T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2023/777 - 2025/986
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/777
KARAR NO : 2025/986
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/02/2023
NUMARASI : 2022/210 E. - 2023/57 K.
DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 09/02/2023 tarih ve 2022/210 E. - 2023/57 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin 2019/15187 sayılı "..." ibareli marka başvurusuna davalı şirketin 2014/83710, 2016/75147 ve "... ...", "... ..." ibareleri markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazın kısmen kabulüne karar verilerek başvurunun kısmen reddedildiğini, bu ret kararına karşı müvekkilin yeniden inceleme taleplerinin bu kez TÜRKPATENT 2022-M-2329 sayılı YİDK kararı ile nihai olarak reddine karar verildiği, söz konusu marka seçiminin müvekkilinin 2009 yılında otel inşaatı ile ilgili çalışmaları başlatması üzerine inşaat alanında bulunan tarihi eserlerden kaynaklandığını, müvekkili otelinin tarihi eserlerin müzecilik faaliyetleriyle sergilenmesiyle birleştirilen bir projeye dayandırıldığını ve “...” konsepti ile bu konsepti bulunduğu yeri ifade eden “... ŞEKİL” ibaresinin ortaya çıktığını, davalı şirketin çekişme konusunun özünü oluşturan “... ...” ibaresi üzerinde hak sahipliğinin bulunmadığını, davalı Kurum'un tescil başvurusunu “... ...” ibaresine özgülediğini, müvekkilinin 2009 yılında başlayan inşaat sürecinden itibaren resmi mercilerce alınan kararlarda da belirtilen “... ...” ibaresiyle ilgili faaliyetler yürüttüğünü, davalı yanın kısmi redde mesnet alınan markalarının müvekkili faaliyetlerinden çok daha sonraki tarihlere dayandığını, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün 26.01.2011 tarih ve 6723 sayılı kararında müvekkilinin 2009 yılında otel inşaatı yapımı sırasında ortaya çıkan arkeolojik eserler nedeniyle "..." konseptinin müvekkili açısından uygun olduğu yönünde karar tesis edildiğini, "... (... ...)" ibaresinin, verilen hizmetin bir niteliğini belirtmek için otelcilik sektöründe yaygın olarak kullanıldığını, hizmetin doğrudan niteliğinin gösterilmesi amacı taşıdığını ve tanımlayıcı bir ibare olduğunu, kısmen redde mesnet alınan markalar ile müvekkilinin marka başvurusu arasında karıştırılma ihtimalinin varlığından söz edilemeyeceğini, markalar arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak hiçbir benzerliğin bulunmadığını, müvekkili markasının esas unsurunun ...+..., davalı markasının esas unsurunun ise logo olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, davalının kısmen redde mesnet alınan markalarının, figuratif unsurlarının varlığı ile tescil edilebilir olduğunu, sözcük unsurlarının içerdiği tanımlayıcılık nedeniyle ayırt ediciliğinin zayıf olduğunun TÜRKPATENT’in kesinleşmiş durumda olan önceki kararları ile de sabit bulunduğunu ileri sürerek, ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 2022-M-2329 sayılı kararının iptale karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, taraf markalarının tüketici üzerinde oluşturduğu bütünsel etkinin benzer olduğunu, markaların asli unsurunun aralarında iltibas oluşturabilecek derecede benzerlik arz ettiğini, kısmi ret kararı ile başvuru kapsamından çıkarılan mal ve hizmetlerin redde mesnet markaların kapsamında da bulundukları tespit edildiğinden bu mal ve hizmetler açısından markalar arasında karıştırılma ihtimalinin doğacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı Şirket vekili, müvekkili adına tescilli ... ... ibaresinin tescil edildiği mal ve hizmetler yönünden tanımlayıcı olarak