WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Mayıs 2026

YARGITAY ANKARA BOLGE ADLIYE MAHKEMESI 27. HUKUK DAIRESI

A- A A+

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2023/757 - Karar No:2025/631
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/757
KARAR NO : 2025/631

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/05/2023
NUMARASI : 2022/259 E-2023/307 K

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 27/05/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 28/05/2025
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasında mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili; müvekkili ile davalı şirketin 10/06/2020 tarihinde yaptığı sözleşmede ... isimli binanın camlarının cam filmi ile kaplanması işinin üstlenildiğini, sözleşmenin toplam bedelinin 148.990,25 Euro olduğunu, bu bedelin %10'u olan 14.900,00 Euro'nun 30/08/2020 tarihine kadar davacı tarafından davalı şirkete teminat olarak ödenmesi gerektiğini, müvekkilinin 27/07/2020 tarihli GIB2020000000024 numaralı, 301.721,28 TL tutarındaki faturaya dayalı alacağından 14.900,00 Euro karşılığı 119.526,31 TL'nin teminat olarak davalı tarafca kesildiğini, davalı şirketin sözleşmenin bitimi ve kesin kabulün yapılması ile müvekkilinden tahsil ettiği 14.900,00 Euro tutarındaki teminatı ödemesi gerektiğini, davalı şirketin davacıya 17/12/2021 tarihinde 14.900,00 Euroödemek yerine 119.526,31 TL ödediğini, davalı şirketin ödeme tarihindeki kura göre 8.440,00 Euro eksik ödeme yaptığını, davalı şirket hakkında eksik ödediği 8.440,00 Euro'nun tahsili için Ankara 2. İcra Dairesi'nin 2022/5182 sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının Ankara 2. İcra Dairesi'nin 2022/5182 sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; anılan sözleşme uyarınca müvekkili tarafından faturaların tamamının TL olarak tanzim edilerek TL olarak ödendiğini, davacıdan teminat kesintisi yapılması ve teminat mektubu ibraz edilmesi konusunda mutabakata varıldığını, davacının teminat mektubu verme yükümlülüğünü yerine getirememesi üzerine bizzat kendi talebiyle 301.721,28 TL tutarlı faturalarından nakit teminat kesintisi yapılması talebine iyiniyetle yaklaşıldığını, yapılan kesintinin kendisine Euro olarak ödenmesi talebinin hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafından takip öncesi faiz talebinin de yerinde olmadığını belirterek, davanın reddine, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda, taraflar arasında davacının yüklenici, davalının iş sahibi olduğu 10/06/2020 tarihli eser sözleşmesinin imzalandığı, sözleşme bedelinin KDV hariç 148.990,25 Euro olarak belirlendiği ve sözleşme bedelinin %10'u oranında yüklenici tarafından teminat verilmesinin kararlaştırıldığı, sözleşme konusu işin yerine getirilmesine başlanıldığı, davacı tarafından sözleşme kapsamındaki teminatın verilememesi nedeniyle ödenmesi gereken iş bedelinden teminat miktarının kesinti yapılmasına muvafakat edilmesi sonucunda 27/07/2020 tarihli ödemeden 14.900,00 Euro karşılığı miktarın ödemeden kesinti yapılarak davalıda kaldığı, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında yüklenici davacının edimlerini yerine getirdiği ve işin kesin kabulünün yapıldığı, teminat kesintisinin yapılması ve yüklenicinin edimlerini yerine getirerek işin kesin kabulünün yapılması konusunda taraflar arasında uyuşmazlığın bulunmadığı, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 215/2-a maddesi uyarınca yabancı para alacakları hakkında düzenlenecek yurt içi faturaların döviz karşılığı gösterilmek suretiyle TL olarak düzenlenmesi gerektiğinden faturaların kanun hükmüne uygun olarak yabancı para karşılığı gösterilmek suretiyle TL olarak düzenlendiği, taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında teminat iadesi koşullarının oluştuğu, sözleşme bedelinin ve teminat bedelinin Euro olarak kararlaştırıldığı, teminatın davacı yükleniciye ödenmesi gereken bedelden Euro karşılığı belirlenmek suretiyle kesildiği, sözleşmeler kapsamında alınan teminatların aynı ile iadesinin gerektiği, bu hali ile davalı iş sahibinin almış olduğu teminatı aynen iade koşulları