T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/854
KARAR NO : 2025/886
KARAR TARİHİ : 07/05/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/01/2022
NUMARASI : 2019/... ESAS 2022/... KARAR
DAVACI : ... - ...- ...
VEKİLİ : Av. ...- ...
DAVALI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ...- ...
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 07/05/2025
YAZIM TARİHİ : 07/05/2025
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/01/2022 tarih, 2019/... Esas, 2022/... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNLARININ ÖZETİ :
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında davalı şirketçe Adana 10. İcra Müdürlüğü'nün 2017/... Esas sayılı dosyası ile 16/06/2017 tarihinde ilamsız icra takibine girişildiğini, icra dosyasının tebligatının da usul ve yasaya aykırı bir şekilde 06/07/2017 tarihinde muhtara yapıldığını, müvekkilinin takip işlemlerini sonradan öğrendiğinden yasal süresi içerisinde borca itiraz edemediğini, müvekkilinin dosyada alacaklı olarak gözüken ... Ltd. Şti. nezdinde 64 adet Tarsim Bitkisel Ürün Sigortası Poliçesi ile bir ilgi ve bağlantısının bulunmadığını, müvekkilinin 2016 yılı içerisinde kendisini ... Bölge Müdürü olarak tanıtan ... adlı şahsa TARSİM sigortası yaptırmak istediğini beyan ettiğini, ... adlı şahsın müvekkilinden sigorta işlemlerinde yardımcı olacağını beyan ederek 15.000,00.TL nakit parayı elden alıp müvekkiline kendisinin yönlendireceği acenteden poliçeleri kestireceğini beyan ettiğini, ancak müvekkilinin hiçbir şekilde aranmadığını, 1,5 yıl geçtikten sonra ... şirketi acentesi olan ... Ltd. Şti. tarafından müvekkiline haciz işlemi başlatıldığını, müvekkilinin davalı şirketi tanımadığını, davalı şirketçe davaya konu poliçe sayısı 64 olarak belirtilmiş ise de, dosya içerisinde tanzim edilen 8 adet poliçe bulunduğunu, bu poliçelerin altında ve eklerinde müvekkili ...'ya ait bir imza veya ikinci nüshasını teslim aldığına dair bir beyan veya belgenin bulunmadığını, davalı sigorta acentesince, müvekkilinin bilgisi ve oluru dışında tanzim edilip, sigorta şirketine ödeme yapıldığı iddası ile tanzim edilen ve icra dosyasına sunulan müvekkilinin imzasının olmadığı poliçelerin prim tutarı olan 40.193,03.TL'lik borca itiraz ettiğini belirterek, müvekkili hakkında yapılan icra işlemlerden elde edilecek olan paranın dava neticeleninceye kadar alacaklıya verilmemesi hakkında teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkilinin davalıya borcu olmadığının tespit edilmesini, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile davaya konu icra dosyasında belirtilen alacak miktarının %40'ı üzerinden kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... A.Ş'nin prim tahsiline yetkili acentesi olduğunu, davacı ...'nın Adana İli, Karataş İlçesi, ... Köyünde ve Konya İli, Ereğli İlçesi ... Köyünde bulunan tarım arazileri üzerinde bulunan meyve ürünlerini, 8 adet bitkisel ürün sigorta poliçesi ile 2016 yılı hasat için dolu, fırtına, hortum, yangın, heyalan, deprem, dolu kalite kaybı ve sel ve su baskını riskleri için sigorta yaptırdığını, ... A.Ş. ile müvekkili arasında imzalanan 11.12.2014 tarihli acentelik sözleşmesinin 15. maddesi gereğince müvekkili şirketin prim tahsiline yetkili olduğunu, davacı sigorta ettiren prim borçlusu sigorta poliçelerinden kaynaklı borcunu ödemediği için hakkında Adana 10. İcra Müdürlüğü'nün 2017/... Esas sayılı icra takibi yapıldığını, icra dosyasındaki takip talebi incelendiğinde 8 adet poliçeye hasren yapıldığını, ödeme emrinde 64 adet poliçe yazmasının icra müdürlüğünce yapılan hatadan kaynaklandığının anlaşıldığını, poliçelerin davacının bilgisi ve onayı ile davacı yararına düzenlendiğini belirterek, davanın reddine, %20'den aşağı olmamak üzere belirlenecek tazminatın, davacı borçludan tahsili ile davalı müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