nitelendirilemeyeceğini, müvekkilinin Kapadokya bölgesinde turizm alanında önemli rol almış bir şirketler grubu olduğunu, müvekkilinin “... ...” ibaresini 2002 yılından itibaren ticari faaliyetlerinde aktif ve yoğun şekilde markasal olarak kullandığını ve markasını uluslararası düzeyde belirli bir tanınırlığa ulaştırdığını, müvekkili şirketin 2002 yılından bu yana 02.04.2003 tarihli ve 8995 nolu Özel Konaklama Tesisi tarafından turizm işletmesi belgesine sahip olduğunu ve otelini "... ..." adıyla işlettiğini, ayrıca "....com.tr" ve "....com" alan adlarının da sahibi olduğunu, markalarının yapı ve diziliş itibariyle ayırt edici olduğunu ve müvekkilinin 2002 yılından itibaren süren ticari ve markasal kullanımları neticesinde bilinirlik kazandığını, "Müze" kelimesinin İngilizce karşılığı olan “...” ibaresinin tanımı ve yaygın kullanımı itibariyle "geçici konaklama hizmetleri" bakımından cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirtmediğini, başka bir ifade ile SMK m. 5/1-c kapsamında 43. sınıfta geçici konaklama hizmetlerine ilişkin olarak tanımlayıcı olmadığını,“...” kelimesinin geçici konaklama hizmetleri ile aynı ya da benzer bir hizmeti ifade etmediğini, müze otelin resmi ve gayri resmi olarak bilinen bir otel türünü ifade etmediğini, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün 26.01.2011 tarih ve 6723 sayılı kararında davacı tarafın başvurusunda kullandığı ifadeyi, karar verirken yinelemiş olmasının böyle bir konseptin varlığının kurul tarafından kabul olduğuna kanıt teşkil etmeyeceğini, başvuruya konu marka ile müvekkili adına tescilli markaların halk tarafından karıştırıldığını, davacı markasında “...” ve “...” kelimelerinin “... ...” ibaresinin yanında kullanılmasının markayı farklı ve ayırt edici hale getirmediğini, aksine tüketici nezdinde davalı markasının, müvekkili markasının “... Şubesi” olduğu izlenimi oluşturduğunu, davacı tarafın kötüniyetli olduğunu ve bu karışıklıktan faydalanmak suretiyle "... ..." markasının bilinirliğinden faydalandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, 2019/15187 sayılı "... ... ... şekil" ibareli davacı marka başvurusu ile 2014/83710 sayılı "... ..." ibareli redde mesnet davalı markasının, davacı başvurusunun kapsadığı “43/02 Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri.” hariç; 39, 41, 43 ve 44.sınıflardaki çekişmeli hizmetlerin tamamı bakımından aynı/aynı tür hizmetleri kapsadığı, 2019/15187 sayılı "... ... ... şekil" ibareli davacı marka başvurusu ile 2016/75147 sayılı "... ..." ibareli redde mesnet davalı markası, davacı başvurusunun kapsadığı “43/02 Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri.” bakımından aynı/aynı tür hizmetleri kapsadığı, çekişme konusu olan (Geçici konaklama hizmetleri HARİÇ) 39, 41, 43 ve 44.sınıflardaki hizmetlerin tüketicisi olan üst düzey tüketicilerin dahi, “... ...” ibaresini marka olarak öğrendikten ve belleğine kaydettikten sonra, “seçici tutmayla” davacının aynı ibareli markasına kolaylıkla yönelebileceği, zira, davalıya ait “... ...” esas unsurlu markanın varlığı dikkate alındığında tüketicilerin dava konusu markayı oluşturan ibareyi, davacıya ait seri markalardan biri olarak algılayabilecekleri ya da iki işletme arasında idari, ekonomik anlamda bir bağlantı kurabilecekleri, 2019/15187 sayılı "... ... ... şekil" ibareli davacı marka başvurusu ile 2014/83710 sayılı "... ..." ibareli redde mesnet davalı markasının benzer olduğu, dava konusu olan “39.sınıf: 39/01 Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri ve kara, deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri, tur düzenleme, seyahat için yer ayarlama, seyahat ile ilgili bilet sağlama, kurye hizmetleri. 