WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Mayıs 2026

YARGITAY ADANA BOLGE ADLIYE MAHKEMESI 6. HUKUK DAIRESI

A- A A+

T.C. ADANA BAM 6. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2021/1241
KARAR NO : 2025/718

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/02/2021
NUMARASI : ... Esas- ... Karar

DAVACI : ... -...
VEKİLLERİ : Av. ...
DAVALI : ... ... Gıda San Ve Tic A.Ş.
VEKİLLERİ : Av.

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
İSTİNAF TALEP TARİHİ : 29/03/2021
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 28/05/2025
KARAR YAZIM TARİHİ :28/05/2025
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/02/2021 tarihli ... Esas-... Karar sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan incelemede;
DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Müvekkilinin davalı tarafın çelik işlerini yaptığını, yapılan her iş davalı şirket yetkilileri tarafından denetlendikten sonra hakediş listeleri düzenlendiğini, bunun karşılığı fatura kesildiğini, fatura bedellerinin müvekkiline ödendiğini, 11'li grup kule ve paketleme alanı işi ile ilgili olarak 21/10/2015 tarihinde davalı tarafından müvekkilinin hakedişinin KDV hariç 49.669,00-TL olarak belirlendiğini, davalının talebi üzerine bedelin 37.000,00-TL'lik kısmına fatura kesildiğini, bakiyesinin daha sonra ödenileceğinin bildirildiğini, KDV dahil 43.660,00-TL fatura kesildiğini, bu bedelin ödendiğini, ancak bakiye 12.669,00-TL (KDV dahil 14.949,42-TL) ödenmediğini, bu miktara ilişkin 16/02/2016 tarihli fatura düzenlendiğini, aynı tarihli ihtarname ile davalıya gönderildiğini, ancak davalı tarafından haksız olarak bu faturaya itiraz edildiğini, 2015 yılında davalıya ait silonun hasarının yine müvekkili tarafından onarıldığını, bu iş karşılığı müvekkilinin hakedişinin 20.763,00-TL+KDV olduğunun belirlendiğini, KDV dahil 24.500,00-TL tutarında 30/12/2015 tarihli faturanın davalıya gönderildiğini, bu miktarın sadece 19.500,34-TL'sinin ödendiğini, bakiye 5.000,00-TL'sinin ödenmediğini, davalıya gönderilen 16/02/2016 tarihli ihtarnameden sonuç alınamadığını, davalının itiraz süresi olan 8 günden çok sonra 13/02/2016 tarihli fiyat farkı faturasını düzenleyerek müvekkiline gönderdiğini, fiyat farkı faturasının kabul edilmediğine ilişkin 18/02/2016 tarihli ihtarnamenin davalıya gönderildiğini, ihtarnamede belirtilen sürenin dolmasından sonra icra takibi başlatıldığını, yapılan işler konusunda taraflar arasında husumet olmadığını, hakediş tutarlarının davalı şirket tarafından belirlendiğini, bu şekilde yaklaşık 10 defa ödeme alındığını, alacağın likit olduğunu ileri sürerek .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline karar verilmesini istemiş, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı talep etmiştir.
Davacı vekili 23/06/2016 havale tarihli cevaba cevap dilekçesinde; tanık dinletilmesine onaylarının olmadığını, yapılan işlerin davalı tarafından kontrol edildikten sonra hakediş belgesinin düzenlendiğini, işin ayıpsız yapıldığını, bu zamana kadar ayıba ilişkin bir bildirimde bulunulmadığını, tespitlerin üzerinden 2 ve 5 ay süre geçtiğini, cevabi ihtarnamede ayıptan söz edilmediğini, ayıp ihbarının şekle bağlı yapılması gerektiğini, davalı tarafından sunulan tutanak ve teklif formlarının her zaman düzenlenebileceğini, davalının seçim hakkını kullanması için müvekkiline bildirim yapması gerektiğini, davalının tek başına sözleşme şartlarında değişiklik yapamayacağını beyan etmiştir.
DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Müvekkili şirket tarafından davacının eksik ve hatalı yaptığı işlere ilişkin olarak mahsup yapıldığını, davacının hak ettiği bedelin ödendiğini, davacıya borçlarının olmadığını, müvekkili şirketin hak ediş tutanaklarında belirtilen miktarın tamamını eksik ve hatalı iş yapılmasından dolayı ödemediğini, 11'li kule ve paketleme alanı işi ile ilgili 21/10/2015 tarihli hakedişin düzenlendiğini, hakediş düzenlendikten sonra yapılan kontrolde yapılan işin hatalı ve eksik olduğunun tespit edildiğini, kaynak işlemlerinin doğru yapılmadığını, çatıda kullanılan malzemelerin doğal afetlere karşı yeterli olmadığını, ilgili yerlerin kapamalarının ve boya işlerinin yapılmadığını, trape saçlarından su girdiğini, statik anlamda sıkıntı bulunduğunu, yapılan platformların işçi sağlığı ve güvenliği için uygun olmadığını, eksik ve ayıplı işlerin yapılması için teklif toplandığını, dava dışı ... firmasının 14.500,00-TL teklif verdiğini, bu iş için davalıya 43.660,00-TL ödendiğini, davacıya iş nedeniyle borçlarının olmadığını, 4 adet silonun hasarı ile ilgili işin davacı tarafından yapıldığını, 29/12/2015 tarihli hakedişin ve 30/12/2015 tarihli faturanın düzenlendiğini, devamında yapılan kontrolde işin eksik ve hatalı olduğunun tespit edildiğini, kaynak işlemlerinin ve montajın doğru yapılmadığını, bu nedenle su sızıntısı meydana geldiğini, eksikliğin dışardan alınan teklif ile dava dışı şirkete yaptırıldığını, bu nedenle davacıya 5.000,00-TL eksik ödendiğini, eksik ve ayıptan davacının sorumlu olduğunu, müvekkili ile davacı arasında eser sözleşmesi bulunduğunu, davacının yüklenici, müvekkilinin iş sahibi olduğunu, yüklenici olan davacının özen borcuna aykırı davrandığını, eksik ve hataların davacıya bildirildiğini, eksik ve ayıplı işlerin dava dışı şirkete tamamlattırıldığını, müvekkilinin indirim isteme seçimlik hakkını kullandığını, bu durumun bilirkişi incelemesi ile teyit edileceğini, eksik ve ayıplara ilişkin tutanak tutulduğunu, eksik ve ayıp miktarı düşülerek yapılan iş bedelinin eksiksiz ödendiğini, müvekkilinin temerrüte düşmediğini, takibe konu faturaların haksız olarak düzenlendiğini, davacının borçlu çıkmamak amacıyla bu şekilde hareket ettiğini, takibin haksız ve kötü niyetli olduğunu, faiz başlangıcının doğru olmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuş alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatı talep etmiştir.
Davalı vekili 12/07/2016 tarihli ikinci cevap dilekçesinde; ayıp ihbarının sözlü olarak da yapılabileceğini, bu hususa ilişkin tanık dinletmek istediklerini, bahsi geçen konuda yerleşik Yargıtay kararları olduğunu, sundukları tutanak ve teklifin gerçeği yansıttığını, bildirim yapılmadan indirim miktarının belirlenerek iş bedelinden mahsup edilebileceğini, icra takibi ve davanın haksız olduğunu beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: Mahkemece, davacının yüklenici, davalının iş sahibi olduğu, davacının bakiye iş bedelinin ödenmediği iddiasında bulunduğu, davalının davacının işi eksik yaptığı, eksik işin dava dışı şirkete tamamlatıldığı yönünde savunmada bulunduğu, mahallinde keşif yapıldığı, işin tamamlandığının, iş bedelinin 19.949,42-TL olduğunun bilirkişi raporunda belirtildiği, dava konusu faturanın davacı defterinde kayıtlı olduğu, faturanın davalı defterinde kayıtlı olmadığı, eksik iş nedeniyle faturanın iade edildiği, defter kayıtlarının birbirini