T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/474 - 2025/622
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/474
KARAR NO : 2025/622
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 14.12.2022
NUMARASI : 2021/437 Esas 2022/734 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 08.05.2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 14.05.2025
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 03.07.2013 tarihinde davalı sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu dava dışı ... idaresindeki ... plakalı araç sürücüsünün virajlı yolda direksiyon hakimiyetini kaybederek karşı şeride geçmesi ile dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla çarpışması sonucu meydana gelen çift taraflı trafik kazasında, sigortalı araç içerisinde yolcu olan davacı küçüğün yaralandığını, geçici ve kalıcı maluliyetinin oluştuğunu, ceza dosyasında sigortalı araç sürücüsü ...'in asli ve tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kazadan sonra davacının ... Hastanesinde bir dizi operasyon geçirdiğini ancak eski sağlığına kavuşamadığını, Engelli Sağlık Kurulundan alınan raporda %8 oranında malul kaldığı belirtilmiş ise de maluliyetinin bu oranın üzerinde olduğunu, davalı tarafından bir miktar ödeme yapılmış ise de yapılan ödemenin yetersiz olduğunu belirterek, belirsiz alacak olarak şimdilik 50,00 TL geçici ve 150,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında maddi tazminat talebini 223.449,97 TL'ye arttırmıştır.
Davalı vekili, zamanaşımı itirazları bulunduğunu, kaza yapan aracın davalı tarafından ZMMS ile sigortalı olduğunu, sorumluluklarının sigorta limiti, sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve davacının zararı ile sınırlı olduğunu, kusura ilişkin iddiaları kabul etmediklerini, karşı araç sürücüsü ...’ın da müterafik kusuru bulunduğunu, maluliyetin ispatlanması gerektiğini, geçici iş göremezlik zararlarının sigorta teminatı kapsamında olmadığını, davacıya davalı şirket tarafından meydana gelen kazada yaralanması nedeniyle 20.04.2016 tarihinde 26.550,03 TL ödeme yapıldığını, davalının sorumluluğunun sona erdiğini, davalıdan kaza tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 29.04.2021 tarih, 2019/231 E- 2021/869 K. sayılı kararı ile verilen kaldırma kararından sonra yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davanın trafik kazası nedeniyle geçici ve kalıcı maluliyet tazminatı istemine ilişkin olduğu, davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında araçta yolcu olarak bulunan davacı ...'nun %10,3 oranında kalıcı maluliyetinin oluştuğu, kazanın oluşumunda davalıya sigortalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğu, davacının geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı isteminde bulunduğu, geçici iş göremezlik tazminatı talebi yönünden, davacı ...'nun kaza tarihinde henüz 1 yaşında olduğu, gelir getiren bir işte çalışmasının söz konusu olmadığı, dolayısıyla tedavi müddeti boyunca mahrum kaldığı herhangi bir kazancın da bulunmadığı, bu nedenle geçici işgöremezlik tazminatı talebinin yerinde olmadığı, kalıcı iş göremezlik tazminatı yönünden davalı sigorta şirketinin meydana gelen zarardan poliçe limiti olan 250.000,00 TL ile sınırlı sorumlu olduğu, Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı öncesi verilen karar yalnızca davalı tarafından istinaf edildiğinden asgari ücret miktarı davalı lehine usuli kazanılmış hak olarak değerlendirildiği, 26.550,03TL ödeme dikkate alındığında davacının talep edebileceği kalıcı iş göremezlik tazminatının 71.835,92 TL olduğu belirtilerek davanın kısmen kabulüne, 71.835,92 TL sürekli iş gücü kaybı zararı tazminatının 20.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yolu başvurusu yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceğini, davalı taraf lehine ret vekalet ücretinin davacı lehine takdir edilen 11.493,75 TL vekalet ücretini geçmemesi gerekirken, 23.742,11 TL takdir edilmiş olmasının hatalı olduğunu, mahkemece verilen ilk kararda davacı aleyhine bir hukuka aykırılığın mevcut olmayışı ve teminat limitine kadar alacağa karar verilmiş oluşu nedenleriyle istinaf başvurusunda bulunulmadığını, kaldırma kararından sonra maluliyet oranındaki değişiklik nedeniyle yeniden alınan aktüer raporunda usuli kazanılmış hak gerekçe gösterilerek 2018 yılı asgari ücret verilerinin baz alındığını, "usuli kazanılmış hak" kavramının hatalı yorumlandığını, Asgari ücretin kamu düzenine ilişkin olup, usuli kazanılmış hakkın istisnası olduğunu, davalı yararına usuli kazanılmış hak teşkil edecek olan hususun ilk yargılamada bedel artırım dilekçesiyle talep etmiş oldukları toplam tazminat tutarı olduğunu, bu tutarın davada hükmedilebilecek tazminatın tavanını teşkil ettiğini, ATK tarafından düzenlenen raporun eksik ve hatalı olduğunu, Ankara Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı raporunda hem göz hasarı hem de nörolojik hasar tespit edilmiş ve maluliyet oranı buna göre tespit edilmişken, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi'nce düzenlenen raporda yetersiz değerlendirme ile nörolojik hasar dolayısıyla maluliyet verilmediğini, Ankara Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın %32,3 oranlı raporu ile Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesinin %10,3 oranlı raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararının gerekçesinde belirtilen İstanbul Medeniyet Üniversitesi Hastanesi raporu sigortacıya başvuru koşulunun sağlanması için alınmış bir rapor olduğunu, dosyasındaki film ve grafilerin yardımcı olması ve maluliyetin kazayla olan illiyet bağının ispatı için mahkemeye sunulmuş olduğunu, aktüer bilirkişi raporundaki hesaplamaların eksik ve hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı vekili, 03.07.2013 tarihinde davalının zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın şerit ihlali ile meydana gelen trafik kazası sonucunda sigortalı araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını belirterek geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, Mahkemenin 12.12.2018 tarih, 2016/456 E., 2018/1018 K. sayılı kararı ile sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, davacının yaralanması nedeniyle vücut çalışma gücünden %32,3 oranında kaybettiği kabulü ile davacının kalıcı iş göremezlik zararının 325.705,57 TL olduğu ve sigorta limitine göre davalının sorumlu olduğu miktarın, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin miktarı sigorta limitinden mahsup edilmesi sonucu tespit edilen 223.449,97 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Dairemizin 2019/231 E.,2021/869 K. Sayılı ilamı ile, davacının geçirdiği kaza sonrasında alınan adli muayene raporlarında belirtilen hususlarda yaralanmasına ilişkin tespit bulunmadığı, davacının olaydan yaklaşık 9 ay sonra gözünde meydana gelen şaşılık nedeniyle 10.04.2014 tarihinde ... Hastanesine göz kayması şikayeti ile müracaatı üzerine muayene evrakında hasta öyküsünde davacının ikiz olduğu, 7,5 aylıkken geçirdiği kazadan sonra göz kayması olduğu, doğumun 35 aylık olduğu, davacının 1950,00 gr doğduğu, amcasının torununda da göz kayması olduğunun belirtildiği, davacı tarafından dosyaya sunulan Medeniyet Üniversitesi İstanbul Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesinden alınan 30.12.2015 tarihli Engellli Sağılık Kurulu raporunda davacının %8 oranında göz rahatsızlığı nedeniyle engel oluştuğunun bildirildiği, raporlar arasında çelişki bulunduğu, hükme esas alınan raporda davacının yukarıda bahsedilen öyküsü değerlendirilmeksizin ve kaza ile maluliyet arasında illiyet bağı kurulmaksızın düzenlenmiş olması nedeniyle raporun karar vermeye yeterli ve elverişli olmadığı gerekçesiyle Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan olay tarihinde yürürlükte olan Yönetmelik hükümlerine uygun çelişkiyi giderecek, meydana gelen kaza nedeniyle davacının sürekli ve geçici maluliyetinin bulunup bulunmadığı, davacının maluliyeti bulunması halinde ise davacının doğum öyküsü ( ikiz ve erken doğum, doğum kilosu vs) ve ailesinde görülen şaşılık rahatsızlığı da değerlendirilerek kaza ile maluliyeti arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığı, tedavi ile iyileşme imkanı olup olmadığı, özür oranının kalıcı olup olmadığı, maluliyetinin çalışma gücü ve meslekte kazanma gücüne ne oranda etkileyeceği husunda maluliyet raporu alınarak, sonucuna göre yapılacak hesaplama çerçevesinde belirlenecek tazminat miktarına karar verilmesi için kaldırılmasına karar verilmiştir. Dairemiz kaldırma kararından sonra yapılan yargılamada İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'ndan maluliyet raporu ve aktüer bilirkişi ek raporu alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı vekilinin maluliyet raporuna yönelik istinaf sebebinin incelenmesinde; Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda, Dairemiz kaldırma kararından önce mahkemece Ankara Üniversitesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı’ndan alınan 13.12.2017 tarihli raporda son durum raporları ile tüm tedavi evraklarının değerlendirildiği belirtilerek Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği’ne göre, davacının olay anındaki yaşı:8 aylık, MNG:1, mevcut göz arızası için, A cetveli II. Liste, ASN:29, AAÖ:3, mevcut nörolojik arızası için A Cetveli 1. Liste, ASN:13-a AAÖ:30, SİGS:A olarak alındığında Balthazard formülü uygulandığında vücut genel çalışma gücünden kaybının %32,3 olarak hesaplandığı, erişkin olması halinde 6 ay iyileşme süresi tespit edildiği, kaldırma kararından sonra İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'ndan alınan 13.05.2022 tarihli raporda ise dosyada mevcut tıbbi belgelerden, küçüğün ailesinde göz kayması hikayesi olduğu ve kaza tarihi de, bünyesel nedenlerden kaynaklanan göz kaymalarının ortaya çıkış tarihine uygun olsa da, olay tarihinde gelişen 3. ventrikül bölgesindeki hemoraji nedeniyle konjuge bakış felcinin(kaymanın) travmatik kökenli olduğunun kabulü gerektiği cihetle, mevcut belgelere göre 2012 doğumlu davacının 03.07.2013 tarihinde maruz kaldığı trafik kazasına bağlı yaralanması nedeniyle Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne göre %10.3 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağını, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği, mahkemece raporla belirlenen maluliyet oranı esas alınarak yapılan hesaplamaya göre karar verilmiş ise de, raporda davacının 3. ventrikül bölgedeki hemoraji nedeniyle konjuge bakış felcinin geliştiği kabul edilerek maluliyet oranının tayin edildiği belirtildiği halde, ilk raporda %30 oranında maluliyeti olduğu tespit edilen nörolojik araz yönünden değerlendirme yapılmadığı, raporda nörolojik açıdan maluliyetinin bulunmaması nedeninin açıklanmadığı, tedavisinin tamamlanıp tamamlanmadığı, maluliyetinin ömür boyu sürüp sürmeyeceğinin ve çalışmasına engel teşkil edip etmediğinin değerlendirilmediği, aynı yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen maluliyet raporlarında tespit edilen %32,3 ve %10,3 şeklindeki maluliyet oranları arasında açık çelişki oluştuğu ve taraf vekillerinin de maluliyet raporuna itiraz ettikleri anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmüştür.
Bu durumda, mahkemece davacının kaza sonrası gördüğü tedavilere ilişkin ilgili hastanelerden tüm tedavi evrakları getirilip davacının son durumu da değerlendirilerek kaza nedeniyle nörolojik ve görme sistemine ilişkin maluliyeti bulunup bulunmadığı, kaza ile maluliyeti arasındaki illiyet bağı, kazaya bağlı maluliyet oluşmuş ise oranı ve iyileşme sürelerinin ayrı ayrı değerlendirilerek, raporlar arasındaki maluliyet oranlarındaki farklılığın giderilmesi yönünden Adli Tıp Kurumu Üst Kurulundan rapor alınıp taraflara denetim ve itiraz imkanı tanınması, sonucuna göre aktüer bilirkişiden rapor alınması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmamıştır.
Kabul şekline göre, Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin 13/3. maddesi “Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez.” hükmünü içermektedir. Anılan madde uyarınca kısmen kabulüne karar verilen davada davacı vekili yararına 11.493,75 TL vekalet ücreti hükmedildiği halde davalı vekili yararına 23.742,11 TL vekalet ücreti takdiri doğru görülmediğinden davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin istinaf sebebi de yerinde görülmüştür.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nin 353/1-a.6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
2-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine,
3-İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,
4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 08.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!