39/02 Araba parkları hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri. 39/03 Tekne barındırma hizmetleri. 39/04 Boru hattı ile taşıma hizmetleri. 39/04 Elektrik dağıtım hizmetleri. 39/06 Su temin hizmetleri. 39/07 Taşıt ve malları kurtarma hizmetleri. 39/08 Malların depolanması, paketlenmesi ve sandıklanması hizmetleri. 39/09 Çöplerin depolanması ve taşınması hizmetleri, atıkların toplanması ve taşınması hizmetleri. 41.sınıf: 41/01 Eğitim ve öğretim hizmetleri. 41/02 Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. 41/03 Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet rezervasyonu ve bilet sağlama hizmetleri dahil). 41/04 Dergi, kitap, gazete vb. gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). 41/05 Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. 41/06 Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. 41/07 Fotoğrafçılık hizmetleri. 41/08 Tercüme hizmetleri. 43.sınıf: 43/01 Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. 43/03 Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri. 43/04 Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri. 44.sınıf: 44/01 Tıbbi hizmetler. 44/02 Güzellik bakımı hizmetleri. 44/03 Veterinerlik ve hayvan üretme, besicilik, nalbantlık ile ilgili hizmetler. 44/04 Tarım, bahçecilik ve ormancılıkla ile ilgili hizmetler; peyzaj tasarımı hizmetleri. 44/05 İşyeri ve personel sağlığı ile ilgili danışmanlık hizmetleri.” bakımından taraf markalarının hizmet listelerinin aynı/aynı tür hizmetlerden oluştuğu ve markalar arasında işbu hizmetler itibariyle SMK m. 6/1 anlamında iltibas ihtimali bulunduğu, markada yer alan “...” ibaresinin “müze” kelimesinin İngilizcesi olup TDK Güncel Türkçe Sözlük uyarınca; “Sanat ve bilim eserlerinin veya sanat ve bilime yarayan nesnelerin saklandığı, halka gösterilmek için sergilendiği yer veya yapı.” anlamına geldiği, "..." kelimesinin ise “otel” kelimesinin İngilizcesi olup “Yolcu ve turistlere geceleme, konaklama imkânı sağlamak amacıyla kurulmuş işletme.” anlamını haiz olduğu, dolayısıyla bu kelimenin “geçici konaklama hizmetleri” bakımından tanılayıcı bir ibare olup, ayırt ediciliği haiz bulunmadığı, her iki taraf markasında da ... ibaresinin ayırt edici esaslı unsur ya da bu unsurun parçası konumunda bulunduğu, "... ..." ibaresi, “...” konseptini ifade etmek bakımından sektörel kullanımı bulunan tanımlayıcı bir sözcük olarak kullanımının herkese açık bulunduğu, bunun tek istisnasını söz konusu ibarenin kullanım sonucu ayırt edicilik kazanmasının teşkil ettiği, gerek marka işlem dosyasında yer alan kullanım delilleri, gerekse de 2016/75147 sayılı "... ..." ibareli markanın “geçici konaklama hizmetleri” üzerinde tesciline cevaz veren 26.12.2016 tarihli ve 2016-M-12650 sayılı YİDK kararı birlikte değerlendirildiğinde, "... ..." ibaresinin ülkemiz ortalama tüketicisi bakımından davalı şirkete atfedilen bir marka haline geldiği, bu kapsamda davalının, kullanım sonucu ayırt edicilik kazandırdığı markanın hem gerçek anlamı ile üçüncü kişilerce kullanımına müsaade etmek, hem de bu markanın zayıf işaret olduğu kabulü ile yeterince farklılaşmış biçimlerinin tesciline katlanmak mecburiyetinde bulunduğu, davalının "... ... ... şekil" şeklindeki kullanımının, tanımlayıcı ibarenin haklı kullanımı mahiyetinde değil, bizzat ... ibaresini ön plana çıkartan bir markasal kullanım mahiyetinde bulunduğu, dolayısıyla bu markasal kullanıma ancak davalı markası ile iltibas yaratmadığı ölçüde müsaade