doğrulamadığı, davalı defterine göre eksik işin dava dışı ... şirketine yaptırıldığının anlaşıldığı, ispat yükü üzerinde olan davacının dava konusu işi tamamladığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili 29/03/2021 tarihinde UYAP üzerinden sunduğu istinaf dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait fabrikada kule ve paketleme alanı işini üstlendiğini, işin eksiksiz şekilde yerine getirildiğini, ibraz edilen 21/10/2015 tarihli hakediş belgesinde işin tam ve eksiksiz olduğunun belirtildiğini, işle ilgili hakedişin 49.669,00-TL+KDV olarak belirlendiğini, bu işle ilgili olarak önce 37.000,00-TL+KDV olmak üzere toplam 43.660,00-TL bedelli fatura düzenlendiğini, bu miktarın ödendiğini, eksik kalan 12.669,00-TL+KDV olarak kalan bakiye yönünden fatura kesildiğini, ancak bu bedelin ödenmediğini, ayrıca 29/12/2015 tarihli hakedişten kaynaklı alacaklarının olduğunu, müvekkili tarafından 30/12/2015 tarihli 20.763,00-TL+KDV olarak toplam 24.500,34-TL fatura kesildiğini, davalı tarafça bu faturaya ilişkin olarak 19.500,34-TL ödeme yapıldığını, 8 günlük sürede faturaya itiraz edilmediğini, davalıya gönderilen 16/02/2016 tarihli ihtarnameden sonuç alınamadığını, davalının 30/12/2015 tarihli faturaya ilişkin 13/02/2016 tarihinde iade faturası kestiğini, 8 günlük faturaya itiraz süresinde işlem gerçekleştirilmediğini, 6 aylık sürede ve cevabi ihtarnamede işin ayıplı olduğuna ilişkin bildirimde bulunulmadığını, 6102 sayılı Kanunun 18.maddesi uyarınca ayıp ihbarının şekle bağlı olduğunu, davalı tarafından bu yönde dosyaya sunulmuş ayıp ihbarı bulunmadığını, dosyaya ibraz edilen tutanakların sonradan düzenlenmiş tutanaklar olduğunu, 28/10/2015 tarihli tutanakta müvekkilinin 30/10/2015 tarihinde kestiği faturaya atıfta bulunulduğunu, tutanaklardan sonra müvekkilinin birçok kez yine davalının işini yaptığını, basiretli bir tacirin kendisinin mağdur eden bir firmayla çalışmaya devam etmeyeceğini, ayıplı işlerin tamamlatıldığına ilişkin faturanın ibraz edilmediğini, ancak davalının ticari defterlerinde dava dışı şirkete ilişkin kesilmiş 15.000,00-TL'lik faturanın aleyhlerine değerlendirildiğini, davalının ileri sürmediği bu hususun gözetilemeyeceğini, davaya konu iki fatura olduğunu, 5.000,00-TL'lik faturanın tartışılmadığını, usulüne uygun ayıp ihbarı yapılmadığını, 30/12/2015 tarihli faturaya süresinde itiraz edilmediğini, gerekli kontrol yapılıp hakediş belgesi düzenlendiğinin dikkate alınmadığını, hatalı karar verildiğini ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DELİLLER : İstinaf incelemesine esas;
Yerel mahkemenin dosyası içerisinde bulunan belge ve kayıtlar.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
.... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında; alacaklının ..., borçlunun ... ......A.Ş. olduğu, 5.000,00-TL asıl alacak ile 2,88-TL faizi ve 14.949,42-TL asıl alacak ile 8,60-TL faizi olmak üzere toplam 19.960,90-TL'nin tahsili amacıyla 03/03/2016 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, borcun sebebi olarak 30/12/2015 tarihli 54506 sıra numaralı fatura ve 29/12/2015 tarihli hakediş, 16/02/2016 tarihli 54514 numaralı fatura ve 21/10/2015 tarihli hakedişin gösterildiği, borçlu vekili tarafından sunulan 14/03/2016 tarihli dilekçeyle müvekkilinin alacaklıya borcu olmadığından bahisle itiraz edildiği, 06/04/2016 tarihli karar tensip tutanağı ile takibin durdurulmasına karar verildiği,