Yerel mahkemece verilen karar ile; davacının çiftçi olup ürünlerini hasara karşı 8 adet Devlet Destekli Tarsim Sigorta Poliçesi ile sigortalatmış olduğunu, davacı tarafça herhangi bir ödeme iddiasında bulunulmadığını, buna ilişkin dava dosyasına ödeme belgesi nev'inde herhangi bir belge de sunulmadığını, dosyaya ibraz edilen defter ve belgeler ile bunlara dayanılarak alınan hükme esas almaya elverişli 26/04/2021 tarihli bilirkişi heyeti kök raporunda ve 20/09/2021 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda; davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 31.833,98.TL asıl alacağının olduğunu, davalı tarafın takip talebinde 5.251,18.TL faiz talep ettiğini, ancak talep edilen faizin hangi tarihe kadar alacak için talep edildiğinin açıklanmadığı gibi davalı tarafından dava dışı ... A.Ş. prim borcuna karşılık yapmış olduğu ödemelerin belgelerinin de dava dosyasına sunulmadığından davalı tarafından talep edilen faiz alacağının hesaplanmasının mümkün olmayacağının belirtildiği anlaşıldığından, davalının faiz alacağına ilişkin talebini ispat edemediği kanaatine varılmış, rapor hükme esas alınarak davanın kısmen kabulü ile davacının davalıya Adana 10. İcra Müdürlüğü'nün 2017/... Esas sayılı takip dosyası nedeni ile 8.359,05.TL asıl alacak ve 5.251,18.TL faiz olmak üzere toplam 13.610,23.TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya dair taleplerin reddine karar verildiğini, dosya kapsamından, davalının kötüniyetli olduğunun davacı tarafça ispat edilemediğinden davacının % 20 tazminat talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketince müvekkiline tanzim edildiği iddia edilen poliçelerin bir suretinin teslim edilmediğini, Acente veya Sigorta şirketi şirket yetkililerince imzalanmış herhangi bir poliçe verilmediğini, davalı şirketin elinde müvekkilinin imzasıyla teslim alındığını gösterir bir belge bulunmadığını, davalı acentece sigorta şirketine sigortalı adına takibe konu 64 adet sigorta poliçesi primi olan 40.193,03.TL’nin sigorta şirketine ödendiğini gösterir herhangi bir dekont veya şirkete ait hesap defteri kaydı, yine ödemenin ne şekilde yapıldığı gösterir bir belgede gösterilmediğini, yapılan icra takibinin tamamen kötü niyetli olarak yapıldığını, yerel mahkemece eksik araştırma ve inceleme sonucu hüküm kurulduğunu beyan ederek usul ve yasaya aykırı kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararında davanın kabul edilen kısmı ve reddedilen miktar üzerinden davalı müvekkili lehine tazminata hükmedilmediğini, ana bilirkişi raporuna karşı itirazda bulunduklarını, hesaplama hatasının düzeltilmesini talep ettiklerini ancak ek raporda itirazlarının kabul edilmediğini, poliçeden kaynaklı prim borcunun hesabına ve miktarına ilişkin bilirkişi raporlarına yaptıkları itirazların mahkemece reddedildiğini, müvekkilinin acente prim alacağının eksik ve hatalı belirlendiğini, mahkemece faiz alacakları yönünden davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, faiz alacağı yönünden davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacı müvekkilinin alacağının geç almasından kaynaklı zararının karşılanması için reddedilen alacak miktarı üzerinden davalı müvekkili lehine %20 oranında tazminata hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, yerel mahkemenin bilirkişi raporuna karşı yaptıkları itirazları karşılamadığını beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER İLE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava; Tarsim bitkisel üretim sigorta poliçesinden kaynaklı takipten ötürü menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacı; takip dosyasında alacaklı olarak gözüken ... Ltd. Şti nezdinde 64 adet Tarsim Bitkisel Ürün Sigortası Poliçesi ile bir ilgi ve bağlantısının bulunmadığını, davacının 2016 yılı içerisinde kendisini ... bölge müdürü olarak tanıtan ... adlı şahsa TARSİM sigortası yaptırmak istediğini beyan ettiğini, ... adlı şahsın müvekkilinden sigorta işlemlerinde