kapsamında Euro olarak yada ödeme tarihindeki kur üzerinden TL olarak iade etmesinin gerektiği, 17/12/2021 tarihinde yapılan teminat iadesine yönelik olarak yapılan ödemenin ödeme tarihindeki kur karşılığının 6.447,74 Euro olduğu, iade edilmeyen teminat bedelinin ise 8.452,26 Euro olduğu, davalı tarafından takibe konu edilen teminat kesintisinin tam olarak iade edilmediği, takibe konu asıl alacağın mevcut ve talep edilebilir nitelikte, davalının takibe yapmış olduğu itirazın haksız olduğu, takip öncesinde temerrüt koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalı borçlunun Ankara 2. İcra Dairesi'nin 2022/5182 sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 8.440,00 Euro asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının bir yıl vadeli Euro mevduatına uyguladığı en yüksek oranda faiz uygulanmasına, haksız itiraz edildiği kabul edilen asıl alacak miktarı olan 8.440,00 Euro'nun (takip tarihi olan 10/03/2022 tarihindeki merkez bankası efektif satış kuru olan 16,04 TL dikkate alınmak suretiyle hesaplanan 135.377,60 TL üzerinden) %20'si oranında hesaplanan 27.075,52 TL icra inkar tazminatının davalı borçludan alınarak davacı alacaklıya verilmesine karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf başvurusunda; davacı talebinin haksız, taraflar arasındaki anlaşmaya, uygulamaya ve hukuka aykırı olduğunu, cevap dilekçesinde belirtildiği üzere, taraflar arasındaki 12.06.2020 tarihli sözleşme uyarınca davacının, müvekkiline ait olan ve ... ada, 2 nolu parselde yer alan ... binasının 3 cephesinde yer alan cephe camlarının içeriden cam filmi ile kaplanması işini üstlenmiş olup, taraflar arasında haricen varılan mutabakat uyarınca davacı tarafından faturaların tamamının TL olarak tanzim edildiğini, müvekkili tarafından da TL olarak ödendiğini, diğer taraftan, anılan sözleşme uyarınca tarafların, davacıdan teminat kesintisi yapılması (sözleşmenin 6.a maddesi hükmü) ve ayrıca davacı tarafından teminat mektubu ibraz edilmesi (sözleşmenin 6.b maddesi) konusunda mutabakata vardıklarını, taraflar arasında yaşanan huzurdaki ihtilafın ise, davacının 6.b maddede yer alan teminat mektubu verme yükümlülüğünü yerine getirememesi üzerine 28.07.2020 tarihli yazısı ile yani bizzat kendi talebiyle 301.721,28 TL tutarlı faturalarından nakit teminat kesintisi yapılması talebine iyi niyetle yaklaşan müvekkilinden, yapılan kesintinin kendisine ödemesinin Euro olarak yapılması gerektiği yönündeki haksız, taraflar arasında varılan anlaşma ve uygulamaya ile hukuka aykırı talebinden kaynaklandığını, sözleşmenin 6.a maddesi uyarınca 01.09.2020 tarihli ve 370.125,88 tutarlı TL faturasından yapılan 268.893,21 TL kesinti 30.12.2020 tarihinde yine TL olarak kendisine ödenen ve bu duruma sesini çıkartmayan davacının, veremediği teminat mektubu nedeniyle kendi talebiyle yine TL faturasından TL olarak yapılan kesintinin kendisine TL olarak ödenmesini (Euro olarak ödenmemesini) gerekçe göstererek hak iddia ettiğini, ayrıca tüm bu anlaşma ve uygulamayı gayet iyi bilen davacının cevap dilekçesinin 1 no'lu ekinde ibraz edilen talebi de kesintinin TL faturadan yani TL olarak yapılması talebini ve bizzat davacının açık kabulünü içerdiğini, müvekkili tarafından yapılan kesintinin de TL faturadan TL olarak yapıldığını ve yine TL olarak ödendiğini, işbu durumun taraflar arasında vaki anlaşma, bizzat davacının kendi talebi ve taraflar arasında vaki uygulamaya uygun olduğu ortada olup, aslen davacının amacının o dönemde yaşanan aşırı kur dalgalanmasını fırsata çevirme çabasından ibaret olduğunu, bunun ise sonuca etkisinin olmadığını/olamayacağının açık olduğunu, gerek savunmalarına itibar edilmeden, gerekse de kendi içerisinde çelişkili tanzim edilen bilirkişi raporu esas alınarak eksik inceleme ile kurulan hükmün kaldırılması gerektiğini, kendi içerisinde çelişkili tespitlere yer verilerek tanzim edilen bilirkişi kurulu raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, rapordaki müvekkili şirket aleyhine olan tespit ve değerlendirmeleri kabul anlamına gelmemek kaydıyla, hükme esas alınan raporun 4 ve 5 no'lu sayfalarında "... Tasarım’ın 2020 – 2021 yılı ticari defter kayıtlarında; ... Tasarım tarafından koluman ticaret’e düzenlenen faturalar toplamının 1.615.195,23-tl olduğu, Koluman ticaret tarafından yapılan ödemeler toplamının 1.602.998,63-tl olduğu, düzenlenen faturaların yapılan ödemelerden tenzilinden sonra (1.615.195,23 – 1.602.998,63 = 12.196,60) 17.12.2021 tarihi itibari ile ... Tasarım’ın Koluman Ticaret’ten 12.196,60-tl alacaklı olduğu anlaşılmıştır. ... Tasarım’ın 2022 yılına ait ticari defterlerini henüz yazdırılmadığından tarafımıza ibraz edilmemiştir. söz konusu 12.196,60-tl’nin 2022 yılı içerisinde ödenerek hesabın kapatıldığı söylenmiştir. " şeklinde tespit ve değerlendirmelerde bulunulduğunu, davayı ve iddiaları kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili şirketin borçlu olduğu iddia edilen tutarın davacının ticari defter ve kayıtlarında yer almadığını, buna karşın, bilirkişi raporunun kanaat başlıklı kısmında, müvekkil şirketin, davacıya 8.452,26 Euro tutarında bir teminat iade bakiyesinin kaldığı yönünde alternatifli değerlendirmelere, kendi içerisinde çelişkili ve yanılgıya düşüren ibarelere yer verildiğini, buna göre, bilirkişi kurulu raporunda, ticari defterlerin incelenmesi kapsamında taraflar arasında herhangi bir alacak bulunmadığı tespit edilmesine karşın, kendi içerisinde çelişkili ibarelere yer verilmesinin hatalı olmakla, rapora itirazları doğrultusunda ek rapor tanzim edilmesi yönündeki taleplerinin reddine karar verilerek eksik inceleme ile hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının kayıtlarında müvekkili şirket aleyhine olan hususları kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davaya konu talep tutarının ticari defter kayıtlarında da yer almadığı gözetilerek, davanın reddi gerektiği halde aksi kanaatle hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hem müvekkili şirketin usulüne uygun tutulmuş ticari defterleri hem de davacının usulüne uygun tutulan ve tutulmayan ticari defter kayıtları birbiri ile örtüşmekte olup, işbu davaya konu icra takibi ile talep konusu yapılan tutarın ticari defter kayıtlarında bulunmadığını, nitekim sayın bilirkişilerce de inceleme esnasında sunulan kayıt ve belgelerle müvekkilinin, davacıya borcunun olmadığının tespit edildiğini, bu nedenlerle, iddiaları ve davacının kayıtlarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının ticari defter ve kayıtlarında da dava konusu alacak ile ilgili herhangi bir kayıt tespit edilmediğinden davanın reddi gerektiğinin dosya kapsamı ile sabit hale geldiğini, buna karşın, dosya kapsamına ve yazılı delillere aykırı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olup, davacının haksız ve kötü niyetli takip ve davasıyla ilgili olarak davacı aleyhine İİK'nın 67. maddesinin 2. fıkrası gereğince takip tutarının % 20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesi gerektiğini, davayı ve iddiaları kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili şirket lehine eksik şekilde vekalet ücretine hükmedildiğini, yabancı para birimi üzerinden hükmedilen tutarının karar tarihindeki efektif satış kuru tespit edilerek karar ret ve kabul tutarlarının tespit edilmesi ve bu tutarlara göre vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, müvekkili lehine reddedilen 172,73 Euro’nun karar tarihi olan 16.05.2023 tarihindeki TMCB Euro efektif satış kurunun dikkate alınması halinde reddedilen tutar 3.713,4359 TL olarak hesaplanmış olup, müvekkili lehine eksik şekilde 3.699,88 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle mahkemece her iki taraf yönünden hükümde karar tarihindeki kurun esas alındığının anlaşılmasına, davalı vekilinin istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan incelemeye göre, verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 12.349,41 TL istinaf karar harcından peşin alınan 3.088,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.261,41‬ TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 27/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan
e-imzalıdır

Üye
e-imzalıdır

Üye
e-imzalıdır

Katip
e-imzalıdır

e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır