T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1026 - 2025/914
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1026
KARAR NO : 2025/914
KARAR TARİHİ : 12/05/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/09/2021
NUMARASI : 2018/... Esas, 2021/... Karar
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... -
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 12/05/2025
YAZIM TARİHİ : 12/05/2025
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/... esas ve 2021/... karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket ve dava dışı ... arasında adi ortaklık şeklinde protokol düzenlenerek Ortak Girişim Grubu kurulduğunu, bu sözleşmeye göre ortaklığın 01/01/2018 tarihinden 30/06/2018 tarihine kadar süreceğini, Ortak Girişimin ... Okulu yemek ihalesini aldığını, ortaklık paylarının davalı şirket için %95, müvekkili şirket için %3, ... İçin %2 olduğunu, girişimin yetkilisinin davalı şirket yetkilisi ... olduğunu, işin ifasından doğan tüm borçların ortak girişimin gelirinden ödeneceğini, ihale değerinin 5.450.742,60.TL olduğunu, işin ifası için ortak girişim tarafından alınan emtiaya karşılık davalı şirket tarafından 21/04/2018 tarih 2896673 nolu 96.371,00.TL, 17/03/2018 tarih 449310 nolu 96.500,00.TL, 19/05/2018 tarih 3002789 nolu 95.423,00.TL, 21/04/2018 tarih 2896678 nolu 103.377,50.TL bedelli çeklerin 3. şahıslara verildiğini, söz konusu çeklerin bedellerinin ... Eğitim Merkezi tarafından ortak girişim grubuna ödenecek hak edişlerden ödeneceğini, davalı şirketin müvekkili ve dava dışı ... Ltd. Şti aleyhine söz konusu çeklere dayalı olarak icra takibi başlattığını, Ortak Girişim Grubunun ... Okulu cari hesap dökümünün incelenmesinde, çek ödemelerinin ortak girişimin parasıyla yapıldığını, Adana 10.İcra Müdürlüğü'nün 2018/... esas sayılı dosyasından müvekkili aleyhine yapılan icra takibinde tebligatın müvekkilinin adresine değil başka bir adrese gönderildiğini, davalı şirket yetkilisi ...'ın müvekkili şirket yetkilisi olmadığı halde ödeme emrini tebliğ aldığını, dolayısıyla müvekkilinin takipten haberi olmadığı için ödeme emirlerine itiraz süresini kaçırdığını, yapılan işin %95'inin davalıya ait olduğunu, müvekkili şirkete, borçlardan bir sorumluluk çıkarılsa bile sadece %3 için başvurulabileceğini, bunun için de ödemenin ortaklık grubu tarafından yapılmaması ve davalı tarafından haklı ve geçerli sebeple yapılması halinde mümkün olacağının beyan edildiğini, bu sebeplerle icra dosyasından müvekkili aleyhine konulan hacizlerin tedbiren kaldırılmasına, davanın kabulü ile müvekkili firmanın borçlu olmadığının tespitine, davalının uygun görülecek miktarda icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, müvekkilinden icra kanalı ile el konulan 21.569,77.TL'nin müvekkiline iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 13/12/2017 tarihinde Erzincan 3. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı sözleşmesine istinaden davacı şirket ve dava dışı ... ile bir iş ortaklığı sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşme uyarınca iş ortaklığının ... Eğitim Merkezi'nin hazır yemek yükleniciliği ve sonrası hizmetlerin yürütülmesi işi olduğunu, ortaklığın süresinin 01/01/2018-30/06/2018 tarihleri arasında olduğunu, müvekkili şirketin ortaklık adına 17/03/2018 tarih 96.500,00.TL, 21/04/2018 tarih 103.377,50.TL, 19/05/2018 tarih 95.423,00.TL, 26/05/2018 tarih 89.000,00.TL, 18.000,00.TL,108.000,00.TL ve 47.000,00.TL'lik, 30/06/2018 tarih 40.000,00.TL'lik, 30/09/2018 tarih 20.424,00.TL, 30/10/2018 tarih 9.453,00.TL, 30/11/2018 tarih 6.426,00.TL, 30/12/2018 tarih 15.005,00.TL, 30/12/2018 tarih 8.001,00.TL bedelli toplam 12 adet çekleri ortaklık lehine alacaklı bulunan kişilere verdiğini, müvekkili tarafından ortaklık lehine yapılan işlemler için toplamda 660.609,50.TL ödeme yapıldığını, müvekkili şirketin kendi aktif malvarlığından ortaklık adına toplamda 333.400,00.TL kazandırmada bulunduğunu, iş ortaklığına Ocak ayında 533.405,00.TL, Mart ayında 747.941,93.TL, Nisan ayında 880.438,22.TL hak ediş geldiğini, bu hak edişler yatırılmadan, iş ortalığın hesaplarında nakit kalmadığında müvekkili şirketin kendi aktifinden yapmış olduğu ödemeler neticesinde ortaklık, alacak-verecek sirkülasyonunun müvekkili şirket payında sağlandığını, iş ortaklığındaki her bir ortağa Erzincan İcra Dairesi'nin 2018/... esas sayılı icra dosyasından takip yapıldığını, bu borcun müvekkili tarafından ödendiğini, bu sebeple Adana 10.İcra Müdürlüğü'nün 2018/... esas sayılı dosyasından davaya konu icra takibinin başlatıldığını, yapılan tebligatın usulüne uygun olduğunu, tebliğ adresinin iş ortaklığının sözleşmede geçen merkez adresi olduğundan bahisle davanın reddi ile davacının dava değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; bilirkişi incelemesi sonucu; icra takibine konu çeklerin tamamının iş ortaklığının hesabından banka aracılığı ile satıcılara ödendiği, taraflar arasındaki iş ortaklığının tüm bilançosu çıkartıldığında iş ortaklığının 106.911,03.TL zarar ettiği, bu zararın iş ortaklığı pay oranına göre sadece 3.207,33.TL'sinin davacı şirkete ait olduğu, davaya konu icra takibinin dayanağı olan çekler nedeni ile davacının davalıya hiçbir borcunun bulunmadığı, davaya konu takip dayanağının bu çekler olduğu dikkate alındığında davacının bu takip nedeni ile davalıya borcu bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne ve bu takip nedeni ile davacıdan tahsil edilen 21.596,77.TL'nin davacıya iadesine, davacı/borçluyu, menfi tespit davasını açmaya zorlayan takibin, davalının iş ortaklığının hakim ortağı olması, iş ortaklığı ticari defterliğinin davalı tarafından tutulması ve davalının davacıdan davaya konu çekler nedeni ile alacağının bulunmadığını bilebilecek durumda olması dikkate alınarak haksız ve kötü niyetli olduğu kabul edilerek davalı, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın %20'si oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından ödenilen tutarların dosya kapsamına ibraz edilen delillerin değerlendirilmeden karar verildiğini, bilirkişi raporunda da müvekkili ticari itibarların da gözeterek ortaklık adına hiç bir borç bırakmadığını, sürekli olarak inisiyatif alarak ticari sahalarda daima basiretli olma yolunda adımlar attığını, kendi üzerine düşmemesine karşın ortaklığın borçlarını kendi borcu bilmesinden ve kendi mal varlığından ödemesi ile gerçekleştiğini, bu nedenle iş ortaklığının üçüncü kişilere borcunun bulunmadığını, müvekkilinin diğer ortaklar adına ödemeler yaptığını, çekler alıp verdiğini, dosya arasında bulunan diğer delillerin de rapora dahil edilmesinin ve değerlendirilmesinin gerekmesine karşı bilirkişi tarafından dosya arasında sunulan hiç bir delilin değerlendirilmediğini, her ne kadar müvekkili şirket aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmişse de kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirket tarafından tahsil edilen 21.596,77.TL'nin davacıya ödenmesine karar verildiğini ancak müvekkili şirket tarafından böyle bir tutarın tahsil edilmesinin söz konusu olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, menfi tespit davasıdır.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili ile davalı arasında ... Eğitim Merkezi Yemek İhalesine katılmak amacıyla Erzincan 3. Noterliği'nin 13/12/2017 tarihli ve ... yevmiye numaralı iş ortaklığı sözleşmesi ile adi ortaklık kurulduğunu, işbu sözleşmeye göre davacının %3 hisse ile, davalının %95 hisse ile ve dava dışı ... ... Ltd. Şti.'nin de %2 hisse ile ortak olduğunu, hakim ortağın davalı şirket olduğunu ve davalı şirket yetkilisinin adi ortaklığın da yetkilisi olduğunu, davalı şirketin ortaklık adına 3. kişilere çekler verdiğini, işbu çek bedellerinin hakediş bedellerinden ödeneceğini, nitekim davalının ortaklık adına keşide edilen çekleri yine ortaklığın hesabından ödediğini, ancak davalı tarafından davacı ve dava dışı ... ... Ltd. Şti. aleyhine Adana 10. İcra Müdürlüğü'nün 2018/... Esas sayılı icra dosyasıyla ortaklık adına ödenen çeklerden dolayı icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin işbu çeklerden dolayı davalıya borçlu olmadığını belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, davalı ise ortaklık adına keşide edilen çeklerden dolayı tüm ortaklar aleyhine Erzincan İcra Müdürlüğü'nün 2018/... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını ve işbu icra takibine konu borcun ortaklık adına kendisi tarafından ödendiğini, bu sebeple diğer ortaklardan alacaklı olduğunu, alacağın rücuen tahsili amacıyla dava konusu icra takibinin başlatıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiş olup, neticede mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. İşbu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, başka bir deyişle bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacıya düşer. Örneğin; alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru-El Kitabı, s.370 ilâ 372).
6098 sayılı TBK’nın 620. maddesine göre adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir. Madde hükmünde açıklandığı gibi adi ortaklık bir sözleşme türüdür. Bu sözleşmede başlıca beş unsur vardır. Bunlardan ilki sözleşme, ikincisi şahıslar, üçüncüsü ortakların katılma payları, dördüncüsü ortak amaç ve sonuncusu da bu ortak amacın gerçekleştirilmesidir (Yalman, M./ Taylan, E.: Adi Ortaklık, Ankara 1976, s. 18).
