WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Mayıs 2026

YARGITAY ANKARA BOLGE ADLIYE MAHKEMESI 20. HUKUK DAIRESI

A- A A+

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2023/774 - 2025/1054
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2023/774
KARAR NO : 2025/1054
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/09/2022
NUMARASI : 2021/373 E. - 2022/258 K.

DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Marka Hükümsüzlüğü

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 08/09/2022 tarih ve 2021/373 E. - 2022/258 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili şirketin "..." ve "..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “...” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ... nezdinde gerçekleştirdiği 2019/123272 sayılı başvuruya müvekkili tarafından yapılan itirazın nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa “...” ibareli marka başvurusunun, müvekkili adına tescilli tanınmış “...” markası başta olmak üzere “...” ibareli markaları ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, tescili halinde halk nezdinde iltibas yaratacağını, müvekkilinin sahibi bulunduğu “www...com” alışveriş sitesi üzerinden e-ticaret faaliyetleri gerçekleştirdiğini, "..." ve "..." ibareli markalarının yoğun kullanım sonucu yüksek ayırt edicilik kazandığını, “...” ve “...” markası ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olan “...” markasının tesciline izin verilmesinin, müvekkillerinin emek ve zaman harcayarak itibar edindirdiği markalarının ayırt edici vasfının zedelenmesine neden olacağını, “...” ve “...” markası ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olan “...” ibaresinin tesadüfen seçildiği düşünülemeyeceğinden başvurunun kötüniyetle yapıldığını, davalıya ait “...” ibareli marka başvurusunun Türk Ticaret Kanunu anlamında haksız rekabet de oluşturduğunu ileri sürerek, ... YİDK'nun 2021-M-5456 sayılı kararın iptali ile dava konusu 2019/123272 başvuru numaralı “...” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, karşılaştırılan markalar arasında ortak unsur olan “...” ibaresinin günlük dile yerleşmiş, herkesçe anlamı bilinen ve ayırt ediciliği düşük bir kelime olduğunu, davacı tarafından yaratılmış, fantezi bir ibare olmadığını, dava konusu markada şekil unsurunun da kullanıldığını, “...” ibaresine vurgu yapılmadan “...” kelimesinin eklenmesi ile markaya yeterli ayırt edicilik katıldığını, davacı markasından uzaklaşıldığını, Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/5.maddesi koşullarının oluşmadığını, kötüniyete dayalı iddiaların ispatlanamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı Şahıs vekili, müvekkilinin “...” markası altında konsept hediye kutularının satışı ve ticaretini yaptığını, dava konusu edilen 2019/123272 sayılı “...” ibareli markasının 16. ve 35. sınıflarda tescili talebinde bulunduğunu, markanın, ticaret hayatında yeni bir hediye konsepti olan "hediye kutusu” ürünlerinde kullanıldığını, davacının “...” ve “...” unsurlu markaları ile, “...” markası arasında, görsel ve işitsel açıdan, sonuçta genel görünüm itibariyle herhangi bir benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, markalarda ortak olan “...” sözcüğünün, ayırt edici gücü son derece zayıf, anlamı herkes tarafından bilinen, hiç kimsenin doğrudan tekeline bırakılmaması gereken bir ibare olduğunu, taraf markalarının hitap ettiği tüketici kesiminin birbirinden farklı olduğu, davacı tarafın, müvekkilinin “...” ibareli kullanımlarının, “...” ibareli tanınmış markasının ayırt edicilik niteliğine nasıl zarar verdiğini, bu durumdan davacı şirketin nasıl zarar gördüğünü somut bir şekilde ispatlayacak hiçbir delili sunmadığını, müvekkilin dava konusu markayı sadece tescil ettirmiş olmasının, markaların benzer olmadığı da dikkate alındığında kötü niyetli sayılmayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, markalarda ortak olarak yer alan ibarelerin anlamlarının aynı oluşu, davaya konu markada “...” ibaresi ile birlikte “...” ibaresinin yer alması, bu hali ile anlamın “...” ibaresi üzerine düşmesi, işitsel olarak da vurgunun “...” ibaresinde oluşu ile görsel olarak da benzer “...” ibaresinin markaları birbirine yaklaştırması ve davaya konu markada yer alan şeklin bu benzerlik derecesini düşürmeye yetmediği birlikte değerlendirildiğinde taraf markaları arasında görsel, işitsel ve anlamsal açıdan benzerlik bulunduğu, emtia sınıflarının da aynı/aynı tür olduğu, somut olayda, tüketicide mevcut olan güven nedeniyle, üçüncü kişilerde, başvuruya konu marka ile tescili talep edilen 35. sınıftaki “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Kağıt, karton (mukavva); kağıt veya karton malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri, karton kutular; kağıttan yapılmış tek seferlik kullanıma mahsus ürünler (kırtasiye amaçlı ürünler hariç): kağıt havlular, tuvalet kağıtları, kağıt peçeteler.Plastik malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri.Matbaa ve ciltleme malzemeleri.Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar.Kırtasiye, büro, eğitim-öğretim, yazım, çizim, resim ve sanatçılar için malzemeler (mobilyalar ve cihazlar hariç): kırtasiye tipi kağıt ürünler, yapıştırıcılar, kalemler, silgiler, kırtasiye tipi bantlar, el işi için karton, yazı kağıtları, kopyalama kağıtları, yazarkasa kağıt ruloları, çizim aletleri, kara tahtalar, resim boyaları.Büro makineleri.Badana ve boya işleri için fırçalar ve rulolar. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetlerinin tanınmış marka sahibi tarafından sunulduğu hissi uyanabileceği, haksız yararlanma ihtimalinin gerçekleştiği, diğer taraftan 16. sınıfta yer alan “Kağıt, karton (mukavva); kağıt veya karton malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri, karton kutular; kağıttan yapılmış tek seferlik kullanıma mahsus ürünler (kırtasiye amaçlı ürünler hariç): kağıt havlular, tuvalet kağıtları, kağıt peçeteler. Plastik malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri. Matbaa ve ciltleme malzemeleri. Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar. Kırtasiye, büro, eğitimöğretim, yazım, çizim, resim ve sanatçılar için malzemeler (mobilyalar ve cihazlar hariç): kırtasiye tipi kağıt ürünler, yapıştırıcılar, kalemler, silgiler, kırtasiye tipi bantlar, el işi için karton, yazı kağıtları, kopyalama kağıtları, yazarkasa kağıt ruloları, çizim aletleri, kara tahtalar, resim boyaları. Büro makineleri. Badana ve boya işleri için fırçalar ve rulolar.” mallarının ise davacı yanın tanınmış markasının bulunduğu sektör ile bağlantılı olmadığı, bu sınıfta yer alan mallar açısından haksız yararlanma ihtimalinin gerçekleşmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne, ... YİDK'nun 2021-M-5456 sayılı kararının iptaline, 2019/123272 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu başvuruda yer alan “...” ibaresinin günlük dilde sıklıkla kullanılan ayırt edici niteliği zayıf bir kelime olduğunu, başvuruda bu ibareye eklenen kelime, “şekil” ve renk kombinasyonu dava konusu markaya yırt edici nitelik kazandırdığını, taraf markaları bütün olarak değerlendirildiğinde görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de dâhil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer olmadığını, tanınmışlık nedeniyle SMK'nın 6/5.maddesinde belirtilen risklerin oluştuğunun ispatlanmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
Davalı şahıs vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacının "..." ve "..." unsurlu markaları ile müvekkilin "..." markası arasında görsel, işitsel ve genel görünüm itibariyle herhangi bir benzerlik bulunmadığını, birden fazla sözcükten oluşan markaların bölünerek içlerinden bir sözcüğü dikkate almanın ve bu sözcük dolayısıyla markanın iltibasa yol açacağını kabul etmenin doğru olmadığını, karşılaştırılan markalarda ortak olan "..." sözcükleri arasında yazım şekli, renk tonu, tertip tarzı ve stili figüratif özellikleri, markadaki konumları ve bunun gibi özellikleri bakımından bariz farklılıklar bulunduğunu, ilgili tüketici kesiminin bilinçli olduğunu, tarafların faaliyet alanlarının da farklı olduğunu, SMK'nın 6/5.maddesindeki şartların oluştuğu yönünde delil sunulmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "...+şekil" ibareli marka başvurusu ile davacının itiraza mesnet "..." asıl unsurlu markaları arasında, SMK'nın 6/1. maddesi anlamında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, zira taraf markalarında "..." ibaresinin esas unsur olarak kullanıldığı, dava konusu başvuruda davacı markalarından farklı olarak yer alan "..." ibaresi ile HS harflerine benzetilmiş şekil unsurunun başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, özellikle davacı markalarının "elektronik ticaret" sektöründe tanınmış oldukları da gözetildiğinde ortalama tüketicilerin, dava konusu başvuruyu, kapsamındaki 35.sınıf hizmetler yönünden davacının seri markalarından biri olarak algılayabilecekleri gibi başvuru konusu işaret ile davalı markası arasında işletmesel bağlantı bulunduğunu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletmeler tarafından piyasaya sunulan hizmetler olduğunu düşünebilecekleri, bu nedenle dava konusu başvurunun, davacı şirketin tanınmış
markası karşısında 35. sınıfta yer alan hizmetler açısından haksız bir yarar sağlayabileceği,
tanınmış markanın bu nedenle zarar görebileceği ve/veya ayırt edici karakterinin
zedelenebileceği,
ayrıca taraf markaları arasında başvuru kapsamında bulunan 16 ve 35.sınıf mal ve hizmetlerin tamamı bakımından SMK'nın 6/1.maddesi anlamında emtia benzerliği şartının da gerçekleştiği anlaşılmakla, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40'ar-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalılar tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90'ar-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50'şer-TL'nin davalılardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 22/05/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/05/2025

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.