T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2023/704 - 2025/937
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/704
KARAR NO : 2025/937 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/09/2022
NUMARASI : 2022/23 E. - 2022/222 K.
DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 28/09/2022 Tarih ve 2022/23 Esas - 2022/222 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin 1961 yılından bu yana özellikle bisküviler, krakerler, gofretler, pastalar, tartlar, kekler ve sair ürünlerin imali, ithali, ihracı ve ticareti alanında faaliyet gösterdiğini, davacıya ait ilk kez 1990 yılında tescil ettirilen "..." markasının tanınmış marka olduğunu, müvekkilinin 29 ve 30. sınıfta tescilli "...” esas unsurlu markalarına dayanarak, davalıya ait 2020/76956 sayılı “... ...” ibareli marka başvurusuna karşı gerçekleştirdiği itirazın, davalı Kurum tarafından 29 ve 30. sınıf mallar yönünden kabul edilirken, 35. sınıfın 29. ve 30. alt sınıfları bakımından reddedildiğini, oysa, itiraza mesnet gösterilen markaların kapsadığı mallarla başvuru markasının kapsadığı hizmetlerin benzer olduğunu, müvekkilinin 1990 yılından bu yana 32 yıldır "... ..." markalı ürünlerin iç piyasaya sunulduğunu ve yedi kıtaya ihracat yapıldığını, "..." markasının tanınmış marka statüsüne kavuştuğunu, başvuru markasının davacının tescilli markasından haksız yararlanacağını ve ayırtediciliğini zedeleyeceğini, davalı şahsın marka tescil başvurusunda kötü niyetli olduğunu ileri sürerek; Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 2021-M-11358 sayılı YİDK kararının 35. sınıfın 5.alt sınıfında 29. sınıfta yer alan “kuru bakliyat. Yenebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin.”
mal ve hizmetleri ile 35. sınıfın ilgili alt sınıfında bulunan 30. sınıfın tamamı bakımından iptali ile tescili halinde 2020/76956 sayılı markanın aynı hizmetler bakımından hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davaya konu YİDK kararı neticesinde davalının 2020/76956 başvuru numaralı “... ...” ibareli başvurusunun kapsamında kalan hizmetler ile davacının itiraza mesnet 2018/59250, 2018/92162, 2018/93389, 2019/04662 ve 2019/04664 sayılı "...” ibareli markalarının kapsamındaki mallar ile iltibas ihtimalinin bulunmadığını, farklı mal ve hizmetler olduklarını, benzer ihtiyaçları gidermediklerini, dağıtım kanalları ve satış yerlerinin aynı olmadığını, ikame imkanlarının bulunmadığını, birbirlerini tamamlayıcı niteliklerinin olmadığını, markalar veya işletmeler arasında bağlantı kurulamayacağını, davacı markalarının itibarından haksız yere faydalanması veya ayırtedici karakterini zedelemesinin mümkün olmadığını, kötü niyet iddiasına ilişkin somut delil de bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... tarafından davaya cevap verilmemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu marka başvurusunun ihtiva ettiği “... ...” ibaresinin “yaşam formu/yaşam biçimi” anlamına geldiği ve “...” anlam ve algısını yaratması sebebiyle, davacının itiraza mesnet markalarından kavramsal olarak tamamen farklılaştığı, dava konusu marka başvurusunda yer alan "..." ibaresinin markanın genel görünümü içinde ayrı bağımsız ve ayırt edici role sahip olmadığı, bu ibarenin, markanın bütünü bakımından absorbe edilerek kavramsal bakımdan yeni bir anlama büründüğü ve davacının "..." ibareli markalarından uzaklaştığı, dava konusu markanın davacıya ait "... ..." ibareli markası ile de görsel, işitsel ve kavramsal olarak iltibas tehlikesi doğuracak derecede bir benzerliğinin olmadığı, dava konusu marka kapsamında olan hizmetler ile itiraza mesnet markaların kapsamlarında yer alan emtialar arasında aynılık veya aynı tür nispetinde benzerlik bulunmadığı, mal-hizmet benzerliğinin ayniyetten/aynı türlükten uzaklaşması halinde markalar arasında iltibas tehlikesi