T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2023/582 - 2025/931
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/582
KARAR NO : 2025/931
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/01/2023
NUMARASI : 2021/565 E. - 2023/27 K.
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 13/01/2023 tarih ve 2021/565 E. - 2023/27 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, davacı şirketin medikal ihracat firması olarak faaliyet gösterdiğini, davalı ...'ın 04.07.2018 tarihinden itibaren medikal ürün ithalatı gerçekleştirilmek üzere, ithalat uzmanı olarak işe alındığını, iş sözleşmesinin evlenerek istifa etmesi nedeniyle 03.11.2020 tarihinde sona erdiğini, dava dışı ... firmasının Mart/2018 tarihinden bu yana davacının tedarikçisi olduğunu, davalının çalıştığı süre boyunca ...'ın iletişimini bizzat sağladığını, davacının ... firmasından bugüne kadar farklı zamanlarda toplamda 581.833,56-EURO tutarında ürün tedarik ettiğini, davalının, davacı şirkette çalıştığı süre boyunca tedarikçilerle iletişime geçmek için kullandığı mail adresinin davalının işten ayrılması sonrasında tedarikçilerle iletişimini sürdürebilmek için açık tutulduğunu, bu adrese 16.05.2021 tarihinde saat 11:20'de ... firmasından davalıya hitaben yazılan bir mail geldiğini, içeriğinde, Antalya'da ikamet eden ve davacı firmanın ihracat uzmanlarından olan ...'un annesi olduğu anlaşılan ...'nın ...'ın tedarikçisinden alınan ürüne ait fatura bulunduğunu, bunun üzerine davalının ithalat müdürü ... ve ithalat uzmanı olan ...'i arayarak "...'ın kendisini aradığını, başkasına gönderilecekken kendisine bir mail gönderdiklerini, konuyla ilgisinin olmadığını" ifade ederek, gerçeği yansıtmayan beyanlarla şirket içerisinden bilgi almaya çalıştığını, mail içeriği ile ... ve annesi ...'ın açık ifadeleri ile davalının 04.07.2017 tarihli iş sözleşmesinin 13.maddesi ile 01.06.2019 tarihli iş sözleşmesinin 12. maddesinde düzenlenen rekabet yasağı ile ilgili maddesine aykırı davrandığının ortaya çıktığını, bu nedenle sözleşmelerde kararlaştırılan 200.000,00-TL cezai şartın ödenmesi için çekilen ihtarnamenin karşılıksız kaldığını, davalının haksız rekabet nedeniyle tazminat ödeme yükümlülüğü bulunduğunu ileri sürerek, şimdilik 500,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacı 25.02.2022 tarihli yazılı beyanında, sözleşmeden kaynaklı cezai şart alacağını 499,00-TL, uğranılan diğer zararlar için alacağını ise 1,00-TL olarak belirtmiş, 21/12/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile 499-TL olarak talep edilen iş ve gizlilik sözleşmelerinden kaynaklı cezai tazminat alacağını 199.501,00-TL arttırarak dava değerini 200.001,00-TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, 16.05.2021 tarihinde davacı şirkete sehven gönderildiği anlaşılan maildeki faturanın davalının arkadaşının annesinin şirketine yönelik düzenlenmiş olmakla, sehven davalının, davacı şirkette çalıştığı süreçteki mail adresine gönderilmesinin tamamen bir yanlışlıktan ibaret olduğunu, söz konusu durumun faturayı düzenleyen firmanın yetkilisinin göndereceği belge ile kanıtlanabileceğini, olayın tamamen ilgili firmanın tüm firmalardan teklif istemesi sırasında davalı adına kurulan ticari ilişki ve sohbette geçmesi sonucu firma yetkilisinin kafa karışıklığı sonucu ortaya konulmuş olduğunu, davalının çalıştığı dönemde elde edilen ticari bilgilerin üçüncü kişiler ile paylaşılarak ifşa edilmesi suretiyle, gizlilik sözleşmesinin ihlali anlamına gelmesinin mümkün olmadığını, dosyaya konulan yazışma ve maillerin her zaman düzenlenebilir şaibeli ve gerçek dışı kanıtlar olduğunu, delil olarak kabulünün mümkün olmadığını, davacı şirkette çalışan üst düzey yöneticiler ve diğer çalışanların objektif olmayan duyuma dayalı doğrudan davalı ile ilişkisi olmaksızın düzenlenen tutanaklara da delil olarak dayanılamayacağını, taraflarca imzalanan iş sözleşmesindeki rekabet yasağına ilişkin coğrafi sınırlamanın Ankara ili ile sınırlı bulunduğunu, davalının arkadaşı ...'in annesinin Antalya'da faaliyet gösteren ... şirketinin bu sınırlama dışında kaldığını, bu nedenlerle davalının bu şirkette çalışması halinde dahi sözleşme kapsamında rekabet yasağının ihlalinin söz konusu olamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalı ...'ın sözleşmesini fesih ettiği 13.11.2020 tarihi öncesi mal alım ve satımında bulunduğu şirketlerle 2020 yılı sonuna kadar ticari ilişkilerin devam ettiği, 2020 yılı 4. dönemde şirket sayısında bir azalma olmamasına karşın, satışların önceki dönemlere göre daha az olduğu, davacı şirketin 01.01.2021-31.03.2021 tarih aralığında ise hem alım ve satım yaptığı firmalarda ciddi bir azalma meydana geldiği, hem de satışlarının ciddi anlamda düştüğü, ticari faaliyetlerinde azalma meydana geldiğinin görüldüğü, bunun yanında, davacı şirketin 13.11.2020 tarihinden önce ve sonrasında mal/hizmet satışı yaptığı ve mal/hizmet alımı yaptığı firmalar arasında davacı şirketin 2020 yılı 4. dönemi ile 2021 yılı 1. dönemindeki net karının 2020 yılı ilk üç döneme göre 26.907,55-TL azaldığının tespit edildiği ancak bahsi geçen dönemde etkisi devam eden covid-19 pandemi sürecinin varlığı bir yana davacı şirketin net karındaki bu azalma miktarının davalının eyleminden kaynaklandığını ispata yarar somut bir veri de bulunmadığı gibi dava dilekçesinde bahsi geçen davacının ... firmasından bugüne kadar farklı zamanlarda toplamda 581.833,56-EURO tutarında ürün tedarik ettiğine dair beyan dikkate alındığında, davacı şirketin bilirkişi raporu ile tespit edilen net kar düşüş miktarının da cüz'i olduğu gerekçesiyle, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemece davanın tümüyle reddine karar verilmesi nedeniyle davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekalet ücreti takdirinin AAÜT'nın 13/4.maddesine aykırı olduğunu, gerekçeli kararda iş ve gizlilik sözleşmesinin ihlali nedeniyle cezai şart talepleri yönünden değerlendirme yapılmadığını, davalının sır saklama ve rekabet etmeme yasağına aykırı hareket ettiğinin müvekkili çalışanlarının beyanları, davalı tarafından kullanılan e-posta adresine dava dışı ... firmasından gönderilen mail içeriğindeki fatura ve davacı şirkette çalışırken işine son verilen ...'un medikal ürün satışı ile iştigal eden annesinin davalıdan tedarikçi bilgilerini alıp kendi ticaretini yaptığına dair beyanları ile sabit olduğunu, davalının davacı nezdinde ithalat müdürü olarak çalıştığından davacının müşteri, ürün, tedarikçi ve fiyat bilgilerini bilebilecek durumda olduğunu, bu nedenle davacının zararını ve sözleşme ile kararlaştırılan cezai şartı ödemesinin gerektiğini, zira dosya kapsamı ile tedarikçi bilgilerini paylaştığının sabit olduğunu, davalıya gönderilen mailin adına düzenlendiği ...'ın firmasının, yine müvekkilinin tedarikçilerinden olan ... gibi firmalardan ürün alımı yaptığına dair kayıtlar mevcut olduğundan, bunun da davalının tedarikçi bilgilerini paylaştığını gösterdiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, iş ve gizlilik sözleşmesinden kaynaklanan sır saklama yükümlülüğü ve rekabet yasağına aykırılık nedeniyle tazminat ve cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının iş ve gizlilik sözleşmesinden kaynaklanan sır saklama yükümlülüğü ve rekabet yasağına aykırı davranışta bulunduğu kanıtlanamadığından davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, davacının cezai şart alacağı talebini 200.000,00 TL, diğer zararlara dayalı tazminat talebini 1,00 TL olarak ileri sürdüğü, her ne kadar ilk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunün AAÜT'nin 13/4.maddesi uyarınca maddi tazminat istemli davaların tamamen reddi durumunda maktu avukatlık ücreti takdir edilmesi gerekir ise de, cezai şartın, borçlunun alacaklıya karşı mevcut bir borcu hiç veya gereği gibi ifa etmemesi halinde ödemeyi vaad ettiği, hukuki işlem ile belirlenmiş ekonomik değeri olan bir edim olduğu, zararı tazmin değil sözleşmeden doğan borcun ifasını sağlama amacını güttüğü, tazminattan farklı olarak alacaklı zarara uğramasa bile ödenmesinin gerektiği, cezai şartın ödenmesi için borçlunun kusurunun da aranmadığı (Bkz. Prof. Dr. Fikret Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 7.Baskı, Ekim 2001, İstanbul, Sf.1169-1175) , cezai şart alacağı bir maddi tazminat kalemi olmadığından, cezai şart alacağının tahsili isteminin reddi yönünden mahkemece nispi vekalet ücretine hükmedilmesinde de usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 05/05/2025 tarihinde HMK 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/05/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!