T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2023/148 - Karar No:2025/643
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/148
KARAR NO : 2025/643
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/10/2022
NUMARASI : 2019/431 E-2022/609 K
DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 28.05.2025
YAZIM TARİHİ : 30.05.2025
Eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak talepli davada mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... ...Şti vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili özetle; davalıların oluşturduğu iş ortaklığı ile Karayolları Bölge Müdürlüğü arasında Tokat- Sivas İl Hudut Yolunun BSK yapılmasına ilişkin sözleşme akdedildiğini, bu sözleşme kapsamındaki toprak işleri ile istifsiz taş dolgu işlerinin ise taraflar arasındaki sözleşmeyle müvekkiline taşere edildiğini, imalatların birim fiyatlarının belirlendiğini, müvekkilinin süresinde ve gereği gibi ifa ederek eseri teslim ettiğini, müvekkili tarafından yapılan imalatların idare tarafından hakedişe bağlandığını ve davalılara iş bedellerinin ödendiğini, oysa sözleşmenin ölçü ve ödemeye ilişkin maddesinde idarenin hakedişine paralel olarak müvekkilinin hakedişlerinin her ay sonunda yapılmasının ve hakediş tarihinden itibaren 50 gün içinde ödenmesinin kararlaştırıldığını, imalat bedellerinin ödenmediğini, bu nedenle müvekkilinin 01.06.2017 - 10.01.2018 dönemi için kesin hakediş düzenlediğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere hakediş alacağının 430.454,56 TL olarak hesaplandığını, hakedişin 16.04.2019/ 3696 yevmiye numaralı ihtarname ekinde davalılara gönderildiğini, 3 gün içerisinde ödenmesinin ihtar edildiğini, 17.04.2019 tarihinde tebliğ edilmekle, davalıların 21.04.2019 tarihinde temerrüde düştüklerini, ihtara cevap vermediklerini ve ödeme de yapmadıklarını, müvekkili alacağının bilirkişi incelemesi ile tespiti gerektiğini, arabuluculuk görüşmesinde anlaşma sağlanamadığını öne sürerek şimdilik 150.000 TL'nin 21.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ....Şti vekili özetle; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının 28.12.2017 tarihli 429.398,75 TL tutarlı ve 05.01.2018 tarihli 162.214,94 TL tutarlı faturaları düzenlediğini, iş ortaklığının ise 31.12.2017 tarihli 271.325,48 TL tutarlı akar yakıt faturasını düzenlediğini, iş ortaklığı tarafından davacıya 60.000 TL bedelli çekin verildiğini, ayrıca banka havalesi ile belirttiği tarih ve miktarlarda ödemeler yapıldığını, yapılan imalatların tamamının bedelinin ödendiğini, bedeli ödenmeyen imalat bulunduğu konusunda ispat yükünün davacıda olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ....Şti vekili özetle; müvekkilinin yerleşim yeri itibariyle İstanbul Anadolu Adliyesi Ticaret mahkemelerinin yetkili olduğunu, fatura düzenlenmesinin ve faturaların davacı defterinde kayıtlı olmasının alacağın ispatı için yeterli olmadığını, davacının eseri teslim ettiğini kanıtlaması gerektiğini, kabul etmemekle birlikte müvekkilinin ancak iş ortaklığındaki payı oranında sorumlu tutulabileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; "...Bilirkişi heyetinin 25.06.2021 tarihli ek raporunda; T.C. Karayolları Genel Müdürlüğü,7.Bölge Müdürlüğünün 07.12.2020 tarih ve E.288146 sayılı yazısı ekindeki Kazı-Dolgu Kübaj Cetvelinde; hesaplamanın 244200-274-500 km'lerinde sağ ve sol çift yönlü olarak yapılmış olduğu, davacının; tek yönlü olarak imalat yapmış olduğu, imalat bedeller toplamının 807.164,77 TL(KDV dahil) hesaplandığı, davacının alacağının belirlenmesi için kendisine imalatlar sebebiyle davalı iş ortaklığı tarafından ne kadar miktar ödeme yapıldığı, eş deyişle davacının ne kadar tutarda ödeme aldığı belirlenmesi gerektiği ancak davacının Mahkeme Başkanlığı tarafından 27.04.2021 tarihli duruşma tutanağının 2.maddesinde, bu husus istendiği halde bildirmediği; Dosyadaki mevcut bilgi ve belgelere