olduğundan söz edilebilmesi için markaları oluşturan işaretler arasındaki benzerliğin yüksek olması gerektiği, ancak, somut olayda karşılaştırılan markalar arasında yüksek düzeyde bir işaret benzerliği bulunmadığı, karşılaştırılan markalar arasında, davaya konu hizmetler bakımından ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, davacı markaları ile dava konusu marka başvurusu arasında ortalama tüketici kesimi nezdinde ilişki veya bağlantı oluşturacak şekilde işaret benzerliği bulunmadığından, davacı yanın tanınmışlık iddialarından kaynaklı istemlerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, YİDK kararının iptali isteminin reddine, dava konusu marka başvurusu tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, karşılaştırılan markalar arasında SMK'nın 6/1.maddesi kapsamında ayniyet derecesinde benzerlik bulunduğunu, başvuru markasının müvekkilinin ... ibareli markalarının ürün serisine ait yeni bir marka izlenimi verdiğini, markalarda dikkat çeken, akılda kalıcı kısmın ortak "..." ibaresi olduğunu, başvurunun tescil edilmek istendiği emtia sınıfının da müvekkili markaları ile aynı olduğunu, başvuru kapsamındaki emtiaların ilgili tüketici kitlesinin dikkat düzeyinin düşük olduğunu, mahkemece bu hususun değerlendirilmediğini, müvekkilinin markalarının tanınmışlığının iltibas tehlikesini artırdığını, SMK'nın 6/5.maddesi şartlarının somut olayda gerçekleştiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İşlem dosyasının incelenmesinden; davalı gerçek kişinin "... ...+ şekil" ibaresinin marka olarak tescili için 08/07/2020 tarihinde davalı Kuruma başvurduğu, başvuru kapsamında 3,5,29,30,35. sınıfta yer alan mal ve hizmetlerin bulunduğu, davacı Şirketin "..." ibareli markalarına dayalı olarak iltibas ve tanınmışlık gerekçesiyle başvuruya itiraz ettiği, davacı itirazının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddedildiği, davacı tarafın bu karara karşı itirazının YİDK'nin 29/12/2021 tarih, 2021-M-11358 sayılı kararıyla kısmen kabul edilerek 5.sınıf malların kısmen, 29 ve 30.sınıftaki malların tamamen başvuru kapsamından çıkarıldığı, işbu davanın 2 aylık hak düşürücü süre içerisinde 20/01/2022 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesince taraf markaları arasında iltibas koşullarının oluşmadığı, davacının itirazına mesnet "..." ibareli markalarının tanınmışlığının ispatlanamadığı gerekçesiyle YİDK kararının iptali istemine yönelik davanın reddine, marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup davacının istinaf itirazları gözetildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlık markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca iltibas koşullarının oluşup oluşmadığı, aynı Kanun'un 6/4-5 maddeleri uyarınca başvurunun tescili engeli bulunup bulunmadığı noktasındadır.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir.
Yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olaya bakıldığında, başvuru markasının tesciline karar verilen 35. sınıfın 5.alt sınıfında 29.sınıf bir kısım mallar ve 30. sınıf malların satışına özgü mağazacılık hizmetleri bakımından YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü talep edilmektedir. Davacının itirazına mesnet 2018/59250, 2018/92162,
2018/93389, 2019/04662 ve 2019/04664 sayılı ve hükümsüzlük davasına mesnet 2000/24089, 2003/13834, 2006/01243, 2006/16353, 2007/65502, 2007/65504, 2013/41764, 2013/41705 2015/79991, 2015/79996, 2016/41861, 2018/78410 ve 2020/34220 sayılı markalarının kapsamlarında 29,30 ve 32. sınıfta yer alan mallar bulunmaktadır. Ticari bir malı üreten işletmenin, ürettiği malı satmasının, işin doğası gereği ve ticari faaliyetin zorunlu bir sonucu olduğu gözetildiğinde, başvuru kapsamındaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Kuru bakliyat, Yenilebilir bitkisel yağlar.
Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler,
salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin; Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata
esaslı içecekler. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Çaylar, buzlu çaylar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri,
mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez mallarının biraraya getirilmesi hizmetleri” ile itiraza mesnet markaların kapsamlarında yer alan 29 ve 30.sınıf mallar arasında emtia benzerliği bulunmaktadır.
Tarafların marka işaretlerinin karşılaştırılmasına gelince, davacının itiraza mesnet markalarının asli unsuru "..." ibaresidir. Dava konusu 2020/76956 sayılı “... ...” ibareli marka başvurusunda yer alan "..." ibaresinin markanın genel görünümü içinde bağımsız varlığını koruduğu görülmektedir. Bir markanın tescilli olduğu sürece korunması asıl olup, "..." ibaresinin ayırt edici niteliğinin düşük olduğu kabul edilse dahi Dairemizce bu ibarenin dava konusu başvuruda da asli unsur olarak kullanıldığı ve başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlanmadığı kanaatine varıldığından dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında , başvuru kapsamında yer alan 29 ve 30. sınıf malların satışına özgü 35. sınıf mağazacılık hizmetleri yönünden 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, en azından ortalama tüketicilerce markaların ilişkilendirileceği ya da başvurunun davacı Şirketin seri markalarından biri olarak algılanacağı kabul edilmiştir. Nitekim "..." ibareli başvuruyu, davacının "..." ibareli markaları ile benzer gören Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/1732 E-2021/2426 K sayılı ilamında ve "..." ibareli başvuru ile davacının "..." ibareli markaları arasında iltibas koşullarının oluştuğunun kabul edildiği Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2015/14455 E-2017/2327 K sayılı ilamında da aynı sonuçlara ulaşılmıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan Dairemizce bu yönden dosyada mevcut bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilmemiş, ayrıca bir bilirkişi incelemesine de gerek görülmemiştir.
Diğer taraftan davacı taraf 6769 sayılı SMK'nın 6/5.maddesindeki koşulların oluştuğunu ileri sürmüş ise de, davacının YİDK iptali ve hükümsüzlük kararı verilmesini talep ettiği hizmetlerin tamamı yönünden SMK'nın 6/1.maddesi şartları gerçekleştiğinden, varılan sonuca etkili olmayan tanınmışlık şartlarının ayrıca tartışılmasına gerek görülmemiştir.
Bu durumda mahkemece, yukarıda açıklanan nedenlerle YİDK iptaline ilişkin davanın kabulüne, dava konusu başvuru tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde YİDK iptali istemi bakımından davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, HMK.'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden Dairemizce davacı vekilinin başvurusunun kabulü ile HMK.'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 28/09/2022 gün ve 2022/23 E sas - 2022/222 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-Davanın KABULÜ ile Türk Patent ve Marka Kurumunun 29/12/2021 tarih ve 2021-M-11358 sayılı YİDK kararının, başvuru kapsamındaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Kuru bakliyat, Yenilebilir bitkisel yağlar.
Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler,
salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin; Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata
esaslı içecekler. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Çaylar, buzlu çaylar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri,
mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez mallarının biraraya getirilmesi hizmetleri” bakımından İPTALİNE,
3-Dava konusu marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,70-TL'nin davalılardan alınarak Hazineye irat kaydına,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 40.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 2.000,00-TL bilirkişi ücreti, 309,00-TL tebligat ve posta gideri, istinaf aşamasında yapılan 245,00-TL tebligat ve posta ücreti, 492,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 3.046,00-TL yargılama giderine, 80,70-TL peşin harç, 80,70-TL başvurma harcı eklenerek oluşan toplam 3.207,40-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalılar tarafından yargılama sırasında herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,
8- Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),
9-Davacıdan peşin olarak alınan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
10-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 05/05/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/05/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!