... Metal mercimek 4 adet silo hasarından dolayı hasar gören binaların onarımı hakedişi başlıklı 29/12/2015 tarihli belgede; 21 kalem işe ilişkin olarak 20.763,00-TL iş bedeli hesaplandığı, evrakın altında davalı şirket kaşesi ve imzanın bulunduğu,
... Metal 11'li grup kule ve paketleme alanı hakedişi başlıklı 21/10/2015 tarihli belgede; 26 kalem işe ilişkin olarak 29.669,00-TL iş bedeli hesaplandığı, evrakın altında davalı şirket kaşesi ve imzanın bulunduğu,
16/02/2016 tarihli, 054514 sıra nolu faturada; ... Metal ...'ın ... ......A.Ş'ye 21/10/2015 tarihli hakedişden bakiye kalan alacak açıklamasıyla 12.669,00-TL, 2.280,42-TL KDV olmak üzere toplam 14.949,42-TL bedelli fatura kestiği,
30/11/2015 tarihli, 054506 sıra nolu faturada; ... Metal ...'ın ... ......A.Ş'ye çelik konstrüksiyon imalat ve montaj işleri açıklamasıyla 20.763,00-TL, 3.737,34-TL KDV olmak üzere toplam 24.500,34-TL bedelli fatura kestiği,
16/02/2016 tarihli ihtarnamede; ihtar edenin davacı, muhatabın davalı olduğu, yapılan incelemede 30/12/2015 tarihli, 24.500,34-TL tutarındaki fatura karşılığı 19.500,34-TL ödeme yapıldığı, bu faturaya ilişkin 5.000,00-TL bakiye borç kaldığı, 21/10/2015 tarihli hakedişde miktarın 49.669,00-TL+KDV olarak belirlendiği, ancak 43.660,00-TL ödeme yapıldığı, bu nedenle 21/10/2015 tarihli 14.949,42-TL'lik faturanın düzenlendiği, ihtarname ekinde gönderildiği, 14.749,42-TL ve 5.000,00-TL olmak üzere toplam 19.949,42-TL'nin 3 gün içerisinde ödenmesi gerektiğinin ihtar edildiği,
18/02/2016 tarihli ihtarnamede; ihtar edenin davacı, muhatabın davalı olduğu, fiyat farkı faturasının 18/02/2016 tarihinde kendilerine tebliğ edildiği, davalı şirket yetkilisi tarafından düzenlenmiş hakediş doğrultusunda 30/12/2015 tarihli faturanın keşide edildiği, faturada miktarın 20.767,30-TL+KDV olarak belirlendiği, fiyat konusunda anlaşmazlığın olmadığı, fiyat farkı faturası kesilmesinin kötün niyeti gösterdiğinden bahisle 16/02/2016 tarihli ihtarnamede bildirilen alacağın ödenmesinin talep edildiği,
04/03/2016 tarihli cevabi ihtarnamede; keşide edenin davalı, muhatabın davalı olduğu, 16/02/2016 tarihli ihtarname ve fatura içeriğinin kabul edilmediğini, borçlarının olmadığını, eksik işlerden dolayı zarar ve alacaklarının olduğunu, faturanın iade edildiğinin bildirildiği,
Davalı firma tarafından düzenlenen 12/01/2016 tarihli tutanakta; mercimek tesisi 4 adet silo onarımının davacı firmaya yaptırıldığı, ancak yapılan iş de hataların tespit edildiği, problemli işlerin düzeltilmesi için farklı bir firmadan teklif alındığı, KDV dahil 5.000,00-TL fiyat verildiği, bu bedel karşılığında davacı firmaya 29/12/2015 tarihli hak ediş ve bu hakedişe istinaden düzenlenen 30/12/2015 tarihli faturanın 5.000,00-TL eksik ödeneceği, bu fatura için iade faturası düzenleneceğinin bildirildiği, tutanak ekinde hatalı yapılan işlerin fotoğrafları ile eksikliklere ilişkin açıklamaların bulunduğu,
... makine tarafından sunulan 08/11/2016 tarihli fiyat teklifinde; yapılacak iş tutarının 5.000,00-TL olacağının bildirildiği,
Davalı firma tarafından düzenlenen 28/10/2015 tarihli tutanakta; 11'li grup kule ve paketleme alanına ilişkin 21/10/2015 tarihli hakediş ve 30/10/2015 tarihli faturaya istinaden yapılan incelemede problemli işlerin tespit edildiği, eksik ve hatalı işlerin tamamlanmadığı, yapılan işlerin düzeltilmesi için farklı firmadan teklif alındığı, iş bedelinin KDV dahil 14.950,00-TL olacağı, bu bedelin 21/10/2015 tarihli hakedişten mahsup edileceği ve bakiye oranında fatura alınacağının belirtildiği, tutanakta hatalı yapılan işlerin fotoğrafları ile eksikliklere ilişkin açıklamaların bulunduğu,
