T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1139 - 2025/957
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/1139
KARAR NO : 2025/957
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/01/2025
NUMARASI : 2024/215 ESAS 2025/47 KARAR
DAVACI : ...
VEKİLİ : AV. ...
DAVALI : ...
MÜDAHİLLER : 1-...
VEKİLİ : AV. ...
2-...
VEKİLİ : AV. ...
3-...
VEKİLİ : AV. ...
4-...
VEKİLİ : AV. ...
5-...
VEKİLİ : AV. ...
6-...
VEKİLİ : AV. ...
7-...
VEKİLİ : AV. ...
8-...
VEKİLİ : AV. ...
9-...
VEKİLİ : AV. ...
10-...
VEKİLİ : AV. ...
11-...
DAVA : Konkordato
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 20/05/2025
YAZIM TARİHİ : 20/05/2025
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/01/2025 tarih ve 2024/215 Esas 2025/47 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
İDDİALARIN ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin plastik ham madde alım satımı, çeşitli plastik ürünlerin üretimi, hurda plastik malzemelerden granül üretimi, ithalat, ihracat ve geri dönüşüm sistemleri konularında faaliyet gösterdiğini, ülkenin önde gelen firmaları ile ticaretini sürdürmekte olup, alacağı bulunduğunu, ancak ülkenin ekonomik koşulları nedeniyle Devletle iş yapan firmaların bile alacaklarını alamadığını, dolayısıyla borçlarını ödeyemediklerini, bu durumun müvekkili şirketi de fazlasıyla etkilediğini ve nakit akışının bozulduğunu, müvekkili şirketin borçlarını ödemek için yeterli mal varlığının bulunduğunu, konkordato talebinde bulunulmasının asıl amacının müvekkili şirkete verilecek mühlet içerisinde mevcut projeleri hızla tamamlamak ve elde ettiği kazanç ile borçlarını ödeyebilmek olduğunu belirterek, müvekkili şirket hakkında konkordato mühleti verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/01/2025 tarih ve 2024/215 Esas 2025/47 Karar sayılı kararı ile; davacı konkordato projesinde borçlarının tamamını %15 faizi ile birlikte 2026 yılı ocak ayından itibaren 3 ayda bir 4 taksitte olmak üzere toplam 20 taksitte ödeyeceğini belirterek, vade konkordatosu talebinde bulunmuş ve gelir kaynaklarını büyük ölçüde faaliyet karına dayandırdığını, davacının konkordato sürecinin tüm koruma önlemlerine rağmen 2024 yılı ikinci döneminden sonra hiç satış yapmadığını, bankada birikim yapamadığını, sosyal güvenlik kurumuna olan yükümlülüklerine yerine getiremediğini, çalışan personeli işten çıkardığını, personelin ücret ödemelerini yapamadığını, şirketin mali kayıtlarında aktif olarak gösterdiği 1.554.946,91.TL KDV iadesinin gerçekte olmadığını, alacaklılardan tahsilat yapamadığı gibi ham madde alışı da yapamadığını, şirketin faaliyetsiz konumda olduğu, bu nedenle konkordato projesinde belirtilen önemli bir kaynak olan ( 14.989.146,14.TL) kar beklentisinin gerçekleşmesinin mümkün olmadığını, öz sermayesini kaybettiği ve rayiç değerlere göre borca batık olduğunu, bu nedenle konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından, İİK'nın 292/1-b maddesi uyarınca kesin mühletin kaldırılarak davacının konkordato talebinin reddine ve davacı şirketin iflasına karar verildi anlaşılmıştır.
DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf talebi ile; Plastik ham madde ticareti ile çeşitli plastik ürünlerin üretimi, ithalat ve ihracatı ile iştigal eden müvekkili şirketin, son iki üç yılda ülkemizin ekonomik koşullarında yaşanan olumsuzluklar nedeni ile finansal sorunlar yaşaması ve borçlarını ödemekte zorlanması nedeni ile borçlarını ödeme amacı ile konkordato mühleti verilmesi talebinde bulunulduğunu, müvekkili şirket 22.05.2024 tarihinde sunmuş olduğu revize ön projede borçlarını %10 faizi ile birlikte bir yıl içinde ödeyebileceğini beyan ettiğini, talep üzerine mahkeme komiser ataması yapıldığını, komiser raporları uyarınca 25.03.2024 tarihinde geçici mühlet, 12.06.2024 tarihinde de kesin mühlet kararı verildiğini, 14.01.2025 tarihli komiser ara raporunda şirketin konkordato projesini gerçekleştirmesinin mümkün olmadığını, rayiç değerlere göre borca batık olduğunun belirtilmesi üzerine konkordato talebinin reddine, müvekkil şirketin iflasına karar verildiğini, verilen karar hukuka aykırı olup, istinaf incelemesi sonucu ortadan kaldırılmasına karar verilmesi talep edildiğini, 14.01.2025 tarihli komiser ara raporu tarafımıza tebliğ edilmediğini, rapora karşı ayrıntılı beyan ve savunmaları alınmadan, üstelik 22.01.2025 tarihli son duruşmada talep edilmesine karşın buna ilişkin süre verilmeden müvekkili şirketin iflasına karar verildiğini, mahkemede tarafımıza süre verilseydi komiser ara raporunda belirtilen olumsuzluklarla ilgili ayrıntılı açıklama yapılabileceğini, mahkemenin de belki itirazlar yönünden yeni bir rapor hazırlanmasını isteyebileceğini, müvekkili şirketin borçlarının büyük kısmı ortak ve yetkilisinin aynı olduğu ... ne olan kefaletlerinden kaynaklanmakta olduğunu, ... firması da Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/212 Esas sayılı dosyasından konkordato talep etmiş ve konkordato süreci halen devam etmekte olduğunu, her iki firmanın durumunun birlikte değerlendirilmesi gerekirken komiser ara raporunda bu durumdan hiç bahsedilmediğini, bu nedenlerle; istinaf talebimizin kabulü ile Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/215 Esas, 2025/47 Karar sayılı kararının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/01/2025 tarih ve 2024/215 Esas 2025/47 Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı,
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir.
Davacının konkordato talebi üzerine ilk derece mahkemesince davanın reddine ve davacı şirketin borca batık olması sebebiyle iflasına karar verildiği, karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Konkordato; dürüst bir borçlunun, alacaklılarının belli bir çoğunluğu ile yaptığı ve ticaret mahkemesinin tasdiki ile hüküm ifade eden bir cebri anlaşma olup, bununla alacaklılar, borçluya karşı alacaklarının bir kısmından feragat ederler ve/veya borçluya borcunu ödeme konusunda belli bir süre verirler, borçlunun bu süre içinde, borcunun kabul edilen kısmını ödemekle borçlarının tamamından kurtulmasını sağlayan bir hukuki müessesedir.
«Konkordato», elinde olmayan nedenlerle, işleri iyi gitmeyen ve mâli durumu bozulmuş olan, dürüst borçluları korumak için kabul edilmiş bir müessesedir.
Piyasa koşulları, ekonomik kriz, aslında kötüniyetli olmayan borçluları, borçlarını ödeyemeyecek duruma düşürebilir. Mâli durumu bozulmuş ve bu nedenle tüm borçlarını vadesinde ödeyemeyecek durumda olan borçlular eğer iflâsa tabi ise iflâsın eşiğinde bulunuyor demektir. Eğer iflâsa tabi değilseler, önce davranan alacaklılar alacaklarına tamamen kavuşabilirken, diğer borçlularına iyiniyetle daha fazla tolerans gösteren, daha fazla zaman tanıyan alacaklılar ise alacaklarını hiç ya da tamamen alamayacaklardır.
2004 sayılı İİK.'nin 287. maddesinde borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimalinin “konkordatonun başarı şansı“ kavramı altında ifade edildiğine yer verilmiştir. Başarı olasılığı kavramından anlaşılan husus, konkordato projesinin gerçekleşme şansına sahip görülmesidir. Bu sonuca, borçlunun durumu, malvarlığı gelirleri ve taahhütlerini yerine getirmesine engel olan nedenler gözetilerek, objektif verilere göre konkordato başarı olasılığı yargıç tarafından belirlenecektir. (Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku -Av.Sümer Altay, sayfa 112, 1. Cilt).
