9. Hukuk Dairesi 2025/7178 E. , 2025/8507 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2510 E., 2025/1532 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 29. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/25 E., 2021/266 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin ... şubesinde 24.09.2016 başlangıç tarihli iş sözleşmesi ile lojistik/depo görevlisi olarak çalışmaya başladığını ve işverence gerekçe bildirilmeksizin iş sözleşmesinin feshedildiği 25.12.2018 tarihine kadar kesintisiz olarak çalıştığını, aylık net ücretinin 1.600,00 TL olduğunu, davacının sorumlu müdürleri tarafından fiziksel özellikleri ile dalga geçildiğini ve ağır hakaretlere maruz kaldığını, davacının etnik kökeninden dolayı küçümsendiğini, bölücü ve terörist olmakla suçlandığını, davacının bu süreçte psikolojisinin bozulduğunu, sağlık sorunlarının ortaya çıktığını, sağlık sorunlarını yetkililere bildirmesine rağmen davacıya işyerindeki tüm işlerin ve ayrıca ağır işlerin yaptırıldığını, davalı işverenin davacıyı işten çıkardığını, hak ve alacaklarını ödemediğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin, asgari geçim indirimi, ayrımcılık tazminatı, sendikal tazminat, kötüniyet tazminatı, iş güvencesi tazminatı, boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar, hafta tatili, fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın, işçi işveren ilişkisinden kaynaklı alacak davası olduğundan işe iade davasının sonucuna bağlı olarak talep edilebilecek alacakların istenebilmesinin hukuka uygun olmadığını, davacının istifa etmesi ile sona erdiğinden kötüniyet tazminatı talep etmesinin mümkün olmadığını; tazminat talebi ile ilgili hususların ispat külfetinin davacı üzerinde olduğunu, davacının 25.12.2018 tarihinde istifa ettiğini, davacının istifasının ardından işçilik alacaklarının hesaplanarak kendisine ödendiğini, bunun üzerine davalı Şirketi 26.01.2019 tarihinde ibra ettiğini, ayrımcılık tazminat talebi dayanaksız olduğundan reddinin gerektiğini; davacının istifa sırasında da ayrımcılık ya da sendikal tazminata ilişkin bir olay veya davranıştan bahsetmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının fiziksel özellikleriyle dalga geçildiği, etnik kökeninden dolayı küçümsendiği, kendisine terörist dendiği, sağlığına aykırı işlerde çalıştırıldığı yönündeki iddialarını ispat edemediği, davacı tanıklarının davacının işten nasıl ayrıldığını bilmediklerini beyan ettikleri, davacı tarafından feshin ödenmeyen bir alacağı bulunması nedeniyle yapıldığının da ileri sürülmediği, incelenen deliller ve dosya kapsamına göre feshin davacının istifası ile gerçekleştiği ve davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığı, davacı tarafından açılan bir işe iade davası olmadığından iş güvencesi tazminatı ve boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacağının da hüküm altına alınamayacağı, yıllık ücretli izin alacağının bulunmadığı, hafta tatili çalışması yapmadığı gerekçesiyle sözü edilen talepler reddedilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının istifa ederek işyerinden ayrıldığı anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesince kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Müvekkilin istifaya ilişkin bir iradesinin bulunmadığını, istifa dilekçesi verdikten sonra vazgeçirildiğini, işyerinde yapılan haksızlıkların ve yaşanan olumsuzlukların giderilmesini istemesi üzerine sonradan iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini,
2. Ayrımcılık yapıldığı ve kötüniyetli davranıldığına ilişkin iddiaların işveren bünyesinde çalışmaya devam eden tanık beyanları ile ispatlanmasına karşın ayrımcılık ve kötüniyet tazminatlarının reddedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının iş sözleşmesinin nasıl sona erdiği ve işyerinde ayrımcılığa ve kötü muameleye maruz kalma iddiasının ispatlanıp ispatlanmadığı hususlarına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!