklarla ilgili müvekkilinden haksız yere kesintinin iadesi gerektiği halde reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, anahtar teslim götürü bedelli işlerde projesine uygun olan imalatlar yönünden fiyat indirim yapılamayacağını, müvekkili tarafından fazladan yapılmak zorunda kalınan ilave kazı bedelinin reddedilmesinin hatalı olduğunu, kaldırma kararında buna ilişkin bir kaldırma kararı olmadığı halde bu talebin reddine karar verilmesinin oluşa ve hukuka aykırı olduğunu, dosyaya sunulan ... tarafından düzenlenen uzman görüşünde de belirtildiği üzere müvekkili tarafından yapıla yol gövde kazı sözleşme ve ekleri dışında olup, idarece kabul edildiğini, dolayısıyla bu bedellerin ödenmesi gerektiğini, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişle olmadığı gibi, önceki raporlarla çeliştiğini, bu çelişki giderilmeden hüküm kurulduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporuyla önceki raporlar arasındaki çelişki giderilmediği gibi son bilirkişi raporunda da farklı hesaplama yapılarak yeni bir çelişki yine oluşturulduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini ancak itirazlarının karşılanmadığını, banka teminat mektubu komisyon bedellerine ilişkin talebin reddininde hatalı olduğunu, kesin kabulün geç yapılması nedeniyle müvekkili tarafından gereksiz yere komisyon bedelleri ödendiğini, kesin kabul yapılmasına rağmen teminat mektuplarının dava tarihine kadar iade edilmediğini, bilirkişilerin davalı idare tarafından tek taraflı olarak hazırlanan müvekkilinin imzasını taşımayan geçersiz kesin hesabını esas alarak rapor düzenlediğini, birleşen 2020/238 Esas sayılı davada daha önce verilen karar kesinleştiği halde kaldırma kararından sonra verilen kararda tekrar değerlendirme yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, birleşen 2021/235 sayılı davada müvekkilinin fiyat farkı taleplerinin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ayrıca kabul edilen alacağa arabuluculuk son tutanağından itibaren faiz uygulanması gerektiğini belirterek. mahkeme kararın kaldırılmasını istemiştir.
Asıl ve birleşen davalarda davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; birleşen 2020/238 sayılı davada müvekkili lehine dava değeri üzerinden vekalet ücretinin nispi olarak belirlenmesini talep ettiklerini, birleşen 2021/235 esas sayılı davada taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacı lehine 30.000,00 TL vekalet ücretine hükmedilmiş ise de, 23.144,21 TL üzerinden dava kısmen kabul edildiğinden bu miktar vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, dosya bulunan kesin hesap hakedişi taslakları dikkate alındığından davacının iddiasının kanıtlayamadığını, raporda iadesi gereken imalat tutarı 457.576,24 TL nin yükleniciye ödenecek tutara dahil edildiğini, bu tutarın mükerrer mahiyette olduğunu, idarece yapılan bu kesintinin sözleşme dosyası içeriğine uygun olduğunu, asıl davada taleplerinin de zamanaşımına uğradığını belirterek, mahkeme kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE:
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle dairemizin kaldırma kararına uygun inceleme ve değerlendirme yapıldığı anlaşılmakla taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2---Asıl ve birleşen davalarda davacıdan alınması gereken (615,40+615,40+615,40 ) 1.846,20 TL istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına
3-Asıl ve birleşen davada davalıdan alınması gereken (91.828,74 +615,40+1.580,98) TL olmak üzere toplam 94.025,12 TL istinaf karar harcından peşin alınan toplam (22.957,19+615,40+615,40) 24.187,99 TL harcın mahsubu 69.837,13 TL harcın asıl ve birleşen davada davalıdan alınarak Hazineye irad kaydına,
4--İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,
5- istinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 30/04/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!