edilebileceği, her ne kadar işbu marka “zayıf bir marka” olsa da davalının ... ... ibaresine ülkemiz otelcilik sektöründe belirli bir tanınırlık kazandırdığı, konaklama sektörü açısından ortalama bir tüketicinin “...” markalı davacı otelini, daha önce Kapodakya’ya gelip konakladığı ve hizmet kalitesinden memnun olduğu davalıya ait “... ...”in şubesi olarak algılaması, bir başka ifade ile nedensellik yüklemesinin kuvvetle muhtemel bulunduğu, açıklanan nedenlerle 2019/15187 sayılı "... ... ... şekil" ibareli davacı markası ile 2016/75147 sayılı "... ..." davalı markası arasında görsel, işitsel ve anlamsal açıdan benzerlik olduğu, zayıf ibareye ek unsurların taraf markalarını yeterli düzeyde farklılaştırmadığı, davacı markasının kapsadığı “43. Sınıf: 43/02 Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri.” bakımından taraf markalarının hizmet listelerinin aynı/aynı tür hizmetlerden oluştuğu, dolayısıyla taraf markaları arasında işbu hizmetler bakımından SMK 6/1 kapsamında iltibas ihtimali bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu YİDK kararında taraf markalarının bütünsel olarak incelenmediğini, markaların salt "... ..." ibaresine indirgenerek zorlama bir benzerlik yaratılmaya çalışıldığını, "... ..." ibaresinin zayıf nitelikte bulunduğunu, taraf markalarında ortak olarak yer almasının karıştırılma ihtimaline yol açmayacağını, nitekim emsal mahiyetteki 2023-M-941 sayılı YİDK kararında "..." ibaresinin bir konsepti tanımladığının, ayırt ediciliğinin düşük olduğunun kabul edildiğini, dava konusu YİDK kararının emsal yargı kararları ve YİDK uygulamaları ile çeliştiğini, "... ..." ibaresinin verilen hizmetin niteliğini belirtmek için otelcilik sektöründe yaygın kullanıldığını, karşılaştırılan markalar arasında ilgili bilinçli tüketici kitlesi dikkate alındığında görsel, işitsel ve anlamsal olarak hiçbir benzerlik bulunmadığını, davalının söz konusu ibare üzerinde tekel kurmaya çalıştığını, davalı Kurum tarafından davalının itirazına mesnet 2015/85657 ve 2014/91712 sayılı markaları aynı ibareleri ihtiva ettiği halde benzer bulunmadığını, bu durumun da açık ve fahiş bir çelişkiyi gösterdiğini, "... ..." ibaresinin 1999 yılından itibaren tüm dünyada müze otellerin adı ve alan adı olarak kullanıldığını kanıtlayan delillerinin dikkate alınmadığını, başvurudaki sair figür ve kelime unsurları ile taraf markalarının yeterince ayrıştığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, marka başvurusunun reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu 2019/15187 sayılı "..." ibareli başvuru ile davalı Şirket adına tescilli "... ..." asıl unsurlu redde mesnet markalar arasında, SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira gerek dava konusu başvurunun gerekse redde mesnet markaların asli unsularının "... ..." ibaresinden oluştuğu, dava konusu başvuruda yer verilen "..." ibaresinin başvuruyu davalı markalarından uzaklaştırmadığı gibi davalı otellerinin ...'daki şubesi algısını yarattığı, "... ..." ibaresinin 43.2 sınıf hizmetler bakımından bir otel konseptini tanımladığı, ayırt ediciliğinin zayıf olduğu söylenebilecek ise de, davalının bu ibareye ilgili sınıfta kullanımla ayırt edicilik kazandırdığı, başvurunun tescil edilmek istendiği mal ve hizmetlerin redde mesnet markaların kapsamında da yer aldığı, bu nedenle SMK'nın 6/1.maddesi koşullarının başvuru kapsamındaki tüm mal ve hizmetler yönünden gerçekleştiği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 08/05/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/06/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!