göre bakiye alacak/borç durumunun tespiti aşağıda alternatifli olarak hesaplanmış olduğu; Davalı iş ortaklığının beyanın ve ticari defter/kayıtları esas alınması halinde; davalıların yapmış oldukları ödemeler toplamı (415.000+28.372,23 tevkif edilen KDV+271.325,48 -) 714.697,71 TL olduğu bu durumda imalat tutarı 807.164,77 TL olduğuna göre, davacının alacağının (807.164,77-714.697,71)=92.467,06 TL dava tarihi itibariyle hesaplandığı belirtilmiştir. Taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğu, sözleşme kapsamında davacının yüklenici davalıların dava dışı idareden işi yüklenen oldukları, alınan bilirkişi raporuna göre davacı tarafından sözleşme konusu iş kapsamında yapılan işin bedelinin KDV dâhil ve KDV tevkifatı yapılmış hali ile 807.164,77 TL olduğu anlaşılmıştır. Yapılan bilirkişi incelemesi ve dosya kapsamına davalılar tarafından sunulan ödeme belgeleri ile 60.000,00 TL tutarındaki 25.11.2017 keşide tarihli çek dikkate alındığında ödeme miktarının 415.000,00 TL olduğu ayrıca davalılar tarafından yapılan ödemeler nedeniyle 28.372,23 TL KDV tevkifatının yapıldığı ve davalılar tarafından davacı adına 271.325,48 TL lik akaryakıt bedelinin yansıtılmasına ilişkin faturaların düzenlendiği tespit edilmiştir. Bu haliyle yapılan ödemeler miktarının 714.697,71 TL olduğunun kabul edilmesinin ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin niteliği dikkate alındığında ödeme olarak, düzenlenen faturaların değil, ödeme belgelerinin esas almasının gerektiği bu haliyle davacının talep edebileceği alacak miktarının toplam iş bedeli olan 807.164,77 TL den davalı tarafça yapılan ödemeler toplamı olan 714.697,71 TL nin mahsubu ile kalan 92.467,06 TL yönünden davanın kısmen kabulüne karar..." vermek gerektiği gerekçesiyle "1-Davanın Kısmen Kabulü ile 92.467,06 TL'nin temerrüt tarihi olan 21.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlı avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine," karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki iddia ve vakıaları tekrarla, müvekkilinin sözleşme kapsamında 24+000 Km- 27+500 Km arasında toplam 66.535,60 m³ kazı ve 57.322,73 m³ kaya dolgusu yaptığı, imalatların bir kısmının bedelinin ödendiği, bakiye iş bedelinin idare tarafından hakedişe bağlanmadığı ve ödeme yapılmadığı gerekçesiyle ödenmediği, mahkeme kararının eksik inceleme ile verildiği, zira, bilirkişi raporunda müvekkili tarafından gerçekleştirilmiş olan Çamlıbel Alt Geçit kazısında yapılan 10.663,03 m³ kazı, 3.000m³ hendek kazısı ve şev genişletme, 600 m³ taş duvar için malzeme nakliyesi ve 300 m³ servis yoluna taş nakliyesi imalatlarının hesaplanmadığı, oysa bu imalatlara ilişkin metraj ve hesaplamaların dosyaya sunulduğu, Yargıtay içtihatları gereğince sözleşme konusu imalatların yüklenici tarafından yapıldığının karine olarak kabulü gerektiği,
mahkemece bildirdikleri tanıkların dinlenilmesi konusunda karar verilmediği, yine mahallinde keşif icra edilmediği, bilirkişi raporunda imalatlar eksik olarak alınmakla birlikte, yapılan hesaplamaların da doğru olmadığı, maddi hatalar yapıldığı, 62.341 m³ kazı ve 47.786 m³ dolgu imalatının belirlendiği ancak bu miktarların nasıl tespit edildiğinin anlaşılamadığı, rapordaki tablo içeriğindeki metrajlar ile tespit edilen metrajların uyumlu olmadığı, bu hususa ilişkin itirazlarının düzenlenen ek raporlarda da cevaplanmadığı, hükme esas alınan raporda 28.372,23 TL KDV tevkifatı yapıldığı, sözleşmede KDV'den indirim yapılacağına dair düzenleme bulunmadığı, rapor ve ek raporda KDV tevkifatının nerden kaynaklandığının da açıklanmadığı nedenleriyle mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ....Şti vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın dayandığı 25.06.2021 tarihli bilirkişi ek raporunun kendi içerisinde çelişkili değerlendirmeler ve hesap bölümünde maddi hatalar içerdiği, sonuç kısmında davacının 55.774,04 TL borçlu olduğunun belirtildiği, raporun değerlendirme ve hesap bölümünde idarenin 16 ve 30 numaralı hakedişlerinin incelendiği, tabloya göre listelenen kazı imalatlarının sağ ve sol çift yönlü olarak toplam 120.480,137 m³ olacakken hatalı olarak 124.682 m³, tek yönlü kazı imalatının 60.240,07 m³ olacakken hatalı olarak 62.341 m³ hesaplandığı, yine taş dolgu yapılmasına ilişkin tabloda listelenen imalatlar toplamı sağ ve sol çift yönlü olarak 79.806,76 m³ iken hatalı olarak 95.572 m³ hesaplandığı, buna göre tek yönlü taş dolgu imalatının 39.903,38 m³ yerine hatayen 47.786 m³ olarak hesaplandığı, 15.01.2020 tarihli ek raporda dava dışı idarenin 07.12.2020 tarihli yazısında 24+200-27+500 km arası kübaj cetvellerinin incelenmesinde 88.958 m³ kaya dolgu ve 6.614 m³ dolgu yapıldığının görüldüğünün bildirildiği, sözleşmede açıkça patlatılmış kaya malzemesinin kararlaştırıldığı halde bu kapsamda olmayan 6.614 m³ imalat da dahil edilerek, 88.958 + 6.614 m³ hesabıyla imalatın hatalı biçimde 95.572 m³ olarak alındığı, kazı ve kaya dolgu imalatlarının 16 ve 30 numaralı hakedişlerde yer alan teknik verilere göre elde edildiği belirtilmesine rağmen kübaj cetvellerine göre hatalı hesaplama yapıldığı, 15.01.2021 tarihli raporda davacının yaptığı işler bedeli 645.358,23 TL hesaplanmışken, 25.06.2021 tarihli raporda aynı belgeler üzerinden yapılan inceleme ve değerlendirmeye rağmen afaki olarak 807.164,77 TL olarak belirlendiği, rapora itirazlarında 15.01.2021 tarihli rapora göre hüküm kurulmasının talep edildiği, dava dilekçesinde taraflar arasındaki ticari ilişkin hesaba bağlanması halinde kesilmeyen faturaların düzenleneceğinin belirtildiği, 25.06.2021 tarihli raporda 90.322,17 TL KDV alacağının içerisinde henüz kesilmeyen faturalara ait 27.150,05 TL bulunduğu halde kesilmemiş faturalara ait KDV alacağının da dava tarihinden itibaren temerrüde uğradığı yönünde hüküm kurularak faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesinin sebepsiz zenginleşmeye neden olacağı, dilekçe içerisinde listelenen taraflarca düzenlenen faturalar, davacıya verilen çek ve banka havaleleri ile yapılan ödemeler itibariyle müvekkilinin hiç bir borcunun bulunmadığı, teslim edildiği halde bedeli ödenmeyen imalat bulunduğunun ispat yükünün davacıda olduğu nedenleriyle mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak talepli olup, mahkemece verilen davanın kısmen kabulüne dair karara karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... ...Şti vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde uyarınca istinaf nedenleriyle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında özellikle taraflar arasındaki davaya konu sözleşme kapsamındaki işler ile davacı tarafça yapıldığı iddia edilen imalatların, davalılar ile dava dışı iş sahibi arasında düzenlenen hakedişler ve eki olan belgeler incelenerek belirlenmiş olmasına, iş bedelinin tespitinde sözleşme hükümleri ve mevzuatın dikkate alınmış bulunmasına göre davacı vekili ile davalı ....Şti'nin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekili ile davalı ... İnşaat Turizm Madencilik Taşımacılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekilinin istinaf başvurularının HMK 353/1-b.1 madde gereğince esastan reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
3-Harçlar Kanunu gereğince davalı ... İnşaat Turizm Madencilik Taşımacılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden alınması gereken 6.316,42 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.580 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.736,42 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
4-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı ile davalı ... İnşaat Turizm Madencilik Taşımacılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçları ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 28.05.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!