WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Mayıs 2026

YARGITAY ANKARA BOLGE ADLIYE MAHKEMESI 27. HUKUK DAIRESI

A- A A+

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2023/635 - Karar No:2025/622
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/635
KARAR NO : 2025/622

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R

BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/01/2023
NUMARASI : 2020/171 E-2023/48 K

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 27/05/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 27/05/2025
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasında mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili; müvekkilinin davalıdan olan alacağının tahsili için 01/11/2019 tarihinde Çubuk İcra Dairesi'nin 2019/2268 sayılı dosyası ile takip başlattığını, davalının yersiz olarak itirazda bulunarak takibi durdurduğunu, icra takibine itiraz eden borçlu davalı ile müvekkilinin 28/02/2017 tarihinde 54,999,80 TL bedelli sözleşme imzaladığını, sözleşme konusunun 1 adet 6.200x1.800x2.250 Tos Boya Fırını 1 adet 3 filtreli boya kabini 2 adet mikro marka toz boya tabancasının üretimi ve karşı tarafa teslimi olduğunu, müvekkilinin sözleşme gereklerini yerine getirirken yani zikredilen ürünlerin üretimine başlamışken davalı tarafın müvekkili alacaklıya 25.000,00 TL ödemede bulunduğunu, sözleşmeye istinaden üretimi yapılmış olan ürünün davalı tarafça teslim alınmadığı gibi bakiye sözleşme bedelinin de ödenmediğini, davalının teklifi üzerine taraflar arasında 31/05/2017 tarihli protokol düzenlendiğini ancak protokolün imza edilmesinden sonraki süreç içerisinde itiraz eden karşı tarafın da müvekkilinin de fırını satamadığını, bununla beraber itiraz eden fırını kurduracak yer de bulamadığı için fırını teslim almadığını gibi, kalan tutarı da ödemediğini, bu hususta davalı tarafa taraflarınca 16.10.2019 tarihli ihtarname gönderildiğini ve bu ihtarnamenin 18.10.2019 tarihinde davalı tarafça tebellüğ edildiğini, davalı vekilinin ise ihtarnameye cevap göndererek ürünün teslim alınması ve bakiye sözleşme bedelinin ödenmesi talebini reddettiğini, davalı bu konuda yapılan icra takibine itiraz ettiği gibi zorunlu arabuluculuk görüşmesi neticesi de olumsuz sonuçlandığını belirterek, davalının icra dosyasına yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; görevli ve yetkili İcra Dairesi'nin müvekkili firmanın adresi Yenimahalle olduğundan Ankara İcra Müdürlükleri olduğunu, bu sebeple davacı tarafın Çubuk İcra Dairesi'nde başlatmış olduğu icra takibinin görevli ve yetkili icra dairesi olmadığından, davanın öncelikle usulden reddine, taraflar arasındaki satım sözleşmesine ek protokol düzenlendikten sonra müvekkili firma tarafından 5.000 TL ödeme daha yapıldığını, davacının toz boya fırını teslim etmediğini ve fırını 3.bir firmaya sattığını beyan etmesi üzerine ödenen toplam 25.000 TL'nin iadesinin gerekmesi ve davacı tarafça iadesinin yapılmaması nedeniyle Ankara 23. İcra Müdürlüğü'nün 2018/13175 sayılı dosyası ile yapılan icra takibine yüklenici tarafından itiraz edilmesi üzerine Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/907 Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını ve mahkemece davanın reddine karar verildiğini ancak kararın henüz kesinleşmediğini, sonucunun beklenmesi gerektiğini, davacının toz boya fırınının teslimini teklif etmeden bakiye alacağını talep etmesi nedeniyle temerrüde düştüğünü ve müvekkilini mağdur ettiğini savunarak, haksız, iyi niyete ve hukuka aykırı davanın reddine, takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere davacı aleyhine kötü niyet tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında 28/02/2017 tarihli sözleşme ve eki protokolün akdedildiğine ilişkin ihtilaf bulunmamakla birlikte, uyuşmazlığın, davacının üretici olarak satıcı, davalının da alıcı olduğu sözleşme uyarınca, sözleşme konusu toz boya fırınının ve ekipmanının davacı tarafından 3.kişiye satılıp satılmadığı, davalının takibe yaptığı itirazın yerinde olup olmadığı, davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı hususlarına ilişkin olduğu, taraf beyanlarından ve Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/907 Esas sayılı dosyasından, dava konusu ekipmanın halen davacı uhdesinde bulunduğu ve satışının gerçekleşmediği, taraflar arasında düzenlenen 31/05/2017 tarihli ek protokol uyarınca satışının yapılamaması durumunda davalının kalan bakiye bedeli ödeyerek