... makine tarafından sunulan 26/10/2015 tarihli fiyat teklifinde; yapılacak iş tutarının 14.500,00-TL olacağının bildirildiği,
05/05/2017 tarihinde bilirkişi refakatinde mahallinde keşif yapıldığı,
İnşaat Mühendisi ... tarafından sunulan 22/05/2017 tarihli bilirkişi raporunda; 11'li grup kule işi için davacının 43.660,00-TL fatura kestiğini, bedelin ödendiğini, kalan bakiye için 16/02/2016 tarihli 14.949,42-TL bedelli fatura kesildiğini, aynı tarihli ihtarname ile davalıya gönderildiğini, davalının faturaya itiraz ettiğini, 2015 yılında 4 adet silo hasarının onarım işinin davacı tarafından yapıldığını, 30/12/2015 tarihli 24.500,34-TL'lik fatura düzenlendiğini, bedelin 19.500,34-TL'sinin ödendiğini, bakiye 5.000,00-TL'nin ödenmediğini, davalı tarafından sunulan tutanaklardaki fotoğrafların 24/10/2015 tarihinde çekildiğini, dava dışı firmadan fiyat teklifi alındığını, işlerin dava dışı firmaya yaptırıldığını, eksik işin kalmadığını, eksik iş kalmaması nedeniyle davacının 19.949,42-TL alacaklı olduğunun bildirildiği,
Davalı vekilince bilirkişi raporuna itiraz edildiği,
İnşaat Mühendisi ... tarafından sunulan 11/05/2018 tarihli ek bilirkişi raporunda; Makine Mühendisi bilirkişinin heyete dahil edilmesinin talep edildiği,
İnşaat Mühendisi ... tarafından sunulan 18/12/2018 tarihli ikinci ek bilirkişi raporunda; 22/05/2017 tarihli kök rapor içeriğinin tekrar edildiği,
... Vergi Dairesi Başkanlığı'nın 14/05/2019 tarihli cevabi yazısında; davacı ...'ın birinci sınıf tacir olduğunun bildirildiği,
Hesap Uzmanı Mali Müşavir ... tarafından sunulan 08/11/2019 tarihli bilirkişi raporunda; taraflar arasındaki uyuşmazlığın 21/10/2015 ve 29/12/2015 tarihli hakediş kapsamında eksik ödenen miktara ilişkin olduğu, taraflar arasındaki işin ticari iş niteliği taşıdığını, 21/10/2015 tarihli işe ilişkin olarak 30/10/2015 tarihli 43.660,00-TL fatura düzenlendiği, bu bedelin ödendiği, hakedişten kalan 14.949,42-TL için 16/02/2016 tarihli ikinci bir fatura düzenlendiği, 29/12/2015 tarihli işe ilişkin olarak 30/10/2015 tarihinde 24.500,34-TL tutarında fatura düzenlendiği, davalının 19.500,34-TL ödeme yaptığı, bakiye 5.000,00-TL tutarı ödemediği, davacının ödenmeyen 14.949,42-TL ve 5.000,00-TL olmak üzere 19.949,42-TL alacağı yönünden 16/02/2016 tarihli ihtarnameyi gönderdiği, davalının eksik ve ayıplı imalat yapıldığı gerekçesiyle istenen bedelin ödenmeyeceğini beyan ettiği, 04/03/2016 tarihli cevabi ihtarnameyi keşide ettiği, davalının dava dışı şirkete 16/09/2015 ve 08/04/2016 tarihinde banka vasıtasıyla toplam 19.000,00-TL ödediği, 22/05/2017 tarihli teknik bilirkişi raporunda eksik ve hatalı iş olmadığının bildirildiği, taraflar arasında kule ve paketleme tesisi imalatı ve hasarlı bina onarım işine ait anlaşma bulunduğu, davalının bir miktar ödeme yaptığı, eksik ve ayıplı imalat nedeniyle dava konusu miktarı ödemediği, eksik ve ayıplı işin dava dışı firmaya tamamlatıldığı iddiasında bulunduğu, davalının sadece kendisi tarafından düzenlenen tutanakların davacının imzasını taşımadığından geçerli olmadığı, bilirkişi incelemesinde dava konusu işe ilişkin eksik ve ayıplı imalat bulunmadığını bildirildiği, davalının ileri sürdüğü savunmalarının uyuşmazlıkla örtüşmediği, sonuç olarak davacının 19.942,42-TL asıl alacak ile 11,48-TL faizi olmak üzere toplam 19.960,90-TL alacağı bulunduğunun bildirildiği,
Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ile istinabe yapılarak davalı defterlerinin bilirkişi vasıtasıyla incelettirildiği,
S.M.M.M. ... tarafından sunulan 05/02/2020 tarihli bilirkişi raporunda; davalı şirketin 2016-2017 yıllarına ilişkin defterlerinin incelendiği, defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, dava konusu 14.949,42-TL tutarlı faturanın davalı kayıtlarında bulunmadığı, davalı şirket kayıtlarına göre davacı şirket ile cari hesabının 31/12/2016 tarihli kapanış fişinde 0 olarak göründüğünün bildirildiği,
S.M.M.M. ... tarafından sunulan 11/01/2021 tarihli ek bilirkişi raporunda; 05/02/2020 tarihli kök bilirkişi raporu içeriğinin tekrar edildiği, dava konusu işin dava dışı bir firmaya yaptırılıp yaptırılmadığının teknik bilirkişi uzmanlık alanına girdiği, bu hususta bir görüşe varılamadığı, dava dışı ... isimli firmaya ilişkin faturaların davalı kayıtlarında yer aldığı, anılan firma ile davalının 16/03/2015-24/06/2016 tarihleri arasında ticari ilişki içerisinde olduğu, ancak fatura içeriğine göre yapılan işin dava konusu iş olup olmadığının tespit edilemediğinin bildirildiği,
Tanık beyanlarının alındığı,
Davalı tanığı ...'ın: "Ben davalı firma olan ... ... Gıda A.Ş.'de satın alma görevlisi olarak çalışmaktayım. Davacı ile daha öncesinde bir kaç kere işimiz kapsamında ticaret faaliyette bulunduk, davacıya yaptırmış olduğumuz bir takım işler eksik ve hatalı yapıldğından davacıya hak ettiği bedel ödenmiştir. Biz davacıya silo kaplama işi ve çatı ve çelik imalat işi yaptırdık. Ancak bir takım işler gereği gibi yapılmamıştı. Kaynaklar gereği gibi yapılmamıştı. Merdivenler iş güvenliği kapsamında yapılmamıştı. Trapez sacların birleşim yerleri kapatılmamıştı. Normalde bunların kapatılması gerekir, aksi takdirde içerisine konulan ürünün su alma riski doğar. Bu eksiklikleri tamamlaması için davacıya, sözlü olarak ihtarda bulunuldu, ancak yapılan ihtarata rağmen eksiklikler giderilmeyince daha sonrasında yazılı ihtaratta bulunuldu. Yani çalışmış olduğum davalı şirket ürünü alır almaz ayıpları farketmiş ve bu durumun giderilmesini davacıdan istemiştir. Ancak yapılan tüm ihtaratlara rağmen eksiklikler giderilmediğinden, eksikler düşülerek ödeme yapılmıştır."
Davalı tanığı ...'ın: "Davacı benim çalıştığım şirkette çelik ve kaynak işleri yaptı, ayrıca bir deponun anahtar teslim imalatını yapmıştı, yaptığı işlerde eksikler vardı, kaynak işleri eksikti, kaynaklarda çapaklar vardı, bazı kaynaklar tam yapılmamış puntalı bırakılmıştı, bazı imalatlar statüye uygun yapılmamıştı, mesela çatılarda yük taşıyıcılarda kullanması gereken standardın altında çelik kullanmıştı, örneğin 40X60 profil kullanması gerekirken 40X40 profil kullanmıştı, tutanak tutulurken ben yoktum, benden önceki arkadaş tutmuştu, bu ayıpları gidermesi için benden önce çalışan ... bu hususta davacıyı defalarca uyarmış, ancak bir sonuç alamamıştır, bunu bana Ahmet kendisi anlattı, hatta bu ayıplar giderilmediği için ... adlı firmaya yaptırdık, ...'nin davacının ayıplı işlerini yapmasını ben takip ettim, bu eksiklik ve ayıpları ... ile giderdik, ...'ye ne kadar ödeme yapıldığını bilmiyorum, bu eksiklik ve ayıpların ... tarafından yapıldığını biliyorum, bu eksikliklerin yapımında nezaret ettim. Daha sonra davacıya herhangi bir iş yaptırmadık." şeklinde beyanda bulundukları anlaşılmaktadır.
