9. Hukuk Dairesi 2025/7190 E. , 2025/8509 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1267 E., 2025/1562 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Manavgat 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/754 E., 2024/786 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 11.05.2014-02.10.2023 tarihleri arasında davalı Şirkete ait ... adlı otelde çalıştığını, satış ve pazarlama müdürü olarak işe başlayan davacının 2019 yılı Mayıs ayından işten çıkartıldığı tarihe kadar genel müdür olarak çalıştığını, işveren temsilcisi olmadığını, net aylık ücretinin 65.000,00 TL tutarında olduğunu, bu tutarın 10.000,00 TL'sinin elden ödendiğini bakiye kısmının 55.000,00 TL olarak banka hesabına ödendiğini, giydirilmiş ücret olarak davacıya araç tahsis edildiğini, aracın yakıtının Şirkete ait olduğunu ve Antalya'daki evinden işyerine araçla gidip geldiğini ve üç öğün yemek hizmeti aldığını, ayrıca otelde mevcut bir odanın davacı tarafından kullanıldığını, 02.10.2023 tarihinde davacının haksız ve ihbarsız olarak işten çıkartıldığını ve Şirketin resmî hesabından bu durumun bildirildiğini ve 03.10.2023 günü otelle bağlantılı kişi ve kuruluşlara e-posta gönderildiğini, işten çıkarma gerekçesi bildirilmeden ve ihbar öneli tanınmadan Şirket tasarrufu denilerek davacının çıkartıldığını, çalıştığı süre zarfında yıllık ücretli izinlerinin hiç verilmediğini, iş sözleşmesi sona erdikten sonra da ücretinin ödenmediğini, işin mahiyeti gereği ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma yapan davacının hak ve alacaklarının da ödenmediğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının aynı zamanda işveren vekili olduğunu, iş sözleşmesinin karşılıklı olarak sonlanmasının sebebinin işveren vekili olarak görevinde yaşadığı performans düşüklüğü olduğunu, göreve geldiği 2019 yılından itibaren beklentileri karşılayamadığını, turizmin temelini müşteri memnuniyetinin oluşturduğunu ve müşteri memnuniyet ölçümlemelerinin davacının görevde olduğu esnada düştüğünü ve 2023 yılı itibarıyla 11 otellik listede sonuncu ancak olabildiğini, davacının 2020 yılında yetkilisinin aynı zamanda davacının eşi olduğu ... isimli acentadan haksız yere kesilen 202.506,88 Euro “kickback” bedeline ait faturayı muhasebeye işlettirdiğini, bu büyüklükte bir kickback faturasının kesilmesi ile kabul edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, aynı yıl davacının eşinin başka bir acentaya geçiş yapması ile kicback anlaşmasına binaen protokol imzalandığını ancak bu eşlerin imzaladığı protokolün ilgili seyahat acentası tarafından kabul edilmediğini ve davalı Şirketin bu tutarlar üzerinden zarara uğratıldığını, en üst düzey yönetici olan davacının yıllık ücretli izin alacağı ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı da mevcut olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında yapılmış bir ikale bulunmadığı için davalının tarafların anlaşarak iş sözleşmesine son verdiklerine dair iddiasına itibar edilmediği, davacının işyerini zarara uğrattığının da ispat edilemediği, haklı nedenin ispatlanamaması nedeniyle davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı savunmalarında performans düşüklüğü sebebiyle karşılıklı anlaşma ile sona erdirildiği bildirilmişse de buna ilişkin delil sunulmadığı gibi davacıya makul menfaat temin edildiğine dair bir savunma da bulunmadığı, yine davalı tarafın zarar iddiasını ispat edemediği, 2020 yılında yapılan sözleşmelerden bahsedildiği, davacının beyan dilekçesinde bunlarla ilgili açıklama yapıp mesaj kayıtları sunduğu, davalının haklı sebebe dayandığını ispat edemediği anlaşıldığından davacının kıdem ve ihbar tazminatı isteme hakkının bulunduğu, davacı asıl da dinlenerek yıllık ücretli izin alacağına hükmedildiği, İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen yönlerden isabetsizlik bulunmadığı; ancak davacının ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı tüm tanık beyanlarında belirtilmişse de talimatla ifade veren tanığın dinî bayramların ilk gününü evinde geçirdiğini belirttiği, bir kısım tanık beyanlarında bu konuda açıklık olmadığı gözetildiğinde dinî bayramların ilk günü hariç tutularak hesaplama yapılması gerektiğinin gözetilmemesinin ve kıdem tazminatı dışındaki alacaklar için alacağın tamamı bakımından arabulucuk son tutanak tarihinden faiz işletilmesini karar verilmesi gerekirken ıslah edilen kısım için ıslah tarihinden faiz işletilmesinin hatalı olduğu, gerekçesiyle taraflarına istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının işveren vekili olduğunu, iş sözleşmesinin karşılıklı olarak sonlanmasının sebebi olan işveren vekili olarak görevinde yaşadığı performans düşüklüğü ve Şirketi zarara uğratması olgularının araştırılmadığını,
2. Dava dosyasına ibraz olunan hiçbir davalı delili gereği gibi incelenmeden salt davacı delilleri ve soyut tanık anlatımları nazarında hüküm tesis edildiğini,
3. Davacının çalışma günlerini ve saatlerini denetleyen bir merci bulunmaması sebebi ile yıllık ücretli izin, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının bulunmadığını, Şirket yönetiminin genel müdür nezdinde idari birimde çalışan tüm yöneticilerin yıllık ücretli izinlerini kullanmalarına ilişkin açık talimatına rağmen davacının kendisinin yıllık ücretli izinlerini kullanmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin işçiye kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde son bulup bulmadığı ile yıllık ücretli izin, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!