WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Mayıs 2026

YARGITAY 9. HUKUK DAIRESI

A- A A+

9. Hukuk Dairesi         2025/7098 E.  ,  2025/8501 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1467 E., 2025/1676 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Serik 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/87 E., 2025/82 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilli tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi.
Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin miktardan reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya ait Otel işletmesinde bulunan golf sahasında 05.08.2009 tarihinden iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız olarak feshedildiği tarihe kadar saha bakım operatörü olarak 21.750,00 TL aylık net ücret ile çalıştığını, 09.02.2024 günü müvekkili rutin olarak işbaşı yapmak için otele geldiğinde bir kısım çalışma arkadaşları ile beraber güvenlikler tarafından içeri alınmayarak işbaşı yaptırılmadığını, kendisinin ve arkadaşlarının insan kaynakları birimine yönlendirildiğini ve burada işlerine son verildiğinin kendilerine bildirildiğini, işverenliğe ait Oteldeki golf sahasının 45 delikli golf alanıyla Türkiye'nin en büyük golf sahası olduğunu, yeterli personel çalıştırılmadığını, bunun işverene bildirildiğini, personel tarafından işyerindeki sürekli ötelenen ve ertelenen taleplerine muhatap bulmak adına 08.02.2024 tarihinde işe geç başlandığını, anılan durum kısa bir süre geç başlamadan ibaret olup süreklilik arz etmeyen tek seferlik bir durum olduğunu, sonrasında davalı işverenlik tarafından bu durum kendilerince fırsat bilinerek peyder pey işçilerin işten çıkarılmaya başlandığını, işyerindeki çalışması, sicil dosyası ve anılan eylemin demokratik anayasal bir tepkiden ibaret olması ve çok az sürmesi, haklı feshi gerektirecek boyutta bir eylemin söz konusu olmaması gözetildiğinde iş sözleşmesinin bu şekilde feshedilmesinin çok ağır olduğunu, noter ihtarnamesi keşide ederek ödenmeyen işçilik alacak ve tazminatlarının ödenmesi talep edilmesine rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, hesaplamalar sırasında sosyal yardımların göz önüne alınması gerektiğini, günde iki öğün (kahvaltı-yemek) yemek yardımı ve işe gidip gelinirken de servis sağlanarak yol yardımında bulunulduğunu iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatlarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı istemlerinin zamanaşımına uğradığını, davacı delillerinin kendilerine tebliğ edilmediğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacının 08.02.2024 tarihinde işyeri makinesinin kullanılmasını ve diğer personelin sahada çalışmasını engelleyecek şekilde personel oturma masalarını kademe girişine yerleştirdiğini ve çalışmayı reddettiğini, bu tutumuna karşılık defalarca ikaz edilmesine rağmen eylemini sonlandırmadığını ve işyeri düzenini bozarak saha çalışmalarına engel olmaya devam ettiğini, 08.00-10.30 saatleri arasında davacının eylemlerinin hem kendi çalışmasını hem de diğer personelin çalışmasını engellediği gibi bazı personeli de eylemine dâhil etmeye çalışarak işyeri düzenini bozma eyleminin bahsi geçen saatler arasında oynanan golf turnuvası organizasyon ve operasyonunu olumsuz yönde etkilediğini, somut olayda yasal olarak işçinin çalışmaktan kaçınmasını ve/veya çalışmayı reddetmesini gerektirecek bir durumun söz konusu olmadığını, 12.12.2024 tarihli savunmasında personelin toplanmış bulunduğu çıkış bölümünün banklarla kapalı olduğunu ve toplu olması nedeniyle kendisinin de sahaya çıkmadığını belirttiğini, 13.02.2024 tarihinde 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 25/II-(e) hükmü uyarınca iş sözleşmesinin tazminatsız olarak feshedildiğini ve davacı yana ihtar edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ve arkadaşlarının, ücretlerin düşük olduğunu düşünmeleri ve iyileştirme yapılması için yetkili müdürleri ile görüşmeyi amaçlayan, işyerinde personel oturma masalarının kademe girişine yerleştirilmesi ve çalışmayı reddetmesi şeklinde gerçekleşen ve yaklaşık iki saat süren iş bırakma eyleminin hak arama özgürlüğü kapsamında olduğu, davacının işyerindeki hizmet süresi ve iş bırakma eyleminin kısa süreli olması karşısında, davacının davranışının doğruluk ve bağlılık ile bağdaşmayan bir davranış olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, dinlenen tanıkların beyanlarından o gün yapılması planlanan golf turnuvasının iptal edilmediği ve belirlenen saatte yapıldığı, dosya kapsamına sunulan USB çözümünden ve dinlenen tanık beyanlarından, çalışanların ve araçların geçişlerine izin verildiği, ilgili müdürle görüşülmesi sonucu kademe girişine konulan masaların kaldırılarak, davacı ve çalışma arkadaşlarının işlerinin başına döndükleri, eylemin gerçekleştiği alanın misafire kapalı alan olduğu ve misafirlerin bu olaya tanık olmadığı anlaşılmakla, davacı ve arkadaşlarınca işlerin yavaşlatıldığı ve aksatıldığı iddiasının ve dolayısı ile iş barışının bozulduğu ve zarara yol açıldığının da somut olarak ispat edilemediği, bu hâliyle, taraflar arasındaki güven ilişkisinin tamamen çöktüğü ve iş sözleşmenin sürdürülmesinin işveren bakımından beklenemez bir hâl aldığının somut olarak ortaya konulamadığı, dolayısı ile iş sözleşmesinin feshinin haklı bir nedene dayandığının ispat yükü üzerinde olan davalı tarafça ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı işçilerin davalıya ait işyeri daha büyük olduğu için benzer işyerlerinde çalışanlara göre daha fazla iş yapmalarına rağmen daha az ücret almaları sebebiyle işveren yetkililerine daha önce bildirimde bulundukları hâlde durumun değerlendirilmemesi sebebiyle sadece 08.02.2024 tarihinde işveren yetkilileri gelip kendileriyle görünceye kadar iş yapmadıkları, davalı tanıklarının beyanları da dikkate alındığında tanık beyanları ve görüntülere göre (Serik 2. İş Mahkemesinin 2024/85 Esas sayılı dosyada davacının da karışmış olduğu olaya ilişkin kamera kayıtlarının bilirkişi tarafından ayrıca görüntülerin çözümünün yaptırıldığı) diğer çalışanların çalışmasını engellemedikleri, iki tarafında oturma yeri olan masaların sadece oturmak için konulduğu, işveren yetkilileri gelip yetkililere isteklerini ilettikten sonra işe devam ettikleri, o gün yapılacak turnuvanın yapıldığı, tek bir davalı tanığının beyanı dışında bu ... sebebiyle zarar oluştuğuna ilişkin delil bulunmadığı, bu iddianın kanıtlanamadığı, bu eylemin 4857 sayılı Kanun’un 25/II hükmünün (h) ve (e) alt bentleri kapsamında haklı fesih nedeni olmadığı, toplu ... hakkının barışçıl ve ölçülü kullanılıp kullanılmadığı noktasında bir değerlendirme yapılması gerektiği, işçilerin ekonomik ve sosyal durumlarını etkileyen veya işyerindeki uygulamalara yönelik olarak kısa süreli, demokratik bir hakkın kullanımı niteliğindeki protesto eylemlerinin toplu ... hakkına dâhil olduğu, bu hakkın ölçülü olarak kullanıldığı, tanık beyanlara göre en fazla 2,5 saat devam eden toplu eylemin süre ve amaç bakımından ölçülü olduğu ve işveren açısından haklı bir fesih nedeni oluşturmadığı, istinaf sebeplerine göre davanın kabulüne ilişkin Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının 2,5 saat boyunca haksız şekilde iş görme edimini yerine getirmekten ısrarla kaçınıp kanun dışı grev gerçekleştirdiğinden hem diğer çalışma arkadaşlarını hem de işyerindeki düzen ve organizasyonu olumsuz şekilde etkilediği için iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedilip edilmediğine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.