"...Eser sözleşmesi taraflara karşılıklı haklar ve borçlar yükleyen bir iş görme aktidir. Yüklenici yapımını üstlendiği eseri sözleşmeye, teknik ve sanatsal ilkelere ve amaca uygun olarak imâl edip iş sahibine teslim etmekle, iş sahibi de kararlaştırılan bedeli ödemekle mükelleftirler (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 16/06/2014 tarih ve 2013/6078 Esas-2014/4131 K.sayılı kararı)."
"...Eser sözleşmesine dayanan işlerde, yapılan işin fen ve sanat kurallarına uygun olarak imal edildiğinin ispat yükümlülüğü yükleniciye, iş bedelinin ödendiğini ispat yükümlülüğü ise iş sahibine aittir ( Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 24.06.2013 tarih ve 2012/4820 E.-2013/4133 K.sayılı kararı)."
"...İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesinin 2. fıkrası hükmüne göre; icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının, alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. İcra inkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra takibine itiraz eden borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Öte yandan, alacağın likit ve belli olması gerekir. Başka bir ifade ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifade ile borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Davadaki alacak talebi likit ve muayyen olmayıp, yargılamayı gerektirmektedir.
Hal böyle olunca, mahkemece; davacının icra inkar tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde işlemiş faiz üzerinden tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir (Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 25/03/2019 tarihli, 2017/16464 Esas, 2019/2521 Karar sayılı kararı)."
"...Takibe ve davaya konu alacağını genel kurul kararına istinaden talep edildiği bu nedenle davalı yönünden bilinebilir, hesap edilebilir, belirlenebilir, yani likit alacak niteliğinde olduğu gözetilerek, yargılama sonunda itirazın haksızlığı belirlenen alacak tutarı üzerinden davacı yararına İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle bu istemin reddine karar verilmesi de isabetsiz olmuştur (Yargıtay 23. H.D.'nin 27/11/2018 tarih, 2016/7830 E.-2018-5494 K. sayılı ilamı)."
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı, yüklenici olduğunu, davacıya iş yaptığını, 21/10/2015 tarihli hakedişte alacağının 49.669,00-TL, 29/12/2015 tarihli hakedişte alacağının 20.763,00-TL olduğunun davalının imzalı beyanı ile kesinlik kazandığını, 21/10/2015 tarihli iş nedeniyle 43.660,00-TL ödeme alındığını, bakiye 14.949,42-TL'nin ödenmediği, ayrıca 29/12/2015 tarihli hakedişten 5.000,00-TL alacakları kaldığını, bedelin tahsili için başlatılan takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptalini istemiş, icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur.
Davalı, davacı ile aralarında eser sözleşmesi olduğunu, davacının kule ve paketleme alanı işi ile silo hasarı işini yaptığını, ancak işlerde eksik ve ayıplı iş olduğunu, işin dava dışı şirkete yaptırıldığını, dava dışı şirkete ödenen miktarın davacının alacağından mahsup edildiğini, davacıya borçlu olmadıklarını, davacının üstlendiği işi eksiksiz ve tam olarak yerine getirmediğini beyan ederek davanın reddini savunmuş, kötü niyet tazminatı talebinde bulunmuştur.