yardımcı olacağını beyan ederek 15.000,00.TL nakit parayı elden alıp davacıya yönlendireceği acenteden poliçeleri kestireceğini beyan ettiği ancak davacının hiçbir şekilde aranmadığını, 1,5 yıl geçtikten sonra ... şirketi acentesi olan ... Ltd. Şti tarafından haciz işlemi başlatıldığını, dosya içerisinde tanzim edilen aslen 8 adet poliçe bulunduğunu, bu poliçelerin altında ve eklerinde kendisine ait bir imza veya ikinci nüshasını teslim aldığına dair bir beyan veya belgenin bulunmadığından 40.193,03.TL'lik borcu kabul etmediğini ileri sürmüş, davalı ise; davacının 8 adet bitkisel ürün sigorta poliçesi ile 2016 yılı hasat için dolu, fırtına, hortum, yangın, heyalan, deprem, dolu kalite kaybı ve sel ve su baskını riskleri için sigorta yaptırdığını, davalı şirketin prim tahsiline yetkili olduğunu, davacı sigorta ettiren prim borçlusu sigorta poliçelerinden kaynaklı borcunu ödemediği için hakkında icra takibi yapıldığını, icra dosyasındaki takip talebi incelendiğinde 8 adet poliçeye hasren yapıldığını, ödeme emrinde 64 adet poliçe yazmasının icra müdürlüğünce yapılan hatadan kaynaklandığının anlaşıldığını, poliçelerin davacının bilgisi ve onayı ile davacı yararına düzenlendiğini savunmuş, mahkemece davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine karar verildiği anlaşılmış, davalı ve davacı vekili tarafından ise bu karara karşı ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Her ne kadar davacı tarafça; dosyada alacaklı olarak gözüken ... Ltd. Şti. nezdinde tanzim edildiği iddia edilen İlamsız takiplerde ödeme emrinde tanzim tarihleri yazılı poliçeler ile bir ilgi ve bağlantısı bulunmadığını, bu poliçelerin altında ve eklerinde kendine ait bir imza veya ikinci nüshasını teslim aldığına dair bir beyan veya belge de bulunmadığını, davalı acentece sigorta şirketine sigortalı adına takibe konu 64 adet sigorta poliçesi primi olan 40.193,03.TL'nin sigorta şirketine ödendiğini gösterir herhangi bir dekont veya şirkete ait hesap defteri kaydı, yine ödemenin ne şekilde yapıldığı gösterir bir belgede göstermediğinden istinaf başvurusunda bulunulmuş ise de; davacının çiftçi olup ürünlerini hasara karşı 8 adet devlet destekli Tarsim sigorta poliçesi ile sigortalatmış olduğu, Davalı şirketin doğrudan poliçe düzenleme ve tahsilat yetkisine sahip acente olduğu, dosyada mevcut bulgulara göre prim tahsilatına yetkili olduğu ve acenteliğini yaptığı sigorta şirketine karşı düzenlediği poliçelerin prim borçlarından dolayı sorumlu olduğu, dava konusu yapılan poliçelere ait hasar ödemelerinin davacı sigortalı hesabına yatırıldığına ilişkin dekontlar bulunduğu, davacı tarafça herhangi bir ödeme iddiasında bulunulmadığı, buna ilişkin dava dosyasına ödeme belgesi nev'inde herhangi bir belge de sunmamış olduğu, daha sonra sigorta eksperlerince yapılan tespitlere göre muhtelif tarihlerde verim azalışı nedeniyle Zeyilnameler düzenlenerek hesaplanan prim alacaklarının davacının borcundan mahsup edildiği, yapılan netleştirme sonucunda davacının 31.833,98.TL prim borcunun kaldığından takip tarihi itibariyle davacının, davalı şirkete 31.833,98.TL asıl borcunun olduğuna dair mahkemece isabetli şekilde değerlendirilme yapıldığı, davacı vekilinin istinaf başvurusunun da yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Davalı tarafın istinaf talebi açısından ise; İİK'nın 72/4. maddesi; "...Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez..." şeklindedir. İİK'nın 72/5 maddesine göre; “Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz.” Anılan yasa hükmüne göre, alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi, açıkça takibin kötüniyetle yapılmış olması koşuluna bağlanmıştır. Somut olayda ise davalı alacaklının takipte kötü niyetli olduğu ispat edilememiştir. Bu nedenle kabul edilen kısım bakımından davacının kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmesi yerindedir. Davacının ihtiyati tedbir istemi yargılama aşamalarında yerel mahkemece kabul edilmiş olmakla, reddedilen kısım bakımından İİK'nın 72/4 maddesinde düzenlenen tazminata hükmedilmesi gerekirken reddine karar verilmesi hatalı olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf talebinin bu yönden kabulü gerektiği anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine davalı yararına reddedilen dava değeri üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilerek hüküm fıkrasının aşağıdaki şekilde kurulması uygun görülmüştür.