fırını alması gerektiği, makul sürenin takip ve dava tarihi itibariyle hakkaniyet gereği dolmuş olduğu, sözleşme bedelinin 54.999,80 TL olduğu ve davalının toplamda 25.000,00 TL ödeme yaptığı, davacının dava konusu ekipmanı alıcı/davalıya hazır hale getirdiği, davacının takip konusu 29.999.80 TL bakiye bedeli talep etmiş olduğu davalıya gönderdiği ihtarnamenin 16/10/2019 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnemede ödeme için 7 gün mühlet verildiği ve yasal faiz talep edildiği, bu bağlamda takip tarihi itibariyle 139,73 TL işlemiş faiz talep edilebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının Çubuk İcra Müdürlüğü'nün 2019/2268 sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 29.999,80 TL asıl alacak ve 139,73 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 30.139,53 TL yönünden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine (davacı uhdesinde bulunan davaya, dayanak faturaya ve 31/05/2017 tarihli ek protokole konu makine ve techizatın davalı tarafa verilmesine), davalı tarafça yapılan itirazın haksız ve alacak miktarının likit olduğundan, davacının tazminat talebinin kabulüne, alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, ilişkin talebin reddine karar verilmiş, davalının tavzih talebi üzerine Mahkemece 03.03.2023 tarihli tavzih kararı ile; "Mahkememizin 24/01/2023 tarih ve 2020/171 Esas Esas, 2023/48 Karar sayılı kararının 1. Bendinde " (davacı uhdesinde bulunan davaya, dayanak faturaya ve 31/05/2017 tarihli ek protokole konu makine ve techizatın davalı tarafa verilmesine)" şeklinde karar verilmiş ise de; bu hususun detaylandırılarak "davaya, dayanak faturaya ve 31/05/2017 tarihli ek protokole konu makine ve techizatın davalı tarafa teslimi ve 31.05.2017 tarihli ek protokol gereği makinenin kurulum ve montajının yerine getirilmesi" şeklinde düzeltilmesine" karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf başvurusunda; taraflar arasında 1 adet 6.200x1.800x2.250 Toz Boya Fırını 1 adet 3 filtreli boya kabini 2 adet mikro marka toz boya tabancası satım sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereği müvekkilinin davacıya 20.000 TL avans ödemesi yaptığını, sonrasında 31.05.2017 tarihinde ek protokol imzalandığını, protokole göre de 6.200x1.800x2.250 toz boya fırınının kurulamadığının beyan edildiğini ve satım sözleşmesine yeni bir anlaşma getirildiğini, müvekkilinin ek protokole göre davacıya 5.000 TL daha ödeme yaptığını, toz boya fırınının davacının uhdesinden müvekkiline geçmediğini ve tesliminin de gerçekleştirilmediğini, ek protokol gereği her iki firma da satım sözleşmesi konusu toz boya fırınını satılığa çıkaracak olup, hangi firma daha önce satabilir ise diğerine 1 ay içerisinde evrak ve nakit ödemesinin yapılacağı hususunda anlaşıldığını, toz boya fırınının hiçbir şekilde satılamaması durumunda ise müvekkilinin fırını kurabileceği uygun bir yer bulduğunda, fırının bedeli kalan meblağı davacıya ödeyerek fırını kurduracağını ve ek protokolün yapıldığı zaman henüz tamamlanmamış olan boya tabancası ve brülor parçalarının da davacı tarafından tamamlanacağı hususunun kararlaştırıldığını, toz boya fırınının 3.kişiye satıldığını ancak davacının protokolde kabul edildiği gibi 1 ay içerisinde müvekkilinin ödediği 25.000 TL'yi ödemediğini, davacının müvekkili ile yaptığı görüşmelerde borcunu kabul etmesine rağmen aleyhine açılan Ankara 23. İcra müdürlüğü'nün 2018/13175 sayılı icra takibine haksız yere itiraz ettiğini, bunun üzerine Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/907 Esas sayılı itirazın iptali davası açıldığını, mahkemece davanın reddine karar verildiğini, dosyadan alınan 28.05.2019 tarihli bilirkişi raporunda "keşifteki tespitler ve eldeki verilere bakıldığında ; sözleşme konusu toz boya fırını parçaları olduğunu söyleyemeyeceğini, kesin olarak bu sözleşme konusu fırındır denmesinin mümkün olmayacağını belirtmiştir. Ayrıca , davaya konu fırını satıp bazı ölçülere bağlı parçaları ayrıca imal etmiş olabilme ihtimalinin olduğunu da beyan etmiştir." şeklinde tespitte bulunulduğunu, davacının, dava konusu toz boya fırınını sattığını kendisinin müvekkiline beyan ettiğini ve müvekkilinin çalışanlarının da söz konusu satışın olduğunu duyduğunu, davacının, hep aynı ölçülerde üretmiş olduğu montajsız bir kaç parçayı keşifte gösterdiğini, yine Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında alınan 01.10.2019 tarihli bilirkişi raporunda; sözleşmeye konu olan