Mahkemece, davalı defterlerine göre eksik ve ayıplı işin dava dışı şirkete yaptırıldığı, ispat yükü üzerinde olan davacının dava konusu işi tamamladığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden; taraflar arasında sözlü şekilde yapılmış eser sözleşmesi olduğu, davacı yüklenicinin 21/10/2015 tarihli hakedişle kule ve paketleme alanı işi ile ilgili toplam 49.669,00-TL, 29/12/2015 tarihli hakedişle silo hasarından dolayı yapılan onarım işi ile ilgili toplam 20.763,00-TL değerinde iş yaptığı, toplam iş miktarının KDV dahil 83.109,76-TL olduğu, davacının 30/10/2015 tarihli 43.660,00-TL, 30/12/2015 tarihinde 24.500,34-TL ve 16/02/2016 tarihli 14.949,42-TL tutarlı faturaları tanzim ettiği, davalının toplam 63.160,34-TL ödeme yaptığı, davalının ödenmeyen miktarın tahsili için 16/02/2016 tarihli ihtarnameyi keşide ettiği, taraflar arasında yapılan iş ve ödenen miktar konusunda uyuşmazlık olmadığı, uyuşmazlığın ödenmeyen 19.949,42-TL'lik kısma ilişkin olduğu, mahallinde inşaat mühendisi bilirkişi refaktinde keşif yapıldığı, muhasebeci iki ayrı bilirkişiden rapor alındığı, 22/05/2017 tarihli teknik bilirkişi raporunda yapılan işte eksiklik ve ayıp olmadığının bildirildiği, mahallinde yapılan inceleme ile düzenlenen 08/11/2019 tarihli hesap bilirkişi raporunda davacının alacağının bulunduğunun bildirildiği, talimat yolu ile alınan 11/01/2021 tarihli hesap bilirkişi raporunda dava konusu miktarın fatura karşılığı dava dışı şirkete ödenmesi nedeniyle alacağın bulunmadığı yönünde açıklamada bulunulduğu, dosyada davalının düzenlediği eksik ve ayıplı işlere ilişkin 12/01/2016 ve 28/10/2015 tarihli tutanakların bulunduğu, anılan tutanaklarda yüklenici davacının imzasının olmadığı, takibin 03/03/2016 tarihinde başlatıldığı, iş bu davanın 30/03/2016 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda; uyuşmazlık davacının eksik ve ayıplı iş yapıp yapmadığı, bu hususun süresi içerisinde davacıya bildirilip bildirilmediği noktasında toplanmaktadır.
Taraflar arasında sözlü şekilde yapılmış eser sözleşmesi bulunduğu, yapılan işe ilişkin olarak 29/12/2015 ve 21/10/2015 tarihli hakediş düzenlendiği, anılan hakedişler için eksik ödeme yapıldığı, yapılan işlerin dava tarihi itibariyle eksiksiz olduğu, dosya içerisinde davacı yükleniciye ayıp ihbarı yapıldığına ilişkin bilgi/belge bulunmadığı dikkate alındığında, davanın kabulü gerekirken ispatlanamadığı gerekçesiyle reddi hatalı olmuştur.
Öte yandan, alacak belirli ve likit olduğundan, asıl alacak yönünden icra inkar tazminatı şartlarının oluştuğunun kabulü gerekmektedir.
Sonuç olarak; davacı vekilinin istinaf talebinin yukarıda belirtilen sebeplerle kabulü ile ilk derece Mahkemesi kararının HMK nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılarak, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından düzeltilmek suretiyle aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
A-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.2 maddesi uyarınca davacı vekili istinaf başvurusunun KABULÜNE,
B-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/02/2021 tarihli ... Esas-... Karar sayılı kararının HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA ve YENİDEN YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN DAİREMİZCE DÜZELTİLMEK SURETİYLE YENİDEN KARAR VERİLMESİNE,
1-Davanın KABULÜNE, davalı borçlunun .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin DEVAMINA,
2-19.949,42 TL asıl alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 3.989,88 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Alınması gerekli 1.362,74 TL harçtan peşin alınan 274,59 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.088,15 TL harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafından yapılan 2.229,50-TL yargılama gideri ile 274,59 TL harç toplamı 2.504,09-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 19.949,42 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa İADESİNE,
İstinaf incelenmesi yönünden;
1-İstinaf başvurusu sırasında davacı tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının Hazineye İRAT KAYDINA,
2-İstinaf başvurusu sırasında davacı tarafından yatırılan 59,30 TL istinaf karar harcının istek halinde, ilk derece Mahkemesi tarafından DAVACIYA İADESİNE,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 48,50 TL posta ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından, vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5-Kararın 6100 sayılı HMK'nun 359/4. maddesi uyarınca ilk derece Mahkemesince, TARAFLARA TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-a bendi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.28/05/2025

...
Başkan
...
*e-imzalıdır*
...
Üye
...
*e-imzalıdır*
...
Üye
...
*e-imzalıdır*
...
Katip
...
*e-imzalıdır*

**Bu Belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununa Göre Elektronik Olarak İmzalanmıştır.**