Adi ortaklık sözleşmesi geçerlilik yönünden herhangi bir şekle tabi olmayıp, sözlü yapılan adi ortaklık sözleşmesi geçerli ise de; inkarı halinde, bu ortaklığın varolduğunu ileri süren kişinin, bu ortaklığı, 6100 sayılı HMK'nın 200. maddesi gereğince kesin delillerle ispat etmesi gerekir. Yine 4721 sayılı TMK'nın 6. maddesi gereğince, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere, ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimse, iddia ettiği olayı kanıtlamakla yükümlüdür.
Somut olayda tarafların "... Eğitim Merkezi Yemek İhalesi"ne katılmak amacıyla Erzincan 3. Noterliği'nin 13/12/2017 tarihli ve ... yevmiye numaralı iş ortaklığı sözleşmesi ile adi ortaklık kurdukları, işbu sözleşmeye göre davacının %3 hisse ile, davalının %95 hisse ile ve dava dışı ... ... Ltd. Şti.'nin de %2 hisse ile ortak olduğu, hakim ortağın davalı şirket olduğu ve davalı şirket yetkilisinin adi ortaklığın da yetkilisi olduğu, davalı şirketin ortaklık adına 3. kişilere çekler verdiği, işbu çeklerden dava konusu olan ..., ..., ... ve ... seri numaralı çeklerin davalı ortak tarafından ödendiği iddia edilerek ödenen bedelin diğer ortaklara rücusu amacıyla dava konusu icra takibinin başlatıldığı, davalı her ne kadar ortaklık adına keşide edilen çeklerden dolayı tüm ortaklar aleyhine Erzincan İcra Müdürlüğü'nün 2018/... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını ve işbu icra takibine konu borcun ortaklık adına kendisi tarafından ödendiğini, bu sebeple diğer ortaklardan alacaklı olduğunu, alacağın rücuen tahsili amacıyla dava konusu icra takibinin başlatıldığını iddia etmekte ise de işbu iddiasını yazılı delil ile ispatlayamadığı, alınan bilirkişi raporu ve ek rapora göre dava konusu çek bedellerinin adi ortaklığın banka hesabından ödendiği, davalı tarafından ödenmediği, esasen davalının ortaklık süresi boyunca kendi hesabından yapmış olduğu ödemelerden kaynaklı davacıdan alacaklı olduğunu iddia ettiği, ancak dava konusu ortaklık süreli olup, süre sonunda ortaklık bitmesine rağmen tasfiye işlemlerinin yapılmadığı, davalının iddialarının bu hususta açılacak ayrı bir adi ortaklığın tasfiyesi davasında tartışılması gerektiği, kararın bu sebeple usul ve yasaya uygun olduğu, davalı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Bununla birlikte dava konusu icra takibinde davalı tarafından davacıdan herhangi bir tahsilat yapılmadığı halde mahkemece 21.569,77.TL'nin davalıdan istirdadına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, davalı vekilinin bu sebeple istinaf talebinde haklı olduğu, yine bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi adi ortaklığın defter ve belgelerinin tutulmasında tüm ortakların sorumluluğu bulunduğu ve davalının açıkça davacı aleyhine kötü niyetle takip başlattığının ispatlanamadığı, bu sebeple davalı aleyhine tazminata da hükmedilemeyeceği, davalı vekilinin bu sebeple de istinaf talebinde haklı olduğu, ancak yapılan yanlışlığın yeniden yargılamayı gerektirmediği ve Dairemizce esas hakkında hüküm kurulabileceği anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile istinafa konu kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1)-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2)-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b/2. maddesi uyarınca Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/... esas ve 2021/... karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3)-HMK'nin 353/1-b-3 maddesi gereğince YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,
4)-Davanın KABULÜ ile;
a)-Adana 10. İcra Müdürlüğü'nün 2018/... Esas sayılı icra dosyasında davacının davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE,
-Fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE,
-Davacının tazminat isteminin REDDİNE
b)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 27.670,77.TL harçtan peşin alınan 6.917,70.TL harcın mahsubu ile bakiye 20....,07.TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
c)-Davacı tarafından yapılan 6.917,70.TL peşin harç, 186,60.TL tebligat ve posta masrafı, 750,00.TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 7.854,30.TL tebligat yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
d)-Davacı kendini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi uyarınca hesap olunan 36.805,35.TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
İstinaf incelemesi yönünden;
1-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan 6.918,00.TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya İADESİNE,
2-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davalı tarafından yapılan 220,70.TL istinaf başvurma harcı ve 90,00.TL posta masrafı olmak üzere toplam 310,70.TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
3-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
4-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,
5-Kararın DAİREMİZCE taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1-2 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, dava değeri göz önüne alınarak Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere ve oybirliğiyle karar verildi.12/05/2025
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!