fırının üretilip stoğa eklenmediğinin ve haliyle de satışının da defter ve kayıtlarda olmadığının belirtildiğini, taraflarınca ödeme makbuzlarının sunulduğu 25.000,00 TL'nin davaya konu satış sözleşmesine istinaden ödendiğini, davacının da bu ödemeye itirazının bulunmadığını ancak davacı muhasebe defter ve kayıtlarında müvekkili şirket tarafından yapılan ödeme de davacı tarafın imal edildiği ve halen mevcut olduğu iddia edilen sözleşme konusu toz boya fırınının tespit edilemediğini, stokta olmadığı dolayısı ile satışına da rastlanmadığı sonucuna varılan bilirkişi raporunun mahkemece başka şekilde değerlendirildiğini, mahkemenin değerlendirmesine göre, defter ve kayıtlarda satış görülmediğinden iddia edilen satışın ispat edilemeğinin kabul edildiğini, halbuki defter ve kayıtlarda fırının üretim girişi ve kaydı da görülmemiş olup, fatura kesilmediğini, işbu durumun mahkemece gözardı edildiğini, evrak ve kayıtlardan satış tespit edilemediğinden iddianın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddedildiğini, mahkemenin işbu ret kararı üzerine istinaf kanun yoluna başvurulduğunu ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi'nin 2022/482 E- 2022/838 K sayılı 14.09.2022 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiğini, Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/907 E- 2019/886 K sayılı gerekçeli kararı ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi'nin 2022/482 E- 2022/838 K sayılı kararı üzerine; Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/171 E- 2023/48 K sayılı 24.01.2023 tarihli kararı ile davacının davasının kısmen kabul edildiğini, davacının, satım sözleşmesi konusu makine ve eklerini müvekkiline teslim etmemiş olmasına rağmen; ilk derece mahkemesinin, müvekkili şirketin sözleşme konusu makinenin ve eklerinin bakiye bedelini, davacı şirkete ödemesine karar verdiğini, davacının yasal olarak ve usulüne uygun olarak, montajını yapıp ürünü müvekkiline teslim etmediğini, bu sebeple de müvekkilinin teslimden imtina ettiğinin söylenemeyeceğini, işbu sebeplerle davacının, satım sözleşmesinden kaynaklanan kendi borcunu ifa etmediği için yasal olarak müvekkilinin temerrüde düştüğünün kabul edilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle ilk derece mahkemesinin, müvekkili tarafından borcun ödenmesine karar vermeden önce, satım sözleşmesi konusu makine ve ekipmanların müvekkiline teslimi sonrasında işbu bedelin müvekkili tarafından ödenmesine karar verilmesi gerekirken, müvekkili tarafından teslim alınmayan makine ve ekipmanların bedelini ödemeye mahkum edildiğini, hükmün hukuk, adalet ve hakkaniyete aykırı olduğunu, ayrıca müvekkilinin ödemesine karar verilen bakiye bedelin mahkeme tarafından yanlış ve fazla hesaplanmış olduğunu, tekrar hesaplama yapılması ve hükmün önceliğinin sözleşme konusu makine ve ekipmanların tesliminden sonrasında müvekkilinin borcunu ödemesine yönünde karar verilmesi gerektiğini, aksi takdirde, davacının halen aynı işi yaptığı ve iş yerinin kendi adına olup olmadığı yada işletmenin aktif olup olmadığı bilinmeksizin, işbu borcun müvekkili tarafından ödenmesi neticesinde, makine ve ekipmanları teslim alamamasının muhtemel olduğunu, işin bu tarafını düşünülecek olursa da ayrı bir yargılama süreci gerekeceğinden ve müvekkilinin ödediği bedel karşılığında malı alamaması neticesinde mağdur olacağından, telafisi imkansız zararlara uğrayacağını belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle taraflar arasındaki sözleşmede yüklenici ediminin sözleşme kapsamındaki imalatların yapılması, teslimi ve montajının yapılmasına bağlanmış olup, sözleşmenin ifasının davalının temerrüdü nedeniyle gerçekleşmediği anlaşılmış ise de, davada talep edilen bakiye sözleşme bedeli tahsilinin sözleşmedeki edimlerin yerine getirilmesi ile talep edilebileceğinin, bu kapsamda hükmedilen bakiye alacağın karar ve tavzih kararında belirtilen montaj ve teslimin gerekleşmesi ile ödenmesi gerekeceğinin tabi bulunmasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.058,83 TL istinaf karar harcından peşin alınan 514,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.544,13‬ TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
3-İstinaf talep eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 27/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan ...
e-imzalıdır

Üye ...
e-imzalıdır

Üye ...
e-imzalıdır

Katip ...
e-imzalıdır

e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır