T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/606
KARAR NO : 2025/845
KARAR TARİHİ : 06/05/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSKENDERUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/10/2023
NUMARASI : 2023/... ESAS 2023/... KARAR
DAVACI : ... - ...
DAVALI : HASIMSIZ
DAVANIN KONUSU : Zayi Belgesi Verilmesi
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 06/05/2025
YAZIM TARİHİ : 06/05/2025
İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/10/2023 tarih, 2023/... Esas, 2023/... karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Dava, TTK'nun 82/7 maddesi uyarınca zayi belgesi verilmesi talebine ilişkindir.
Davacı tarafından, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanu'nun 64. Maddesi ile yükümlülük altına alınan ticari işletmesine ilişkin tutulması zorunlu tüm defterler ve belgeler, yaşanan depremlerle birlikte binanın yıkılması sonucu zayi olduğuna dair belgenin verilmesi talep edilmiş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın açılmamış sayılmasına kararı verilmiştir.
Karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
İstinaf incelemesi HMK'nun 355.maddesi gereğince davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır.
TTK'nın 82/7. Maddesinde "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir." hükmü düzenlenmiştir.
Yine TTK’nun 18/2. maddesinde tacirin ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gerektiği belirtilmiştir.
HMK'nun 150/1 maddesi uyarınca usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir.
HMK'nun 150/5 maddesi uyarınca işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır.
Somut olayda, şirket yetkilisi tesadüfen tarihini öğrendiği ilk duruşma gününde mahkeme salonu önünde hazır olmuş olduğu ancak duruşma salonunun içine bile girmeden mahkemenin alelacele duruşmayı aldığı ve zapta beyan geçtiği, mahkemenin diğer duruşma gün ve saatini ne sözlü ne de yazılı bir şekilde bildirmediği hatta duruşma zaptını dahi davacı şirket yetkilisine vermediği iddia edilmiş ise de, tensibin 12/04/2023 tarihinde yapıldığı, duruşma gününün 24/05/2023 günü saat 11:25 olarak bu zabıta belirtildiği, tebliğ edilmemiş olsa da davacı şirket yetkilisinin duruşma günü salonda bulunduğu ve duruşmada kendisine bilirkişi raporunun elden tevdii edildiği, rapora karşı beyan süresinin devam ettiği ile birlikte ek rapor talebinde bulunabileceğinin bildirildiği, bu haklarının davacı şirket yetkilisinin kullanmadığı gibi bir sonraki duruşma gün ve saati olan 14/07/2023 saat 10:40'ın bilgisinin de bu celsede kendisinin bilgisine sunulduğu, davacının 14/07/2023 tarihli duruşmaya katılmadığı, duruşmaya katılmadığı gibi mazeret de bildirmediği, ilk derece mahkemesince dosyanın işlemden kaldırıldığı, üç ay içinde davanın yenilenmediği, ilk derece mahkemesince davanın 17/10/2023 tarihi itibariyle açılmamış sayılmasına karar verildiği, kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davacı tarafından her ne kadar, işlemden kaldırma kararının kendisine tebliğ edilmediği ileri sürülmüş ise de, HMK'da işlemden kaldırma kararının tebliğine ilişkin bir düzenleme bulunmadığından, davacının bu hususa yönelik istinaf sebebinin de yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesinin davanın açılmamış sayılmasına dair kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davacı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş, buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı ilk derece mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL maktu istinaf karar harcının başlangıçta yatırıldığından davacıdan yeninden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA,
4-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,
5-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 Sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!