2004 Sayılı İİK.'nın 286/1-a maddesinde " borçlunun talebiyle birlikte borçlarını hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, bu kapsamda, alacaklıların alacaklarından hangi oranda vazgeçmiş olacaklarını, ödemelerin yapılması için borçlunun mevcut mallarını satıp satmayacağını, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için gerekli mali kaynağın sermaye artırımı veya kredi temini yoluyla yahut başka yöntem kullanılarak sağlanacağını gösteren ön proje ibraz etmesi" gerektiği ifade edilmiştir. Bu şekilde borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için mali kaynağın nasıl sağlanacağı net bir şekilde açıklanmalı ki projenin başarıya ulaşıp ulaşmayacağı ve kayıtlarla uygun olup olmadığı değerlendirebilmelidir. Dolayısıyla 286/1- a bendinde, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve ödemelerini yapabilmesi ifadesi ile konkordatonun amacının da bir anlamda ifade bulduğunun kabülü doğru olacaktır. Mali kaynağın nasıl edileceği kapsamında, Selçuk Öztek/Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2019 s. 184-185 de ifade edildiği gibi "ortakların yeni sermaye getirmeleri, kişisel malvarlıklarını paraya çevirerek şirkete getirmeleri, sermaye artırımı yaparak yeni ortak almaları, işletmenin bir bankadan kredi bulması ilk akla gelenlerdir." Bu nedenle ön proje, maddenin 1. fıkranın a bendinde sözü edilen bütün unsurları içermelidir.
Somut olayda, davacı şirketin konkordato projesinin temelini büyük ölçüde faaliyet karına dayandırmıştır. Konkordato komiseri raporları, konkordato projesi, şirketin borçları, mevcut faaliyetleri ve gelir durumu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı konkordato sürecinin tüm koruma önlemlerine rağmen 2024 yılı ikinci döneminden sonra hiç satış yapmadığı, bankada birikim yapamadığı, sosyal güvenlik kurumuna olan yükümlülüklerine yerine getiremediği, çalışan personeli işten çıkardığı, personelin ücret ödemelerini yapamadığı, şirketin mali kayıtlarında aktif olarak gösterdiği 1.554.946,91 TL KDV iadesinin gerçekte olmadığı, alacaklılardan tahsilat yapamadığı gibi ham madde alışı da yapamadığı, şirketin faaliyetsiz konumda olduğu, bu nedenle konkordato projesinde belirtilen önemli bir kaynak olan ( 14.989.146,14 TL) kar beklentisinin gerçekleşmesinin mümkün olmadığı, öz sermayesini kaybettiği ve rayiç değerlere göre borca batık olduğu, bu sebeple konkordato teklifinin başarı kabiliyeti ve olasılığının bulunmadığı anlaşılmakta olup, ilk derece mahkemesince İİK'nın 292/1-b maddesi uyarınca kesin mühletin kaldırılarak davacının konkordato talebinin reddine ve davacı şirketin iflasına karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilince her ne kadar komiser raporunun kendilerine tebliğ edilmediği ve mahkemece komiser raporuna karşı beyanda bulunmak için süre verilmediği yönünde istinaf talebinde bulunulmuş ise de davacı tarafça yargılama devam ederken ön projenin revize edildiği ve revize projesinin sunulduğu, komiser raporunun tebliğ edilmemesinin sonuca bir etkisi olmadığı, son celse davacı şirket yetkilisin de duruşmaya davet edilerek beyanlarının alınması hususları gözetildiğinde davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1)- Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/01/2025 tarih ve 2024/215 Esas 2025/47 Karar sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2)- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL karar ve ilam harcı peşin alındığında yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İADESİNE,
6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce YAPILMASINA,
Dair, dairemizce dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda oy birliğiyle, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 20/05/2025 tarihinde karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!