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1)-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2)-Davalı vekilinin Adana 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/... Esas 2022/... Karar sayılı kararına ilişkin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
3)-6100 sayılı HMK.nun 353/1-b/2. maddesi uyarınca Adana 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/... Esas 2022/... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
4-HMK'nın 353/1-b-3 maddesi gereğince YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,
5-Açılan davanın KISMEN KABULÜ İle;
6-Davacının davalıya Adana 10. İcra Müdürlüğü'nün 2017/... Esas sayılı takip dosyası nedeni ile 8.359,05.TL asıl alacak ve 5.251,18.TL faiz olmak üzere toplam 13.610,23.TL borçlu olmadığının tespitine, (Takibin 31.833,98.TL asıl alacak üzerinden devam olunmasına)
7-Fazlaya dair taleplerin REDDİNE,
8-Koşulları oluşmadığından davacı tarafın kötüniyet tazminat talebinin REDDİNE,
9- Davalı yararına reddedilen dava değeri üzerinden %20 oranında 6.366,79.TL icra inkar tazminatına HÜKMEDİLMESİNE
10-Alınması gereken 929,71.TL karar harcının, peşin alınan 686,40.TL ve 89,70.TL tamamlama harçtan mahsubu ile bakiye 153,61.TL harcın karar kesinleştiğinde davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
11-Davacı kendini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 5.100,00.TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
12-Davalı kendini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 5.100,00.TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ÖDENMESİNE,
13-Davacı tarafından yapılan 776,10.TL harcın tamamının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
14-Davacı tarafından yapılan 1.000,00.TL bilirkişi ücreti, 164,50.TL davetiye gideri ve 18,00.TL müzekkere gideri olmak üzere toplam 1.193,50.TL yargılama giderinin, davanın kabul ve red oranına göre 358,05.TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
15-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine İADESİNE,
İstinaf incelemesi yönünden,
1-a)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan 233,00.TL harcın istek halinde davalıya İADESİNE,
b)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 80,70.TL'nin mahsubu ile bakiye 534,70.TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
2-a)6100 sayılı HMK.nun 326/1 maddesi gereğince davalı tarafından yapılan 220,70.TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olan yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
b)6100 sayılı HMK.nun 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf giderinin davalı üzerinde BIRAKILMASINA,
3)-İnceleme dosya üzerinden yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
4)-6100 sayılı HMK.333 maddesi uyarınca peşin alınan ve harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE,
5)-HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından YAPILMASINA,
6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce taraf vekillerine TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, dava değeri göz önüne alınarak 7036 sayılı Kanun'un 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 07/05/2025 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi.
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
... ¸e-imzalıdır
...
Üye
... ¸e-imzalıdır
...
Katip
... ¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!